Yerel Haberler
İzmir
Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:49:57 İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11 Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09 Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51 Evlilik öncesi ’Akdeniz anemisi’ tarama programları büyük önem taşıyor Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında "Akdeniz anemisi" olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti. Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti. Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, "Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar" dedi. Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi. Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, "Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor" diye konuştu. Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti. Yeni tedaviler umut veriyor Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
Çeşme Kent Konseyi’nden Çeşme Belediyespor’a destek
14 Ekim 2025 Salı - 10:34 Çeşme Kent Konseyi’nden Çeşme Belediyespor’a destek Çeşme Kent Konseyi Yönetim Kurulu, Çeşme Belediyespor Yönetim Kurulu’nu ziyaret ederek yeni başkan Mehmet Sarısaç’a görevinde başarılar diledi. Ziyarette Kent Konseyi, kulübe her türlü desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti. Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, Çeşme Belediyespor’un sadece bir spor kulübü değil, aynı zamanda Çeşme’nin sosyal dayanışma ve gençlik vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Güler, "Çeşme markasından ekonomik olarak yararlanan tüm işletmelerin ve firmaların, bu markayı geleceğe taşıyacak olan gençlerimize sahip çıkması gerekiyor. Bu nedenle, Çeşme Belediyespor’a karşılıksız destek verilmesi çağrısında bulunuyoruz" dedi. Ziyarette ayrıca, sürdürülebilir bir finansal model oluşturmanın önemi gündeme geldi. Kent Konseyi, Çeşme Belediyespor’un kalıcı bir gelir kaynağına sahip olmasının, kulübün uzun vadeli başarısının anahtarı olduğuna dikkat çekti. Bunun yanı sıra, Çeşme Kent Konseyi’nin girişimleriyle, uzun yıllardır Kuşadası’na gelen U16 / U17 Alman Gençlik Spor Takımları’nın 2026 yılında Çeşme’ye gelmesi için çalışmaların başladığı açıklandı. Bu projenin, Çeşme’nin uluslararası spor turizmi alanında yeni bir cazibe merkezi haline gelmesini hedeflediği belirtildi. Çeşme Belediyespor Başkanı Mehmet Sarısaç ise Kent Konseyi’nin desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Birçok farklı spor dalında yürüttüğümüz faaliyetlerde Kent Konseyi’nin bizimle birlikte olma iradesi bizi son derece mutlu etti. Çeşme’nin spor alanında daha güçlü bir geleceğe ulaşması için birlikte çalışacağız" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 3 tahliye
14 Ekim 2025 Salı - 01:29 İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 3 tahliye İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın 2’inci duruşmasında ara karar açıklandı. Kararda; Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Barış Karcı’nın tutukluluğunun devamına; Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek’in tahliyesine karar verildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB) iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 6’sı tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 5 tahliye Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun aralarında bulunduğu 11 tutuklu 65 sanık gecen ay İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen ve 3 gün süren duruşmanın ardından İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Levent İşler, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Sevcan Tınaztepe, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sertaç Dölek, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gürhan Özata ve eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, savunması alınan tüm tutuksuz sanıkların adli kontrol şartları da kaldırıldı. İZBB’den mahkemeye yazı Suçtan zarar görenler listesinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden mahkemeye sunulan yazıda seyahat bedeli, konaklama ve organizasyon harcamalarındaki usulsüzlük iddiaları ile ilgili kamu zararına rastlanılmadığını belirten yazının geldiği ve dosyaya konduğu belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, sanık yakınları ve partililer katıldı. Aralarında Şenol Aslanoğlu, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 65 sanıklı davada 2. duruşma bugün görüldü. Duruşmaya ifadesi alınmayan sanıkların ifadeleriyle başladı. Mahkemede söz alan Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, savunmalarını mütalaanın sunulmasının ardından yapacaklarını beyan etti. Verilen bir saatlik aranın ardından duruşma, mağdur beyanlarının alınmasıyla sürdü. Mütaala açıklandı Mağdurların ifadelerinin ardından savcı mütaalasını açıkladı. Savcılık makamı, Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Arzu Özçelik hakkında zorla getirme kararı talep etti. Mütalaada; mağdurlar ve suçtan zarar gören müştekilerin katılma taleplerinin kabulü, adli kontrolün kaldırılması taleplerinin reddi ve bilirkişi raporu, Danıştay ve Sayıştay raporları uyarınca sanıkların sosyo ekonomik seviyeleri itibari ve konumları itibariyle delilleri etkileme ihtimali, delillerin yeteri kadar toplanmamış olması, bilirkişi raporu ile delillerin artma ihtimali itibariyle Barış Karcı, Heval Savaş Kaya, Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç’in tutukluluk hallerinin devamı ve Hüseyin Şimşek’in tahliyesi ve adli kontrolünü talep etti. "Aday gösterilip görevime devam etseydim, asla huzurunuzda olmayacaktık" Kooperatif davasında savcı mütalaasının ardından savunmasını yapan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Kooperatif ortaklarının ödedikleri paralar kooperatif hesaplarındadır, varsa bir eksiklik, bir yolsuzluk her kooperatif yönetimi ortaklarına zaten bunun hesabını verir. Evet gecikmeler olmuştur ancak inşaatta olan gecikmeler asla dolandırıcılık kabul edilemez. Kaldı ki görev sürem içerisinde teslim tarihi gelmiş ve gecikmiş hiçbir inşaat yoktur. İnşaatların gecikmesinin en büyük sebebi Temmuz 2024’te inşaatların durdurulmuş olmasıdır. Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki; Türkiye’de kim tarafından yapılırsa yapılsın inşaat maliyetlerinin kontrol edilemez artışları nedeniyle inşaatlarda uzun gecikmeler yaşanması maalesef hayatın olağan akışı haline gelmiştir. Bırakın insanları aldatmayı, dolandırmayı, daima herkesin derdiyle dertlendim. Çünkü ben bu şehri, bu memleketi uğruna hayatımı verebilecek kadar çok sevdim. Aday gösterilip görevime devam etseydim şu an birçok etapta anahtar teslimi yapmış, yeni etapları başlatmıştık ve şimdi asla huzurunuzda olmayacaktık" dedi. "Benim kaçmam dünyanın en rezil şeyi olmaz mı" Savcının mütalaası sonrası savunmasını yapan tutuklu sanık CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, "Bugün mağdur ablalarımızı, abilerimizi ve kardeşlerimizi dinledik. Konuşanlar bu tarafa bakmama ya da sorduğunuzda ‘Kimin günahına girelim’ gibi bir ev meselesi var teslim alırsak konu doğru bir yere gider dendi. Ağır ceza mahkemesindeyiz siz de ağır ceza dinlemek istiyorsunuz ama biz kooperatif konuşuyoruz. Dinlediğiniz tek kişi Şenol Aslanoğlu şu kadar parayı zimmetine geçirdi, benden para aldı, istedi dedi mi? Yok. Üç yıldır il başkanıyım, yirmi yıldır şehrin en önemli kuruluşlarında yöneticilik yapıyorum. Benim kaçmam mümkün mü? Cuma günü il kongremiz var. Partimiz, ’Sen hapiste de olsan seni seçmek istiyoruz’ dedi. Bu arada, benim kaçmam dünyanın en rezil şeyi olmaz mı? Üç gün sonra il kongresi var" ifadelerini kullandı. "Bir tanesi ‘Heval benden para istedi’ demedi" Tutuklu sanıklardan İZBETON eski genel müdürü Heval Savaş Kaya ise "Biz bugün iddianamede yazmayan, her yerde kendine göre mağdur olduğunu ifade eden arkadaşları dinledik. Yarısı şikayetçi değil. Biz iddianamede yazmayan kamu zararını konuşalım. Bir kişi de Heval şunu yaptı demedi. Bir tanesi ‘Heval benden para istedi’ demedi. Benim adım verilmiyorsa biz nasıl şebekeyiz, nasıl dolandırıcıyız? Bu kadar adam neden 2 teyzenin parasının peşine düşelim? 2012’de başlayan 2019’da devam eden kentsel dönüşüm sıkışmıştı. Bugün teyzelerimizin söylediklerinin aynısını söyleyen insanlar için el ele verip iş üretmeye çalışan iyi niyetli insanlarız" diye ekledi. Ara karar İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik yürütülen soruşturmada, kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin açılan davanın ikinci duruşmasında mahkeme ara kararını açıkladı. Mahkeme, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşmada ayrıca CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, kooperatif başkanı Cihangir Lübiç ve eski İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Şimşek’in tahliyesine karar verildi. Ancak Aslanoğlu hakkında adli kontrol şartı kapsamında ev hapsi uygulanmasına hükmedildi. Bir sonraki duruşmanın 9 Aralık’ta Aliağa Şakran Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılmasına karar verildi.
Aras Spor Kulübü, yeni sezona İzmir İtfaiyesi ve İzmirli kız çocuklarıyla el ele başladı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 17:00 Aras Spor Kulübü, yeni sezona İzmir İtfaiyesi ve İzmirli kız çocuklarıyla el ele başladı Aras Spor Kulübü, yeni sezona yalnızca sportif heyecanla değil, toplumsal duyarlılıkla da güçlü bir başlangıç yaptı. İzmir Atatürk Voleybol Salonu’nda Fenerbahçe Medicana ile oynanan açılış maçında kulüp, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı itfaiyeciler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın desteklediği kız çocuklarını onur konuğu olarak ağırladı. Vodafone Sultanlar Ligi’nin açılış maçında Fenerbahçe Medicana ile karşı karşıya gelen Aras Spor Kulübü, sezona anlamlı bir adımla başladı. Ligin açılışına ev sahipliği yapan İzmir, bu kez sadece spor heyecanına değil; toplumsal farkındalık, birliktelik ve dayanışma ruhunun öne çıktığı özel bir buluşmaya da sahne oldu. Kulüp, sporu, sadece bir rekabet alanı değil, toplumla güçlü bağlar kuran bir dayanışma zemini olarak gördüğünü bir kez daha gösterdi. Kulüp, açılış maçında iyilik ve farkındalık mesajı taşıyan iki özel davetle voleybolun birleştirici gücünü topluma ilham veren bir hikâyeye dönüştürdü. Açılışta zeybek coşkusu Kulüp, yeni sezon açılışında İzmir seyircisini renkli etkinliklerle karşıladı. Maç öncesinde düzenlenen yüz boyama etkinlikleri, manşet yarışması ve taraftarlara özel sürprizler, İzmirli voleybolseverlerle buluştu. Büyük ilgi gören etkinlikler, sürpriz zeybek gösterisiyle taçlandı. İzmir’in değerlerini yaşamayı ve yaşatmayı önemseyen ve geçen sene deplasmanlara şehrin geleneksel lezzeti boyozu götüren Aras Spor Kulübü, bu yıl ise Bornova Halk Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü’ nün (Border GSK) katkılarıyla zeybek ruhunu sahaya taşıdı. Kahraman itfaiyecilere özel teşekkür plaket Bu yıl yaşanan orman yangınlarında büyük bir özveriyle görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı personeli, Aras Spor Kulübü’nün davetiyle maçı tribünden izledi. Karşılaşma öncesinde düzenlenen özel törende, itfaiyeciler alkışlar eşliğinde sahaya davet edilerek gösterdikleri cesaret ve fedakârlık için teşekkür plaketiyle onurlandırıldı. Kulüp, hep birlikte kurulan bu güçlü toplulukta İzmir İtfaiyesi’nin yerinin sonsuza kadar özel kalacağını vurguladı. Kız çocukları tribünde İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın desteklediği 25 kız çocuğu tribünde ağırlandı. Kız çocukları, maçın heyecanını tribünde yaşarken, ilham aldıkları oyuncuları izleme ve kendileri ile parkede tanışma fırsatı buldu. Aras Spor Kulübü, sezon boyunca tüm iç saha maçlarında tribünün bir kısmının bu kapsamda çocuklar için ayrılacağını duyurdu. İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de kulübe duyarlı yaklaşımından dolayı teşekkür etti. Voleybolun birleştirici gücüyle topluma ilham Kulübün sezonun ilk maçında hem sahada hem saha dışında fark oluşturduğunu vurgulayan Aras Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Billur Burkutoğlu, "Kulüp olarak, Türk voleybolunda birleştirici bir güç olmayı; samimi bir anlayışla sporcuları, taraftarları ve tüm paydaşları tutkuyla bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bugün bizim için yalnızca bir sezon açılışı değil, toplumsal sorumluluk bilinciyle şekillenen anlamlı bir buluşma. Yangın bölgelerinde canla başla görev yapan kahraman itfaiyecilerimizi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından desteklenen kız çocuklarımızı aramızda ağırlamak, bizim için sadece bir davet değil; toplumsal dayanışmayı büyüten önemli bir adım oldu. Bugün parkeye birlikte çıkacağımız bu kahraman ekip, inandığımız topluluk ruhunun en güzel yansıması. Onlardan ilham almak ve onları gönülden alkışlamak için bu ilk maçın en doğru an olduğunu düşündük" dedi. ‘İzmir bizim evimiz; bu sezonu kendi evimizde, kendi seyircimizle birlikte böyle anlamlı bir şekilde açmak bizim için ayrıca çok kıymetli’ diyen Burkutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Aras Spor Kulübü olarak sahaya attığımız her adımda, hem sporun gelişimine katkı sunmayı hem de topluma değer kazandırmayı önceliklendiriyoruz. Çünkü inandığımız topluluk ruhu, yalnızca bir formanın etrafında toplanarak değil, cesareti ve özveriyi örnek alarak, birbirinden ilham alarak ve bu değerleri çoğaltarak güçlenir. Bu anlayışla geleceğe daha güçlü, daha kapsayıcı bir spor kültürü bırakmak için çalışıyoruz. Yeni sezonda yapacağımız maçlarımızda tribünlerimizi iyilik, duyarlılık ve birlikte başarmanın coşkusuyla buluşturacağız."
Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:09 Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı İzmir’de gerçekleştirilen 7’nci Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması BORAN VII, Türk unsularının atışlardaki başarısını ortaya koydu. 21 ülkenin katıldığı yarışmada ilk üç sırayı Türk unsurları aldı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur" dedi. İzmir’de bir hafta boyunca dünyanın en seçkin keskin nişancılarının mücadelesine sahne olan BORAN VII yarışması, Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığında düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Törene, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, dost ve müttefik ülkelerin temsilcileri ve yarışmacı unsurlar katıldı. Tören, Orgeneral Ali Çardakcı’nın salona gelişi ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Orgeneral Ali Çardakcı, yaptığı konuşmada keskin nişancılığın modern harp sahasındaki önemine ve Türkiye’nin bu alandaki yerli teknoloji atılımlarına dikkat çekti şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur. Bugün Boran sahasında kullanılan her sistem; yerli optikler, milli mühimmat, balistik hesaplama yazılımları, termal ve elektronik sistemlerle donatılmıştır. Küçük ama etkili unsurlar, büyük birliklerden çok daha belirleyici roller üstlenebilmektedirler. İşte tam bu noktada keskin nişancı unsurları ön plana çıkmaktadır. Bu tecrübelerden hareketle Jandarma Genel Komutanlığı olarak 2017 yılında Boran Keskin Nişancı yarışmasını başlattık. Amacımız keskin nişancılığın önemini vurgulamak, bu alanda mesleki bir kültür oluşturmak, personelin moral ve motivasyonunu artırmak ve edinilen tecrübelerin paylaşımına zemin hazırlamaktır." Yarışmanın zirvesinde Türk unsurları Konuşmanın ardından dereceye giren unsurlara ödülleri Orgeneral Ali Çardakcı tarafından takdim edildi. Yarışmanın zirvesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurları yer aldı. Dereceler şu şekilde sıralandı: "Birinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (2. Unsur) İkinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (1. Unsur) Üçüncü: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (1. Unsur) Dördüncü: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1. Unsur) Beşinci: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (2. Unsur)". Ödül töreninin ardından tüm katılımcılar için bir resepsiyon düzenlendi. Orgeneral Çardakcı, tüm ülkelerin keskin nişancılarıyla tek tek sohbet ederek tecrübelerini dinledi.
Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:07 Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı İzmir’de gerçekleştirilen 7’nci Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması BORAN VII, Türk unsularının atışlardaki başarısını ortaya koydu. 21 ülkenin katıldığı yarışmada ilk üç sırayı Türk unsurları aldı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur" dedi. İzmir’de bir hafta boyunca dünyanın en seçkin keskin nişancılarının mücadelesine sahne olan BORAN VII yarışması, Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığında düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Törene, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, dost ve müttefik ülkelerin temsilcileri ve yarışmacı unsurlar katıldı. Tören, Orgeneral Ali Çardakcı‘nın salona gelişi ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Orgeneral Ali Çardakcı, yaptığı konuşmada keskin nişancılığın modern harp sahasındaki önemine ve Türkiye’nin bu alandaki yerli teknoloji atılımlarına dikkat çekti şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur. Bugün Boran sahasında kullanılan her sistem; yerli optikler, milli mühimmat, balistik hesaplama yazılımları, termal ve elektronik sistemlerle donatılmıştır. Küçük ama etkili unsurlar, büyük birliklerden çok daha belirleyici roller üstlenebilmektedirler. İşte tam bu noktada keskin nişancı unsurları ön plana çıkmaktadır. Bu tecrübelerden hareketle Jandarma Genel Komutanlığı olarak 2017 yılında Boran Keskin Nişancı yarışmasını başlattık. Amacımız keskin nişancılığın önemini vurgulamak, bu alanda mesleki bir kültür oluşturmak, personelin moral ve motivasyonunu artırmak ve edinilen tecrübelerin paylaşımına zemin hazırlamaktır." Yarışmanın zirvesinde Türk unsurları Konuşmanın ardından dereceye giren unsurlara ödülleri Orgeneral Ali Çardakcı tarafından takdim edildi. Yarışmanın zirvesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurları yer aldı. Dereceler şu şekilde sıralandı: • Birinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (2. Unsur) • İkinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (1. Unsur) • Üçüncü: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (1. Unsur) • Dördüncü: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1. Unsur) • Beşinci: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (2. Unsur) Ödül töreninin ardından tüm katılımcılar için bir resepsiyon düzenlendi. Orgeneral Çardakcı, tüm ülkelerin keskin nişancılarıyla tek tek sohbet ederek tecrübelerini dinledi. Katılımcılara teşekkür eden Orgeneral Çardakcı, tüm unsurları bir sonraki yıl düzenlenecek BORAN VIII yarışmasına davet etti ve komutanlarına selamlarını iletti.
Menemen FK, 5 maç sonra kayıp
13 Ekim 2025 Pazartesi - 12:15 Menemen FK, 5 maç sonra kayıp Menemen FK, hafta sonu oynanan maçta Bursaspor’a deplasmanda kaybederek 5 maçlık aradan sonra yenilgi yüzü gördü. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, ligin 8. haftasında deplasmanda Bursaspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 3-0’lık mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte teknik direktör Bilal Kısa yönetimindeki Menemen FK, 5 maçlık yenilmezlik serisini sonlandırmış oldu. Bu mağlubiyetin ardından sarı-lacivertliler, puan tablosunda 7. sıraya kadar geriledi. Dış sahadaki ilk yenilgi Bu sezon hem iç sahada hem de deplasmanda sergilediği etkili performansla dikkat çeken Menemen FK, geride kalan 8 haftada 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde etti. Sezonun ilk yenilgisini iç sahada Arnavutköy Belediyespor karşısında alan İzmir ekibi, bu mağlubiyetin ardından üst üste 5 maçta kaybetmeyerek başarılı bir grafik çizdi. Bu süreçte deplasmanda oynadığı 3 maçta da yenilgi yüzü görmeyen sarı-lacivertliler, hafta sonu Bursaspor karşısında alınan 3-0’lık skorla sezonun ilk deplasman mağlubiyetini yaşadı. Hedef Kahramanmaraş İstiklalspor maçı Ligde son iki maçını kazanamayan Menemen FK, 19 Ekim Pazar günü oynayacağı Kahramanmaraş İstiklalspor karşılaşmasında mutlak galibiyet hedefliyor. İzmir temsilcisi, bu maçla birlikte hem yeni bir başlangıç yapmayı hem de taraftarını yeniden sevindirmeyi amaçlıyor.
Şekerden kaçarken tencerede yakalanmayın
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:45 Şekerden kaçarken tencerede yakalanmayın Hücrelerin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandıran ve kronik hastalıklara zemin hazırlayan glikasyona karşı uyarılarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, glikasyona karşı sadece şeker tüketmemenin yeterli olmadığının, bunun yanında gıdaları pişirirken de dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Sadece şeker değil, pişirme şekilleri de glikasyon ürünlerini artırır. Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme, yiyeceklerde glikasyon ürünlerinin birikmesine yol açar" dedi. Glikasyonun, şeker moleküllerinin proteinlere veya yağlara bağlanmasıyla ortaya çıkan ve uzun vadede dokulara zarar veren kimyasal bir reaksiyon olduğunu aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun zararlarına ve dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Glikasyonun vücutta sessizce ilerleyen bir süreç olduğunu belirten Dyt. Mısra Aydın, "Bu süreçte oluşan ileri glikasyon son ürünleri (AGEs), hücrelerin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandırır ve kronik hastalıklara zemin hazırlar" dedi. Ayrıca glikasyonun yaşlanma ve kronik hastalıklara zemin hazırladığını ifade eden Dyt. Mısra Aydın, "Glikasyon ciltte kırışıklık ve elastikiyet kaybı gibi yaşlanma belirtilerine neden olur. Ayrıca kalp damar hastalıkları, diyabet ve Alzheimer gibi kronik hastalıkların gelişiminde önemli bir rol oynar. Yüksek şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi, kandaki şeker seviyesini artırarak glikasyon sürecini hızlandırır. Bu nedenle beslenmemizde şeker miktarını kontrol etmek büyük önem taşır" diye konuştu. Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin Sadece şeker değil, pişirme şekillerinin de glikasyon ürünlerini artırdığını belirten Dyt. Mısra Aydın, "Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme, yiyeceklerde glikasyon ürünlerinin birikmesine yol açar. Sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. C vitamini, E vitamini, yeşil çay, yaban mersini gibi antioksidan içeren besinler, glikasyonun zararlarını azaltmada etkilidir. Düzenli tüketimleri fayda sağlar. Glikasyonu azaltmak için şeker ve işlenmiş karbonhidrat tüketimini azaltın. Taze sebze, meyve ve tam tahıllara ağırlık verin. Kızartma ve ızgara yerine haşlama, buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Antioksidan açısından zengin besinleri düzenli tüketin. Bol su içmeyi ihmal etmeyin" dedi. Glikasyon seviyesini ölçmek mümkün Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun dolaylı bir göstergesi olarak HbA1c testinin kullanıldığını söyleyerek, bu testin kandaki ortalama glikoz seviyesini gösterdiğini, diyabet takibinde yaygın olarak kullanıldığını kaydetti. "Glikasyon, ciltteki kollajen ve elastin gibi yapısal proteinlerin zarar görmesine neden olur. Bu da erken yaşlanma, kırışıklık ve ciltte sarkma gibi problemlere yol açar" diyen Dyt. Mısra Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle glikasyonun zararları bir ölçüde azaltılabilir. Ancak ilerlemiş glikasyon ürünlerinin tamamen geri dönüşü zordur, erken önlem almak önemlidir. Sonuç olarak, sağlıklı beslenmek, doğru pişirme yöntemlerini tercih etmek ve şeker tüketimini kontrol altında tutmak, glikasyonun olumsuz etkilerini azaltmada en etkili yollardır. Böylece hem genç kalabilir hem de kronik hastalıklara karşı vücudunuzu koruyabilirsiniz."
EÜ’de öğrenci kulüplerine yoğun ilgi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:42 EÜ’de öğrenci kulüplerine yoğun ilgi Ege Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren 93 öğrenci topluluğu, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlayarak üniversite yaşamını zenginleştiriyor. Bu topluluklar, öğrencilerin serbest zamanlarını verimli değerlendirmeleri, yeni arkadaşlıklar kurmaları, kişisel gelişimlerine yönelik faaliyetler düzenlemeleri için Ege Üniversitesi üst yönetimi tarafından da tam destek görüyor. EÜ öğrenci topluluklarında 40 bine yakın öğrenci, ilgi alanlarına yönelik faaliyetlere katılım gösteriyor. Öğrenci topluluklarının üniversite hayatındaki önemini vurgulayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Öğrenci odaklılıkta ödüllü bir üniversite olarak, öğrencilerimizin sadece akademik alanda değil, hayatın her alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Bunun için de öğrenci odaklı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımız, gençlerimizin ilgi alanlarını keşfetmeleri, yeni beceriler edinmeleri, liderlik vasıflarını geliştirmeleri ve unutulmaz anılar biriktirmeleri için eşsiz bir platform sunuyor. Ülkemizin en zengin öğrenci topluluğu yelpazesine sahip üniversitemizde; 93 aktif topluluğumuzla kampüs hayatını zenginleştirirken, öğrencilerimizin sosyal sorumluluktan sanatsal aktivitelere, spordan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir yelpazede kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyoruz. Topluluklar tarafından düzenlenen kariyer etkinlikleri ile mezun öğrencilere iş imkânı yaratılırken, her alandan uzman kişiler etkinliklere davet edilerek öğrencilerle buluşturuluyor. Sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilen projelerle öğrenciler, toplumla bütünleşerek birlik olma duygusunu yaşıyor. Topluluklar, aynı zamanda öğrencilere çevreyle bağlantılarını genişletme ve kendilerine daha fazla fırsat kapısı açma olanağı sunuyor. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, topluluklarımıza her türlü desteği sağlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, güçlü topluluklar güçlü bir üniversite demektir. Tüm öğrencilerimizi, yeni dönemde öğrenci topluluklarına üye olmaya davet ediyorum" dedi. "Öğrenci toplulukları için tüm imkânlar seferber ediliyor" Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Öğrenci Toplulukları Birimi, toplulukların kurulmasından faaliyetlerin planlanmasına ve gerçekleştirilmesine kadar tüm süreçte koordinasyonu sağlıyor. Birim, toplulukların çalışmaları için salon tesisi, ihtiyaçlarının karşılanması ve malzeme temini gibi uygun koşulları sunarken aynı zamanda denetimlerini de titizlikle gerçekleştiriyor. Öğrenci topluluklarının faaliyetlerini organize etmeleri için Ege Üniversitesi Büyük Spor Salonu’nun bir bölümü ile 1 ve 2 numaralı öğrenci yemekhanesinin bir bölümünde özel topluluk odaları tahsis edildi. Aynı zamanda Fakültelerin bünyesinde öğrenci toplulukları için ayrılmış alanlar bulunuyor. Bu sayede öğrenciler, farklı disiplinlerden gelen akranlarıyla bir araya gelerek ortak ilgi alanlarında projeler geliştirebiliyor, etkinlikler düzenleyebiliyor ve üniversite kültürüne aktif olarak katkıda bulunabiliyor.