Yerel Haberler
İzmir
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:43 Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:31 Yeni çalışma modeli ‘freelance’ yükseliyor Dünya genelinde 1,5 milyar insanı kapsayan freelance (serbest çalışma) ekonomi, Türkiye’de 2 milyon barajını aşarak dev bir iş gücüne dönüştü. Dünyada serbest çalışma modeli artarken, Yaşar Üniversitesi akademisyenlerinin katkı sunduğu uluslararası araştırma ise bu yeni düzende ezber bozan gerçeği ortaya koydu. İletişim sektöründe kadın freelancerlar, erkeklere oranla daha fazla proje alıyor ve bazı alanlarda kurumsal hayatın aksine daha yüksek gelir elde ediyor. Dünya Bankası verilerine göre küresel ölçekte 1,57 milyar kişi freelance olarak çalışırken, Türkiye’de bu sayı 2025 yılı itibarıyla 2 milyonu geçti. Özellikle 25-35 yaş arası genç nüfusun esneklik talebi ve özgürlük arayışı enflasyonun oluşturduğu ek gelir ihtiyacıyla birleşince yazılım, grafik tasarım ve dijital pazarlama gibi alanlar freelance çalışmanın kalesi haline geldi. Akademik katkı Avrupa Halkla İlişkiler Eğitim ve Araştırma Derneği (EUPRERA) iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ile Prof. Dr. Ebru Gökaliler’in de katkı koyduğu araştırma, Türkiye’deki kadın freelancerların yükselişini mercek altına aldı. Araştırmaya göre kadınlar, kurumsal hayatta karşılaştıkları mobbing, cinsiyet rolleri ve kariyer engelleri nedeniyle bu modele yöneliyor. Türkiye’de freelance çalışma özellikle yazılım ve web geliştirme, grafik tasarım, sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama ve medya için içerik üretiminde yoğunlaşıyor. Özellikle genç nüfus arasında popülerlik kazanıyor. Kadınlar engel tanımıyor Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ve Prof. Dr. Ebru Gökaliler, elde edilen tespitlerin Türkiye’ye özgü bir tabloyu yansıttığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Kadın freelancerlar, kurumsal hayatta karşılaştıkları engelleri bu modelde avantaja dönüştürüyor. Bu çalışma, Türkiye’de kadınların iletişim sektöründe kendi şartlarını belirleyebildikleri, daha esnek ve üretken bir alan oluşturduklarını gösteriyor. Kurumsal iş hayatında sıkça karşılaşılan ‘Kadınlar daha az kazanıyor’ olgusunu tersine çeviren dikkat çekici bir tablo sunuyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, kurumsal iş yaşamında karşılaştıkları mobbing, cinsiyet rolleri temelli eşitsizlikler ve kariyer engelleri nedeniyle freelance çalışmaya yöneldiklerini ifade etti. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, kadın ve erkeklerin freelance çalışmayı tercih etme motivasyonlarındaki farklılıklar oldu. Erkekler için daha yüksek gelir elde etme arzusu ön plana çıkarken, kadınlar için esneklik, iş-yaşam dengesi ve aile sorumluluklarını yönetebilme gibi faktörler belirleyici rol oynadı. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinin çalışma biçimlerine doğrudan yansıdığını gösteriyor."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:29 İzmir’in Kent Lokantaları dar gelirliyi rahatlattı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmete aldığı Kent Lokantaları, ekonomik ve sağlıklı menüleriyle önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Kent genelinde altı şubede hizmet veren lokantalarda dört çeşit yemekten oluşan menüler sunulurken Karşıyaka Yamanlar Şubesi’nde uygulanan 25 liralık özel fiyat tarifesi özellikle dar gelirli yurttaşların bütçesine destek oluyor. Vatandaşlar ise hizmetten duydukları memnuniyeti "Minnettarız, ihtiyacımız vardı" sözleriyle dile getiriyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim sürecindeki vaatleri arasında yer alan ve göreve gelir gelmez hayata geçirilmesine öncülük ettiği Kent Lokantaları, dar gelirlilere nefes aldırıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen uygulama kapsamında dört çeşit yemekten oluşan menüler kent genelinde 50 liradan vatandaşlara sunulurken, Karşıyaka Yamanlar Şubesi’nde uygulanan 25 liralık fiyat özellikle dar gelirli yurttaşların bütçesine destek oluyor. Bir milyon porsiyon hedefine yaklaşıldı Konak (Kemeraltı), Karabağlar, Çiğli, Karşıyaka (Yamanlar), Menemen ve Aliağa olmak üzere altı farklı noktada hizmet veren Kent Lokantaları, hijyenik, güvenilir, lezzetli ve ekonomik yemek seçenekleriyle yoğun ilgi görüyor. Mayıs 2026 itibarıyla yaklaşık 900 bin porsiyon yemek satışına ulaşan uygulama, bir milyon porsiyon hedefine de yaklaşmış durumda. Grand Plaza Gıda Turizm AŞ bünyesinde faaliyet gösteren Kent Lokantaları’nda hizmet hafta içi her gün saat 11.30’da başlıyor. Yemekler merkez mutfakta hazırlanırken, üretim süreci gıda mühendislerinin kontrol ve denetiminden geçiriliyor. Ayrıca "askıda yemek" uygulaması sayesinde dayanışma kültürü desteklenerek paylaşma ve sosyal sorumluluk bilincine katkı sağlanıyor. "Halk çok memnun" Yamanlar Kent Lokantası’ndan yararlanan yurttaşlar hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Mustafa Dağduran, "25 liralık yemek bugün için çok çok iyi. Personelden de memnunuz, hizmet güzel, hijyen güzel. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" dedi. Abdullah Demir ise "Allah bin kere razı olsun. Hizmet veren belediye başkanlarımız ve çalışan işçilere minnettarız. Halk çok memnun" ifadelerini kullandı. Sevda Öztürk, "Ara ara aşevine de gidiyorum, çok güzel. Yamanlar’ın gerçekten böyle bir yere ihtiyacı vardı" diye konuştu. Abdülkadir Dağduran ise yemeklerin kalitesine dikkat çekerek, "Yediğimiz yemekler çok kaliteli ve güzel. Fiyat uygun. Her zaman gelmeye çalışıyorum" dedi.
Yerli erken uyarı sistemi İstanbul depremini 9 saniye önce bildi
24 Nisan 2025 Perşembe - 14:00 Yerli erken uyarı sistemi İstanbul depremini 9 saniye önce bildi OFSİS Deprem erken uyarı sistemi cihazı İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremi önceden bilerek kullanıcıları 9 saniye öncesinden uyardı. Sistemin çalışması için ülke genelinde aktif faylar üzerinde bulunan 130’dan fazla sismometre cihazından veri alındığını söyleyen Elektrik ve Elektronik Mühendisi Kürşat Yurdagül, "Depremleri algıladığında otomatik olarak devreye girerek binanın doğal gazını keser, elektrik akımını devre dışı bırakır, asansörü en yakın kata çekerek çalışmasını durdurur" dedi. Depremlere karşı en etkili yöntemlerden biri deprem dalgalarını önceden hissedip erken uyarı veren cihazlar öne çıkıyor. Yerli ve milli imkanlarla Elektrik ve Elektronik Mühendisi Kürşat Yurdagül (45) tarafından geliştirilen OFİSİS Deprem Erken Uyarı Sistemi cihazı ise buna çözüm sunuyor. Sistem, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta gelen 7.7 büyüklüğündeki depremi Adana’da bulunan bir fabrikaya 82 saniye öncesinden bildirerek faciayı önledi. Ayrıca dün İstanbul’da meydan gelen 6.2 büyüklüğündeki depremi de 9 saniye öncesinden bildi. Depremlerde cihazın devreye girip öncesinden hem sesli ikaz hem de binada tüm emniyet tedbirlerini aldığını vurgulayan Elektrik ve Elektronik Mühendisi Kürşat Yurdagül, "Cihazlarımız algıladıkları verileri internet ağı üzerinden merkezi bir sunucuya gönderir. Bu veriler analiz edilerek, cihazların bağlı olduğu binalara aktarılır. Cihazlar, kullanıcı tarafından belirlenen şiddet eşiğine göre çalışmaktadır. Örneğin, 5 şiddetine ayarlanmış bir cihaz, 5 ve üzerindeki depremleri algıladığında otomatik olarak devreye girerek binanın doğal gazını keser, elektrik akımını devre dışı bırakır, asansörü en yakın kata çekerek çalışmasını durdurur. Aynı zamanda sesli ikaz verir ve cep telefonuna uyarı mesajı gönderir" sözlerini söyledi. 9 saniye önce uyarı verdi OFSİS Deprem Erken Uyarı Sistemi cihazının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teknolojik Ürün Belgesi’ne sahip tek deprem erken uyarı sistemi olduğunu belirten Yurdagül, "Kahramanmaraş depremi sırasında Adana’da bulunan bir fabrikada sistemimiz 82 saniye öncesinden uyarı vererek gerekli önlemlerin alınmasını sağladı. Aynı bölgede bulunan diğer fabrikalarda yangın ve patlama yaşanırken, sistemimizin kurulu olduğu tesiste hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. İstanbul’daki son depremde ise fay hattının çok yakın olması nedeniyle cihaz, 9 saniye öncesinden uyarı verdi. Erken uyarı süreleri fay hattının merkeze olan uzaklığına ve kırılma hızına göre değişiklik gösterir. Örneğin, 100 kilometre uzaktaki bir fay hattı 5 km hızla kırıldığında yaklaşık 20 saniye önceden uyarı vermek mümkün" ifadelerini kullandı.
Medical Point’ten girişimsel radyolojide uluslararası başarı
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:42 Medical Point’ten girişimsel radyolojide uluslararası başarı İEÜ Medical Point Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Ahmet Memiş’in makalesi, uluslararası alanda 100 farklı bilimsel yayında kaynak gösterildi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Ahmet Memiş’in girişimsel radyoloji alanında kaleme aldığı ve dünyada bu alanda öncü yayınlardan biri olarak kabul edilen "Embolization of visceral pseudoaneurysms with platinum coils and N-butyl cyanoacrylate" (Visseral psödoanevrizmaların platin spirallet ve N-bütil siyanoakrilat ile embolizasyonu) başlıklı makalesi, uluslararası alanda 100 farklı bilimsel yayında kaynak gösterildi. Girişimsel Radyolojinin en karmaşık ve hayati uygulamalarından biri olan visseral psödoanevrizma embolizasyonunu konu alan bu çalışma, klinik pratiğe doğrudan etki eden öncü yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ahmet Memiş’in imzasını taşıyan bu bilimsel katkı, yalnızca akademik camiada değil, hasta tedavilerinde de güvenilir bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Ahmet Memiş, "Bilimsel üretkenlik bir hedeften çok, insanlığa katkı sunma sorumluluğudur. Yıllar önce kaleme aldığım bu çalışmanın bugün dünya genelinde 100’den fazla bilimsel makalede referans gösterilmiş olması benim için büyük bir onur, büyük bir gurur. Bilimsel ciddiyet ve yüksek etik standartlarla, bu uygulamaları Medical Point İzmir Hastanesi’nde sürdürüyoruz. Böyle bir ekibin parçası olmak ve bu başarıyı ülkem adına taşımak tarif edilemez bir mutluluk" ifadelerini kullandı.
İzmir’de yüzde 35 civarında kaçak yapı var
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:09 İzmir’de yüzde 35 civarında kaçak yapı var İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin İzmir için de bir uyarı niteliğinde algılanması gerektiğini söyledi. İzmir’deki yaklaşık 1 milyonluk bina stokunun yarısının 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapıldığını, yüzde 35 civarında da kaçak yapı bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kozanoğlu, "İzmir’in birinci gündemi deprem olmalı. İzmir’de, riskli yapıların tespiti için ilk etapta acilen kontrol edilmesi gereken 150-200 bin civarında bina var. Harekete geçmediğimiz, beklediğimiz her gün biraz daha geç kalıyoruz. Depremden korkuyoruz ama en çabuk da depremi unutuyoruz" diye konuştu. İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, İstanbul’un Silivri ilçesinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’daki depremin ucuz atlatıldığını ve can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kozanoğlu, depremin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu belirtti. "Deprem karnemiz iyi değil" Depremden değil, çürük binalardan korkulması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Kozanoğlu, "İzmir’de yaklaşık 1 milyon bina stoku var. Bunun çok büyük kısmı da 11 merkez ilçede yer alıyor. Yaş ortalamasına baktığımız zaman eski binaların yoğun olduğu bir kentteyiz. Eski bina demek, çürük bina demek değil. Eski bina olunca yıkılacak anlamı da çıkmıyor. Ancak mutlaka bu binaların kontrol edilmesi gerekiyor. İzmir’de neredeyse her iki binadan biri, 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapılmış. Bu binaların birçoğu da 35-40 yaşın üzerinde. Net sayı vermek zor ama ilk etapta 150-200 bin bina acilen kontrol edilmeli. Maalesef insanlarımız duvar yıkmayı, daireleri dükkana çevirmeyi, evlerin çatılarına hiçbir mühendis desteği olmadan su depoları koymayı, önlem almadan tadilatlar yapmayı çok seviyor. ‘Bu kadardan bir şey olmaz’ diyor. Ancak bir deprem anında bu hataların bedelini büyük yıkımlarla, can kayıplarıyla ödüyoruz. Kahramanmaraş depreminde de İzmir depreminde de ağır hasar alan, yıkılan binalarda bu hataları gördük. Kolon ya da kirişle oynayanları hiç saymıyorum bile. Binanın kolonunu ya da kirişini kesmek, benim gözümde kasten insan öldürmekle aynıdır" ifadelerini kullandı. "Binadan emin değilseniz, mutlaka kontrol ettirin" Prof. Dr. Kozanoğlu, şöyle devam etti: "İzmir’de yüzde 35 civarında da kaçak yapı stokumuz var. Bu oran, İzmir gibi bir şehir için yüksek. Peki ne yapacağız? Korkup beklemek, deprem olursa ne yapacağız diye düşünmek çözüm değil. Bu konuda bilinçlenmeliyiz. Binamızdan emin değilsek, kendimizi güvende hissetmiyorsak, mutlaka kontrolünü yaptırmalıyız. Güçlendirme ihtiyacı varsa hemen harekete geçmeliyiz. Kentsel dönüşüm için güç birliği içinde hareket etmeli, bu konuya öncelik vermeliyiz. Görüyorum ki, deprem anında yapılacaklarla ilgili de yeterli bilgiye sahip değiliz. Son depremde de evlerden atlayanları, merdivenlere koşanları gördük. Bu konuda bilinçlenmeli, uzmanlara kulak vermeliyiz. İzmir’in deprem karnesi pek iyi değil. Bu en son 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde de bunu gördük. İzmir’in 17 Ağustos’u, 6 Şubat’ı olmasın. Yeni bir felaket de İzmir’de yaşanmasın. Bunun için zaman kaybetmeden harekete geçelim. Beklediğimiz her gün geç kalıyoruz." Can güvenliğine odaklanalım Vatandaşların da bu konuda hassas ve bilinçli davranması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kozanoğlu, "Bunu her fırsatta söylüyorum, tekrar gibi oluyor ama yıl olmuş 2025; biz hala kolon kesmeyin, kirişle oynamayın demek zorunda kalıyoruz. ‘Karot testi binayı zayıflatır’ diyenleri, ‘Benim duvarımı matkap bile zor deliyor, bu binaya bir şey olmaz’ diye düşünenleri görüyoruz. Bunların hepsi yanlış. Karot testi binayı zayıflatmaz, binanın güvenliği dışarıdan bakılarak ya da duvara vurarak anlaşılmaz. Unutmayalım can güvenliğimiz her şeyden önemli. Binaya sonradan yapılacak eklemelerin mutlaka mimari projede daha önceden belirlenmesi gerekir. Siz, binanın üzerine su depoları eklenebilecek şekilde mimari projeyi oluşturursanız, mühendis de buna göre bir statik hesaplama yapar. Yani bina, bir deprem anında su depolarını da taşıyacak güçte yapılmış olur. Biz ne yapıyoruz? Hiçbir statik hesapta yer almamasına, planlanmamasına rağmen kafamıza göre su depolarını binaya yerleştiriyoruz ya da başka eklentiler yapıyoruz. Bu hatalara artık son verilmeli" dedi.
Türkiye’nin enerjisine hazırız
24 Nisan 2025 Perşembe - 10:13 Türkiye’nin enerjisine hazırız TEKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Binali Koçak, Türkiye’nin enerji çözümleri sektöründe söz sahibi olan ORBUS markalarıyla, Türkiye’de yenilenebilir ve taşınabilir enerji yatırımlarının güneş enerjisinden daha çok faydalanabilmelerini hedeflediklerini söyledi. TEKSAN güvencesiyle sunulan ORBUS, pillerden aydınlatma çözümlerine, solar sistemlerden marin, motosiklet ve engelli araç akülerine kadar geniş ürün yelpazesiyle, yenilenebilir ve taşınılabilir enerji sektöründe her geçen gün büyüyor. Teknik servis hizmetiyle büyük zincir marketlerde olduğu kadar, dünya standartlarında ürün kalitesiyle uluslararası pazarda da yerini alma başarısı gösteren ORBUS, geleceğin Türkiye’sinde insanların başta güneş enerjisi olmak üzere taşınılabilir enerji ihtiyaçlarına güvenle erişebilmelerini sağlayacak. TEKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Binali Koçak, bu alanda iddialı ARGE çalışmaları yaptıklarını belirterek, "Türkiye’de güneş enerjisinden daha çok faydalanmak için enerji nakil hatlarında boşluk sağlanması gerekiyor. Bu devlet eliyle büyük yatırım gerektiriyor. Hali hazırda evinizde güneş enerjisinden elde ettiğiniz enerjiyi akşam kullanabilmeniz için ise enerjiyi depolayabileceğiniz Of Grid sistem kurmanız gerekiyor. Günümüz teknolojisinde inverterler sayesinde gün ışığında güneş enerjisinden ürettiğiniz enerjiyi evde kullanabilir ve enerjinin zayıfladığı veya yetmediği zamanlarda devletin sağladığı şebeke enerjisinden faydalanabilirsiniz. ORBUS olarak bu alanda ciddi ve iddialı ARGE çalışmalarımız kapsamanda enerjinin hem depolanabileceği hem satılabileceği ve akülerin bağlanabileceği hibrit inverterlerle ilgili ileriye dönük geliştirmeler yapıyoruz. Türkiye’de güneş enerjisinin depolanması ve meskenlerde daha verimli kullanılabilmesi için hibrit sistemini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Ekonomik çalkantılar yaşayan dünya ticaretinde sadece ülkemizde değil uluslararası pazarda yakaladığımız güvenli ticareti sağlam temeller üzerine kurduğumuz ticari anlayışımız ile daha da güçlendirdik. Enerjimizi önce ülkemiz sonra dünyamız için daha verimli hale getirmek en büyük hedefimizdir. Ve ORBUS olarak biz hazırız" dedi.
Menemen’de 23 Nisan coşkusu yaşandı
23 Nisan 2025 Çarşamba - 13:33 Menemen’de 23 Nisan coşkusu yaşandı Menemen’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı heyecan ve coşkuyla kutlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günde Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, makımını 2. sınıf öğrencisi Doğay Çalışçı’ya devretti. Küçük başkan, tüm okulları çiçek bahçesine çevirmek istediğini dile getirirken, Başkan Pehlivan da yeşil ve renkli okul bahçelerinin hem öğrencilerin mutluluğuna hem de çevre bilincine katkı sağlayacağını söyledi. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Menemen’de coşkuyla kutlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 105. yıl dönümünde gerçekleşen etkinliklerin ilk durağı Menemen Belediyesi oldu. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, geleneksel hale gelen temsili devir teslim töreninde başkanlık koltuğunu bu yıl Kubilay İlköğretim Okulu İlkokulu 2. sınıf öğrencisi Doğay Çalışçı’ya devretti. Minik başkan Doğay Çalışçı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Yavan, Kubilay İlköğretim Okulu Müdürü Dursun Özer ve sınıf öğretmeni Yasemin Geldi ile birlikte katıldığı törende Menemen’in çehresi gibi tüm okulları çiçek bahçesine çevireceğini ifade etti. Çocukların sadece oyunla değil, doğayla da iç içe büyümesi gerektiğini vurgulayan Çalışçı, "Tüm okullarımızı rengârenk çiçeklerle donatmak istiyorum. Bahçelerimiz çiçek açsın, biz de doğayı sevmeyi küçük yaşta öğrenelim" dedi. Minik başkana destek veren Başkan Aydın Pehlivan da yeşil ve renkli okul bahçelerinin hem öğrencilerin mutluluğuna hem de çevre bilincine katkı sağlayacağını söyledi. "En özel bayram" Bugün çok özel bir günü kutladıklarını belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sıradan bir bayram değil. Çünkü bu bayram, dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram. Ve bunu bize Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk armağan etti. Atatürk, bir ülkenin gerçek gücünün tankta, topta değil; çocukların yüreğinde, zekâsında ve hayal gücünde olduğunu biliyordu. O yüzden bu koltukları bugün size devrediyoruz. Çünkü bu şehir, bu ülke, bu gelecek sizindir. Bizler de bu yolda sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Eğitimden kültüre, çocuklara yönelik yatırımlarımız hız kesmeden sürecek" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Meydanı’nda milli gurur Belediye binasındaki törenin ardından Başkan Pehlivan ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunma törenine katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk bırakılmasının ardından tören, geçit alanında devam etti. Menemen Kaymakamı Fatih Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, Garnizon Komutanı Topçu Albay Zekeriya Tosun, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, bando eşliğinde düzenlenen geçit töreni ve öğrencilerin sergilediği halk dansları gösterileri büyük alkış topladı.