Yerel Haberler
İzmir
Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı 17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29:54 Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:12 Menemen’de festival coşkusu yağmur dinlemedi Cuma günü başlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, ikinci gününde de İzmir ve çevre illerden insan seline sahne oldu. Akşama doğru başlayan yoğun yağış, meydanı hıncahınç dolduran kalabalığa geri adım attırmadı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" dedi. Emiralem’de bu yıl uluslararası boyuta taşınan festival coşkusu, ikinci gününde de muhteşem anlara sahne oldu. Dev festival alanında binin üstündeki stantta, çilek başta olmak birçok ürünün alışverişi yüzleri güldürürken, gerçekleştirilen etkinlikler de ziyaretçilerden tam not aldı. Festivalin ikinci gününde coşkunun doruğa çıktığı anlarsa akşam saatlerinde yaşandı. Yoğun yağmurdan kaynaklı olarak konser alanında oluşabilecek teknik riskler hakkında bilgilendirilen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, liderlik sorumluluğuyla ekibine gerekli talimatları vererek konserin gerçekleştirilmesine karar verdi. Başkan Pehlivan’ın kararı, konser alanında duyurulduktan sonra, alanda gençlerin yoğun alkışı yükseldi. Konser alanına yalnızca Menemen’den değil Ege’nin her şehrinden ve İzmir’in her ilçesinden gelen gençler büyük sevinç yaşadı. "Yağmur da yağsa, gök de gürlese, ben bu gençlerden ayrılmam" Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun sunum ve performansıyla başlayan program, Girift Band, Okan Bear ve Royal ile müzik ziyafetine dönüşürken, gençlerin heyecanla beklediği Murat Boz konseri öncesindeyse sahneye Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan çıktı. Kürsüye adımını attığı anda ilk olarak gençlere hitap eden Başkan Pehlivan, "Kıymetli gençler, yağmur altında bile sizlerle birlikte olmak ne güzel. Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" derken, alanı dolduran gençler de bu sözlere alkışlarla karşılık verdi. "Ne yapıyorsak, bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz" Başkan Pehlivan, "Mega projelerimizden dev hizmetlere kadar ne yapıyorsak, ilçemiz için yapıyoruz. Kadınlarımız için yapıyoruz. Çocuklarımız için yapıyoruz. Bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz. Çünkü gençlik varsa umut vardır. Ne diyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ’Bütün ümidim gençliktedir’ diyor. Biz de ümidimizi gençliğe taşıyoruz. Bu gece bu meydanda da emeğin, alın terinin, üretimin ve gülen yüzlerin festivalinde, siz gençlerin enerjisi bize de geçiyor. İşte bu yüzden Menemen’de yüzmeden cimnastiğe 17 farklı branşta spor kursunu, piyanodan dramaya kadar 18 farklı branşta kültür sanat kursunu; toplam 35 ayrı kursu, başka yerlerde kaç lira diye hesap etmeden, Menemen’imizde tamamen ücretsiz olarak sunuyoruz. Nasıl iyi mi gençler? Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde eser üretmek var. İnsanlarımızın hayatına dokunmak var. Çok şükür bugüne kadar Menemen’imize nice eserler kazandırdık. İnşallah başta 19 Mayıs’ta açacağımız Kent Gözü Alanımız olmak üzere nice eseri de bu güzel kente kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Murat Boz sahnede devleşti Başkan Pehlivan’ın sık sık alkışlarla kesilen konuşması sonrasındaysa gecenin ritmini belirleyen isim, sahnelerin sevilen yıldızı Murat Boz oldu. Boz, konser alanını dolduran binlere hayranının ezbere eşlik ettiği şarkılarıyla birlikte, konsere katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı.
İzmir’de işten çıkartılan belediye işçileri eyleme gidiyor
24 Haziran 2025 Salı - 16:24 İzmir’de işten çıkartılan belediye işçileri eyleme gidiyor Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, sendikalarına üye bin 30 belediye işçisinin kişinin işten çıkarılma kararı sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmek için İzmir’e geldi. Görüşmeden sonuç çıkmadığını belirten Yurdakul, 1 Temmuz tarihinde eylem başlatacaklarını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan İZDOĞA, İZULAŞ ve İZBETON şirketlerinde çalışan ve Belediye-İş sendikasında örgütlü bin 30 işçinin işten çıkarılması kararıyla ilgili Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve genel merkez yöneticileri İzmir’e geldi. Sabah saatlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşme gerçekleştiren Nihat Yurdakul ve heyet, daha sonra Belediye-İş Sendikası İzmir İl Temsilciğinde bir toplantı gerçekleştirdi. Başkan Tugay ile görüşmelerinden olumlu sonuç çıkmadığını söyleyen Yurdakul, yaptığı açıklamalarda işçilerin aldığı en düşük maaşı aktarırken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın haksız söylemlerde bulunduğunu söyledi. İşten çıkarılması kararlaştırılan işçiler ile birlikte 1 Temmuz’da Egemenlik Binası önünde olacaklarını söyledi. Yurdakul: "Doğru rakamları söyleyin" Basın açıklaması yapan Yurdakul, Başkan Cemil Tugay tarafından doğru rakamların telaffuz edilmediğini söyledi. Yurdakul, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bir haksızlık yapıldı. Ve inşallah bu haksızlık durur, devam etmez. Ama Sayın Başkan "devam ettireceğim" diyor. Bu yapılan haksızlık mutlaka bir gün geri döner, olumsuz olarak geri döner ve hepimize zarar verir. Ne diyor Sayın Başkan? Bunu yerel ve ulusal basına verdiği demeçlerde söyledi, sosyal medyada da söyledi: ’Belediye sendikası üyesi işçiler İzmir Büyükşehir’de en az maaş alan 81 bin lira alıyor ve Eylül ayında artacak zamla bu 130 bini buluyor" diyor. Arkadaşlar böyle bir zam yok, böyle bir para da yok. Bu doğru da değil. Bu yanlış bilgilendirme. Belgeler burada. Bu belgeleri belediyeden aldık. Doğru rakamları söyleyin. 4 grup var bizde ve 55 ile 65 arasında maaş alıyor" dedi. "İnsanların ekmeğiyle oynamak kadar kötü bir şey yok" Belediyeden çıkartılan işçilerin ekmeğiyle oynandığını söyleyen Yurdakul, "Yoksulluk sınırı 90 bin TL’yi buldu. İnsanların ekmeğiyle oynamak kadar kötü bir şey yok. İnsanların ailesini, çocuklarını aç bırakmakla açlıkla tehdit etmek kadar kötü bir şey olamaz. Bunları asla doğru bulmuyoruz. Doğru değil. İnşallah aklı selim olur Sayın Başkan da bunu düşünür. Siz işçi çıkararak, insanları aç bırakarak kimi rahatlatacaktınız? Ağaları mı, patronları mı? Diyor ki seçime 6 gün kala TİS imzalandı. Ya olur mu kardeşim sıkıştık biz. 5 Aralık’ta gelmiş yetkimiz. Bunun yasal süresi var. Ne yapacaktık? Ya greve girecektik, ya imzalayacaktık, ya da yetki düşürecektik. Yetkiyi düşürmek demek, temsil ettiğin insanlara ihanet demek. Böyle bir şey var mı? Bunu nasıl düşünürsünüz; sosyal demokrat bir anlayıştan olarak, emekten yana birisi olarak? Nasıl dersiniz?" açıklamasında bulundu. 1 Temmuz’da eyleme çıkılıyor İşten çıkartılan işçiler geri alınmazsa 1 Temmuz’da sokağa ineceklerini söyleyen Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü "Sesimizi çıkarmadık ama bizim yapacak artık bir şeyimiz yok. Anlatamadık derdimizi. Anlatmaya gücümüz yetmedi bu yöneticilerimize. Bizi sokağa mecbur bıraktılar, bizi sokağa attılar. Hep birlikte yürüyeceğiz ve bu iş İzmir halkının da desteğini de alacak. Ve Türkiye’deki tüm vatandaşlarımızın, insanlarımızın desteğiyle olacak. İnşallah 1 Temmuz’a kadar bu işten geri dönülür, işinden olan arkadaşlarımız işine iade edilir ve bu iş biter ve biz de birlikte kucaklaşırız; İzmir halkına hizmet vermek için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam ederiz. Sayın Başkan da insandır. Yanılabilir. Bir şey noksan yapmış olabilir. Biz oralı değiliz. Kimseye kim tutmayız, kimse düşmanımız değil. O bizim belediye başkanımız. Seçimde gelmiş. Saygı duyuyoruz. Ama o da bizim emeğimize, ekmeğimize, çocuklarımızın rızkına saygı duymalı. Sadece bunu rica ediyoruz, bunu istiyoruz. Eğer olmazsa 1 Temmuz’da Egemenlik Binası’nın önünde, meydandayız. İzmir’in tüm ilçeleri, hatta Türkiye’nin tüm illeri burada olacak, İzmir’de olacak."
İzmir’de işten çıkartılan belediye işçileri eyleme gidiyor
24 Haziran 2025 Salı - 16:08 İzmir’de işten çıkartılan belediye işçileri eyleme gidiyor Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, sendikalarına üye bin 30 belediye işçisinin kişinin işten çıkarılma kararı sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmek için İzmir’e geldi. Görüşmeden sonuç çıkmadığını belirten Yurdakul, 1 Temmuz tarihinde eylem başlatacaklarını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan İZDOĞA, İZULAŞ ve İZBETON şirketlerinde çalışan ve Belediye-İş sendikasında örgütlü bin 30 işçinin işten çıkarılması kararıyla ilgili Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve genel merkez yöneticileri İzmir’e geldi. Sabah saatlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşme gerçekleştiren Nihat Yurdakul ve heyet, daha sonra Belediye-İş Sendikası İzmir İl Temsilciğinde bir toplantı gerçekleştirdi. Başkan Tugay ile görüşmelerinden olumlu sonuç çıkmadığını söyleyen Yurdakul, yaptığı açıklamalarda işçilerin aldığı en düşük maaşı aktarırken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın haksız söylemlerde bulunduğunu söyledi. İşten çıkarılması kararlaştırılan işçiler ile birlikte 1 Temmuz’da Egemenlik Binası önünde olacaklarını söyledi. Yurdakul: "Doğru rakamları söyleyin" Basın açıklaması yapan Yurdakul, Başkan Cemil Tugay tarafından doğru rakamların telafuz edilmediğini söyledi. Yurdakul, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bir haksızlık yapıldı. Ve inşallah bu haksızlık durur, devam etmez. Ama Sayın Başkan "devam ettireceğim" diyor. Bu yapılan haksızlık mutlaka bir gün geri döner, olumsuz olarak geri döner ve hepimize zarar verir. Ne diyor Sayın Başkan? Bunu yerel ve ulusal basına verdiği demeçlerde söyledi, sosyal medyada da söyledi: ’Belediye sendikası üyesi işçiler İzmir Büyükşehir’de en az maaş alan 81 bin lira alıyor ve Eylül ayında artacak zamla bu 130 bini buluyor" diyor. Arkadaşlar böyle bir zam yok, böyle bir para da yok. Bu doğru da değil. Bu yanlış bilgilendirme. Belgeler burada. Bu belgeleri belediyeden aldık. Doğru rakamları söyleyin. 4 grup var bizde ve 55 ile 65 arasında maaş alıyor" dedi. "İnsanların ekmeğiyle oynamak kadar kötü bir şey yok" Belediyeden çıkartılan işçilerin ekmeğiyle oynandığını söyleyen Yurdakul, "Yoksulluk sınırı 90 bin TL’yi buldu. Yılbaşına kadar 100’ü de bulur. İnsanların ekmeğiyle oynamak kadar kötü bir şey yok. İnsanların ailesini, çocuklarını aç bırakmakla açlıkla tehdit etmek kadar kötü bir şey olamaz. Bunları asla doğru bulmuyoruz. Doğru değil. İnşallah aklı selim olur Sayın Başkan da bunu düşünür. Siz işçi çıkararak, insanları aç bırakarak kimi rahatlatacaktınız? Ağaları mı, patronları mı? Diyor ki seçime 6 gün kala TİS imzalandı. Ya olur mu kardeşim sıkıştık biz. 5 Aralık’ta gelmiş yetkimiz. Bunun yasal süresi var. Ne yapacaktık? Ya greve girecektik, ya imzalayacaktık, ya da yetki düşürecektik. Yetkiyi düşürmek demek, temsil ettiğin insanlara ihanet demek. Böyle bir şey var mı? Bunu nasıl düşünürsünüz; sosyal demokrat bir anlayıştan olarak, emekten yana birisi olarak? Nasıl dersiniz?" açıklamasında bulundu. 1 Temmuz’da eyleme çıkılıyor İşten çıkartılan işçiler geri alınmazsa 1 Temmuz’da sokağa ineceklerini söyleyen Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü "Sesimizi çıkarmadık ama bizim yapacak artık bir şeyimiz yok. Anlatamadık derdimizi. Anlatmaya gücümüz yetmedi bu yöneticilerimize. Bizi sokağa mecbur bıraktılar, bizi sokağa attılar. Hep birlikte yürüyeceğiz ve bu iş İzmir halkının da desteğini de alacak. Ve Türkiye’deki tüm vatandaşlarımızın, insanlarımızın desteğiyle olacak. İnşallah 1 Temmuz’a kadar bu işten geri dönülür, işinden olan arkadaşlarımız işine iade edilir ve bu iş biter ve biz de birlikte kucaklaşırız; İzmir halkına hizmet vermek için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam ederiz. Sayın Başkan da insandır. Yanılabilir. Bir şey noksan yapmış olabilir. Biz oralı değiliz. Kimseye kim tutmayız, kimse düşmanımız değil. O bizim belediye başkanımız. Seçimde gelmiş. Saygı duyuyoruz. Ama o da bizim emeğimize, ekmeğimize, çocuklarımızın rızkına saygı duymalı. Sadece bunu rica ediyoruz, bunu istiyoruz. Eğer olmazsa 1 Temmuz’da Egemenlik Binası’nın önünde, meydandayız. İzmir’in tüm ilçeleri, hatta Türkiye’nin tüm illeri burada olacak, İzmir’de olacak."
Lezzet tutkunları, Efeler Yolu Gastronomi Günleri’nde buluştu
24 Haziran 2025 Salı - 15:07 Lezzet tutkunları, Efeler Yolu Gastronomi Günleri’nde buluştu İzmir Valiliği, Efeler Yolu Gastronomi Günleri ile birbirinden önemli ismi Ödemiş ve Tire’de ağırladı. Etkinlik kapsamında bölgenin doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve zengin mutfak kültürü tanıtılarak, turizm ve gastronomi alanındaki potansiyeli gözler önüne serildi. Efe/zeybek temasını işleyen kültür rotasıyla geniş bir coğrafyayı kapsayan Efeler Yolu’nun tanıtımı için de önemli bir yere sahip olan Efeler Yolu Gastronomi Günleri, katılımcıların beğenisini topladı. Kendine has geleneksel mimari dokusunu günümüze kadar koruyabilmiş ender yerleşim yerlerinden biri olan; konakları, camileri, türbeleri, medreseleri, hamamları, çeşmeleri ve daha birçok eseriyle, beylikler döneminden başlayıp günümüze ulaşmış çok sayıda tescilli yapıya sahip Birgi’nin turizm potansiyeline de dikkat çekildi. Birgi içerisinde bulunan halkın kullanıma açık, odun ateşinde nohut mayalı ekmek pişirilen sokak fırınlarının asırlık geleneği ise Efeler Yolu Gastronomi Günleri’nde yaşatıldı. İlk gün: Lübbey, Ödemiş ve Birgi Efeler Yolu Gastronomi Günleri’nin ilk gününde; Lübbey, Ödemiş ve Birgi rotası gezildi. Bir vadinin yamaçlarına serpilmiş ve "Hayalet Köy" olarak bilinen Lübbey ile başlayan gezi rotası, Ödemiş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ile devam etti. Konuklar ardından Ödemiş’in 1926 yılındaki ilk otellerinden olan şimdilerde ise Ödemiş ve Küçükmenderes havzasının geçmişini ve kültürünü tanıtmak amacıyla müze haline getirilen Kent Arşivi’nde geçmişe yolculuk yaptı. Coğrafi işaretli ‘’Töngül Pide’’ ve ‘’Ödemiş Tulum Peyniri’’ katılımcıların beğenisine sunuldu. Sonrasında Birgi’nin simgelerinden olan Çakırağa Konağı’nın bahçesinde, bölgeye has özellikli ürünlerin kullanıldığı akşam yemeği İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın ev sahipliğinde, menüsü İzmirli ünlü Şef Osman Sezener tarafından hazırlandı. Yüzyıllardır ayakta kalan Çakırağa Konağı’nda ise Efeler muhteşem bir gösteriye imza attı. Efeler, alanda yer alan küçük Efeler ile bir araya gelerek misafirlere unutamayacakları bir an yaşattı. Vali Elban: "Tarihimiz açısından çok özel bir yere sahip" Efeler Yolu Gastronomi Günlerinde lezzet tutkunlarıyla bir araya gelen İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, çok güzel bir coğrafyaya sahip olunduğunu ifade ederek, "Hem doğal güzellikler açısından hem tarihi varlıkları açısından, hem de iklim, doğal ürünler ve gastronomi zenginliği açısından çok özel bir havzadan bahsediyoruz. Bu havza milli tarihimiz ölçüsünde de çok özel bir yere sahip. Efeler Yolu ile ilgili çalışmayı ülkemizin ve dünyanın kamuoyuna sunmak istiyoruz ki buradaki yerel kalkınmaya katkısı olsun. İzmir, çok önemli bir ticari limanı olan ve dünyayla çok entegre bir şehirde yer almasına rağmen, iç bölgeler daha doğal, daha bakir kalmayı başarmış ve neredeyse şehir dışında hiç göç almamış. Ova kesimi dışında hızlı bir nüfus vermeye başlamış. Burada da ciddi manada nüfus azalışı olmuş. İnşallah bu çalışmalar sonunda kırsalda hem mevcut nüfusun korunması hem de belki giden belli bir nüfusun geri dönüşü sağlanarak, ekonomik canlılığa aracılık etmiş oluruz" dedi. "Herkesin bu güzelliklerden yararlanmasını temenni ediyorum" Türkiye’deki kestanenin yüzde 70’inin bu havzalarda yetiştiğini dile getiren Vali Elban, "Ancak ekonomiye nihai ürün olarak işleyen başka yerler bu konuda daha hızlı yol alıp meşhur olmuş. Bu havzada zeytininden incirine, kestanesinden tıbbi aromatik birçok ürünü doğal haliyle görebiliyorsunuz. İncirde, zeytin çeşitleri ve özellikle doğal zeytinleri ve zeytinyağında da çok iddialı bir bölge. Zeytinin yaprağı konusunda ilaçlamanın ve gübrelemenin olmadığı bir yer. Tüm bunların mutfağa girince nasıl bir duruma dönüştüğünü anlatmaya gerek yok. Bir yıldan beri bu coğrafyada geziyoruz, Efeler Yolu’nda yürüyoruz. Hem spor yapıyoruz hem coğrafyayı tanıyoruz hem de İzmir’in bu güzelliğini yaşıyoruz. Sadece gastronomisiyle değil, doğa sporları ve diğer etkinliklerle de inşallah herkesin bu güzelliklerden yararlanmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Özgür Özkaya: "Efe-zeybek kültürünün kalbi olarak nitelendirebiliriz" Gastronomi Günleri’ne katılan lezzet tutkunları, Efeler Yolu Direktörü Prof.Dr. Özgür Özkaya’dan süreç ve yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgi aldı. Özkaya, "Efeler Yolu önemli yolları birbirine bağlayan 513 kilometrelik kültür rotası. Bu rota Bozdağ sıra dağlarını ve Aydın sıra dağlarını ki bu dağlar Manisa’yı İzmir’den, İzmir’i Aydın’dan ayıran dağları kapsıyor. Efe-zeybek kültürünün kalbi olarak nitelendirebiliriz. Türkiye’de daha önce yapılmamış özgün ve dünyada da daha önce yapılmamış unsurları barındırıyor. Bunlardan en önemlisi her etabın bir köyde sonlanıyor olması. Amacımız ileride anlatabilecek bir mühür ve pasaport ile Efeler Yolu rotasında yer aldıklarını göstermeleri. Ayrıca yürüyüşçülerin dağda kalmadan köylere girmesini oraları görmesini sağlamak. Efe-zeybek kültüründen önemli köyleri, yaylaları kullanarak birbirine bağladık, işaretledik ve kültür rotası oluşturduk. Bunun yanında Türkiye’nin en güzel köyleri olarak ifade edilen yerlerin de tanıtımına katkı sunmak için çalışıyoruz" diye konuştu. İkinci gün; Tire Etkinliğin ikinci gününde ise 650 yıllık Ahilik geleneği ile Tire Pazarı’nın açılışı dualar eşliğinde yapıldı. Konuklar, esnasın adetlerinden olan Tire esnaf kahvaltısı olan Tak Tak Kebabı ve Tandır Çorbasının tadına baktılar. Türkiye’nin en büyük açık hava pazarı olan Tire Pazarı’nın 2 bine yakın tezgâhı ile sadece Tire için değil yöre için de önemine dikkat çekildi. Ardından Tire Süt Ürünleri Kooperatifi ziyaret edildi. Bölgenin süt ürünleri zenginliği, peynir çeşitleri ve kooperatifin oluşturduğu etki hakkında kooperatif başkanı Osman Öztürk, bilgi verdi. Efeler Yolu’nun en güzel noktalarından, yenilebilir otlar açısından çok zengin bir yer olan Kaplan Köyü ziyaretinde dünyanın en sağlıklı mutfaklarından sayılabilecek bölgenin mutfak kültürü konuklara aktarıldı. Nohut mayalı Kahrat ekmeği, çamur peyniri, bölgenin zeytinyağı, lor tatlısı, lalengi ve Tire köftesi tanıtıldı. Efeler Yolu Rotasında Kaplan Köyünün amblemi bir kaplan türü olan Anadolu Parsı’nın en son burada fotokapana yakalanmış olmasına, Güme Dağlarındaki yaban hayatın çeşitliliğinin korunması için yapılan çalışmalara da dikkat çekildi. Kaplan Dağ’da yer alan şef Lütfi Çakır ve şef Deniz Çakır tarafından Tire’ye ait hazırlanan özel yemekler, misafirlerin beğenisine sunuldu. Efeler kültür yolu rotası nedir? İzmir’in Bornova ilçesinden başlayarak Nif dağı ve Bozdağ sıradağlarını geçerek Kiraz’ın yaylalarını dönen ve devamında Aydın sıradağları üzerinden Efes-Selçuk’ta bulunan Meryemana’da sonlanan Efeler Yolu, 513 kilometrelik çok etaplı ve işaretli bir yürüyüş yolu. Efeler Yolu aynı zamanda bir pasaport ve mühür sistemine sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Efeler Yolu, bakir yaylalar ve dağ geçitleri kullanarak kültürel zenginlikleri günümüze taşıyan önemli köyleri de içinde barındırıyor. Yol, 27 ana etap ve 1 alternatif hat olmak üzere 28 etaptan oluşuyor. Efeler Yolu, sorumlu turizme yönelik çalışmaları ve fark oluşturan özellikleriyle Green Destinations "Top 100 Stories" arasında yer almaya hak kazandı. Diğer yandan Efeler Yolu, daha ilk yılında tüm dünyada satışa çıkan Lonely Planet’in Türkiye Rehber Kitabı’nda yerini aldı. Rota, 2025 yılının hemen başında Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın (Cultural Route of the Council of Europe) Yaylacılık Patikaları (Transhumance Trails and Rural Roads-TT&RR-) ağına kabul edildi. Bu önemli gelişmeyle birlikte, Türkiye’den bu programa kabul edilen rota sayısı 12’ye yükselirken, Efeler Yolu konseyin TT&RR ağına dâhil edilen ilk kültür rotası oldu. Söz konusu özellikleriyle Efeler Yolu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından oluşturulan GoTurkiye platformunda tanıtılıyor.
Sıcak çarpmasından basit önlemlerle korunmak mümkün
24 Haziran 2025 Salı - 11:11 Sıcak çarpmasından basit önlemlerle korunmak mümkün Sıcak çarpması vücudun ısı ayarlama mekanizmasını bozarak ölüme kadar giden sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzm. Dr. Tuncay filiz, yaz sıcaklarının başladığına dikkat çekip "sıcak çarpması"na karşı uyarılarda bulundu. Sıcak çarpmasının vücudun termoregülasyon (beden ısısı ayarlama merkezi) mekanizmasının ayarlarını bozduğunu, bu bozulma sonucunda vücut ısısının düşme yerine çok yüksek derecelere çıkabildiğini belirten Uzm. Dr. Filiz, "Vücut ısımız 41 dereceyi aşınca beyin hücrelerinde ciddi tahribatlar oluşur ve termoregülasyon mekanizması devre dışı kalır. Basit ama etkili yöntemlerle korunmak mümkün" dedi. Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuncay Filiz, nem arttıkça daha da fazla hissedilecek sıcaklıkların sağlığımıza olumsuz etkileri konusunda önemli bilgiler verdi. Uzm. Dr. Filiz vücudumuzun sıcak ya da soğuk ortamlarda ısısını korumak için beyin tarafından yönetilen, termoregülatör denilen bir ısı ayarlama mekanizmasına sahip olduğunu söyledi. Bu mekanizmanın bozulmasının ölüme kadar giden ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Uzm. Dr. Filiz, şöyle konuştu: "Sıcak çarpması, aşırı sıcak etkisiyle yaşam fonksiyonlarının bozulması, yaşam fonksiyonlarındaki bu bozulma vücudumuzun termoregülasyon mekanizmasının zarar görmesi demektir. Beden ısımızı düzenleyen bir mekanizma olan termoregülasyon, beynimiz tarafından kontrol edilir. Bu sayede vücut ısımız sıcak ortamlarda düşer, soğuk ortamlarda ise yükselerek 36,8 +- 0,4 oC arasında dengede tutulur. Vücut ısımız 41 dereceyi aşınca beyin hücrelerinde ciddi tahribatlar oluşur ve termoregülasyon mekanizması devre dışı kalır. Sıcak çarpmalarında ateş çok yüksektir, 41 derece üzerine çıkar. Aşırı terleme su kaybına yol açar. Tuz ve sıvı kaybına bağlı olarak solunum sayısı artar, nefes darlığı, nabız hızlanması, tansiyon düşmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma ve baş dönmesi ortaya çıkar. Gerekli önlemler alınmaz ve tedavi edilmezse bilinç kaybı ve koma gelişir." Kimler etkilenir ve riskli ilaçlar İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Filiz, kalp ve damar hastalarının, yaşlıların ve kronik hastalıkları nedeniyle sürekli ilaç kullananların sıcak çarpması risk grubunu oluşturduklarını söyledi. Filiz, "Sıcak çarpmasında risk oluşturan ilaçlar ise beta blokerler, tranklizanlar, diüretiklerdir" diyerek bu risk gruplarını ve bu ilaçları kullanan hastaları uyardı. Nasıl korunuruz Uzm. Dr. Filiz, sıcak çarpmasına karşı alınacak önlemlerin basit ama etkili olduğunu vurguladı. Filiz, "Sıcak çarpmasına karşı açık renkli, bol giysiler giyin. Serin ortamlarda bulunun. Alkollü içecekleri azaltın, yağsız ve hafif yemekler tüketin. Her gün en az 2.5 litre su için. Şapkasız sokağa çıkmamaya özen gösterin. Saat 10.00 ile 15.00 arası sokağa çıkmayın. Ağır sporlar yapmayın" dedi. Sıcak çarpması bulguları ve ilk yardım Sıcak çarpmasına maruz kalan kişide şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, yüksek ateş, bulantı, bilinç bulanıklığı görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Filiz, ateşin hızla düşürülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Hastanın serin ve gölge bir yere alınarak giysilerinin çıkartılmasını, ateşinin ölçülmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Filiz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ateş 40 derece üzerinde ise tüm vücudu ılık suya batırılmış sünger ya da çarşaf ile silinmelidir. Ateş 39 dereceye indiğinde soğutma işlemi yavaşlatılmalıdır. Ateşin hızlı bir şekilde düşürülmesi doğru değildir. Bu nedenle buz ya da aşırı soğuk kompresler uygulanmamalıdır. Tüm gayretlere rağmen ateş düşmez ya da bilinç bulanıklığı devam ederse mutlaka hastaneye sevk edilmelidir. Tansiyon düşük ise, sırt üstü yatırılmalı, bacaklar yukarıya kaldırılmalıdır. Bilinç açık ise tuzlu ayran ya da soda içirilmeli, bilinç bulanık ise 112 aranmalı, hastaneye sevki sağlanmalıdır."
Çeşme’de, satrançta büyük buluşma: 34 ülke, bin 15 sporcu
24 Haziran 2025 Salı - 11:00 Çeşme’de, satrançta büyük buluşma: 34 ülke, bin 15 sporcu İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme, bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Açık Satranç Turnuvası’yla dünyanın dört bir yanından gelen satranç tutkunlarını ağırlıyor. 23-29 Haziran 2025 tarihleri arasındaki dev organizasyon, hem katılımcı sayısı hem de uluslararası düzeydeki yankısıyla Türkiye satrancı açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Turnuvanın açılış töreni, Çeşme çarşısında yer alan tarihi Aya Haralambos Kültür Merkezi’nde yapıldı. Törene; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Fethi Apaydın, Çeşme Belediye Başkan Vekili Onur Saatli, TSF Organizasyonlar Kurulu Başkanı Mehmet Sarısaç, çok sayıda hakem, sporcu ve aileleri katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, turnuvanın sadece sportif değil kültürel ve sosyal anlamda da büyük katkılar sunduğu vurgulandı. Etkinliğin Çeşme’nin tanıtımına, turizm çeşitliliğine ve uluslararası spor organizasyonları kapasitesine ciddi katkı sağladığı belirtildi. Kaymakam Maraşlı: "Çeşme, artık dünya çapında satranç markası" Törende konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, turnuvanın istikrarlı bir şekilde büyümesinin altını çizerek, "Bu yıl üst üste üçüncü kez bu organizasyona tanıklık ediyorum. Her geçen yıl artan katılımcı sayısı, etkinliğin başarısını ve arkasındaki emeği gözler önüne seriyor. Bu turnuvanın Çeşme’yi yalnızca yaz turizmiyle değil, kültür ve spor turizmiyle de öne çıkaran bir merkez haline getirdiğine inanıyorum. Başta federasyonumuz olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. TSF Başkanı Apaydın: "Sporcularımıza başarılar diliyorum" Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Fethi Apaydın ise kısa konuşmasında organizasyonun büyüklüğüne dikkat çekerek, "Herkesin maçları büyük bir heyecanla beklediğini biliyorum. Bu nedenle sözü uzatmadan, emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm sporcularımıza başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. Onur Saatli: "Çeşme sadece satrançla değil, dostlukla da anılıyor" Çeşme Belediye Başkan Vekili Onur Saatli ise Çeşme’nin uluslararası turnuvalarda edindiği deneyimi ve kazandığı prestiji vurgulayarak, "Bugün, 34 ülkeden 1015 sporcuyu burada ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Bu turnuva, sadece bir rekabet alanı değil, aynı zamanda kültürlerin buluştuğu, dostlukların kurulduğu bir ortam yaratıyor. Genç sporcularımızın usta isimlerle aynı atmosferi soluması son derece kıymetli. Katkı sunan herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Turnuvaya dünya çapında ilgi TSF Organizasyonlar Kurulu Başkanı Mehmet Sarısaç ise yaptığı açıklamada, turnuvanın yalnızca salondaki izleyicilere değil, dünya genelindeki milyonlarca satrançsevere ulaştığını belirtti. "Küsurat olarak az gibi görünsek de, Chess.com, Lichess.org, Facebook ve YouTube gibi platformlarda bu turnuva milyonlarca kişi tarafından takip ediliyor. Canlı yayınlar, yorumlar ve analizlerle satrançseverlerin ilgisi her geçen yıl artıyor" diyen Sarısaç, turnuvanın dijital medya gücüne de dikkat çekti. Usta satranççılar Çeşme’de Bu yılki turnuvada satranç dünyasının önde gelen isimleri yer alıyor. 27 GM (Büyükusta), 5 WGM (Kadın Büyükusta), 36 IM (Uluslararası Usta), 3 WIM (Kadın Uluslararası Usta), 43 FM (FIDE Ustası) ve 10 WFM (Kadın FIDE Ustası) Çeşme’de hamlelerini yapıyor. Toplam ödül miktarının 900 bin TL olduğu organizasyonda, A kategorisi birincisine 175 bin TL ödül verilecek. GM Yağız Kaan Erdoğmuş’tan simultane gösteri Turnuva kapsamında düzenlenen sosyal etkinlikler de büyük ilgi görüyor. 24 Haziran Salı akşamı (bugün) saat 21.00’de, Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda dünyanın en genç GM’si ve milli sporcu Yağız Kaan Erdoğmuş, Çeşme Belediyespor Satranç Takımı sporcularıyla simultane satranç gösterisi gerçekleştirecek. Ayrıca 26 Haziran Perşembe günü saat 21.00’de, yine Cumhuriyet Meydanı’nda, Mehmet Sarısaç moderatörlüğünde Yağız Kaan Erdoğmuş ile satranç ve spor üzerine bir söyleşi yapılacak. Yıldırım Turnuvası ve ödül töreni Turnuvanın klasikleşen etkinliklerinden biri olan Yıldırım Turnuvası, bu yıl tek kategoride ve rekor katılımla gerçekleşecek. Etkinlik, 27 Haziran Cuma günü saat 16.00’da Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu’nda yapılacak. Turnuvanın kapanışı ise, 29 Haziran Pazar günü saat 16.00’da Aya Haralambos Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek ödül töreniyle yapılacak.