ÇEVRE - 03 Mart 2026 Salı 10:23

Kars eksi 15’i gördü: Baharda Sibirya soğukları etkili oluyor

A
A
A
Kars eksi 15’i gördü: Baharda Sibirya soğukları etkili oluyor

Kars'ta bahar ayında Sibirya soğukları etkili oluyor. Hava sıcaklığının gece sıfırın altında 15 dereceye düştüğü kentte araçlar battaniyelerle korundu, donan traktör sıcak suyla çalıştırıldı.

Kars'ta Mart ayı gelmesine rağmen kış etkisini sürdürmeye devam ediyor. Gece saatlerinde etkili olan dondurucu soğuklar hayatı durma noktasına getirdi. Hava sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceyi gösterdiği kent merkezinde, vatandaşlar araçlarının motor ve cam kısımlarının donmaması için ilginç yöntemlere başvurdu. Çok sayıda araç sahibi, otomobillerinin üzerine battaniye, kilim ve halı sererek soğuktan korumaya çalıştı.

Kars eksi 15’i gördü: Baharda Sibirya soğukları etkili oluyor

"Donan traktörü sıcak suyla çalıştırıldı"

Kentte sanayi bölgesinde ise dondurucu soğuğun bilançosu daha ağır oldu. Gece boyunca açıkta kalan bir traktör, yakıt sisteminin donması nedeniyle çalışmadı. Çaresiz kalan araç sahibi, evinden getirdiği kaynar suyu traktörün yakıt deposu ve motor aksamına dökerek aracı çalıştırmayı başardı.

Kars eksi 15’i gördü: Baharda Sibirya soğukları etkili oluyor

"Sokakta ateşli ısınma mesaisi"

Dışarıda çalışmak zorunda kalan vatandaşlar ve esnaflar, soğukla mücadele etmek için dükkan önlerinde odun ateşleri yaktı.
Kars'ta soğukların etkili olduğunu ifade eden Hasan Topçu, "Kars'a bahar geldi derken, 3 gün önce yağan kar ile beraber eksi 15 dereceyi gördük. Beyaza bürünmüş Kars, bakalım cemrelerin düşmesiyle birlikte inşallah havalar açılır" dedi.

"Belediye ekiplerinden 'buz sarkıtı' operasyonu"

Öte yandan, hava sıcaklığının gündüz saatlerinde hafif yükselmesi ve ardından tekrar don yapmasıyla birlikte bina çatılarında buz sarkıtları oluştu. Yayalar için büyük tehlike arz eden ve boyu yer yer 1 metreyi bulan sarkıtlar için Kars Belediyesi İtfaiye ekipleri teyakkuza geçti. Ekipler, merdivenli araçlarla cadde üzerindeki binaların saçaklarında biriken buzları kırarak kazaların önüne geçti.

Işık Çapanoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.