Yerel Haberler
İzmir
Aliaport’a yoğun ilgi 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:44:55 10 Nisan’da düzenli seferlere başlayan Aliaport, kısa sürede yoğun yolcu hareketliliğine sahne oldu. Üç haftada 4 bin 502 yolcunun kullandığı liman, Yunanistan’ın Midilli Adası ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da tercih ettiği bir geçiş noktası oldu. Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" dedi. Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, düzenli seferlerin başlamasının ardından bölge halkı ve yolcular tarafından yoğun ilgi görüyor. Üç haftalık süreçte limanı toplam 4 bin 502 yolcu kullanırken, 1 Mayıs’ın hafta sonu ile birleştiği tatil döneminde yolcu hareketliliği zirveye ulaştı. Bu dönemde limandan bin 622 yolcu geçiş yaptı. Karşı kıyıdan, özellikle Yunanistan’ın Midilli Adası’ndan Aliağa’ya geçişlerin yanı sıra Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da Aliaport’u kullanması dikkat çekti. Hâlihazırda Aliağa-Midilli hattında haftada 3 sefer düzenlenirken, 15 Mayıs-01 Haziran 2026 tarihleri arasında, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı tatilleri nedeniyle (20-21 Mayıs tarihleri dışında) ay boyunca her gün karşılıklı sefer yapılacağı belirtildi. Yaz dönemi boyunca seferlerin haftanın her günü düzenlenmeye devam edeceği vurgulandı. Yaz sezonunun yaklaşması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte yolcu talebinin daha da artması öngörülüyor. Artan yoğunluk doğrultusunda ek seferlerin de gündeme gelebileceği ifade edilirken, Aliaport Limanı’nın yaşanacak olan bu yoğunluğa hazır olduğu da belirtildi. "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, düzenli seferlerin başlamasıyla birlikte beklentilerin üzerinde bir yolcu ilgisiyle karşılaştıklarını belirtti. Altun, "Düzenli seferlere başlamamızla birlikte gerçekten beklentilerin üzerinde bir performansla karşılaştık. Seferleri gerçekleştiren tur acentelerimiz bile böyle bir ilgi beklemediklerini ifade etti. Şu anda beklentilerimizin üzerinde bir ilgi var. Bu durum bizi son derece memnun ediyor. Yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bu yoğunluğun daha da üst seviyelere çıkacağını söyleyebilirim. Aliaport olarak aynı anda yüzlerce yolcuya hizmet verebilecek hizmet alt yapımızla biz hazırız" dedi. "Önümüzdeki yılların planlamasını bu yılki verilerle yapacağız" Bu yıl elde edilecek verilerin gelecek planlaması açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altun, "Kasım ayında turlarımız sona erdiğinde, bu yıl edindiğimiz tecrübelerle önümüzdeki yıllara yönelik planlamamızı yapacağız. İlerleyen dönemde buradan sadece Midilli’ye değil, farklı destinasyonlara da taşımacılık yapabilir miyiz, bunu değerlendireceğiz. Ayrıca araç ve tır gibi yük taşımacılığı da gündemimizde yer alıyor" diye konuştu. "Aliağa kruvaziyer durağı olabilir" Aliaport’un uzun vadeli hedefleri arasında kruvaziyer turizminin de bulunduğunu belirten Altun, bu konuda önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Altun, "En büyük hayallerimizden biri kruvaziyer gemilerinin buraya gelmesi. Bu hedef, Belediye Başkanımız Serkan Acar’ın Aliağa için ortaya koyduğu vizyonun da önemli bir parçası. Türkiye’nin önde gelen firmalarından biriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bunu başarabilirsek, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris gibi önemli destinasyonların ardından Aliağa’yı da bir kruvaziyer durağı haline getirebiliriz" ifadelerini kullandı. Aliağa’nın ulaşım ve hizmet altyapısı bakımından önemli avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Altun, kruvaziyer turizmi açısından ilçenin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Altun, "Kruvaziyer gemilerinin hâlihazırda yanaştığı bazı limanlarda en önemli sorunlardan biri; yolcuların kara ulaşımını sağlayan otobüs ve araçların şehir içi trafiği, liman giriş-çıkışları ve otoyol bağlantılarında yaşadığı aksaklıklardır. Aliağa’da ise böyle bir problem bulunmuyor. Ulaşım ağımız güçlü, erişim imkânlarımız oldukça kolay. Aliağa’ya gelecek turistlerin önemli bir kısmı doğal olarak Selçuk’u ziyaret etmek isteyebilir. Selçuk’a ulaşım mesafe olarak bir miktar uzun görünse de otoyol bağlantısı sayesinde rahatlıkla sağlanabiliyor. Ancak bizler, Aliağa’nın konumu itibarıyla özellikle Bergama’ya daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz. Bergama, çok önemli bir tarihî değere sahip olmasına rağmen turizm hareketliliğinden hak ettiği payı henüz yeterince alamıyor. Bunun yanı sıra limana gelen gemilerin kumanya ve benzeri ikmal ihtiyaçlarını herhangi bir aksama yaşanmadan, ekstra navlun ücreti oluşmadan, hızlı ve profesyonel şekilde karşılayabilecek hizmet altyapısına sahibiz. Tüm bu avantajlarla kruvaziyer gemilerini Aliağa’ya çekmemiz gerekiyor" dedi. "Turist kafileleri için yeni rota çalışmaları yapıyoruz" Altun, Aliaport’un yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda yeni turizm rotalarının önemli bir durağı olabileceğini belirtti. Altun, "Kuzey aksı üzerinde İstanbul’dan gelip Selçuk’a giden turist kafileleri var. Bu kafileleri Aliağa’da iki gece konaklatıp buradan Midilli’ye geçişlerini sağlayacak bir planlama üzerinde çalışıyoruz. Özellikle Güney Amerika’dan gelen turist grupları bu açıdan dikkat çekiyor. Geçişlerde bu ülkelerden yolcuların da yer aldığını görüyoruz. Bu da Aliaport’un yeni turizm hareketliliği açısından önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor" diye konuştu. "Duty free alanı mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında açılacak" Duty free alanına ilişkin de bilgi veren Altun, bu bölümün mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında hizmete açılmasının öngörüldüğünü belirtti. Altun, "Duty free alanı açılana kadar bu bölümde Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılacak. Böylece hem yerel üretime destek verilecek hem de yolculara Aliağa’ya özgü ürünleri tanıma imkânı sunulacak" dedi. "Sağlık turizmi de önemli bir potansiyel" Altun, karşı kıyıdan özellikle Midilli’den Aliağa’ya gelecek ziyaretçilerin yalnızca kültürel ya da tatil turizmi için değil, sağlık turizmi kapsamında da bölgeyi tercih edebileceğine dikkat çekti. Altun, "Sağlık turizmi bu noktada öne çıkan başlıklardan biri olacak. Midilli’de yaş almış nüfusun fazla olması, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İzmir ve Manisa’ya yakın olmamız, bölgede çok sayıda özel hastanenin bulunması önemli bir avantaj. Bunun yanında önümüzdeki yıl yaklaşık limanımıza 700 metre mesafede Aliağa Belediyemiz tarafından hayata geçirilecek olan yat limanı projesi var. Bu alanın alışveriş noktaları, restoranları ve kafeleri ile birlikte önemli bir cazibe merkezi haline gelmesi ilgiyi daha da attıracaktır" ifadelerini kullandı. Altun, Aliaport’un yolcu taşımacılığı, kruvaziyer turizmi ve yerel kalkınma başlıklarında, il olma yolundaki Aliağa için yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın ortaya koyduğu bu vizyonun hayata geçirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Altun, "Aliağa’nın güçlü ulaşım ağı, liman altyapısı, ikmal hizmet kapasitesi ile Selçuk ve Bergama gibi önemli turizm destinasyonlarına yakınlığından kaynaklanan avantajlarını; doğru planlama ve güçlü iş birlikleriyle turizme ve ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:04 Folkart’tan, Karşıyaka’ya destekler sürüyor Basketbol Süper Lig’de kümede kalma mücadelesi veren Karşıyaka, son 20 gün içinde Folkart’ın 18 milyon liralık destek sağladığını açıkladı. Tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçiren Karşıyaka Basketbol, ligde son haftaya girilirken kümede kalma mücadelesini sürdürüyor. Bu kritik süreçte İzmir ekibine en büyük maddi desteği ise kentin önde gelen markalarından Folkart sağladı. Yeşil-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Folkart’ın son 20 gün içinde 18 milyon liralık katkıda bulunduğu belirtilirken, Mesut Sancak ve Folkart ailesinin ayrıca Türk oyuncuların, teknik ekibin ve kulüp çalışanlarının maaş ödemelerine de destek verdiği ifade edildi. Öte yandan Folkart’ın, basketbol takımının ligde kalması halinde 100 bin euro prim vereceğini de daha önce duyurduğu hatırlatıldı. Tüm bu gelişmelerin ardından Karşıyaka Spor Kulübü, Mesut Sancak ve Folkart ailesine teşekkür eden bir mesaj paylaştı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türk oyuncularımızın, teknik ekibimizin ve kulüp emekçilerimizin maaş ödemeleri konusunda; böylesine zor bir dönemde koşulsuz yanımızda olan Mesut Sancak ve Folkart ailesi, bir kez daha Karşıyaka’ya yürekten destek vermiştir. Bu hafta Süper Lig’de kalmamız halinde vadettikleri 100 bin dolar prim hariç, 20 günde Folkart’ın desteği 18 milyon liraya ulaştı. Hiçbir şart öne sürmeden yalnızca bu armaya ve bu camiaya olan inançlarıyla verdikleri bu gönülden destek; sadece maddi değil, aynı zamanda büyük bir moral ve güven kaynağıdır. Karşıyaka’ya inandıkları için Mesut Sancak ve Folkart ailesine sonsuz teşekkür ederiz. Tüm taraftarlarımızın ve Karşıyaka’mızın güçlü moral desteği ile sonuna kadar savaşmayı bırakmayacağız. Her şey Karşıyaka için."
Kanser hastalarına sağlıklı tarifler
26 Ekim 2025 Pazar - 10:23 Kanser hastalarına sağlıklı tarifler Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi’nde, "Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi" düzenlendi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, onkoloji hastalarının tedavi sürecinde tıbbi beslenme tedavisinin önemi vurgulandı. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi tarafından Onkoloji Merkezi’nde, ‘Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi’ gerçekleştirildi. Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut’un açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte onkoloji diyetisyeni uzman diyetisyen Gamze Gültekin ile uzman psikolog Mehmet Güney Ziyalan hasta yakınlarına önemli öneri ve uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karabulut’un yanı sıra medikal onkologlar Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, Doç. Dr. Ahmet Özveren, Uzm. Dr. Osman Bütün de atölye çalışmasına katıldı, hasta yakınlarıyla birlikte diyetisyen Gültekin eşliğinde sağlıklı tarifleri denedi, bol proteinli nohut unlu ekmek ile şeftali topları yaptı. Hasta yakınları ve doktorlar fırından gelen ekmeklerle tarhanalı, mercimekli, nohutlu atıştırmalıkların, avokadolu pudingin, browninin tadına baktı. Etkinlik sonunda hasta yakınlarına yan etkilere karşı beslenme çözümlerini içeren tarif kitapçığı da armağan edildi. "Kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermek" Beslenmenin doğru olduğu zaman tedavi başarısının yüzde 25 oranında arttığını, komplikasyon riskinin de o oranda azaldığını belirten Prof. Dr. Karabulut, kanser tedavisinde sadece doğru ilacın değil, hastanın beslenme, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karabulut, tedavide doktor, hasta, hasta yakını ve destek birimlerinden diyetisyen, psikolog, hemşireden oluşan bir "takım" olduğunu ve bu takımın uyum içinde çalışmasının hayati olduğunu ifade etti. Bu üçlüyü, biri eksildiğinde ayakta durmayan bir "üç ayaklı sandalye"ye benzeten Karabulut, "Bugün aslında yapmaya çalıştığımız, kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermektir. Onlara özel beslenme programları hazırlıyoruz. Ancak evde beslenme konusunda bazen alternatifler üretmek gerekebiliyor. Hastayı sadece bir diyet listesiyle yönlendirdiğimizde, bu programı her zaman uygulayamayabiliyorlar. Bu nedenle, zenginleştirilmiş gıdaları ve diyetleri uygulayamadıklarında nasıl hazırlayacaklarını ailelere öğretiyoruz" dedi. "Beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor" Onkoloji Diyetisyeni Gültekin de yetersiz beslenmenin kanser tedavisinde sık görülen ve kas kaybına, enfeksiyon riskinin artmasına, yaşam kalitesinin düşmesine yol açan ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti. Gültekin, kemoterapi ve radyoterapinin iştahsızlık, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal, kabızlık gibi yan etkilerinin besin alımını azalttığını ve bu yan etkilerle başa çıkmak için beslenme stratejileri geliştirmenin önemini vurguladı. Ana çözüm önerisi olarak "besin zenginleştirme"yi öneren Gültekin, "Bu, yemeklerin enerji ve protein değerini, lezzetini veya kıvamını değiştirmeden artırmaktır" diyerek, şunları söyledi: "Hem yönetimi zor hem de tedavinin verdiği yan etkiler nedeniyle beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor. Dolayısıyla, hasta yakını olarak insan bazen en sevdiği kişiye en iyisini yapmak isterken çaresizlik hissedebiliyor ya da kaygı duyabiliyor. Bu nedenle, etkinliğin amacını şu şekilde planladık. Hasta yakınlarının hem psikolojik destek almalarını hem de hastalara nasıl davranmaları gerektiğini bir kez daha görmelerini istedik. Ayrıca, besin zenginleştirme teknikleriyle ilgili güzel bir atölye düzenleyerek hem pratik hem de teorik bilgileri birleştirip hastalarına daha faydalı olmalarını amaçladık. Besin zenginleştirme tekniklerini anlatmak ve öğrenmek son derece önemlidir. Çünkü iştahsızlığın görüldüğü durumlarda, küçük hacimlerde yüksek enerji ve protein vermemiz gereken hasta grupları bulunuyor. Biz de etkinlikte bunu anlatmaya çalıştık. Böylece hem bilgilendirici hem de keyifli bir ortam oluştu." "Sadece hastalığa değil, duygulara da odaklanıyoruz" Hastaları için yeni tarifler öğrenmek amacıyla bir araya gelen hasta yakınlarına Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan da, beslenmenin yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutu olduğuna da dikkat çekti. Ziyalan, "Hastalarımızın sadece kötü hücrelerine odaklanmıyoruz. Tedavi sürecinde ne hissettikleri ve ne yaşadıklarına da önem veriyoruz. Beslenme; hasta ve yakını arasında en çok çatışma oluşturan konulardan biri" dedi. Atölye çalışmasına katılan hasta yakınlarından Neslihan Doygun, "Eşim rahatsız olduğu için buradayım; hasta yakınıyım. Gamze Hocamızın ve Bülent Hocamızın yaptığı bu organizasyonda hem psikolojik hem de beslenme konusunda çok güzel bilgiler edindik. Ayrıca, ‘Nasıl bir tarif yapabiliriz, nasıl daha verimli olabiliriz?’ diye düşündüğümüz küçük bir etkinlik yaptık. Bu organizasyon için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ayşen Kalpalı ise etkinliğin çok yararlı olduğunu ve besin zenginleştirme konusunda önemli bilgi ve deneyim kazandıklarını söyledi.
Kanser hastalarına sağlıklı tarifler
26 Ekim 2025 Pazar - 10:02 Kanser hastalarına sağlıklı tarifler Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi’nde, "Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi" düzenlendi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, onkoloji hastalarının tedavi sürecinde tıbbi beslenme tedavisinin önemi vurgulandı. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi tarafından Onkoloji Merkezi’nde, ‘Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi’ gerçekleştirildi. Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut’un açış konuşmasıyla başlayan etkinlikte onkoloji diyetisyeni uzman diyetisyen Gamze Gültekin ile uzman psikolog Mehmet Güney Ziyalan hasta yakınlarına önemli öneri ve uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karabulut’un yanı sıra medikal onkologlar Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, Doç. Dr. Ahmet Özveren, Uzm. Dr. Osman Bütün de atölye çalışmasına katıldı, hasta yakınlarıyla birlikte diyetisyen Gültekin eşliğinde sağlıklı tarifleri denedi, bol proteinli nohut unlu ekmek ile şeftali topları yaptı. Hasta yakınları ve doktorlar fırından gelen ekmeklerle tarhanalı, mercimekli, nohutlu atıştırmalıkların, avokadolu pudingin, browninin tadına baktı. Etkinlik sonunda hasta yakınlarına yan etkilere karşı beslenme çözümlerini içeren tarif kitapçığı da armağan edildi. Karabulut: "Kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermek" Beslenme doğru olduğu zaman tedavi başarısının yüzde 25 oranında arttığını, komplikasyon riskinin de o oranda azaldığını belirten Prof. Dr. Karabulut, kanser tedavisinde sadece doğru ilacın değil, hastanın beslenme, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karabulut, tedavide doktor, hasta, hasta yakını ve destek birimlerinden diyetisyen, psikolog, hemşireden oluşan bir "takım" olduğunu ve bu takımın uyum içinde çalışmasının hayati olduğunu ifade etti. Bu üçlüyü, biri eksildiğinde ayakta durmayan bir "üç ayaklı sandalye"ye benzeten Karabulut, "Bugün aslında yapmaya çalıştığımız, kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermektir. Onlara özel beslenme programları hazırlıyoruz. Ancak evde beslenme konusunda bazen alternatifler üretmek gerekebiliyor. Hastayı sadece bir diyet listesiyle yönlendirdiğimizde, bu programı her zaman uygulayamayabiliyorlar. Bu nedenle, zenginleştirilmiş gıdaları ve diyetleri uygulayamadıklarında nasıl hazırlayacaklarını ailelere öğretiyoruz" dedi. Gültekin: "Beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor" Onkoloji Diyetisyeni Gültekin de yetersiz beslenmenin kanser tedavisinde sık görülen ve kas kaybına, enfeksiyon riskinin artmasına, yaşam kalitesinin düşmesine yol açan ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti. Gültekin, kemoterapi ve radyoterapinin iştahsızlık, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal, kabızlık gibi yan etkilerinin besin alımını azalttığını ve bu yan etkilerle başa çıkmak için beslenme stratejileri geliştirmenin önemini vurguladı. Ana çözüm önerisi olarak "besin zenginleştirme"yi öneren Gültekin, "Bu, yemeklerin enerji ve protein değerini, lezzetini veya kıvamını değiştirmeden artırmaktır" diyerek, şunları söyledi: "Hem yönetimi zor hem de tedavinin verdiği yan etkiler nedeniyle beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor. Dolayısıyla, hasta yakını olarak insan bazen en sevdiği kişiye en iyisini yapmak isterken çaresizlik hissedebiliyor ya da kaygı duyabiliyor. Bu nedenle, etkinliğin amacını şu şekilde planladık. Hasta yakınlarının hem psikolojik destek almalarını hem de hastalara nasıl davranmaları gerektiğini bir kez daha görmelerini istedik. Ayrıca, besin zenginleştirme teknikleriyle ilgili güzel bir atölye düzenleyerek hem pratik hem de teorik bilgileri birleştirip hastalarına daha faydalı olmalarını amaçladık. Besin zenginleştirme tekniklerini anlatmak ve öğrenmek son derece önemlidir. Çünkü iştahsızlığın görüldüğü durumlarda, küçük hacimlerde yüksek enerji ve protein vermemiz gereken hasta grupları bulunuyor. Biz de etkinlikte bunu anlatmaya çalıştık. Böylece hem bilgilendirici hem de keyifli bir ortam oluştu." Ziyalan: "Sadece hastalığa değil, duygulara da odaklanıyoruz" Hastaları için yeni tarifler öğrenmek amacıyla bir araya gelen hasta yakınlarına Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan da, beslenmenin yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutu olduğuna da dikkat çekti. Ziyalan, "Hastalarımızın sadece kötü hücrelerine odaklanmıyoruz. Tedavi sürecinde ne hissettikleri ve ne yaşadıklarına da önem veriyoruz. Beslenme; hasta ve yakını arasında en çok çatışma yaratan konulardan biri" sözlerini söyledi. Atölye çalışmasına katılan hasta yakınlarından Neslihan Doygun, "Eşim rahatsız olduğu için buradayım; hasta yakınıyım. Gamze Hocamızın ve Bülent Hocamızın yaptığı bu organizasyonda hem psikolojik hem de beslenme konusunda çok güzel bilgiler edindik. Ayrıca, ‘Nasıl bir tarif yapabiliriz, nasıl daha verimli olabiliriz?’ diye düşündüğümüz küçük bir etkinlik yaptık. Bu organizasyon için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ayşen Kalpalı ise etkinliğin çok yararlı olduğunu ve besin zenginleştirme konusunda önemli bilgi ve deneyim kazandıklarını söyledi.
Foça’daki selde hayatını kaybeden yaşlı adam toprağa verildi
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:38 Foça’daki selde hayatını kaybeden yaşlı adam toprağa verildi İzmir’in Foça ilçesinde yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden 70 yaşındaki emekli bankacı, ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaşın katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Foça ilçesindeki 23 Ekim günü sel felaketinde aracıyla menfezden geçmeye çalıştığı sırada sel sularına kapılarak kaybolan 70 yaşındaki Bülent Kaptanoğlu’nun bu sabah cansız bedenine ulaşıldı. Kaybolduğu noktadan 11 km uzaklıkta eski Gediz Nehri yatağında cansız bedenine ulaşılan Kaptanoğlu, arama kurtarma ekipleri tarafından sudan çıkarıldı. Ailesine ve yakınlarına büyük acı yaşatan talihsiz olay, Foça’yı da yasa boğdu. Eşi Nilgün Kaptanoğlu tabuta sarılarak veda etti Bülent Kaptanoğlu’nun cenazesi, ikindi namazı öncesi Yeni Foça Merkez Camii’ne getirildi. Nilgün Kaptanoğlu, tabuta sarılarak eşine veda etti. Kızları Deniz Candemir ve Derya Kaptanoğlu da babalarını gözyaşları ile uğurladı. Cenaze törenine AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, İlçe Jandarma Komutanı Hakan Arıkan, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, eski Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, Kaptanoğlu Ailesi’nin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol ve cenazeye katılan vatandaş, Kaptanoğlu Ailesi’ni teskin etmeye çalıştı, acısına ortak oldu. İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından 70 yaşındaki Bülent Kaptanoğlu, dualar eşliğinde Yeni Foça Kabristanlığı’nda toprağa verildi.
Veloturk Gran Fondo Çeşme’nin basın toplantısı yapıldı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 15:06 Veloturk Gran Fondo Çeşme’nin basın toplantısı yapıldı Bu yıl 9. kez düzenlenecek Veloturk Gran Fondo Çeşme’nin basın toplantısı gerçekleştirildi. Veloturk Gran Fondo Çeşme 17 ülkeden 715 sporcuyu katılımıyla yarın İzmir’in Çeşme ilçesinde yapılacak. ’Bisiklete binmeyen çocuk kalmasın’ mottosuyla farkındalık oluşturulan organizasyon, ’Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler’ projesine de destek olacak. Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış, 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadeleye sahne olacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu’nun destekleriyle gerçekleşecek yarış öncesi düzenlenen basın toplantısına; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar, Veloturk ekibinden Sarper Günsal, Umut Duygu, Aydın Delicanlı, Berkem Ceylan, Argeus Travel & Event Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney ve basın mensupları katıldı. Mehmet Maraşlı: "Sürdürülebilir olması gayet önemli" Çeşme ilçesinin coğrafi özellikleriyle bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek özel bir bölge olduğundan bahseden Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Yaz aylarında oldukça yoğun bir dönem geçiriyoruz ancak artık sonbaharda da Çeşme’nin unutulmaması için farklı spor etkinlikleri düzenleniyor. Yapılan işlerin sürdürülebilir olması ise bizim için son derece önemli. Siz bu organizasyonları devam ettirdiğiniz sürece biz de her zaman destek olacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Lal Denizli: "Kazasız belasız bir yarış diliyorum" Böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için çok mutlu olduklarını söyleyen Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, "Bu hafta sonu hem Uluslararası Kadın Liderler Zirvesi’ne hem de Veloturk Gran Fondo Çeşme’ye ev sahipliği yapıyoruz. Bu tür faaliyetlerin mutlaka artması gerektiğine inanıyorum. Umuyorum ki bu organizasyonlar, Çeşme’de düzenlenecek nice etkinliğe kapı açar. Bizler de her ay yeni turnuvalara ve farklı sportif branşlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Tüm sporculara kazasız belasız bir yarış diliyorum" diye konuştu. Sarper Günsal: "Amacımız, her insanın bisiklete binebilmesi" Kuruluş amaçlarının her insanın bisiklete binebilmesi amacıyla kurulduğunu belirten Veloturk ekibinden Sarper Günsal ise, "Amacımız, her insanın bisiklete binebilmesi için bir adım atmaktı. Ekiple birlikte neler yapabiliriz diye düşündük ve ilk organizasyonumuzu Ürgüp’te gerçekleştirdik. Sonrasında Çeşme’den başvurular geldi ve burada neden yapmıyorsunuz diye soruldu; büyük bir ilgi de toplandı. Buradaki tüm kayıt ücretlerini ihtiyaç sahibi çocuklara bisiklet hediye etmek için kullanma kararı aldık" şeklinde konuştu. Aydın Ayhan Güney: "Ağacın gövdesi biziz, dalları büyüyor" Etkinliğin Türkiye’deki en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden biri olduğunu vurgulayan Gran Fondo Çeşme Organizatörü Aydın Ayhan Güney, "Elde edilen gelirlerle çocuklara bisiklet hediye ediyoruz. Bugüne kadar Argeus olarak düzenlediğimiz etkinliklerde sağladığımız bisikletler 3 bin çocuğa ulaştı. Sadece Çeşme’de değil, diğer yarışlarımızda da sosyal sorumluluk projelerine önem veriyoruz" dedi.