SPOR - 03 Mart 2026 Salı 17:23

A Milli Kadın Hentbol Takımı, Kastamonu’da Çekya ile karşılaşacak

A
A
A
A Milli Kadın Hentbol Takımı, Kastamonu’da Çekya ile karşılaşacak

A Milli Kadın Hentbol Takımı, 2026 Kadınlar EHF EURO Cup kapsamında Çekya’yı yarın Kastamonu’da konuk edecek. Karşılaşma öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Milli Takım Baş Antrenörü David Ginesta Montes, kadroya genç oyunculardan eklemeler yaptıklarını belirterek, "Oyuncu seçiminde fiziksel özelliklere dikkat ettik. Avrupa hentboluna biraz daha yaklaşabilmek düşüncesindeyiz" dedi.


Türkiye A Milli Kadın Hentbol Takımı’nın 2026 Kadınlar EHF EURO Cup kapsamında Çekya ile oynayacağı karşılaşma öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Türkiye A Milli Kadın Hentbol Takımı, yarın saat 19.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek karşılaşma öncesinde hazırlıklarını tamamladı. Gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Kadın Hentbol Takımı Baş Antrenörü David Ginesta Montes ve takım kaptanı Nurceren Akgün Göktepe, Avrupa şampiyonasına katılmayı hedeflediklerini söyledi.



"Genç sayılabilecek bir jenerasyonumuz var"


Toplantıda konuşan Baş Antrenör David Ginesta Montes, "Tüm maçlar gibi önümüzdeki iki Çekya maçı da bizim için çok önemli. Genç sayılabilecek bir jenerasyonumuz, kadromuz var. Bizim için önemli olan bu kadroyla neler yapabileceğimizi göstermek ve en verimli şekilde bu maçları tamamlamak. Yapabileceklerimizin neler olduğunu görmeye çalışacağız. Geçtiğimiz yıl bir hazırlık turnuvasında Çekya ile karşılaştık. Karşılıklı olarak neler yapabileceğimizi biliyoruz. En iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağız. Oynayacağımız iki maçın da sıkı maçlar olacağını biliyoruz" dedi.



"Türk hentbolu ile Avrupa hentbolunu birbirine adapte edebilmek düşüncesindeyiz"


Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Montes, kadroyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Oluşturduğum kadrodan dolayı çok mutluyum. Kendimi iyi hissediyorum. Genç oyunculardan eklemeler yaptık, alt jenerasyondan takıma eklemeler yaptık. Çünkü bunu da yapmak istiyorduk. Daha uzun boylu, daha fizikli çocuklarımız iyi ki varlar ve onları seçtik. Çünkü Avrupa hentboluna yaklaşabilmek, biraz daha Türk hentbolu ile Avrupa hentbolunu birbirine adapta edebilmeyi hedefliyoruz. Yeni gelen arkadaşlarımızın da en verimli şekilde kadroya katkı sağlayacaklarına eminim. Bu hafta için Aslı ve Buğu bizimle birlikte değiller, sakatlıkları var, tedavileri devam ediyor" diye konuştu.



"Bizim için asıl hedef önümüzdeki Avrupa Şampiyonası"


Gelişen bir takım olduklarını dile getiren David Ginesta Montes, "Bizim için asıl hedef önümüzdeki Avrupa Şampiyonası. Bu yüzden de bütün milli aralarda, o büyük oyuncu havuzunun içerisinden o an için en efektif kullanabileceğimiz sporcuları seçiyorum. Ama aslında hepsinin farkındayım, hepsiyle ilgileniyorum. Milli takımın kapıları her zaman her oyuncu için açık. Bunu hep söylüyoruz. O an için fiziksel olarak durumu iyi olan oyuncularımız kimlerse kadroyu onlardan oluşturuyoruz. Teknik ve taktiğin dışında o an için fiziksel yeterlilik de bizim için önemli bir kıstas oluyor. Önümüzdeki Kasım ayında oynayacağımız maçlar için de büyük havuzdan gerçekten kimler hazırsa bizimle beraber olacaklar. O süreye kadar bütün oyuncular sistemimizi biliyor olacaklar. Oluşturmaya çalıştığımız en önemli şey bu" ifadelerini kullandı.



"Gerçekten çok çalışıyoruz, çok emek veriyoruz"


Takım kaptanı Nurceren Akgün Göktepe ise, "Geçen yıl Eylül ayında dostluk müsabakasında Çekya ile karşılaşmıştık. İki takım da birbirini çok iyi biliyor. Teknik ve taktik anlamda da çalışmalarımız devam ediyor. Gerçekten çok çalışıyoruz, çok emek veriyoruz. Yarın elimizden gelenin en iyisini yapıp maçı kazanmak istiyoruz" şeklinde konuştu.


Kastamonu Belediyespor’da üç yıl oynadığını hatırlatan Göktepe, "Evime tekrar dönmüş gibi hissediyorum. Burada çok güzel 3 sezon geçirmiştim. Kastamonu insanını, buradaki hentbol kültürünü çok seviyorum. Kastamonu halkı hentbolu gerçekten çok yakından takip ediyor ve çok iyi biliyorlar. Tekrar milli takımla buraya döndüğüm için çok mutluyum. Yarın da bizi yalnız bırakmayacaklarını, bizleri destekleyeceklerini biliyorum. Umarım onların önünde 2 puanı da alıp buradan Çekya’ya gideriz" dedi.



A Milli Kadın Hentbol Takımı, Kastamonu’da Çekya ile karşılaşacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.