Yerel Haberler
İzmir
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:04 Kasapoğlu: "Esnafımızı hakir görenlere asla müsaade etmeyeceğiz" Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (İESOB) 27. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada esnafın toplumun ahlak pusulası olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, ahilik geleneğinin önemine dikkat çekerek esnafı ayrıştıranlara ve hakir görenlere asla müsaade etmeyeceklerini belirtti. AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Kasapoğlu, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (İESOB) 27. Olağan Genel Kurulu’nda katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. Yalnızca bir meslek teşkilatının kongresini değil, İzmir’in iktisadi hafızası olan esnafın dertlerini dinlemeye geldiklerini belirten Dr. Kasapoğlu, esnaf ve sanatkarların gelecek vizyonunu bu birlik aracılığı ile tazelemesine şahitlik ettiklerini belirtti. Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında "Bu Birlik, esnaf ve sanatkarımızın en güçlü şekilde dayanışmasını sembolize ediyor. Esnafımız sadece ticaret yapmıyor bu şehrin kardeşliğini, bu şehrin birliğini, bu şehrin beraberliğini bugünlere getiren önemli bir fikri ifade ediyor. Ben bu toplantı vesilesiyle tüm esnaf ve sanatkâr kardeşlerimizi, geçmişten bugüne kadar görev yapmış değerli yöneticileri şükran, minnet ve saygıyla selamlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafa dair bir ifadesi var; "Esnaf, sadece alıp satan, sadece ticaret yapan kişi değildir. Esnaf; sokağın vicdanıdır, mahallenin ağabeyidir, ablasıdır. Esnaf, o mahallenin adeta manevi muhafızıdır" dedi. Esnafımızın köklerinde Ahilik geleneği yatar Konuşmasını sürdüren Kasapoğlu, "Bizim medeniyetimizde esnaflık, köklerini doğrudan Ahilik teşkilatından alır. Ahilik; dürüstlüğün, kardeşliğin, yardımlaşmanın ve helal rızkın sembolüdür. Sabah dükkânını açarken ’Bismillah’ diyerek kepengini kaldırır, siftah yaptıktan sonra komşusu da kazansın diye müşterisini komşuya yönlendirir. İşte esnafımız bugün bu ahlakı sembolize ediyor. Bizim esnafımız, yalnızca mal satmaz; dert dinler, yol gösterir, rehberlik eder, gerekirse cebindeki son kuruşu komşusuyla paylaşır. Esnaf ve sanatkarımız, bu toplumun ahlak pusulasıdır, yol göstericisidir, toplumsal huzurumuzun, iktisadi hayatımızın en güçlü taşıdır, çimentosudur" ifadelerini kullandı. Esnafımızı hakir görenlere asla müsaade etmeyeceğiz Dr. Kasapoğlu sunları kaydetti: "Bizler esnaf ve sanatkârlarımızı sadece seçim zamanı hatırlanacak bir kitle olarak asla görmüyoruz. Her daim sizlerle beraberiz. Nerede esnafımızın derdi varsa onu çözmek, onunla birlikte geleceği inşa etmek için beraberiz. O yüzden hiçbir vatandaşımızı, hiçbir ferdi birbirinden ayırmadığımız gibi, esnafımızı da kategorize etmedik ve kategorize etmeyeceğiz. Esnafımızı ayrıştıranlara, tepeden bakanlara ve hakir görenlere asla müsaade etmeyeceğiz. Kılığıyla kıyafetiyle inancıyla ideolojisiyle hiçbir zaman esnafımızı ayrıştırmadık, ayrıştırmayacağız. Ütülü ceket de giyse, gömlek de giyse, tulumunu da giyse her bir esnafımız, sanatkarımız özverisiyle, gayretiyle, alın teriyle başımızın tacıdır. Bizim kitabımızda ayrıştırmak yok. Kucaklamak var, kapsamak var, birleştirmek var, bütünleştirmek var. Esnaf ve sanatkarımız feraset, gayret, emek, üretim sahibidir. İşte bu yönleriyle geleceğin daha aydınlık ve güçlü Türkiye’si Esnaf ve Sanatkarımızla yükselecektir. Bugüne kadar nasıl kuru laf siyasetinden demagojiden, ideolojik ayrıştırmadan uzak durduysak, elitist anlayışla milletimize, halkımıza, sanayicimize esnaf ve sanatkarımıza tepeden bakmadıysak, bundan sonra da çarşıda pazarda ekmek teknelerinizde sizinle birlikte olmaya, dertleşmeye, muhabbete devam edeceğiz."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:01 İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor İzmir’in Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görevli memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki haklarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. İzmir’deki ilçe belediyelerinde çalışan memurların eylemleri sürüyor. Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan yüzlerce memur, ödenmeyen TİS hakları ve arazi tazminatları için iş yerleri önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Buca’da memurlardan ’Hak ihlali’ tepkisi Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, 7 aylık geriye dönük alacaklarının ödenmemesini ve verilen sözlerin tutulmamasını protesto etti. Memurlar adına açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, emeğin değersizleştirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak ve yok sayılan irademize sahip çıkmak için toplandık. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Aylardır ‘sabredin’ denilerek oyalanıyoruz. Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir idari gecikme değil, açık bir hak ihlalidir. 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan sözleşme, bugün ’sınıra çekme’ kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz." "TİS bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur" Eylemlerin bir diğer adresi olan Bayraklı Belediyesi önünde de memurlar tepkilerini dile getirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediyelerde gece gündüz çalışan emekçilerin görmezden gelindiğini ve müzakere masasında verilen sözlerin yok sayıldığını belirtti. İmzalanan sözleşmelerin geri çekilmesini eleştiren Filiz, "Dün kabul ettikleri hakları, bugün geri çekiyorlar. TİS’i bir hak değil, keyfi bir uygulama gibi görüyorlar. TİS; bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur. Bir imza değil, bir mücadelenin sonucudur. Gasp edilen haklarımızı geri alacağız ve TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:54 Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım Göztepe, Trendyol Süper Lig’de ilk 12 haftada oynanan 8 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda en iyi takım konumunda bulunuyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de verilen milli maç arasına 22 puanla 5. sırada girdi. Sarı-kırmızılılar bu süreçte oynadığı 12 müsabakada 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi özellikle savunmadaki istikrarıyla öne çıkıyor. Stanimir Stoilov yönetimindeki Göztepe, ligde sadece 6 gol yiyerek lider Galatasaray’la birlikte ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Savunma başarısını istatistiklere de yansıtan Göztepe, oynadığı 12 maçın 8’inde kalesini gole kapatarak bu alanda ligin zirvesine yerleşti. Çaykur Rizespor, Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçlarını hem kazanıp hem de gol yemeden tamamlayan sarı-kırmızılılar; Fenerbahçe ve Eyüpspor karşılaşmalarında da rakiplerine gol şansı tanımadı. Bu performansıyla Göztepe, Trendyol Süper Lig’in en fazla maçta kalesini gole kapatan takımı olmayı başardı. Savunma hattı duvar ördü Göztepe’de üçlü defans hattı geçit vermiyor. Bu bölgede şimdiye kadar 6 farklı oyuncu görev aldı. Malcom Bokele, Heliton ve Allan Godoi defansın vazgeçilmez isimleri olurken, zaman zaman Furkan Bayır, Miroshi ve Taha Altıkardeş de bu rotasyona dahil oldu. Göztepe’nin savunmacıları defansta güven verirken 8 maçta da rakiplerinin skor üretmesine izin vermedi. Lis’in performansı dikkat çekti Geçtiğimiz sezon eleştirilerin hedefi olan kaleci Mateusz Lis, bu sezon sergilediği performansla dikkat çekti. Polonyalı kaleci, yalnızca 4 karşılaşmada 6 gole engel olamadı. 28 yaşındaki file bekçisi, istikrarlı performansıyla Göztepe’nin başarısında büyük bir pay sahibi olmayı başardı.
Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:39 Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu İzmir’in Menemen ilçesinde kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden ıspanağın hasadı devam ediyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarında yüksek rekolte elde eden çiftçiler, ürünün tarladan pazara kadar fiyatının artmasından şikayet ediyor. İzmir’in önemli tarım merkezlerinden biri olan Menemen’de ıspanak hasadı sürüyor. Ağustos ayında ekimi yapılan ıspanak, kasım ayı itibarıyla tarlalardan toplanmaya başlandı. Kış aylarının vazgeçilmez sebzesi olan ıspanağın hasadı Nisan ayına kadar devam edecek. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara gelen kadın işçiler, gün boyunca ıspanak toplayarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Toplanan ürünler, erkek işçiler tarafından köyün ortak kullanım alanındaki havuzlarda yıkanıyor ve kamyonlara yüklenerek sevkiyata hazırlanıyor. Menemen bölgesinde yılda ortalama 40 bin ton ıspanak üretiliyor. Hasadı tamamlanan ıspanaklar, İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Menemenli çiftçiler, ıspanağın hale 6 liradan satıldığını, ancak pazarlarda kilogram fiyatının ortalama 40 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Fiyat farkları el yakıcı Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapan ve babadan kalma mesleğini severek sürdüren Turgay Yıldırım, ıspanak ekiminin genellikle Ağustos ayında başladığını belirtti. Daha sonra kademe kademe dikim yaparak, bu işin Nisan ayına kadar sürdüğünü ifade eden Yıldırım, "Hasat ise Ekim ayında başlıyor ve son hasadımız Nisan ayında tamamlanıyor. Yani yaklaşık 7-8 aylık bir süreç söz konusu. Ancak bu süre, yılın şartlarına göre değişebiliyor; aynı toprakta bazen 1-2, bazen de 3 kez ekim yapılabiliyor. Örneğin, yılın yağmurlu veya sıcak geçmesi veya toprağın durumu buna etki ediyor. Şu anda ıspanağın bir kilosu tarlada 6-7 lira civarında, hale ise 10 lira civarına gidiyor. Oradan pazara gelince fiyat 30, 40, hatta 50 liraya kadar çıkıyor. Biz bu mesleğe gerçekten merakımız ve sevgimizle başladık, ancak şu an çocuklarım bu işe hiç ilgi göstermiyor; böyle devam ederse, kimse bu işi yapmayacak. Çünkü çok zor bir meslek; zaman ve emek isteyen bir iş. Bu nedenle herkesin uğraşabileceği veya yapabileceği bir iş değil" dedi. Günün ilk ışıklarında hasat Ispanak hasadının Ekim ayında başladığını ve hava gidişatına göre Nisan veya Mayıs ayına kadar sürdüğünü kaydeden tarım işçisi Serap Bora, "Bu süreç sürekli devam ediyor. Hiç durmadan devamlı olarak ıspanak kazıyoruz ve bu yaklaşık 8-9 ay kadar sürüyor. Gün doğmadan başlıyoruz hasada; ancak kasa hesabı olduğu için eve biraz daha erken dönüyoruz. Genellikle saat 11.00-12.00, en geç öğle vakitlerinde eve varıyoruz. İşimiz çok çaba isteyen, yorucu bir iş; çünkü hiç soluk almadan sürekli kazıyoruz. Günlük yevmiyemiz ise 800 TL, oysa dayıbaşı ile gidenler 770 TL alıyor; biz ise dayıbaşıyla değil, direkt patronla anlaşarak 800 TL alıyoruz." dedi. Ispanağı sevdiğini aktaran Bora, "Çünkü çok lezzetli. Böreği güzel, yemeği güzel, pirinci her şeyi güzel; dolayısıyla ıspanak herkes tarafından seviliyor. Ispanak böreği özellikle güzel oluyor ve meşhurdur; bu yüzden ev açması olarak böreği tavsiye ediyoruz. Bu kış bol bol yiyin" ifadelerini kullandı.
İkinci emeklilik sistemi yolda
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:32 İkinci emeklilik sistemi yolda Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, emeklilikte oluşan gelir kaybını telafi etmek ve yurt içi tasarrufları artırmak amacıyla 2026 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) detaylarını anlatarak, Türkiye’de tasarrufların gelişmekte olan ülkelerden düşük olduğunu, sürdürülebilir kalkınma için rekabetçi endüstrilerin ve üretken yatırımların desteklenmesi gerektiğini, bu amaçla tasarruf artışına da ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ne getiriyor Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şu bilgileri paylaştı: "Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Orta Vadeli Program’da; Otomatik Katılım Sistemi (OKS)’nin işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sisteminin (TES) 2026 yılının 2. çeyreğinde kurulması planlanıyor. Son yıllardaki enflasyonist ortam sebebiyle emekliler de tüm sabit gelirliler gibi önemli refah kaybı yaşadı ve satın alma gücü zayıfladı. Emekli aylıkları son 10 yılda asgari ücretin altına düştüğü gibi, ortalama bir konut kirasını dahi karşılayamaz hale geldi. Bu sistem özellikle aylık bağlama oranlarındaki düşüş sebebiyle emeklilikte beklenen gelir kaybını bir nebze olsun telafi ederek, çalışma sürecindeki yaşam standartlarının korunmasını sağlayacak ek emeklilik gelirinin oluşmasını sağlamak amacını taşıyor. Aynı zamanda yurtiçi tasarrufları artırmak ve emeklilik sistemlerinde kalış süresini de uzatmak hedefleniyor. Türkiye’de, özellikle doğurganlık hızının düşmesi, yaşlı nüfusun ve emekli sayısının artması, sosyal güvenliğin finansal sürdürülebilirliğinin güçleşmesi, artan bütçe transferleri ve aktif/pasif oranının giderek bozulması da bu ihtiyacı artırıyor." Tasarruflar gelirle doğru orantılı artıyor Gelir seviyesi yükseldikçe halkın tasarruf eğilimi ve imkânının da arttığını belirten Kurt, "Düşük gelirli gruplar ise büyük ölçüde zorunlu ihtiyaçlarını gidermek istediği için tasarruf olanağı bulamıyor. 2024 gelir dağılımı istatistiklerine göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesim GSYH’nin yüzde 49’una sahipken, en düşük yüzde 20’lik kesimin ise yalnızca yüzde 6’sını aldığı görülüyor. Bu haliyle de Türkiye de tasarruflar gelişmekte olan ülkelerin altında seyrediyor" dedi. Kimler TES’e dahil olacak Kurt, uygulamanın kapsamının yasayla belirleneceğini, bu sebeple kimlerin dahil veya hariç olacağının henüz netleşmediğini söyledi. Ancak yaş sınırı olmaksızın aktif çalışmakta olan kamu ve özel sektör çalışanları ile banka, oda ve borsaların çalışanlarının sisteme dahil edileceği, Bağ-Kur’lular ve herhangi bir işte çalışmayanların ise bu kapsamda olmayacaklarını kaydetti. Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, uygulamaya ilişkin merak edilen diğer detaylarla şöyle anlattı: Emekliler TES’e tabi olacak mı? Bu soruya çalışan herkes TES’e tabi olacak diye kısaca yanıt verebiliriz. Buna göre SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı statülerinden emekli aylığı almakta olan ve Bağ-Kur kapsamı dışındaki herhangi bir işte sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlardan da TES kesintisi yapılacak. Emekli aylığı alırken kamuda çalışmaya başlayan ve bu sebeple emekli aylığı kesilenler de sisteme tabi olacaklar. Bu kişiler de TES’te en az 10 yıl kalıp, kadın için 58, erkek içinse 60 yaş şartını sağladıklarında ikinci bir aylık alabilecekler. Kim ne kadar prim ödeyecek Bu sistemde Otomatik Katılım Sisteminden farklı olarak üç kesimin katkı payı söz konusu olacak. OKS’de işveren desteği bulunmuyor. Yeni sistemde işverenden de katkı payı alınacak. Ancak henüz bu payların ne kadar olacağı bilinmiyor. Kesintiler brüt ücret üzerinden yapılacak. Beklenti işçi kesiminden yüzde 3, işverenlerden ise başlangıçta 1 ila 2 puan arasında kesinti yapılması yönünde. Devlet katkısı da tıpkı OKS’de olduğu gibi yüzde 30 düzeyinde olabilir. Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısının yıllık üst sınırı 93.619,80 TL. TES’te böyle bir üst sınır olacak mı yine yasal düzenleme ile göreceğiz. BES (OKS) kalkıyor mu Hayır, BES’in aynen kalması planlanıyor. Burada biriken tüm katkı payları ve sağlanan devlet desteği korunacak. Hiçbir hak kaybı olmayacak. OKS’de kayıtlı olan çalışanlar TES’e de aktarılacak. BES’te ki gönüllü uygulama aynen devam edecek. Yani dileyen istediği zaman sistemden ayrılabilecek. TES’ten cayma hakkı var mı OKS, 2017 yılından bu yana uygulanıyor ve gönüllü ancak TES zorunlu olacak. Yani OKS’de istenildiği zaman sistemden çıkış mümkünken TES’te öngörülen süre boyunca sistemden çıkış yapılamayacak. İkinci emekli geliri ne zaman alınabilecek TES’ten ayrılabilmek için en az 10 yıl sistemde kalınması ve kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmaları gerekiyor. Devlet katkısını da içeren ikinci emeklilik geliri ancak bu şartlarda alınabilecek. Sistemden çıkmak mümkün mü TES’te emekli olana kadar kalınması esas olmakla birlikte biriken fonlar evlilik, ilk konut alımı, uzun süreli işsizlik, gelir kaybı veya ağır hastalık gibi hallerde bir defaya mahsus alınabilecek. Bu durumlarda birikimin ne kadarının alınabileceği de yasal düzenleme ile belli olacak. Bu alım tutarının mevcut birikimin yüzde 10-20’si aralığında olabileceği öngörülüyor. Bu alımlarda devlet katkısının da alınıp alınamayacağı da yine mevzuatla belirlenecek. Burada tıpkı BES’te olduğu gibi sistemde kalınan süreyle orantılı şekilde devlet katkısının ödenmesinin gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz. Sistemden tam olarak çıkmak ise sadece emeklilik, ölüm ve maluliyet hallerinde mümkün olabilecek. Ne kadar ilave aylık alınabilecek Sistemde en az 10 yıl süre ile kalınması ve kadın çalışanın 58, erkeğin ise 60 yaşını doldurması şartıyla SGK’den ayrı olarak ikinci bir emekli aylığı alınacak ayrıca birikimlerin toplu ödeme ile alınması da mümkün olacak. Aylık olarak tercih edilmesi durumunda ise katkı payı tutarına göre değişmekle birlikte güncel rakamlarla 3 bin-5 bin TL arasında ilave gelir elde edilebilecektir. Birikimler nasıl değerlendirilecek Katılımcıların sistemde biriken katkı tutarları, yatırım, emeklilik, altın, hisse senedi, gayrimenkul yatırımları gibi fonlarda değerlendirilecek ve katılımcılar bu fon türleri arasında seçim yapabilecekler. Fonlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda, SEDDK, SPK, EGM gözetim ve denetiminde yönetilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SEDDK, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu ve iş birliği yapılacak kurumlar arasında olacak. İşveren maliyeti artıyor TBMM’ne sunulan torba yasada imalat sanayi hariç sigorta primi Hazine teşvikinin 2 puana indirilmesi ve sigorta primlerinin de bir puan yükseltilmesine yönelik düzenlemeler yer alıyor. TES’te de katkı payı zorunlu olacağından işverenlerin personel maliyetlerinde önemli bir artış olacağı görülüyor. 2026 yılı bütçe çalışmalarının bu öngörüyle yapılmasında fayda bulunuyor. BES’te devlet katkısı değişiyor Güncel uygulamada katılımcıların bireysel emeklilik sistemine her ay ödedikleri katkı paylarının yüzde 30’u Devlet Katkısı olarak birikimlerine ekleniyor. Yasa teklifi ile bu tutarı yüzde 50’ye kadar artırma ya da sıfıra kadar indirme için Cumhurbaşkanına yetki verilmekte. Böylelikle BES’te Devlet Katkısı yüzde 45’e kadar çıkarılabilecek yahut sıfıra kadar indirilebilecektir.
Elele veren idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan okullarını yeniliyor
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:02 Elele veren idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan okullarını yeniliyor İzmir’in Ödemiş ilçesinde lise öğretmenleri bir haftalık ara tatili fırsat bilerek okullarının onarımı için harekete geçti. Ustaya ihtiyaç duymadan hünerlerini sergileyen öğretmenler, yıpranan sıraları zımparayla tamir edip yeniliyor, okul duvarlarını boyuyor. İlkkurşun Ticaret ve Mesleki Anadolu Lisesi, eğitim ve öğretim camiasına örnek bir hareketle gündeme geldi. Okulun genel bakım ve onarımı için bir araya gelen idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan eğitimdeki ustalıklarını tamiratta da sergilemek üzere kolları sıvadı. Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen izin sonrası, gönüllü eğitimciler, okulda yapılan 10 Kasım Atatürk’ü anma töreninin hemen ardından çalışmalara başladı. Yıpranan sıraları tek tek zımparayla tamir eden öğretmenler, okul duvarlarını da baştan aşağı boyadı. "Tatil sonrası öğrencilerimiz, yenilenmiş sınıflarına kavuşacak" Uzun yıllar tamirat ve onarım görmeyen okulun, böylesi bir çalışmaya ihtiyacı olduğunu ifade eden idareci ve öğretmenler, gönüllülük temelinde yaptıkları restorasyon çalışmaları için, "Öğrencilerimiz, ara tatilin ardından okula geldiklerinde temiz bir okul ve temiz bir sınıf bulacaklar. Bu da bizim mutlu olmamız için yeterli olacak" dediler. Okul Müdürü Avni Yavuz Eraltuğ, ara tatilde okulda çalışmayı öğretmenlerle birlikte karar verdiklerini belirterek, "Okulumuzun iyi bir onarımdan geçmesi gerekiyordu. Ara tatile girmeden arkadaşlarla konuyla ilgili bir görüşme yaptık. Sağ olsunlar hepsi de ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Konuyla ilgili Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü de onay verince, tatilin ilk günü işe koyulduk. Öğrencilerimizin okula seve seve gelmeleri bizim için sevinç kaynağı olacaktır. Onlara kaliteli bir eğitim sunmanın telaşı içindeyiz" dedi. dedi. Bu arada, çalışmalar sırasında okulu ziyaret eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Sunullah Desticioğu da öğretmenleri gönülden kutladığını söyledi.
Mazgala düşen kayıp köpek ve yangında mahsur kalan kediler itfaiyenin çabasıyla kurtarıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:19 Mazgala düşen kayıp köpek ve yangında mahsur kalan kediler itfaiyenin çabasıyla kurtarıldı Konak İskelesi yakınında yağmur suyu ızgarasına düşerek kanal borusuna sıkışan ve beş gündür kayıp olduğu öğrenilen köpek, itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla kurtarılarak sahibine kavuştu. İtfaiye ekiplerinin hayatını kurtardığı bir diğer canlı da iki kedi oldu. Torbalı’daki bir ev yangınına müdahale eden ekipler, dairede dumandan etkilenen kedileri bulundukları yerden çıkararak, temiz hava solunum cihazı ile müdahale etti. Konak İskelesi önünde yağmur suyu kanalı içinde sıkışan bir köpeğin bulunduğu ihbarının itfaiye merkezine ulaşması üzerine ekipler olay yerine sevk edildi. Olay yerine hızla intikal eden İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, kanalın içindeki mahsur kalan köpeğin zarar görmeden çıkarılması için yaklaşık bir buçuk saat boyunca titiz bir çalışma yürüttü. Yoğun uğraşlar sonucu borudan çıkarılan sevimli köpeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirlenirken, yaklaşık beş gündür kayıp olduğu öğrenildi. Ekiplerin büyük çabası sonucu kurtarılan köpek sahibine güvenli bir şekilde teslim edildi. O anlar çevredeki vatandaşlar tarafından da heyecanla izlendi. İtfaiye ekipleri ev yangınında iki kedi kurtardı İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Torbalı Muratbey Mahallesi’nde de bir apartmanda çıkan yangına müdahale etti. 5 katlı binanın 4’üncü katında çıkan yangın, kısa sürede kontrol altına alındı. Ekipler, herhangi birinin dairede olma ihtimali üzerine evi de kontrol etti. Bu sırada daire içinde iki kedinin dumandan etkilendiğini fark eden itfaiyeciler, onları kurtararak ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kedilere temiz hava solunum cihazı ile hava veren ekipler, onları daha sonra olay yerine gelen Torbalı Belediyesi Hayvan Ambulansı’na teslim etti.
‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:12 ‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), ‘sağlıklı kampüs’ konseptini benimseyerek öğrencilerdeki nikotin bağımlılığını azaltmak için yaptığı kararlı çalışmalarla uluslararası alanda büyük başarıya imza attı. İEÜ, dünyanın en saygın sürdürülebilirlik ödüllerinden biri olan QS ImpACT Awards 2025’te finale kalarak ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde en iyi 10 kurum arasına adını yazdırdı. İzmir Ekonomi, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde İngiltere’de düzenlenecek finalde birinciliğe ulaşmak için yarışacak. İzmir Ekonomi Üniversitesi, öğrencilerin fiziksel, sosyal ve sportif gelişimini artırmak amacıyla 2024 yılında ‘sağlıklı kampüs’ konseptini hayata geçirdi. Özellikle gençler arasında nikotin bağımlılığını azaltmak, en temel hedeflerden biri olarak belirlendi. Bu doğrultuda üniversite içinde bir ‘Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu’ oluşturuldu. Bu yılın ocak ayından itibaren de bireysel nikotin bağımlılığı danışmanlığı ve farkındalık toplantıları başlatılarak e-posta ve yüz yüze görüşmeler yoluyla öğrencilere ulaşıldı. Spor salonu hizmete sunuldu Bu süreçte sigarayı bırakmak için yardım talebinde bulunan gençlere tıbbi ve psikolojik destek de sağlandı. Gençlerin bağımlılıktan hızla kurtulmasına yardımcı olmak için kampüste yer alan Eko-Fit adlı spor salonu, yenilenerek ücretsiz olarak öğrencilerin kullanımına açıldı. Kampüs bünyesinde yürüyüş alanları oluşturuldu. Sağlıklı Gün (Wellbeing Day) adıyla sosyal etkinlikler ve birçok spor turnuvaları düzenlendi. Bağımlılık ve kaygı yönetimi gibi konularda seminerler yapıldı. Elden ele seferberlik Sigara bağımlılığı konusunda gençlerdeki farkındalığı artırmak hedefiyle örnek bir adım atılarak kampüste ‘Elden Ele’ adlı bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda öğrencilere, sigara bağımlılığından kurtulmak için izlenecek yolu gösteren mesajın yazılı olduğu notlar dağıtıldı. Yaklaşık 1 yıl içinde gerçekleşen bu çalışmalar, uluslararası alanda da karşılık buldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi, İngiltere merkezli Quacquarelli Symonds’ın (QS) sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde kurumları değerlendirdiği QS ImpACT 2025’in ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde dünyanın en iyi 10 kurumu arasına girdi. "Bilinçli ve üretken gençlik" İEÜ Rektör Yardımcısı ve Sağlıklı Kampüs Komisyonu Yürütücüsü Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, gurur verici bir başarıya ulaştıklarını söyleyerek, "İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak, gençlerimizin sadece akademik değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan da sağlıklı bireyler olarak yetişmesini çok önemsiyoruz. Biliyoruz ki sağlıklı bir gelecek, bilinçli gençlerle mümkün. Bu anlayışla başlattığımız ‘sağlıklı kampüs’ konsepti, öğrencilerimizin yaşam kalitesini yükseltmeyi; zararlı alışkanlıklardan uzak, bilinçli ve üretken bir gençlik oluşturmayı hedefliyor" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı toplumun temeli" Prof. Dr. Öner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nikotin bağımlılığı, ne yazık ki gençler arasında yaygın bir sorun olmaya devam ediyor. Biz, bu konuda sadece yasaklayıcı değil; bilinçlendirici ve destekleyici bir yaklaşım benimsedik. Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu ve bireysel danışmanlık hizmetlerimizle öğrencilerimize hem bilgi hem de psikolojik destek sunuyoruz. Bu çalışmalarımız, onların daha sağlıklı kararlar verebilmelerine, farkındalık kazanmalarına ve kendi yaşam sorumluluklarını üstlenebilmelerine katkı sağlıyor. QS ImpACT Awards 2025’te elde ettiğimiz başarı, bu kararlılığımızın uluslararası ölçekte de takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu başarı, ülkemizin gençlerine ve eğitim anlayışına duyulan güvenin de bir göstergesi. Sağlıklı bir kampüs, sağlıklı bir toplumun temelidir. Gençlerimizin her alanda güçlü, bilinçli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Foça’da sel suları denizin rengini değiştirdi
11 Kasım 2025 Salı - 15:48 Foça’da sel suları denizin rengini değiştirdi İzmir’de etkili olan sağanak yağış sebebiyle Foça ilçesinde birçok bölgede su taşkınları oldu, rögarlar ve dereler taşınca yollar adeta göle döndü. Derelerden ve caddelerden gelen sel suları denize karışırken, sahil boyunca denizin rengi kırmızıya döndü. Meteoroloji İzmir Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı yağış uyarısından sonra beklenen yağmur sabah saatlerinde kıyı ilçelerinden etkisini göstermeye başladı. Özellikle İzmir’in kuzeyinde şiddetini artıran yağış hayatı olumsuz etkiledi. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur sebebiyle vatandaşlar kapalı alanlara sığınırken, yağmur suları bir süre sonra taşkınlara dönüştü. Rögarların ve derelerinde taşmasıyla Foça ilçesindeki cadde ve sokaklar kullanılamaz hale geldi. Kent sakinleri, meteorolojinin uyarılarına rağmen tedbir alamayan Foça Belediyesi’ne tepki gösterdi. "Arabam da suya kapıldı" Foça ilçesinde etkili olan sağanaktan sonra evini su basan Ufuk Çelik, "Sabah, yarım saatlik bir yağış oldu. Ardından sel gelmeye başladı. Derelerin ve menfezlerin küçük olması sorunu artırdı. Burada tarihi bir köprü var; o köprüyü pislikler tıkamış. Tıkanınca su şişiyor ve patlıyor. Yalnızca bizim bulunduğumuz Çamlık Sokak, denize 37 metre yakın olmasına rağmen, leğen gibi dolup taştı; adeta havuz gibi oldu. Bütün evlere su girdi. Şimdi kendi imkanlarımızla temizlemeye çalışıyoruz. Bu, son 20 gün içinde yaşadığımız ikinci olay. İlkinde su evin içine tamamen girmişti. Beyaz eşyalar, halılar, mobilyalar hepsi gitti. Arabam da suya kapıldı, denize doğru gidiyordu. Neyse ki yoldan geçemedi ve orada kaldı. Bu sefer arabayı kurtardım. Şimdi uğraşıyoruz, perişan haldeyiz. Bunları hep yaşıyoruz" dedi. "Mevcut sistem yetersiz kalıyor" Her yağmurda mazgalların tıkandığını ve yetersiz kaldığını belirten fırıncı Serkan Seran, "Biz kendi çabalarımızla mazgalları açmaya çalıştık ancak gücümüz yettiği kadarını yapabildik. Dükkanımızı su bastı; aynı şekilde diğer dükkanları ve evleri de su bastı. Bu durum nedeniyle çok fazla zararımız oldu. Geçen yağmurda da büyük zarar görmüştük. Kendi çabamızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama nereye kadar yetişebiliriz? Biz de bir yardım, bir çözüm bekliyoruz. Aradan çok zaman geçti, elbette belediyenin bunu hemen yapması mümkün değil ancak neden bir altyapı çalışması yapılmadan önlem alınmıyor? Yangınlarda ormancıların kestiği ağaçları tomruk halinde bırakmaları, sonrasında başlayan sert yağmurla derelerin tıkanmasına ve o suyun buralara gelmesine neden oldu. Bu durum da insanların mağduriyetine ve sıkıntı yaşamasına yol açtı. Büyük ihtimalle bu durumu öngörmüyorlar çünkü mevcut sistem yetersiz kalıyor. Çoğu insanın da söylediği gibi, daha önce bu kadar sert bir yağmur beklenmiyordu ve bu kadar şiddetli yağışın ilk defa yaşandığı söyleniyor. Bu sene çok fazla yağmur yağdı ve bu yüzden büyük sıkıntılar yaşandı. Umarım bir daha aynı sorunları yaşamayız" ifadelerini kullandı.
Güven tuzağı
11 Kasım 2025 Salı - 14:17 Güven tuzağı İzmir’de moto kuryelik yapan bir kişi, borç para istediği meslektaşının tuzağına düştü. Banka kartlarının bloke olduğunu öne süren arkadaşına hesap bilgilerini ve banka kartını veren moto kurye, hakkında açılan onlarca dolandırıcılık davası yüzünden kendisini hakim karşısında buldu. İzmir’de yaşayan evli ve bir çocuk babası Anıl Yeltürk (22), maddi sıkıntı nedeniyle güvendiği arkadaşına verdiği banka kartı hayatını kabusa çevirdi. İddiaya göre, 2023 Ocak ayında birlikte moto kuryelik yaptığı arkadaşı E.K.’den borç para isteyen Yeltürk, olumlu yanıt aldı. Ancak E.K., kendi banka hesaplarının blokeli olduğunu söyleyerek Yeltürk’ten bir adet banka kartını istedi. Arkadaşına güvenen Yeltürk, kartını teslim etti. Bir süre sonra E.K., Yeltürk’ün diğer banka hesaplarını ele geçirerek çeşitli para transferleri yaptı. Hakkında şikayetler oluşan Yeltürk, emniyetten gelen çağrı üzerine durumun farkına vardı. Yeltürk, olayın ardından E.K. ile konuşmak istediğinde ise tehditler almaya başladı. İlk zamanalar korktuğu için yaşananları yetkili mercilere tam olarak anlatamadığını belirten Yeltürk, zamanla Türkiye’nin farklı illerinde hakkında yaklaşık 100 adet dolandırıcılık davası açıldığını öğrendi. Yaşanan olaydan hiçbir maddi kazanç sağlamadığını vurgulayan Yeltürk, sadece paraya sıkıştığı bir dönemde E.K.’ye kandığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söyledi. Borç para istedi, mağdur oldu Moto kurye Anıl Yeltürk, Türkiye’nin birçok ilinde hakkında dolandırıcılık davası açıldığını belirterek, sadece paraya sıkıştığını ve borç para istediği meslektaşı tarafından tuzağa düşürüldüğünü söyledi. Olayın 2023 yılında yaşandığını aktaran Yeltürk, "Ocak ayında arkadaşımın yanına gittim. Bir miktar borca sıkışmıştım; ondan para istedim. O, karşılığında benden banka hesaplarımı istedi. Banka hesaplarımı ne yapacağını sorduğumda ticaretle uğraştığını, oradan para geleceğini, kendi hesaplarının blokeli olduğunu anlattı. Ben de kendisine güvendiğim için banka hesaplarımı verdim. Bir süre sonra beni oyalamaya başladı ve istediğim borç parayı vermedi. Daha sonra banka hesaplarıma para giriş çıkışı oldu. Ardından karakola çağrıldım; karakolda olayın dolandırıcılık olduğunu öğrendim. Dolandırıcılık olduğunu öğrenince karakolda arkadaşımın ticaretle uğraştığını, paraların ticaretten geldiğini söyledim. Arkadaşımı aradığımda ise ‘Kesinlikle benim ismimi vermeyeceksin’ diye beni tehdit etti. O zaman elimde herhangi bir kanıt yoktu; kanıt bulamadığım için yanlış bir ifade vermek zorunda kaldım. Daha sonra ATM’den benim hesabımdan para çekildiği ana ait bir kanıt buldum ve yaşadığım durumu tüm geçekliğiyle yetkililere anlatmaya başladım. Burudan herkese sesleniyorum. kimse, arkadaşına güvenip hesaplarını vermesin. Çok mağdurum; maddi olarak zor bir durumdayım. Yaklaşık 2-3 senedir bu olaylarla uğraşıyorum ve hakkımda neredeyse açılmış 100 dava var. Normalde böyle bir şeyi bilerek yapmazdım; arkadaş kurbanıyım." dedi. Banka bilgilerini verdi, sanık oldu Müvekkili Anıl Yeltürk’ün kendilerine başvurduğunu olayı tüm berraklığıyla anlattığını aktaran Avukat Sancaktar Devlet Özkul, "Müvekkilim; E.K. isimli kişiye güvendiğini, dolandırıcı olduklarını bilmediğini, borç istediğini ve işin bu noktaya geleceğini tahmin etmediğini söyledi. Müvekkilim, bir şahıs tarafından kandırılmış, banka kartı ve şifreleri elinden alınmış; iradesi fesada uğratılarak bu kartlarla başka vatandaşların hesaplarından paralar çekilmiş ve böylece yeni mağduriyetler oluşmuş. Anıl hem herhangi bir menfaat elde etmemiş hem de kasıtlı bir davranışı yokken sanık konumunda yargılanıp isminin lekelenmesi ve maddi, manevi yıpranması ayrı bir mağduriyet oluşturmakta. Nitelikli dolandırıcılık nedeniyle soruşturmalar kovuşturmaya dönüp ağır ceza mahkemelerinde yargılamalara konu olmakta. Oluşan her ayrı mağduriyet için ilgili yerde veya illerde ayrı dosya açılır ve sanık buralarda teker teker yargılanır. Ayrıca ceza kanunu gereğince zarar giderilmesi suçu kabul anlamına gelmese de ceza indirimi sağlayabilir; fakat binlerce kişinin zararını giderme imkanı yoksa ve suç sabitlenirse ciddi cezalarla karşılaşılabilir. Kıymetli vatandaşlar Anıl ve benzer mağdurlar adına sesleniyorum. lütfen özel şifrelerinizi, kartlarınızı, banka bilgilerinizi hatta yakınınız olsa bile paylaşmayın; kişisel bilgilerinizi vermek, bilmediğiniz binlerce mağduriyete yol açabilir" ifadelerini kullandı.