Yerel Haberler
İzmir
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:47 MHP İzmir İl Başkanlığı’ndan anlamlı Anneler Günü kutlaması Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı günlerin en güzelinde en anlamlı kutlamayı yaptı. İl Başkanı Veysel Şahin Şehit Annelerinin Anneler Gününü kutlayarak, "Balçova’da düzenlediği Şehit Aileleri Kahvaltısında her zaman önceliğin ‘Şehitlerimiz ve Aileleri’ olduğu vurgulandı. Türk Milleti için vazgeçilmez bir değer olan Şehit Aileleri ve Şehit Annelerinin "Anneler Günü" MHP İzmir il Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltılı programla kutlandı. Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilen programa Şehit Aileleri, Şehit ve Gazi Anneleri katıldı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin yaptığı konuşmada, Şehit Ailelerinin ve Şehit Annelerinin Türk Milliyetçileri ve Türk Milleti için önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında "bir milletin duasını omuzlarında taşıyan, acısını sabırla yoğurup vatana adayan, evladını toprağa verip Türk Milletine metanet öğreten yüce gönüllülerimizin huzurundayız" diyerek başladı. Kahraman analarımız Şehitlerimizin aziz hatıraları her an yanımızda diyerek sözlerini sürdüren İl Başkanı Veysel Şahin, "Bugün burada; Vatan sağ olsun derken yüreği kor gibi yanan, ama gözyaşını içine akıtıp devletinin yanında duran, evladını ay yıldızlı bayrağa emanet etmiş kahraman analarımızın huzurundayız. Ve inanıyorum ki; Bu salonda yalnızca anneler yoktur. Bu salonda şehitlerimizin aziz hatırası vardır. Dualar vardır. fedakârlık vardır vatan sevgisinin en saf, en temiz hali vardır. Kıymetli analarım Anne, Bir evladın ilk öğretmenidir. Duasıdır, sığınağıdır, merhametidir. İnsan konuşmayı annesinden öğrenir, sevmeyi annesinden öğrenir, vicdanı annesinden öğrenir, imanı annesinden öğrenir. Ama şehit anneliği Tarifi kelimelere sığmayan kutlu bir makamdır." dedi. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizler; ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. İşte o cennetin kapısını aralayan anneler; Evladını kınalayıp vatana gönderen, ‘önce vatan’ diyebilen, acısını içine gömüp dimdik ayakta duran şehit anneleridir. Bu milletin anaları, gerektiğinde kendi yüreğini vatana siper edecek kadar büyük yürekli insanlardır. Onun için bu milletin tarihinde kahramanlık varsa arkasında mutlaka bir anne duası vardır. Şehitlerin canı, anaların duası Türk Milletinin tarihi varyantlarının her alanında Annelerin olduğunu da sözlerine ekleyen MHP İzmir İl Başkanı Şahin, "Çanakkale’de vardır. Sakarya’da vardır. Bugün sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiğin arkasında yine bir annenin duası vardır. Aziz şehit annelerimiz, Bugün bu topraklarda ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, çocuklarımız huzur içinde uyuyabiliyorsa, bunda en büyük pay; şehitlerimizin fedakârlığında, sizlerin duasında ve sabrındadır. Türk milletinin geleceği Çünkü sizler yalnızca evlat yetiştirmediniz. Bir milletin istikbalini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca çocuk büyütmediniz; adam yetiştirdiniz, iman yetiştirdiniz, Ahlak yetiştirdiniz, vatan sevgisi yetiştirdiniz. Bir milleti ayakta tutan sadece tankı topu değildir. Asıl güç; inançlı evlatlardır. Asıl güç Asıl güç; vatan için gerektiğinde can vermeyi göze alan yüreklerdir. Ve o yürekleri yetiştirenler de annelerdir. Kıymetli misafirlerimiz, Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Her sabah yeni bir çatışmaya, yeni bir krize, yeni bir gözyaşına uyanıyoruz. Mazlum milletlerin üzerine ölüm kusulurken, Türk umut demektir Uluslararası hukuk suskun, vicdanlar yorgun, insanlık ise büyük bir imtihanın içerisindedir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü kalması bir tercih değil mecburiyettir. Birliğimizi korumak İç cephemizi sağlam tutmak bir tercih değil mecburiyettir. Çünkü bu coğrafyada güçlü bir Türkiye yalnızca kendi vatandaşları için değil; mazlum milletler için de umut demektir. Şehit ve gaziler onurumuzdur İşte bunun için şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorundayız. İşte bunun için kardeşliğimizi büyütüp, ayrılığa kapılarımızı kapatıp birlik olmak zorundayız. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet; Bayraktır, vatandır, kardeşlik hukukudur. Hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bu milletin yüz akıdır. Şehit analarının duası Terörle mücadelede destan yazan kahramanlarımız; milletimizin ebedî şeref levhasına isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Ve biz biliyoruz ki; Şehit analarının duası alınmadan hiçbir millet güçlü olamaz. Sizler yalnızca bir evlat değil; bir milletin geleceğini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca can vermediniz; Bu milletin ayakta kalmasına güç verdiniz. Şehitlerimiz bayrağımızdır Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; şehitlerimiz bir bayrak gibi bu milletin gökyüzünde dalgalanmaya devam edecektir. Şehit annelerimizin döktüğü her damla gözyaşı ise; bu milletin birlik ve beraberlik harcına karışmış mukaddes bir emanettir. Bizlere düşen görev; şehitlerimizin hatırasına layık olmak, Devletimize sahip çıkmak, milletimizi bir ve beraber tutmaktır. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin son olarak, "Bu duygu ve düşüncelerle; aşta aziz şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş annelerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum." diyerek sözlerine son verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:24 Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Ekran bağımlılığı, vücudu savunmasız bırakıyor
14 Eylül 2025 Pazar - 10:22 Ekran bağımlılığı, vücudu savunmasız bırakıyor Dijital çağın getirdiği yeni düzen, çocukları park ve sokak oyunlarından, yüz yüze sosyalleşme fırsatından uzaklaştırdığı gibi sağlıklarını da olumsuz etkilemeye başladı. Uzun süre ekran başında vakit geçiren ve beslenmesine dikkat etmeyen çocukların alerjik hastalıklara yakalanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran başında geçirilen süre arttıkça bağışıklık azalıyor. Paketli ve işlenmiş gıdalar tüketen, uzun süre ekrana maruz kalan ve hareketsiz olan çocuklarda zamanla alerjik hastalık görülme riskinin ciddi oranla artabiliyor" dedi. Uzun süre ekran başında kalmak çocuklarda bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Ekran başında geçirilen sürenin artması, hareketsizlikle beraber dış ortam maruziyetinin azalmasına, düzensiz beslenmeye ve uyku kalitesinin azalmasına neden oluyor. Bu durumun çocuklarda alerji riskinin artmasına neden olabildiğini söyleyen Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran bağımlılığı öncelikle hareketsizlik getirir. Bu da obeziteye neden olabilir. Obezite de bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Uzun süre ekran başında kalmak mavi ışık maruziyetini artırarak çocuklarda uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Uykuya geçişi zorlaşan çocuk, etkin uyku uyuyamaz. Dolayısıyla başta melatonin olmak üzere uykuda salınması gereken hormonlar yeterli düzeyde salınamadığından bağışıklık sistemi olumsuz etkilenmektedir" diye konuştu. Doğadan uzak kalmak riski artırıyor Çocukların dış ortama maruz kalamamasının da alerjik hastalık riskini artırdığını kaydeden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Alerjik hastalıkların bağırsak florasının çeşitliliği ve zenginliğiyle alakalı olduğu tespit edilmiştir. Eğer çocuk steril bir ortamda büyüdüyse, toprağa, hayvanlara maruz kalmadıysa etkin bir bakteri florası oluşamıyor, doğadan alınabilecek faydalı bakteriler de vücuda alınmayabiliyor. Bu durum bağışıklık üzerinde olumlu etkisi olan bağırsak bakterilerinin azalmasına ya da hiç bulunmamasına neden oluyor. Dolayısıyla çocuğun bağırsak florasının çeşitliliği de azalıyor. Bu da alerjik hastalıkların artmasına ve daha hassas bağışıklığının olmasına yol açıyor. Çocuğun doğada olması bu açıdan çok önemli" ifadelerini kullandı. Uyku düzensizliği ile alerjik reaksiyonlar arasında bağlantı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, alerjik riniti olan hastaların yoğun burun tıkanıklığı, horlama ve burun kaşıntısı nedeniyle uykuya dalmada zorluk yaşayabileceğini belirtti. Paketli gıdalardan uzak durulmalı "Çocukların, katkı maddeleri yönünden zengin hazır gıdalar tüketmemelerine özen gösterilmeli" diyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu gıdaların deri döküntüleri, kaşıntı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olabileceğini belirtti. Çocukta obezitenin, alerjinin tedavisinde de olumsuz etki oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevsiminde sebze ve meyve tüketmeye önem verilmeli. Paketli gıdalardan uzak durulmalı. Mevsiminde ve çeşitli besin tüketmek, alerjik hastalıkların seyrini iyileştirir ya da oluşmasını engelleyebilir. Bunların dışında çocukların hareketli olması sağlanmalı. Eve hapsolmak yerine doğada bitkilerle hayvanlarla iç içe etkinlikler planlanmalı. Çocukların küçük yaşlardan itibaren toprağa, hayvanlara temas etmelerinin alerjik hastalıkların oluşmamasında etkin olduğu düşünülmektedir. Çocukların ekran maruziyeti azaltılmalı. İşlenmemiş besinler yiyen, hareketli ve ekran süresi oldukça kısaltılmış çocuklar, alerjik hastalıklar açısından daha az risk taşımaktadır."
Yapay zeka direksiyon başında hayat kurtaracak
14 Eylül 2025 Pazar - 10:06 Yapay zeka direksiyon başında hayat kurtaracak Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, trafik kazalarının önemli bir bölümü sürücü yorgunluğu ve dikkat dağınıklığı nedeniyle meydana geliyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nın ilk mezunlarından biri olan Cennet Kocabıyık Gür, tezinde bu soruna çözüm buluyor. Direksiyon başında uzun saatler geçiren sürücülerde yorgunluk ve uyku hali, kazalara davetiye çıkarıyor. Özellikle uzun yolculuk yapan sürücülerde, fark edilmeden gelişen saniyelik dalgınlıklar, gözlerin kapanması veya reflekslerin yavaşlaması ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu noktada, teknolojinin sunduğu yapay zeka ve derin öğrenme çözümleri hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor. Dikkat uyarı sistemleri, yüz tanıma ve göz takip kameraları halihazırda birçok araçta kullanılıyor. Sürücü yorgunluğunun hızlı ve doğru bir şekilde ölçülmesi için görsel ve işitsel veri analizini entegre eden çok modlu bir sürücü izleme sistemi ile göz durumu, esneme davranışı ve konuşma aktivitesini eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Oluşturulan sistem, uzun mesafe taşımacılığı ve filo yönetimi gibi bireysel sürücüleri destekleyen teknolojilerde önemli bir rol oynuyor. Sürücüyü uyarıyor Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı mezunu Cennet Kocabıyık Gür, "Sürücü Yorgunluğunun Tespiti için Gerçek Zamanlı Çok Modlu Derin Öğrenme Sistemi" adlı tezinde bu sistemlerin kapsamını genişletmeyi amaçladı. Sürücülerin yorgunluk belirtilerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeyi amaçlayan bir sistem tasarlayan Gür, yalnızca görüntü tabanlı çalışan sistemlerden farklı olarak ses verisini dahil etti. Kamera ile sürücünün göz hareketleri izleniyor; gözlerin kapanması, esneme ya da uyuklama gibi yorgunluk belirtileri tespit ediliyor. Mikrofon sayesinde ise sürücünün konuşma durumu tespit ediliyor ve ekranda "konuşuyor" uyarısı veriyor. Bu, sürücünün dikkatinin dağılmasına neden olabilecek durumların belirlenmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. Böylece sürücünün hem görsel hem işitsel davranışları derin öğrenme algoritmalarıyla bir araya getirilerek çok daha güvenilir bir yorgunluk analizi yapılabiliyor. Göz hareketi, esneme ve konuşma analizi BMC’de Elektrik-Elektronik Sistem Tasarım Mühendisi olarak Avrupa Birliği tarafından zorunlu hale getirilen Genel Güvenlik Yönetmeliği (General Safety Regulation) sistemlerinin ticari araçlarda devreye alınması sürecinde aktif rol alan Cennet Kocabıyık Gür, "Sistem yalnızca yorgunluk tespitleri yapmakla kalmıyor; aynı zamanda sürücüyü de uyarıyor. Eğer gözlerin kapanması, esneme, konuşma ve uyku hali belirtileri saptanırsa ekranda görsel bir uyarı beliriyor ve aynı anda sesli ikaz devreye giriyor. Böylece sürücünün anlık farkındalığı artırılıyor ve birkaç saniyelik dalgınlığın büyük bir kazaya yol açmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Sistem, göz kırpma veya yüz ifadesi gibi bireysel göstergelere odaklanan standart yöntemlerin aksine, üç temel davranışsal işareti eş zamanlı olarak değerlendiriyor: göz durumu, esneme davranışı ve konuşma aktivitesi. Eş zamanlı çalışan sistem bileşenleri arasında görüntü işleme, ses analizi ve kullanıcı arayüzü modülleri bulunuyor. Görsel ve işitsel uyarılar sürücü yorgunluğunu gösteriyor. Yapılan deneysel testlerin sonuçlarına göre, sistem değişen yüz pozisyonları, aydınlatma şartları ve bireysel ifade farklılıkları gibi değişkenlere karşı büyük bir kararlılıkla çalışabiliyor" dedi. "Hedefim bu sistemleri daha erişilebilir hale getirmek" Genel Güvenlik Yönetmeliği sisteminin kademeli olarak yürürlüğe girdiğini ve 2026 yılında sürücünün uykuya dalma ve dikkat kaybı belirtilerini daha hassas şekilde tespit eden ADDW (Gelişmiş Sürücü Uyuşukluğu ve Dikkat Uyarısı) sisteminin devreye gireceğine dikkat çeken Gür, şunları söyledi: "Sürücü yorgunluğunu izleyen teknolojiler her geçen gün daha ileriye taşınıyor. Ben de yaptığım tez çalışmasıyla bu gelişen teknolojilere kendi katkımı ekleyerek, sürücü güvenliğini artıracak daha etkili çözümler ortaya koymayı hedefledim. Yani aslında akademik çalışmam, doğrudan iş hayatımda karşılaştığım gerçek bir ihtiyaca cevap verme hedefiyle şekillendi. Teorik bilgilerle pratik mühendislik deneyimimi birleştirerek hem sektöre hem de akademiye katkı sağlayacak bir proje ortaya koymaya çalıştım. Benim için bu tez, yalnızca bir akademik zorunluluğu yerine getirmek değil; aynı zamanda mevcut teknolojilerin geliştirilmesine yönelik geleceğe dönük bir adım oldu. Günümüzde araçlarda benzer sistemler zaten bulunuyor, ancak benim hedefim bu teknolojileri daha güvenilir, daha hızlı ve daha erişilebilir hale getirmek. Geliştirdiğim prototipin ilerleyen yıllarda farklı araç tiplerinde uyarlanarak sürücü güvenliğini artırmaya ve kazaların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum."
Aliağa’da 103. yıl coşkusu
13 Eylül 2025 Cumartesi - 14:10 Aliağa’da 103. yıl coşkusu Aliağa’nın 13 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü düzenlenen program ile kutlandı. Aliağa Kaymakamlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda organize edilen Atatürk Anıtına Çelenk Sunma ve Kutlama programına; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, kurum müdürleri, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, gaziler, vatandaşlar, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Program; Kaymakamlık Makamı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı çelenklerinin Atatürk Anıtına sunumu ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk yaptı. Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk: "Bugün Aliağa’mızın gurur günü, kurtuluş bayramıdır" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, bugünün Aliağa’nın gurur günü olduğunu belirterek şu sözleri söyledi: "Bizler bugün burada sadece bir kutlama yapmak için değil, 103 yıl önce bu vatan için nasıl birlik olup mücadele edildiyse bugün de aynı kararlılık ve inançta olduğumuzu göstermek için toplandık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 9 Eylül 1922 günü İzmir’in düşman işgalinden kurtarılmasının ardından 13 Eylül tarihinde Aliağa’mız düşman askerlerinden arındırılmıştır. Kurtuluş Günümüz vesilesiyle Başkumandan Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı, bölgemizi düşmandan arındıran Yüzbaşı Mehmet Sait Bey komutasındaki Yirmi beşinci Alayın tüm komutan ve neferlerini, Milli Mücadeleye silahlarıyla katılan rahmetli Ahmet Çakır (Ahmet Onbaşı), Rahmetli Terzi Hüseyin Ay, Rahmetli Esat Kaya ve tüm Aliağalı büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Bugün Aliağa’mızın gurur günü, kurtuluş bayramıdır. Güzel Aliağa’mızın Kurtuluş günü Kutlu Olsun." Aliağa’nın kurtuluş günü kutlandı Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmanın ardından Atatürk Ortaokulu öğrencilerinden İkranur Karaboğa ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor, Gülsemin Gümüşsoy ise ‘Aliağa’nın Kurtuluş Marşı’ isimli şiiri seslendirdi. Aliağa Belediyesi Halk Oyunları Ekibinin zeybek gösterisi katılımcılardan büyük alkış aldı. Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan resmi program Aliağa kabristanlığında bulunan şehitlik ziyareti ve Aliağa Gençlik Merkezi’ndeki ‘Zamanın İzinde: Zeytin Gövdelerinde Saklı Yüzler’ resim sergisiyle son buldu.
Karateke’de jandarmaya rağmen çöp dökümleri devam ediyor
13 Eylül 2025 Cumartesi - 13:27 Karateke’de jandarmaya rağmen çöp dökümleri devam ediyor Karateke’de yaşanan çevre kirliliğine ilişkin iddialar "pes" dedirtti. Sabah saatlerinde Jandarma ekiplerinin Karateke mera alanında yasadışı döküm yaptığı iddia edilen 6 çöp tırına müdahale etmesine rağmen, bölgedeki yasadışı döküm faaliyetlerinin göz göre göre devam ettiği ileri sürülüyor. Edinilen bilgiye göre, bu sabah erken saatlerde Karateke mera alanına yasadışı olarak çöp döküldüğü yönündeki ihbarlar üzerine Jandarma ekipleri bölgeye intikal etti. İddialara göre, mera alanına çöp boşaltmakta olan 6 tır durduruldu. Tır şoförleri, yasadışı döküm yaptıkları iddiasıyla ifadeleri alınmak üzere gözaltına alınarak karakola götürüldü. Ancak jandarmanın bu müdahalesinin bile caydırıcı olmadığı iddia edildi. Müdahalenin üzerinden saatler geçmesine rağmen, bölgeden gelen anlık görüntülerde yeni tırların aynı alana gelerek pervasızca çöp dökmeye devam ettiği görüldü. Jandarma tarafından el konulan tırların hemen yakınına döküm yapılması, yasadışı faaliyeti yürütenlerin cüretkarlığını gözler önüne serdi. Bölge halkı tepkili Bölgedeki hayvan otlatma ve doğal yaşam alanı olan meranın adeta bir çöplüğe çevrilmesi, çevre halkının büyük tepkisini çekiyor. Duruma isyan eden bir vatandaş, "Jandarma sabah geliyor, suçüstü yapıyor, şoförleri alıp götürüyor ama arkası kesilmiyor. Bu nasıl bir cüret, nasıl bir kanun tanımazlıktır? Gözümüzün önünde doğamızı katlediyorlar. Acilen kalıcı bir önlem alınmasını istiyoruz," diyerek tepkisini dile getirdi. Yetkililerin, gözaltındaki şoförlerin ifadeleri doğrultusunda soruşturmayı derinleştirmesi ve organize çevre suçunun arkasındaki asıl sorumlulara ulaşması beklenirken, bölgede daha caydırıcı ve kalıcı tedbirlerin alınıp alınmayacağı merak konusu oldu.