Yerel Haberler
İzmir
Jandarma’nın en iyi nişancıları Foça’da belli oluyor 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:20:14 İzmir’in Foça ilçesinde bulunan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı’nda düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı tamamlandı. Jandarma komando ve iç güvenlik birlikleri personelinin katılımıyla düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı da gerçekleştirildi. Jandarma personellerinin tabanca ve piyade tüfeği eğitimi ve atışı konusunda farkındalık oluşturulması, eğitim seviyesinin geliştirilmesi, moral ve motivasyon ile kendine güvenlerinin arttırılması amacıyla düzenlenen yarışma iki ayrı kategoride icra edilmesine başlandı. 8 ayrı bölgesel atış merkezinde gerçekleştirilen bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 80 personel yarı final heyecanı yaşamaya hak kazandı. Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen yarı final etabında 40 tabanca 40 piyade tüfeği olmak üzere 80 personelden etapları başarıyla tamamlayan 20 finalist yarın gerçekleştirilecek final etabına katılacak. Yarı final etabına katılan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanı Tümgeneral Uğur Ertekin, hem yarışmacı personelin heyecanına ortak oldu hem de yaptığı konuşmayla yarışmanın önemini vurgulayarak yarışmacı personellere başarılar diledi. Öte yandan yarışmanın adil ve kurallara uygun bir şekilde yürütülmesi için 3’ü hakem olmak üzere toplamda 66 personel görev yapıyor. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı yarı finallerin ardından yarın gerçekleştirilecek final heyecanı sonrası dereceye giren personellere ödül verilecek. Yapılan faaliyetler hakkında bilgi veren Jandarma Komando Atış Okul Komutanlığı Öğretim Başkanı Jandarma Yarbay Özgür Cengiz, "Bu yarışmanın uzun vadede eğitim standartlarını yükseltmesi, atış disiplinini geliştirmesi ve daha nitelikli personel yetiştirilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Jandarma teşkilatı içerisinde düzenlenen bu yarışma sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda operasyonel kabiliyetin test edildiği bir profesyonel gelişim alanıdır. Bu yarışma eğitimde ter dökmeyen, savaşta kan döker ilkesinin sahaya yansımış halidir. Personelimizin her türlü arazi şartlarında ve stres altında isabetli atış yeteneğini pekiştirmesi doğrudan operasyon sahasındaki başarıyı da artıracaktır. Yarışma personelinin silahına olan hakimiyetini en üst seviyeye çıkartacak, zorlu çatışma alanlarında hızlı karar verme ve hatasız uygulama becerisini de geliştirecektir. Ayrıca yarışmanın doğası gereği en iyi olma arzusu ile tatlı bir rekabet ortamında sergilenen yüksek performans, birlikler arasındaki dayanışmayı artırırken her an göreve hazır olma bilincini de hazır tutacaktır" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:25 İzmir’de sanat buluşması başladı: 120 galeri, bin 600 sanatçı aynı çatı altında İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Türkiye’den ve yurt dışından sanatçıları bir araya getiren fuarda resimden heykele, seramikten cam sanatına uzanan binlerce eser 17 Mayıs’a kadar ziyaretçilerle buluşacak. İzmir, mayıs ayında bir kez daha sanatın buluşma noktası oldu. Fuar İzmir’de kapılarını açan Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce sanatçıyı, galeriyi ve sanatseveri bir araya getirdi. Fuarın açılışında konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in tarih boyunca sanatın, kültürün ve üretimin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "Sanatı yaşamın doğal bir parçası olarak gören bu kentin, kültür-sanat alanındaki üretimini ve uluslararası görünürlüğünü artıran her organizasyonu çok kıymetli buluyoruz" diyerek, İzmir Sanat Fuarı’nın da bu güçlü kültürel birikime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Fuara sanat ve destek vurgusu Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, fuarda Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladıklarını belirterek, beş gün boyunca sanat dolu bir etkinlik gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Özer ise sanat fuarlarının sanatçılar, galeriler ve kültür kurumları için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışından sanatçıların aynı platformda buluşmasının değerli olduğunu ifade etti. Denizbank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu da, İstanbul’un ardından fuarın İzmir ayağına da destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a ödül İzmir Sanat Fuarı’nın açılışının ardından düzenlenen törende, İzmir Büyükşehir Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu Ödülü"ne layık görüldü. Türk fuarcılığına sağladığı katkılar nedeniyle İZFAŞ ise Özel Ödül aldı. Ödülleri İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan’dan teslim aldı. "T.C. Yüzyılın Sanatçısı" ödülü Süleyman Saim Tekcan’a, "50. Sanat Yılı" ödülü Hikmet Çetinkaya’ya verildi. "Yılın Sanatçısı" ödüllerine ise Meriç Hızal, Mehmet Aksoy, Neşe Erdok, Mustafa Ata ve Orhan Zafer layık görüldü. "Yılın Genç Resim Sanatçısı" ödülünü Hazal Ayan, "Yılın Genç Heykel Sanatçısı" ödülünü Meryem Dirlik aldı. "Yılın Küratörü" ödülü ise Meral Madra’ya verildi. "Türk Sanatına Yön Veren Kişi ve Kurum" ödülüne Yahşi Baraz ile Galeri Baraz layık görülürken, Denizbank, Borusan, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Arkas Sanat "Sanata Destek Veren Kurum Onur Ödülü" aldı. "Yılın Koleksiyoneri" ödülü Yusuf Bulut Öztürk’e, "Sanata Destek Veren STK" ödülü Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ne verildi. Ayrıca Gaziemir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu" ödülüne layık görüldü. İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ise sanata katkıları nedeniyle Özel Ödül aldı. Genç sanatçılar için özel alan Fuarda genç sanatçılar için de özel bölümler oluşturuldu. "Geleceğin Sanatçıları Programı" kapsamında seçilen 100 genç sanatçı, eserlerini sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladı. 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, Türkiye’den ve yurt dışından 120’yi aşkın galeri, sanat inisiyatifi ve yaklaşık bin 600 sanatçı yer alıyor. Çağdaş sanat eserlerinden klasik tablolara, seramikten cam ve heykel çalışmalarına kadar geniş bir seçki ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri de "Malzemenin Dönüşümü" temalı seramik, porselen, cam ve işleme teknolojileri özel bölümü oldu. Fuar boyunca canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar ve müzayedeler de gerçekleştirilecek. 17 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek fuar, 14-16 Mayıs tarihleri arasında 11.00-19.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00-18.00 saatleri arasında açık olacak. Fuarın açılış törenine Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. AŞ (İZFAŞ) Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir Kültür AŞ Genel Müdürü Şebnem Şendil, sponsor firmaların yöneticileri, sanatçılar, galerilerin temsilcileri ve sanatseverler katıldı.
Osmanlı halk giysileri Çeşme Kalesi’nde sergilenecek
31 Temmuz 2025 Perşembe - 16:13 Osmanlı halk giysileri Çeşme Kalesi’nde sergilenecek Osmanlı halk kıyafetleri ve yaşam kültürleri, Çeşme Kalesi’nde gün yüzüne çıkıyor. Kültürlerin, geleneklerin ve yaşam biçimlerinin sessiz tanıkları olan giysiler, bu kez Çeşme Kalesi’nin tarihi atmosferinde sanatseverlerle buluşuyor. "Zamanın Tanıkları" adlı sergi, 13 Ağustos itibariyle Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda açılıyor. Sergi, bir ay boyunca ziyarete açık olacak. Sergide; Osmanlı Cihan Devleti’nin çok uluslu ve çok kültürlü yapısını yansıtan orijinal halk kıyafetleri ile yaşam objeleri yer alıyor. Feyza Uluumay Gökalp Koleksiyonu, Nihal Keriman Erbay Koleksiyonu ve Sabiha Tansuğ Koleksiyonu’ndan özenle seçilmiş parçalar, ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkaracak. Serginin odak noktasının, aynı zamanda koleksiyonların kaynağı olan Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri Müzesi’nin kurucusu, merhum Esat Uluumay’ın 50 yılı aşkın emekle oluşturduğu benzersiz arşiv olduğunu belirten vakıf yöneticisi ve serginin küratörü Feyza Uluumay Gökalp, koleksiyonun değerini şu sözlerle vurguladı: "Osmanlı Cihan Devleti, 624 yıl boyunca üç kıtada hüküm sürmüş, içinde onlarca farklı etnik grubun, inanç sisteminin ve yaşam biçiminin bir arada bulunduğu büyük bir medeniyetti. Bugün bu büyük mozaiğin izlerini en iyi şekilde yansıtan alanlardan biri, halk kıyafetleri ve yaşam kültürüdür. Koleksiyonumuz, Osmanlı coğrafyasında yaşamış farklı halkların giyim alışkanlıklarını, sosyal statülerini, ritüellerini ve günlük yaşantılarını anlatan çok değerli bir belge niteliği taşıyor" Gökalp, koleksiyonda Anadolu, Balkanlar, Orta Asya, Kuzey Avrupa, Sudan, Etiyopya ve Yemen gibi geniş bir coğrafyada yaşamış halklara ait orijinal kıyafetler yer alacağını belirtti. Gökalp, kıyafetlerin her birinin, bölgenin doğal şartlarına sosyal yapılarına ve geleneksel estetik anlayışına göre şekillendiğini ve asırlık yaşam izlerini taşıdığını ifade etti. Uluumay Vakfı’nın arşivinin, yalnızca kıyafetlerle sınırlı olmadığını belirten Gökalp, koleksiyonun toplamının 55 bin parçayı aşan geniş bir kültürel hafızayı kapsadığını kaydetti. Gökalp, dergah kültürü, kahve kültürü, hamam kültürü, halk takıları, müzik aletleri, mutfak kültürü, boncuklu eşyalar, at koşum ve binicilik kültürü, Osmanlı coğrafyasındaki semavi din önderlerinin kıyafetleri halk el sanatları ve bastonlar gibi ayrı ayrı müze olabilecek alt koleksiyonların da vakıf bünyesinde olduğunu söyledi. Çeşme’de açacakları serginin, yalnızca bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda bir bellek mekanı işlevi de göreceğini vurgulayan Feyza Uluumay Gökalp, "Geçmişi anlamadan bugünü kuramayız. Bu koleksiyon, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bilgilerin, ustalıkların ve estetik anlayışların bugüne taşınması için bir köprü görevi görüyor. Özellikle genç kuşakların bu kıyafetlere ve objelere bakarken tarihi bağ kurması, bizim için çok kıymetli" dedi. "Zamanın Tanıkları", yalnızca bir kıyafet sergisi değil; halkların, geleneklerin ve kimliklerin hafızasını görünür kılan bir kültürel şölen niteliğinde olacağını belirten Feyza Uluumay Gökalp, 13 Ağustos’ta açılacak olan serginin 13 Eylül tarihine kadar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında, ücretsiz olarak ziyaret edilebileceğini ifade etti.
Alevler doğayı, dumanı ciğerlerimizi mahvediyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:49 Alevler doğayı, dumanı ciğerlerimizi mahvediyor Uzm. Dr. Jülide Çeldir Emre, her gün bir yenisiyle kahrolduğumuz orman yangınlarının, yangın bölgelerinde yaşayanların akciğer sağlığına olumsuz etkisine dikkat çekerek, "Yangın bölgelerinde yoğun duman maruziyeti yaşayan vatandaşlar arasında nefes darlığı, öksürük, astım atakları ve KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) alevlenmeleri gibi ciddi solunum sorunları görülüyor. Yangın da dumanı da sadece çevreyi değil, ciğerlerimizi de yakıyor" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Jülide Çeldir Emre, orman yangınlarının ekosistemi mahvederken yangın dumanının özellikle çocuklar, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları için yüksek risk taşıdığını söyledi. Orman yangını dumanının, başta ince partikül maddeler olmak üzere karbonmonoksit, nitrojendioksit, formaldehit gibi toksik bileşenler içerdiğini belirten Dr. Emre, "2021’de yayımlanan sistematik derlemeler, duman maruziyeti ile astım ve KOAH alevlenmelerinde, acil servis başvurularında ve akciğer fonksiyonlarında bozulmada artış olduğunu göstermiştir. Kısa süreli PM2.5 artışı (ince partikül madde, çapı 2,5 mikron veya daha küçük olan parçacıklar (PM2,5) olarak tanımlanıyor) bile solunum fonksiyonlarında anlamlı düşüş oluşturabilir. Yangın bölgesindeki yoğun duman; akut bronşit, hava yolu hassasiyeti, hatta zatürre riskini artırır. Yangın dönemlerinde solunum cihazı kullanan hastalarda oksijen ihtiyacı artmakta, acil servis başvuruları yükselmektedir" dedi. Duman maruziyetinden korunmak için Uzm. Dr. Emre, dumana maruz kalmamak için kapı ve pencerelerin kapalı tutularak dumanın içeri girmesinin engellenmesini ve izolasyon için kapı ve pencere kenarlarına ıslak havlu koyulmasını önerdi. Hepa filter hava temizleyicilerin iç mekan havasındaki ince partikülleri temizlemede etkili olduğunu belirten Emre, dışarı çıkmak gerektiğinde cerrahi maskenin yetersiz kalabileceğini, N95 ve FFP2 tipi partikül filtreli maskelerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Emre, risk gruplarının korunması gerektiğini kaydedip, "Özellikle astım, KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı olanlar ilaçlarını yanında bulundurmalıdır. Ek inhaler ilaç kullanımı ihtiyacı oluşabilir, tedbiri elden bırakmayın" dedi. Duman geçse bile tehlike geçmez Uzm. Dr. Emre, yangınların söndürülmesinden sonra akciğer sağlığı ile şikayetlerin görüldüğünü vurgulayarak, "Yangınlar söndükten sonra bile bazı bireylerde haftalar ya da aylar boyunca devam eden solunum sorunları görülebilir. Yüksek yoğunlukta duman soluyan bireylerde geç dönem bronş hassasiyeti, kronik öksürük, egzersiz intoleransı gibi şikâyetler oluşabilir" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bulgulara göre, duman maruziyetinden 3 ay sonra bile bazı bireylerde akciğer fonksiyon testlerinde düşüş rapor edilmiştir. Kalıcı hava yolu reaktivitesi ve bronkodilatör ihtiyacının devam ettiği vakalar bildirilmiştir. Geç dönem şikâyetlerle başvuran hastalarda kronik öksürük, egzersizle gelen nefes darlığı gibi durumlar görüyoruz. Bu kişiler çoğu zaman maruziyeti unutsalar bile altta yatan neden orman yangınına bağlı akciğer hasarı olabiliyor." Ne zaman doktora başvurulmalı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Jülide Çeldir Emre, solunum sorunları yaşayanların; yangından haftalar sonra devam eden öksürük veya nefes darlığı, yeni başlayan hırıltılı solunum, egzersiz toleransında belirgin azalma ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı artan hassasiyet oluştuğunda mutlaka doktora başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi. Ormanlar nefes alma kapasitemizi iyileştirir Öte yandan ormanların akciğer sağlığına olumlu etkilerine de değinen Uzm. Dr. Emre, ormanların yalnızca doğanın bir güzelliği değil, insan sağlığı için de vazgeçilmez bir ‘can damarı’ olduğunu söyledi. Özellikle akciğer sağlığı açısından ormanlık alanların, hava kalitesini iyileştirici etkileriyle öne çıktığını, ağaçların karbondioksiti emerken oksijen üretip havadaki zararlı partikülleri filtrelediğini kaydeden Emre, "Bilimsel çalışmalar, yeşil alanlarda yaşayan bireylerin solunum fonksiyonlarının daha iyi olduğunu ve kronik hastalıklara yakalanma risklerinin daha düşük olduğunu göstermektedir. Ormanlar sadece nefes aldığımız yeri değil, nefes alabilme kapasitemizi de iyileştirir. Bu yüzden ormanları korumak, gelecekteki solunum sağlığımızı korumakla eşdeğerdir" dedi.
Karşıyaka’dan golcü atağı
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:33 Karşıyaka’dan golcü atağı Karşıyaka, geçtiğimiz sezon Kütahyaspor’da forma giyen golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin’le prensip anlaşmasına vardı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta yeni sezona iddialı bir giriş yapmak isteyen Karşıyaka, transfer çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Daha önce dış transferde Erol Zöngür, Alpay Eroğlu, Mehmet Güneş, Mücahit Arslan, Hamza Küçükköylü, Harun Kaya, Tunay Meral, Erhan Öztürk, Bayram Kılıç ve Tolga Ünlü’yle anlaşan yeşil-kırmızılılar, altyapıdan yetişen Berat Şahin ve Selim Demirci ile de profesyonel sözleşme imzaladı. Kadro planlaması kapsamında transfere ara vermeyen İzmir ekibi, şimdi de forvet mevkisi için harekete geçti. İzmir ekibi, geçtiğimi sezon Kütahyaspor’da forma giyen golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin’le prensip anlaşmasına vardı. Oyuncunun da Karşıyaka’da oynamaya sıcak baktığı bildirildi. Taraflar arasındaki son detayların karara bağlanmasının ardından resmi imzaların atılması bekleniyor. Geçen sezon 18 gole katkı verdi Karşıyaka’nın kadrosuna katmak için yoğun çaba harcadığı golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin, geçen sezonun ilk yarısını Orduspor 1967’de geçirdi. Karadeniz ekibinde çıktığı 14 maçta 3 gol ve 1 asistlik katkı sağlayan forvet oyuncusu, ara transfer döneminde Karşıyaka ile aynı grupta olan Kütahyaspor’a transfer oldu. 26 yaşındaki golcü, Kütahyaspor’da 15 maça çıkarken, 10 gol ve 4 asistlik katkı sağladı. Böylece Sezgin, geçen sezon toplam 29 maça çıkarken, 13 gol ve 5 asistlik skor katkısı gösterdi.
Başkan Gürüz: "Altay tesislerini yaşanabilir hale getirdik"
31 Temmuz 2025 Perşembe - 11:46 Başkan Gürüz: "Altay tesislerini yaşanabilir hale getirdik" Altay Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Yüksel Gürüz, tesisle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tesis elden ayaktan baştan sona temizlendi, paklandı, ilaçlandı ve yaşanabilir hale geldi. Üç öğün sıcak yemek çıkıyor. Futbolcularımızın gerek hijyenik şartlarda gerek sağlık şartları açısından en ufak bir eksiği olmadan tesisimiz hizmette" dedi. Altay Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Yüksel Gürüz, Gaziemir Vali Kutlu Aktaş Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Gürüz, kulübün bulunduğu durumla alakalı önemli açıklamalarda bulundu. 28 Mayıs’tan bu yana Altay’a hizmet etme sevdasıyla yola çıktıklarını vurgulayan Gürüz, ölmüş denilen kulübün başına geçtiklerini belirtti. Kulübü devir aldıklarındaki tabloyu ifade eden Yüksel Gürüz, "Kulübün devir aldığımızda tanımlanan tablo şuydu: Altay öldü, biz mezarının başındayız. Ben de iyi bir hekim olarak bir can umudu var mı? Son nefesini verdirmeden ne yapabiliriz kaygısıyla yönetim kurulumu oluşturup onlarla beraber bir sponsor dostumuzu da bu sistemin içine dahil ederek yola çıktık. Göreve 28 Mayıs’ta başladık" dedi. "Tüm imkanlarımızla seferber olduk" Kısa bir süredir kulübün başında olduklarını dile getiren Başkan Gürüz, "Sorunlar yumağı önce futbol takımının kadrosunu korumaktı amacımız. 6-7 futbolcumuz ayrılmak istediklerini beyan ettiler. ’Altay’da çalışmayacağız. 3. Lig’de oynamayacağız’ dediler. Biz tüm imkanlarımızı kendilerinin kulüpte kalmasından yana seferber ettiğimiz halde bu uygun görülmedi. Bir diğer husus da amatör futbolcularımıza geçen yıl içinde 80’er bin TL yetiştiricilik parası ödenerek profesyonel mukabele imzalanması gerekiyordu. Konsorsiyumun sağladığı 23 milyon TL’lik imkanın içinden bile bu paralar harcanmadığı için bu amatör futbolcularımız boşa düşmüş oldu. Şu anda bir kısmı hala boşta herhangi bir büyük anlaşmış vaziyette değil. Biz görüşmelerimizi ilgilenen kulüplerle de yaptık. O kulüpler ’Altay’ın menfaatleri bizim için önemli. Hocam siz sporcularla anlaşın biz sizle anlaşırız’ dediler. Dün de bunu teyit ettiler" diye konuştu. "Kırgızistan’da kamp yapacağız" Takımın hazırlanma süreciyle ilgili de bilgilendirme yapan Gürüz, "Biz bugün 33 kişilik kamp kadromuzda altyapıdan ve üst yapıdan geçen yıl oynayan futbolcularımızın büyük bir kısmını koruyarak kampımızın 17. günündeyiz. 17 gündür bu tesis elden ayaktan baştan sona temizlendi, baktı, ilaçlandı, yaşanabilir hale geldi. Üç öğün sıcak yemek çıkıyor. Futbolcularımızın gerek hijyenik şartlarda gerek sağlık şartları açısından en ufak bir eksiği olmadan tesisimiz hizmette. Teknik kadromuz görevinin başında. Bugün bu ligin üzerinde imkanlara sahip bir kulüp edasıyla çalışmalarımızı yapıyoruz. İkinci kampımız 2 Ağustos’ta olacak. Üçüncü kampımız da 18 Ağustos’ta Allah nasip ederse Kırgızistan’da olacak. Burada gerekli davet yazıları vesaireler hepsi yapıldı çizildi. Altay’ın şu ana kadar gelen dosyaları içinde puan silme ya da küme düşürme cezası taşıyabilecek ilk dosya halloldu. Diğer dosyalarla ilgili de çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "İmzaları teyit edeceğiz" Genel kurul için toplanan imzalar hakkında açıklamalarda bulunan Yüksel Gürüz, "Tabii öncelikle biz o imzalar o kişiler tarafından atılmış mı teyit edeceğiz. İçlerinde tanıdığımız, yakından tanıdığımız dostum dediğim insanlar var. Bunların bir kısmı diyor ki ’Yani biz seni korumak için geldik imza attık. Sana karşı değiliz. Sizinle bir probleminiz yok’. Bana karşı değilsin de niye imza attın? Ben de bunu anlamadım. Ben bu görevdeyim. Bir şeyler yapılıyor. Bir şeyler doğru yöne çekildi. Bu şartlar altında sen imza veriyorsan bana karşısın. Ya da bana karşı kimi destekliyorsun? O da belli değil. Yani kim başkanı adayı belli değil. Sadece siz gidin. Tamam biz gittik bu kamp ücretlerini kim ödeyecek? Futbolcularla anlaşılmış paralar var. Bunları kim ödeyecek? FIFA’lık dosyaları siz nasıl çözeceksiniz? İnşallah çözerler. Tabii biz bırakır gidersek ya da camia genel kurulda bize tekrar güvenoyu vermezse onu da takdirle karşılarız" ifadelerini kullandı. "Kimseye boyun eğmeyeceğiz" Bazı durumları anlamakta zorluk yaşadığını vurgulayan Gürüz, "Benim tek gördüğüm şey ibra kongresi sonrasında ibra edilmeyen grubun ya da bu grupla bağlantılı olan, daha önce Altay’daki verilemeyecek hesabı olanların imza veriyor olması. Allah bana onların hesap verdiğini görmeyi nasip etsin. Tüm Altaylılar bu konuda müsterih olsunlar. Son güne kadar yani biz görevimiz devredene kadar doğru olanları yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde kimseye boyuna eğmeyeceğiz. Hukukun dışında, genel kurulun dışında. Genel kurul Altay’ın en üst konumdadır. Genel kurul bizi istemiyorsa ya da beni istemiyorsa bu nasıl değerlendirilirse biz gelirken el sıktığımız gibi giderken de el sıkmayı biliriz" diye konuştu. "Yarışmacı hakları Vahdettin Heyal’e devrettik" Baştan beri futbolun yarışmacı haklarını şirkete devredeceklerini söyleyen Başkan Gürüz, "Şirkete devrettiğimiz yarışmacı haklarla ilgili duyduğum kadarıyla bir takım gruplar CİMER’e, federasyona, Gençlik Spor Bakanlığı’na girişimlerde bulunmuştu. Biz verdiğimiz söz doğrultusunda, inandığımız şey doğrultusunda Altay’ın amatör ve olimpik branşlar üzerindeki yükü kaldırıp o branşlarda da Alta’yı başarıyla temsil edecek bir yarışmacı sporcu yetiştiriciliğimizi devam ettirmek adına Vahdettin Heyal’e şirketi devrettik. Ondan sonra da daha önce yönetim kuruluna tanınmış yetki uyarınca bu yarışmacı hakların devrini gerçekleştirdik. Bunun aşamaları var. Bu aşamalar önce tescilde geçti. Tescilden sonra Gençlik Spor Müdürlüğü’nden geçti. Gençlik Spor Bakanlığı’ndaki aşamayı takip ettik. Ondan sonra da Futbol Federasyonu’na gidecek. Biz oku ağzımızdan çıktığı şekliyle attık. Kimseden gizli saklı yapmadık. O gün her şeyi net bir şekilde ifade ettiğimiz şekilde imzalar, yönetim kurulu kararları bellidir. Hukuksuz hiçbir şey yapmadık. Hukuksuzluğun içinde bir Altaylının bulunmaması gerektiği kanaatindeyiz. Ben iyi bir Altaylıyım. Ekibimdeki arkadaşlarımın hepsi iyi bir Altaylı. Biz Altay’a zarar verecek, Altay’ın hukukunu zedeleyecek, Altay’ın geleceğini karartacak, hiçbir şeyin altına imza atmadık" diyerek sözlerini tamamladı.
Ege Üniversitesi 9 alanda ’dünyanın en iyileri’ arasına girdi
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:00 Ege Üniversitesi 9 alanda ’dünyanın en iyileri’ arasına girdi Ege Üniversitesi, URAP’ın 2024-2025 Dünya Alan Sıralaması’nda 9 farklı alanda ‘dünyanın en iyileri’ arasına girerek uluslararası alandaki başarısını ortaya koydu. Dünya sırlamalarında yükselişini sürdüren Ege Üniversitesi, küresel arenada tanınırlığını ve bilinirliğini güçlendirmeye devam ediyor. ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı, 2024-2025 Dünya Alan Sıralamasını açıkladı. Ege Üniversitesi, sıralamada 9 alana girerek önemli bir başarıya daha imza attı. Ege Üniversitesi; gıda, kimya, tarım, mühendislik, cerrahi, veterinerlik, biyoloji, teknoloji, tıp ve sağlık alanlarında dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alarak uluslararası standartlarda akademik bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "URAP Araştırma Laboratuvarı’nın üniversitelerin güçlü ve geliştirmeye açık yönlerine dikkat çekmek amacıyla hazırladığı dünya alan sıralamasında; tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklılıkta ödüllü, spor dostu ünvanlı, öncü araştırma üniversitemiz yükselişini sürdürdü. Sıralamada 9 alana girerek başarı grafiğini yükselten üniversitemizin global ve yenilikçi eğitim modeli ile sürdürülebilir kalite kültürünün, uluslararası değerlendirme kuruluşlarının raporlarına olumlu yansıdığını bir kez daha görüyoruz. Bu başarımızda nitelikli eğitimimizin, güçlü akademik kadromuzun ve yenilikçi araştırmalarımızın etkisinin büyük olduğuna inanıyorum. Son dönemde uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz projeler ve iş birlikleri ile küresel ölçekte daha tanınır ve bilinir bir yükseköğretim kurumu konumuna yükseldiğimizi ifade etmek isterim" diye konuştu. Ege Üniversitesinin dünyada özellikle biyoloji, cerrahi, gıda, tıp ve sağlık, tarım ve ziraat, mühendislik ve teknoloji alanlarında öne çıktığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Ülkemizin öncü bir araştırma üniversitesi olarak tüm disiplinlerde dünyada önde yer almak için bilimsel çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Üniversitemizin her alanda bir önceki günden dahi iyi olması için, uluslararası arenada tanınırlığın artması için Cumhuriyetin ikinci asrını Türk Bilim Yüzyılı yapmak için daha çok çalışıyor, uluslararası arenada marka üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu vesile ile bir kez daha nitelikli yayınlarıyla üniversitemizin araştırma kapasitesine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan, akıl ve alın teri akıtan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyor, bilimsel üretim yolculuklarında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum" dedi. Ege Üniversitesinin alan sıralama bilgileri ise şu şekilde yer aldı: Biyoloji Bilimleri alanında dünya sıralamasında 710’uncu Türkiye sıralamasında 3’üncü; Veteriner Bilimleri alanında dünya sıralamasında 476’ncı Türkiye sıralamasında 3’üncü; Cerrahi alanında dünya sıralamasında 383’üncü Türkiye sıralamasında 5’inci; Kimya Bilimleri alanında dünya sıralamasında 919’uncu Türkiye sıralamasında 6’ncı; Gıda Mühendisliği alanında dünya sıralamasında 453’üncü Türkiye sıralamasında 6’ncı; Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında dünya sıralamasında 593’üncü Türkiye sıralamasında 8’inci; Tarım alanında dünya sıralamasında 986’ncı Türkiye sıralamasında 9’uncu; Mühendislik alanında dünya sıralamasında 968’inci Türkiye sıralamasında 11’inci; Teknoloji alanında dünya sıralamasında 1092’nci sırada yer alırken Türkiye sıralamasında 13’üncü oldu. URAP’ın gelişim ve potansiyel değerlendirmeleri üzerine hazırladığı sıralama, üniversitelerin son 5 yıldaki akademik performansları dikkate alınarak oluşturuldu. Sıralama, makale, toplam doküman ve atıflar gibi temel ölçütler ile uluslararası işbirliği kriterlerine göre düzenlendi.