Yerel Haberler
İzmir
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:27 Dikili’de kadınlara yönelik ücretsiz kurslar devam ediyor İzmir’de Dikili Kaymakamlığı bünyesindeki Aile Destek Merkezi’nde kadınlara yönelik ücretsiz eğitim ve meslek kursları devam ediyor. Kursiyerlerle bir araya gelen AK Parti Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli kadınların üretime katılımını destekleyen projelerin önemine dikkat çekti. Dikili Kaymakamlığı bünyesinde hizmet veren Aile Destek Merkezi (ADEM), kadınların sosyal, kültürel ve mesleki gelişimine katkı sağlayan eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Merkezdeki ücretsiz kurs ve eğitimlerle kadınların hem üretime katılması hem de kişisel gelişimlerini güçlendirmesi hedefleniyor. ADEM’de yürütülen koruyucu ve önleyici eğitim programları kapsamında aile içi iletişim, çocuk gelişimi, aile sağlığı ve kişisel gelişim konularında eğitimler veriliyor. Ayrıca milli ve manevi değerlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da kurs programları içerisinde yer alıyor. Kadınların meslek edinmesini ve ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla açılan kurslar ise yoğun ilgi görüyor. Merkezde dericilik, aşçılık, pastacılık, dikiş, tel kırma ve dekoratif ahşap süsleme gibi birçok farklı alanda uygulamalı eğitimler düzenleniyor. AK Parti Dikili İlçe Başkanı Güveli’den ADEM ziyareti Mehmet Akif Güveli de ADEM’i ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kursiyerlerle bir araya gelen Güveli, kadınların üretime katılımını destekleyen projelerin önemine dikkat çekti. Ziyaret sırasında kurs alanlarını gezen Güveli’nin, kadınların el emeği ürünlerini incelediği ve eğitim faaliyetleriyle ilgili yetkililerden bilgi aldığı öğrenildi. Kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasının önemine vurgu yapan Güveli, merkezde verilen eğitimlerin ilçeye önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Çocuk oyun odasıyla annelere destek sağlanıyor Aile Destek Merkezi bünyesinde yer alan çocuk oyun odası da kadınların kurslara katılımını kolaylaştıran önemli hizmetlerden biri olarak öne çıkıyor. Kadınlar eğitim ve kurslara katılırken çocuklar güvenli ve gelişimlerini destekleyen bir ortamda vakit geçirebiliyor. Böylece annelerin eğitim süreçlerine daha rahat katılım sağlaması hedefleniyor. Dikili’de sürdürülen çalışmaların, kadınların hem bireysel hem de sosyal yaşamda daha aktif rol almasına katkı sunduğu belirtilirken, ADEM kurslarının önümüzdeki süreçte de devam edeceği ifade edildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:03 Ege’nin iki yakası Spor ve Kültür Festivali’nde buluştu Sakız Adası’nda düzenlenen Türk-Yunan Spor ve Kültür Festivali’ndeki basketbol turnuvasında Mavi Ege, İzmir Bulls, Vaol ve Iones takımları dostluk ve fair-play içinde karşılaştı. Türk-Yunan Spor ve Kültür Festivali, Sakız Adası Spor Salonu’nda yapıldı. Etkinlik kapsamında düzenlenen basketbol turnuvasında Türkiye’den Mavi Ege ve İzmir Bulls, Yunanistan’dan ise Vaol ve Iones karşı karşıya geldi. İki gün süren organizasyonda takımlar, dostluk ve fair-play ruhu içinde mücadele etti. "Dostluk kazandı" mesajının öne çıktığı turnuvada, Vaol takımından 12 yaşındaki Stamatis Pourgiazos organizasyonun en genç sporcusu olarak dikkati çekti. Turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) ödülü ise İzmir Bulls forması giyen Hakan Yuğuranlar’a verildi. Organizasyonun ardından sahneye çıkan şef Berkan Atılgan yönetimindeki İzmir Rebetiko Korosu, konserle festivale renk kattı. "İki ülke arasında dostluk mesajı verdik" Ev sahibi dernek başkanı Giorgos Mylonadis, festivalin başarıyla tamamlandığını belirterek organizasyonun önemine vurgu yaptı. Katılımcıların tamamının dostane bir atmosfer içinde yer aldığını ifade eden Mylonadis, şu değerlendirmede bulundu: "Bu festival, iki ülke arasında çok iyi ilişkiler kurulabileceğini gösteren önemli bir mesaj verdi. Dünyanın birçok yerinde krizler ve savaşlar yaşanırken, iki komşu ülke arasında barış ve istikrarın sürmesi büyük önem taşıyor. Spor ve müzik, bunu sağlayabilecek en güçlü araçlardır." "Bu tür organizasyonlar artmalı" Turnuvanın MVP’si Hakan Yuğuranlar ise Sakız Adası’nda çok iyi ağırlandıklarını belirterek, seçilmesinin kendisini şaşırttığını söyledi. Yuğuranlar, "O kadar genç ve yetenekli oyuncu arasında beni seçmeleri büyük bir incelik. Bu tür organizasyonların artmasını diliyorum. İnsanların birbirini tanıması ve aslında aynı kültürel değerleri paylaştığını görmesi çok önemli" dedi. "Spor ve müzik diplomasiye katkı sağlıyor" İzmir Rebetiko Korosu kurucusu ve şefi Berkan Atılgan da spor ve müziğin iki ülke ilişkilerinde önemli bir köprü oluşturduğunu vurguladı. Atılgan, "Turizm açısından da çok değerli bir organizasyon oldu. Bu yıl Sakız Adası’ndaydık, umarız gelecek yıl Türkiye’de devam eder. Bazen siyasetin yapamadığını spor ve müzik başarabilir" ifadelerini kullandı. Atılgan ayrıca daha önce de Sakız Adası’nda Yunan bir koro ile ortak konser verdiklerini hatırlatarak, Avrupa’nın farklı şehirlerinde 10 yıldır konserler gerçekleştirdiklerini ve Temmuz ayında Selanik ile Kavala’da sahne alacaklarını söyledi.
Menemen Uluslararası Çömlek Festivali 4. kez kapılarını açıyor
04 Eylül 2025 Perşembe - 12:35 Menemen Uluslararası Çömlek Festivali 4. kez kapılarını açıyor Menemen Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Çömlek Festivali, yarın başlıyor. Türkiye’nin dört bir yanından sektör paydaşları, akademisyen ve sanatçıları buluşturacak festivale 41 ülkeden katılım bekleniyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Dopdolu bir programla 3 günlük bir maratonda 7’den 77’ye her misafirimize farklı ve mutlu olacakları bir program hazırladık. Dünya, Menemen’imizin kırmızı toprağının etrafında, ateş ve toprağın dansında buluşacak." dedi. Menemen’in uluslararası arenada her geçen yıl artarak büyüyen organizasyonu olan Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl kapılarını 4’üncü kez açacak. Menemen Şehir Parkı’nda 5 Eylül Cuma günü başlayacak olan ve 7 Eylül Pazar akşamı sona erecek olan festival boyunca çömlek ve seramik alanında canlı şovlar, workshoplar, ürün satış alanları, festival sohbetleri, panel, yarışmalar, canlı müzik, alternatif pişirim etkinlikleri, yer alacak. Festivalin en önemli bölümlerinden biri olan Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması’na katılan 120 eserden sergilenmeye değer bulunan ve dereceye giren toplam 57 sanat eseri ise Menemen’in 400 yıllık tarih mirası olan Taşhan’da sergilenecek. "Herkesi heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" Festivalin hazırlıklarının tamamlandığını ve güçlü bir buluşma yaşayacaklarını ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlkini 18 yabancı katılımla yaptığımız ve bugün 41 ülkeyi buluşturan bir güç haline gelen, alanında benzersiz bir organizasyon yapı ve büyüklüğe sahip olan 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, 3 gün boyunca Menemen’imizin kırmızı kilinin, çömleğin ve seramiğin buluşma noktası olacak. Sanatçılar, ustalar, akademisyenler ve sektör temsilcileri kentimizde buluşacak. 3 yılda yüz binlerce ziyaretçi çeken festivalimiz, bu yıl da sadece şehrimizden ve çevre şehirlerden değil, Türkiye’nin her noktasından bu alana gönül vermiş olan ziyaretçileri Menemen Şehir Parkı’nda buluşturacak. Katılımcı ülkeler Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne 41 ülkeden (ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Çin, Filistin, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuveyt, Letonya, Litvanya, Makedonya, Meksika, Mısır, Moldova, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Rusya, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Yunanistan) 69 yabancı katılımcı katılacak. Hemhal Sanatsal Seramik Yarışma ve Sergisi Festivalin ilgi gören alanlarından olan Hemhal Sanatsal Seramik Yarışma ve Sergisi’ne bu sene 120 adet eser katılırken, yapılan jüri değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen ve sergilenmeye hak kazanan eserler belirlendi. Taşhan’da düzenlenecek sergimizde toplam 57 eser sanatseverlerle buluşacak. Festival kapsamında düzenlenecek Hünerli Eller Çömlek Yarışmasına bu sene 21 ülkeden(ABD, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Danimarka, Fransa, İtalya, Kazakistan, KKTC, Kuveyt, Makedonya, Moldova, Norveç, Özbekistan, Polonya, Rusya, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Türkiye) toplam 32 yabancı çömlek ustası ile ülkemizin farklı şehirlerinden çok sayıda çömlek ustası ter dökecek. Ustalar teknik, ustalar estetik dallarında 80, kadınlar estetik dalında ise 60 olmak üzere toplam 140 yarışmacı hünerlerini sergileyecek. Alternatif Pişirim Festival kapsamında düzenlenecek alternatif seramik pişirim etkinliğine 3 farklı üniversiteden 3 akademisyen, 3 farklı ülkeden (Mısır, Yunanistan, Rusya) 3 yabancı sanatçı katılırken, 5 farklı pişirim gösterisi sergilenecek. Network etkinlikleri Network Alanı’nda, başta Menemenli çömlekçiler olmak üzere İzmir, Bursa, Eskişehir, Kütahya ve Nevşehir’den gelen 38 firma stant açarak ziyaretçilerle ve sektörün diğer paydaşlarıyla buluşacak. Sokak satış stantları Üç gün boyunca açık kalan stantlarda 56 firma, el emeği göz nuru çömlek, seramik, çini, cam ve heykel ürünlerini satma imkânı bulurken, aynı zamanda eşsiz bir görsel şölene de imza atacak. Workshop 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin öne çıkacak etkinlik alanlarından biri olan workshop alanında 19 atölye etkinliği gerçekleştirilecek. Yurt dışından 11 farklı ülkeden 13 yabancı sanatçının atölye çalışması yaptığı etkinlikler kapsamında, 6 üniversiteden 6 akademisyen olmak üzere toplam 27 sanatçı düzenleyecekleri atölyelerde katılımcılarla buluşacak. Festival Sohbetleri Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin yeniliklerinden biri de bu yıl ilk kez hayata geçirilen Festival Sohbetleri olacak. Festival alanı içinde oluşturulan özel sahnede çömlek ve seramik alanına emek vermiş önemli isimler ağırlanacak. Burada gerçekleştirilecek mini söyleşiler hem ziyaretçilere ilham verecek hem de sosyal medya hesapları üzerinden yayınlanarak yıllar boyunca hafızalarda kalacak. 20 farklı üniversiteden toplam 33 akademisyen; konuşmacı, jüri üyesi, seçici kurul üyesi ya da sergi katılımcısı olarak festivale katılacak. Panel Uluslararası Menemen Çömlek Festivali kapsamında festivalin ilk günü olan 5 Eylül 2025 tarihinde düzenlenecek olan panel bu yıl "Kırmızı toprağın kullanım alanlarının güncellenmesi" başlığını taşıyor. Etkinlik sahnesinde gerçekleştirilecek olan panelin, sektör temsilcileri, öğrenciler, çömlekçi olma hedefi taşıyan gençler ve sanatçılara yol gösterici olması amaçlanıyor. Doç. Füsun Çövenoğlu’nun moderatörlüğünü yapacağı panelde seramik sanatçıları Metin Ertürk, Verda Sipahi, Menemenli duayen çömlek ustası Hasan Ursavaş ve Hindistan’dan katılan Reyaz Badaruddinbilgi ve deneyimlerini dinleyicilere aktaracak. Fotoğraf yarışması Festival kapsamında bu yıl ikinci kez düzenlenen Çömleğin İzinde Fotoğraf Yarışmasına bu sene 109 adet eser katılırken, yapılan jüri değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen ve sergilenmeye hak kazanan eserler belirlendi. Taşhan’da düzenlenecek sergide toplam 28 eser sanatseverlerle buluşacak.
Çiğli’de sokak ortasında işlenen cinayette 2 tutuklama
04 Eylül 2025 Perşembe - 12:27 Çiğli’de sokak ortasında işlenen cinayette 2 tutuklama İzmir’in Çiğli ilçesinde sokak ortasında işlenen cinayetin şüphelileri Manisa’da yakalandı. Gözaltına alınan 7 şüpheliden 2’si tutuklanırken, 3 kişi adli kontrolle, 2 kişi de savcılıktan serbest bırakıldı. Olay 31 Ağustos günü gece saatlerinde Şirintepe Mahallesi 8177 Sokak’ta meydana geldi. Silah seslerini duyan vatandaşlar, dışarı çıktıklarında Yılmaz Doğan (43) adlı bir kişiyi kanlar içinde yerde hareketsiz yatarken buldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Doğan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı arama başlattı. Sokaktaki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis, cinayetin şüphelisinin V.K. (30) olduğunu tespit etti. Harekete geçen ekipler, şüpheli V.K. ile ona yardım eden K.A.T. (35), S.Ş. (33), M.A. (32), A.D. (34), Y.T. (45) ve A.E.T.’yi (16) Manisa’da saklandıkları adreste yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelilerin alınan ifadeleri üzerine, öldürülen Yılmaz Doğan ile mahalleden arkadaş oldukları, aralarında eskiye dayalı husumet bulunduğu, olay yeri sokak üzerinde karşılaştıkları, iki tarafın da alkollü olduğu, karşılıklı küfürleştikleri, bunun üzerine cinayetin meydana geldiği anlaşıldı. Cinayet Büro Amirliğince dün adli mercilere sevk edilen 7 şüpheliden; V.K. ve K.A.T. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Diğer şüpheliler S.Ş., M.A. ve A.E.T. adli kontrol, A.D. ile Y.T. ise savcılıktan serbest bırakıldı.
Pamucak kumsalı izmarit ve çöpten geçilmiyor
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:54 Pamucak kumsalı izmarit ve çöpten geçilmiyor İzmir’de berrak denizi, kumu ve mavi bayraklarıyla Türkiye’nin en güzel sahillerinden Pamucak Sahili, sorumsuz bazı tatilcilerin geride bıraktığı izmarit ve çöplerle kirletildi. Çirkin görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaşan bazı duyarlı vatandaşlar kumsalı kirletenlere tepki gösterdi. Selçuk’a 8 kilometre, Antik Efes Kentine ise 6 kilometre mesafedeki Pamucak Sahili, 11 kilometrelik sahil uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun plajları arasında yer alıyor. Berrak denizi ve kumuyla, mavi bayraklarıyla her yaz tatilcilerin akın ettiği sahil kirlilikle karşı karşıya bırakılıyor. Yazın, güneşin, denizin keyfini doyasıya yaşayan sorumsuz bazı tatilciler, gün bittiğinde ise yiyecek ve içecek artıklarıyla, çöpleriyle kumsalı terk edip ayrılıyor. ’Miami’deki kumsaldan bile daha güzel’ Tatil için Pamucak Sahili’ne gelen duyarlı bir vatandaş, kumsalda gördüğü kirlilik karşısında şaşkına döndü. Gelişigüzel atılmış sigara izmaritleri, her köşede geceden kalma teneke alkol kutuları, bazı yiyecek artıkları, çöpleri gören tatilci, çirkin manzarayı cep telefonuyla kaydederek sosyal medya hesabında paylaştı. Kumsal çevresinde sayıca yeterli çöp konteynerleri olmasına rağmen kumsalın kirli bırakılmasına isyan eden vatandaş, "Pamucak sahili Türkiye’nin en güzel kumsallarından biri yalnız bizim milletimiz adam olmaz. Her yer aynı, burası Amerika’nın Miami kentindeki meşhur kumsalından bile belki daha güzel ama ortalık leş gibi. Her yer izmarit ve geceden bırakılmış çöplerle dolu. Bırakıp defolup gitmişler. Hayvanlar yapmaz. Yani böyle bir kumsala gelip yatıyorsunuz ve izmaritin içinde yüzüyorsunuz. Yazık günah diyecek başka lafımız yok. Her yer çöp kutusu ama çöpleri kumsala bırakıp gitmişler. Yazıklar olsun" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Yüksek nabızla gelen tehlike, tek seansta son buldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:43 Yüksek nabızla gelen tehlike, tek seansta son buldu Rutin bir sağlık taramasında 56 yaşındaki Sabahattin Bayrak’ın tesadüfen fark edilen 148 nabzı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesinde tek seansta kontrol altına alındı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Doğduş ve ekibi, 30 yıldır özel sektörde çalışan 56 yaşındaki Sabahattin Bayrak’ın hayatını değiştiren başarılı bir ablasyon operasyonuna imza attı. Rutin bir iş yeri sağlık taramasında ortaya çıkan yüksek nabız, Bayrak’ın hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. 148’e kadar çıkan nabız değeri üzerine yapılan detaylı tetkikler, iki farklı ritim bozukluğunu Atrial Fibrilasyon ve Atrial Flutter ortaya çıkardı. "Nefes nefese kalıyordum, ama farkında değildim" Sabahattin Bayrak, operasyon öncesi yaşadığı şikayetleri şöyle anlattı: "Aslında çok çabuk yoruluyordum, 100 metre yürüyünce bile nefes nefese kalıyordum. Ben bunu yaşımın doğal etkisi sandım. İş yerinde yapılan sağlık taramasında nabzımın 148 olduğunu öğrendim. İlk başta korktum ama doktorlarımız bana süreci çok güzel anlattı. Ablasyon denilen operasyonu geçirdim, bir gece hastanede kaldım ve şimdi hem psikolojik hem de fiziksel olarak çok rahatım. Hayata daha güzel bakıyorum." Çifte ritim bozukluğuna tek seansta müdahale Doç. Dr. Mustafa Doğduş, hastanın durumunun ciddiyetini ve operasyonun başarısını şöyle açıkladı: "Hastamızda aynı anda iki farklı ritim bozukluğu tespit ettik: Atrial Fibrilasyon ve Atrial Flutter. Bu durum, uzun vadede kalp yetmezliğine yol açabilecek ciddi bir tabloydu. Üç boyutlu elektroanatomik haritalama yöntemiyle kalbin sol ve sağ kulakçıklarını ayrıntılı şekilde görüntüledik ve tek seansta iki odaktaki ritim bozukluğunu da ablasyon yöntemiyle başarıyla tedavi ettik." Operasyon sonrası Bayrak’ın kalp ritmi normale dönerken, nefes darlığı ve çabuk yorulma şikâyetleri de büyük oranda ortadan kalktı. "Korkmayın, doğru ekip ve doğru tedavi ile risk minimum" Kalp rahatsızlıklarının çoğu zaman hastalar tarafından geç fark edildiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Doğduş, erken teşhisin önemine vurgu yaptı: "Hastalar bazen çabuk yorulmayı veya nefes darlığını normal yaşlanma belirtisi olarak yorumlayabiliyor. Oysa bu, kalp ritim bozukluklarının habercisi olabilir. Doğru ekip, doğru teknoloji ve doğru tedavi ile riskler minimuma indiriliyor. Bizim amacımız hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak ve uzun vadede ciddi kalp problemlerini önlemek."
EÜ’de 14 bin öğrenciye ev konforunda yurt
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:42 EÜ’de 14 bin öğrenciye ev konforunda yurt Ege Üniversitesi’nde yeni akademik yıl öncesi öğrencilere modern yurt müjdesi verildi. Ana kampüsteki yurt kapasitesi 14 bine çıkarılırken, öğrencilerin ev konforunda güvenli barınma imkanı sağlandı. Ege Üniversitesinde yeni akademik yılın heyecanı yaşanırken, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite bünyesindeki tüm birimleri ziyaret ederek bilgi almaya devam ediyor. Akademik hazırlıkların dışında Kampüsün genel durumunu da değerlendiren Rektör Prof. Dr. Budak, bu kapsamda ana kampüsteki Kredi Yurtlar Kurumu bünyesinde hizmet veren öğrenci yurdunu ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanlığının Ege Üniversitesi bünyesinde modern bir yurt inşa ettiğini dile getiren Prof. Dr. Budak, "İkamet ettikleri şehrin dışında, ailelerinden uzakta öğrenim görecek öğrencilerin en önemli sorunlarının başında barınma geliyor. Bakanlığımızla iş birliği içerisinde öğrencilerimizin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Ana kampüsümüzde yer alan ve daha önce 2 bin kişiye hizmet veren yurdun kapasitesi 14 bin kişiye çıkartıldı. Yurdumuz, yalnızca Ege Üniversitesi öğrencilerine değil, ilimizde bulunan diğer üniversite öğrencilerine de hizmet veriyor. Adeta ev konforunda hizmet veren yurt, öğrencilerimize devlet güvencesi altında, modern bir yapıda, çok daha güvenli bir şekilde barınma olanağı sunuyor" diye konuştu. Ege Üniversitesinin çok çeşitli barınma imkanlarına sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Budak, "Ana kampüste bulunan yurtlarımızın dışında Üniversitemiz bünyesinde hizmet veren Öğrenci Köyü’nün kapasitesi 2 bin yatak kapasitesine ulaştı. Bergama kampüsüne 750 kişilik, Çeşme Turizm Fakültesine ise 108 kişilik öğrenci yurdu inşa edildi. Üniversitemizi kazanan öğrencilerimizin, barınma sıkıntısı yaşamadan eğitim hayatlarına güvenle devam edebilmeleri için her türlü imkânımızı seferber ediyoruz. Bizlerden hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Çeşme Belediyespor’da yeni başkan Mehmet Sarısaç oldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:41 Çeşme Belediyespor’da yeni başkan Mehmet Sarısaç oldu Çeşme Belediyespor Kulübü’nün olağanüstü genel kurulunda, satranç sporunun gelişimine önemli katkılar sunan satranç antrenörü ve Türkiye Satranç Federasyonu Organizasyonlar Kurulu Başkanı Mehmet Sarısaç, kulüp başkanlığına seçildi. Çakabey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Divan başkanlığına Hakan Güvener, üyeliklere ise Gökhan Ceren ve Kamil Seviş seçildi. 2016 yılından bu yana Çeşme Belediyespor yönetiminde görev yapan, son bir yıldır da başkanlık görevini sürdüren Faik Çağlayık, genel kurulda yaptığı konuşmada teşekkürlerini sunarak, "Başta aileme, belediye başkanımız Sayın Lal Denizli’ye, önceki dönem belediye başkanlarımıza, 10 yıl birlikte görev yaptığım kulüp başkanlarımıza ve yöneticilerimize, tüm kulüp çalışanlarımıza, hocalarımıza, gençlerimize, sponsorlarımıza ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni yönetime başarılar diliyorum, bundan sonra da kulübe desteğim sürecek" dedi. Geçmiş dönem oybirliği ile ibra edildi Genel kurulda faaliyet raporu, gelir-gider bilançosu ve yeni dönem tahmini bütçesi okunarak, geçmiş dönem yöneticileri ibra edildi. Tek listeyle ve kapalı oylamayla yapılan seçimde, yönetim kurulu, denetleme kurulu, disiplin kurulu ve ASKF delegeleri de belirlendi. Yapılan seçimlerde, Mehmet Sarısaç kulüp başkanlığına, asil üyeliğe de Arif Çilek, Mehmet Taylan, Bülent Örk, Ali Tunar, Mehmet Dinçel, Yusuf Ekmekçioğlu, Yıldıray Sönmez, Mehmet Bahçevan, Süreyya Ayhan ve Mehmet Bilgiç seçildi. "Hedefimiz kulübümüzü eski parlak günlerine döndürmek ve sportif başarılarla taçlandırmak" Seçim sonrası konuşan Mehmet Sarısaç, Çeşme Belediyespor’un marka değerine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Çeşme Belediyespor benim için marka değeri çok yüksek bir kulüp. Sıradan bir kulüp değil, Çeşme’nin varlık nedenlerinden biridir. Yıllar içinde yaşanan gerilemelere rağmen, bu güzide kulübün kayyuma kalmaması adına görevi kabul ettim. Elimizden gelen her şeyi yapacağız ama bu yalnızca yönetimin değil, hepimizin ortak sorumluluğu. Hedefimiz kulübümüzü eski parlak günlerine döndürmek ve sportif başarılarla taçlandırmak." Sarısaç, satranç branşındaki tecrübelerine de değinerek, "Yoğunluğuma rağmen bu görevi zorunlu bir sorumluluk olarak kabul ettim. Herkesin aynı anlayışla ‘benim de görevim’ diyerek katkı sunmasını istiyorum" dedi.
Çevre için Türkiye’ye örnek adım
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:46 Çevre için Türkiye’ye örnek adım İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), sürdürülebilirlik ve çevreye katkı konusunda örnek bir adım daha atarak Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. Kampüsteki enerji tüketiminden, öğrencilerin okula geliş ve gidişlerinden kaynaklanan karbon salımlarına kadar birçok verinin analiz edildiği çalışma sonunda İEÜ, ISO 14064-1 Kurumsal Sera Gazı Envanteri Doğrulama Sertifikası’nı almaya hak kazandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde, karbon ayak izinin ölçülmesi için yapılan tüm çalışmalar, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ’un yürütücülüğünde gerçekleşti. Ölçümler sırasında, dünya genelinde kabul edilen kurumsal sera gazı envanteri hesaplama standartları kullanıldı. Tüm detaylar düşünüldü Üniversitedeki yakıt tüketimleri, soğutucu ve yangın söndürücü gaz envanteri, personelin tüm iş seyahatleri, üniversitenin yıl boyunca yaptığı satın alımlar ve atık beyanları gibi çok sayıda veri, karbon ayak izinin hesaplanmasında belirleyici oldu. "Üzerimize düşeni yapmalıyız" İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, çevresel duyarlılığı artırmak açısından çok önemli bir çalışmaya imza attıklarını belirterek, "Üniversite olarak, sadece bilgi aktaran değil, aynı zamanda gençlerimize hayat görüşü kazandıran bir eğitim anlayışına sahibiz. Öğrencilerimizin, sürdürülebilirlik gibi çok önemli bir konuyu, eğitim aldıkları üniversitede görmesi ve deneyimlemesi bizim için çok değerli. Dünya genelinde nüfus artıyor, kaynaklar ise azalıyor. Küresel ısınmanın etkilerini, yaşamımızda her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Daha yaşanabilir dünya, sağlıklı bir gelecek için çevremizi korumalıyız. Herkes üzerine düşeni yaparsa, karbon ayak izi azalabilir ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru somut adımlar atabiliriz. Üniversitemizin karbon ayak izini en aza indirmek için yürüttüğü çalışmalar ve sürdürülebilirliğe yönelik projelerimiz, inşaatı devam eden yeni Güzelbahçe kampüsümüzde de artarak devam edecek" ifadelerini kullandı. "İlham verici bir çalışma" İEÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ ise, "Ege’de, karbon ayak izini hesaplayan ilk ve tek üniversite olduğumuzu düşünürsek, ilham verici bir çalışmaya imza attığımızı söyleyebilirim. Biz, bu çalışmayı yaparken İzmir Ticaret Odası’ndan (İZTO) da feyz aldık. Çünkü İZTO, benzer bir çalışmayı geçtiğimiz sene gerçekleştirdi ve Türkiye’de resmi olarak doğrulama alan ilk ticaret odası oldu. Üniversitemizde de benzer bir çalışmayı tamamladığımız için mutluyuz" diye konuştu. 3 öneride bulundu Karbon ayak izinin azalması için üniversite çalışanlarına ve öğrencilere de kolaylıkla yapılabilecek 3 öneride bulunan Prof. Dr. Üçtuğ, "İlk olarak kullanmadığımız ışıkları ve bilgisayarları kapatalım, bütün gün telefonumuzu şarjda bırakmayalım. İkincisi, su kullanımına dikkat edelim. Üçüncüsü ise, atık geri dönüşümüne önem verelim. Bütün atıkları uygun şekilde bertaraf edelim. Bu üç eylemin, ülkemizin tüm kurumlarında yaygınlaşması, hem maddi hem de çevresel olarak büyük katkılar sağlayacaktır" dedi.