ASAYİŞ - 12 Mayıs 2026 Salı 12:05

Kahramanmaraş merkezli 5 ilde 80 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

A
A
A
Kahramanmaraş merkezli 5 ilde 80 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Kahramanmaraş merkezli düzenlenen eş zamanlı operasyonda, sosyal medya üzerinden sahte ürün satış ilanları vererek vatandaşları dolandırdığı belirlenen 10 şüpheli yakalandı.


Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, ’nitelikli dolandırıcılık’ suçuna yönelik İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kahramanmaraş merkezli İstanbul, Hatay, İzmir ve Balıkesir illerinde 16 şüpheliye ait toplam 12 adrese yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.


Soruşturma çerçevesinde şüphelilerin sosyal medya platformları üzerinden sahte ürün satış ilanları paylaşarak vatandaşlardan ’kapora’ ve ’ürün bedeli’ adı altında haksız kazanç sağladıkları belirlendi. Yapılan incelemelerde suçtan elde edilen yaklaşık 80 milyon TL’lik işlem hacminin kripto varlıklar aracılığıyla aklanmaya çalışıldığı tespit edildi. Operasyonda 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 2 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. Firari durumda bulunan 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 16 akıllı cep telefonu, 16 sim kart, 3 depolama cihazı, 1 dizüstü bilgisayar ile 1 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da yeni nesil stratejik analiz sistemi kuruluyor Türkiye’nin ulusal güvenlik ekosistemine akademik destek sunması hedeflenen Ulusal Güvenlik Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (UGSAE), kuruluş sürecinde son aşamaya geldi. Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde faaliyet göstermesi planlanan enstitü, ulusal güvenliği tehdit edebilecek unsurları önceden analiz ederek ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bilimsel raporlar sunmayı amaçlıyor. Küresel ve bölgesel risklerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde hayata geçirilmesi planlanan UGSAE’nin, sahadaki tecrübeyi akademik yöntemlerle birleştirerek Türkiye’nin stratejik hazırlık süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor. UGSAE’yi klasik düşünce kuruluşlarından ayıran en önemli özelliğin, hazırlanan çalışmaların doğrudan çözüm odaklı olması olduğu belirtildi. Enstitü bünyesinde hazırlanacak raporların veri analizine dayalı, teknik değerlendirmeler içeren ve akademik formatta düzenlenen profesyonel dosyalardan oluşacağı ifade edildi. Bu çalışmalarla, ulusal güvenliği tehdit edebilecek risklerin henüz ortaya çıkmadan tespit edilmesi, risk analizlerinin yapılması ve hazırlanan değerlendirme raporlarının doğrudan ilgili kurumların kullanımına sunulması amaçlanıyor. Enstitünün insan kaynağını; emniyet, istihbarat, diplomasi ve güvenlik bürokrasisinde üst düzey görevlerde bulunmuş uzman isimler ile alanında yetkin akademisyenler oluşturacak. Bu yapı sayesinde teorik bilgi ile saha deneyiminin aynı çatı altında buluşturulacağı, Türkiye’nin karşı karşıya kalabileceği risklere yönelik uygulanabilir ve kapsamlı analizler üretileceği kaydedildi. Yedi ayrı ihtisas masası kurulacak Gölbaşı’ndaki yerleşkede faaliyet gösterecek enstitüde şu başlıklarda ihtisas masaları oluşturulacak: "Ekonomik Güvenlik Masası, Sağlık Güvenliği Masası, Gıda ve Tarım Güvenliği Masası, Enerji Güvenliği Masası, Siber Güvenlik Masası, Medya ve Algı Analiz Masası, Toplumsal Risk Analiz Masası." Her ihtisas masasının, sahada görev yapmış uzman profesyoneller ile kıdemli akademisyenler tarafından birlikte yönetileceği belirtildi. Ticari amaç gütmeksizin oluşturulan enstitünün, tamamen Türkiye’nin stratejik geleceğine katkı sağlamak amacıyla faaliyet göstereceği ifade edildi. UGSAE’nin, Türkiye’nin bekasına yönelik riskleri bilimsel yöntemlerle analiz ederek ilgili makamlara sunan profesyonel bir akademik destek mekanizması olarak hizmet vermesi hedefleniyor.
Şırnak Cizre’de minik öğrenciler hem havalimanı gezdi hem uçağı yakından gördü Şırnak’ın Cizre ilçesinde minik öğrenciler, düzenlenen teknik gezi kapsamında Şerafettin Elçi Havalimanını ziyaret ederek havacılık dünyasıyla tanıştı. Uçakları yakından görme fırsatı bulan çocukların heyecanı ve mutluluğu yüzlerine yansıdı. Cizre Atatürk İlkokulu 2. sınıf öğrencileri, sınıf öğretmenleri Esra Şahin öncülüğünde havacılığı tanımak ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanını gezdi. Terminal binası, güvenlik noktaları ve apron sahasını gezen miniklere, havalimanı işleyişi hakkında personel tarafından bilgiler verildi. Gezi Programında öğrencilerle yakından ilgilenen Havalimanı Müdürü Şükrü Benek, bu tür sosyal etkinliklerin çocukların ufuklarını açtığını belirtti. Benek, "Çocukların kişisel gelişimlerini etkileyen en önemli faktörler arasında yer alan bu tür geziler, özellikle havacılığı öğrenmeleri açısından büyük önem taşıyor. Bu anlamlı geziyi organize eden sınıf öğretmenimiz Esra Şahin hanıma ve emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi. Etkinliğin amacına ulaştığını belirten sınıf öğretmeni Esra Şahin ise misafirperverliklerinden dolayı havalimanı yönetimine teşekkür ederek, "Havalimanı gezisi süresince bizlerden desteğini esirgemeyen ve çocuklarımıza bu imkanı sunan Havalimanı Müdürü Şükrü Benek ve tüm havalimanı personeline çok teşekkür ediyorum. Öğrencilerimiz için unutulmaz bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı.
İstanbul "Türkiye’deki hantavirüs insandan insana bulaşmıyor" Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bülent Şahin, küresel halk sağlığına yönelik endişelere neden olan hantavirüsün pandemi yapma ihtimalini "sıfır" olarak değerlendirdi. Türkiye’deki hantavirüs türünün Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını taklit ettiğine dikkat çeken Şahin, özellikle kene tehlikesine karşı uyardı. Güney Amerika açıklarındaki yolcu gemisinde görülen hantavirüs vakaları, pandemi ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Ancak uzmanlar, hantavirüsün bulaşının zor olduğuna dikkat çekerek yine de alınması gereken tedbirlere dair uyarılarda bulunuyor. Beykent Üniversite Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Bülent Şahin de Türkiye’de ilk kez 2008-2009 yıllarında tespit edilen hantavirüse dair önemli bilgiler verdi. "Türkiye’deki hantavirüs türü insandan insana bulaşmıyor" Türkiye’deki hantavirüs türünün insandan insana bulaşmadığını, Amerika kıtasındakilerin ise yakın temas içerisinde yaşayan insanlar arasında bulaşabildiğini belirten Şahin, "Hantavirüsün pandemi yapma ihtimali sıfır. İnsandan insana bulaştırması sadece Amerikan tipinde mümkün. O da çok zor şekilde olabiliyor. Avrupa, Asya ve Türkiye’de bulunan tipinde insandan insana bulaşması söz konusu değil. Bundan dolayı halkımız rahat olsun" dedi. "Hantavirüsten daha ağır seyrediyor" Hantavirüsün hemorojik, yani kanamalı viral hastalıklar grubunda yer aldığını söyleyen Şahin, "Ülkemizde en çok bu grupta tanınan hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığıdır. KKKA virüsünün ve hantavirüsün insanlarda neden olduğu semptomlar birbirine benzer ama Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsü çok daha şiddetli ve ağır seyreder, daha ölümcüldür" diye konuştu. "Hantavirüs, KKKA ve influenzayı taklit edebiliyor" Türkiye’deki hantavirüsün diğer hastalıkları taklit edebildiğini ve bu nedenle teşhisinin zorlaştığını belirten Dr. Bülent Şahin, "Başta grip, influenza virüsü, belki koronayı, en önemlisi de KKKA hastalığını taklit edebiliyor. Hantavirüsünün bizim ülkemizde en belirgin belirtileri diğer enfeksiyon belirtileriyle aşağı yukarı aynıdır. Yüksek ateş, yaygın kırgınlık, vücut ağrıları, baş ağrısı, mide bulantısı, bazen kusma ve ishal görülebilir. İdrar yapamama veya az yapma da önemli bulgular. Bu bulgular neden önemli: Çünkü ülkemizdeki tipinde hastalığın ağır seyretmesinin nedeni böbrekte meydana getirdiği hasar ve böbrek yetmezliğiyle alakalıdır. Vücutta kanamalara da neden olabilmektedir. Hastalarımız doktorlara yaşadıkları yer ve bulaşla ilgili bilgi verdikleri gibi doktorların da bu konuda çok iyi sorgulama yapması ile erken teşhis konduğu takdirde tedavi kolaydı. Bu hastalıktan dolayı ülkemizde ölüm olma ihtimali yoktur" ifadelerini kullandı. "Amerikan tipi hantavirüs solunum sistemine tutunuyor" Amerikan tipi hantavirüsün ise daha çok solunum sistemine tutunduğunu, çok ağır akciğer enfeksiyonu ve ona bağlı kalp yetmezliğinden dolayı ölüme götürebildiğini belirten Şahin, şöyle konuştu: "Hantavirüs kemirgenlerden, en fazla da farelerden geçmektedir. İlk başta orman farelerinden daha sonra şehre inen farelerden bulaşır. Farelerin dışkı ve idrarları en önemli bulaş nedenidir. Kişileri ısırmakla da bulaştırabilirler. Ambar gibi tozlu bölgelerde fare dışkı ve idrarları kuruyup havaya karışarak akciğerlerimize solunum vasıtasıyla ulaşabilir." Kurban Bayramı öncesi kene uyarısı Kışın toprak altında yaşayan kenelerin, havaların ısınmasıyla birlikte yüzeye çıkması ve Kurban Bayramının yaklaşması nedeniyle özellikle KKKA konusunda uyarılarda bulunan Dr. Bülent Şahin, "Keneler yüzeye çıktılar, Kurban Bayramı nedeniyle hayvan nakilleri var. Hayvanların üzerinde bulunan kenelerle KKKA virüsü bütün şehirlerimize yayılmakta. Bu yönde gerek Tarım Bakanlığımızın gerek Sağlık Bakanlığımızın gerekli önlemleri alacaklarını düşünüyorum. Özellikle hayvan nakilleri ve hayvanların kene yönünden ilaçlanmaları çok çok önemli" dedi.