Yerel Haberler
İzmir
Burundan beyin ameliyatıyla sağlığına kavuştu
26 Mart 2025 Çarşamba - 11:06 Burundan beyin ameliyatıyla sağlığına kavuştu Baş ağrılarının şiddeti ve görme bozukluğu şikayetiyle İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi’ne başvuran bir vatandaş, uzmanların titiz çalışmaları sonucu yeniden sağlığına kavuştu. Şiddetli baş ağrıları ve görme sorunları şikayetiyle İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi’ne başvuran Sedat Elmas, beyin ve sinir cerrahisi ile kulak burun boğaz (KBB) hastalıkları uzmanlarının multidisipliner çalışması sayesinde sağlığına kavuştu. İEÜ Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi’nden Doç. Dr. Gökhan Gürkan, "Sedat Bey, dayanılmaz baş ağrıları, bulanık görme ve görme kabiliyetinde belirgin bir azalma şikayetiyle hastanemize başvurdu. Yapılan detaylı tetkikler ve MR görüntülemeleri, beyinde oldukça büyük bir kitle olduğunu ortaya çıkardı. Daha önce gerçekleştirilen ameliyatla tümörün büyük bir kısmını almıştık. Ancak, büyük bir operasyon olduğu için tümörün bir kısmını bırakarak kalan kısmını başka bir zamanda tedavi etmeyi uygun görmüştük" dedi. "Tümör, beyin ve görme sinirlerini etkiliyordu" Doç. Dr. Gökhan Gürkan, "Bu tümör, sadece beyin dokusuna baskı yapmakla kalmıyor, aynı zamanda görme sinirlerini de ciddi şekilde etkiliyordu. Bu durum, hastamızın görme kabiliyetiyle ilgili önemli sorunlar yaşamasına ve şiddetli baş ağrıları çekmesine neden oluyordu" ifadelerini kullandı. İEÜ Medical Point’te multidisipliner çözüm Doç. Dr. Gökhan Gürkan, "Yapılan incelemeler sonucunda tümörün kalan kısmının burundan çıkarılması gerektiğine karar verdik. Prof. Dr. Erdem Eren ile birlikte burundan girerek tümörün kalan kısmını başarıyla çıkardık. Ameliyat sonrası Sedat Bey’in durumu hızla düzeldi. Görme kabiliyeti iyileşti, baş ağrıları neredeyse tamamen ortadan kalktı" şeklinde konuştu. İEÜ Medical Point Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdem Eren ise şunları söyledi: "Bu tür hastalar genellikle beyin ve sinir cerrahisinin hastası oluyor, biz ise bir yol açıcı olarak sürece dahil oluyoruz. İki branşın bilgi birikiminin birleşmesi, yapılan işin kalitesini artırıyor ve hasta için daha iyi sonuçlar doğuruyor. Dışarıdan kesi olmaması, koku kaybı riskini azaltırken; sinüzit, burun kemiği problemleri ve nefes alma zorlukları gibi komplikasyonların da önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Bu sayede hastanın daha hızlı iyileşmesi sağlanıyor." Burundan girildi Ameliyat süreci hakkında detayları aktaran Doç. Dr. Gökhan Gürkan, "Bu vakada, daha önce ameliyat geçirmiş olan hastanın hipofiz bölgesindeki kitleyi burundan kameralarla girerek, dışarıdan herhangi bir kesi yapmadan temizledik. Nadiren görülen beyin sıvısı sızıntısı durumunda, bacaktan alınan bir yama ile kapatma işlemi uygulayabiliyoruz. Ameliyatımız yaklaşık iki saat sürdü ve başarıyla tamamlandı. Hastayı takiplerin ardından taburcu edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Kendimi çok daha hafif hissediyorum" Sedat Elmas, "Ameliyat sonrası kendimi çok daha hafif hissediyorum. Görmemde belirgin bir iyileşme oldu ve unutkanlık sorunlarım azaldı. Artık gözlüksüz de net görebiliyorum. Beyin ameliyatı deyip umutsuzluğa kapılmayın. Hem Gökhan Hoca hem de ailemin desteğiyle şu anda kendimi çok iyi hissediyorum" dedi.
İEÜ’lü profesöre ‘uluslararası’ gurur
26 Mart 2025 Çarşamba - 10:59 İEÜ’lü profesöre ‘uluslararası’ gurur İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Araştırma İş Birlikleri ve İnovasyon Koordinatörü Prof. Dr. Fazilet Vardar, bilgi ve teknoloji transferini desteklemek amacıyla yaptığı başarılı çalışmaları dikkate alınarak uluslararası alanda ödüle layık görüldü. Dünya genelinde 3 binden fazla üyesi bulunan, Amerika Birleşik Devletleri merkezli Üniversite Teknoloji Yöneticileri Derneği (AUTM), titiz ve detaylı incelemeler sonunda Prof. Dr. Vardar’ı, ‘2025 Gönüllü Hizmet Ödülü’ ile onurlandırdı. 2015 yılından bu yana AUTM Uluslararası Stratejik Komite Üyesi olarak birçok projede aktif olarak yer alan Prof. Dr. Vardar, son 3 senedir de ‘Orta Doğu-Kuzey Afrika’ bölge sorumlusu görevini üstlendi. Uluslararası alanda, sektör temsilcilerinin ve öğrencilerin de geniş katılımıyla çalıştaylar düzenlenmesi, iş birliklerinin yapılması ve yeni teknolojilerin daha geniş kitlelere ulaşması hedefiyle çalışan Prof. Dr. Vardar, bu alanlardaki başarılarıyla adından söz ettirdi. Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil eden Prof. Dr. Vardar, emeklerinin karşılığını da böylesine prestijli bir ödüle ulaşarak aldı. Gerekli ekosistem oluşuyor Küresel düzlemde bilgi ve teknoloji transferini destekleme misyonuna sahip olan Üniversite Teknoloji Yöneticileri Derneği (Association of University Technology Managers) hakkında bilgi veren Prof. Dr. Vardar, "Dernek, ABD’nin teknoloji transfer alanındaki bir sivil toplum kuruluşu olma özelliği taşıyor. 1970’lerden bu yana geliştirdiği ve yaygınlaştırmaya çalıştığı iyi uygulamalar ile üniversite-sanayi iş birliklerini destekleyerek, araştırma sonuçlarından sosyo-ekonomik katma değer oluşturmaya yönelik faaliyetler sürdürüyor. Ben de son 10 yıldır, AUTM Uluslararası Stratejik Komitesi Üyesi olarak çalışmalarda yer aldım. 2021 yılında Gelişmekte Olan Ülkeler (Emerging Nations) Çalışma Grubu’nda bulundum. 2022’den bu yana da ‘Orta Doğu-Kuzey Afrika’ bölgesi sorumlusu olarak görev yapıyorum. Tüm bunları yaparken, yılda 4 kez gerçekleştirilen toplantılara katılarak, ülkemiz ve bölgemizdeki teknoloji transfer ekosistemini gelişme faaliyetlerini paylaşıyorum" diye konuştu. Ödüle layık görüldüğü için büyük mutluluk ve gurur yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Vardar, önümüzdeki dönemde de çalışmalarını büyük bir kararlılıkla devam ettireceğini sözlerine ekledi.
Kadın doktorlar, kadın kanserlerini konuştu
26 Mart 2025 Çarşamba - 10:58 Kadın doktorlar, kadın kanserlerini konuştu Kadın sağlığı ve kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak amacıyla Medicana International İzmir Hastanesi’nde, "Kadın doktorlar kadın kanserlerini konuşuyor" başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Medicana International İzmir Hastanesi, ‘Kadın doktorlar kadın kanserlerini konuşuyor’ başlıklı söyleşiye ev sahipliği yaptı Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Gülcan Bulut’un moderatörlüğünü yaptığı, onkoloji hastalarının da katıldığı söyleşide, Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfiye Demir, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Çimen Akçay, Psikiyatrist Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar ve Radyoloji Uzmanı Dr. Feray Saraçoğlu konuşmacı olarak yer aldı. "Kadınlar hayatın her alanında büyük sorumluluklar üstlenirken kendi sağlıklarını çoğu zaman ikinci plana atabiliyorlar. Oysa erken teşhis ve bilinçlenme kadın kanserleriyle mücadelede en önemli silahlarımızdan biridir" diyen Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Uzmanlarımızın değerli bilgileriyle bu mücadelede neler yapabileceğimizi daha iyi anlıyoruz. Çünkü bilinçlenmek, güçlenmek demektir. Unutmayalım ki sağlık ihmale gelmez. Her kadın sağlıklı bir yaşamı hak eder" dedi. Mart ayının Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Gülcan Bulut, sözlerine şöyle devam etti: "Kansere bağlı ölüm oranı azaltmak gerekiyor. Tarama yöntemi de bu açıdan çok önemli. Erken tespitten ziyade ölüm oranını düşürebiliyor muyuz? Kolorektal kanser de düzenli tarama yapılarak ölüm oranı düşürülebilen bir kanser türüdür. O nedenle sağ kalım açısından bu taramaların önemi büyüktür" açıklamasında bulundu. Genetik testler, aşırı kaygıya neden olmamalı Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Lütfiye Demir, erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak, tarama testlerinin düzenli yapılması gerektiğine dikkat çekti. "Meme kanseri en çok 45-54 yaş arasındaki kadınlarda görülüyor" diyen Prof. Dr. Lütfiye Demir, "Bu yaş grubundaki kadınların yılda bir kez mamografi ve meme ultrasonu yaptırmaları gerekir. 54 yaş sonrasında ise bu taramalar iki yıl arayla yapılabilir. Yüksek riskli bireyler arasında; ailesinde erken yaşta meme veya yumurtalık kanseri geçmişi bulunanlar, yoğun meme yapısına sahip olanlar ve kanser öncüsü lezyonlar taşıyanlar bulunuyor. Özellikle BRCA geni pozitif olanlar, yani kalıtsal meme kanseri riski taşıyan bireylerin meme kanserine yakalanma oranı yüzde 80’e kadar çıkabiliyor. Genetik yatkınlığı belirlemek için genetik testlerin 16 yaşından sonra, tercihen 18-20 yaş arasında yapılması da önemlidir" şeklinde görüş verdi. 21 yaşından itibaren düzenli testler yaptırılmalı Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. İlkay Topaloğlu, rahim ağzı kanserinin yüzde 95 oranında HPV virüsünün yol açtığı kronik bir enfeksiyon sonucu geliştiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rahim ağzı kanseri, erken tanı ile tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Sağlık Bakanlığı yıllardır bu konuda halk sağlığına yönelik önemli adımlar atmaktadır. Eskiden sadece HPV 16 ve 18 türlerine karşı koruyan aşıların yerini artık 9’lu aşı almış durumdadır. Türkiye’de son 1.5 yıldır uygulamaya giren 9’lu HPV aşısı, çocuklar ve gençler için büyük önem taşımaktadır. Öte yandan aşı olunsa bile tarama programlarından sapılmaması gerekmektedir. Çünkü aşı, yalnızca HPV’nin neden olduğu kanserleri engellemektedir. Bu nedenle 21 yaşından sonra her kadın düzenli olarak smear testi ve HPV testi yaptırılmalıdır. Kişinin rahmi alınmışsa bile, rahim ağzı bırakılmışsa rahim ağzı kanseri taramalarına devam edilmelidir. Çünkü virüs, vajen bölgesini de etkileyebilmektedir." Tedavi süreci geleceği düşünerek planlanmalı Medicana International İzmir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, hastaların tedavi sürecinde yalnızca anı değil, geleceği de göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirterek, "Tedavi kapsamında yapılan her şey sadece bugünü değil, bir ay sonrasını, üç ay sonrasını, hatta 10, 15, 20 yıl sonrasını kapsamaktadır. Bu nedenle hastaların, hekimleriyle her zaman iletişimde kalmaları önemlidir. Onkoloji doktorları her konuda hastalara yardımcı olacaklardır. Ayrıca tedavi planlaması uzun vadeli düşünülerek yapılmaktadır. Çünkü asıl amaç, anı kurtarmak değil, gelecek yılları düşünerek tedavi uygulamaktır" ifadelerini kullandı. Kanser tedavisinde psikolojik destek ve yas süreci Kanserin sadece bir hastalık değil, aynı zamanda bir yaşam şekli değişikliği ve kişinin yaşadığı ‘normal’ hayatın kaybı olduğunu vurgulayan Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Kişi, kanser tanısı aldığı andan itibaren yas dönemi başlayabilmektedir. Hasta ilk başlarda "neden ben?" sorusunu sorar. Önce inkâr aşamasına sonra da kabullenme aşamasına geçer. Onkolojik tedavi süreci fiziksel olduğu kadar psikolojik bir süreçtir. Bu anlamda kanser tedavisinde ruhsal iyileşmenin de göz ardı edilmemesi gerekir" dedi. Mamografi erken tanı için en güvenilir araçlardan biri Medicana International İzmir Hastanesi’ndeki kadın kanserleri söyleşisine konuk olan Radyoloji Uzmanı Dr. Feraye Saraçoğlu da mamografinin zararlı olduğuna ilişkin yanlış düşüncelerin varlığına dikkat çekerek, "Normalde bir insan yılda 2.3 milisivert radyasyona maruz kalıyor. Bu, doğrudan yeryüzünden ve gökyüzünden gelen doğal ışımalardan kaynaklanmaktadır. Mamografide ise sadece 0.07 milisivert doz veriliyor. Bu, son derece düşük bir dozdur ve göz ardı edilebilir. Mamografi, oldukça güvenli bir tarama yöntemidir. Tıp tarihinde birçok yöntem zamanla ortadan kalktı. Ya daha etkili yöntemler bulundu ya da zararlı oldukları ortaya çıktı. Ancak mamografi 60 yıldan fazla süredir aktif olarak kullanılmakta ve bugüne kadar herhangi bir zararı kanıtlanmamıştır. Hala yerine geçebilecek bir başka yöntem de bulunmamaktadır. Bu yüzden mamografi, kanserin erken evrelerinde tespiti için hala en güvenilir araçlardan biridir" diye konuştu.
Güzelbahçe Belediyesi çiftçiye desteği sürdürüyor
26 Mart 2025 Çarşamba - 10:27 Güzelbahçe Belediyesi çiftçiye desteği sürdürüyor Güzelbahçe Belediyesi, Payamlı, Küçükkaya ve Çamlı Köyleri başta olmak üzere ilçe genelinde tarımla uğraşan tüm çiftçilere tarımsal ürün desteğine devam ediyor. Güzelbahçe Belediyesi, ilçede bulunan üç köye sene başında bin 500 kg. bordo bulamacı ve 10 ton kükürt dağıtımının ardından ilçe genelindeki tüm çiftçi ve köylülere 72 ton gübre dağıtımı daha gerçekleştirdi. "Çiftçilerimizin yüzü gülüyor; desteğimiz sürecek" Köylüye büyük destek verdiklerini, desteğin süreceğini söyleyen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, "İlçede tarımla uğraşan çiftçilere yönelik bu desteğin, sürdürülebilir tarımı teşvik etmek ve yerel üreticileri desteklemek adına büyük önem taşıyor. Çiftçilerimiz bizim için çok değerli. Onların üretime devam edebilmesi için elimizden gelen desteği sunmaya devam edeceğiz. Güzelbahçe’nin bereketli topraklarında üretimi artırmak ve çiftçilerimizi ekonomik olarak rahatlatmak adına bu gübre desteğini hayata geçiriyoruz. Geçtiğimiz ay bordo bulamacı ve kükürt dağıttık. Şimdi de gübre desteğine başladık. 72 ton gübreyi ekiplerimiz çiftçilerimize, muhtarların dağıtımı için muhtarlıklara bıraktık. Tarımla uğraşan herkese desteğimiz devam edecek. Bizim amacımız bu yıl çiftçilerin hiçbir masraf yapmadan ürünlerini satıp kar etmeleri. Çiftçi zaten zor durumda bir de zirai ilaçlarla gübrelerle beli iyice bükülmesin bu katkıyı da biz koyalım diye düşündük. Bundan sonra da desteklerimiz devam edecek" diye konuştu.
Başkan Pehlivan, öğrencilerin iftar sofrasına konuk oldu
26 Mart 2025 Çarşamba - 10:22 Başkan Pehlivan, öğrencilerin iftar sofrasına konuk oldu Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan eşi Filiz Pehlivan ile birlikte üniversite öğrencilerinin iftar sofrasına konuk oldu. Ramazan ile birlikte sofralarda bir kat daha artan birlik ve dayanışma ruhu, Menemen’de samimiyet ve bereket görüntülerine sahne oluyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve eşi Filiz Pehlivan, Katip Çelebi Üniversitesi’nde okuyan üniversite öğrencileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. Uluslararası ticaret ve işletmecilik okuyan Şimal Dayanan ve Sena Nur Yalçın ile beslenme ve diyetetik okuyan Büşra Güler ve sosyal hizmetler okuyan Zehra Coşkun’un konuğu olan Başkan Pehlivan, hem öğrencilerin geleceğe dair fikirlerini dinledi, hem de kendi tecrübelerini paylaştı. "Ülkemizi daha güzel günlere taşıyacak olan sizlersiniz" Yükseköğretime kayıtlı kız öğrenci sayısının erkek öğrenci sayısını aştığını belirten Başkan Pehlivan, "Kız öğrencilerin akademik eğitimde sayısının artmasını, Türkiye Yüzyılı içindeki en güzel gelişmelerden biri olarak görüyorum. Şimal, Sena Nur, Büşra ve Zehra Her biri ayrı bir dünya, ayrı bir umut. Gençliğin samimiyetiyle, içtenliğiyle kurdukları sofraya konuk olmak bizler için büyük bir mutluluktu. Onların gözlerindeki ışık, kurdukları cümlelerdeki umut ve geleceğe dair hayalleri, bize bir kez daha doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Gençlerimizin yanında olmak, onların dertleriyle hemhal olmak, hayallerine omuz vermek bizim en büyük sorumluluğumuz. Çünkü inanıyoruz ki; bu memleketi daha güzel günlere taşıyacak olan sizlersiniz. Aynı sofrayı paylaşmak, sadece bir yemek değil, bir gönül birliğiydi. Bu güzel buluşma için her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Yolunuz açık, kalbiniz ferah, umudunuz daim olsun! İyi ki varsınız." dedi. "Kardeşlerimin sımsıcak sofrası beni çok duygulandırdı" Filiz Pehlivan ise, "Kardeşlerimin leziz yemeklerini tatmak ve kalpleri gibi sımsıcak sofralarında olmak beni çok duygulandırdı. Hem eğitim görüp, hem de böylesine düzenli olmak takdir edilmesi gereken davranışlar. Evlerindeki samimiyet ve huzur bambaşka. Bu güzel ve içten gönül sofrası için öğrencilerimize çok teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Allah kabul etsin" sözlerine yer verdi.