Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:49:57
İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11
Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı
Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09
Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği
İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51
Evlilik öncesi ’Akdeniz anemisi’ tarama programları büyük önem taşıyor
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında "Akdeniz anemisi" olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti. Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti. Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, "Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar" dedi. Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi. Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, "Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor" diye konuştu. Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti. Yeni tedaviler umut veriyor Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
11 Ekim 2025 Cumartesi - 10:44
Kalbi küçük, azmi büyük: Defne’nin öğrenme mücadelesi ilham oldu
İzmir’in Tire ilçesinde yüzde 90 görme engelli olmasına rağmen Braille alfabesini öğrenerek büyük bir başarıya imza atan 2. sınıf öğrencisi Defne Efe, azmiyle Türkiye’ye örnek oldu. Dünya Kız Çocukları Günü’nde takdir toplayan minik Defne, ’engellerin değil, inancın belirlediği bir başarı hikayesi’ yazdı.
11 Ekim 2025 Cumartesi - 10:34
Aliağa Petkimspor’dan sakatlık açıklaması
Aliağa Petkimspor, Fenerbahçe deplasmanında omuz sakatlığı yaşayan Stanley Whittaker’ın 4-6 hafta aralığında parkelerden uzak kalacağını açıkladı. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Aliağa Petkimspor’da sakatlık şoku yaşanıyor. İzmir ekibinin ikinci hafta karşılaştığı Fenerbahçe karşılaşmasında oyun kurucu Stanley Whittaker omzundan sakatlandı. Yapılan kontroller sonrasında ABD’li oyuncunun 4-6 hafta aralığında parkelerden uzak kalacağı duyuruldu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Oyuncumuz Stanley Whittaker’ın deplasmanda oynadığımız Fenerbahçe Beko karşılamasında omuzuna aldığı darbe sonrası yapılan tetkik ve kontrollerinde 4-6 hafta aralığında parkelerden uzak kalacağı tespit edilmiş, tedavisine ivedilikle başlanmıştır. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, aramıza katılacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz" ifadelerine yer verildi. Stanley Whittaker, Fenerbahçe’ye karşı süre aldığı 20 dakikada 11 sayı, 6 asist ve 1 ribaundluk performans sergiledi.
11 Ekim 2025 Cumartesi - 10:30
BORAN VII’de Türk jandarmasına Endonezyalı yarışmacılardan övgü
Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, İzmir’in Foça ilçesinde 7. Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması’nda yerli ve milli savunma sanayii stantlarını gezerek, tabanca atışı yaptı. Endonezyalı yarışmacılar, "Türk Jandarması çok iyi hazırlanmış" dedi. Uluslararası BORAN VII Keskin Nişancı Yarışması’nın etapları devam ediyor. Unsurlar "Er Meydanı" etabının son ve en zorlu aşamalarından biri olan "Unsur Mesafe Atışı" etabında mücadele etti. Keskin nişancılar, uzun mesafelerdeki hedefleri başarıyla vurmak için ter dökerken, yarışma alanında önemli bir ziyaret de gerçekleşti. Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, yarışma alanına gelerek hem faaliyetleri yerinde denetledi hem de savunma sanayii firmalarının stantlarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında Korgeneral Tanrıverdi’ye Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanı Tümgeneral Uğur Ertekin de eşlik etti. Korgeneral Tanrıverdi, yerli ve milli imkanlarla üretilen en yeni keskin nişancı tüfekleri, tabancalar ve optik sistemler hakkında firma yetkililerinden detaylı bilgi aldı. Milli silahları yakından inceleyen Tanrıverdi, sergilenen tabanca ile deneme atışları da gerçekleştirdi. Endonezya unsurundan Türkiye’ye övgü Yarışmanın uluslararası konukları, organizasyondan ve Türkiye’den övgüyle bahsetti. Yarışmaya ilk defa katılan Endonezya Jandarması Unsur Komutanı Fajar Dani Susanto, Türkiye’yi çok beğendiklerini ve organizasyonun mükemmel olduğunu belirtti. "Yarışmada birinci olmayı hedefliyor musunuz?" sorusuna Susanto, "Türk Jandarması çok iyi hazırlanmış ve çok güçlü. Onların daha iyi olduğunu görüyoruz. Elbette biz de en iyisini yapmak ve tecrübe kazanmak için buradayız" cevabını verdi. Yarışma, akşam saatlerinde başlayacak olan "İkinci Etap: Gece Yaklaşıyor" etabı ile devam edecek. Bu bölümde unsurlar, gece şartlarında sızma, gözetleme ve atış becerilerini sergileyecek. Yarışma, 12-13 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan kapanış töreni ve dereceye giren unsurlara ödüllerinin verilmesi ile sona erecek.
11 Ekim 2025 Cumartesi - 09:54
Aliağa’nın yeni buluşma noktası: ALBEST Meydan
Aliağa Belediyesi, kent merkezindeki Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Parkı içerisinde modern tasarımı, ferah ortamı, güler yüzlü personeli ile geniş ürün yelpazesini uygun fiyatlarla sunan yeni sosyal tesisi ‘ALBEST Meydan’ı hizmete açtı. Aliağa Belediyesi, vatandaşlarına sunduğu kaliteli, hijyenik ve uygun fiyatlı sosyal tesislerine bir yenisini daha ekledi. Kent merkezinde Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Parkı içerisinde hizmete giren ‘ALBEST Meydan’, sıcak-soğuk içecek çeşitlerinden birbirinden lezzetli yiyeceklere kadar geniş ürün yelpazesiyle Aliağalıların hizmetine açıldı. Modern tasarımı, ferah ortamı ve güler yüzlü personeliyle yeni tesis, Aliağa halkına konforlu ve keyifli bir dinlenme alanı sunuyor. Vatandaşlar, kaliteli ve lezzetli menü seçeneklerine uygun fiyatlarla ulaşabiliyor. Klasik kahvelerin yanı sıra sıcak-soğuk içecek çeşitleri ile çeşitli meşrubatlar da menüde yer alıyor. Sabah saatlerinde ise sıcak poğaça ve demli çay servisiyle güne keyifli bir başlangıç yapmak isteyenler için ideal bir ortam sunuluyor. Tesiste hizmet self servis olarak veriliyor. Tesiste yer alan kamelyalar, ailelerin ve arkadaş gruplarının keyifli zaman geçirmesine imkan tanıyor. Ayrıca çocuklar için oluşturulan oyun grubu sayesinde aileler gönül rahatlığıyla dinlenirken, minikler güvenli bir ortamda eğlenme fırsatı buluyor. ALBEST Meydan’ın çevresinde şehrin yeşil dokusuna uygun olarak düzenlenen peyzaj alanları, tesisin modern mimarisiyle uyum içinde doğal ve ferah bir atmosfer oluşturuyor. Bu yönüyle tesis, sadece lezzetli bir durak değil, aynı zamanda şehrin estetik değerine katkı sağlayan bir yaşam alanı niteliği taşıyor. Kitapseverler için kültürel bir köşe Tesisin içerisinde yer alan kitaplık, kitap tutkunları için keyifli bir köşe oluşturuyor. Aliağa Kent Kitaplığı’na ait seçkin eserlerin yer aldığı bu alan, ziyaretçilere lezzetli içeceklerin eşliğinde kitap okuma imkânı sunuyor. "ALBEST, artık Aliağa’nın markası" ALBEST markasının Aliağa’da kısa sürede önemli bir yer edindiğini vurgulayan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, "Aliağa’mızın markası haline gelen ALBEST, yeni tesisiyle tüm halkımıza hizmet vermeye başlıyor. ALBEST Meydan; sıcak-soğuk içecekleri, lezzetli yiyecekleri, tatlıları ve meşhur İzmir kumrusuyla her detayı özenle düşünülerek tasarlandı. Diğer tesislerimizde olduğu gibi burada da vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmak için çalışacağız. ALBEST Meydan’ın Aliağamıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 20:25
İzmir’deki elektrik faciası davasında 30 sanığa hapis cezası
İzmir’in Konak ilçesinde 2 kişinin sokak ortasında elektrik akımına kapılarak ölümüne ilişkin davanın karar duruşmasında 30 sanık 4 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası alırken, 9 sanık hakkında ise beraat kararı verildi. Davada tutuklu sanık sayısı 15’e yükseldi.
10 Ekim 2025 Cuma - 18:54
5 farklı adrese taşındı, şal ve maskeyle gizlenmeye çalışırken yakalandı
İzmir’in Karabağlar ilçesinde dolandırıcılık suçundan hakkında 28 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan kadın, yakalanmamak için 5 farklı adrese taşınmasına rağmen polis ekiplerince başını ve yüzünü gizleyerek evden çıktığı sırada yakalandı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, hakkında 28 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan T.B.’nin (56) yakalanması için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalarda şüphelinin, son 45 gün içerisinde yakalanmamak amacıyla 5 ayrı adrese taşındığı ve sürekli ikamet değiştirdiği tespit edildi. Ekipler, saha çalışması, sistem incelemesi ve güvenlik kamerası görüntülerinin analiz edilmesi sonucu T.B.’nin güncel adresini belirledi. Adres çevresinde tertibat alan polis, bekleme sırasında başını ve yüzünü şal ve maskeyle gizleyerek evden çıkmaya çalışan şüpheliyi kıskıvrak yakaladı. UYAP sorgusunda T.B.’nin, Ankara Asliye Ceza İlamat Masası tarafından ’Dolandırıcılık’ suçundan 28 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi. Yakalanan kadın, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara teslim edildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 18:52
Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı
İzmir’de 2022 yılında otobanda baygın halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı. Yeni deliller doğrultusunda başlatılan soruşturmada bir şüpheli tutuklanma istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek, 26 Temmuz 2022’de iş görüşmesi için Bornova’daki bir restorana gitti. Akşam eve dönmeyince ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Genç kız, kısa süre sonra Bayraklı Tüneli çıkışında otoban ortasında baygın halde bulundu. Hastaneye kaldırılan Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen ertesi gün hayatını kaybetti. Otopsi raporunda, Çiçek’in kanında yüksek miktarda uyuşturucu madde tespit edildi. Polis, Çiçek’in ölümüne ilişkin Burak K.’yi gözaltına aldı. Çiçek’in telefonu üzerinde bulunan Burak K., sorgusunda genç kızı kendisinin öldürmediğini söyledi. Burak K., ‘Gasp’ suçundan tutuklandı. Polis, Çiçek’in son olarak beyaz renkli bir hafif ticari araca bindiğini tespit etti. Aracın geçtiği noktaları inceleyen ekipler, Cem A.’yı gözaltına aldı. ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla adliyeye sevk edilen Cem A., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada, gözaltına alınan Cem A.’nın kuzeni Diyar A. da mahkemece, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K. için istenilen adli tıp raporunda ise kanında ve idrarında uyuşturucu madde tespit edildi. Burak K., 27 Ekim 2022’de savcının talebiyle yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi. Ancak Burak K., ilerleyen süreçte başka suçtan hüküm giyip cezaevine gönderildi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, şüphelilerden Cem A. hakkında ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 19 yıla kadar, Burak K. için ‘Yağma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakkında, ‘Olası kastla öldürme’ suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi. Sanıklar, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaya başladı. Dosya yeniden açıldı Olayla ilgili daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yeni bulgular ve deliller ışığında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaldırıldı. Başsavcılıkça yürütülen yeni soruşturma kapsamında, "kasten insan öldürme" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama" suçlarından şüpheli Cem A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cem A., tutuklanması talebi ile sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 15:34
Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, minimal invazif cerrahide 100. vakasını tamamladı. Klinik, MİECC sistemiyle kapalı koroner bypass ameliyatını Türkiye’de ilk kez uygulayan merkez oldu. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, 2018 yılında aort kapağı değişimiyle başladığı minimal invazif kalp cerrahisinde (halk arasında "kapalı kalp ameliyatı" olarak bilinen) önemli bir tecrübe eşiğini geride bıraktı. Kliniğin uzmanlık alanı, sadece kapak değişimleriyle sınırlı kalmadı. Bu yedi yıllık süreçte ekip, tecrübesini hızla genişleterek; kapalı mitral kapak, çoklu kapak, asendan aort, kalpte delik ve kalp kapak enfeksiyonu gibi komplike ameliyatları da minimal invazif yöntemle başarıyla gerçekleştirdi. Son olarak da bir yıl önce kapalı koroner arter bypass ameliyatları eklendi. Bu serinin en son ve en önemli adımı ise, Prof Dr Burçin Abud ve Doç Dr Kemal Karaarslan tarafından 100. hastaya uygulanan kapalı koroner arter bypass ameliyatı oldu. 100. vaka, kliniğin sadece sayısal değil, teknolojik olarak da öncü olduğunu kanıtladı. Bypass uygulanan hastada, Avrupa’da en son teknoloji ürünü olan MİECC (Minimal İnvazif Vücut Dışı Dolaşım) sistemi kullanıldı. Yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, Tepecik Hastanesi’nin kapalı kalp ameliyatını MİECC sistemiyle birlikte kullanan Türkiye’deki ilk merkez olduğu belirlendi. SIRS’a karşı güçlü kalkan: MİECC’nin farkı MİECC sistemi, cerrahi esnasında hayati bir fark oluşturuyor. Normalde açık kalp ameliyatlarında uygulanan yüksek düzeydeki kan sulandırma ihtiyacı ortadan kaldırıyor. En önemlisi, kullanılan küçük vücut dışı dolaşım (perfüzyon), hastanın normal fizyolojik dolaşımına en yakın bir akış sağlıyor. Bu teknolojik üstünlük, hastanın kanı ve bileşenleri üzerindeki travmayı azaltarak, ameliyat sonrası en büyük risklerden biri olan SIRS (Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu) riskini minimuma indiriyor. SIRS, açık kalp ameliyatları sonrası erken dönemde meydana gelebilen ve hastanın akciğer, karaciğer ve böbrek gibi kritik organlarında sorunlara yol açabilen ciddi bir durumdur. MİECC sistemi sayesinde organ hasarı riski azalıyor, böylece hastaların ameliyat sonrası süreçleri daha konforlu ve hızlı ilerliyor. Duruma göre hoşnutsuz sonuçlar doğurabilen bu zorlu sürece karşı önemli bir koruma sağlanmış oluyor. Başhekim Yakan: "İnsan odaklı sağlık hizmeti" İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Savaş Yakan, elde edilen bu başarının, kamu hastanesinin misyonunu yansıttığını belirtti. Prof. Dr. Yakan, "İzmir’deki bir kamu hastanesi olarak, 100. minimal invazif kalp ameliyatımızı en ileri teknoloji olan MİECC ile gerçekleştirmek, gurur verici. Bu başarı, ekibimizin tecrübesinin ve teknolojiye yatırımımızın bir sonucudur. Hedefimiz, daima hastalarımıza daha güvenli, daha az travmatik ve daha kısa iyileşme süreli, yani insan odaklı bir sağlık hizmeti sunmaktır. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
10 Ekim 2025 Cuma - 14:56
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanının tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine rağmen cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve olay yerine yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey, doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 14:45
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine karşın cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 Tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. (AD-
10 Ekim 2025 Cuma - 14:19
Gazze için İzmir’de "Hayır çarşısı" kuruldu
Gazze’deki acılara sessiz kalmayan Karşıyakalılar, hayır çarşısında tek yürek oldu. El emeğiyle hazırlanan ürünlerden elde edilen gelir, umut olarak Gazze’ye uzanacak. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, İsrail’in saldırıları altında zor günler geçiren Gazze halkına destek amacıyla "Hayır Çarşısı" kuruldu. Karşıyaka Müftülüğü öncülüğünde Cumhuriyet Mahallesi Pazaryeri Camii bahçesinde hayata geçirilen etkinlikte, vatandaşlar tarafından hazırlanan el yapımı gıda ve tekstil ürünleri satışa sunuldu. Bir hafta boyunca açık kalacak olan çarşıdan elde edilecek tüm gelir, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze’ye gönderilecek. "Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" Karşıyaka Müftüsü Hayri Cihangeri, etkinlikte yaptığı açıklamada, Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalamayacaklarını belirtti. Müftü Cihangeri, "Son iki yılda tüm dünyanın gözleri önünde bir soykırım yaşanıyor. Bu durum, içimizde derin yaralar açtı. Bugün itibarıyla bir anlaşmanın sağlandığını duyduk, elbette temkinliyiz ama yine de umutluyuz. Bizler de millet olarak tarihi misyonumuz ve vicdani sorumluluğumuz gereği böyle bir etkinlik düzenleme kararı aldık," dedi. "Biz bu çarşıyı kurarken, Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye çalışan karınca misali bir çaba içerisindeyiz," diyen Cihangeri, şöyle devam etti: "Firavun’a karşı durmak elbette önemlidir; ancak Musa’nın yanında olmak da bir o kadar önemlidir. Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, oradaki kardeşlerimizin açlık, susuzluk ve yokluk içinde kıvranmalarına bir nebze olsun çare olabilmek amacıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Tüm gelirler, Diyanet Vakfı’nın ilgili hesaplarına aktarılacak ve oradan da Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak." "Günler öncesinden hazırlıklara başladık" Hayır çarşısında satışa sunulan ürünler, mahalle sakinleri, esnaf ve kursiyerler tarafından evlerde hazırlanarak bağışlandı. Gözleme, çeşitli ev yemekleri, el işi tekstil ürünleri gibi birçok ürün vatandaşların ilgisine sunuldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Bergüzar Yeşiroğlu ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygusal anlar yaşıyoruz. Günler öncesinden hazırlıklara başladık. Ev yapımı gözlemeler, giysiler ve el işi ürünlerle katkı sağladık. Esnaflarımız, komşularımız, kursiyer hocalarımız ve mahalle halkımız bu güzel organizasyona destek verdi. Tek dileğimiz savaşların son bulması, Gazze’deki kardeşlerimizin kurtuluşa ermesi." Hayır çarşısı, bir hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
10 Ekim 2025 Cuma - 12:51
Menemen’de 10 bin öğrenciye dijital eğitim paketi desteği
Menemen Belediyesi tarafından ilçe genelinde lise ve üniversite sınavlarına girecek olan 8 ve 12. sınıflara tam 10 bin adet dijital eğitim paketi dağıtıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Hedefimiz yarınlarda gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek olan bilim insanları, sanatçılar, doktor ve mühendisler yetiştirebilmektir." dedi. Menemen Belediyesi, lise ve üniversite sınavına girecek öğrencileri yalnız bırakmıyor. 2023 yılında başlayan ve bugüne kadar 20 bine yakın öğrencinin faydalandığı dijital eğitim paketleri, bu yıl da ilçe genelinde 8 ve 12. sınıf öğrencilerine dağıtıldı. Yaklaşık 10 bin öğrenciye dağıtılan ve içinde zengin içerikleriyle konu anlatımından soru bankasına kadar öğrencilerin sınav sürecinde ihtiyaç duyacağı birçok içeriğin bulunduğu dijital eğitim paketleri, hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin yüzünü güldürdü. Ayrıca ebeveynler sınav sürecinde konu anlatımları ve soru bankalarına evlatlarının ücretsiz bir şekilde ulaşmasından mutlu olurken öğrencileriyse çekiliş heyecanı sardı. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da dijital eğitim paketi kullanan öğrencilere her ay çekilişle tablet hediye edilecek. Eğitim yatırımlarına devam Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte stratejik olarak kırmızı çizgi olarak belirlenen eğitim yardımları, bugüne dek ilçede on binlerce öğrenciye dokundu. Başkan Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte kurdelesini keserek açılışını yaptığı ilk tesisin anaokulu olmasının ardından, MEBGEM’in şube sayısı 3’e çıkarıldı ve öğretmen sayısı ile kapasitesi arttırıldı. Üniversite sınavlarına girecek tüm öğrencilerin belediyeye yaptıkları başvurularla sınav harçları ödenirken, ilkokul birinci sınıftan üniversiteden yeni mezun olanlara kadar yapılan kırtasiye yardımı ve destekler, vatandaşlardan tam not aldı. Ayrıca okulların boya ve tadilat işleri, unutulan oyunların yaşatılması için okul bahçelerinde yapılan boyamalar, eğlendirirken öğreten ve Türkiye’nin en büyüğü olan tematik çocuk oyun köyü gibi birçok hizmet de aileleri ve öğrencileri mutlu etti. Öte yandan tamamı ücretsiz spor ve kültür kursları da büyük memnuniyet yaratmaya devam ediyor. "Hedefimiz bilim insanlarının yetiştiği bir Menemen" Menemen’deki eğitim yatırımlarını değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemizde göreve başladığımızda kendimize eğitimde bir hedef belirledik. Bu hedef, Menemenli nice bilim insanının, sanatçının, doktor ve mühendislerin yetişmesi hedefidir. Hedefimiz yarınlarda üniversitelerde, teknoparklarda, teknoloji şirketlerinde, kültür merkezlerinde gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek nesiller olması. Bu hedefe varabilmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Yapımı hızla devam eden kütüphanelerimizi tamamladığımızda, buralar birer bina değil, adeta eğitim üssü olacak. Ayrıca bu ay açılışını yapacağımız dijital deneyim müzesi olan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi de, evlatlarımızın tarih eğitimi için önemli bir merkez olacak." dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder