ASAYİŞ - 28 Nisan 2026 Salı 14:53

Park halindeki araca çarpan otomobilin devrildiği anlar kameraya yansıdı: 1 yaralı

A
A
A
Park halindeki araca çarpan otomobilin devrildiği anlar kameraya yansıdı: 1 yaralı

Karaman’da park halindeki araca çarpan otomobilin devrilmesi sonucu sürücüsü yaralandı. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.


Kaza, öğle saatlerinde Gevher Hatun Mahallesi Şehit Ömer Halisdemir Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, C.C. idaresindeki 70 ACF 558 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında park halindeki 38 DB 771 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrularak yol ortasına devrilen aracın sürücüsü C.C. yaralandı. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulansla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Devrilen araç çekici yardımıyla yoldan kaldırılırken kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.



Park halindeki araca çarpan otomobilin devrildiği anlar kameraya yansıdı: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçeşehir Koleji "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu" düzenledi Bahçeşehir Koleji tarafından düzenlenen, erken çocukluk döneminde aile, okul ve değerlerin öneminin vurgulandığı "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu", Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç’un katıldığı sempozyumda, okul öncesi eğitimin önemi vurgulandı. Taşel: "Okul öncesi eğitimle ilgili mesafe katetmiş durumdayız" Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Erken çocukluk eğitimi eğitimin orijinidir. Orijini kaybettiğiniz anda düzgün bir daire çizemezsiniz. Onun için erken çocukluk eğitimi konusunda çok büyük hassasiyetlerim var. Dünyanın en zor şeyi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir. Dünyanın en zor şeyi genel geçer etik değerleri çocuklara zamanında ve yerinde kazandırmaktır. Bunun için de okul öncesi eğitim son derece önemli. 4+4+4 sistemine geçerken de hep istediğimiz şey okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesiydi. Bunun mücadelesini hala veriyoruz. Allah’a şükür bu konuda iyi bir mesafe katedilmiş durumda. Türkiye’de yaş gruplarını da dikkate alarak söylediğimizde bu eğitimin dışında kalan yüzde 10-15 oranında çok az bir öğrencimiz kaldı. Eğitimin içinde kalan öğrenci oranını inşallah gelecekte yüzde 98’e yüzde 100’e çıkarmanın çabası içinde olacağız" dedi. Güner: "Öğretmenin en güzel yolu rol model olmaktır" Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, çocuklara erken yaşta değerler yüklemenin doğru bir rol model olmaktan geçtiğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Bizler çocuğa erken yaşta değeri yükleyeceğiz ama bu değer sistemini yeni kuşaklara aktarırken nasıl bir yol izleyeceğiz? Hangimiz ebeveynleri tarafından 3-5 aylıkken ‘Sana Türkçe öğreteceğim’ gibi bir olaya muhatap olduk. Biz aslında yaşayan bir süreç içerisinde kavramsal becerilerimizi geliştirmeye başladık. Dolayısıyla değerlerin öğretim süreci de ‘Gel ben sana değer öğreteceğim’ demekle olmuyor. Değer öğretmenin en güzel yolu ebeveynlerin rol model olmasıdır. Dolayısıyla bizim ebeveynler, eğitimciler olarak topluma birey kazandırırken yapacağımız en önemli iş, kendi değer sistematiğimizin meşru bulduğu bireyler olarak örnek olabilmemiz. Eğer bunu yapamıyorsak bireylere sözlü olarak değer yükleyebilmemiz çok mümkün olmayacaktır." Yentür: "Dünya, açık hava dersliğine dönüştü" Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise, "Günümüz dünyası şunu göstermiştir: Dünyanın açık hava dersliğine dönüştüğüne ve bu dersliğin dışında eskiden candan söylenen sözlerin artık ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz. O yüzden eğitimciler olarak, anne-babalar olarak günümüz dünyasının deyimiyle kendimize bir format ve sürüm atmamız gerektiğinin, topyekün olarak dünyanın bu işe el atması gerektiğinin çok elzem bir konu olduğunu düşünüyoruz. Çok acı bir şekilde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar aslında bu toplumda hiç de alışık olmadığımız, kabullenemeyeceğimiz olayların, sosyolojik olarak yansımasının da kaçınılmaz olduğunu maalesef gösterdi. Bu noktada yapılan bu çalışmaları çok kıymetli buluyoruz" diye konuştu. Hüseyin Yücel: "Eğitim, akademik başarıdan ibaret değil" Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, "Bugün dünya, bilgiye ulaşmanın en kolay olduğu dönemini yaşıyor. Ama aynı zamanda değerlerin en çok sınandığı bir çağdan geçiyoruz. Bu yüzden artık şunu çok net ifade etmeliyiz: Eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Gerçek eğitim, insanı insan yapan değerleri inşa etmektir. İşte tam da bu nedenle, eğitim anlayışımızı yeniden ve güçlü bir şekilde tanımlamak zorundayız: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı da bu bakış açısının çok kıymetli bir yansımasıdır. Bilmek yetmez, sindirmek gerekir. Anlamak yetmez, hayata geçirmek gerekir" dedi. Dr. Özlem Koç: "Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan nesiller yetiştiren ulusların olacak" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç konuşmasında, "Öğretmenlik mesleği Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin vurgu yaptığı gibi aslında sadece bilgiden ibaret değil. Öğretmenlik mesleği, bir çocuğu milli, manevi, evrensel değerlerle bir bütün olarak dünyaya hazırlamak adına ve erdemi karaktere, davranışa dönüştürmek adına rehberlik yapma mesleğidir. Bahçeşehir Koleji’nde bizler, eğitim-öğretim süreçlerimizi tüm bu anlayışla yürütüyoruz. Öğrencilerimizin akademik süreçlerini bilim temelli geliştirme hedefiyle adım atıyoruz. Ama en az bunun kadar, ruhsal, duygusal, etik gelişimlerini de önümüze alıyoruz. Elbette milli, manevi ve evrensel değerleri pekiştirecek eğitim-öğretim ortamları çocuklarımız için sağlamayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan, bilimle güçlenen milli, manevi ve evrensel değerlerle yetişmiş nesiller büyütebilen ulusların olacak ancak. O yüzden bu anlamlı temaya katkı sunan tüm katılımcılarımıza ve misafirlerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. Rektör Hatipoğlu: "Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir" Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, "Çocuklarımızın nasıl bir dünyada, hangi değerlerle büyüyeceğini birlikte düşünmek için bir aradayız. Bu yönüyle sempozyum, eğitim liderlerimiz ve ailelerimiz için düşünme ve üretme üzerine güzel bir zemin sunmaktadır. Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir. Çünkü her biri karakterinin ve değer dünyasının şekillendiği bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte çocuğun hayatında iki temel rehber bulunur. Bunlardan bir tanesi aileleri, bir tanesi eğitim kurumlarıdır" şeklinde konuştu. Sempozyumda, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Özer, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ve Aile" konusunda sunum yaptı. Ardından gerçekleşen moderatörlüğünü Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek’in yaptığı panelde ise "Erken çocuklukta aile, okul ve değerler" başlığı altında İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülden Uyanık, BAU Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil konuşma yaptı.
Kayseri Öğretmenler yapay zeka ile okul güvenliğini artırdı Kayseri’de iki öğretmen, okula giren yabancı kişileri, cezalı durumunda olan öğrencileri ve ders saati dışında okulu terk eden öğrencileri tespit ederek velilerine de mesajla bilgi gönderen yapay zeka destekli cihaz geliştirdi. Melikgazi ilçesinde bulunan Merkez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri İsmail Güler ve Ömer Kılıç, son zamanlarda meydana gelen okul saldırılarının ardından öğrencilerinin güvenliğini sağlamak için kolları sıvadı. Kartal Gözü Projesini geliştiren öğretmenler, kodlamalarını kendi yaptıkları yapay zeka destekli cihaza okulda eğitim gören bin 372 öğrenciyi ve velilerinin numaralarını tanımladı. Öğrenciler okula girişte ve çıkışta cihazın önünden geçerken, cezalı olan öğrenciler tespit edilerek, girişleri önlendi. Ayrıca, ders saati dışında okulu terk eden öğrencilerin velilerine de mesaj gönderilirken, okula girmeye çalışan yabancı kişilere de cihaz uyarı veriyor. Proje hakkında bilgiler veren Bilişim Teknolojileri Öğretmeni İsmail Güler, "Kartal Gözü Projemiz ile okula öğrencilerin ve yabancıların giriş ve çıkışı esnasında okula gelenlerin personel, öğrenci veya yabancı biri olduğunu görüyoruz. Okulumuzda bazen öğrencilerden disiplin suçu alıp cezalı olanlar olabiliyor. Disiplin suçu alıp okuldan uzaklaşması bulunan öğrencinin okula girmesi esnasında veya tanımsız herhangi birinin okula gelmesi halinde erken uyarı verip okul sınırları içerisine girişini yapmadan okuldaki görevli güvenlik personelini uyarıyor. Okuldan çıkarken öğrencilerin ders saati dışında okulu terk etmesi durumunda da velimize mesaj göndererek bilgilendirme yapıyor. Projeyi yaparken Kişisel Verilerin Korunması Kanununa da riayet ettik. Prototipi oluştururken velilerin sadece kendi sistemimizde tutulmasına özen gösterdik. Tanımlı veriler sadece bizim okulumuzda duruyor. Böylece güvenliğini de sağlamış oluyoruz" dedi. Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Ömer Kılıç da, "Son zamanlarda yaşanan üzücü olaylar oldu. Onlarla ilgili bu projeyi geliştirdik. Normalde turnike sistemleri de yapılabilirdi ama maliyeti çok yüksek. Öğrenci karı bir yerde düşürebilir veya kartı başka biri ele geçirebilir ve turnikeden yine içeri girilebilir. Burada direk yüz olduğu için kişinin kendi girmesi lazım. Cezalı bir öğrenci veya tanımsız bir kişi girdiği zaman farklı şekillerde uyarıyor ve tanımsız kişinin resmini de alıyor. Bu sayede güvenlikten birisi gördüğü zaman buna daha hızlı müdahale edilebiliyor ve bu kaydı kaydettiği için daha sonra tekrar görebiliyor. Cezalı öğrenciyle de ilgili aynı senaryomuz var. Öğrencinin neden ceza aldığı, cezasının ne zaman bittiği gibi bilgiler hem buradan gözüküyor hem de idaremize düşüyor. Bizim okulumuz büyük bir okul. Kalabalık olunca idarecilerin ve öğretmenlerin tüm öğrencileri tanıma imkanı da olmuyor. Arka plandaki ekranda öğrencinin hangi sınıfta olduğu, sınıf öğretmeni kim gibi detayları da görebiliyor. Bunlara da imkan sağlayan bir proje. Portatif, taşınabilir ve kurulumu kolay. Turnike gibi maliyetli bir sistem değil" diye konuştu.