Yerel Haberler
İzmir
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:54 İzmir’deki ’33 ölü kedi’ vahşetinde yeni gelişme İzmir’in Buca ilçesinde bir çöp konteynerinde 33 ölü kedinin bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Mahkemece serbest bırakılan veteriner hekim, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının karara itiraz etmesi üzerine yeniden gözaltına alındı. Olay, geçtiğimiz perşembe günü saat 10.00 sıralarında Buca ilçesi Barış Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir çöp konteynerinin içindeki poşetlerde ölü kediler olduğunu fark eden çevre esnafından İlhan Güngör, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden emniyet güçleri, poşetlerin içinde bazıları yavru olmak üzere toplam 33 ölü kedi bulunduğunu tespit etti. Yaşanan vahşetin ardından kedilerin kesin ölüm nedenini ve çöpe kim ya da kimler tarafından atıldığını belirlemek için polis ekiplerince geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan titiz çalışmalar neticesinde olayla bağlantısı olduğu belirlenen veteriner hekim H.E., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.E., ’çevreyi kasten kirletmek’ ve ’bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltı Şüpheli H.E.’nin nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı karara resmi olarak itiraz etti. Başsavcılığın itirazı üzerine dosya kapsamında yeniden inceleme gerçekleştirildi. İnceleme neticesinde İzmir 55. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı haklı bularak kabul etti. Alınan yeni karar doğrultusunda veteriner hekim H.E., polis ekiplerince yakalanarak tekrar gözaltına alındı.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:10 İzmir kurban pazarlarında sosyal medya rüzgarı İzmir’de Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarlarında hareketlilik sürerken, vatandaşlar kurbanlık seçimi için sosyal medyaya yöneldi. Kurban pazarlarının nabzını sosyal medya platformlarında tutan satıcı ve içerik üreticisi, vatandaşların evlerinden çıkmadan tüm pazarları ekran başından gezdiğini belirtti. İzmir’deki kurban pazarlarında bayram telaşı sürerken, pazarın en dikkat çeken isimlerinden biri hem kurban satıcılığı yapan hem de sosyal medyada ürettiği içeriklerle vatandaşlara rehberlik eden Ceyhan Ece oldu. İzmir ve çevresindeki pazarları gezerek kurbanlıkların ırklarını, fiyatlarını ve hangi bölgeden geldiklerini takipçileriyle paylaşan Ece, vatandaşlara büyük bir kolaylık sağladığını ifade etti. "Vatandaşlarımız beni takip ederken bütün kurban pazarlarını gezmiş oluyor" Sosyal medya içerik üreticisi Ceyhan Ece, "İnsanlarımız kendi bölgelerinden gelen hayvanları görmek, fiyatlarını öğrenmek ve ırkları tanımak ister. Biz de bunları gösteriyoruz, anlatıyoruz ve halkımıza sunuyoruz. Kim hangi pazara yakınsa, fiyatlar kime uygunsa oraya gitsinler diye çabalıyoruz" dedi. Ece, "Vatandaşlarımızın, bu işle ilgilenen İzmir’in yüzde 70’i beni tüm sosyal medya platformlarımda takip ediyor diyebilirim. İstedikleri malları teyit edip, gidip alıp kestiriyorlar. Şunu net söylüyorum; vatandaşlarımız beni takip ederken aslında İzmir’deki bütün kurban pazarlarını gezmiş oluyorlar" ifadelerini kullandı. Büyükbaş hayvan 320 bin liradan alıcı bekliyor Pazarda küçükbaş kurbanlıklar 25 bin lira ile 40 bin lira arasında alıcı bulurken, büyükbaş hayvanlarda rakamlar oldukça yükseldi. Çorum Sungurlu’dan İzmir’e gelen bir büyükbaş satıcısı, bayrama iki gün kala satışların genel olarak iyi gittiğini ancak fiyatlardan dolayı vatandaşların zorlandığını belirterek, "Şu an çadırımızın en büyük hayvanı 820 kilo civarında. Buna 320 bin lira diyoruz ama pazarlık payımız var, 300 bine de vereceğiz" şeklinde konuştu. Apartman yaşantısı, satışları arife ve birinci güne kaydırdı Kemalpaşa Ulucak’tan gelerek pazarda küçükbaş hayvan satışı yapan Erkan Karabulut ise, asıl satışların arife ve bayramın birinci günü gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. İnsanların apartman yaşantısı nedeniyle kurbanlıkları erken alamadığını ve pazar yerlerindeki kesim hizmetlerinden faydalandığını belirten Karabulut, "25 liradan 40 liraya kadar mal satmaya çalışıyoruz ama vatandaşın denkleştirmesi çok zor. Pazar yerinin 70 bin lira kirası var, çoban, elektrik, su ve yem masrafları derken maliyetlerimiz çok yüksek. İster istemez bunu müşteriye yansıtıyoruz. Bu sene tatil uzun, insanların çoğu tatile gidiyor, bu yüzden biraz korkuyoruz açıkçası" dedi. Vatandaş bütçesine göre pazar pazar geziyor Pazarda kurbanlık arayışında olan vatandaşlar, bütçelerine en uygun hayvanı bulmak için kıyasıya pazarlık yapıyor. Pazar ziyareti sırasında fiyat araştırması yapan vatandaşlardan Nurgül Şen, "Her şey yerli yerince ama tabi ki vakti zamanı, her şey pahalı. Biz küçükbaş alacağız, bu zamanda büyükbaş hayvanı nerede alacaksın? Fiyatlar felaket" diyerek piyasanın durumunu özetledi. Kurbanlığını alan başka bir vatandaş ise 29 bin lira istenen bir koçu, kıyasıya geçen pazarlık sonucunda 26 bin 500 liraya aldığını ve fiyatların mevcut piyasaya göre normal olduğunu dile getirdi.
Scooter kazaları ciddi yaralanmalara yol açabiliyor
06 Mayıs 2025 Salı - 10:43 Scooter kazaları ciddi yaralanmalara yol açabiliyor Elektrikli scooter, hızlı ve pratik ulaşım imkanı sunarken yetersiz güvenlik önlemleri ve altyapı eksiklikleri nedeniyle kaza risklerini beraberinde getiriyor. Çocukların koruyucu ekipmanları olmadan bu aletleri kullanmaları neticesinde ciddi yaralanmalar yaşandığını belirten Can Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Çocuk yaş grubunda kas koordinasyonunun yeterince gelişmemiş olması nedeniyle kazalarda ciddi kırık ve çıkıklara neden olabiliyor" dedi. Son yıllarda elektrikli scooter kısa mesafeli şehir içi ulaşımda yoğun bir şekilde tercih edilmeye başlandı. Bu araçlar hızlı erişilebilir olmalarına rağmen, yetersiz güvenlik önlemleri ve altyapı eksiklikleri nedeniyle ciddi kazalara ve yaralanmalara da yol açabiliyor. Havaların ısınmasıyla scooter kullanımların arttığı bu dönemlerde ortopedi servislerinde de kırık ve yaralanma şikayetlerinde yoğunluklar yaşanıyor. Vatandaşların scooteri hem eğlence hem de ulaşım aracı olarak kullandığını belirten Can Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Bu cihazların hızla hareket etmesi ve denge kaybının kolay olması, ciddi kazaları da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle, scooter kullanırken korunma önlemleri almak çok önemli. Çocuklar, kas koordinasyonu henüz tam gelişmediği için bu cihazları kullanırken daha fazla risk altındalar. Hem çocuklar hem de yetişkinler için koruyucu ekipmanlar, kazaların önlenmesinde büyük rol oynuyor" ifadelerini kullandı. "En sık karşılaşılan yaralanmalar el ve ayak bileği" Scooter kazalarında en sık karşılaşılan yaralanmaların el bileği ve ayak bileği bölgesinde olduğunu vurgulayan Kaçmaz, "Bu bölgelerde meydana gelen kırıklar veya çıkıklar, ciddi sonuçlar doğurabiliyor ve bazen cerrahi müdahale gerektirebiliyor. Ebeveynler olarak, çocuklarımıza güvenli scooter kullanımı hakkında eğitim vermek ve onlara korunma yöntemlerini öğretmek çok önemli. Çocuklar küçük yaşlarda kas koordinasyonu gelişmediği için, onlara bu tarz cihazları kullanmalarını öğretmeden önce yaşlarına uygun olup olmadığını dikkatlice değerlendirmek gerekiyor. Scooter mekanik yapısı, tek kişilik kullanıma göre tasarlanmıştır, bu nedenle birden fazla kişinin binmesi veya yük taşınması gibi hatalar kazalara yol açabiliyor. Bu hataları önlemek, güvenli bir sürüş sağlamak adına çok önemli. Ayrıca, kask takmak kafa yaralanmalarını önlemenin en etkili yoludur. Bu basit ama etkili önlemlerle, scooter gibi araçların güvenli ve keyifli bir şekilde kullanılmasına devam edilebilir" diye ekledi. "Ameliyat oldum ve operasyon oldukça başarılı geçti" Scooter kazası geçirip dizinden ameliyat olan Aziz Anka Umurbilir (14) ise "Bir yerden dönüyordum, hızlı gidiyordum. Bir anda kontrolümü kaybettim ve çok kötü bir şekilde yuvarlandım. Sol tarafıma düştüm, dizimi hiç kıpırdatamıyordum. Şiddetli bir acı hissediyordum. Hemen acile gittik ama orada gereken müdahale yapılamadı. Daha sonra hocamıza başvurduk. Ameliyat oldum ve operasyon oldukça başarılı geçti. Şu anda neredeyse hiç ağrım yok. O gün scootere binerken hiçbir koruyucu ekipman kullanmadım. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu şimdi çok iyi anlıyorum. Bir daha scooter kullanmayı düşünmüyorum ama eğer tekrar binersem, mutlaka tam güvenlik ekipmanlarıyla ve dikkatli bir şekilde süreceğim. Scooter kullanacak olanlara bir tavsiyem var. Koruyucu ekipmanlarınızı mutlaka takın ve çok dikkatli olun" sözlerini kaydetti. (AD-
Alkol tüketimi 6 farklı kanser türüne yakalanma riskini artırıyor
06 Mayıs 2025 Salı - 09:44 Alkol tüketimi 6 farklı kanser türüne yakalanma riskini artırıyor Medikal Onkolog Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, alkolün bağırsak bakterilerini değiştirerek kanserlerin büyümesinde ve yayılmasında rol oynayabildiğini belirterek, "Aşırı alkol tüketiminin yemek borusu kanseri, baş ve boyun bölgesi kanserleri, meme, kalın barsak, karaciğer ve mide kanserlerine yakalanma riskini artırıyor. Ama insanların yarısından fazlası alkolün kanser riskini artırdığını bilmiyor, bu endişe verici" dedi. Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Görümlü alkolün bağırsak florası (mikrobiyata) üzerindeki olumsuz etkisine ve kanser ilişkisine dikkat çekti. Haftada birden daha az tüketimin düşük alkol tüketimi olarak değerlendirildiğini söyleyen Dr. Görümlü "Aşırı alkol tüketim oranı erkeklerde ve kadınlarda farklı. Kadınlar günde 1, haftada toplam 7 kadeh içiyorsa erkekler ise günde 2, haftada toplam 14 kadeh içiyorsa, bu aşırı alkol tüketimi olarak kabul ediliyor ve bu tüketim miktarları, araştırma sonucunda belirgin risk artışıyla ilişkili bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Alkol kullanımı, genç yaşlarda görülen bazı kanser türlerini artıran faktörlerden biri" Son yıllarda bilim insanlarının, ölçülü içki içmenin sağlık açısından faydalı olduğu fikrini yeniden düşünmeye başladığını belirten Doç. Dr. Görümlü, alkol tüketiminin altı farklı kanser türüne yakalanma riskini artırdığını ancak tüketicilerin genellikle bunun farkında olmadığını söyledi. Yakın zamanda açıklanan Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği’nin (AACR) yapmış olduğu 2024 kanser ilerleme raporu ve Amerikan Cerrahi Derneğinin ‘alkol ve kanser riski 2025’ sonuçlarına göre son 10 yılda 50 yaşın altındaki yetişkinlerde meme kanseri ve kalın barsak kanserinin giderek artan oranlarda görüldüğünü belirten Doç. Dr. Görümlü, pek çok faktörün yanı sıra alkol kullanımının da bu eğilimi yönlendiren faktörlerden biri olduğunu kaydetti. Endişe verici artış Medikal Onkolog Görümlü, yeni kanser ilaçlarının geliştirilmesi ve genel sağ kalım oranının artırılmasına yol açan bilimsel gelişmelerin son yıllarda çarpıcı şekilde arttığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak kanserden ölüm oranları azalırken, bazı kanser türlerinin genel görülme sıklığı açıklanamayan bir şekilde artıyor. Özellikle genç yetişkinlerde kolorektal (kalınbarsak) kanser gibi bazı kanserlerde endişe verici bir artış görülüyor. Uzun yıllar kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğu düşünülen ılımlı alkol tüketiminin, varsayılan sağlık yararlarının radikal bir şekilde yeniden düşünülmesi gerekmekte. Amerikan Cerrahi Derneği’nce yakın zamanda yapılan bir bilimsel çalışmada; 135 binden fazla sağlıklı yetişkin on yıldan uzun süre takip edildi. Çalışma sonucunda orta düzeyde ve az içki içenlerin, ara sıra içki içenlere kıyasla kalp hastalıkları riskinde azalmadan faydalanmadığı gösterildi. Hem orta düzeyde hem de az alkol tüketenlerde, ara sıra kullanıma kıyasla kansere bağlı ölüm oranlarının daha fazla olduğu görüldü. Kırmızı şarabın kardiyovasküler açıdan potansiyel faydaları olduğu efsanesinden söz edilebilir ancak kalbinizi sağlıklı tutmanın birçok yolu var. Kısacası, kalbiniz için kırmızı şaraptan elde edilecek potansiyel faydaları sağlamaya çalışırken, öte yandan kanser riskinizi artırmış olabilirsiniz. Aşırı alkol tüketiminin baş ve boyun bölgesi kanserleri, yemek borusu, meme, kalın barsak, karaciğer ve mide kanserlerinin bazı türlerini kapsayan altı tür kansere yakalanma riskini artırdığı bir gerçek. 30’lu yaşlardaki yetişkinlerde kanser oranları 10 yılda önemli ölçüde arttı. Erken başlangıçlı kalın barsak kanserin artışına neden olan faktörler tam olarak anlaşılmamış olsa da, birçok çalışma erken ve orta yetişkinlikte sık ve düzenli alkol tüketmenin ileriki yaşlarda kalın barsak kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir." Bağırsak florasını değiştiriyor Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Görümlü, yeni araştırmalarla kanserdeki bu artışın alkolle ilişkisinde bağırsak mikrobiyomunun önemli bir faktör olduğunun gösterildiğini söyledi. Alkolün vücudumuzda bağırsaklar içinde yaşayan bakteri, mantar ve virüs topluluğu olan mikrobiyom (mikrobiata) üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Görümlü, "Bağırsaktaki mikrobiyota yaklaşık 2 kilo ağırlığında ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul ediliyor. Alkol bağırsak bakterilerini değiştiriyor ve bu da kanserlerin büyümesinde ve yayılmasında rol oynayabiliyor. Avustralya’da yapılan ve Science dergisinde yayınlanan bir araştırmada, DNA hasarına yol açabilen; barsak kanseri gelişimini tetikleyebilen bir bakteri türü tespit edilmiş iken, Nature dergisinde yayınlanan bir başka makalede de kanser prognozunu olumsuz etkileyebilen başka bir bakteri türünün ortaya çıkarıldığı duyuruldu. Tüm bu gelişmeler barsak mikrobiatasının kanser seyrindeki önemine işaret etmektedir. Ayrıca, alkol tüketiminin hastalığın ilerlemesini tetikleyebilen östrojen hormonunun seviyelerini yükseltebildiği için kadınlarda meme kanseri riskini artırdığı düşünülüyor. Sonuç olarak, alkol tüketimini azaltmak, kadınların bu hastalığa yakalanma riskini değiştirebilecekleri birkaç yoldan biridir. Bağırsak mikrobiyotasının obezitenin ilerlemesinde de önemli etkileri olduğu gösterilmiştir. Aşırı kilolu ve obez bireylerde yapılan çalışmalarda bağırsak mikrobiyotasının hastalık lehine bozulmuş olduğu ortaya çıkmıştır" diye konuştu. Koruma önlemlerini dikkate alın Öte yandan, insanların yarısından fazlasının alkolün kanser riskini artırdığını bilmediğini, bunun endişe verici olduğunu belirten Doç. Dr. Görümlü, "Tüm kanser vakalarının yüzde 40’ının değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğu tahmin ediliyor. Sonuç olarak tütünden kaçınmak, sağlıklı bir diyet ile ideal kiloyu korumak, barsak florasını bozma potansiyeli yüksek alkol gibi toksik madde tüketimini azaltmak, ultraviyole radyasyondan kaçınmak, kirleticilere maruziyeti en aza indirmek ve düzenli egzersiz yaşamımızın değişmez bir parçası olmalı. Bunlar koruyucu önlemlerin başında gelmektedir" dedi.
Yaşar Üniversitesi Erkek Basketbol Takımı Süper Lig’e yükseldi
06 Mayıs 2025 Salı - 09:12 Yaşar Üniversitesi Erkek Basketbol Takımı Süper Lig’e yükseldi Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 28 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Üniversitelerarası Basketbol Süper Lig Yükselme Müsabakaları’nda büyük bir başarıya imza atan Yaşar Üniversitesi Erkek Basketbol Takımı, turnuvayı ikinci sırada tamamlayarak adını Süper Lig’e yazdırdı. 16 üniversitenin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda sergilediği performansla dikkat çeken Yaşar Üniversitesi, turnuva boyunca oyun disiplini, takım ruhu ve mücadeleci kimliğiyle öne çıktı. Müsabakalar sonucunda ilk dört sırayı alan takımlar Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Süper Ligi’ne yükselme hakkı kazanırken, Yaşar Üniversitesi bu başarıyı elde edenlerden biri oldu. İzmir’i temsil edecek Takım, yeni sezonda TÜSF’nin en üst düzey ligi olan Üniversiteler Basketbol Süper Ligi’nde boy gösterecek. Akademik ve sportif başarıyı bir arada sürdüren Yaşar Üniversitesi, Süper Lig’de İzmir’i ve üniversite camiasını gururla temsil edecek. Yaşar Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Müdürlüğü yetkilileri, oyuncuların azmi ve özverili çalışmaları sayesinde bu önemli başarıya ulaştıklarını vurgulayarak, "Bu bizim için sadece bir başlangıç. Süper Lig’de kalıcı olmak ve daha büyük başarılar elde etmek için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz" dedi.
İş dünyasında yapay zeka dönüşümü
06 Mayıs 2025 Salı - 08:27 İş dünyasında yapay zeka dönüşümü Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında köklü bir dönüşüme neden olan yapay zeka teknolojilerini mercek altına aldı. Yapay zeka, iş dünyasını derinden etkileyen ve dönüştüren bir güç haline geldi. Sadece otomasyon ve verimlilik artışı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda karar alma süreçlerinden müşteri deneyimine, işe alım süreçlerinden eğitime kadar pek çok alanda köklü değişikliklere yol açtı. Bu dönüşüm, şirketlerin rekabet avantajı elde etmeleri, daha iyi kararlar almaları ve müşterilerine daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için yeni fırsatlar oluşturdu. Ancak, bu yeni çağ beraberinde siber güvenlik, veri gizliliği ve etiklik gibi önemli zorlukları da getirdi. Yapay zekanın iş dünyasındaki bu çok yönlü etkilerini ve beraberinde getirdiği fırsatları ve zorlukları, güncel örneklerle inceleyen Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında köklü bir dönüşüme neden olan yapay zeka teknolojilerini mercek altına aldı. İş dünyasında dönüşümün teorisi ve pratiği "İş Dünyası’nın Yapay Zeka Dönüşümü" başlıklı seminer, yapay zekanın ekonomik hayattaki etkilerine ışık tuttu. Etkinlikte, Bahçeşehir Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yücel Batu Salman konuşmacı olarak yer aldı. Akademik kariyerinde Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanlığı ve Mühendislik Fakültesi Dekanlığı görevlerinde bulunan Salman, yapay zekanın karar alma süreçlerinden müşteri deneyimine, üretimden stratejik planlamaya kadar iş dünyasında nasıl bir dönüşüm oluşturduğunu hem teorik hem de uygulamalı örneklerle ele aldı. Veriye dayalı karar almak yeni rekabet kriteri Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekanın iş dünyasında oluşturduğu paradigma değişimine dikkat çekerek, "Geçmişte şirketlerin karar alma süreçlerinde yöneticilerin sezgilerine ve deneyimlerine güvenilirdi. Bugün ise yapay zeka destekli veri analitiği sayesinde, kararlar daha hızlı ve kesin şekilde alınabiliyor" dedi. Yapay zekayı doğru zaman ve hızla benimsemek şart Özhelvacı, dönüşümün sadece teknoloji kullanımıyla sınırlı olmadığını belirterek, "Bu dönüşümde kritik olan sadece teknolojiyi kullanmak değil; onu doğru zamanda, doğru hızla benimsemek" ifadelerini kullandı. Bu sürece ayak uyduran şirketlerin sadece verimliliklerini değil, aynı zamanda stratejik pozisyonlarını da güçlendirdiklerini vurguladı. Erken uyum sağlayanların avantajı Konuşmasında teknolojiyi erken benimseyen şirketlerin avantajlarına dikkat çeken Özhelvacı, "Yapay zeka konusunda hızlı hareket etmek artık bir tercih değil, kritik bir rekabet avantajı haline gelmiştir" diyerek, değişime ayak uyduramayan şirketlerin ise ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Yapay zeka global güç dengelerinde belirleyici rolde Global ölçekteki gelişmelere de değinen Özhelvacı, "Geleceğin ekonomik ve siyasi liderleri, bugün teknolojiye yatırım yapanlardır" diyerek, yapay zeka teknolojilerinde söz sahibi olmanın yalnızca şirketler için değil, ülkeler için de stratejik bir gereklilik olduğuna vurgu yaptı. Etik ilkeler ve insan odaklı yaklaşım vurgusu Yapay zekanın kullanımında etik ve toplumsal etkilerin önemine değinen Özhelvacı, "Bizi farklılaştıracak olan şey, teknoloji kullanımında etik ilkeleri, sosyal faydayı ve sürdürülebilirliği önceliklendirebilmemizdir" sözleriyle, bu dönüşümün yalnızca teknik değil, aynı zamanda insani boyutlarının da bulunduğunu ifade etti. EGİAD, "Liderlik Okulu" misyonunu sürdürüyor EGİAD’ın vizyonuna da değinen Özhelvacı, "Derneğimizi bir liderlik okulu olarak konumlandırıyor, üyelerimizin kişisel ve profesyonel gelişimlerine en üst düzeyde katkı sağlamaya çalışıyoruz" diyerek, bu yaklaşımın İzmir iş dünyasında yetişen birçok başarılı ismin temellerini oluşturduğunu ifade etti. Seminerin amacı: İlham, bilgi, vizyon Konuşmasını şu sözlerle sürdüren Özhelvacı, "Bugün burada edineceğiniz bilgilerin, iş hayatınızda atacağınız adımlarda sizlere ışık tutacağına inanıyor ve sizlerden ‘EGİAD sayesinde yapay zeka yatırımlarımı hızlandırdım ve rekabette öne geçtim’ sözlerini duymayı umut ediyoruz" dedi. Konuşmasıyla katkı sunan Bahçeşehir Üniversitesi’ne ve Doç. Dr. Yücel Batu Salman’a teşekkürlerini ileten Özhelvacı, geleceğin lider iş insanlarını yetiştirme yolculuğunda değerli bilgi ve tecrübeleriyle katkı sağlayan Doç. Dr. Yücel Batu Salman’a teşekkür plaketi takdim etti.
Aliağa’da Gül Bayramı etkinliği düzenlendi
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 16:59 Aliağa’da Gül Bayramı etkinliği düzenlendi Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Heydar Aliyev’in 102. doğum yıl dönümü ‘Gül Bayramı’ adıyla düzenlenen program ile kutlandı. Aliağa Kaymakamlığı, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Aliağa Heydar Aliyev Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde organize edilen programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç.Dr. Necibe Nesibova, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, siyasi parti temsilcileri, SOCAR temsilcileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Okul içerisinde Heydar Aliyev’in hayatını konu alan resimler sergilendi. Türkiye ve Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başlayan programda şiir ve kompozisyon dallarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova: "Bizim iki kardeş ülkenin ilişkisinin dünya üzerinde benzeri yok" Merhum lider Heydar Aliyev’in Azerbaycan’ı parçalanmaktan, yok olmaktan ve kaostan kurtardığını ifade eden Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova, "Azerbaycan’da devletleşme, rasyonel iç ve dış siyaset, sosyal ve ekonomik gelişme, ordu yapılanması Heydar Aliyev’le başladı. Bugün de onun izinden gidilerek gelişmektedir. Heydar Aliyev yönetimde bulunduğu süre boyunca ülkenin kalkınması için hep uğraştı. Heydar Aliyev bir Türkiye sevdalısıydı. O Türkiye’yi seven bir devlet adamıydı. Bunu her zaman her yerde dile getiriyordu. Türkiye’de de Heydar Aliyev sevgisi ileri boyuttadır. Bugün bizim iki kardeş ülkenin ilişkisinin dünya üzerinde benzeri yoktur. Bugün ilişkilerimizin bu kadar ilerlemiş olmasının mimarı olan merhum Cumhurbaşkanımız Ulu Önder Heydar Aliyev’e Allahtan rahmet diliyorum sevgi ve minnetle anıyorum" dedi. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi : "Heydar Aliyev’in adını taşıyan eğitim yuvasında buluşmamız büyük bir vizyonunun devamıdır" Heydar Aliyev’in kararlılığı ve halkına olan sarsılmaz inancı Azerbaycan’ı bugünkü güçlü konumuna taşıdığını belirten İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, "Bugün büyük bir devlet adamı, Azerbaycan’ın bağımsızlığının ve istikrarının mimarı merhum Heydar Aliyev’in doğumunun 102. yılında aziz hatırasını yâd etmek üzere bir araya geldik. Hayatı boyunca ülkesinin birliği, uluslararası arenada saygın bir yer edinmesi için büyük bir mücadele vermiştir En büyük hayali büyük ve güçlü Türk Milleti olan merhum Heydar Aliyev, ömrünü bu hayali gerçekleştirmeye adamıştır. Bugün onun adını taşıyan eğitim yuvasında buluşmamız büyük bir vizyonunun devamıdır. Zamanın eskitemediği, bu coğrafyada kalıcı izler bırakan Aliyev’in mirasını yeni nesillere aktarmak istiyoruz. Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerin güçlendirilmesi yolunda hizmetleri hafızalardan silinmeyecek olan Merhum Heydar Aliyev’in aziz hatırasının önünde saygıyla eğiliyoruz" dedi. Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney: "Tek millet iki devlet düsturunun sonsuza dek yaşayacağına olan inancım koruyorum" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Modern Azerbaycan devletinin kurucu lideri Heydar Aliyev’i doğumunun 102. yılında burada hep birlikte sevgiyle, rahmetle yad ediyoruz. Tek millet iki devlet düsturunun sonsuza dek yaşayacağına olan inancımı koruyorum. Sevgili gençler, gerek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gerekse modern Azerbaycan’ın kurucusu büyük devlet adamı Heydar Aliyev’in ideallerini yaşatmak için çok çalışmak zorundayız başka çaresi yok" Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmaların yapılmasının ardından program, "Bir Ömür, Bir Millet Heydar Aliyev" oratoryo sunumu, halk oyunları gösterileri ve müzik konserleriyle devam etti. Program, çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu.