ASAYİŞ - 10 Mayıs 2026 Pazar 10:04

Kars’ta öğrencilere uygulamalı eğitim

A
A
A
Kars’ta öğrencilere uygulamalı eğitim

Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında Arpaçay İlçe Emniyet Amirliği bünyesinde görev yapan trafik ekipleri tarafından öğrencilere yönelik uygulamalı trafik eğitimi gerçekleştirildi.


İlçede eğitim gören öğrencilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, trafik kuralları eğlenceli ve öğretici yöntemlerle anlatıldı. Kurulan trafik brandası üzerinde yapılan uygulamalı eğitimlerde öğrencilere yaya geçidi kullanımı, trafik ışıklarının anlamları, karşıdan karşıya güvenli geçiş kuralları ve trafikte dikkat edilmesi gereken temel kurallar hakkında bilgiler verildi. Trafik polisleri tarafından birebir yönlendirme yapılan etkinlikte öğrenciler, öğrendiklerini uygulama fırsatı buldu.


Eğitim faaliyetinde özellikle küçük yaşta trafik bilinci oluşturmanın önemine dikkat çekilirken, çocukların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri trafik durumlarında nasıl hareket etmeleri gerektiği detaylı şekilde anlatıldı. Öğrencilerin etkinliğe yoğun ilgi gösterdiği gözlenirken, uygulamalı eğitim sayesinde çocukların hem eğlendiği hem de önemli bilgiler edindiği belirtildi.


Öte yandan Trafik Haftası kapsamında ilçe genelinde gerçekleştirilen yol uygulamalarında da vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Trafik ekipleri tarafından sürücülere emniyet kemeri kullanımı, hız limitlerine uyulması, yayalara öncelik verilmesi ve trafik kurallarına riayet edilmesinin hayati önem taşıdığı anlatılarak bilgilendirici broşürler dağıtıldı.


Yetkililer, trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının aralıksız sürdürüleceğini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kadın muhtardan Anneler Gününde anlamlı jest Diyarbakır’da muhtar Dilek Demir, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla mahalledeki kadınlara kapı kapı gezerek çiçek dağıttı. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde Anneler Günü anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Mahalle Muhtarı Dilek Demir, Anneler Günü dolayısıyla kadınları unutmadı. Mahallede sokak sokak, kapı kapı dolaşan Demir, kadınlara çiçek vererek Anneler Gününü kutladı. Büyük bir memnuniyetle karşılanan etkinlikte, mahalle sakinleri bu anlamlı jestten dolayı muhtarlarına teşekkür etti. Demir, Anneler Günü vesilesi ile tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak şu ifadeleri kullandı: ’’Gelecekte anne olacak anne adayları, kız çocuklarımızın da Anneler Gününü kutluyoruz. Zorluklarda direnen annelerimiz, zorlu hayat geçiren, çabalayan, emekçi annelerimizin, tek başına hem annelik hem babalık yapan annelerimizin Anneler Gününü kutluyoruz. Tüm anneler güçlüdür. Anne ismi çok ağır bir isimdir. Annedir, babadır, askerdir, polistir, korumacıdır, doktordur, hemşiredir. Anne her şeydir. Anne sevgidir, anne şefkattir, anne sevgi limanıdır, anne şefkat timsalidir. Annelerimize saygı duyalım. Annelerimizin sözünden çıkmayalım. Anneler en iyisini, en güzelini bilir. Lütfen toplum olarak, gençler olarak, çocuklar olarak annelerimizin dediklerine kulak verelim. Çünkü bir zamanlar onlar da çocuktu. Sizin yaşadıklarınızı yaşadılar, zorlukları gördüler ve sizin yaşamanızı istemedikleri için sizi doğru yola yönlendiriyorlar. Annelerimizi lütfen dinleyelim. Kötü arkadaşlardan, her şeyden uzak duralım. Herkesin Anneler Gününü kutluyorum" dedi. Halı dokuma kursunda çalışan Ceyda Binen ise, bugünü bize hatırlattığı için muhtar Demir’e teşekkür etti.
Diyarbakır 3’ü engelli 4 çocuğuna hem annelik hem babalık yapıyor Diyarbakır’da yaşayan 3’ü engelli 4 çocuk annesi Mülkiye Gögercin, 10 yıldır tek başına verdiği yaşam mücadelesiyle Anneler Gününün en anlamlı hikayelerinden birini yazıyor. Çocuklarına hem annelik hem babalık yapan Gögercin, sabah 10’dan gece 22.00’ye kadar çalışıp, ardından geldiği evinde çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaya çalışıyor. Anneler Gününde fedakarlığın en somut örneklerinden biri Mülkiye Gögercin’in hayatında karşılık buluyor. 4 çocuk annesi Gögercin, eşinden boşandıktan sonra geçen 10 yılda tüm yükü tek başına omuzladı. Bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışan Gögercin, sabah 10’da başladığı mesaisini gece 22.00’da tamamlıyor. Gün boyu yoğun tempoda çalışan fedakar anne, iş çıkışı dinlenmek yerine evine koşarak çocuklarının yanına gidiyor. 3 çocuğunun engelli olması nedeniyle evdeki sorumlulukları daha da ağır olan Gögercin, çocuklarının yemek, temizlik ve bakım ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor. Gece geç saatlere kadar süren bu çaba, onun hayatının rutinine dönüşmüş durumda. Bir yandan evinin geçimini sağlamak için çalışan, diğer yandan çocuklarının her ihtiyacıyla yakından ilgilenen Mülkiye Gögercin, Anneler Gününün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda görünmeyen emeklerin hatırlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. 3’ü engelli 4 çocuğu ile yaşadığını belirten Gögercin, ’’Maddi durumum iyi değil. Çalışmazsam bize bakabilecek başka kimse yok. Asgari ücret ile çalışıyorum. Bazen işsiz kalıyorum. Çocuklarım için çalışıyorum, onlara bakıyorum. Mücadele ediyorum. Eski kocam ile 10 yıl önce ayrıldık. Evliyken bakmıyordu boşandıktan sonrada ne bana ne de çocuklarıma bakmıyor. Çocuklarımı evde bırakıp çalışmak zorundayım. Çalışmazsam olmaz. Saat 10.00’da gidiyorum, akşam 22.00’ye kadar çalışıyorum. İşten çıktıktan sonra birde gelip evde çalışıyorum. Bulaşık, çamaşır, temizlik, yemek derken saat geç oluyor gece yarısı yatırıyorum" dedi. ’’Hayat çok zor’’ Çok fazla işte çalıştığını belirten Gögercin, şu ifadeleri kullandı: ’’Temizlik, bulaşık, yemek ne iş olsa yapıyorum. Şuan bir lokantada bulaşıkçılık yapıyorum. 3 çocuğum da hem fiziki hem de zihinsel engellidir ama maaş alamıyorum. Ne yaptıysam olmadı veremediler. Okula da gidemiyorlar ilgilenemediğim için. Sabah erken saatlerde kalkıyorum yemeklerini hazırlıyorum ondan sonra işe gidiyorum. Bazen geç bile gidiyorum sağ olsun patronum kızmıyor. Yiyecek çok fazla bir şeyimiz yok pilav ya da çorba yapıyorum çocuklarıma. Bu işe yeni başladım. Kira, elektrik, su giderim çok olduğu için onlara öncelik verdim. Geçimimi çok zor yapıyorum. Çünkü hayat çok zor. Allah hepimize yardım etsin" şeklinde konuştu. Anneler Günü içinde güzel temennilerde bulunan Gögercin, "Allah herkesten razı olsun. Tüm kadınların Anneler Günü kutlu olsun. Çocuklarım için idare ediyorum. Çocuklarım olmasa zaten benim için hayatın anlamı olmaz. 10 yıldır kocam yok ben çocuklarıma bakıyorum ve onlar için bu zorluklara katlanıyorum. Hayatımı çocuklarıma adamışım" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Kadın muhtardan Anneler Gününde anlamlı jest Diyarbakır’da muhtar Dilek Demir, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla mahalledeki kadınlara kapı kapı gezerek çiçek dağıttı. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde Anneler Günü anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Mahalle Muhtarı Dilek Demir, Anneler Günü dolayısıyla kadınları unutmadı. Mahallede sokak sokak, kapı kapı dolaşan Demir, kadınlara çiçek vererek Anneler Gününü kutladı. Büyük bir memnuniyetle karşılanan etkinlikte, mahalle sakinleri bu anlamlı jestten dolayı muhtarlarına teşekkür etti. Demir, Anneler Günü vesilesi ile tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak şu ifadeleri kullandı: ’’Gelecekte anne olacak anne adayları, kız çocuklarımızın da Anneler Gününü kutluyoruz. Zorluklarda direnen annelerimiz, zorlu hayat geçiren, çabalayan, emekçi annelerimizin, tek başına hem annelik hem babalık yapan annelerimizin Anneler Gününü kutluyoruz. Tüm anneler güçlüdür. Anne ismi çok ağır bir isimdir. Annedir, babadır, askerdir, polistir, korumacıdır, doktordur, hemşiredir. Anne her şeydir. Anne sevgidir, anne şefkattir, anne sevgi limanıdır, anne şefkat timsalidir. Annelerimize saygı duyalım. Annelerimizin sözünden çıkmayalım. Anneler en iyisini, en güzelini bilir. Lütfen toplum olarak, gençler olarak, çocuklar olarak annelerimizin dediklerine kulak verelim. Çünkü bir zamanlar onlar da çocuktu. Sizin yaşadıklarınızı yaşadılar, zorlukları gördüler ve sizin yaşamanızı istemedikleri için sizi doğru yola yönlendiriyorlar. Annelerimizi lütfen dinleyelim. Kötü arkadaşlardan, her şeyden uzak duralım. Herkesin Anneler Gününü kutluyorum" dedi. Halı dokuma kursunda çalışan Ceyda Binen ise, bugünü bize hatırlattığı için muhtar Demir’e teşekkür etti.
Aydın Tarihi taş köprüde yıkılma tehlikesi Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer Mahallesi’nde, Büyük Menderes Nehri üzerinde bulunan tarihi Taşköprü; çevresel kirlilik ve doğal etkenler nedeniyle geçen dönemlerde olduğu gibi yine yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Yıllardır çöp ve katı atık sorununa çözüm bulunamayan köprüde, üzerindeki atıklar nedeniyle su geçişi sağlanamıyor. Büyük Menderes Nehri’nin yukarı havzalarından gelen atıklar ile yağmur sularının taşıdığı çöp ve ağaç kütükleri, uzun süredir köprünün kemerlerini tıkadı. Bu durum, köprünün arka kısmında çöp birikintilerinin ve ağaç kütüklerinin oluşmasına neden oldu. Tarihi köprünün yıkılma tehlikesi altında olduğunu dile getiren Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, "Geçtiğimiz günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından nehirde su seviyesinin yükselmesiyle, kemerleri tıkalı olan köprüde su taşkınları yaşandı ve sular köprü üzerinden akmaya başladı. Taşkın sırasında biriken çöplerin önemli bir bölümü köprünün üzerinden aşarak denize sürüklendi. Ancak su seviyesinin düşmesiyle birlikte ağaç kütükleri, dallar ve benzeri büyük atıkların köprü üzerinde kaldığı görüldü. Batı bölümünde köprüye inen merdivenlerin yerinden kayarak bazı basamaklarının tahrip olduğu, köprünün kuzeybatı köşesinde alüvyon yığılması oluşturarak kemerlerin bazılarını tıkadığı görüldü. Bu durum, nehrin her iki yakasında bulunan mahalle sakinlerinin köprüden geçişini engellemekte; aynı zamanda köprü taşlarının yerinden oynamasına yol açarak yıkılma riskini artırmaktadır. Köprü kemerlerinin tıkalı olması ve ağır atıkların yapı üzerinde birikmesi, tarihi taş dokuda ciddi hasara neden olmaktadır. Nitekim bazı taşların yerinden oynadığı, bazılarının ise suya düştüğü gözlemlenmektedir. Mevcut durumun devam etmesi halinde, yeni atık birikimlerinin oluşturacağı basınç nedeniyle yapının çökme riski bulunmaktadır. Bu konuda yetkili kurum olan Devlet Su İşleri’nin (DSİ), atık toplama amacıyla kullanılabilecek yüzer bariyer sistemlerine sahip olduğu; ancak bu sistemlerin regülatör kıyılarında atıl durumda bekletildiği görülmektedir. Tarihi köprünün korunması için en etkili çözüm; katı atıkların köprüye ulaşmadan önce kurulacak yüzer bariyer sistemleriyle kontrollü şekilde toplanarak kıyıya çekilmesi ve bertaraf edilmesidir. Hem tarihi Taşköprü’nün bu tehditten kurtarılması hem de vatandaşların köprüyü güvenle kullanabilmesi için ilgili kurumların bir an önce gerekli ve yeterli önlemleri almasını talep ediyoruz" dedi.
Diyarbakır 3’ü engelli 4 çocuğuna hem annelik hem babalık yapıyor Diyarbakır’da yaşayan 3’ü engelli 4 çocuk annesi Mülkiye Gögercin, 10 yıldır tek başına verdiği yaşam mücadelesiyle Anneler Gününün en anlamlı hikayelerinden birini yazıyor. Çocuklarına hem annelik hem babalık yapan Gögercin, sabah 10’dan gece 22.00’a kadar çalışıp, ardından geldiği evinde çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaya çalışıyor. Anneler Gününde fedakarlığın en somut örneklerinden biri Mülkiye Gögercin’in hayatında karşılık buluyor. 4 çocuk annesi Gögercin, eşinden boşandıktan sonra geçen 10 yılda tüm yükü tek başına omuzladı. Bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışan Gögercin, sabah 10’da başladığı mesaisini gece 22.00’da tamamlıyor. Gün boyu yoğun tempoda çalışan fedakar anne, iş çıkışı dinlenmek yerine evine koşarak çocuklarının yanına gidiyor. 3 çocuğunun engelli olması nedeniyle evdeki sorumlulukları daha da ağır olan Gögercin, çocuklarının yemek, temizlik ve bakım ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor. Gece geç saatlere kadar süren bu çaba, onun hayatının rutinine dönüşmüş durumda. Bir yandan evinin geçimini sağlamak için çalışan, diğer yandan çocuklarının her ihtiyacıyla yakından ilgilenen Mülkiye Gögercin, Anneler Gününün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda görünmeyen emeklerin hatırlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. 3’ü engelli 4 çocuğu ile yaşadığını belirten Gögercin, ’’Maddi durumum iyi değil. Çalışmazsam bize bakabilecek başka kimse yok. Asgari ücret ile çalışıyorum. Bazen işsiz kalıyorum. Çocuklarım için çalışıyorum, onlara bakıyorum. Mücadele ediyorum. Eski kocam ile 10 yıl önce ayrıldık. Evliyken bakmıyordu boşandıktan sonrada ne bana ne de çocuklarıma bakmıyor. Çocuklarımı evde bırakıp çalışmak zorundayım. Çalışmazsam olmaz. Saat 10.00’da gidiyorum, akşam 22.00’ye kadar çalışıyorum. İşten çıktıktan sonra birde gelip evde çalışıyorum. Bulaşık, çamaşır, temizlik, yemek derken saat geç oluyor gece yarısı yatırıyorum" dedi. ’’Hayat çok zor’’ Çok fazla işte çalıştığını belirten Gögercin, şu ifadeleri kullandı: ’’Temizlik, bulaşık, yemek ne iş olsa yapıyorum. Şuan bir lokantada bulaşıkçılık yapıyorum. 3 çocuğum da hem fiziki hem de zihinsel engellidir ama maaş alamıyorum. Ne yaptıysam olmadı veremediler. Okula da gidemiyorlar ilgilenemediğim için. Sabah erken saatlerde kalkıyorum yemeklerini hazırlıyorum ondan sonra işe gidiyorum. Bazen geç bile gidiyorum sağ olsun patronum kızmıyor. Yiyecek çok fazla bir şeyimiz yok pilav ya da çorba yapıyorum çocuklarıma. Bu işe yeni başladım. Kira, elektrik, su giderim çok olduğu için onlara öncelik verdim. Geçimimi çok zor yapıyorum. Çünkü hayat çok zor. Allah hepimize yardım etsin" şeklinde konuştu. Anneler Günü içinde güzel temennilerde bulunan Gögercin, "Allah herkesten razı olsun. Tüm kadınların Anneler Günü kutlu olsun. Çocuklarım için idare ediyorum. Çocuklarım olmasa zaten benim için hayatın anlamı olmaz. 10 yıldır kocam yok ben çocuklarıma bakıyorum ve onlar için bu zorluklara katlanıyorum. Hayatımı çocuklarıma adamışım" ifadelerini kullandı.