Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Sedef hastalığı kalbi tehdit edebilir
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:20:43
Halk arasında sadece bir ‘cilt döküntüsü’ olarak bilinen sedef hastalığı (psoriasis), aslında bağışıklık sisteminden kalp sağlığına kadar tüm vücudu etkileyebilen kronik bir süreci kapsıyor. Sedef hastalığının bulaşıcı olmadığını belirten Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Neslihan Şendur, hastalığın tedavi edilmediğinde eklemlerde kalıcı hasara yol açabileceğini, kalp damar hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirterek uyardı. Deri üzerinde gümüş renkli, parlak pullanmalarla kendini gösteren ve adını bu görüntüsünden alan sedef hastalığı (psoriasis), dünya genelinde milyonlarca kişinin yaşam kalitesini etkiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Neslihan Şendur, sedefin sadece estetik bir kaygı değil, vücudun içten dışa verdiği kronik bir ‘enflamasyon’ sinyali olarak kabul edildiğini belirtti. Prof. Dr. Neslihan Şendur, deri, saçlı deri ve tırnakları etkileyen bu hastalığın doğumdan itibaren her yaşta görülebileceğini ancak genellikle genç erişkinlik döneminde başladığını ifade etti. Sedef hastalığının nedeninin tam olarak bilinmediğini ancak genetik faktörlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Şendur, "Hastalığın genetik temelini inceleyen çalışmalar, oluşumunda tek bir genin değil, birden çok sayıda genin rolü olduğunu göstermektedir. Ortaya çıkışında veya alevlenmesinde fiziksel, kimyasal ve ruhsal travmalar, çeşitli enfeksiyonlar, stres, bazı ilaçlar, güneş ışığı ve iklim değişiklikleri gibi birçok faktör tetikleyici olmaktadır. Ayrıca son yıllarda obezite, diyabet, hipertansiyon ve koroner kalp hastalığı gibi sistemik sorunlar da bu sürece eşlik eden önemli faktörler arasına eklenmiştir" dedi. Hastalığın tetikleyicisi stres Sedef hastalığının bulaşıcı olmadığını, hastalığın belirli bir gen ile aktarılmadığı için genetik hastalıklar arasında da yer almadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Şendur, hastalık en önemli tetikleyicisinin stres olduğunu belirtti. Şendur, "Stres sedef hastalığını başlatan ve artıran önemli bir faktördür. Araştırmalar duygusal faktörlerin sedef hastalığının oluşumunda, hastalığın şiddetlenmesinde çok önemli bir etken olduğunu göstermektedir. Beslenme, hastalar tarafından çok üzerinde durulan ve sorulan bir durum. Akdeniz tipi beslenme, Omega-3 yağ asitleri, taze sebze ve meyve önerilen gıdalardır. Hastalığın seyri ve özellikleri nedeni ile eşlik eden insülin direnci, hipertansiyon, obezite, kalp-damar hastalıklarının kontrolü açısından da şeker, karbonhidrat, alkol, sigara, işlenmiş gıdalar ve benzerlerinden korunmak gerekir. Düzenli egzersiz ve Akdeniz diyeti ile beslenme tedavileri destekler ve eşlik edebilecek hastalıkları kontrol eder" açıklamasını yaptı. Sedef için tek bir reçete mümkün değil Sedef hastalığının tedavisinde tek bir reçetenin mümkün olmadığını ifade eden Prof. Dr. Neslihan Şendur, sözlerine şöyle devam etti: "Sedef hastalığında standart bir tedavi yoktur. Seçilen tedaviler hastaların yaşına, hastalığın tipine, yaygınlığına, daha önce aldığı tedavilere ve eşlik eden hastalıklarına bağlı olarak değişir. Tedavi belirlenmeden önce hastanın çalışma düzeninden ekonomik durumuna kadar birçok parametre gözden geçirilir. Özellikle uzun süreli ve yaygın hastalığı olan, yaşam kalitesi bozulan ve diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda biyolojik tedaviler büyük önem kazanmıştır. Ayrıca topikal ilaçlara yanıt vermeyen veya sistemik tedavi alamayan hastalarda, özellikle çocuklarda fototerapi (ışık tedavisi) hala güncelliğini koruyan başarılı bir yöntemdir. Sedef, sadece bir deri hastalığı değildir; tedavi edilmediğinde kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve metabolik sendrom riskini artırır. Ayrıca hastaların yüzde 5-30’unda gelişebilen psoriatik artrit (sedef romatizması), eklemlerde kalıcı ve dejeneratif hasarlar bırakabilir. Bu nedenle erken tanı hayati önem taşır." İzmir gibi bölgelerin iklimsel avantajına da değinen Şendur, "Sedef hastalığı, iklim değişikliklerinden etkilenen bir hastalık. İzmir gibi nemli ve güneşli iklim özellikleri hastalar için yararlı olacaktır. Güneşin ve sedanter yani stressiz, sakin yaşamın tedaviye olumlu etkileri vardır" dedi. Doktorun önerdiği ürünler kullanılmalı Sedef hastalığının uygun tedavi ile iyileştirilebileceğini ancak tedavi kesildiğinde hastalığın herhangi bir nedenle yeniden başlayabileceğini belirten Prof. Dr. Neslihan Şendur, hastalığın tedavi yöntemleri ve yeni gelişmeler hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Neslihan Şendur, "Hastalığın ortaya çıkış nedenleri ve gelişim mekanizmasına uygun hedef tedaviler geliştirilmeye devam ediliyor. En önemli konu hastalığın kontrolü ile remisyonun sağlanabileceği konusunda kişilerin eğitilmesi, risk faktörleri konusunda uyarılmasıdır. Bazen hastalığın spontan iyileşebilmesinin yanı sıra hastalığın tekrarlayıcı olduğu ve hayat boyu süreceği konusunun vurgulanması da hastaların tedaviden beklentileri konusunda önemlidir" diye konuştu. Bitkisel çözümlerin hekime danışılmadan uygulanmasının hastalık sürecine olumsuz yansıyabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Neslihan Şendur, hastaların özellikle banyoda deri bütünlüğünü bozacak uygulamalardan kaçınması gerektiğini ve dermatoloji uzmanlarının önerdiği krem, nemlendirici gibi bakım ürünlerini kullanmaları gerektiğini söyledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:41
İzmir merkezli FETÖ operasyonunda sözde emniyet sorumlusu gözaltında
İzmir merkezli FETÖ/PDY operasyonunda örgütün sözde ‘emniyet sormlusu’ ile haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 9 şüpheli, hücre evlerinde yakalanarak gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma gerçekleştirdi. Bu kapsamda ekipler, sabah saatlerinde İzmir merkezli eş zamanlı operasyon başlattı. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından, hedef şahıslardan S.N.’nin örgüt içerisinde sözde ‘emniyet sorumlusu’ olarak faaliyet yürüttüğü belirlendi. Diğer şüphelilerin ise örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı oldukları ve örgüt hiyerarşisinde aktif rol aldıkları tespit edildi. Hücre evlerine şafak baskını Şüphelilerin, örgüt tarafından ‘gaybubet evi’ olarak adlandırılan ve firari üyelerin saklanması için kullanılan hücre evlerinde gizlendikleri ortaya çıktı. Haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan şahısların yakalanması için belirlenen adreslere düzenlenen baskınlarda; sözde emniyet sırumlusu S.N. dahil 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon kapsamında hedefte bulunan toplam 10 kişiden 9’u etkisiz hale getirilirken, firari 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların geniş çaplı devam ettiği öğrenildi. Gözaltına alınan zanlılar, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:25
Menemen’de üniversiteliler 8 bin yıllık gelenekle buluştu
Menemen Belediyesi, Bakırçay Üniversitesi tarafından düzenlenen bahar şenliğinde açtığı standıyla öğrencilerin ilgi odağı oldu. Çömlek atölyesinde ateşin ve toprağın 8 bin yıllık dansı olan Menemen çömlekçiliğini öğrenen gençler, playstation ile de doyasıya eğlendi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kültürümüzü ve köklerimizi üniversite öğrencilerimizle buluşturmaktan mutluluk duyduk" dedi. Bakırçay Üniversitesi tarafından üniversite kampüsünde düzenlenen bahar şenlikleri, gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilirken, Menemen Belediyesi’nin şenlik kapsamında açtığı stant büyük ilgi çekiyor. Menemen’in geleneksel çömlekçiliğinin yeni nesillere aşılandığı stantta düzenlenen atölye çalışmalarında öğrenciler torna kullanmayı ve çamuru şekillendirerek çömlek haline getirmeyi öğreniyor. Atölye saatlerinde torna kullanmak için öğrencilerin sıraya girdiği stantta, Menemen’i tanıtan kitapçıklar da öğrencilere dağıtılarak, yaşadıkları ve eğitim gördükleri kenti daha yakından tanımaları sağlanıyor. Menemen Belediyesi standına yoğun ilgi Menemen Belediyesi tarafından Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenliği kapsamında açılan stant, yalnızca çömlek ve kitapçık dağıtımından da oluşmuyor. Kurulan ekranlarda ilçe ve Menemen Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirici videolar izletilirken, oluşturulan playstation oyun alanı da gençler tarafından yoğun bir şekilde tercih ediliyor. Stantta hem Menemen’in 8 bin yıllık çömlek geleneğini öğrenip hem playstation oynama fırsatı bulan gençler, zaman zaman uzun kuyruklar oluşturuyor. "Her öğrenci yarın birer kültür elçisi olacak" Çömlekçiliğin, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlerle buluşturulmasının önemine değinen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yaşadığımız topraklarda mazisi binlerce yıllık bir geleneği, yarınlara taşımak ne kadar önemliyse, yurdun dört bir yanından gelen ve belki de yarın yine yurdun dört bir yanına gidecek olan gençleri bu kültürle buluşturmak ve onlara tanıtmak da çok önemli. Çünkü üniversite öğrencilerinin her biri aynı zamanda birer kültür elçisi. Burada geçirecekleri yılların ardından bu kentten öğrendiklerini, bu kentte deneyimlediklerini ve bu kente dair güzellikleri, Edirne’den Kars’a kadar Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklar. Kimileri yurt dışına gidecek ve oraya taşıyacak. Bu nedenle hem gençlerin eğlenmesi hem de bu kadim kültürü öğrenmeleri adına çömlek atölyemizi bahar şenliğiyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:00
İzmir Ticaret Odası, 8 önemli kurumu üyeleri ile ayı masada buluşturdu
İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, "Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz" etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. Finansmana erişim birinci sırada Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. Üyelerden yoğun ilgi Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. Özgener: "Zaman en az finansman kadar kritik" Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 18:23
Sosyal medyadan ’Bungalov dolandırıcılığı’ operasyonunda 6 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, sosyal medya üzerinden "bungalov ev" ilanlarıyla vatandaşları dolandırdıkları belirlenen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 6’sı tutuklanırken, 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çeşitli sosyal medya platformlarında "satılık", "kiralık" ve "gecelik kalmalık" bungalov ev ilanları vererek çok sayıda kişiyi dolandırdıkları tespit edilen şüpheliler hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 14 Ekim günü farklı illerde ikamet eden toplam 55 kişi hakkında eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 10 şüpheli gözaltına alındı. 6 kişi tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından "Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 4’ü adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı, 6’sı ise çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Öte yandan, gözaltına alınan ya da başka suçlardan halen cezaevinde bulunan şüphelilerle ilgili işlemlerin sürdüğü bildirildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:23
Kanser hastası eşini öldüren koca: "6 yıldır kanserdi, psikolojimiz bozuldu"
İzmir’in Bornova ilçesinde 70 yaşındaki şahıs, kanser tedavisi gören yatalak eşini tabancayla vurarak öldürdü. Gözaltına alınan şüpheli ifadesinde, "Eşim 6 yıldır lenf kanseri. Bu süreçte psikolojimiz çok bozuldu, sık sık tartışıyorduk. Üzgünüm" dedi. Olay, saat 20.00 sıralarında Bornova ilçesi Rafetpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, R.T. (70) isimli şahıs eşi İzadiye Teker (69) ile tartıştı. Kanser hastası olduğu öğrenilen eşini tabancayla vuran R.T., olay yerinden kaçtı. Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaşlı kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Cinayette kullanılan ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, R.T. polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürülen R.T.’nin sorgusunda eşinin uzun süredir kanser tedavisi gördüğünü belirterek, "Eşim 6 yıldır lenf kanseri. Tedavisi devam ediyordu. Bu süreçte hem onun hem de benim psikolojim çok bozuldu. Sürekli tartışmalar oluyordu. Üzgünüm" dediği öğrenildi. Hayatını kaybeden İzadiye Teker’in cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Teker’in cenazesi bugün Bornova Taşköprü Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:20
İzmir’de eski eş dehşeti: Sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü
İzmir’in Konak ilçesinde 27 yaşındaki kadın, eski eşi tarafından sokak ortasında bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay, bugün saat 12.00 sıralarında Konak ilçesi Yenişehir Mahallesi 1262 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Gülben Duru (27) ile eski eşi A.Ç. (27) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.Ç., yanında taşıdığı bıçakla Duru’yu vücudunun çeşitli yerlerinden yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan genç kadın, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen Gülben Duru kurtarılamadı. Olayın ardından kaçan şüpheli A.Ç., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Cinayetle ilgili soruşturma başlatıldı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:56
İzmir’den Ağrı’ya sağlık köprüsü
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesinde uzmanlaşan hekimler, ülkenin dört bir yanında çocuklara umut olmaya devam ediyor. Ağrı’da fenalaşan henüz 5 aylık Fatma Ergül isimli bebek, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Nefrolojisi Kliniği’nden Prof. Dr. Nida Temizkan Dinçel’in uzaktan rahberliği ve yine bu hastaneden Ağrı’ya tayin edilen doktorların müdahalesi ile sağlığına kavuştu. Çocuk sağlığı alanında ülkemizin en köklü merkezlerinden biri olan SBÜ İTF Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sadece İzmir’de değil, yetiştirdiği hekimler aracılığıyla Türkiye’nin her köşesinde çocuklara şifa dağıtıyor. Hastanede uzmanlık eğitimini tamamlayan hekimler, güçlü klinik donanımları ve edindikleri deneyimleri görev yaptıkları illere taşıyor. Bu eğitim mirasının en güzel örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. Ağrı’da Başlayan zorlu bir tedavi süreci Beş aylık Fatma Ergül isimli bebek, ailesi tarafından Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne nöbet geçirme ve huzursuzluk şikâyetleriyle getirildi. Muayenelerde, bebeğin her yediğini kustuğu ve vücudundaki tuz dengesinin ciddi şekilde bozulduğu belirlendi. Laboratuvar sonuçlarında ağır hiponatremi (sodyum düşüklüğü) ve metabolik asidoz saptandı. Hastanın tedavisi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde uzmanlık eğitimlerini tamamlamış olan Uzm. Dr. Neslihan Duman, Uzm. Dr. Kadir Buğra Sarı ve Uzm. Dr. Melike Naz Akbaş tarafından yürütüldü. Yoğun takip ve sıvı tedavileriyle hastanın iyon dengesi sağlandı. Ardından yapılan ileri tetkiklerde tubulopati (böbrek tüplerinde işlev bozukluğu) ve nefrotik düzeyde proteinüri (yüksek protein kaybı) tespit edildi. Uzaktan rehberlik, ortak başarı Tedavi süreci boyunca Ağrı’daki ekip, eğitimleri sırasında kendilerine rehberlik eden Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Nefrolojisi Kliniği’nden Prof. Dr. Nida Temizkan Dinçel ile sürekli iletişim kurdu. Prof. Dinçel’in uzaktan desteğiyle hastanın tedavi planı başarıyla yönetildi. Kısa sürede genel durumu düzelen Fatma bebek, ileri tetkik ve tedavi için İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Nefrolojisi Kliniği’ne sevk edildi. Buradaki takiplerin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Bu olayın duyulmasının ardından Ağrı’dan gelen bir mesaj, bu hikâyeyi daha da anlamlı hale getirdi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisi’nde görev yapan bir pratisyen hekim, şu sözlerle duygularını paylaştı: "Merhabalar, ben de şu an Ağrı EAH Çocuk Acil’de pratisyenim ve bugün açıklanan TUS sonuçlarında Behçet Uz Pediatri’yi kazandım. Böyle bir denk gelişin olması beni heyecanlandırdı ve duygulandırdı. Sabırsızlıkla başlamayı bekliyorum."
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:36
Sakız Ağacı için Aydınlı üreticilerden Çeşme’ye ziyaret
Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın desteğiyle yürütülen "Sakız Ağacı Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında, Aydın’ın Didim ve Kuşadası ilçelerinden üreticiler Çeşme’yi gezerek sahada incelemelerde bulundu. "Sakız Ağacı Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi" Ege Bölgesi’nde sakız üretiminin artırılması hedefiyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında Didim ve Kuşadası’ndan üreticiler ile teknik personel, İzmir’in Çeşme ilçesine düzenlenen teknik geziye katıldı. Geziye, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu başkanlık ederken, katılımcılar Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Keçeci rehberliğinde uygulama alanlarını ziyaret etti. Çeşme’deki gen bankası ve üretici bahçeleri incelendi Katılımcılar, Çeşme İlçe Meteoroloji Müdürlüğü bahçesinde kurulan sakız ağacı gen bankasında yürütülen çalışmaları yakından inceledi. Ziyaretlerde üreticiler, sakız ağacının toprak ve iklim istekleri, çoğaltma yöntemleri, ürün elde etme ve sakızın pazarlama süreçleri hakkında detaylı bilgi aldı. Havai köklendirme ve çizikleme yöntemleri anlatıldı. Teknik gezi kapsamında üreticilere, havai köklendirme yöntemi, bakım teknikleri ve çizikleme yöntemiyle sakız elde edilmesi süreçleri uygulamalı olarak gösterildi. Eğitim sırasında sakız ağacının çoğaltılmasında kullanılan doğal ve bilimsel yöntemler, uzmanlar tarafından adım adım uygulandı. Bu sayede üreticiler, hem teorik bilgiye hem de sahada uygulama pratiğine sahip oldu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:33
İzmir’de freni boşalan kamyon duvarı yıkıp eve girdi
İzmir’in Bayraklı ilçesinde freni boşalan bir kamyon, hızla ilerleyerek sokağın sonunda bulunan bir apartmanın giriş katındaki daireden içeri girdi. Kazada şans eseri can kaybı yaşanmazken, evin oturma odasının duvarı yıkıldı. Mahalle sakinleri, bu yolun sürekli tehlike saçtığını belirterek belediyeye tepki gösterdi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:24
Çeşme Dalyanköy’de vatandaşa ücretsiz balık ziyafeti
Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Dalyan Su Ürünleri Kooperatifi iş birliğiyle düzenlenen Dalyan Köy Balık Günü etkinliğinde, vatandaşlara ücretsiz ekmek arası balık ikramı yapıldı. Çeşme’nin Dalyanköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Ahmet Keçeci, AK Parti Çeşme İlçe Başkanı Pınar Ayyıldız Özen, Dalyan Su Ürünleri Kooperatifi yöneticileri, üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Pişirilen 250 kg. taze sardalya balığı ekmek arası şeklinde vatandaşlara ikram edildi. Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, Dalyanköy sahilinde taze pişirilen balıkların kokusu tüm mahalleyi sardı. Protokol üyeleri de tezgahın başına geçerek görevlilere destek oldu, vatandaşlara balık dağıttı. Yetkililer, bu anlamlı etkinliğin her yıl geleneksel olarak devam edeceğini belirterek, Çeşme’nin deniz kültürünü ve balıkçılığını tanıtmayı amaçladıklarını ifade etti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:14
Stanimir Stoilov: "Göztepe’yle Avrupa’ya gitmek istiyoruz"
Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, hedeflerinin Avrupa’ya gitmek olduğunu ve sarı-kırmızılı taraftarların desteğiyle de bunu başaracaklarına inandığını söyledi. Trendyol Süper Lig’de yoluna yenilgisiz bir şekilde devam eden Göztepe’de Teknik Direktör Stanimir Stoilov, Urla Adnan Süvari Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bulgar çalıştırıcı, hem sezonun ilk 8 haftalık sürecini değerlendirdi hem de takımın hedefleriyle ilgili konuştu. "Hücum hattında rekabeti artırmamız gerekiyor" Sezona büyük hedeflerle başladıklarını ifade eden Stoilov, "Bunları aslında hocalar ve oyuncular, bir takım olarak tüm bunları biz oluşturduk. Bu sezon Süper Lig’de 2. yılımız ve bu gerçekten çok önemli bir yıl bizim adımıza. Şu ana kadar hak ettiğimiz puanları ve sonuçları aldığımızı düşünüyorum. İyi bir başlangıç yaptık sezona ama çok fazla geliştirmemiz gereken nokta var. Şu ana kadar savunmada geçen seneye göre daha kompakt bir takımız ve iyi işler ortaya çıkarıyoruz. Ama hücum hattında çok fazla gol kaçırıyoruz. Bu yüzden hücumda çok fazla çalışmalı ve kesinlikle çok daha iyi olmalıyız. Aynı zamanda herkesin bildiği bir şey var ki bu bir sır değil. Takımda bazı pozisyonlarda özellikle hücum hattında rekabeti artırmamız gerekiyor. Bunun için, yeni yıla kadar toplayabileceğimiz maksimum puanı almalı ve orada gerekli takıma dokunuşları yapmamız gerekiyor. Şu ana kadar kendimizi sürekli geliştirmeye çalışıyoruz ama kesinlikle ben her şeyin iyi olduğunu düşünmüyorum. Şu anda geliştirmemiz gereken ve üzerine çalışmamız gereken çok fazla nokta var" dedi. "Avrupa’ya gitmek istiyorum" Hedeflerini küçültmediğini vurgulayan 58 yaşındaki çalıştırıcı, "Kesinlikle Avrupa’ya gitmek istiyorum. Tabii ki eksiklerimiz var. Bunun da farkındayız. Geliştirmemiz gereken noktalar var. Takımdaki rekabet artmalı, bunlar var ama gerçekten muhteşem stadımızda, muhteşem taraftarlarımızla hep beraber kurduğumuz bu hayale ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Hep beraber çok sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Bu hayalimizin hep beraber peşinden gitmeliyiz. Bir kulüp eğer 2-3 yıl çok iyi bir şekilde çalışırsa takım kesinlikle başarıya ulaşacaktır. Ben buna inanıyorum. Biz de umarım bu yıl bu hedefe ulaşırız. Er ya da geç zaten bu olacak ama sıkı bir şekilde çalışmaya devam edersek bu genç ve dinamik istekli takımımızla beraber, muhteşem taraftarlarımızla beraber, hep beraber Avrupa’ya gidebileceğimize inanıyorum" diye konuştu. "Bulgaristan’da şu anda Göztepe’yi çok iyi tanıyorlar" Tecrübeli teknik adam, Bulgaristan’da şu anda Göztepe’nin çok iyi tanındığını dile getirerek, "Çünkü beni takip ediyorlar. Bu Göztepe adına ve kulüp adına güzel bir nokta. Ama şu an üzüldüğüm tek nokta bahsettiğiniz milli maçla ilgili olan sonuç çünkü 6-1 gerçekten bizim adımıza çok üzücü bir sonuç. Ama gerçeklik bu şekilde çünkü Türkiye çok daha iyi, çok daha kaliteli bir milli takım. O yüzden kendilerini tebrik ediyorum. Her zaman bunu söylüyorum. Futbol artık sadece futboldan ibaret değil. Bir futbol business gerçeği var. O yüzden kulüpler önemli yatırımlar yapmalı ama aynı zamanda da bu yatırımların ardından bunun karşılığını alıp önemli gelirler sağlamaları gerekiyor. Benim işim de hem takımın gelişmesini sağlamak ve aynı zamanda oyuncuların da gelişmesini sağlamak ve ardından da kulübe bu önemli getirilerin gelmesine katkı sağlamak" şeklinde konuştu. "Milli araları sevmiyorum" Kendilerini çok zor maçların bizi beklediğini dile getiren Bulgar çalıştırıcı, "Milli araları aslında çok sevmiyorum. Çünkü orada oyuncular bizim antrenmanlarımızdan onlara verdiğimiz taktiklerden, yönergelerden belli bir süre için uzaklaşmış oluyorlar. Aynı zamanda bazı bazı oyuncular sakatlıkla geri dönebiliyorlar. Şu anda Sabra örneği var. O sakatlandı milli takımda ve ne kadar bir sürede geri döneceğini şu an için bilmiyoruz. Bu bizim adımıza tehlikeli bir durum çünkü kadromuz çok geniş değil ve bu kadroda kesinlikle eksik vermememiz gerekiyor. Şu anda da Alanyaspor maçı gerçekten zor bir maç olacak. Alanya şu ana kadar ligde iyi bir oyun gösterdi. Potansiyelini iyi bir şekilde lige yansıttı. Ardından da Galatasaray maçı var. Ama şu anda kesinlikle Alanya maçına odaklanmış durumdayız" cümlelerine yer verdi. "Galatasaray’a da saygı duyuyoruz ama hiçbir çekincemiz yok" Milli takımlara giden oyuncular hakkında da açıklamalar yapan Stoilov, "Bokele, Cherni onlar milli takıma gittiler ama 1 dakika bile süre almadılar. Bu iyi bir şey değil. Şimdi tam kadroyla Alanya maçını en iyi şekilde geçirip daha sonra Galatasaray maçını düşüneceğiz. Tabii ki Galatasaray’a da saygı duyuyoruz ama kesinlikle kimseden hiçbir çekincemiz yok. Bizim tek hedefimiz her maçta arzuladığımız futbolu en yüksek seviyede de sahaya yansıtmak. Zaten daha sonrasında ne olur ne biter bunu hep beraber göreceğiz" ifadelerini kullandı. "Lis şu anda yüksek bir performansla oynuyor" Lis’in geçen yıl iyi bir performans göstermediğinin altını çizen Stanimir Stoilov, "Bu kendisinde o zaman bir özgüven kaybına da neden olmuştu. Ama bu yıl kesinlikle daha iyi bir performans ortaya koyuyor. Ama bu pozisyonda da rekabeti artırmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü rekabeti artırdığınız zaman bütün oyuncuların aynı zamanda kalitesini artırmış olursunuz ve bu kalite de hem antrenmanlarda hem de maçlarda artmış olur. Lis şu anda yüksek bir performansla oynuyor. Takım olarak da gerçekten çok iyi savunma yapıyoruz ve iyi bir iş ortaya çıkarıyoruz. Bu da Lis’in o yüksek performansına dönmesinde önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Ogün Bayrak 1 aydır takımla çalışıyor" Stoilov,, bir süredir sakatlığı bulunan Ogün Bayrak hakkında ise şunları aktardı: "Ogün’e gelince kendisi 1 aydır takımla beraber çalışıyor ama doktor henüz o şiddetli ikili mücadelelere girmesine izin vermiyor. Çünkü omzundan önemli bir sakatlık yaşamıştı. Fiziksel olarak şu anda iyi. Ben 1 ay içerisinde tamamen maçlara da çıkabilecek seviyeye geleceğini düşünüyorum. Ama bu noktada doktorumuzun iznini bekliyoruz."
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:41
İzmir açıklarında peş peşe göçmen yakalama ve kurtarma operasyonları
Sahil Güvenlik ekipleri, İzmir’in Menderes ve Çeşme ilçeleri açıklarında düzenledikleri iki ayrı operasyonda aralarında 17’si çocuk 72 düzensiz göçmen ile 1 göçmen kaçakçısı şüphelisini yakaladı. Dikili açıklarında motor arızası nedeniyle sürüklenen lastik botta bulunan 14’ü çocuk 32 düzensiz göçmen ise yine Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. 14 Ekim günü saat 08.45’te İzmir’in Menderes ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Botu (TCSG-909) bölgeye yönlendirildi. Ekipler, hareket halindeki lastik botu durdurarak aralarında 17’si çocuk toplam 38 düzensiz göçmeni yakaladı. Aynı gün saat 07.05’te Sahil Güvenlik İnsansız Hava Aracı tarafından Çeşme ilçesi açıklarında tespit edilen bir başka lastik bot, Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-109) ve Sahil Güvenlik Botu (KB-86) tarafından durduruldu. Operasyonda 34 düzensiz göçmen ile 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalanarak gözaltına alındı. Sürüklenen bottan kurtarıldılar Yine 14 Ekim günü saat 22.00’de, İzmir’in Dikili ilçesi açıklarında lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-61) ve Sahil Güvenlik Botu (KB-107) görevlendirildi. Denizde zor durumda kalan bottaki 14’ü çocuk 32 düzensiz göçmen, ekipler tarafından kurtarılarak güvenli bir şekilde karaya çıkarıldı. Yakalanan ve kurtarılan düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edilirken, göçmen kaçakçılığı şüphelisi hakkında adli işlem başlatıldı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:39
Karşıyaka’nın sanatçı öğretmeni, çocuklara sevgiyi, tuvale hayali işliyor
İzmir Karşıyaka’da görev yapan okul öncesi öğretmeni Gülşah Akbulut, eğitimci kimliğinin yanı sıra sanatçı ruhuyla dikkat çekiyor. Çocuklara sevgiyi, sabrı ve hayal gücünü öğretirken, tuvalde de kendi dünyasını resmediyor. Uşak Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ile İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü mezunu Gülşah Akbulut, küçük yaşlardan itibaren görsel sanatlara ilgi duymaya başladı. Genç eğitimci, hiçbir akademik eğitim almadan yeteneği ile çizimler yaparak kendini geliştirdi. "Sanat, kendimi ifade ederken en rahat hissettiğim alan oldu" diyen Akbulut, çalışmalarında otoportreler ve aile üyelerinin resimlerinin yanı sıra Audrey Hepburn gibi figürleri de tuvaline taşıdı. Sanat eğitimi almamasına rağmen bu tutkusundan hiç vazgeçmediğini belirten Akbulut, en büyük hayalinin kendi atölyesini kurmak olduğunu söylüyor. "Sanata dair yapmak istediğim çok şey var. Önceliğim kendi atölyemi açmak. Aynı zamanda öğrencilerime sanatın inceliklerini aşılamak en büyük amacım" diyen genç öğretmen, sanatın toplumların dili olduğuna inanıyor. Hem eğitimci hem sanatçı kimliğiyle yoluna devam eden Gülşah Akbulut, çocuklara hayal kurmayı öğretirken, kendi hayalini de gerçeğe dönüştürmek için adım adım ilerliyor.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:28
Çivi ile Telin Aşkı: Sabırla ilmek ilmek dokunan eserler sanatseverlerle buluşuyor
Kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel bir sanat olan filografi, sabrın, emeğin ve zarafetin birleştiği çizgide yeniden hayat buluyor. Emekli öğretmen ve filografi sanatçısı Necla Karakaya, yılların birikimini ve kalbinde taşıdığı estetik duyguyu "Çivi ile Telin Aşkı" adlı sergisinde sanatseverlerle paylaşıyor. İzmir Karataş’taki Cumhuriyet Eğitim Müzesi’nin nostaljik atmosferinde kapılarını aralayan sergi, yaklaşık 35 eserden oluşuyor. Her biri ayrı bir hikâye anlatan bu eserler; hat sanatının zarif çizgileriyle, kadın figürlerinin içsel gücüyle, müziğin ritmiyle ve doğanın sessiz güzelliğiyle birleşiyor. Necla Karakaya’nın parmak uçlarından çıkan her tel, bir melodinin notası gibi tuvaline işleniyor. Metalin soğukluğu, onun ellerinde sıcak bir duyguya dönüşüyor; çiviler sabrı, teller ise umudu simgeliyor. Sergide yalnızca duvarlarda değil, tepsi ve sehpa gibi gündelik objelerde de filografinin zarafeti hissediliyor. Böylece sanat, yaşamın içine karışıyor; estetik yalnızca galerilerde değil, hayatın her köşesinde yeniden varlık buluyor. Necla Karakaya, emekli olduktan sonra tanıştığı filografiyi bugün bir "yaşam biçimi" olarak görüyor. Onun için bu sanat, yalnızca çiviyle teli buluşturmak değil, aynı zamanda insanın kendi iç sesini dinlediği bir yolculuk. Karakaya, sergisine adını veren duyguyu şu sözlerle anlatıyor: "Filografi, sabrın sanatla buluştuğu bir dildir. Her çivi bir nefes, her tel bir dua gibidir. Zamanla o teller arasında kendimi bulurum; bazen bir kadın siluetinde, bazen bir nota arasında Aslında her eser, içimden geçen bir cümlenin sessiz halidir." "Çivi ile Telin Aşkı" sergisi, Ekim ayının sonuna kadar, her gün 09.00-17.00 saatleri arasında Cumhuriyet Eğitim Müzesinde ziyaret edilebilecek.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:16
Kış sebzesi pırasada hasat heyecanı
Menemen ilçesinin verimli ovalarında kış sebzesi pırasanın hasadı başladı. İzmirli üreticiler, bereketli topraklarda gerçekleştirilen hasatla ürünlerini tarladan sofralara ulaştırmanın heyecanını yaşıyor. Menemen ilçesinde, verimli tarım arazilerine sahip Gediz Ovası’nda pırasa hasadı gerçekleştiriliyor. Yaz aylarında toprakla buluşan tohumlar, ekim ayının ilk haftalarında ürün vermeye başlıyor. Soğangiller ailesinden olan pırasada hasat süreci mayıs ayına kadar devam ediyor. Üreticilerin emekleriyle yetişen pırasa, iç pazarda İzmir’in tarımsal çeşitliliğine de önemli bir katkı sağlıyor. Menemen bölgesinde yılda ortalama 350 ila 400 ton arasında pırasa rekoltesi elde ediliyor. Tarladan hale 25 TL’den çıkan pırasa, pazarlarda 60 ila 70 TL arasında alıcı buluyor. Ayrıca halk arasında doğal antibiyotik olarak bilinen pırasa, sindirim sistemini desteklemesinin yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirici etkileriyle de biliniyor. Kış sebzesi pırasa, genellikle zeytinyağlı olarak pişirilerek tüketilirken; çorba, börek içi ya da kavurma gibi farklı tariflerde de sofralarda yerini alıyor. Tarlada ucuz, pazarda pahalı Pırasanın, soğana benzer yapısı nedeniyle keskin bir kokuya sahip olduğunu belirten üretici Özgür Yeşilyurt, pırasanın ellerde ve kıyafetlerde acımsı bir koku bıraktığını ifade etti. Çiftçiliği dedesinden ve babasından öğrenen Yeşilyurt, arkasından çiftçi yetişmediğini dile getirerek iki oğlu olmasına rağmen onları bile tarlaya götürmekte zorlandığını söyledi. Yeşilyurt, "Pırasanın ekim süreci temmuz başında başlayıp, eylül ortalarına kadar kademeli olarak devam ediyor. Hasat dönemi ise genellikle ekimin ilk haftasında başlıyor. Diktiğimiz dönümlere karşılık, dönüme ortalama 5 ila 7 ton arasında ürün alabiliyoruz. Kalitemiz genellikle iyi oluyor çünkü kullandığımız pırasa tohumu, eski klasik bir tohumdur. İsrail veya başka yeni çeşitler değil, 50-70, hatta 100 yıldır kullanılan ve tohumdan üretilen bir çeşittir. Rekoltemiz ise yaklaşık 300-400 ton civarında seyrediyor" dedi. Gün doğumuyla başlayan hasat Pırasa hasadının gün doğumunda başlayıp öğle vakitlerinde bittiğini söyleyen tarım işçisi Salime Kınacı, "Bu zorlu hasat süreci sonbahar ve kış mevsimine denk gelir. Ağustos ayında dikimi tamamladıktan sonra, eylül ve ekim aylarında hasada başlarız. Hasat, nisan ayının sonlarına kadar devam eder. Sabah saat 05.00’te kalkıp, 06.00 gibi tarlaya gidiyoruz. Yağmur ve soğuk havalara rağmen, zorluklarla pırasa hasadını yapıyoruz. Türkiye genelinde şu anda pırasa hasadı en zor olanıdır. Pırasanın dikimi, yetiştirilmesi ve köklemesi yapılırken genellikle su ve çamur içinde çalışıyoruz ama işimizi severek yapıyoruz. Ayrıca şunu da söylemek isterim. Pırasa sağlık açısından çok faydalıdır ve besleyicidir. Pırasadan yapılan çorba ve kavurma oldukça lezzetlidir. Haftada en az üç defa tüketilmesini öneririm" diye ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder