Yerel Haberler
İzmir
Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu 15 Mayıs 2026 Cuma - 10:49:14 Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu arasında beş aydır yürütülen anlamlı iş birliği, uygulama mutfağında düzenlenen coşkulu bir kapanış etkinliğiyle taçlandı. Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında hayata geçirilen protokol çerçevesinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile işitme engelli ortaokul öğrencileri mutfakta bir araya gelerek sadece yemek yapmayı değil, iletişimin sınırlarını aşmayı da deneyimledi. "Onlar bana gönül dilini öğrettiler" Projenin yürütücülerinden Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağı Yönetici Şefi Selin Güloğlu, beş ay süren bu yolculuğun kendisi için en özel deneyim olduğunu vurguladı. Başlangıçta iletişim kurma konusundaki endişelerini dile getiren Güloğlu, şunları söyledi: "İlk beş dakikada o aradaki boşluğu nasıl kullanacağımı çok düşünmüştüm. Ama anladım ki aslında çok fazla konuşmaya gerek yokmuş. Ben onlara pasta, makarna veya kurabiye yapmayı öğrettim; ama onlar bana gönül dilini, dokunarak anlaşmayı öğrettiler. Bu, yaptığım projeler arasında en iyisiydi." Kabukları kıran iş birliği Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu Rehber Öğretmeni ve Projenin Koordinatörü Özen Güventürk de Bornova’daki iki kurumun komşuluğuyla pekişen projenin, öğrencilerin hayatı tanıması ve toplumdaki "engelli birey" algısının olumlu yönde değişmesi adına büyük bir adım olduğunu söyledi. Güventürk, Yaşar Üniversitesi’ne ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine ve akademik kadroya teşekkür etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:40 Başkan Pehlivan: "Mesele, engelleri sevgiyle birlikte aşabilmektir" Menemen Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Dövizlerle, sloganlarla Cumhuriyet Meydanı’na yapılan yürüyüşe eşi Filiz Pehlivan ile birlikte katılan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bizler Menemen’de engelsiz yaşamı yalnızca sosyal bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda bir vicdan ve insanlık meselesi olarak görüyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız her projemizi engelli vatandaşlarımıza göre planlıyoruz" dedi. Engelliler Haftası kapsamında Menemen Kaymakamlığı, Menemen Belediyesi, PAGEP El Ele Derneği, STK’lar ve özel eğitim okullarıyla çok sayıda vatandaşın katılımıyla farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı ve PAGEB El Ele Derneği Menemen Başkanı Canan Bedük ve çok sayıda vatandaş dövizler ve alkışlar eşliğinde yürüdü. "Menemen’e farkındalık ve deneyim merkezi kazandıracağız" Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından katılımcılara hitap eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Nasıl ki her zaman Mesele birlikte olmak ve birlikte başarmaktır diyorsak; Bugün de diyoruz ki mesele, engelleri sevgiyle birlikte aşabilmektir." diye konuştu. Başkan Pehlivan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayatta aşılabilecek çok engel vardır. Ama en büyük engel sevgisizliktir. En büyük engel duyarsızlıktır. En büyük engel, karşımızdakinin yaşadığı zorluğu görmezden gelmektir. Gerçek farkındalık önce insanın kendisinden başlar. Biz de Menemen Belediyesi olarak yılın sadece bir haftasında değil, her gününde bu farkındalığı büyütmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ve şimdi Menemen’e bir Farkındalık ve Deneyim Merkezi kazandırmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. İnanıyoruz ki özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin burada yaşayacağı deneyimler, birbirimizi daha iyi anlamamıza ve toplumsal duyarlılığı daha da güçlendirmemize katkı sağlayacaktır. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca engelsiz yollar yapmak değil; engelsiz bir bilinç oluşturmaktır. Bugün burada; vicdanın, dayanışmanın, anlayışın ve sevginin ne kadar güçlü olduğunu hep birlikte gösterdik."
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:33 İzmirli sanatçı, uluslararası akordeon festivalinde jüri üyeliği yaptı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç, 6. İstanbul Uluslararası Akordeon Festivali ve 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nda jüri üyesi olarak görev aldı. 6-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon, Gönüllü Hizmet Vakfı, Kadıköy Belediyesi ile Kars Eğitim ve Kültür Vakfı sponsorluğunda düzenlendi. Yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen festivalde, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç da yarışmanın jüri üyeleri arasında yer aldı. İzmir’den festivale akademik katkı Bosna-Hersek’ten Ukrayna’ya, Azerbaycan’dan Hırvatistan’a uzanan geniş katılımcı profiliyle gerçekleştirilen festival kapsamında konserler, yarışmalar, sunumlar ve gala etkinlikleri düzenlendi. Festivalin gelişim sürecini anlatan "İlk Beş Yıl" başlıklı sunumu gerçekleştiren Ejder Orkun Kılıç, organizasyonun uluslararası boyuta ulaşan yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası sanatçılar aynı sahnede buluştu Festivalin onur konukları arasında Danijela Gazdic-Kljajic, Aisha Dzhasheeva, Subhan Köçerli, Serhii Sapun ve Martina Jembriak yer aldı. Festivalde ayrıca Türkiye’nin başarılı kadın akordeon sanatçıları ile genç müzisyenler de sahne aldı. Akordeon ve körüklü çalgıların farklı kültürlerdeki yansımalarının sahneye taşındığı organizasyon, sanat çevrelerinden de ilgi gördü. Gala konseri yoğun ilgi gördü Festivalin finali ise Kadıköy’de bulunan Kozzy AVM Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü Sahnesi’nde düzenlenen "Kafe Türk’te Toy" gala konseriyle gerçekleştirildi. Akorder Dernek Başkanı Aziz Ali Elyağutu’nun sunumuyla gerçekleştirilen gece, farklı ülkelerden sanatçıların ortak performanslarına sahne oldu. Festival kapsamında ayrıca genç müzisyenlerin katıldığı 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nın sonuçları da açıklandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:22 Aliağa’da üçüncü etap damızlık küçükbaş dağıtımı yapıldı Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve yerel üreticilerin ekonomik olarak desteklenmesi amacıyla başlatılan damızlık küçükbaş hayvan dağıtımlarının üçüncü etabında toplam 100’den fazla üreticiye destek sağlandı. Aliağa’da 4-8 Mayıs tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında yaklaşık 200 üretici belirlendi. Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle 3’üncü etap damızlık dağıtımları gerçekleştirildi. Törende; yüzde 100 hibeli 10 koyun + 1 koç desteğiyle 10 üreticiye kıvırcık damızlık sürü teslim edilirken, yüzde 75 hibeli destekle 80 üreticiye Merinos koç, 16 üreticiye ise Kıvırcık koç dağıtıldı. Törene; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Ömer Ertürk, İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Selim Özkan, önceki dönem Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı. Başkan Serkan Acar: "Aliağa küçükbaş hayvancılıkta örnek ilçe olacak" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, törende yaptığı konuşmada küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "Bugün bir kez daha damızlık koç ve koyun dağıtımını hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Buradaki temel hedefimiz ilçemizde küçükbaş hayvan sayısını artırmak, aynı zamanda özellikle Merinos ve Kıvırcık cinsi hayvanlarımızı saflaştırarak verimliliklerini yükseltmektir." Aliağa’nın yalnızca sanayi ve liman kenti olmadığını vurgulayan Başkan Serkan Acar, "Hayvancılıkta da iddialı olacağız. Küçükbaş hayvancılığı hep birlikte daha ileri seviyelere taşıyacağız. Sadece üretimi değil, küçükbaş hayvan tüketimini de desteklememiz gerekiyor. Bu konuda da Aliağa’da örnek çalışmalar gerçekleştireceğiz" dedi. Kaymakam Zekeriya Güney: "Küçükbaş hayvancılık sayısal ve nitelik olarak gelişecek" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise konuşmasında projenin ilçedeki hayvancılığa önemli katkılar sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu anlamlı dağıtım törenini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Projenin başlangıcından bugüne kadar gösterdiği gelişimi ve verilen emeği görüyoruz. Bugün 3’üncü etap dağıtımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu proje sayesinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılık hem sayısal hem de nitelik ve verim açısından daha da gelişecektir." Projeyle 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşıldı İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan ise Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin bölge hayvancılığı açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin üreticilerimize sağladığı katkıları görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Merkezimiz, bölgemizin kaliteli damızlık küçükbaş ihtiyacının karşılanmasında önemli rol üstleniyor. Bugünkü dağıtımla birlikte proje kapsamında toplam 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşılmış olacak. Bu projede emeği geçen başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Mazlum Selim Aksakal’a ve tüm teknik personelimize teşekkür ediyorum. Damızlık hayvanlarımız üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun." 183 hayvanla başlayan tesis bin 300 baş kapasiteye ulaştı Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal da projenin kamu ve belediye iş birliği açısından örnek bir model olduğunu belirtti. Aksakal, "Atıl durumdaki bu arazide, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve Aliağa Belediyemiz ile birlikte kaliteli damızlık üretimi hedefiyle 2021 yılında protokol imzaladık. 183 hayvanla başlayan tesisimiz bugün bin 300 baş seviyesine ulaştı. Bu proje, kamu ve belediye iş birliğinde ülkemize örnek olacak nitelikte bir çalışmadır. Diğer ilçelerimize de rol model olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Tatil valiziniz omurganızı düşünsün
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:18 Tatil valiziniz omurganızı düşünsün Seyahat etmeyi sevenlerin rutini olan valiz hazırlama eylemi, doğru adımlar izlenerek yapılmadığı takdirde omurga sağlığını riske atabilir. Bu nedenle doğru valiz hazırlamanın önemine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, seyahat valizine ihtiyaç dışı fazla eşya alınmaması gerektiğinin altını çizerek, "Her ekstra ağırlık, omurganız için potansiyel bir tehdit demektir" dedi. Seyahat ederken doğru valiz hazırlamak hem omurganızı korumanıza fayda sağlıyor hem de seyahatinizin daha konforlu geçmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle omurga dostu valiz hazırlamanın önemine vurgu yapan Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, valiz hazırlarken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. İlk olarak valiz seçimine dikkat etmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şendur, "Mümkün olduğunca hafif bir valiz tercih edin. Valizin kendi ağırlığı ne kadar az olursa, içine koyduğunuz eşyalarla birlikte toplam ağırlık o kadar kabul edilebilir seviyede kalır. Tekerlekli bir valiz, özellikle büyük ve ağır eşyalar taşıyorsanız, omurganız üzerindeki yükü büyük ölçüde azaltacaktır. Çekme kolunun boyunuza uygun olduğundan ve rahat bir şekilde çekebileceğinizden emin olun. Eğer sırt çantası tercih ediyorsanız, bel ve göğüs kayışları olan, sırt desteği iyi bir model seçin. Ağırlığın eşit dağılması için bu kayışları doğru ayarlayın" diye konuştu. "Ağırlığı eşit şekilde dağıtın" Omurga dostu valiz hazırlamak için eşyaları, ağırlıkları dengeli ve eşit dağılacak şekilde yerleştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Valizin tabanına en ağır eşyaları (kitap, ayakkabı vb.) yerleştirin. Bu, valizin ağırlık merkezini düşürerek daha dengeli olmasını sağlar ve taşırken daha az zorlanmanızı sağlar. Valizin her iki tarafına da eşit ağırlıkta eşya yerleştirmeye çalışın. Bu, valizin bir tarafa yığılmasını ve dengesizleşmesini önler. İhtiyacınız olmayan eşyaları yanınıza almaktan kaçının. Her ekstra ağırlık, omurganız için potansiyel bir yük demektir" sözlerini kaydetti. Ayrıca valiz hazırlamak kadar valizi taşımanın da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Şendur, "Valizi yerden kaldırırken dizlerinizi bükerek ve sırtınızı düz tutarak squat pozisyonunda eğilin. Valizi vücudunuza yakın tutarak kaldırın ve sırtınızdan değil, bacaklarınızdan güç alın. Valizi kısa mesafelerde taşırken, mümkünse iki elinizi de kullanarak ağırlığı iki kolunuza eşit şekilde dağıtın. Sırt çantanızı takarken, omuz askılarının çok sıkı veya çok gevşek olmadığından emin olun. Bel ve göğüs kayışlarını kullanarak ağırlığın kalça ve göğüs bölgesine dağılmasını sağlayın" ifadelerini kullandı. Seyahat konforunu artırmanın püf noktaları Tatil valizi hazırlarken omurga sağlığınızı korumak için bazı özel eşyaları da yanınıza almanızda fayda olacağını aktaran Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle uzun yolculuklarda boyun omurganızın doğal eğrisini desteklemek için ortopedik bir boyun yastığı vazgeçilmezdir. Bu yastıklar, boynunuzun yanlış pozisyonda kalmasını önleyerek boyun ağrısı ve tutulmalarını engeller. U şeklinde hafızalı köpük yastıklar genellikle en iyi seçeneklerdir. Eğer bel fıtığı gibi bir sorununuz varsa veya uzun süre oturmanız gereken bir seyahat planınız varsa, taşınabilir bir bel desteği yastığı veya minderi çok işinize yarar. Bu yastıklar, otururken bel boşluğunuzu destekleyerek omurganıza binen yükü azaltır ve doğru duruşu korumanıza yardımcı olabilir. Tatil boyunca çok yürüyecekseniz veya ayakta kalacaksanız, ortopedik tabanlı, rahat ve destekleyici ayakkabılar seçmek omurga sağlığınız için kritik öneme sahiptir. Yüksek topuklu veya düz, desteksiz ayakkabılardan kaçınarak omurganızdaki baskıyı azaltabilirsiniz. Ani bir ağrı veya kas spazmı durumunda kullanmak üzere, tek kullanımlık sıcak/soğuk kompres jelleri veya yeniden kullanılabilir bir jel paketi valizinizde bulunabilir. Bu tür ürünler, ağrıyı hafifletmek ve iltihabı azaltmak için acil durum çözümü sunar. Eğer doktorunuz tarafından önerilmişse veya belinizde hassasiyet varsa, hafif bir bel korsesi veya destekleyici bir kemer seyahat sırasında ek koruma sağlayabilir. Ancak bu tür ürünleri doktor tavsiyesi olmadan uzun süreli kullanmaktan kaçınmak önemlidir. Bu eşyalar, seyahat ederken omurganızın daha az zorlanmasına ve tatilinizi daha keyifli geçirmenize yardımcı olacaktır." Uzun süreli ağrılarda doktora başvurulmalı Ağır valiz taşımanın sonucunda omurganın ciddi zarar görebileceğini dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Omurga, vücudumuzun ana destek yapısıdır ve yanlış taşıma teknikleri veya aşırı yüklenme, omurgayı oluşturan diskler, kaslar, bağlar ve eklemler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir" dedi. Prof. Dr. Şendur ağır valiz taşıma sonucu oluşabilecek rahatsızlıkları ise şöyle sıraladı: "Disk hasarı (fıtık), kas gerilmesi ve spazmları, duruş bozuklukları, sinir sıkışmaları, eklemlerde aşınma gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz." Tatil sırasında bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda ilk olarak dinlenilmesi ve bu sırada vücudun gözlemlenmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerini şöyle tamamladı: "Öncelikle vücudunuza dinlenmek için zaman tanıyın. Genellikle kısa süreli bel ağrıları birkaç gün içinde kendiliğinden geçebilir. Bu süreçte ağır kaldırmaktan, ani hareketlerden ve ağrıyı artıracak pozisyonlardan kaçının. Ağrının şiddetini, yerini ve ne zaman arttığını gözlemleyin. Ağrı şiddetliyse ve evde uyguladığınız yöntemlerle geçmiyorsa, 1 haftadan uzun sürüyorsa veya giderek kötüleşiyorsa, ağrıya ateş, titreme, açıklanamayan kilo kaybı eşlik ediyorsa, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güç kaybı veya refleks kaybı varsa mutlaka doktora başvurmalısınız."
Karşıyaka’dan Tolga Ünlü hamlesi
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:35 Karşıyaka’dan Tolga Ünlü hamlesi Karşıyaka, son olarak Beykoz İdman Yurdu forması giyen 35 yaşındaki orta saha oyuncusu Tolga Ünlü’yü kadrosuna kattı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta yeni sezona iddialı bir giriş yapmak isteyen Karşıyaka, transfer çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Daha önce dış transferde Erol Zöngür, Alpay Eroğlu, Mehmet Güneş, Mücahit Arslan, Hamza Küçükköylü, Harun Kaya, Tunay Meral, Erhan Öztürk ve Bayram Kılıç’la anlaşan yeşil-kırmızılılar, altyapıdan yetişen Berat Şahin ve Selim Demirci ile de profesyonel sözleşme imzaladı. Kadro planlaması kapsamında transfere ara vermeyen İzmir ekibi, son olarak da Beykoz İdman Yurdu forması giyen 35 yaşındaki orta saha oyuncusu Tolga Ünlü’yü kadrosuna kattığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Kulübümüz, 35 yaşındaki tecrübeli oyuncu Tolga Ünlü ile anlaşmaya varmıştır. Sahadaki deneyimi, liderliği ve disipliniyle öne çıkan Tolga Ünlü’ye Karşıyaka’mıza hoş geldin diyor, yeşil-kırmızılı formamız altında başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan kariyerine Almanya’nın SV Viktoria Aschaffenburg altyapısında başlayan Tolga Ünlü, 2010-2011 sezonunun ara transfer döneminde Türkiye’ye adım atarak Konyaspor ile profesyonel kariyerine devam etti. Tecrübeli oyuncu, kariyeri boyunca sırasıyla Akhisarspor, BB Erzurumspor, Altay ve Şanlıurfaspor formalarını giydi. Uzun yıllar Süper Lig ve 1. Lig seviyesinde top koşturan Tolga, geçtiğimiz sezon ise Beykoz İdman Yurdu formasıyla 25 resmi maçta görev aldı.
Bengisu Avcı, Ocean’s 7 final etabını geçmek için Japonya’da
29 Temmuz 2025 Salı - 12:04 Bengisu Avcı, Ocean’s 7 final etabını geçmek için Japonya’da Milli ultra maraton yüzücü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okumaları arasında yer alan Ocean’s 7’deki son etabı Japonya-Tsugaru Kanalı’nı, AXA Türkiye ‘Değerler Ortağı’ olarak 1-6 Ağustos tarihleri arasındaki uygun bir günde yüzecek. Bugüne kadar altı parkuru başarıyla bitiren Bengisu Avcı, finali de geride bırakırsa Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk olacak. Ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okumaları arasında yer alan Ocean’s 7’deki son etabı için Japonya’ya gitti. AXA Türkiye ‘Değerler Ortağı’ olan İzmirli Açık Su Milli Yüzücüsü, kuş uçuşu 30 kilometrelik Tsugaru Kanalı’nı geçtiği takdirde, Ocean’s 7 serisini bitirecek ve bu meydan okumayı başaran ilk Türk ünvanını alacak. Bengisu Avcı, iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla AXA Türkiye ile birlikte ‘Gelecek Neden Bir Risk Olsun Ki’ diyerek kulaç atacak. 10-12 kilometreyi bulan akıntılar 19 Temmuz’da Kuzey Kanalı’nı 10 saat 48 saniyede yüzerek geçip rekor kıran Bengisu Avcı, böylelikle altı etabı bitirmişti. Milli yüzücü, son parkur olan Tsugaru’da hava şartlarına bağlı olarak 1-6 Ağustos tarihleri arasında kulaç atacak. Honshu ile Hokkaido arasındaki okyanus kanalı, dünyanın en güçlü akıntılarına sahip. Son yıllarda yer yer saatte 10-12 kilometreyi bulan akıntılar, geçişi neredeyse imkansız kılıyor ve sporcular sürekli farklı stratejiler ile karşı kıyıya ulaşmaya çalışıyor. En az 12 saatlik performans Tsugaru Channel Yüzme Federasyonu’nun özellikle iklim değişikliğinin oluşturduğu olumsuz etkiler nedeniyle Tsugaru’ nun başlangıç ve bitiş noktalarında değişiklikler yapmak zorunda kaldığına dikkat çeken Bengisu Avcı, "İklim değişiklikleri, kanaldaki akıntıları çok hızlandırdı. Daha önce 19 kilometre olarak yüzülen parkurun uzunluğu 30 kilometreye yükseldi. Ama ben milli bir sporcu olarak buna hazırım. Kuzey Kanalı geçiş performansım ile de bunu kanıtladım. Tsugaru parkurunda bu güçlü akıntıya karşı en az 12 saatlik bir performansla yüzüp karşı kıyıda Türk bayrağını açmak için mücadele edeceğim" dedi. İlham ve cesaret yolculuğu Türk kadınına ilham ve cesaret verip, tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizine karşı farkındalık oluşturmak için kulaç atan Bengisu Avcı, "2018 yılında yola çıkarken Ocean’s 7’yi bitirenlerin hikayelerini okuyor ve hayal kuruyordum. Ocean’s 7’yi dünyada bugüne kadar yaklaşık 40 sporcu tamamlayabildi. Bunların arasındaki kadın sayısı ise gerçekten çok az. Türk kadınına cesaret ve ilham vermek adına çıktığım yolun sonunda adımın karşısında ‘ilk Türk’ yazısını görmeyi çok istiyorum" diye konuştu. İsmini altın harflerle yazdıracak Tsugaru’yu başarıyla geçtiğinde ismini Türk yüzme tarihine altın harflerle yazdıracak Bengisu Avcı’nın Ocean’s 7 serisi 2018’de başladı. Milli sporcu, o tarihte Manş Denizi’ni 11 saat 29 dakikalık rekor dereceyle tamamladı. 2022’de Catalina Kanalı’nı 11 saat 59 dakikada yüzen ilk Türk kadın oldu, 2023’te Cebelitarık Boğazı’nı 3 saat 24 dakikada yüzerek Türkiye rekoru kırdı, 2024’te Cook Boğazı’nı 10 saat 14 dakikada yüzen İlk Türk oldu. Aynı yıl Molokai Kanalı’nı 12 saat 10 dakikada yüzerek hem Avrupa rekoru kırdı, hem de bu parkuru yüzen İlk Türk sporcu ünvanını aldı. Son olarak ise 19 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Kanalı’nı 10 saat 48 saniye gibi rekor bir süre ile tamamladı. Her geçiş ayrı bir rekor Her okyanus geçişi ayrı bir rekor olan Bengisu Avcı, geride kalan süreçte bir çok ünvanın da sahibi oldu. Molokai ve Cook Boğazı’nı geçen ilk Türk, Molokai’yi geçen en hızlı Avrupalı kadın, Catalina Kanalı’nı geçen ilk Türk kadın, Cebelitarık’ı en hızlı geçen Türk, Kuzey Kanalı ve Manş’ı en hızlı geçen Türk kadın olan Bengisu Avcı’nın aynı zamanda sıfır derecelik suda yapılan Buz Dünya Şampiyonası’nda dünya rekorları ve şampiyonlukları bulunuyor.
Ege Üniversitesi, Sualtı Ragbisi Türkiye Şampiyonası’nda dörtte dört yaptı
29 Temmuz 2025 Salı - 11:29 Ege Üniversitesi, Sualtı Ragbisi Türkiye Şampiyonası’nda dörtte dört yaptı Sualtı Ragbisi U21 Gençler ve Elit Türkiye Şampiyonası’nda Ege Üniversitesi Spor Kulübü; Elit Erkek, U21 Erkek, Elit Kadın ve U21 Kadın takımlarıyla mücadele ettiği dört kategoride de yenilgisiz bir performans sergileyerek dört Türkiye şampiyonluğu kazandı. Manisa’da düzenlenen Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu organizasyonu büyük bir başarıya sahne oldu. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Atatürk Spor Kompleksi Açık Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen Sualtı Ragbisi U21 Gençler ve Elit Türkiye Şampiyonası’nda Ege Üniversitesi Spor Kulübü fırtınası esti. Ege Üniversitesi Spor Kulübü; Elit Erkek, U21 Erkek, Elit Kadın ve U21 Kadın takımlarıyla mücadele ettiği dört kategoride de yenilgisiz bir performans sergileyerek dört Türkiye şampiyonluğu kazandı. Gösterdikleri üstün performansla turnuvaya damga vuran Egeli sporcular, elde ettikleri bu zaferlerle hem Ege Üniversitesini hem de İzmir’i gururlandırdı. Elde edilen başarılardan dolayı Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbisi Şubesi oyuncularını tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Manisa’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda, Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbisi takımlarımızın dört kategoride yenilgisiz şekilde şampiyon olması bizlere büyük bir gurur yaşattı. Takımlarımızın disiplinli çalışmaları, takım ruhu ve azimleri sayesinde elde ettikleri bu başarı, üniversitemizin spordaki kalitesini bir kez daha ortaya koydu. Ege Üniversitesi olarak, akademik başarılarımızın yanı sıra sporda da çıtayı yükseltmeye devam edeceğiz. Sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak güçlü spor altyapımızla, spor ekosistemimiz çatısı altında geleceğin şampiyonlarını yetiştirmeyi sürdüreceğiz" dedi.
EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu yeni dijital savaşçılarını bekliyor
29 Temmuz 2025 Salı - 11:23 EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu yeni dijital savaşçılarını bekliyor Türkiye’de kurulan dört Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulundan birisi olan Ege Üniversitesi (EÜ) Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu, siber saldırılara karşı uzmanlar yetiştiremeye devam ediyor. Yüksekokul, yeni dönemde alacağı öğrenciler ile siber savaşçıları bilişim sektörüne hazırlamayı sürdürecek. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Dijitalleşen ve globalleşen dünya ile birlikte dijital güvenlik, hem kamu kurumları hem de şirketler için öncelikli haline gelmiş durumda. Yükseköğretim Kurulumuzun Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile iş birliği içinde aldığı kararlar doğrultusunda ülkemizde kurulan dört Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulundan birisi de üniversitemiz bünyesinde yer alıyor. EÜ bünyesinde, Teknoparkımız ile entegre olan Yüksekokulumuz, öğrencilere siber güvenlik alanındaki temel konuların yanı sıra güvenlik teknolojileri, ağ güvenliği, sızma testleri ve veri analizi gibi konularda da eğitim veriyor. Ayrıca, öğrenimleri süresince teorik bilgileri, uygulama becerisi kazanacakları laboratuvar çalışmaları ve proje çalışmaları da yapılıyor. Mezuniyet sonrası istihdamları için ilgili sektördeki firmalarla sürekli irtibat kuruluyor" dedi. Ege Üniversitesi bünyesinde yapay zeka temelli yeni programlar açılacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Budak, "Üniversitemizde ‘Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi’ kuruldu. Fakülte bünyesinde ise ‘Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi’ lisans programı açılacak. Ayrıca, Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Önyüz Yazılım Geliştirme ön lisans programlarımız da üniversitemizde bu yıl itibariyle faaliyete geçmiştir. Ülkemizin bilim ve teknolojide öncü, tam akredite, öğrenci odaklı, araştırma üniversitesi olarak yapay zekâ, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ileri araştırmalara odaklanarak; yenilikçi, nitelikli akademik ve bilimsel çalışmalara imza atmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Nitelikli dijital savaşçılar yetiştirmeyi amaçlıyoruz" EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Murat Kurt, "Ege Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi olmak üzere Türkiye’de dört üniversitede Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu açıldı. Az ve öz öğrenciyle nitelikli dijital savaşçılar yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Eğitim dilimiz yüzde 30 İngilizce. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi çatısı altında oluşturulan bir program olduğu için yoğun bir staj süreci var. Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi ve modellemesi ile C++, Python gibi yazılım dillerinin öğretilmesi ve uzmanlaştırılması konusunda eğitimlerimiz var. Ağ programlarının sistem güvenlik açıklarının bulunup tespit edilmesi ve benzeri uygulamalar yapıyoruz. Hedefimiz Teknopark ile daha fazla iç içe olup öğrencilerin hem stajlarını hem derslerini senkronize şekilde yürütmesini sağlamaktır. Sektörün öğrenciye, öğrencinin de sektöre katkı sağladığı bir model geliştirmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimizin gelişimine katkı sağlayabilmek adına, firmalardaki siber güvenlik uzmanlarının da öğrencilere ders verebilmesi konusunda çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Doç. Dr. Kurt, "En önemli temel kaynaklarımızdan birisi gençliktir. Ama gençliği doğru yönlendirmek gerekmektedir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulumuzun kararıyla açılan Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulları, gençlerin doğru yönlendirilmesi konusunda başarılı bir örnektir. Bizim okulumuz, ön lisans programları arasından ilk 10’da tercih edildi. Bu alanda gösterdiğimiz başarılar diğer programlardan davet almamıza sebep oldu. Yeni dönemde de bu alana ilgi duyan başarılı gençlerimizi okulumuza bekliyoruz" diye konuştu.
Dikili’de açık hava sinemasına yoğun ilgi
29 Temmuz 2025 Salı - 11:15 Dikili’de açık hava sinemasına yoğun ilgi Dikili’de bir ilk olma özelliği taşıyan ücretsiz açık hava sinema gösterimleri, gönüllü sanat emekçisi Şivan Adalı’nın girişimleriyle devam ediyor. Gösterimlere her yaştan izleyici yoğun ilgi gösteriyor. İzmir’in Dikili ilçesinde 2022 yılından bu yana sürdürülen Halka Açık, Ücretsiz Açık Hava Sinema Gösterimleri, her geçen yıl daha fazla izleyiciye ulaşıyor. Fırsat eşitliği sağlayan gösterimleri, Katıralanı ve Merdivenli köylerinde büyük ilgi gördü. Her yaştan geniş katılım sağlanırken, etkinlikler Dikili’de yaz akşamlarının vazgeçilmezleri arasında yerini aldı. Gösterimlerin girişimcisi olan Şivan Adalı, eşi Ece Adalı ile birlikte yıllardır Dikili’ye ve Dikili halkına kültürel anlamda büyük katkılar sunuyor. Sinema, tiyatro ve müzik alanında gönüllü olarak yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Adalı Çifti, gösterimlerin organizasyon sürecini üstlenerek, özellikle köy çocukları için fırsat eşitliği sağlayarak sanata erişimini mümkün kılıyor. Kültür sanat herkesin hakkı Merdivenli Köyü’nde gerçekleştirilen "Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası" adlı film gösterimi, çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgisini çekti. Dikili Kaymakamı Sayın Cevat Gün de ailesiyle birlikte etkinliğe katılım sağladı. Etkinlik sonrasında konuşan Şivan Adalı, "Hayatında hiç sinema izlememiş bir çocuk, büyüdüğünde sinema salonuna nasıl gidecek? Yıllardır köylerde gösterim yapıyoruz ve daha fazla fırsat eşitliği oluşturulması gerektiğini gözlemliyoruz. Gösterimlere karınca kararınca destek veren tüm destekçilerimize, filmlerin yapımcı ve dağıtımcısına teşekkür ederiz." "Rafadan Tayfa Göbeklitepe" 02 Ağustos’ta Dikili’de Bu arada, ülkemizin, tüm zamanlarının en fazla izlenen, seyirci rekortmeni filmi, halka açık, ücretsiz 02 Ağustos Cumartesi Günü 21:00’de Dikili, Bademli Köyü, Mehmet Ertuğrul Denizolgun İlkokul Bahçesinde Dikili Halkıyla buluşuyor.
Lösemi hastası Rüzgar, zekasıyla dikkat çekiyor
29 Temmuz 2025 Salı - 10:06 Lösemi hastası Rüzgar, zekasıyla dikkat çekiyor İzmir’de henüz 3 yaşındayken lösemi teşhisi konulan Rüzgar Kırgülü, güçlü hafızası ve hiperaktifliğiyle dikkat çekiyor. Şu an 8 yaşında olan ve kendi kendine okumayı öğrenen Rüzgar, yaşıtları gibi okula gidip eğitim almak istiyor. Birinci evre lösemi tanısı konulan Rüzgar, 5 yıldır hastalıkla mücadele ediyor. Uzun süredir tedavi gören küçük Rüzgar, sağlık durumu nedeniyle yaşıtları gibi okula gidemiyor. Ancak televizyon izleyerek ve telefon üzerinden araştırmalar yaparak kendi kendine okumayı öğrenen Rüzgar, merak ettiği konuları internetten öğrenerek kendini geliştirmeye devam ediyor. Bunlardan birisi ise taksilere duyduğu ilgi. Hastalığı süresince ailesiyle birlikte sürekli taksiyle hastaneye giden Rüzgar, zamanla taksilere karşı büyük bir ilgi duymaya başladı. Sarı taksileri gördüğünde heyecanını gizleyemeyen Rüzgar’ın bu durumu, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan’ın da dikkatini çekti. Minik Rüzgar’ı ve ailesini odaya davet eden Başkan Özkan, kendisiyle yakından ilgilendi. Fenerbahçe taraftarı olan Rüzgar’a, üzerinde kulübün arması bulunan forma, kupa bardak ve kol saati hediye ederek moral verdi. Duygusal anların yaşandığı ziyarette Rüzgar’ın sevinci gözlerinden okunurken ailesi de bu davetten dolayı Başkan Özkan ve taksici esnafına teşekkür etti. Rüzgar akranlarıyla okula gitmek istiyor Rüzgar’a 2019’da lösemi teşhis konulduğunu söyleyen anne Pınar Kırgülü, "Rüzgar hiçbir eğitim almadan okumayı öğrendi. Şimdi okula gitmek istiyor ama gidemediği için çok üzülüyor. Ancak okul ortamı bize uygun değil. Her çocuk aynı değil, farklılıklarımız var" dedi. Zekasıyla dikkat çekiyor Rüzgar’ın çok özel bir çocuk olduğunu ifade eden İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "Kendisinin taksilere büyük bir tutkusu olduğunu öğrendim. Bu durum beni çok duygulandırdı. Geçtiğimiz hafta, Rüzgar annesiyle birlikte odamıza gelmiş ve beni görmek istemiş. Arkadaşlarım beni arayıp haber verdiler, ben de bekletmelerini istedim. Geldiğinde bana doğru koştu ve sarıldı. Bu çok farklı ve duygusal bir andı. Rüzgar’ın mutluluğunu görmek, özellikle tedavi gören bir çocuğun özlemini bir nebze gidermeye vesile olmak beni çok mutlu etti. Kendisi oldukça hareketli, enerjik ve heyecanlı bir çocuk. Yarım saattir odamızda ve bir an bile yerinde durmadı. Tarihle ilgili sorular sorduk, hangi günlere denk geldiğini biliyor. Adres tariflerinde adeta bir navigasyon cihazı gibi; taksici arkadaşlarımıza gidecekleri yolları tarif ettiğini duyduk. IQ seviyesinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Hayali Fenerbahçe maçını stattan izlemek Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan davet geldiği takdirde Rüzgar’ın bütün yol masraflarını karşılayacağını belirten Başkan Özkan, "Rüzgar’ın Fenerbahçeli olduğunu öğrendik. Onun sevincine bir mutluluk daha katabilmek adına, kendisine 10 numaralı bir Rüzgar forması hediye ettik. Onu bu kadar sevinçli görmek bizi de çok duygulandırdı. Allah’tan dileğim; Rüzgar’a sağlık ve sıhhat vermesi, en kısa sürede eski sağlığına kavuşması ve ailesine, toplumuna hayırlı bir birey olarak kazandırılmasıdır. Az önce mikrofon uzattığınızda, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’u görmek ve Ülker Stadyumu’nda bir maç izlemek istediğini dile getirdi. Buradan, kıymetli başkanımız Ali Koç’a sesleniyorum. Eğer bu isteğe karşılık verirseniz, biz de İzmir Şoförler Odası olarak Rüzgar seve seve uçağa bindirip Ali Koç amcasının yanına götürmeye söz veriyoruz" dedi.