Yerel Haberler
İzmir
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:32 TOMA’nın üstüne çıkıp zarar veren saldırgan tutuklandı İzmir’de Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan miting öncesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan ve müdahale sırasında TOMA’nın üzerine çıkan şüpheli Deniz Yolçu, sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Tutuklanan Yolçu’nun İstanbul’da bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olduğu öğrenildi. Özgür Özel’in İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması planlanan mitingi öncesinde emniyet güçleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Meydanın giriş ve çıkışlarının kapatılmasının ardından bölgeye çok sayıda çevik kuvvet ekibi ve TOMA sevk edildi. İzmir Valiliği’nin miting alanı olarak alternatif Gündoğdu Meydanı’nı önermesinin ardından, Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanan kalabalığa polis ekipleri dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu. Yapılan uyarılara rağmen dağılmayarak alana girmek isteyen gruba emniyet güçleri biber gazı ve TOMA ile müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında tazyikli su sıkan bir TOMA’nın üzerine bir vatandaşın çıktığı anlar kameralara yansıdı. 3 kişi gözaltına alındı Meydanda yaşanan gerginliğin ardından güvenlik güçleri müdahalede bulunarak 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Avukat Kıvılcım Çolak emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, diğer 2 şüpheli ise mevcutlu olarak adliyeye sevk edildi. TOMA’ya çıkan saldırgan tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler arasında, polisin tazyikli suyla müdahalesi esnasında TOMA’nın üzerine çıkan Deniz Yolçu da yer aldı. Hakim karşısına çıkarılan Yolçu, ’Kamu Malına Zarar Verme’ ve ’Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltındaki diğer şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İmam hatip lisesinde müdür yardımcısı çıktı Miting alanındaki olaylarda TOMA’nın üzerine çıkan ve mahkemece tutuklanan Deniz Yolçu ile ilgili bir detay daha ortaya çıktı. Yolçu’nun, İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı belirlendi.
Maaşlarını eksik alan Konak Belediyesi işçileri grevde
16 Nisan 2025 Çarşamba - 11:24 Maaşlarını eksik alan Konak Belediyesi işçileri grevde Bir süredir maaş krizinin yaşandığı Konak Belediyesinde işçiler, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması ve maaşlarını eksik almaları sebebiyle siyah kıyafetler giyerek iş yavaşlatma eylemi yaptı. Konak Belediyesine bağlı Merbel A.Ş. adına görüşmeleri yürüten Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEM-SEN) ile DİSK Genel İş İzmir 5 No’lu Şube arasında, yaklaşık bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. İşçiler anlaşma sağlanamaması ve maaşlarının eksik yatması nedeniyle Konak Belediyesi önünde toplandı. İki saat boyunca grev kararı alan işçiler, ara ara çeşitli sloganlar attı. "Anlaşma sağlanmazsa çeşitli eylem planlarımız var" Grup adına konuşan Genel-İş Sendikası İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Ahmet Savaş Aras, "Toplu iş sözleşmesinin son 60 günlük sürecinin 20 günü kaldı. Eğer herhangi bir anlaşma olmazsa, 7 Mayıs’ta Konak Belediye işçisi greve çıkacak. Biz bu konuda çok kararlıyız. Amacımız, toplu sözleşmenin masada bitmesi. Ancak Sodemsen’in, işveren yetkililerinin ve belediye yönetiminin duyarsız, umursamaz ve ciddiyetsiz tavırlarından dolayı biz bugün Konak Belediyesi işçileri ile birlikte iki saatlik eylem yapıyoruz. Eğer anlaşma olmadığı sürece bu eylemler iki saati aşacak. Yarım günlere, tam günlere çıkacak eylemlikler yapacağız. Çeşitli eylem planlarımız var. Bunları hayata geçireceğiz" diye konuştu. "İnsanca yaşanacak ücret istiyoruz" İşçilerin ortalama bir yıldır zam almadığını belirten Aras, şunları kaydetti: "İki ay öncesinde, Karabağlar sözleşmesi bittiğinde, ‘Masaya oturalım. Karabağlar sözleşmesi bitti. Konak Belediyesi de Karabağlar kadar eski bir yer. Karabağlar Belediyesi, Konak Belediyesinden ayrıldı. Bu toplu sözleşme şartları orada oluşabiliyorsa, Konak Belediyesinde oluşmak zorunda’ dedik. İşçiler 20 yıldır burada toplu sözleşmeli çalışıyor. İnsanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğini garanti altına almak istiyoruz. Gelin, bu işi masada bitirelim." "Bu ay 12 bin 700 TL maaş yattı" Sözlerini sürdüren Aras, "Burada çalışan bin 500’e yakın işçi aynı zamanda belediye başkanımızın da mesai arkadaşları. Her biri sokağa çıkıp çalıştığı ve emek ürettiği zaman, Konak Belediye Başkanımızın yüzü oluyoruz. Sokakları süpürüyoruz, çöpleri topluyoruz, hizmet üretiyoruz. Bunun karşılığını istiyoruz. Başka bir gayemiz yok. Bu ay 12 bin 700 TL maaş yattı. Bu işçiler çocuk mu? Konak İzmir’in kalbidir. İşçiler maaşlarını istiyor" açıklamalarında bulundu.
Güney Mahallesi sakinlerinden Konak Belediyesine ’parselasyon’ tepkisi
16 Nisan 2025 Çarşamba - 11:22 Güney Mahallesi sakinlerinden Konak Belediyesine ’parselasyon’ tepkisi Konak Belediyesi tarafından Güney Mahallesi’nde yürürlüğe konulmak istenen parselasyon planı, mahallede yaşayan 4 bin vatandaşın barınma hakkını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle tepki çekti. Mahalle sakinleri, dayatılan bu projeyle ev değil borç sahibi olacaklarını söyleyip konuyu yargıya taşıyacaklarını belirtirken, AK Parti Konak İlçe Başkanı M. Sait Başdaş, "Konak Belediyesi resmen orada vatandaşların malına çöküyor" açıklamasında bulundu. İzmir’in Konak ilçesinde tarihi yerleşim yerlerinden Güney Mahallesi ile ilgili parselasyon planı, Konak Belediyesi tarafından meclisten geçirildi. 1149 no’lu parselasyon planı, mahallede yaşayan yaklaşık 4 bin vatandaş tarafından tepkiyle karşılanırken, mahalle sakinleri, hisseli tapu riskine karşı yasal mücadele başlattı. 17 Aralık 2024’te kendilerine ulaştığını ve projeye itiraz etmek için bir aylık yasal süre tanındığını belirten mahalleliler, toplu halde itiraz dilekçesi hazırlayıp belediyeye iletildi. Projenin kendilerine dayatıldığını, barınma haklarına aykırı olduğunu ve burada bir rantın oluşacağını belirten mahalle sakinleri, bu projeyle kendilerine kalanın yarısından fazlasını müteahhitlere vereceklerini ve ev sahibi olamayacaklarını söyledi. "Ev sahibi değil borç sahibi oluruz" Projeye karşı kurulan Güney Mahallesi Kentsel Dönüşüm Derneğinin Başkan Yardımcısı olan mahalle sakinlerinden Ali Ekrem Pars, Konak Belediyesi tarafından bu projenin kendilerine dayatıldığını vurguladı. Pars, "Biz belediye ile yaptığımız görüşmelerde bu parselasyonun bir kentsel dönüşüme çevrilerek, bazı haklara sahip olmak istediğimizi söyledik. Bu hakların tamamının müteahhitlere bağlı olduğunu söylediler. Biz müteahhitlerle iş yapmak istemediğimizi, daha öncesinden taşınma desteği, kira desteği, yerinde dönüşüm gibi haklarımızın garanti altına alınmadan bu projeyi istemediğimizi ilettik. Fakat bu projeyi iptal edemeyeceklerini meclis geçirdiklerini söylediler. Bu proje bize dayatıldı, kimsenin haberi olmadan, izni olmadan, görüşü sorulmadan yapıldı. Evlerimize bir tebligat geldi ve biz kendimizi bir pazarın içinde bulduk. Bu alanda yaklaşık 4 bin vatandaş yaşıyor ve bu projeyi istemiyor. Bunun için hukuki yola başvuracağız ve şu an gerekli araştırmalarımızı yaptık. Biz de gerekli bir yol haritası çizerek konuyu yargıya taşıyacağız. Konak Belediyesinin bu projeyi dayatmasına biz karşıyız. Elimizde bulunan arsa metrekaresinden belediyenin elde edeceği yüzde 38’lik kesintinin ardından bu 3 emsale çevriliyor. Fakat biz pazarlığa oturduğumuzda bunun yarısından fazlası yapım ücreti olarak müteahhite gidiyor. Bize kalan metrekarelerle biz burada ev sahibi değil borç sahibi oluruz" dedi. "Burası kime satıldı" Geçtiğimiz dönemlerde belediyenin meclis oturumunda pazaryeri olarak kararlaştırılan alanın, parselasyon planında görülmediğini söyleyen Güney Mahallesi Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Hüseyin Heptepe ise, "Burada insanlar zor zamanlarda evlerine ekmek parası götürebilmek için çalışıyorlar. Bu insanların helal kazancına göz dikmiş durumda bu proje. Bu arkamdaki alan su deposuydu ve iki dönem önce meclis oturumunda buranın pazaryeri olacağı kararlaştırılmıştı. Biz parselasyon projesine baktığımızda burasının pazaryeri olmadığını görüyoruz. Burası kime satıldı biz çok merak ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Başdaş: "Konak Belediyesi resmen orada vatandaşların malına çöküyor" Konak Belediyesinin parselasyon projesinin, kötü yönetimin vatandaşa ödettiği bir fatura olduğunun altını çizen AK Parti Konak İlçe Başkanı M. Sait Başdaş da, "Konak Belediyesinin Konak halkının yararına yaptığı hiç bir şey yok. İlçede bu kadar kentsel dönüşüm yapacak alan varken, Güney Mahallesi ile ilgili projenin söz konusu olmasını biz yadırgadık. Orada bir rantsal dönüşüm olacak. Konak Belediyesi resmen orada vatandaşların malına çöküyor. Konak Belediyesi bir şirket olsaydı şu an iflas etmiş durumdaydı ve bu kötü yönetimin faturasını vatandaşlara ödetiyor" diye konuştu.
İZVET’ten sağlıklı gelecek çağrısı: "Masa tenisiyle hayata hareket katın"
16 Nisan 2025 Çarşamba - 11:02 İZVET’ten sağlıklı gelecek çağrısı: "Masa tenisiyle hayata hareket katın" İzmir Veteran Masa Tenisçileri Spor Kulübü (İZVET) Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, "Masa tenisi, çocuklarda özellikle dikkat dağınıklığını, yaşlılarda ise Alzheimer hastalığını engelliyor. Masa tenisine 35 yaşlarında başlanıldığı zaman ise Alzheimer hastalığına yakalanma riski neredeyse sıfıra iniyor" dedi. İZVET, her yaştan bireyi masa tenisiyle buluşturarak sağlıklı, sosyal ve aktif bir yaşam için harekete geçmeye davet ediyor. 20 yıllık deneyimiyle sporun sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve toplumsal faydalarına da dikkat çeken İZVET, masa tenisinin bir yaşam biçimi haline gelmesi için çalışmalarını sürdürüyor. İZVET Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Kontek Grup CEO’su Tolga Murat Özdemir, enerji ve mühendislik alanındaki kariyerinin yanı sıra spora olan bağlılığıyla da dikkat çekiyor. Özdemir, "Masa tenisi sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da bireyi dinç tutuyor. Bilimsel araştırmalar, 35 yaş sonrası masa tenisine başlayan bireylerde Alzheimer riskinin neredeyse sıfıra indiğini gösteriyor. Bu nedenle kulübümüz, her yaştan bireyin aktif katılım sağlayabileceği bir spor ortamı sunuyor" diye konuştu. İZVET’in, İzmir’de masa tenisine gönül verenlerin buluşma noktası haline gediğini ve kulüp çatısı altında; turnuvalar, etkinlikler ve özel gün organizasyonlarının düzenlendiğini anlatan Özdemir, salonlarında uluslararası standartlara uygun 15 masanın bulunduğunu ve salonun yıl boyunca her yaştan bireye açık olduğunu kaydetti. "Hem beden hem zihin için faydalı" Masa tenisinin özellikle kadınlar, çocuklar ve ileri yaştaki bireyler üzerindeki etkilerine vurgu yapan Kulüp Koordinatörü Aynur Özdemir, "Bu spor hem beden hem zihin için faydalı. Refleksleri geliştiriyor, konsantrasyonu artırıyor ve sosyalleşmeyi destekliyor. Sporun zarif ama dinamik tarafı, masa tenisinde kendini çok güzel gösteriyor" ifadelerine yer verdi. "40 yıl aradan sonra masa tenisine döndüm" İZVET üyesi ve D.A.S Akademie ile LTA Teknoloji Kurumsal Başkan Yardımcısı Nilgün Akdoğan ise masa tenisinin kadınlar için güçlü bir spor olduğunu belirterek şunları söyledi: "40 yıl aradan sonra yeniden masa tenisine döndüm ve kendimi daha enerjik, daha sağlıklı hissediyorum. Özellikle kadınlara sesleniyorum; masa tenisiyle tanışın, farkı siz de hissedin." Kulüp üyeleri arasında yer alan Yeniçağ Ecza Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Dökmeci de masa tenisinin bireylerin refleks, karar verme, dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirdiğine dikkat çekti. İZVET Genel Sekreteri Zafer Yıldırım ise masa tenisi sporunun çocuklar için zararlı alışkanlıklardan uzak durma ve sağlıklı bir şekilde sosyalleşme açısından önemli bir araç olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Hamit Hancı, et ve süt ürünlerindeki ölümcül bakterilere karşı uyardı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 09:40 Prof. Dr. Hamit Hancı, et ve süt ürünlerindeki ölümcül bakterilere karşı uyardı Listeria monocytogenes bakterisinin, buzdolabında üreyebilen en önemli mikroplardan biri olduğunu söyleyen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Hancı, "Tavuk, et ve süt gibi gıdaları iyi pişirirsek, sütümüzü de 70 derecenin üzerinde pişirdiğimiz zaman bakteriler genellikle ölüyor. Risk alanları, özellikle çiğ olan sosis, salam, füme balık ve tavuk gibi gıda ürünleridir" dedi. Prof. Dr. Hamit Hancı, ‘Listeria monocytogenes’ ve ‘yersinya’ bakterilerinin, buzdolabında üreyebilen en önemli mikroplardan olduğuna dikkat çekti. Listeria hastalığına, ‘Listeria monocytogenes’ denilen bir bakterinin neden olduğunu belirten Prof. Dr. Hancı, "Bu, çok değişik ve ilginç bir bakteri. Normalde bakteriler buzdolabına konulduğunda üremeleri durur. Fakat üremesi devam eden bir grup bakteri var. Listeria da bunlardan biridir. Enfeksiyon ajanı olarak burada ürüyor ve o gıdaları bozuyor. ‘Yersinya’ denilen bakteri de veba hastalığına yol açar. Bunlar ağız yoluyla sindirim sistemine girerler ve hastalık meydana getirirler" diye konuştu. "Menenjit ve beyin iltihabı durumlarına yol açtığında çok tehlikeli" Sağlıklı insanlarda çok fazla belirtilerin olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Hancı. "Hafif ateş, öksürük, bulantı, ishal gibi yan etkiler oluyor. Fakat; hamileler, yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıflamış insanlar ve yeni doğanlar gibi risk grubu var. Bu gruplarda enfeksiyon kana yayılıyor. Oradan da menenjit ve beyin iltihabı (ensefalit) gibi durumlar meydana getiriyor. O zaman çok tehlikeli" uyarısında bulundu. "Gıdaları iyi ısıtıp, pişirmezsek, bakteriler bize bulaşabiliyor" Listeria bakterisinin toprakta, suda, bitkilerde, bitki artıklarında ve doğal olarak her ortamda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Hancı, bakterinin buralardan hayvanlara geçtiğini belirtti. Prof. Dr. Hancı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakteriler özellikle kümes hayvanları ile sığırlara geçiyor. Ancak hayvanları hasta etmiyor. Onlar bu bakteriyi vücutlarında taşıyor. Uygun olmayan kesimhanelerde ve işlenmiş yerlerde bu hayvanlar kesildiği takdirde, evimize geldiklerinde bu gıdaları iyi ısıtıp, pişirip belli bir sıcaklığın üzerine çıkartamazsak, bakteriler hastalık etkeni olarak bize bulaşıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çiğ sosis, salam, füme balık ve tavuk mutlaka pişirilmeli" Listeria’nın normalde artı 4 ile artı 37 derece arasında yaşayan bir mikroorganizma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hamit Hancı, şunları kaydetti: "Biz, tavuk, et ve süt gibi gıdaları iyi pişirirsek, sütümüzü de 70 derecenin üzerinde pişirdiğimiz zaman bunlar genellikle ölüyor. Risk alanları, özellikle çiğ olan sosis, salam, füme balık ve tavuk gibi gıda ürünleridir. Bunlar mutlaka pişirmelidir. Meyve ve sebzelerin de çok çok iyi yıkanması gerekiyor. Ayrıca, buzdolabında en ufak bir et suyu dökülmesinde ya da pişmemiş etin temasında, o bölgelerin temizlenmesi gerekir. Beyaz sirke ile suyu karıştırıp iyice temizleyebiliriz." "Hamilelerde çok ciddi risk var" Hamilelerde çok ciddi riskin bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Hancı, "Ölü doğum, düşük gibi sonuçlar görülebilir. Çocuk canlı bile doğsa ‘listeria’ hastalığı ile çocuğun doğmasına sebep oluyor. Özellikle kesimhanelerde, ıslak zeminlerde bu bakteri yıllarca yaşayabiliyor. O yüzden pişmiş etlerle pişmemiş etleri ne kesimhanelerde, ne üretim yerlerinde, ne de evimizdeki mutfaklarda bir araya getirmemeliyiz" diye konuştu. "Tavuk kestikten sonra eller, bıçaklar ve kesme tahtası mutlaka yıkanmalı" Tavuk etini evde kestikten sonra, ellerin, bıçağın ve kesme tahtasının mutlaka yıkanmak zorunda olunduğunun altını çizen Prof. Dr. Hancı, bu malzemelerin başka bir şeyin üzerine koyulmaması gerektiğini, aksi durumda anında bulaşın meydana gelebileceğini aktardı. Yumurta ve tavuk üretimindeki düşüş Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Kurucu Müdürü ve Gıda Güvenliği Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Artık ise "Listeria monocytogenes’in artması ve bu konunun konuşulması sebebiyle Ocak 2025 tarihinde 233 bin 223 ton olan tavuk eti üretimimiz yüzde 6.4 azalarak 218 bin 260 tona düşmüştü. Yumurta üretimimizde de aynı oranda düşme meydana geldi. Ocak 2025’te 1 milyar 652 milyon 615 adet olan miktar, şubat ayında 1 milyar 550 milyon adede düştü. ‘Listeria monocytogenes’ ve ‘salmonella’ zehirlenmesi nedeniyle tüketime biraz ara verildiği için düşüş olmuştur. Yumurta, tavuk ve et üretiminde çok azalma yoktur ama psikolojik olarak tüketicilerin ürün satın almaya temkinli davranmaları nedeniyle bir düşüş olmuştur. Fakat ülkemizde yumurta ve tavuk üretiminde ‘listeria monocytogenes’ nedeniyle bir düşme söz konusu değildir" diye sözlerine ekledi.