Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de ’Efeler Yolu Ultra Trail’ heyecanı başladı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:05:40 İzmir’in Ödemiş ilçesinde bu yıl ikinci kez düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de ilk gün yarışları olan 50K ve 30K etapları tamamlandı. 8 ülkeden 264 sporcunun katıldığı zorlu maratonda ilk günün galipleri belli oldu. İzmir Valiliği koordinasyonunda, Argeus Travel & Events tarafından Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de mücadele başladı. İzmir’in doğal güzellikleri ile tarihi mirasını aynı rotada buluşturan organizasyonun ilk gününde 50K ve 30K yarışları gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Ödemiş’in tarihi Birgi Mahallesi’nden başlayan etapların startını İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan ve Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan verdi. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Endonezya, Kanada, KKTC, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den toplam 264 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar; dağ yolları, tarihi patikalar ve doğal parkurlarda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. İlk günün galipleri belli oldu Zorlu geçen Efeler Yolu Ultra Trail’in 50K’lık parkurunda erkeklerde Güngör Özege 06.28.56’lık derecesiyle, kadınlarda Beyza Güzel 07.15.41’lik derecesiyle birinci oldu. 30K’lık parkurda ise erkeklerde Fatih Topçu 03.36.51’lik derecesiyle, kadınlarda Itır Atadiyen 04.22.46’lık derecesiyle zirvede yer aldı. Yarın 15K ve 5K koşulacak Tarihi Birgi’de gerçekleştirilen dev organizasyon, yarın yapılacak kısa etap yarışlarıyla devam edecek. Etkinlik kapsamında 15K parkuru saat 09.00’da, 5K parkuru ise saat 10.00’da start alacak. Heyecan dolu yarışların ardından aynı gün saat 12.00’de düzenlenecek törenle dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:22 Emiralem Çilek Festivali’ne görkemli açılış Menemen’de düzenlenen ve bu yıl yurt dışından da katılımcıları ağırlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, açılış töreni ve kortejiyle görkemli anlara sahne oldu. Bu yıl stant sayısının bine çıkarıldığı dev festivalin açılışında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bu yıl tüm dünyaya gösteriyoruz." dedi. Bu yıl süresi üç güne çıkarılan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, kapılarını muhteşem bir başlangıçla açtı. Eşsiz tadı ve kokusu dillere destan olan Emiralem çileği için gerçekleştirilen festival, bu yıl Türkiye’nin haricinde İtalya, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek ve Yunanistan’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Festival alanının genişletildiği etkinlikte, kortej bu yıl Emiralem girişinden itibaren başlarken, bando, halk dansları ve festival maskotuyla birlikte yürüyüş çok renkli anlara sahne oldu. Festivale Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları Hayrettin Uçak ve Deniz Doğan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Pervin Yılmaz Güler ve Menemen protokolü katıldı. Üretici ve esnaftan büyük ilgi Geçtiğimiz yıl yaklaşık bir buçuk milyon ziyaretçi ağırlayan festivale, bu yıl üretici ve esnaf da çok yoğun katılım gösterdi. Toplamda bin stant alanının oluşturulduğu festivalde tüm tezgahlar doldu. Çilekten baklaya, enginardan kekiğe kadar birçok yerel ürünle birlikte çilekli tatlı ve pastalardan çilek figürlü hediyeliklere kadar sayısız ürünün satışa sunulduğu festivale, vatandaşlar da ilk günden yoğun ilgi gösterdi. "Emiralem’in emeği, Menemen’in bereketi daim olsun" Kortej sonrasında, festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin uluslararası seviyeye çıktığını vurgularken, üreticinin emeği için ziyaretçilerden alkış istedi. Başkan Pehlivan, "Alın terinin berekete dönüştüğü bir festival yaşıyoruz. Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bütün dünyaya gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl bu kürsüden, festivali uluslararası seviyeye çıkarmaya söz vermiştik. Allah’a hamdolsun bugün festivalimiz artık uluslararası düzeydedir. Bugün burada kurulan her stant, yapılan her üretim, aslında Menemen’in dünyaya anlatılan hikayesidir. Bugün burada en büyük alkışı da, bu başarının esas mimarı olan üreticimiz hak ediyor. Sabahın ilk ışığında tarlasına giden, güneşin altında emek veren, toprağa alın terini işleyen üreticilerimiz bu alkışı hak ediyor. Bu festivalin gerçek kahramanları onlardır. İyi ki varsın üreten Emiralem, iyi ki varsınız Menemen’in güzel insanları." dedi. Başkan Pehlivan’dan bir müjde daha Festivalde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Ulukent Kent Gözü Alanı’nın açılacağını söyleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, verdiği müjdeyle gençlerin yoğun desteğini aldı. Başkan Pehlivan, "Gençler; Kent Gözü Alanı açılışımız, severek dinlediğiniz kıymetli sanatçımız Semicenk’in katılımıyla ve konseriyle gerçekleşecek." dedi. Şahin’den üretim vurgusu Festival açılışında konuşan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise, Menemenli ve Emiralemli üreticilerin alın terinin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Şahin, "Emiralem Çilek Festivali ve bunun gibi organizasyonlar çok önemlidir. Çünkü bu organizasyonlar sayesinde hem üretici kazanıyor, hem de Menemen’in adı daha da çok duyuluyor. Dünya bugün küresel bir belirsizlikten geçmektedir. Böyle bir dönemde, üretimin önemi daha da anlaşılmaktadır. Çünkü toprağını boş bırakan milletler, geleceğini başkalarının insafına bırakmak zorunda kalırlar. Toprağa emek veren insan baş tacımızdır. Menemen’in bereketli topraklarında yetişen her bir ürün de, çalışkanlığın, azmin ve üretim gücünün en büyük göstergesidir. Ürettikçe ülkemiz çok daha güçlü yarınlara erişecektir." dedi. Derya Bedavacı sahnede devleşti 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, birbirinden güzel stantlarıyla, renkli görüntüleriyle ve yoğun katılımıyla olduğu kadar, sahnedeki muhteşem programla da ziyaretçilerden tam not aldı. Hakan Doğanay, Sevtuğ Kasapbaşoğlu ve Oğuz Görceğiz ile başlayan sahne performanslarında gecenin finalini Derya Bedavacı yaptı. Sevilen sanatçı, söylediği birbirinden güzel parçalarla, konser alanını dolduran binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı, mecliste yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. Oturumda konuşan Başkan Cemil Tugay, kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mayıs ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın idaresinde Kültürpark 4 No’lu Hol’deki Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Birleşimde gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Yönetimi Hesabı oy çokluğuyla kabul edildi. Aslan payı raylı sistemlere 2025 yılı boyunca özellikle raylı sistem yatırımları öne çıkarken, Buca Metrosu için 5,5 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Buca OnatTüneli ve bağlantı yolları projesi kapsamında ise 857 milyon TL yatırım yapıldı. Asfalt kaplama ve yol bakım çalışmaları da yıl boyunca devam etti. Toplam sermaye giderinin 16,3 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtilirken, en yüksek yatırım harcamalarının Raylı Sistemler Dairesi ile Fen İşleri Dairesi tarafından yapıldığı ifade edildi. Kesin hesap görüşmelerinde sosyal belediyecilik uygulamalarının da güçlü bir şekilde sürdürüldüğü kaydedildi. İhtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi desteklerin devam ettiği, öğrenci desteklerinin sürdürüldüğü ve amatör spor kulüplerine katkı sağlandığı belirtildi. Yalnızca ESHOT’a yıl içerisinde 12,8 milyar TL destek verildiği ifade edilirken, ulaşım hizmetlerinin sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Ayrıca belediyenin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde, aktif büyüklüğünün 1 trilyon TL seviyesini aştığı, öz kaynaklarının ise 951,7 milyar TL’ye ulaştığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından 10 yıl sonra yeniden AAA seviyesinde, en yüksek kredi notuyla değerlendirilmesinin de mali yapı açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız" Oturumda konuşan Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe, gelir ve giderlerinin Türkiye’deki ekonomik krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tugay, "Doğalgaz fiyatını artıran belediye değil ancak belediye doğalgaz kullanmak zorunda. Bu nedenle giderlerde artış yaşanmış olabilir mi? Merkez Bankası ve hükümetin yıl başındaki enflasyon tahminiyle yıl sonunda ortaya çıkan enflasyon oranı arasında büyük fark oluştu. Bunların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gelir ve giderlerini etkileyip etkilemediğini değerlendirmenizi istiyorum. Biz bütçe yapıyoruz ancak enflasyonu hiçbir belediye belirlemiyor. Ayrıca öngöremediğimiz bir durum daha yaşandı. 2025 yılının ilk dört ayında Hazine ve İller Bankası payımızın yüzde 40’ı kesildi" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin kentin geleceği açısından önemli yatırımlarından biri olan Buca Metrosu’yla ile ilgili de AK Parti grubuna seslenen Başkan Tugay, "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız. Bu proje bizim için çok önemli. Kredilerle ilgili önce baskıyı kaldırın, finansmanın önünü açın, en azından bir kredi onaylayın; ardından eleştirin. Belediyenin zor duruma düşmesi için her yolu deniyorsunuz. Samimiyet söylemleriniz gerçeği yansıtmıyor. Hiçbir bakanlıkta ya da müdürlükte sorunlarımızın çözümüne katkı sunmadınız. Sıkıntıya düşmemizi istiyorsunuz ve siyasetinizi bunun üzerine kuruyorsunuz" şeklinde konuştu. Kredi onayları eleştirisi Kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz yatırım bütçesi diyoruz, siz memurlara para ödüyoruz diyorsunuz. Memura ödenen para yatırım olabilir mi? İzmir’e yatırım yapmaya hazırız diyorsunuz ama Körfez’i temizlemede, raylı sistemde, arıtma projelerinde, İZBAN sorunlarını çözmede ve ikinci çevre yolunda yoksunuz. El atıp yaptığınız tek şey Meslek Fabrikası ve Gasilhane gibi bazı hizmetleri almak oldu. Sosyal adaletten bahsediyorsunuz ama İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusunun sorunlarını görmezden geliyorsunuz. Kredi verdik diyorsunuz ama Mürselpaşa ve Ege Mahallesi köprülerine kredi verilmedi. Bir kuruş kredi kullanamadık. Teşekkür etmeyi çok isterdim ama iki yılı aşkın süredir krediler bekliyor. Bir yıl boyunca gereksiz yere onay verilmedi. İzmir’e bir metre metro yapmadınız, verdiğiniz sözleri tutmadınız. İzmir’e engel olamazsınız, buna hakkınız yok. Enflasyon ve ekonomik şartlar ortadayken, memur maaşı ödemek yatırım değildir. Keşke İzmir’i sevseniz, sorunlarını çözmek için irade koysanız. Bu krediler hükümetin cebinden çıkmıyor, sadece bir imza gerekiyor. Bakanlığa gidiyoruz, yardımcı olacağım deniyor ama süreç ilerlemiyor. İzmir’deki bazı siyasi baskılar nedeniyle onayların çıkmadığı söyleniyor. Biz İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İZAZDER’den, Bakü’de stratejik ekonomik iş birliği buluşması
03 Temmuz 2025 Perşembe - 10:08 İZAZDER’den, Bakü’de stratejik ekonomik iş birliği buluşması İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER), Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilciliğinin katkıları ve Türkiye merkezli teknoloji şirketi Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin ana sponsorluğunda ekonomik iş birliği buluşmasına imza attı. "Bir Millet, İki Ekonomi" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, Türkiye ve Azerbaycan arasında ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve sürdürülebilir ortaklıkların kurulması hedeflendi. Program kapsamında iki ülkenin çeşitli sektörlerinden iş insanları, girişimciler, startup temsilcileri, sanayi paydaşları ve yatırımcılar bir araya geldi. Panel oturumları, B2B görüşmeler ve sunumlar aracılığıyla yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Katılımcılar, karşılıklı ilgi gören projeler konusunda ön mutabakatlara varırken, potansiyel yatırım alanlarını değerlendirme imkânı buldu. Ekonomik dayanışmanın güçlü bir örneği Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, organizasyonun iki ülke için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Bakü’de ilk kez düzenlenen organizasyonun, yalnızca iş dünyasını buluşturmakla kalmayıp aynı zamanda iki kardeş ülke arasındaki ekonomik dayanışmanın güçlü bir örneği olduğunu söyleyen Altay, "Davetimize icabet eden tüm katılımcılara, Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilciliğine, ana sponsorumuz Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş.’ye ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. İnanıyoruz ki birlikte daha büyük başarılara ulaşacağız" dedi. Dijital güvenlik ve yerli çözümler vurgusu Etkinlikte konuşan Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, Türkiye ve Azerbaycan arasında dijital alandaki stratejik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bayram, İzmir ve Bakü’nün kardeş şehirler olduğunu belirterek, bu kardeşliğin artık teknoloji alanında da güçlenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bayram, "İki devlet, bir millet anlayışıyla dijital güvenliğimizi de birlikte inşa etmeliyiz"diyen Barış Bayram, yaptığı sunumda siber güvenliğin yalnızca bireyleri değil, kurumları ve ulusal güvenliği de ilgilendiren bir mesele olduğunun altını çizdi. "Her 11 saniyede bir fidye saldırısı oluyor" Sunumda dikkat çekici veriler paylaşan Barış Bayram, dünya genelinde her 11 saniyede bir fidye yazılım saldırısı gerçekleştiğini, bunun milyarlarca dolarlık ekonomik kayba ve büyük itibar zedelenmelerine yol açtığını belirtti. Bayram, bu saldırılarda yaşanan veri kaybının kurumlar için sadece finansal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluklar da doğurduğunu da ifade etti. Yerli teknoloji çözümleri: Berqnet ve Narbulut Fazlanet’in geliştirdiği yüzde 100 yerli çözümleri de katılımcılarla paylaşan Bayram, veri egemenliği konusunun altını çizerek şunları söyledi: "Yabancı sunucularda tutulan veriler stratejik bir risk yaratıyor. Türkiye’de geliştirilen Berqnet Firewall ve Narbulut Yedekleme Sistemleri, Azerbaycan’da dijital güvenliğe katkı sunabilecek güçlü çözümler. Yerli teknolojilerle yalnızca verimizi değil, egemenliğimizi de koruyoruz." Stratejik iş birliği çağrısı Barış Bayram, Azerbaycan’daki kamu kurumlarına, özel sektöre ve girişimcilere ortak dijital güvenlik projeleri geliştirme çağrısında bulundu. Bayram etkinliğin kapanışında sözü Narbulut temsilcilerine bırakarak, Türkiye’de test edilmiş altyapıların Azerbaycan için hazır olduğunu vurgulayarak, "Güvenliği birlikte inşa edelim. Bu konuyu teknik destekten öte, stratejik bir danışmanlık alanı olarak görüyoruz." diye konuştu. Yeni projelere zemin hazırlıyor Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, benzer iş platformlarının önümüzdeki dönemde düzenli olarak devam etmesi yönünde ortak bir görüş oluştu. İZAZDER, hem Türkiye’de hem de Azerbaycan’da farklı sektörlerde hayata geçirilecek yeni projelerle iş dünyasına katkı sağlamayı sürdüreceğini açıkladı.
Çeşme ve Ödemiş’te orman yangınları devam ediyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:59 Çeşme ve Ödemiş’te orman yangınları devam ediyor İzmir’in Çeşme ve Ödemiş ilçelerinde yangınların devam ettiği, her iki bölgede havadan 4 uçak, 15 helikopter ve karadan ekiplerin müdahalesi ile söndürme çalışmaları devam ediyor.Çeşme ilçesinde Ildır Mahallesi’ndeki otluk alanda dün öğleden başlayan yangın, rüzgarın da şiddetiyle hızla büyüdü. Ildır Mahallesi’nde bazı evlerin tahliye edilmesine sebep olan yangını kontrol altına alabilmek için 6 uçak, 18 helikopter ve çok sayıda kara aracı ile birlikte ekipler alevleri kontrol altına almaya çalıştı. Seferihisar bölgesinden gönüllü ekiplerin de gelerek destek verdiği söndürme çalışmaları sonuç vermeyince, alevlerin tehdit ettiği Germiyan, Karaköy ve Nohutlu köyleri boşaltıldı. Orman Bölge Müdürüğü’nden alınen bilgiye göre, sabah gün doğumuyla birlikte bölgede havadan 2 uçak ve 6 helikopter, 39 arazöz, 14 su ikmal ve 4 dozer ile yangına müdahale sürüyor.Ödemiş’teki yangında 3 kırsal mahalle tahliye edildiÖdemiş’in Tosunlar Mahallesi’nde dün akşam saat 21.05’te yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler geniş bir bölgeyi etkisi altına aldı. Gece boyunca ekipler yangını kontrol altına alabilmek için karadan müdahalede bulundu. Bu arada, alevlerin ulaştığı Tosunlar, Suçıktı ve Köseler mahalleleri tahliye edildi.Gün doğumuyla birlikte bölgede 2 uçak, 9 helikopter, 35 arazöz, 9 su ikmal ve 4 dozer ile yangına müdahalenin sürdüğü bildirildi.
Çeşme ve Ödemiş’te orman yangınları devam ediyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:19 Çeşme ve Ödemiş’te orman yangınları devam ediyor İzmir’in Çeşme ve Ödemiş ilçelerinde yangınların devam ettiği, her iki bölgede havadan 4 uçak, 15 helikopter ve karadan ekiplerin müdahalesi ile söndürme çalışmaları devam ediyor. Çeşme ilçesinde Ildır Mahallesi’ndeki otluk alanda dün öğleden başlayan yangın, rüzgarın da şiddetiyle hızla büyüdü. Ildır Mahallesi’nde bazı evlerin tahliye edilmesine sebep olan yangını kontrol altına alabilmek için 6 uçak, 18 helikopter ve çok sayıda kara aracı ile birlikte ekipler alevleri kontrol altına almaya çalıştı. Seferihisar bölgesinden gönüllü ekiplerin de gelerek destek verdiği söndürme çalışmaları sonuç vermeyince, alevlerin tehdit ettiği Germiyan, Karaköy ve Nohutlu köyleri boşaltıldı. Orman Bölge Müdürüğü’nden alınen bilgiye göre, sabah gün doğumuyla birlikte bölgede havadan 2 uçak ve 6 helikopter, 39 arazöz, 14 su ikmal ve 4 dozer ile yangına müdahale sürüyor. Ödemiş’teki yangında 3 kırsal mahalle tahliye edildi Ödemiş’in Tosunlar Mahallesi’nde dün akşam saat 21.05’te yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler geniş bir bölgeyi etkisi altına aldı. Gece boyunca ekipler yangını kontrol altına alabilmek için karadan müdahalede bulundu. Bu arada, alevlerin ulaştığı Tosunlar, Suçıktı ve Köseler mahalleleri tahliye edildi. Gün doğumuyla birlikte bölgede 2 uçak, 9 helikopter, 35 arazöz, 9 su ikmal ve 4 dozer ile yangına müdahalenin sürdüğü bildirildi.
İzmir Valisi Elban: "Yangın yerleşim yerlerini doğrudan tehdit etmiyor"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 00:20 İzmir Valisi Elban: "Yangın yerleşim yerlerini doğrudan tehdit etmiyor" İzmir’in Çeşme ilçesindeki yangınla ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Yangın, şu an için yerleşim yerlerini doğrudan tehdit etmiyor" dedi. İzmir’in Çeşme ilçesinde, zirai bölgede başlayıp ormanlık alana yayılan yangını söndürme çalışmaları aralıksız devam ediyor. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin de müdahalesi sürüyor. Rüzgarın etkili olduğu alanda alevlerin kontrol altına alınabilmesi için olağanüstü bir çaba sergileniyor. Bölgeye gelerek açıklamalarda bulunan İzmir Valisi Süleyman Elban, yangının henüz kontrol altına alınamadığını ifade etti. Vali Elban, "Bugün saat 13.40 sularında Çeşme ilçemiz Ildır mevkiinde otluk bir alanda yangınımız başladı ve saatte 85 km’yi bulan rüzgarın etkisiyle çok süratli bir şekilde Güney yönüne doğru yangın ilerlemeye başladı" dedi. "13 dakikada müdahale ettik" Müdahale durumundan bahseden Vali Elban, "Yaklaşık 13 dakika içerisinde havadan ve karadan ekiplerimiz yangına müdahaleye başladılar. Ancak çok süratli rüzgarın etkisiyle yangın çok hızlı bir şekilde Germiyan, Karaköy ve Nohutlu köyümüze doğru hızlıca yayılmaya başladı. Akşam saat 20.30’a kadar 6 uçak, 20 helikopterle havada ve o saatten şu ana kadar ve sabaha kadar da arkadaşlarımız 217 kara aracı, 783 personel ve bunun dışında etraftaki trafiği ve güvenliği sağlayan jandarma ve emniyet personelimizle mücadelemize devam ediyoruz" diye konuştu. "3 köyü tehdit etti" Üç köyün tehdit edildiğini ifade eden Vali Elban, "Dolayısıyla bu üç köyü boşalttık. An itibarıyla yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil. Ancak çok şükür ki şu ana kadar bir can kaybımız ya da yaralımız yok. Tedbir olarak bu üç köyümüzü boşalttık. Yine yangının başladığı Ildır mevkiinde de bazı sitelerimizi boşaltmış durumdayız. Şu an için yerleşim yerlerini doğrudan tehdit etmiyor. Ildır’a bazen Ildır’dan Germiyan’a doğru yeni bir hatta bir yangın olsa da şu an için yerleşim yerleri ile ilgili ciddi bir sorun gözükmüyor. Ancak yangın kontrol altına alınabilmiş değil" diyerek sözlerini noktaladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir’de basın toplantısı düzenledi
02 Temmuz 2025 Çarşamba - 20:39 CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir’de basın toplantısı düzenledi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "2023 yılının Temmuz ayından başlamış bir soruşturmadan bahsediliyor ve süreç içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumu. Buradan dosya istendiğinde, evrak istendiğinde o evrakı elbette verecek veya şuraya bakın dendiğinde elbette bakılacak. Burada kesinlikle bir kötü niyet olmadığı gibi ’Cumhuriyet Halk Partililer birbirini şikayet etti’ algısı var" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’deki ziyaretlerin son durağı olan İzmir Büyükşehir Belediyesinden ayrılmadan önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel’e açıklaması sırasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da eşlik etti. "İmamoğlu’na nasıl sahip çıkıyorsak Tunç Soyer’e de aynı şekilde sahip çıkarız" Özel, "Dün bir hak etmediğimiz şafak operasyonuyla her birisi davet edildikleri takdirde savcılığa gidebilecek olan arkadaşlarımız, sizlerin de yakından takip ettiğiniz dört başı mamur bir algı operasyonuyla sabahın erken saatlerinde gözaltına alındılar. Gündüz konuşmama ilave söyleyeceğim bir şey yok. Şu kadarıyla özetleyebilirim. Hiçbir yerel yöneticimiz İstanbul’da da olsa, burada da olsa, başka yerde de olsa yargılanmaktan, hesap vermekten muaf değil. Buna bir itirazımız yok. Bunu aylardır söylüyoruz. Yeter ki yargılama adil olsun, hızlı olsun, savunma hakları kısıtlanmasın, kamu görevi Suç sayılacak yöntemlerle bu davaları ilerletmeye çalışmasınlar. Ve özellikle de tutuksuz yargılama esası olur. Bugün bütün hukuk fakültelerinde tutukluluk tedbirinin çok istisna, tutuksuz yargılamanın ana kural olduğu öğretiliyor. Ancak geçtiğimiz 100 günlük pratikte İstanbul’da gördüklerimiz bu konuda bizi endişelendiriyor. Ve burada İnanılmaz şişirilmiş rakamlarla yani geçmişte bir şirketten bahsediliyor. O şirkete yönetim kurulu üyeliği yapmış herkes gözaltında. Oysa biliyorsunuz veya bu böyle çıkacak ki o kişilerin hiçbir sorumluluğu olmayacak. Sorumlu olanların başka sorumlulukları olacak ama yönetim kurulu üyesi değil o şirkette. Siz şirketin bütün yönetim kurulu üyelerini gözaltına alamazsınız. Çok sayıda kişinin gözaltında olduğu devasa bir operasyon görüntüsü verilmek isteniyor. Ve bu işin sonunda da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çok sayıda şu anki görevlerinde bulunan geçmişte başka görevlerde bulunmuş kişiler gözaltındalar. Bunun bir an önce sonlanmasını, yargılanacak olanların tutuksuz yargılanmasını, bu algı operasyonunun şişme iş, bu 150 kişilik falan meselenin de normal sınırlar içinde değerlendirilmesini bekliyoruz. İzmir’in geçmiş pratiğinde Sayın Aziz Kocaoğlu’nun 379 yılın 33 suçtan yargılandığını tutuksuz yargılandığını ve teker teker her bir suçlamadan yargı önünde beraat ettiğini hatırlayalım. O gün bir tutuklama yapmış olsaydınız İzmirlinin beni yönetsin dediği kişiye İzmir’i yönettirmemiş sonuçta da beraat edecek olan kişiye boşu boşuna bir süre hapis yatırılmış. Yakınlarına da zulmetmiş olundunuz. Böylesi bir somut örnek de varken biz tutuksuz yargılama, adil, hızlı, şeffaf bir yargılama bekliyoruz. Bunun üzerine en sonunda kamuoyunu da ikna edecek, bütün somut delili ortaya koyacak şekilde bir suçu varsa suçu işleyen zaten cezasını seker. Onun arkasında kimse durmaz. Ama buradan bir suç varlığını bütün herkesin üzerine örtmek ve içlerinden birileri mutlaka suçlu deyip herkesi zan altında bırakmak değil en hızlı ve en adil yargılamayı tercih edilmesini bekliyoruz. Geçmişte her ikimizde Bornova Anadolu Lisesi mezunuyuz Tunç Başkan’la siyaseten ayrı düşmüş olabiliriz, tartışmalar olmuş olabilir. Ama bizim aramızdaki hukuk siyasi rekabetin dışında böyle günde dayanışmayı gerektirir. Öyle zaman zaman İzmir kapılarında acaba Özgür Özel Tunç Soyer’e sahip çıkar mı? Ekrem İmamoğlu’na nasıl sahip çıkıyorsak Tunç Soyer’e de aynı şekilde sahip çıkarız. Meselenin parti içinde nerede durduğumuzla hiçbir zaman ilgisi olmaz. Bunu bir kez daha ifade etmek isterim" dedi. "İzmirliler ne yapılmaya çalışıldığının farkında" Özel, İzmir’deki gözaltıların CHP içinden kaynaklandığı algısının oluştuğunu soran bir gazeteciye şöyle cevap verdi: "Şimdi Cemil Bey de açıklamayı yaptı. Dosyayı takip eden avukatlar da aynısını söylüyor. 2023 yılının Temmuz ayından başlamış bir soruşturmadan bahsediliyor ve süreç içinde tabii burası bir kamu kurumu. Buradan dosya istendiğinde, evrak istendiğinde o evrakı elbette verecek veya şuraya bakın dendiğinde elbette bakılacak. Onu bana yollayın o baktığın şeyi dendiğinde elbette yollanacak. Burada kesinlikle bir kötü niyet olmadığı gibi ’Cumhuriyet Halk Partililer birbirini şikayet etti’ algısı var. Bu AK Parti’nin hem dünya kadar kötülüğü organize edip sonra da sütten çıkacak kaşık gibi kendisini bir kenara çekme çalışması. Allah’tan bugün İzmir’deyiz işte çeşitli ziyaretler oldu. Takip ettiniz. Kimle karşılaşsam meselenin farkında. İzmir’in böyle bir önemli tarafı var. Ne yapılmaya çalışıldığını İzmirliler bizden çok daha fazla farkında. Bu yüzden de bu AK Parti bu İzmir’de bu yüzden bir türlü bir şey olamıyor, olamayacakta. Çünkü bu yaklaşım İzmirlinin vicdanını zedeliyor. Bu iftiralar, bu sözler. O yüzden de bu AK Parti İzmir’de bir türlü bir şey olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yıllardır yenildiniz, şöyle yaptınız diyenler son yerel seçimlerde bütün Türkiye’de Nasıl Türkiye’nin yüzde 65’ini yönetme yetkisini bize verdiklerini bu kumpasları kuranlara veya olmadığı halde yok efendim Cemil Tugay şikayet etmiş diyenleri hatırlatmak lazım. Bize Sivas’ın ötesinde yoksunuz diye dalga geçenler Ege’de yok. Ege’de Cumhuriyet Halk Partisi dışında bir partinin büyükşehir ya da il belediyesi yok. O yüzden Türkiye’nin yedi bölgesinde büyükşehir ya da il belediyesi olan tek parti Cumhuriyet Halk Partisi partisi. Milletin bu güveni duyduğu partiye bu tip ithamlarda bulunmak yakışık almaz." "Bir ben kaldım, beni de atsın hapse" Hakkında hazırlanan fezleke için de konuşan Özel, "Biz millete güvenerek siyaset yapıyoruz. Birileri de yargı sopasına güvenerek bizi sindirmeye çalışıyor. Dokunulmazlığı kaldıracak, yargılayacak. Bir ben kaldım, beni de atsın hapse. Sonra Ne olacak? Ben kazandım mı diyecek? Yani kendisini yenebilecek rakiplerine bu şekilde saldır, saldır, saldır. Biz bunlardan korksaydık, demirden korksaydık trene binmezdik. Bunlar bize vız gelir, tırıs gider. Hani sordunuz diye yanıtladım. Yoksa bizim gündemimizde öyle fezleke, dokunulmazlık falan yok." dedi. Karikatür hakkında konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün kendisini Leman dergisinin karikatürünü savunmakla ağır bir şekilde eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine Özel, "Şimdi ya Sayın Erdoğan’ın okuduğunu anlama kapasitesini yitirdiğini düşünmek lazım ya da birileri kendisini fena halde aldatıyor, kandırıyor. O da hiçbir şey yapmadan o önüne yazılanları mı okuyor? Yani Sayın Erdoğan’a tavsiyem bugün akşam müsait bir zamanında otursun. Beni de çok izlediğini biliyorum. Dünkü açıklamama, bir baksın bakalım ben ne demişim. Onun söyledikleri ne alakası var benim dediğim ve bütün kamuoyunun önünde söyledim vicdanlı insanlara. Bir kişi de çıkıp aksini demedi. Bugün Erdoğan’a diyorlar ki: ’Özgür Özel peygambere hakareti yapan karikatüristleri savunuyor.’ Ben o karikatüre baktım. Sayın Erdoğan da alsın bir baksın. Bombalar geliyor iki taraftan da. İki kişi hayatını kaybetmiş. Göğe doğru yükseliyor. Melek kanatları var. Başında hareler var. Melek. Peygamber öyle resmedilmez. Peygamber melek değildir. Kanatı falan olmaz. Peygamberin resmedilmesi zaten düşünülemez. Ben ilk başta böyle bir şey oluyordu. Çok yanlış yapmışlar dedim. Sonradan baktım. Gökyüzünde diyor ki: ’Benim adım Muhammed.’ Öbürü de diyor: ’Benimki de Musa.’ Doğduğunda peygamberin adının ve edildiği çocuklar ölüyor bu savaşta diyorlar ve melek olup uçuyorlar diyorlar kaç yaşında olursa olsun. E şimdi bunu görüp de peygambere hakaretlersen ya bu bir kere melek. Peygamber çizecek olan kanat çizmez peygambere. Bu kısmı yanlış dedi. Ve bunun üzerinden bu linç haksızdı. Yoksa peygamberi çizmiş de biz de iyi yapmış, hoş yapmış, beş yapmış falan da demedik. Doğrusunu söyle. Sonuçta bakıp da aksini söyleyen var mı arkadaşlar? Şimdi o ben size şunu söyleyeyim. Bu bir sürü kızan, köpüren, tweet atan, bilmem ne yapan, o ilk gece oraya gidenlerin yüzde 95’inin karikatürü görmediğini düşünüyorum. Karikatüre dönün bakın. Orada peygamber resmedilmiş diyorsanız bombanın düşüp de öldürülüp göğe yükselenin Hazreti Muhammed olduğunu iddia eden varsa Erdoğan haklı. Hazreti Muhammed bugün bombayla öldürülüp gökyüzüne yükseliyor olabilir mi arkadaşlar? Ben Muhammed dediği iki taraftan da peygamberin isimlerinin verildiği insanlar ölüyor diyor karikatür. Buradan bir şey bulmuş. Ben bunu anlattım dün. Bir sürü yerden de ’Ya böyle bilmiyorduk, bakmamıştık, doğruymuş, iyi ki öyle olmuş, biz de linçe katılmıştık.’ Öz eleştirileri de geldi. Bugün dünden beri kimsenin bir şey görmediği yerde Erdoğan’a bugün yazmışlar, onları savunuyor falan. Komik. Ha böyle bir şeye itiraz edecekse ben size söyleyeyim. Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarını açın hemen, AK Parti Tekirdağ Milletvekili bugün ’Bizler inançlı milletiz. Kutsallarımız, peygamberimiz ve cumhurbaşkanımız bizim en hassas noktalarımız.’ diyor. Peygambere denk tutma varsa ve bir saygısızlık varsa senin Tekirdağ milletvekili bizim en kutsallarımız peygamberimiz ve cumhurbaşkanımız diyor. Daha ne diyeceksiniz ya? Dön onunla uğraş. Git ona söyle. Bu sözü söyleyecek şuursuzluğu bünyesinde barındıracak. Sonra başka yerde yok Peygamber’e hakaret edeni savundu falan. Ben doğru bildiğini söylerim arkadaşlar. Bunu ilk baştan beri biliyorsunuz. Ben doğru bildiğini söylerim. Yanlış gördüğümü söylerim. Bedeli ne olursa olsun. Ben gördüğüm yerde peygamber görseydim derdim ki bu yanlış. Doğru olmamış. Peygamber resmedilmez. Bombayla ölmüş, göğe yükselen Hazreti Muhammed olduğuna inanıyor ya. Bunun öyle çizildiğine inanıyorum. Onu da söyleyeceğim. Ama burada da Tekirdağ milletvekilinin ’Bizim kutsallarımız, peygamberimize, cumhurbaşkanımıza’ daha bugün söylüyor bunu, Tekirdağ milletvekili. Bunu sorsun birisi. Sözüm size değil, siz sorarsınız muhakkak. Cumhurbaşkanı’nın yanında yanaşabilen muhabirlerden bir tanesi bunu sorsun bakalım. Akreditasyonu olan muhabirlerden bir tanesi bunu sorsun. O koca anlı şanlı gazetelerin, televizyonların muhabiri bir sorsun. Buna ne diyorsunuz desin. Erdoğan’a karikatüre bakmasını, benim açıklamamı kendisinin dinlemesini ya da tam metnini okumasını tavsiye ediyorum. Yoksa okuduğunu anlayamayan, muhakeme yeteneğini yitirmiş ya da kendisine ne yazılırsa onu tartışmadan okuyan bir siyasetçiye dönüştüğünü kabul etmiş olur Sayın Erdoğan. O kadar söyleyeyim. Ben tabii Sayın Erdoğan’a isminle ve şeyle böyle birinci ismiyle hitap etmeyi doğru bulmam. Kendisi böyle tercihlerde bulunuyor. Öyle kendisine Tayyip falan demeyeceğim. Sayın Erdoğan demeye devam edeceğim" dedi. "Herkes kendince haklı" "Devam eden gözaltılar sonrası tutuklamalar olursa İstanbul’daki gibi mitingler düzenleyip düzenlemeyeceklerinin" sorulması üzerine Özel şu cevabı verdi: "Tutuklamalar olursa onu oturup tekrar değerlendiririz. Onun dışında bir miting ihtiyacı olursa, Türkiye’nin neresinde olursa yapacağımız gibi İzmir’de de yapabiliriz. Geçmişte Tunç Başkan’dan bu konuya yönelik olarak yani bu yakın geçmişte değil ama bir kooperatifçilik iyi niyetle yola çıkılmış bir kooperatifçilik meselesi sıkıntıya dönüşmüştü. Büyük bir sıkıntıydı. Ben bu sıkıntıyı çok iyi anlıyorum. İnsanlar arsalarını vermişler, ev sahibi olacaklar ya da para vermişler kooperatife girecekler, ev sahibi olmuşlar. İnşaat maliyetleri bilmem kaç katına fırlamış. Kooperatifçilik mantığı içinde bu işe hızlı etkin bir tedbir alınamamış, çözüm olmamış ve işte kimi yüzde 75’te kalmış bilmem ne. Bu işin çözülmesi lazım. Ben Sayın Başkan da ilk göreve geldiğimde, hayırlısı olsuna ilk geldiğimde de bu konuya hızla bir çözüm bulmak lazım diye söylemiştik. Bugün dahi yukarıda da benzer şeyi konuştuk. Yani bu işin bir yanını ile çözülme iradeyi gösteriyorlar. O arzudalar ama tabii insanlar mesela inşaat maliyetinin yüzde 75’ini ödediklerini düşünüyor. Eve verdiği para yüzde 25’i ya da verdiği para yüzde 25’ine denk geliyor ama ödemesi gereken paranın tamamını ödediğini düşünüyor. Herkes kendi açısından haklı veya pek çok kişi kendi açısından haklı. Öyle olunca bu meseleyi zamanında Tunç Bey’le de bir sohbet etmiştik. Yani bu problemi parti içinde zaman zaman bu konuşuluyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir bütün olarak ki ben kooperatifçiliğe çok önem veren kendi eczanesi, kooperatif dışında bir yerden eğer o ürün orada varsa alışveriş yapmayan kooperatif çok inanan birisi olarak böyle kötü örneklerin kooperatifçiliğe zarar vermesinden de üzüntü duyuyorum. O yüzden o konuda yapıcı sohbetlerimiz olmuştu. Adaylık döneminde de bunları konuşmuştuk. Cemil Başkan da işte biraz önce de nasıl çareler üretmeye çalıştığını istihdam için teknik, mali zorluklarını ve nasıl bir formül aradıklarını izah ettiler. Öyle ama hani aramızda bir bu konuyla ilgili bunun ötesinde bir sohbet olmadı." Özel basın açıklamasının ardından İzmir’den ayrılarak Manisa’ya geçti.