Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Kültürpark’ın efsanesi ’Açıkhava’ yeni sezona hazır
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:41:37
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nu yeni sezona hazırladı. Koltuklar yenilendi, sahne düzeni değişti; Açıkhava, 3 bin 150 kişilik dev sanat merkezi modern görünümüyle İzmirlileri bekliyor. Bu sezon tam 106 etkinlik planlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark içerisinde yer alan Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’ndaki yenileme çalışmalarını bitirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla başlatılan çalışmalar kapsamında hem sahne hem de oturma alanlarında kapsamlı düzenlemeler yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Grand Plaza AŞ ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla tiyatroda estetik ve konfor ön plana çıkarıldı. Yeni sezonda gerçekleştirilecek tiyatro, konser ve kültürel etkinliklerde İzmirlilerin daha kaliteli bir deneyim yaşaması hedeflendi. Grand Plaza AŞ İşletmeler Müdürü Efe Can Mutlu, "Sahnenin yan taraflardan da görülebilmesi adına biraz geri çektik. Gelen misafirlerimizin daha rahat ve konforlu oturması adına koltuklarda bütünüyle yenileme çalışması yaptık. 3 bin 150 kişilik oturma kapasitemiz var. Planladığımız 106 etkinliğimiz mevcut. Yeni sezona hazırız" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:12
Ruh sağlığı için sanat reçetesi
Sanatın toplum ve birey üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplumun iyi hali için reçetenin sağlık olduğunu vurguladı. Özellikle şehirde yaşayanlar arasında yoğun olarak görülen depresyon, kaygı, stres gibi hastalıkların yaygınlaşmasını önlemek ve ruhsal açıdan daha sağlıklı toplumlar oluşturmak için sanatın çok büyük bir etkisi olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin ve okulların sanatsal aktiviteleri programlarına alması gerektiğini dile getirdi. Sanat; insan ruhunun doğayla, toplumla ve kendi iç dünyasıyla girdiği en derin diyalog... Kimine göre bir kaçış, kimine göre ise hayatın ta kendisiyle yüzleşme biçimi... Bu noktada sanatın insanın kendi iç dünyasında bir iyileştirici gücü olduğu da garipsenemez. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sanatın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, "Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi hayati önem taşır" mesajını verdi. Sanat, dopamini yüzde 15 artırıyor Sanatın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Sanatla uğraşmak, beyindeki dopamin oranını yüzde 15 oranında artırır. Bu artış, sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde hissettiğiniz hazla eş değerdir. Dopamin beynin ödül yolağı ve haz merkezidir. Bunun yanı sıra sanat, temel stres hormonu olan kortizonu düşürür. Normal şartlarda dinlenirken vücudun gevşeme sistemlerinin aktif olması gerekir; ancak zihniniz kaygı doluysa farkında olmadan adrenalin sistemi tetiklenir. Bu durum kortizolü artırarak bağışıklık sistemini baskılar. Araştırmalar, sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenmenin kortizol seviyelerini net bir şekilde düşürdüğünü kanıtlamaktadır" diye konuştu. Öte yandan şehir estetiğinin de sanatsal bir etki oluşturduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumda artan şiddet olaylarının temelinde, bireylerin hayata dair anlam arayışlarını kaybetmeleri yatar. Sokaklarda güzel eserlerin, estetik binaların ve sokak sanatının varlığı, kişideki ‘güzele dahil olma’ isteğini uyandırır. Suç oranlarının yüksek olduğu bölgelerde toplumsal aidiyet duygusunun azaldığı görülür. Sanat ise insanları ortak bir paydada toplayarak aidiyet hissi oluşturur. Örneğin İspanyol mimar Gaudi’nin eserleri, doğaya yakın ve yuvarlak hatlı formlarıyla insan doğasına çok uygundur. Estetikten yoksun, köşeli binalar ruhumuzda mikro travmalar oluştururken; Barselona gibi şehirlerde sosyo-ekonomik düzey çok yüksek olmasa bile insanlar çevrelerindeki estetik doku sayesinde daha mutlu yaşarlar." Depresyon ihtimalini düşürüyor Sanatla iyileştirme yönteminin özellikle post-travmatik stres bozukluğu (PTSB) tedavilerinde sıkça görüldüğünü dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Travma ve yoğun kaygı yaşayan kişiler genellikle iç dünyalarına kapanır ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Sanat, bu dışavurumu sağlayan güvenli bir yoldur. Kişi, zihni bir şeyle meşgul olmadığında negatif düşünceleri ‘geviş getirir gibi’ tekrarlamaya meyilli olabilir. Sanat, kişiyi bu sarmaldan çıkararak anda kalmasını sağlar" dedi. Özellikle 13-14 yaş grubunun kimlik bulma sürecinde sanatının kritik bir rol oynadığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Beyinde sinaptik bağlantıları hızlandıran BDNF adlı bir protein vardır. Depresyonda bu proteinin seviyesi düşerken, sanatla ilgilenen gençlerde arttığı kanıtlanmıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarında sanatla ilgilenen bireylerin, 30’lu yaşlara geldiklerinde depresyona girme riskinin yüzde 45 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı ülkelerde artık ‘müze reçeteleri’ yazılmaktadır" ifadelerini kullandı. Sokak sanatına ihtiyacımız var Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2019 verilerine göre, şehirde yaşayanlarda anksiyete bozukluğunun yüzde 39, duygu durum bozukluğunun ise yüzde 40 daha fazla görüldüğünü hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: "Sanatın tedaviye dahil edildiği durumlarda ruhsal şikayetlerin yüzde 32 oranında gerilediği ispatlanmıştır. Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi bu noktada hayati önem taşır. Daha çok parka, daha fazla sokak sanatına ve doğayla bütünleşmiş bir estetiğe ihtiyacımız var. Hepimiz bu konuda daha talepkar olmalıyız."
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:04
Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler
Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri, mezuniyet projeleri kapsamında geliştirdikleri yenilikçi teknolojilerle dikkat çekti. Yapay zeka destekli yangın yönetim sisteminden robot kuryeye, akıllı raf denetiminden yeni nesil otomat çözümlerine kadar birçok proje; günlük yaşamı kolaylaştırmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve toplumsal sorunlara teknoloji odaklı çözümler üretmeyi hedefledi. Yazılım Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencileri; Begüm Bal, Sena Aslı Türk, Başak Nur Korkut, Ali Özmen, Dağca Ünüvar ve Emre Akar tarafından geliştirilen "Koru" isimli proje, orman yangınlarına karşı erken risk tespiti ve müdahale planlaması sunuyor. Proje, yapay zeka destekli bir sistemle İzmir ve çevresindeki orman yangını risk alanlarını belirlemeyi, bu alanları erişilebilirliğe göre sınıflandırmayı ve en etkili müdahale rotalarını optimize ederek yangın yönetiminde stratejik planlamayı güçlendirmeyi amaçlıyor. Robot kurye Ezgi Aynal, Sude Tuncu, Sudenur Arslan, Abdullah Burak Laçin, Osman Ozan Kavaklı, Berke Sinan Sönmez tarafından tasarlanan "RoboCourier", iş yerlerindeki iç lojistik süreçlerdeki otomasyon eksikliğini gidermeyi amaçlıyor. RoboCourier, bu manuel işlemleri, teslimatları güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştiren akıllı bir robotla değiştirmeyi hedefliyor. Akıllı raf denetimi Doğukan Yeşilkaya, Enes Ertürk, Selçuk Suat Sayın, Serkan Acar tarafından geliştirilen "Smart Vision" ise perakende denetimlerini yapay zeka ile kolaylaştırıyor. Bu projenin amacı, önceden tanımlanmış ürün sergileme anlaşmalarına dayalı olarak perakende raf düzenine uygunluğun kontrolünü otomatikleştiren, yapay zeka destekli bir mobil uygulama geliştirmek. Yapay zeka tabanlı otomat Melike Aytaç, Yağmur Sabırlı, İsa Batın Eren, Sultan Esen Murat tarafından tasarlanan "AI Powered Smart Cooler" projesi ise; kamera tabanlı yapay zeka teknolojisiyle çalışan, RFID ve barkod gerektirmeyen düşük maliyetli bir akıllı otomat sistemi geliştirmeyi amaçlıyor. Sistem ayrıca stok, sıcaklık ve konum takibi özellikleri sunuyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin geliştirdiği bu projeler, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu yapılarıyla dikkat çekerken; genç mühendis adaylarının teknoloji üretme ve toplumsal fayda oluşturma konusundaki potansiyelini de gözler önüne serdi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:34
Tıpta yeni dönem: Yapay zeka cerrahiyi dönüştürüyor
Prof. Dr. Burak Turna, yapay zekanın sağlık alanındaki yükselişini ve özellikle cerrahi pratiğe olan etkilerini değerlendirirken, "20 yıl sonra ameliyatları kim yapacak: Cerrahlar mı, algoritmalar mı?" sorusuna çarpıcı yanıtlar verdi. Prof. Dr. Turna, yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini belirterek, "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna günümüzün en popüler konularından biri olan yapay zekanın cerrahinin yerini alıp almayacağı konusunu değerlendirdi. Yapay zekanın cerrahinin yerini almaktan ziyade hekimleri destekleyen bir teknoloji olduğunu vurgulayıp, yapay zekanın tıptaki yeri konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Turna, şöyle konuştu: "Yapay zeka günümüzde radyoloji, patoloji ve onkoloji gibi alanlarda aktif olarak kullanılıyor. Cerrahide ise özellikle ameliyat öncesi planlama, ameliyat sırasında görüntü rehberliği ve ameliyat sonrası hasta takibinde önemli rol oynuyor. Yapay zeka destekli sistemler, özellikle görüntüleme yöntemlerinde küçük ve zor fark edilen lezyonları tespit etmede önemli avantaj sunuyor, bu sayede erken tanı ve doğru tedaviye ciddi katkı sağlıyor." Robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki fark Prof. Dr. Turna, robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki farka da dikkat çekti. Prof. Dr. Turna, günümüzde kullanılan robotik cerrahi sistemlerin tamamen cerrah kontrolünde olduğunu ve henüz otonom karar verebilen sistemlerin klinik pratiğe girmediğini vurguladı. Yapay zekanın ise daha çok bir "karar destek sistemi" olarak konumlandığını belirterek, cerrahın yerini almaktan ziyade onu güçlendiren bir teknoloji olduğuna dikkat çekti. Ancak Turna, yapay zekanın sınırsız bir çözüm olmadığını da ifade etti. Özellikle etik sorumluluk, beklenmeyen cerrahi durumlara adaptasyon ve insan faktörünün önemi gibi konuların hâlâ tartışma konusu olduğunu belirtti. "Bir komplikasyon geliştiğinde sorumluluk kimde olacak" sorusunun henüz net bir yanıtı olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Turna, geleceğe dair öngörülerini paylaşırken, tıpta teknolojik gelişmelerin hız kesmeden devam ettiğini vurguladı. Turna, süper mikrodiseksiyon (mikroskop altında doku veya hücrelerin çok küçük parçalarının (özelikle sperm veya patolojik doku örnekleri) yüksek hassasiyetle izole edilmesi işlemi) tekniklerinden insansı robotlara, yapay zeka entegre cerrahi modellerden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına kadar pek çok yeniliğin cerrahi pratiği yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini söyleyen Prof. Dr. Turna, değerlendirmelerini "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" diyerek tamamladı.
27 Haziran 2025 Cuma - 16:47
Çeşme’de iş insanına silahlı saldırıda bulunan 6 şüpheli tutuklandı
İzmir’in Çeşme ilçesinde iş adamı Fatih Fil’in silahlı saldırıda yaralanmasıyla ilgili gözaltına alınan 6 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 4 Haziran günü saat 20.15 sıralarında Alaçatı Hacı Memiş Mahallesi’nde meydana geldi. Filoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Fenerbahçe Kongre Üyesi iş adamı Fatih Fil, bir kişiyle sokakta yürürken henüz kimliği belirlenemeyen şahsın silahlı saldırısına uğradı. Bacağına 2 kurşun isabet eden Fil, yere yığılırken saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Fil, ambulansla Çeşme Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Fatih Fil’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Emniyet güçleri ise Fatih Fil’e silahlı saldırı gerçekleştiren şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. 6 şüpheli yakalandı Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Organize Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile yapılan ortak çalışmalarda olayın şüphelileri tespit edildi. Polis ekiplerince belirlenen adreslerde yapılan aramalarda, olayda kullanılan bir adet tabanca ele geçirilirken olay ile bağlantısı olduğu belirlenen 6 kişi de gözaltını alındı. Şüpheli şahıslar emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. O anlar kamerada Öte yandan Fatih Fil’e gerçekleştiren silahlı saldırı, çevredeki bir güvenlik kamerasınca görüntülendi. Görüntüde, Fil’in arkasından gelen bir kişinin tabanca ile ateş açtığı, ayağına mermiler isabet eden Fatih Fil’in yere yığılması ve çevredekilerin korkuyla kaçıştığı anlar yer aldı.
27 Haziran 2025 Cuma - 16:37
Bornova’daki yangın büyüdü; 8 uçak ve 17 helikopterle müdahale sürüyor
İzmir’in Bornova ilçesinde ziraat arazisinde başlayan daha sonra ormanlık alana sıçrayan yangın rüzgarın etkisiyle büyüdü. Alevlerin kontrol altına alınabilmesi için yapılan takviyelerle birlikte 8 uçak ve 17 helikopterle havadan müdahale sürüyor. Yangın, saat 14.20 sıralarında Bornova ilçesi Yakaköy Mahallesi’nde meydana geldi. Ziraat arazisinde ortaya çıkan alevler, rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayıldı ve ormanlık alana sıçradı. Bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 2 uçak ve 9 helikopter ile arazözler yönlendirildi. Alevlerin daha geniş alana yayılması sonucu, bölgeye takviye söndürme araçları sevk edildi. Uçak sayısı 8’e ve helikopter sayısı da 17’e çıkarıldı. Aynı zamanda 22 arazöz, 7 su ikmal ve 5 dozerle yangına müdahale sürüyor.
27 Haziran 2025 Cuma - 15:28
İzmir Bornova’da orman yangını
İzmir’in Bornova ilçesindeki ziraat arazisinde başlayan daha sonra ormanlık alana sirayet eden yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Yangın, saat 14.20 sıralarında Bornova ilçesi Yakaköy Mahallesi’nde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı ziraat arazisinde alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı; 2 uçak, 9 helikopter, 17 arazöz, 5 su ikmal ve 3 dozer sevk edildi. Ekiplerin alevlere müdahalesinin havadan ve karadan sürdüğü belirtilirken yangının ormanlık alana da sirayet ettiği ifade edildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 14:41
İzmir Aliağa yangını kontrol altında
İzmir’in Aliağa ilçesinde bu sabah saatlerinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor. Edinilen bilgilere göre, yangın saat 10.15’te henüz belirlenemeyen bir nedenle başladı. Yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, havadan ve karadan 6 yangın söndürme uçağı, 5 helikopter 13 arazöz, 6 su ikmal aracı ve 3 dozer ile müdahale etti. Alevler, ekiplerin hummalı çalışmasıyla kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
27 Haziran 2025 Cuma - 14:12
İzmir’de eczaneye yumurtalı saldırı
İzmir'in Konak ilçesinde bir eczaneye giren müşteri, yanında getirdiği yumurtaları eczacıya fırlattı. Yumurta yağmuruna tutulan eczacı, neye uğradığını şaşırırken o anlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.
27 Haziran 2025 Cuma - 12:44
Menemen Belediyesi alevlere karşı tüm gücüyle savaştı
Aliağa ve Foça’da İzmir’in ciğerlerini yakan yangınlara karşı Menemen Belediyesi de tüm gücüyle alandaydı. Menemen Arama Kurtarma (MAKUR) ekibi alevlerle mücadele ederken, sağlık görevlileri dumandan etkilenen ve yaralananlara müdahale etti. Veteriner Müdürlüğü’ne bağlı ekipler de alevlerden kaçmaya çalışan can dostlara kucak açtı, tedavilerini gerçekleştirdi. Havaların ısınmasıyla birlikte İzmir’in farklı noktalarında çeşitli sebeplerle başlayan yangınlar kentin ciğerlerini yakarken, Menemen Belediyesi de yangınlarla mücadeleye tüm gücüyle destek verdi. Son olarak Foça ve Aliağa’da çıkan yangınlarda Menemen Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü’ne bağlı MAKUR ekibi, Sağlık İşleri Müdürlüğü ve Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler görev yaptı. Yangına müdahalede görev alan MAKUR ekibi, 35 personel, 3 arazöz ve bir dozer ile alevlerle mücadelede en ön saflarda yer aldı. Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri de 2 ambulans, 1 doktor ve 6 sağlık personeliyle dumandan ve alevden etkilenen vatandaşlara ilk yardımda bulundu. Yangınlar boyunca toplam çok sayıda kişiye ilk yardımda bulunuldu. Can dostlar unutulmadı Aliağa ve Foça’da yaşanan yangın felaketi karşısında Menemen Belediyesi can dostları da ihmal etmedi. Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü, 2 hayvan ambulansı, 2 veteriner hekim ve 6 personel ile, can dostları kurtarmak için çalışmalara katıldı. Yangın alanında 10’u yavru olmak üzere toplam 18 köpek, Menemen Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürülürken, yangından kurtarılan damlardaki koyunlar ve çok sayıda kaplumbağa ve kuş da güvenli alanlara alındı. "Tüm afetlere karşı profesyonel bir ekip kurduk" Menemen Belediyesi’nin üç müdürlüğüne bağlı ekiplerle yangınlara karşı verdiği mücadele hakkında açıklamalarda bulunan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Mesai arkadaşlarımın özverisiyle gurur duyuyorum." dedi. Başkan Pehlivan, "Menemen Belediyesi olarak 2021 yılında, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde belediye bünyemizde MAKUR’u kurduk. Bu ekibimizi kurmanın ne denli önemli olduğunu 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak yaşadığımız asrın felaketinde hep birlikte gördük. MAKUR ekibimiz deprem bölgesinde görev yaptı. Kahramanmaraş merkezli 10 ilde yaşanan deprem sonrasında ekibimizi nitelik ve nicelik olarak geliştirmeye karar vererek Afet İşleri Müdürlüğü’müzü kurduk. Bugün MAKUR, birçok doğal afette profesyonel olarak görev yapacak bir ekip haline geldi. MAKUR ile birlikte gerek veterinerlerimiz gerekse de sağlık çalışanlarımız da yangında görev yaparak hem vatandaşlarımızı hem de can dostlarımızı yangından kurtarmak ve müdahalede bulunmak için var güçleriyle çalıştı. Tüm mesai arkadaşlarımı özverili çalışmaları için yürekten kutlarken, yaz mevsiminin en az yangınla atlatılması ve hiçbir canlının burnunun dahi kanamamasını diliyorum." dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:47
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan kente yapılan ulaşım yatırımları raporu
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti hükümetlerinin 23 yılda, İzmir’e kazandırdığı ulaşım yatırımları raporunu paylaşarak, ‘’23 yıldır lafla değil, icraatla konuşuyoruz. 2002’de 431 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 977 kilometreye çıkararak şehrin ulaşım omurgasını yeniden inşa ettik. İzmir Çevre Yolu’nu 55,5kilometre uzunluğunda tamamlayarak, Konak Tüneli’yle şehir içi trafiğine nefes aldırarak, İzmir-İstanbul Otoyolu’yla 8,5 saat süren mesafeyi 3,5 saate indirerek, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu hizmete açarak, Sabuncubeli Tüneli ile İzmir-Manisa arasını sadece 15 dakikaya düşürerek ulaşımda tarihi adımlar attık. Biz İzmir’e ne verdik diye soranlara, sadece rakamlarla değil; vizyonla, icraatla, eserle cevap veriyoruz.’’ dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 2003-2025 yılları arasında AK Parti hükümetlerinin İzmir’e kazandırdığı ulaşım yatırımlarını kamuoyuyla paylaştı. ‘’23 yıldır lafla değil, icraatla konuşuyoruz.’ diyen Başkan Saygılı, ‘’Masada değil, sahada yazıyoruz destanları. Yatırımlarımızla, projelerimizle, eserlerimizle sadece bir şehrin değil; gönüllerin, ufukların yollarını açıyoruz. İzmir’e baktığımızda, sadece bir şehir görmedik; bereketin, üretimin, tarih ve kültürün merkezini, Türkiye Yüzyılı’nın öncüsü olacak bir potansiyeli gördük. Ve dedik ki: ‘İzmir hak ettiği hizmeti alacak!’ İzmir, yıllarca bekletilen yatırımları bizimle kavuştu, ulaşımda adeta çağ atladı. AK Parti hükümetleri olarak 245 milyar TL yatırımla İzmir’de yalnızca yollar inşa etmedik; şehirle birlikte hayalleri, umutları ve geleceği birbirine bağladık. 2002’de 431 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 977 kilometreye çıkararak şehrin ulaşım omurgasını yeniden inşa ettik. İzmir Çevre Yolu’nu 55,5kilometre uzunluğunda tamamlayarak, Konak Tüneli’yle şehir içi trafiğine nefes aldırarak, İzmir-İstanbul Otoyolu’yla 8,5 saat süren mesafeyi 3,5 saate indirerek, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu hizmete açarak, Sabuncubeli Tüneli ile İzmir-Manisa arasını sadece 15 dakikaya düşürerek ulaşımda tarihi adımlar attık.’’ dedi. "Vizyonla, icraatla, eserle cevap veriyoruz" ‘’Raylı sistemde ise İzmir’in trafik sorununa çözüm sunan İZBAN’ı inşa ettik.’’ diyerek sözlerine devam eden Başkan Saygılı, ‘’İZBAN ile şehir kuzeyden güneye, Aliağa’dan Selçuk’a 136 kilometrelik hatla birbiriyle buluştu. Bu dev proje, İzmir’in ulaşımda çağ atlamasını sağladı. Adnan Menderes Havalimanı’nı modernize edip, 2002’de 2,3 milyon olan yolcu sayısını 2024’te 11,5 milyona taşıdık. Bergama Çevreyolu’nu, Torbalı’da Kemalpaşa Köprülü Kavşağını yaptık. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı hızla ilerliyor, 2027’de bitirmeyi hedefliyoruz. Yeni Foça Yat Limanı’nı açtık, Özdere’den Dikili’ye 5 yeni liman için projelerimiz hazır. Bütün bunların yanı sıra sadece2003-2025 yılları arasında; 146 km tek yol yapımı, 552 km BSK kaplama, 308 köprü - 46 bin 404 metre uzunluk, 5 bin 149 km asfalt onarımı, 67 bin 379 m düşey trafik işaretleme, 13 milyon m yatay işaretleme, 865 km oto korkuluk, 12 kaza kara noktası iyileştirmesi, 30 yaya üst geçidi, 165 sinyalizasyon sistemi hayata geçirildi. Ve daha niceleri Biz İzmir’e ne verdik diye soranlara, sadece rakamlarla değil; vizyonla, icraatla, eserle cevap veriyoruz. İzmir’e hizmeti lafla değil, asfaltla, rayla, tünelle yazdık. 22 yılda sessiz bir ulaşım devrimi yaptık. Ve daha da devam ediyoruz. AK Parti varsa hizmet vardır. İzmir varsa hedef büyüktür.’’ dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:43
Havada engelsiz yolculuk için proje
Erişilebilir hava yolculuğu için çalışmalar yürüten Kapsayıcı Havacılık Projesi’ni (INCLAVI) hayata geçiren ve Yaşar Üniversitesi’nin de paydaşı olduğu uluslararası konsorsiyum, havacılık sektöründe engelleri kaldıran proje geliştirdi. Yaşar Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi, havayolu ile seyahat eden engelli bireyler için engelsiz yolculuk deneyimi sunan "Inclusive Aviation Curriculum" (Kapsayıcı Havacılık Projesi) için eğitim içeriklerinin dijitalleştirilerek öğrenme ortamına aktarılmasını sağlıyor. Bu alandaki örnek çalışmaları ile bilinen Yaşar Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi bu kez dezavantajlı bireyler için kolları sıvadı. Uluslararası havacılıkta yeni bir dönemin kapılarını açan projenin eğitim modüllerini web tabanlı ve mobil cihazlar için dijitalleştirdi. Havacılıkta yeni bir dönem Yaşar Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yasin Özarslan, Eylül 2022’de başlatılan ve Ağustos 2025’e kadar sürecek olan bu iddialı girişimin havacılık sektörü açısından çok önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek şunları söyledi: "Kapsayıcı Havacılık Projesi (INCLAVI), sekiz üyeden oluşan bir konsorsiyum tarafından yönetiliyor: Haaga-Helia University, Stichting Breda UAS, Özyeğin Üniversitesi, Careeria Oy, IATA Espaa SL, Erişilebilir Turizm için Avrupa Ağı ASBL, İGA Havalimanı İşletmesi ve Yaşar Üniversitesi. Proje, Avrupa Birliği’nin "Erasmus+ Partnerships for Innovation/ Yenilikçilik için İttifaklar" programı tarafından ortak finanse ediliyor. Projenin amacı; havacılık alanında özel ihtiyaçları veya engelleri ne olursa olsun tüm hava yolcuları için sorunsuz ve onurlu yolculuklar sağlamak. Evden eve diye bir kavram var yani engelli bir bireyin evinden seyahate başlayıp havaalanına bırakılmasından, içerideki güvenlik geçişine, havaalanındaki hizmetler, uçak içinde sağlanan hizmetler varış havaalanında ve eve dönerken ki süreçleri kapsayan 40 modül belirlendi. Bu kırk noktanın hepsinde farklı engel grupları içindeki hizmetlere, uçuş sırasında ve varış noktasındaki ihtiyaçlarına kadar her detayın planladığı ve nasıl davranılması gerektiğine dair personelin eğitilmesi için bir platform oluşturuldu. Eğitim alacakları web tabanlı bir ortam var. Ayrıca mobil uygulama oluşturuluyor. 40 modülün üretimleri yapıldı. Merkez olarak biz eğitim içeriklerinin dijitalleştirilerek öğrenme ortamına aktarılmasından sorumluyuz. Uygulamalarımızı pilot çalışmalarını proje paydaşlarımızdan olan İstanbul İGA Havalimanı İşletmesi’nde yapıyoruz." Avrupa’dan akreditasyon Oluşturulan bu eğitim modüllerinin geçtiğimiz günlerde Avrupa Yönetim Geliştirme Vakfı tarafından 3 yıllığına program akreditasyonu aldığını belirten Prof. Dr. Yasin Özarslan, "Avrupa Yönetim Geliştirme Vakfı (EFMD) tarafından 3 yıllık program akreditasyonu aldık. Sadece havayolu şirketlerinin üye olabildiği, uluslararası bir ticaret kuruluşu olan IATA ile çalışıyoruz. Amaç oluşturduğumuz bu kriterlerin uluslararası havacılık alanında kural haline gelmesi. Böylece projenin birçok uluslararası havaalanında uygulanabilir olması için önemli bir adım atılmış oldu" dedi. Havacılık profesyonelleri faydalanacak Sadece kalıcı engeli olanlar değil, bunun yanı sıra geçici rahatsızlığı olanlar, yaşlılar yani dezavantajlı tüm bireylerin faydalanabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Özarslan, "INCLAVI, Yükseköğretim Kurumları, Mesleki Eğitim ve Endüstri aktörlerinden bilgi toplayarak havacılık sektörü çalışanlarına yeniden beceri kazandırmayı ve engelli yolcuların uçtan uca yolculuğunda yer alan kilit personeli donatmayı amaçlıyor. Bu kapsamlı eğitim, seyahat acenteleri, havaalanları ve havayollarındaki öğrencilere ve profesyonellere hitap edecek" dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:19
SIBO beslenmesinde yapılan beş önemli hata
Diyetisyen Ruken Kuzu, ince bağırsaklarda çok fazla bakteri üremesi olarak özetlenen ve gaz, midede şişkinlik, ishal ya da kabızlık gibi şikayetlere yol açan, kısaca SIBO (Small İntestine Bacterial overgrowth) denilen hastalığın tedavisinde "lifsiz beslenme" diyetinin önemli bir yeri olduğunu söyledi. Ancak bu tanıyı almış hastaların SIBO beslenmesi ile zayıflama diyetini birbirine karıştırıp arada kaçamak yapılabileceğini düşündüklerini belirten Kuzu, "Bu, SIBO diyetinde yapılan 5 önemli hatadan biri. Bu bir beslenme tedavisidir ve sık yapılan kaçamaklar süreci başa döndürebilir. Ve tedavinin başarısız olmasına, sürecin uzamasına yol açar" dedi. Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı Ruken Kuzu, kalın bağırsağa yerleşmesi gereken bakterilerin ince bağırsağa yerleşip çoğalmasının yol açtığı SIBO hastalığının belirtileri, tedavisi ve diyetinde yapılan hatalar konusunda bilgi verdi. SIBO’nun en önemli belirtilerinin karında gaz ve şişkinlik, kabızlık ya da ishal, yemekten sonra doluluk hissi, kilo verememe ya da kilo alamama olarak sıralandığını söyledi. SIBO’ya yol açan nedenler olarak bağırsak hareketlerinin yavaşlaması, bağışıklık sistemine sorunları, beslenme alışkanlıkları ile anatomik ve cerrahi faktörlerin gösterildiğini kaydeden Kuzu, "Az çiğnemek ve hızlı yemek yemek yeterince sindirilmemiş besinlerin mideye ve bağırsağa ulaşması bağırsak geçirgenliğini bozar ve SIBO’ya zemin hazırlar" diyerek bu tanıyı almış hastalara uygulanan beslenme tedavisinin önemine dikkat çekti. SIBO tedavisinde, altta yatan kök nedenin belirlenmesi ve bu nedenin tedavi edilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Kuzu, şöyle konuştu: "Örneğin, sindirim sistemi hastalıkları, bağırsak hareket bozuklukları veya bağışıklık sistemi problemleri gibi durumlar SIBO’ya katkıda bulunur ve bu durumların tedavisi, SIBO tedavisinin başarısını artırır. Uygun tedavi ile birlikte bakteri üremesinin azalması için düşük lifli sebzeler ve proteinden zengin besinlerin tercih edildiği Düşük FODMAP beslenme modeli uygulanır. FODMAP, insanların sindirmesi daha zor olan fermente edilebilir kısa zincirli karbonhidratlar adı verilen belirli bir karbonhidrat sınıfının kısaltmasıdır. SIBO hastalarında bu tür karbonhidratların sindirimi zorlaşmakta ve ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilmektedir. Özellikle çiğ sebzeler, kuru baklagiller (mercimek, kuru fasulye, nohut gibi), soğan, sarımsak, laktoz içeren süt ve süt ürünleri, yüksek lif içeren tahıllar ve şekerli gıdaların tüketimi hastalarda gaz ve şişkinliği arttırabilir. SIBO hastaları tavuk, kırmızı et, balık gibi protein grubunu, kinoa ve pirinç gibi düşük lif içeren tahılları, düşük fruktoz içeren çilek, nar, yaban mersini gibi meyveleri daha iyi tolere edebilir. Ancak herkesin bağırsak florası farklı olduğu için bireysel bir beslenme planı oluşturmak ve hangi gıdaların semptomları artırdığını belirlemek önemlidir. " Hatalar başa döndürür SIBO beslenme tedavisinin temelini "Lifsiz beslenme"nin oluşturduğunu, ancak bu tedaviyi gören hastalarının çeşitli hatalar yaptığını gözlemlediğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ruken Kuzu, "Maalesef kaçamak adı altında yapılan yanlışlar tedaviyi başa döndürüyor" diyerek, bu 5 önemli hatayı şöyle sıraladı: "SIBO beslenmesi yerine eliminasyon diyetinin yapılması hatalardan birincisidir. Eliminasyon diyetinde esas olan, besin duyarlılıkları içeren besinlerin geri çekilmesi, bu yolla bağırsak rehabilitasyonunun hedeflenmesidir. SIBO beslenmesinde ise esas olan besin duyarlılıklarından çok lifsiz beslenmektir. Aralıklı beslenmenin ve besinleri iyice çiğnemenin tam uygulanmaması bir diğer hata. SIBO beslenmesi ile zayıflama diyetinin birbirine karıştırılması, bu diyette arada kaçamak yapılabileceğinin düşünülmesi, gözlemlediğim bir başka hata. Oysa bu bir beslenme tedavisidir ve sık yapılan kaçamaklar süreci başa döndürebilir. Bir başka hata ise porsiyonların yavaş artırımına dikkat edilmemesi ve öğünlerle birlikte su tüketilmesi. 5. hata ise diyet bitiminde yavaşça günlük beslenme geçilmemesi, kontrolsüz biçimde tahıl, alkol ve şeker tüketilmesi."
27 Haziran 2025 Cuma - 11:15
Aliağa’da bir orman yangını daha
İzmir’in Aliağa ilçesinde bir orman yangını daha başladı. İlçede 3 günde çıkan üçüncü orman yangını oldu. Edinilen bilgilere göre, yangın saat 10.15’te henüz belirlenemeyen bir nedenle başladı. Yangına ilk müdahale ise 10 dakika sonra, 10.25’te gerçekleştirildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, yangını kontrol altına alabilmek için havadan ve karadan yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Yangın söndürme çalışmalarında, 6yangın söndürme uçağı, 5 helikopter, 13 arazöz, 6 su ikmal aracı ve 3 dozer görev alıyor. Alevleri kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:00
EÜ’de atık yağlar sabuna dönüşüyor
Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Laboratuvar Sorumlusu Gıda Mühendisi Hafize Mutlu’nun koordinatörlüğünü yaptığı "Yağ Değil Sabun Olsun" adlı etkinlikte, öğrenciler kızartma atık yağlarından sabun üretti. "Sıfır Atık" hedefinde üretilen sabunlar, Beslenme ve Diyetetik Bölümü laboratuvarlarında el yıkamak için kullanılıyor. Etkinliğin önemine dikkat çeken Gıda Mühendisi Hafize Mutlu, "Küreselleşen dünyada hem besin israfının önlenmesi hem de besinsel atıkların uygun şekilde bertaraf edilmesi, sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır. Her yıl Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü birinci sınıf öğrencilerine ’Beslenme İlkeleri’ dersi kapsamında Uygulama Laboratuvarında müfredata uygun tarifler hazırlanıyor. Uygulamalar sırasında laboratuvarda oluşan atık yağların çevreye zarar vermesini önleyerek geri dönüştürülmesini ve faydalı bir ürün oluşturulmasını sağlıyoruz. Öğrencilerle beraber gönüllülük esasına dayanarak iş birliği içerisinde kızartma yağlarından sabun üretiyoruz. Atık yağlardan sabun üretimi, hem öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmak hem de öğrencileri sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına teşvik etmek için etkili bir yöntemdir. Üretilen sabunlar, bir sonraki dönem laboratuvarda el yıkamak amacıyla öğrencilerin kullanımına sunuluyor" diye konuştu.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:09
Aliağa yangınında 34 yıllık emek alevlere teslim oldu
İzmir’in Aliağa ilçesinde meydana gelen orman yangınında 1 ev yanarak kullanılamaz hale gelirken, ev sahibi evlerinin gözleri önünde yandığını söyledi. Öte yandan orman yangınında yanan alanlar dron ile havadan görüntülendi. Dün Aliağa ilçesi Bozköy Mahallesi’nde çıkan yangın rüzgarın etkisiyle büyüdü. Sanayi tesisleri mevkiinde saat 18.55’de çıkan yangının ormana sirayet etmesiyle bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 6 uçak ve 5 helikopter sevk edildi. Havadan yapılan müdahalenin yanı sıra karadan da 25 arazöz, 9 su ikmal, 5 dozer ile ekipler söndürme çalışmalarını sürdürdü. Alevlerin tehdit ettiği Bozköy Mahallesi’nde bazı evler de tedbiren tahliye edilirken, mahalledeki bir eve sıçrayan alevler sonucunda ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Söz konusu yangının sanayi tesisleri civarında yakılan çöpten çıkmış olduğu, failinin ise jandarma tarafından tespit edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Alevler ekiplerin gece boyunca etkili mücadelesi sonucu kontrol altına alındı. Yangından sıçrayan alevler ise Fikri Altınkaya adlı vatandaşın evini küle çevirdi. Evi yanan Altınkaya, "Akşam saatlerinde eşimle birlikte evde otururken bir patlama sesi duyduk. Daha sonra bir arkadaşım bana telefon ederek yangının köye doğru geldiğini söyledi. O ana kadar haberim yoktu. Daha sonra kendimizi dışarı attık ve yangını gördük. Evden çantalarımızı alır almaz yangın buraya kadar geldi ve eve ulaştı. Alevler çok büyüktü, gelen itfaiye bile eve giremedi. Gözümüzün önünde evimiz yandı, gitti. Ölüp de dirilmek bu olsa gerek; 67 yaşındayım şu anda ve 34 yıllık emeğim yandı. Ben bu yaştan sonra burayı düzeltemem de. Sağ olsun yetkililer gereken yardımı yapılacağını söylediler. Onlar olmasa ben zaten buraya bir şey yapamam" dedi. Yangında evinin yanmasının son anda önüne geçtiklerini söyleyen mahalle sakinlerinden Ali Rıza Yeravlı da, "Yangın çıktığında ben İzmir’deki evimdeydim. Burası boştu, kimse yoktu. Haber alır almaz buraya geldik. O anda komşumuzu evinin yandığını görünce hemen traktörle bahçeyi sürüp yangının eve ulaşmasını önledik. İtfaiye de sağ olsun mücadele etti. Bahçedeki ağaçlarımız dışında bir zararımız olmadı. Çok büyük panik yaşadık" diye konuştu. Yanan alanlar havadan dron ile görüntülenirken, yangında yaklaşık 150 hektarlık alanın zarar gördüğü öğrenildi. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder