Yerel Haberler
İzmir
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:08 AGM Spor Kulübü’nden taekwondoda Türkiye derecesi Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Erzurum’da devam eden Okul Sporları Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda 55 kilo Yıldız Bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında İzmir’de gerçekleştirilen seçme müsabakalarında şampiyon olan başarılı sporcu, ardından Uşak’ta düzenlenen Türkiye yarı final müsabakalarını da zirvede tamamlayarak Erzurum’daki finallere katılma hakkı elde etmişti. Erzurum’da gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliğine ulaşan Merve Nisa Mızrak, hem Aliağa’nın hem de kulübünün gururu oldu. Sıradaki hedef; Avrupa Taekwondo Şampiyonası Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü taekwondo sporcuları ise şimdi gözlerini Haziran ayında Bosna Hersek’te düzenlenecek Kulüpler Avrupa Taekwondo Şampiyonası ile milli takım seçme müsabakalarına çevirdi. Sporcular, bu önemli organizasyonlar için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Aliağalı Genç Sporcular Aralıksız Çalışıyor Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Ziya Cönge, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Başarısından dolayı sporcumuz Merve’yi gönülden kutluyorum. Mart ayında düzenlenen Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası’nda ortaya koyduğu başarılı performansın ardından milli takım seçmelerine davet edilmişti. Şimdi ise önümüzdeki milli takım seçme müsabakaları için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Genç sporcularımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmesi adına çalışmalarımızı büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Sporcularımıza her zaman destek veren Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
Ameliyatla kanser riskini atlatan genç anne, korkularından kurtuldu
03 Haziran 2025 Salı - 09:36 Ameliyatla kanser riskini atlatan genç anne, korkularından kurtuldu İzmir’de muayenede saptanan 2 cm’lik pankreas kisti üç yıl boyunca takip edilen 36 yaşındaki Gülay Arslan, kistin büyüyüp şekil değiştirmesiyle kendisini ameliyat masasında buldu. Bir an önce normal hayatına dönmek için robotik cerrahiyi tercih eden iki çocuk annesi Arslan, "Korkulu rüya da görmekten kurtuldum" derken, Prof. Dr. Özgür Fırat, "Kistteki değişimler endişe verici olunca ameliyat şart olmuştu. Kistin kansere dönüşme riskine karşı tedbir amaçlı bir ameliyat oldu" dedi. İki çocuğunu büyütmek için sınıf öğretmenliği görevine ara veren Gülay Arslan, yaklaşık 3 yıl önce karnında şişlik şikayetlerinin safra kesesindeki taşlardan kaynaklandığını öğrendi. Arslan, ameliyat için Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Fırat’a başvurdu. Ameliyat hazırlıkları başlatılırken, tetkikler sırasında hastanın pankreasında 2 santimetre çapında kist olduğu belirlendi. Prof. Dr. Fırat kapalı yöntemle safra kesesi ameliyatını gerçekleştirirken, saptanan pankreas kistini de belirli aralıklarla yapılacak MR, BT, ultrason gibi tetkiklerle takip edeceklerini söyledi. Bu takip 3 yıl sürdü. Üç yılın sonunda ise kistin büyüdüğü ve özelliğinde değişim olduğu görüldü. Prof. Dr. Fırat, hastasının durumunu onkoloji, dahiliye, gastroentoroloji, radyoloji ve genel cerrahi uzmanlarından oluşan Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi kanser konseyine sundu. Burada yapılan değerlendirmeler sonunda Arslan’ın bu kistten kurtulması gerektiği belirtilerek ameliyat kararı alındı. Robotik cerrahiyi tercih etti Hastasının safra kesesi ameliyatından sonra pankreas kisti nedeniyle 3 yıl takibini yaptığını, gelinen noktada multidisipliner kanser konseyince ameliyat kararı alındığını belirten Prof. Dr. Fırat, şöyle konuştu: "Pankreas kanseri dünyada en sık görülen kanser sıralamasında 12. sırada yer alırken, kansere bağlı ölümlerdeki yeri 6. sıra. Dünyada her yıl yaklaşık 500 bin kişi pankreas kanseri tanısı alıyor. Pankreas kanseri genelde ileri yaşlarda daha fazla karşımıza çıkıyor ama genç hastalarda görüldüğünde daha agresif olabiliyor. Hastamız ilk safra kesesi ile ilgili problemler yaşamıştı. Ameliyat hazırlığı sırasında yaptığımız tetkiklerde pankreasında bir kist gördük. Yani tesadüfen saptanmış bir pankreas kisti. Bu kistler çoğu zaman hiç bir belirti vermiyor, birçoğu iyi huylu olabiliyor. Hastamızın da bununla ilgili bir şikayeti yoktu. Pankreas kistleri he zaman cerrahi gerektiren durumlar arz etmiyor. Bunların gerek hastanın muayenesi, öyküsü ve çekilen MR, BT’ lerde eğer endişe verici özellikleri taşıyorsa bunları o zaman ameliyat diyoruz ya da takibe alıyoruz. Takipte eğer büyüme gösterir ya da ilk başlangıçta olmayan bir takım özellikler kazanırsa o zaman ameliyat diyoruz. Bu pankreas kistlerinin bazı tiplerinde zaman içerisinde karakter değiştirme özelliğinin de olması yüzünden hastamızı takibe almıştık. Belli aralıklarla Mr, endoskopik ultrason, BT tetkiklerini yapıyorduk. 2 cm. ile başlamıştık takibe son kontrolde 3.4 cm. olmuştu kist. Gerek boyut artışı gerek görüntüsünde rahatsız edici özellikler olunca hastamızın durumunu konseyde görüştük. Konsey hastanın bu kistten kurtulmasının daha güvenli olacağı konusunda görüş birliğine vardı. Hastamıza ameliyat olması gerektiğini söyledik. Ameliyat seçeneklerini sunduk. Pankreas cerrahisinde kesiler büyük yapılır. Komplikasyon riski de yüksek ameliyatlardır. Hastamıza robotik cerrahi seçeneğini de sunduk. Gülay hanım robotik cerrahi ile kapalı ameliyat tekniklerinin bütün avantajlarından yararlanma imkanı buldu. Herhangi bir sorun yaşamadan 4. gün taburcu ettik. Tedbir amaçlı, ileriye dönük hastamızın böyle bir hastalıkla yüzleşmesin arzusuyla yapılan bir ameliyattı. Hastamız kist kansere dönüşmeden kapalı ameliyatla hastalıktan kurtuldu." Korkulu rüya bitti Öte yandan hem safra kesesi ameliyatını hem de robotik cerrahi yöntemi ile pankreas kisti operasyonunu gerçekleştiren Prof. Dr. Fırat teşekkür eden Gülay Arslan, "Safra kesesi ameliyatı olmasaydım pankreasımda böyle bir kistin varlığından haberim olmayacaktı ya da olduğunda iş işten geçmiş olacaktı. İlk ameliyatımda olduğu gibi ikincisinde de doktoruma çok güvendim. Takiplerimi aksatmadım. Eylül’de yapılan tetkiklerimde kistte değişiklik yoktu. Nisan’da ise düzensiz büyüme görüldü. Ameliyat artık kaçınılmaz olmuştu. Robotik cerrahinin ameliyat seçenekleri arasında olması da benim için önemli bir avantaj oldu. Çünkü bu daha az ağrı, daha az komplikasyon ve hızla normal hayata dönmek demekti. Öyle de oldu. Ameliyat yerlerinde hiç ağrım olmadı. Doktoruma çok teşekkür ediyorum. Artık korkulu rüya görmeyeceğim." dedi.
Yeme bozukluğu ergenleri tehdit ediyor
03 Haziran 2025 Salı - 09:27 Yeme bozukluğu ergenleri tehdit ediyor Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan ciddi bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nervoza ile ilgili uyarılarda bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Bülent İdris, "Hastalık genellikle 12-18 yaş aralığında başlar ve kız çocuklarında daha sık görülür. Başlangıç, çoğu zaman masumane görünen bir diyet yapma süreciyle olur. Bu diyet genellikle kilo verme, sağlıklı beslenme veya sosyal medya gibi çevresel faktörlerin etkisiyle ideal vücuda ulaşma amacıyla başlatılır. Ancak zamanla kişi, kilo verme üzerine yoğun bir zihinsel takıntı geliştirir" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzm. Dr. Bülent İdris, anoreksiya nervoza hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. İdris, "Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan ve kişinin vücut ağırlığını, şekil ve görünümünü algılamasında bozulmalarla giden ciddi bir yeme bozukluğudur. Hastalık genellikle 12-18 yaş aralığında başlar ve kız çocuklarında daha sık görülür. Başlangıç, çoğu zaman masumane görünen bir diyet yapma süreciyle olur. Bu diyet genellikle kilo verme, sağlıklı beslenme veya sosyal medya gibi çevresel faktörlerin etkisiyle ideal vücuda ulaşma amacıyla başlatılır. Ancak zamanla kişi, kilo verme üzerine yoğun bir zihinsel takıntı geliştirir. Vücut algısında bozulma başlar. Kişi, zayıf olmasına rağmen kendini kilolu hisseder" diye konuştu. Uzm. Dr. İdris, anoreksiya nervozanın psikodinamik sebeplerini şöyle sıraladı: -"Kontrol ihtiyacı: Birey, yaşamındaki kontrolü yitirmiş hissedebilir ve yeme davranışı üzerinden kontrol sağlamaya çalışır. - Benlik algısı ve özsaygı sorunları: Düşük benlik saygısı ve kendine dair olumsuz algılar, yeme bozukluğuna zemin hazırlar. - Aile dinamikleri: Aşırı koruyucu, eleştirel veya mükemmeliyetçi aile yapısı, bireyin kendini ifade etmesini zorlaştırabilir. - Duygusal ifade zorlukları: Kişi duygularını doğrudan ifade etmekte zorlanır ve bunu yeme davranışıyla dışa vurabilir. - Bağlanma problemleri: Erken çocuklukta sağlıklı bağlanma ilişkilerinin kurulamaması, kişinin kendini değersiz hissetmesine yol açabilir." "Psikolojik ve fiziksel değişimler görülebilir" Anoreksiya sürecinde hastaların yaşadığı değişimlerin hem fiziksel hem psikolojik düzeyde yoğun olduğuna değinen Uzm. Dr. İdris, hastalığın bazı belirtilerini şöyle sıraladı: Psikolojik belirtiler: - Vücut algısında bozulma: Aynaya baktığında zayıf olmasına rağmen kendini kilolu görür. - Kilo alma korkusu: Normal kiloda ya da zayıf olsa bile, çok yoğun bir şekilde kilo alma korkusu taşır. - Yemekle meşguliyet: Sürekli ne yediğini, kaç kalori aldığını düşünür; başkalarının ne yediğiyle de ilgilenebilir. - Sosyal izolasyon: Yemekli ortamlardan kaçınabilir, arkadaşlık ilişkilerinde gerileme görülebilir. - Kontrol duygusu: Kendi bedenini ve yeme alışkanlıklarını kontrol etmek, hastaya psikolojik bir üstünlük hissi verebilir. Fiziksel belirtiler: - Aşırı kilo kaybı. - Adet düzensizlikleri veya adetin tamamen kesilmesi (amenore). - Soğuğa tahammülsüzlük, düşük vücut ısısı. - Saç dökülmesi, tırnaklarda kırılma. - Yorgunluk, baş dönmesi. - Kabızlık, mide problemleri. Tedavi süreci Anoreksiya nervozanın, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken ciddi bir ruhsal bozukluk olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Bülent İdris, tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Tedavi süreci zaman alabilir ve sabır gerektirir. Öncelikle hayati tehlike taşıyan bir kilo kaybı varsa, hasta bir çocuk-ergen psikiyatri kliniğine yatırılabilir. Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritmi bozuklukları gibi komplikasyonlar varsa, dâhiliye ya da çocuk hastalıkları uzmanlarıyla birlikte izlenir. En sık kullanılan yöntem bilişsel davranışçı terapi (BDT)’dir. Kişinin çarpıtılmış düşüncelerini fark etmesi ve sağlıklı düşünme biçimlerine yönelmesi hedeflenir. Aile terapisi tercih edilebilir. Özellikle ergenlerde çok önemlidir. Maudsley Ailesel Yaklaşımı, ailenin tedavi sürecine aktif katılımını sağlar. Bunun dışında hasta genellikle tedaviye dirençli olabilir. Bu nedenle tedaviye katılımı artırmak için motivasyonel görüşmeler yapılır. Diyetisyen desteği şarttır. Amaç sadece kilo almak değil, aynı zamanda yeme davranışlarını düzenlemek ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazandırmaktır. Kalorili beslenmeye geçiş, genellikle aşamalı şekilde ve psikiyatrik gözetimle yapılır. Anoreksiya için doğrudan etkili bir ilaç yoktur. Ancak eşlik eden anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif belirtiler varsa, SSRI gibi antidepresanlar kullanılabilir. Çok dirençli vakalarda atipik antipsikotikler düşük dozda tercih edilebilir (örneğin olanzapin)." "Erken tanı ve müdahaleyle iyileşebilecek bir bozukluktur" Uzm. Dr. İdris, "Anoreksiya nervoza, erken tanı ve müdahaleyle iyileşebilecek bir bozukluktur. Ancak tedavi edilmezse hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden özellikle ebeveynlerin, öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının farkındalığı çok önemlidir. Ergenin bedeninden memnuniyetsizliği, yemekle ilgili aşırı meşguliyeti veya kilo kaybı gibi durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmak en doğru adım olacaktır" dedi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan ’grev’ çıkışı
02 Haziran 2025 Pazartesi - 22:56 AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan ’grev’ çıkışı AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "İzmir’de Büyükşehir Belediye işçileri grevde. Bu grev yıllardır yönetilemeyen İzmir Büyükşehir Belediyesinin iflasının resmidir. Belediyedeki hizmet ve liyakat esaslı insan kaynağı yerine siyasal odaklı kadrolaşma bugünkü sonucu doğurdu. Mevcut 24 bin kişilik kadronun üzerine son 6 yılda 14 bin kişi daha alınır mı?" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın geleneksel bayramlaşma programı, parti binasının bahçesinde gerçekleştirildi. Programa son Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, önceki dönem Genel Başkan Yardımcısı ve MKYK Üyesi Hamza Dağ, önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar, MKYK üyeleri Cemal Bekle ve Emre Cemil Ayvalı ve İzmir teşkilatları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Bayramımız İbrahim’ce fedakarlığı, İsmail’ce adanmışlığın ruhunun bizi kuşattığı anlamlı günlerdir. Bu anlam Mescid-i Haram’ın minarelerinden Mescid-i Nebevi’nin atmosferine yansır. Bu anlam Mescid-i Aksa’da bir insanlık çağrısına dönüşerek Ayasofya’nın kubbesi altında kalplerimize nakşolur. İzmir’de teşkilatımızla birlikte adanmışlık ve fedakarlık ruhunun en müstesna gününü idrak ediyoruz. Çünkü AK davamızın her neferi, yani sizler bir emeğin, gayretin ve azmin sahiplerisiniz. Allah hepinizden razı olsun. Teşkilatımızın her bir mensubu davasına adanmışlığın resmidir. Sayın Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrif ettiği İzmir İl Kongremizde de bu muhteşem tablo sizlerin emeğiyle vücut buldu. Biz kalbinde AK davayı taşıyan, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşları ve gönül erleriyiz" dedi. Terörsüz Türkiye ve Gazze mesajı "Bu bayram iki duyguyu bir arada yaşıyoruz" diyen Saygılı, "Sayın Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin omuz omuza ilerlettiği milli birlik ve kardeşlik çabaları en verimli ve bereketli meyvesini verdi. Terör örgütü silah bıraktı. Türkiye’nin on yıllardır önünü tıkayan, kaynaklarının büyük bir kısmını o alana harcadığı, binlerce evladımızın şehit düştüğü, toplumsal huzurumuzu hedef alan terör belası bitti. Artık bayram bu bayramdır. Bu bayram, iki duyguyu bir arada yaşıyoruz demiştim. Sevinen yanımız terörsüz Türkiye iken, üzülen ve buruk yanımız da Gazze’dir. Dünya şahit ama sessiz, ama suskun. Siyonizmin ablukası altında karnına açlıktan taş bağlayarak gezen, son lokmasını hanımı ve evladına veren babaların suskunluğu arşı titretiyor. Bir yiğidin sesi yükseliyor Gazze için, ’Dünya beşten büyüktür’ diyor. Daha adil bir dünya mümkün diyor. Dünya sussa Recep Tayyip Erdoğan susmuyor, hakkı ve hakikati haykırıyor. Biz de İzmir’den Gazze’yi şu ayet-i kerime ile selamlıyoruz; ’Sakın, Allah’ı zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, dehşetten gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir.’ Filistin’in kurbanlarına, İslâm âleminin şehitlerine bir kez daha rahmet diliyor ve kardan aydınlık bir sabahın geleceğine olan inancımızla Gazze’yi sonuna kadar destekliyoruz" diye konuştu. "Masada yoklar, sahada yoklar, bankamatikte çoklar" "Bugün İzmir’de Büyükşehir Belediye işçileri grevde. Bu grev yıllardır yönetilemeyen İzmir Büyükşehir Belediyesinin iflasının resmidir" diyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’e CHP belediyeciliği tarafından yapılmayan alt yapı çalışmaları, üst yapı yatırımları, nitelikli eser ve hizmet yoksunluğu bugünkü tabloya davetiye çıkardı. Çünkü balık baştan kokmuştu. Belediyedeki hizmet ve liyakat esaslı insan kaynağı yerine siyasal odaklı kadrolaşma bugünkü sonucu doğurdu. Mevcut 24 bin kişilik kadronun üzerine son 6 yılda 14 bin kişi daha alınır mı? Yani yüzde 60’a yakın bir personel artışından bahsediyoruz. Grev yapan sendika başkanının bile tam 16 yakını şu anda belediyede maaş alıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grubumuz denetim raporunda çıkardı. Gerçekten çalışan işçi kardeşlerimiz, mevcut çalışmasından çok daha fazla mesai yapıyor. Hala 10 yıl geriye dönük iznini bile kullanamayan işçiler var. Yeni istihdam ettikleri 14 bin işçinin tamamı sahada çalışıyor olsaydı çalıştığından iki kat fazla mesai yapan ESHOT şoförlerimiz geçmişe dönük izinlerini kullanabilirdi. Yük, sahada çalışan işçinin sırtında. Şoför diye almışsınız şoförlük yapmıyor, temizlikçi diye almışsınız temizlik yapmıyor. Masada yoklar, sahada yoklar, bankamatikte çoklar. Bir belediye 6 yılda SGK’ya 15 milyara yakın borç yapıp bir kuruş ödemez mi? Hala burada suçu merkezi hükümete atarak işten sıyrılma peşindeler. İzmir’in yaşadığı grev krizi beceriksizliğin, liyakatsizliğin, popülist belediyeciliğin sonucudur. İzmir’in kaynaklarını eşe, dosta, bankamatikçilere değil; gerçekten hizmet üreten, çalışan, ter döken kardeşlerimize harcayın. Bugün İzmir halkına dayanışma çağrısı yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı eğer uyarılarımıza kulak assaydı, belediyeyi siyasi kadroların istihdam alanına çevirmeseydi bugün çok daha güzel şeyleri konuşuyor olacaktık." "Bu yürüyüşümüzün en güçlü yanı teşkilatımızdır" Saygılı, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "İzmir İl Kongremizde Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. İzmir’i günbegün eriten, marka değerini düşüren, yatırım, hizmet ve eserden mahrum bırakan malum belediyeciliğe muhalefet etmeye ve İzmir’i AK kadrolarla yönetmeye nail olmak için alın ve akıl teri döküyoruz. Bu yürüyüşümüzün en güçlü yanı teşkilatımızdır. Bu yürüyüşün en temiz, en hakiki ve en hasbi aktörü teşkilatımızdır. Her gün bir önceki günden daha fazla azim göstererek inşallah aydınlık bir istikbale Türkiye’yi taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehrini hep birlikte inşa edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle Kurban Bayramı’nın hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."
’Doğanlar suç örgütü’ne yönelik soruşturmada iddianame hazırlandı
02 Haziran 2025 Pazartesi - 19:28 ’Doğanlar suç örgütü’ne yönelik soruşturmada iddianame hazırlandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda ’Doğanlar suç örgütü’ olarak bilinen organize suç yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada 112 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede şüpheliler hakkında 18 yıldan 130 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgüt liderliğini M.D.’nin yaptığı, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yağma, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi, TCK 188" suçlarını işleyen ve kamuoyunda ’Doğanlar suç örgütü’ olarak bilinen yapılanmaya yönelik emniyet güçleri tarafından 21 Eylül 2024 günü operasyon gerçekleştirilmişti. Şüphelilerin adreslerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleşen eş zamanlı baskınlarda suç örgütü lideri M.D. ile E.D., C.D., E.D., A.D., E.D., H.G., H.K. ve R.A. kıskıvrak yakalanmıştı. Şüphelilerin iş yeri ve evlerinde yapılan aramalarda 2 pompalı tüfek, 5 adet senet, 27 fişek, 17 kartuş, bin 335 adet sentetik uyuşturucu hap, 20 gram esrar maddesi, 10 bin 500 TL, 3 bin 600 dolar, 150 euro ve 100 sterlin, 3 adet isim soyisim ve ödeme bilgilerinin olduğu ajanda ve 5 adet senet ile çok sayıda dijital ele geçirilmişti. Kapsamlı dosya hazırlandı Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, nitelikli yağma, örgütlü tefecilik ve silahla tehdit suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesi uyarınca yapılan dinleme işlemleri doğrultusunda 5’i tutuklu 6 şüpheli hakkında toplam 14 mağdura yönelik olarak suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla nitelikli yağma, örgüt faaliyeti çerçevesinde tefecilik, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, mala zarar verme ve var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak silahla tehdit gibi ağır suçlamalar yöneltilen şüpheliler hakkında kapsamlı bir dosya hazırlandı. Toplam 8 klasörden oluşan dosya kapsamında hazırlanan 112 sayfalık iddianamede, şüphelilerin eylemleri doğrultusunda 18 yıldan 130 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. Hazırlanan iddianame, ağır ceza mahkemesine sunuldu.
Ege denizinde Anadolu Yıldızı 2025 tatbikatı
02 Haziran 2025 Pazartesi - 15:14 Ege denizinde Anadolu Yıldızı 2025 tatbikatı Yunanistan’ın Sakız ve Midilli adalarının arasında kalan uluslararası sularda gerçekleştirilen Anadolu Yıldızı-2025 Arama ve Kurtarma Tatbikatı nefesleri kesti. Ege Ordusu Komutanlığı koordinesinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının katılımıyla icra edilen Anadolu Yıldızı-2025 Arama Kurtarma Tatbikatı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir ve Ege Ordusu Komutan Yardımcısı Tümgeneral Emre Tayanç’ın katılımıyla başladı. Anadolu Yıldızı-2025’in ilk aşamasında Kara Kuvvetleri’nden bir arama kurtarma helikopteri, Hava Kuvvetleri’nden bir arama kurtarma uçağı ve bir arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri’nden bir fırkateyn, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 4 Sahil Güvenlik botu, bir arama kurtarma uçağı, 2 arama kurtarma helikopteri ile 2 arama kurtarma gemisi görev aldı. Türk Arama Kurtarma Bölgesinde tehlikede bulunan kuru yük gemisinden alınan yardım çağrısı üzerine ekipler harekete geçti. Senaryo uygulandı Yunanistan’ın Sakız ve Midilli adalarının arasında kalan bölümde gerçekleşen senaryo gereği yanan geminin yardım çağrısı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezine bildirildi. Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinin başlattığı harekatta, senaryo gereği imkanların yetersiz olması nedeniyle Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinden yardım talebinde bulunuldu. Talep üzerine, Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından; kara ve deniz kuvvetleri komutanlıkları arama kurtarma koordinasyon merkezlerine müşterek arama kurtarma harekatı başlatma emri verildi. Tatbikat nefes kesti Nefes kesen tatbikatta, ticaret gemisindeki temsilen 3 cansız manken ve 7 personel denize bırakıldı. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait havada 6 saat görev yapabilen CN-235 Casa arama kurtarma uçağı, kazazedeleri tespit etmek için olay mahalline geldi. Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait CN-235 Casa arama kurtarma uçağı ile bölgeye kurtarma botu ve arama kurtarma ihtisaslı personellerin bırakılırken, bölgeye intikal eden Sahil Güvenlik arama kurtarma helikopteri ve tamamen Türk mühendisleri tarafından dizayn edilerek Türk tersanelerinde inşa edilen Sahil Güvenlik botları toplamda 2 kazazedeyi kurtardı. Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik komutanlıklarına ait arama kurtarma helikopterlerinin toplam 3 kazazedeyi kurtarmasının ardından Türk mühendisler tarafından inşa edilen TCSG Dost’a ait hızlı kurtarma botları tarafından da 2 kazazede kurtarıldı. Yerli ve yabancı gözlemciler ile basın mensuplarının TCSG Güven gemisinden takip ettiği tatbikata 11 ülkeden 11 gözlemci katıldı. İkinci aşama karada Tatbikatın ikinci safhası ise yarın İzmir Menemen Dumanlı Dağında gerçekleştirilecek. Bu safhada, senaryo gereği dağa tırmanış yapan dağcı grubunun kaybolduğu bilgisi gelmesi üzerine arama kurtarma harekatı başlatılacak ve kurtarılan dağcılar sağlık tesisine götürülecek. Tatbikat, katılan unsurların müşterek senaryo içerisinde birlikte arama kurtarma harekatı yapabilme yeteneklerini artırarak eğitimlerini geliştirmek, TSK ve Türk arama kurtarma teşkilatları arasındaki koordinasyon hususları ile arama kurtarma komuta kontrol sistemlerini denemek, bu sırada ortaya çıkabilecek aksaklıkları tespit etmeyi hedefliyor.
Ege denizinde Anadolu Yıldızı 2025 tatbikatı
02 Haziran 2025 Pazartesi - 15:13 Ege denizinde Anadolu Yıldızı 2025 tatbikatı Yunanistan’ın Sakız ve Midilli adalarının arasında kalan uluslararası sularda gerçekleştirilen Anadolu Yıldızı-2025 Arama ve Kurtarma Tatbikatı nefesleri kesti. Ege Ordusu Komutanlığı koordinesinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının katılımıyla icra edilen Anadolu Yıldızı-2025 Arama Kurtarma Tatbikatı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir ve Ege Ordusu Komutan Yardımcısı Tümgeneral Emre Tayanç’ın katılımıyla başladı. Anadolu Yıldızı-2025’in ilk aşamasında Kara Kuvvetleri’nden bir arama kurtarma helikopteri, Hava Kuvvetleri’nden bir arama kurtarma uçağı ve bir arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri’nden bir fırkateyn, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 4 Sahil Güvenlik botu, bir arama kurtarma uçağı, 2 arama kurtarma helikopteri ile 2 arama kurtarma gemisi görev aldı. Türk Arama Kurtarma Bölgesinde tehlikede bulunan kuru yük gemisinden alınan yardım çağrısı üzerine ekipler harekete geçti. Senaryo uygulandı Yunanistan’ın Sakız ve Midilli adalarının arasında kalan bölümde gerçekleşen senaryo gereği yanan geminin yardım çağrısı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezine bildirildi. Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinin başlattığı harekatta, senaryo gereği imkanların yetersiz olması nedeniyle Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinden yardım talebinde bulunuldu. Talep üzerine, Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından; kara ve deniz kuvvetleri komutanlıkları arama kurtarma koordinasyon merkezlerine müşterek arama kurtarma harekatı başlatma emri verildi. Tatbikat nefes kesti Nefes kesen tatbikatta, ticaret gemisindeki temsilen 3 cansız manken ve 7 personel denize bırakıldı. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait havada 6 saat görev yapabilen CN-235 Casa arama kurtarma uçağı, kazazedeleri tespit etmek için olay mahalline geldi. Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait CN-235 Casa arama kurtarma uçağı ile bölgeye kurtarma botu ve arama kurtarma ihtisaslı personellerin bırakılırken, bölgeye intikal eden Sahil Güvenlik arama kurtarma helikopteri ve tamamen Türk mühendisleri tarafından dizayn edilerek Türk tersanelerinde inşa edilen Sahil Güvenlik botları toplamda 2 kazazedeyi kurtardı. Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik komutanlıklarına ait arama kurtarma helikopterlerinin toplam 3 kazazedeyi kurtarmasının ardından Türk mühendisler tarafından inşa edilen TCSG Dost’a ait hızlı kurtarma botları tarafından da 2 kazazede kurtarıldı. Yerli ve yabancı gözlemciler ile basın mensuplarının TCSG Güven gemisinden takip ettiği tatbikata 11 ülkeden 11 gözlemci katıldı. İkinci aşama karada Tatbikatın ikinci safhası ise yarın İzmir Menemen Dumanlı Dağında gerçekleştirilecek. Bu safhada, senaryo gereği dağa tırmanış yapan dağcı grubunun kaybolduğu bilgisi gelmesi üzerine arama kurtarma harekatı başlatılacak ve kurtarılan dağcılar sağlık tesisine götürülecek. Tatbikat, katılan unsurların müşterek senaryo içerisinde birlikte arama kurtarma harekatı yapabilme yeteneklerini artırarak eğitimlerini geliştirmek, TSK ve Türk arama kurtarma teşkilatları arasındaki koordinasyon hususları ile arama kurtarma komuta kontrol sistemlerini denemek, bu sırada ortaya çıkabilecek aksaklıkları tespit etmeyi hedefliyor. (Hİ-
Başkan Tugay’dan sert çıkış: "İşinizi kaybetmeye kadar gidebilir"
02 Haziran 2025 Pazartesi - 14:14 Başkan Tugay’dan sert çıkış: "İşinizi kaybetmeye kadar gidebilir" İzmir’de 23 bin belediye çalışanı tarafından gerçekleştirilen grevin 5’inci gününde DİSK’e bağlı Genel İş Sendikasına tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bizim sayemizde örgütlendiniz. İzmir de, İzmir Büyükşehir Belediyesi de önünüzde diz çökemeyecek. Greve katılmama kararı almış çalışanlara saygı göstermeniz gerekiyor, onları sendikadan atmakla tehdit edemezsiniz. Çalışmak isteyene engel olursanız bu suçtur, hukuki sonucu işinizi kaybetmeye kadar gidebilir" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Bornova Belediyesi Meclis Salonu’nda basın mensuplarına açıklama yaptı. Toplantıya ilçe belediye başkanları da katılırken Başkan Tugay, grev süreci ile ilgili son durum hakkında bilgilendirme yaptı. Sendikanın uzlaşma taraftarı olmadığını belirten Başkan Tugay, sert açıklamalarda bulundu. "Çalışanlarımız sendika tarafından tehdit ediliyor" Sendika temsilcilerinin belediye çalışanlarına yönelik tehditkar sözler ettiğini söyleyen Başkan Tugay, "Genel-İş Şube yöneticileri aleni olarak çalışanları tehdit ediyorlar. Çok yalan söylediler, söylemeye devam ediyorlar. Bize gelen bilgilere göre neredeyse 2 saatte bir yoklama alınıyor, imza alınıyor. Sendikal haklardan yararlanamazsanız, sendikadan atarız diye tehdit ediyoruz diyenler. Bunu söyleyen çok sayıda çalışanımız var. Çalışanın işini yapmasına da engel oluyorlar. Park, bahçe şantiyesi girişine şube başkanı sandalye atıp geçişe engel oluyor. Yollar kapatılıyor, araçların anahtarları alınıp gidiliyor. Bu çöpleri toplayamazsınız dediler bana. Bu bizim ekmeğimizle oynamak dediler. Peki bunun adı halkın sağlığı ile oynamak değil mi? "İşinizi kaybetmeye kadar gidebilir" Başkan Tugay, belediye çalışanlarını engellemeye çalıştığını söylediği sendika üyelerine yönelik, "Dün akşam plansız bir saha temizlik çalışması oldu, bu plansız bir şeydi. O görüntünün çok kötü olduğunu görünce bireysel olarak ben toplamak istedim. Bugün tartışıp yarın yaparız diyordum ama o görüntüyü görünce grevde olmayan arkadaşlarımızı çağırarak çalışma başlattık. Ancak sendika temsilcisi oraya gelerek ‘bunu yapmazsınız’ dedi. Çalışmama kararı alma hakkı tüm işçilerin, bu kararı alabilir, siz de ona uyabilir ya da uymayabilirsiniz. Greve katılıp katılmama hakkı özgürce bir haktır. Ben grev hakkımı kullanacağım derseniz sigorta ödemeniz, maaşınız durur ve evinize gidersiniz. İşyerini de terk etmeniz gerekiyor. Greve katılmama kararı almış çalışanlara da saygı göstermeniz gerekiyor, onları sendikadan atmakla tehdit edemezsiniz. Onlar ben çalışacağım dediği zaman bunu yapamazsın diyemezsiniz, çalışmak isteyene engel olursanız bu suçtur, hukuki sonucu işinizi kaybetmeye kadar gidebilir" sözlerine yer verdi. "En iyi teklifi verdik" Büyükşehir Belediyesi olarak en iyi maaş teklifinde bulunduklarını söyleyen Tugay, "Diğer belediye başkanları ile görüştüm, bizim verdiğimiz rakamların 25 bin lira altında veriyor. Türkiye’de en iyi teklifi verdik, sadece benden önceki belediye başkanının diğer şirketle imzaladığı anlaşma dışında. Bizim kapımız açık, verebileceğimiz en iyi teklifi verdik, bundan ötesi İzmir’e hizmet etmemek, belediyeyi borç yükü altına sokmak, SGK ve vergi borcunu artırmak anlamına gelir. Bütçemize göre hareket etmek zorundayız. Sendikanın bunu anlaması gerekiyor" diye konuştu. "Lanet olsun onlara" Açıklamasında sert sözlere de yer veren Başkan Tugay, "Bunun adı işçi düşmanlığı diyenler; lanet olsun onlara... Biz hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız ama bu bütçeyi öyle yönetmeliyiz ki, üzerimize düşen hizmeti yerine getirelim. Başka türlüsü adaletsizliktir. İşçileri ve yurttaşlarımı tahrik etmeye çalışanlara dikkat etsinler ve şunu sorsunlar; ’Neden İzmir?’ Çalışmak isteyen işçinin üzerinde tehditle baskı kurmak kimin işi, bu kime hizmet ediyor dikkat etsinler. "Yereldeki temsilcilerimizin yeterli çabası yok" Açıklamasında CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından yeterli destek görmediklerinden yakınan Cemil Tugay, "Genel merkezimizden bizi arıyorlar, destek oluyorlar ama yereldeki temsilcilerimizin yeterli çabası olmadığını görüyorum" ifadelerini kullandı. "Şoförlerin maaşı belediye başkanından fazla" Bazı ilçelerde otobüs şoförlerinin başkanların maaşını geçtiğini söyleyen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anda ESHOT şoförü zaten mesaisiyle 100 bin lira maaş alıyor, şimdiki zammı da onun üstüne koyacak. Belediye Başkanlarımızla görüştüm. Şoförlerin maaşının belediye başkanı maaşını geçtiği ilçeler var. Bu mu sizin ülkeye sahip çıkışınız? Bataklığı bununla mı kurtaracaksınız? İzmir’i de, İzmir Büyükşehir Belediyesini de önünüzde diz çöktürtmeyeceğiz."
Fen araştırma projesi şampiyonları Mira ve Beren oldu
02 Haziran 2025 Pazartesi - 13:49 Fen araştırma projesi şampiyonları Mira ve Beren oldu İzmir’de özel bir lise tarafından düzenlenen 20. Fen Araştırma Projeleri Yarışmasının ortaokul klasmanındaki galibi, ortaokul öğrencileri Mira Şakır ve Beren Ceylan oldu. Özel Ege Lisesinin geleneksel hale getirdiği, il genelindeki resmi ve özel ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen ve bu yıl 20.’si hayata geçirilen Fen Araştırma Projeleri Yarışmasının galibi İzmir Karşıyaka TAKEV Ortaokulu öğrencileri Mira Şakır ve Beren Ceylan oldu. Şakır ve Ceylan birincilik ödülü 30 bin TL’yi de almaya hak kazandı. Fen Bilimleri dalında farklı okullardan projelerin yer aldığı, öğrencilerin bilimsel düşünme ve araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yarışmada, Mira Şakır ve Beren Ceylan, "Sonbaharda Dökülen Çınar ve Dut Ağacı Yapraklarının Kâğıt Yapımına Uygunluğunun Araştırılarak Atık Yönetimine Katkısının İncelenmesi" başlıklı proje birincilik ödülüne layık görüldü. Şampiyon öğrenciler, hazırladıkları proje ile doğaya duyarlı ve sürdürülebilir bir atık yönetimi yaklaşımı sunmayı hedeflediklerini ifade ederek, "Sonbaharda dökülen yaprakların geri dönüşüm potansiyelini bilimsel yöntemlerle ortaya koymaya çalıştık. Çevre bilinciyle harmanlanmış bilimsel bir araştırma hazırlamak bizi çok heyecanlandırdı. Birinci olduğumuz için çok mutluyuz. Öğretmenimize ve destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz." dedi. Projeye büyük emeklerle hazırlandıklarının altını çizen Proje Danışman Öğretmeni Özde Çokan, "Öğrencilerimiz doğada atık olarak görülen yaprakların aslında ne kadar değerli birer hammadde olabileceğini gösterdi. Bu başarı, öğrencilerimizin araştırma yetenekleri kadar sürdürülebilirlik konusundaki farkındalıklarını da ortaya koydu. Onlarla gurur duyuyorum." şeklinde konuştu. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sağlam, Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin İşlek Coşkun ve Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Ayşegül Yoltaş’ın jüri üyeliği yaptığı yarışmada 2.lik ödülünü Sıfır Atıklı Mutfaklarda Kombucha ile Sağlıklı Spagetti ve Havyar Görünümlü Şekerleme Yapımı proje ile Özel Eraslan Ortaokulu, 3.’lük ödülünü ise Ferromanyetik Metal Toplayıcı isimli proje ile İsmet Sezgin Ortaokulu elde etti.
İzmir Vakıflar’dan 624 minik kalbe bayram sevinci
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:14 İzmir Vakıflar’dan 624 minik kalbe bayram sevinci İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Kurban Bayramı öncesinde yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında öksüz, yetim ve ihtiyaç sahibi 624 çocuğun bayramlık kıyafet alışverişine katkı sağlayarak onların bayram sevincine ortak oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mazbut vakıfların vakfiye şartları doğrultusunda düzenli olarak sürdürülen bu anlamlı destek programı, bu yıl da İzmir ve Manisa’daki çocuklar için umut kaynağı oldu. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün koordinasyonuyla gerçekleştirilen çalışma sayesinde yüzlerce çocuk, bayram sabahına yeni giysilerle ve yüzlerinde tebessümle uyanacak. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri, "Vakıf kültürü sadece tarihi yapıları korumakla sınırlı değildir; aynı zamanda insanı yaşatma, ihtiyaç sahibine ulaşma anlayışıdır. Vakıf senetlerinde yer alan bu tür hayır şartlarını günümüzde de uygulamak, vakıf ruhunu canlı tutmak ve toplumsal faydayı sürdürülebilir kılmak açısından büyük önem taşımaktadır." açıklamasında bulundu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün geçmişten günümüze uzanan hayır anlayışını bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturan bu yaklaşım, toplumda dayanışma ve merhamet duygularını da pekiştiriyor. Çocuklardan ve ailelerden gelen teşekkür mesajlarıyla moral bulan ekip, bu tür sosyal yardımlara önümüzdeki yıllarda da aynı duyarlılıkla devam edeceklerini vurguladı.