Yerel Haberler
İzmir
Göztepe deplasmanda geçen sezonu geçti 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:12:12 Geçtiğimiz sezon deplasmanda 14 puan toplayan Göztepe, bu sezon ise son deplasman maçı öncesinde 24 puana ulaşarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon ortaya koyduğu performansla birçok alanda dikkat çekiyor. Geçen sezon olduğu gibi bu yıl da Avrupa hedefini sürdüren İzmir temsilcisi, 52 puanla beşinci sırada bulunuyor. Sarı-kırmızılı ekip, özellikle deplasman performansında önemli bir gelişim gösterdi. Geçtiğimiz sezon dış sahada oynadığı 18 maçta sadece 3 galibiyet alabilen Göztepe, 5 beraberlik ve 10 mağlubiyetle toplam 14 puan toplayarak bu alanda ligi 13. sırada tamamlamıştı. Bu sezon ise tablo tamamen değişti. Teknik Direktör Stanimir Stoilov yönetimindeki İzmir ekibi, deplasmanda henüz bir maçı eksik olmasına rağmen 16 karşılaşmada 6 galibiyet, 6 beraberlik ve 4 mağlubiyet elde ederek 24 puana ulaştı. Böylece Göztepe, dış saha performansında geçen sezonu şimdiden geride bıraktı. Sarı-kırmızılılar, ligin son haftasında Samsunspor deplasmanından 3 puanla ayrılması halinde dış sahada toplam 27 puana ulaşarak sezonu daha da güçlü bir deplasman grafiğiyle tamamlayacak. Skorerlik anlamında da fark oluşturdu Geçtiğimiz sezon ile bu sezon arasında dış sahada iki farklı performans sergileyen Göztepe, hem hücumda hem de savunmada önemli bir gelişim gösterdi. Sarı-kırmızılı ekip, geçen sezon deplasmanda oynadığı 18 maçta 23 gol atarken kalesinde 34 gol gördü ve sezonu -11 averajla tamamladı. Bu sezon ise tablo tersine döndü. Göztepe, 16 dış saha maçında 18 gol kaydederken kalesinde sadece 15 gol gördü ve +3 averaj elde etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:45 İzmir’de 100 göletle hayvanlara can suyu İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklığın kırsaldaki etkisini azaltmak amacıyla 80 göleti tamamladı. Toplamda 100 göletin yapılacağı belirtilirken, hem üretici hem yaban hayatının bu sayede nefes alacağı, göletlerin aynı zamanda yangınlarda kullanılacağı bildirildi. İzmir’de küresel iklim değişikliği ve kuraklık sebebiyle özellikle mera hayvancılığının yoğun olduğu Bakırçay ve Gediz havzalarında suya erişim kritik bir sorun haline geldi. Bu soruna çözüm olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen hayvan içme suyu göletleri, hem üreticilerin hem de yaban hayatının su ihtiyacını karşılayan önemli yapılar olarak öne çıkıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi tarafından yürütülen çalışmalarda 80 hayvan içme suyu göleti tamamlandı, hedef yıl sonuna kadar 100 yeni göleti tamamlamak. Ayrıca bakım, onarım yapılan gölet sayısının da 250’yi bulması bekleniyor. Göletlerin yangın gibi afetlerde kullanılabilir olması faydasını daha da artırıyor. Mera hayvanlarına ve yaban hayata katkı sağlıyor Hayvan içme suyu göletlerinde proje mühendisi ve yapı denetim görevlisi olarak çalışan ziraat mühendisi Necla Dokcu, "Hayvan içme suyu göletleri, özellikle su kaynağı bulunmayan meralarda hayvancılığı desteklemek, meraların verimini artırmak ve yaban hayatının su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan küçük ölçekli su depolama yapılarıdır. Yağış sularının doğal yöntemlerle biriktirilmesiyle oluşturulan göletler, yaz aylarında arazide bulunan hayvanlar için adeta birer yaşam kaynağına dönüşüyor. Aynı zamanda bu alanlar, kırsalda biyolojik çeşitliliğin korunmasına da katkı sağlıyor" dedi. 350 hayvan içme suyu göleti sürdürülebilirliğine ulaşılıyor İzmir genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir altyapı oluşturulduğunu belirten Dokcu, "Aliağa, Bergama, Bornova, Dikili, Kınık, Menemen ve Urla ilçelerinin kırsalında yer alan toplam 190 hayvan içme suyu göletinde periyodik bakım, temizlik ve genişletme çalışmaları tamamlandı. Ayrıca 80 yeni hayvan içme suyu göleti yapımı da gerçekleştirildi. Bergama ve Kınık ilçelerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu yıl sonuna kadar, 100 yeni hayvan içme suyu göleti yapımını tamamlamış olmayı hedefliyoruz. Bakım, onarım yapılan gölet sayısının da 250’yi bulması bekleniyor" dedi. Hayvan içme suyu göleti projelerinin tamamının belediyenin öz kaynaklarıyla yapıldığını belirten Dokcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni yapılan ve bakım onarımlarına başlayarak daha derin ve daha geniş hale getirilecek göletlerle birlikte İzmir, toplamda 350 hayvan içme suyu göleti sürdürülebilirliğine ulaşmış olacak." Yangınlarda helikopterler su alabiliyor Hayvan içme suyu göletlerinin yalnızca hayvancılık için değil, yangınla mücadele açısından da stratejik önem taşıdığını belirten Necla Dokcu, "Özellikle orman yangınlarına müdahalede su teminini kolaylaştıran göletler, afet anlarında kritik bir rol üstleniyor. Menemen ilçesine bağlı Göktepe, İğnedere, Görece, Çukurköy, Alaniçi, Karaorman, Haykıran, Hasanlar ve Bozalan mahalleleri ile Bornova Karaçam Mahallesi’nde yapılan 10 hayvan içme suyu göleti, olası orman yangınlarında aktif olarak kullanılıyor" ifadelerini kullandı.
AK Parti’li Saygılı’dan CHP’li Güç’e çöp ve körfez tepkisi
12 Kasım 2025 Çarşamba - 17:52 AK Parti’li Saygılı’dan CHP’li Güç’e çöp ve körfez tepkisi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, körfez ve çöp sorununda sorumluluğu bakanlığa yükleyen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’e sert sözlerle yüklenerek, "Bu tablonun sorumlusu CHP’nin çürümüş, beceriksiz yönetim anlayışıdır" ifadelerini kullanırken, AK Parti Çiğli İlçe Başkanı Oktay Özdemir ise, "CHP belediyeciliği Çiğli’yi çöpe, İzmir’i çevre felaketine mahkum etti" ifadelerini kullandı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün körfez temizliği ve çöp sorununa ilişkin açıklamalarına yanıt veren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP’nin 26 yıldır İzmir’de yönettiği belediyelerin kenti kronik sorunlarla baş başa bıraktığını belirtti. Saygılı, "Körfez’i kirletenin de temizlemeyenin de İzmir Büyükşehir Belediyesi olduğunu herkes biliyor. İzmir’in sokaklarını çöpe mahkum ettiniz. Biz ise İzmirliyi düşünerek geçici izin sürecinde Harmandalı için gerekli desteği verdik" ifadelerini kullandı. "Engelleniyoruz türküsünü söylemekten vazgeçin" CHP’li yöneticilerin sık sık "engelleniyoruz" söylemini tekrarladığını dile getiren Saygılı, "Kameralar önünde milletin dinlemekten bıktığı ‘engelleniyoruz’ türküsünü söylemekten vazgeçin. İzmirli sizin yüzünüzden esere, projeye, hizmete ve samimiyete hasret kaldı. Kendi sorumluluğunuzu yerine getiremeyip suçu bakanlığa yıkmak, beceriksizliğin üzerini örtme çabasıdır" dedi. "Körfez hala kirli, vaatler hala havada" İzmir’deki çevre sorunlarının sorumlusunun CHP yönetimi olduğunu belirten Saygılı, "İzmir’i yöneten CHP’li başkanlar, her seçimde ‘Körfez’de yüzme’ vaadinde bulundular; ama gerçek tek: Körfez hala kirli, vaatler hala havada. Büyük Kanal Projesi’nde yapılan hatalar, ayrıştırılmayan yağmur suyu ve kanalizasyon hatları, çalışmayan arıtma tesisleri bugün İzmir’in geldiği noktanın en somut örnekleridir" şeklinde konuştu. CHP’li Güç’ün teknik kökenine rağmen bilgi yerine ezberle hareket ettiğini belirten Saygılı, "Sayın Başkan’a küçük bir tavsiye: Önce 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nu bir okusun. Kim hangi görevi üstlenir, hangi hizmet kimin sorumluluğundadır, bir öğrensin ki basının karşısına çıktığında bilgiyle konuşsun" dedi. "İzmir’in çöp sorununu kronik hale getiren sizsiniz" İzmir’in çöp sorununa da değinen Saygılı, "Yamanlar’da 2016’dan bu yana bir arpa boyu yol gidemediniz. İzmir’in sokaklarını çöpe mahkum ettiniz. Biz destek olmaya hazırız ama İzmir Büyükşehir Belediyesi hâlâ tek bir rapor bile sunamadı. Çöp işi belediyenin işidir, bakanlığın çöp topladığı nerede görülmüştür?" ifadelerini kullandı. CHP’li yöneticilerin İzmir’i "bahanelerle yönettiğini" kaydeden Saygılı, "Mesele İzmir’se gerisi teferruattır. Bizim derdimiz suni polemikler değil, İzmir’dir. Gerçeklerle yüzleşin; İzmir’i bahanelerle değil, bilgiyle ve icraatla yönetin" dedi. "CHP belediyeciliği Çiğli’yi çöpe mahkum etti" AK Parti Çiğli İlçe Başkanı Oktay Özdemir de Çiğli Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’yle ilgili sert açıklamalarda bulunarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve Çiğli Belediyesi’ni eleştirdi. Harmandalı Çöp Tesisi’nin 1992’de 15 yıllık ömürle kurulduğunu hatırlatan Özdemir, "Tesisin 2007’de kapanması gerekiyordu. Ancak CHP belediyeciliği 18 yıldır kulağının üzerine yattı. Aziz Kocaoğlu döneminde Yamanlar Dağı’nda yeni bir çöp depolama alanı için adımlar atıldı ama orada kaldı. DSİ raporu onaylanalı 10 yıl oldu, ÇED davası kazanıldı ama kamulaştırma bile yapılmadı" dedi. "Bakanlığın iyi niyeti suistimal edildi" Vatandaşların açtığı davalar sonucunda Danıştay tarafından kapatılan Harmandalı tesisinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sadece İzmir’in mağdur olmaması için geçici olarak açık tutulduğunu belirten Özdemir, "Bakanlık iyi niyetle geçici izin verdi ama İzmir Büyükşehir Belediyesi bu iyi niyeti suistimal etti. Bakanlık ikinci kez geçici onay vermek zorunda kaldı" diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız arasındaki gerginliğe de değinen Özdemir, "İki başkan adeta birbirlerine sopa gösterir gibi çöp üzerinden kavga ediyor. Kendi aralarındaki çekişmeyi bırakıp İzmir’e yeni bir çöp tesisi kazandırmak için çalışsınlar. İzmir’in çöp sorunu artık ötelenemez, bahanelerle ertelenemez bir hal almıştır" ifadelerini kullandı.
İzmir’de 5 kişinin öldüğü ’Torbalı patlaması’ davasında karar çıktı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:50 İzmir’de 5 kişinin öldüğü ’Torbalı patlaması’ davasında karar çıktı İzmir’in Torbalı ilçesinde geçtiğimiz yıl 5 kişinin hayatını kaybettiği, 63 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Tüpü değiştiren işçi 10 yıl 10 ay, işletme sahibi 8 yıl 4 ay hapis cezası alırken, gaz firması yetkilisinin cezası para cezasına çevrildi. 30 Haziran 2024 günü saat 15.00 sıralarında, Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’nde şırdan satışı yapılan bir iş yerinde tüp patlaması meydana gelmiş, olayda Ruken Çağur (31), Evin Aslan (36), Birgül Sarsılmaz (44), Havin Ergin (17) ve Dilek Bağ (24) hayatını kaybederken, 63 kişi yaralanmıştı. Patlama çevredeki 10 binada hasara neden olmuş, iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıkmıştı. Patlamayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, tüp değiştirdiği öne sürülen M.K. ile Menderes ilçesinde yakalanan işletme sahibi G.K., jandarma tarafından gözaltına alındı. 2 şüpheli, jandarmadaki işlemlerini ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Patlamanın meydana geldiği iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıktı. Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma’ suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti. Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mustafa K. ile tutuksuz sanıklar Gülden K. ve Osman İ. katıldı. Duruşmada, hayatını kaybedenlerin yakınları ile taraf avukatları da hazır bulundu. Mahkeme başkanı, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının dosyaya eklendiğini belirtti. Avukatlar mütalaaya karşı savunmalarını sundu. Mağdur ailelerinin avukatı Mustafa Sağ, iş yerinde ruhsat, gaz sensörü ve uygun havalandırma bulunmadığını, sanayi tipi tüpün eğitim ve sertifikası olmayan bir kişi tarafından değiştirildiğini vurgulayarak, "Bu kadar ihmal varken olayı basit taksir olarak değerlendirmek, benzer suçların önünü açar" dedi. Sanık savunmaları alındı İşletme sahibi Gülden K., tüpü değiştiren Mustafa K.’nin aceleci davrandığını iddia ederek, "Olay beni derinden üzüyor. Keşke gerekli kontrolleri yapsaydı. Bizim havalandırmamız vardı, belediyeye de başvurumuz olmuştu. En doğru kararı vereceğinize inanıyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık Mustafa K. ise contasını taktığını ve gerekli kontrolleri yaptığını savunarak, "Günde birkaç defa tüp takıyorum. Hangi tüpün gaz kaçırdığını anlarım. Bağlantımda sorun olsaydı patlama daha önce olurdu. Belgemi alamadım ama tedbirsiz davranmadım" dedi. Sanıklardan Osman İ. ise belediye denetimlerinin yetersiz olduğunu öne sürerek, "Belediye zamanında kapatma işlemi yapsaydı bu olay yaşanmazdı. Bizim servis elemanını denetleme yetkimiz yok" diye konuştu. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, sanıklardan Mustafa K.’yi ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 10 yıl 10 ay, işletme sahibi Gülden K.’yi ise aynı suçtan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Gülten K. hakkında uygulanan konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin devamına karar verildi. Gaz firması bölge sorumlusu Osman İ.’ye verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ise 364 bin TL adli para cezasına çevrildi.
Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:46 Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı Heyecanla beklenen Aliağa-Midilli feribot seferlerinde bilet satışı resmen başladı. Kasım ayına özel indirimlerle satışa sunulan biletler, açık bilet olarak düzenleniyor ve 2026 yılı sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabiliyor. Böylece yolcular, hem uygun fiyat avantajından yararlanıyor hem de seyahat tarihlerini diledikleri zaman belirleme özgürlüğüne sahip oluyor. Kasım ayı kampanyaları kapsamında 22 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa çıkan Aliağa - Midilli biletlerinde Aliaporta özel liman vergisi alınmayacak. Ayrıca kasım ayı sonuna kadar geçerli kampanya kapsamında, biletler açık bilet olarak düzenlenecek ve Aralık 2026 sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabilecek. Böylece Aliağa, Midilli’ye en uygun ulaşıma ev sahipliği yapmış olacak. Vatandaşlar kasım ayı indirimli biletlerine; feribotlines.com, bilet.com, PSD TUR ile Ege Ceylan Tour gibi bilet satış platformlarından ulaşabiliyor. 200 araçlık ücretsiz otopark ve izban ile kolay ulaşım imkânı Aliağa Belediyesi’nin deniz turizmini canlandıracak dev projesi Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, ilk seferlerine hazırlıklarını tamamladı. Aliağa Belediyesi ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi iş birliğiyle inşa edilen Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, 5.320 metrekarelik modern iskele alanıyla hizmete hazır. Toplam 26 bin 877 metrekarelik proje alanında 200 araçlık ücretsiz otopark, yeşil alanlar ve sosyal yaşam alanları bulunuyor. Yolcular, İZBAN Aliağa durağında inerek şehir içi dolmuşlarla iskeleye kolayca ulaşabiliyor.
Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:42 Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Naldöken Mahallesi’nde yapmayı planladığı Atık Geri Kazanım Tesisi’ne tepki gösteren mahalle muhtarları ve sakinleri, projeye karşı bir araya gelerek seslerini yükseltti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Naldöken’de Atık Geri Kazanım Tesisi kurmayı planlıyor. Belediye Başkanı Cemil Tugay, Naldöken, Bornova ve Harmandalı bölgelerinde çöp bertaraf tesisleri kurulması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ön onay alındığını açıkladı. Tugay, İzmir genelinde 7 ila 8 farklı noktada benzer tesislerin yapılmasının planlandığını da duyurdu. Açıklamanın ardından bir araya gelen Naldöken Mahallesi sakinleri, bölgelerinde kurulması planlanan çöp depolama tesisine tepki gösterdi. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduklarını belirten Naldöken Mahallesi Muhtarı Cemil Buz, "Bu başımıza gelen belayı defetmek için, buna karşı bir tepki göstermemiz gerekiyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de bizim arkamızda. Bu durumun Bornova Belediyesi ile bir ilgisi yok. Bizim işimiz İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle. Çünkü bugün bu durum bizim başımıza geliyorsa, yarın Bornova Belediyesi de aynı şeyi yaşayacak. Hepimiz bu konuda duyarlı olalım. Mahallemizde resmi olarak 11 bin 400 nüfus var, ancak fiilen 20 bini aşan bir nüfusa sahibiz. Mahallemize sahip çıkmamız gerekiyor" dedi. Muhtarlar çöp tesisine karşı ses yükseltti Çöp sorunun İzmir için büyük bir sorun olduğunu dile getiren Çiçekli Köy Muhtarı Zeki Güler, "Ancak bu sorunu Bornova’nın kalbinde çözmeyelim. Bunu, yerleşim alanlarının dışında ve kırsal bölgelerde tesis kurarak çözmek zorundayız. Çünkü görüyoruz ki İzmir genelinde büyük bir çöp sorunu var. Bu sorunu çözmek için Cemil Tugay Başkanımız elinden geleni yapıyor. Ancak Sayın Başkanım, yer konusunda çok yanlış bir seçim yaptınız. Biz, her zaman "sen-ben" değil, "biz" olarak bu mücadelenin içinde olacağız. Ömer Eşki Başkanımız bu konuda karşı duruyor ve çöp tesisinin burada yapılmasını istemiyor. Bu duruş, yapacağımız eylemde bizi daha da güçlendirdi." İfadelerini kullandı. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduğunu ifade eden Kızılay Mahallesi Muhtarı Besra Girgör, "Havalar hala soğumadan karasinek bile bu mevsimde büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Buraya çöp tesisi kurulması halinde bunun ne kadar artacağını artık hesaplayabilecek durumda değiliz. Bu durum fare sorununa da yol açar ve çevre kirliliğine neden olur. Bu nedenle Bornova’da doğmuş, büyümüş bir insan olarak burada çöp tesisi kurulmasına kesinlikle karşıyım. Buradan Cemil Tugay Başkan’a sesleniyorum. Bunun için daha uygun bir yer bulsun ve bizi çöpe mahkum etmesin. Harmandalı zaten bir çöp alanı olarak kurulmuştu, yerleşime açılmamalıydı. Önce çöp alanını yerleşime açtılar, şimdi de yerleşimi çöpe açıyorlar. Buna kesinlikle vatandaşlarımızla birlikte karşı duracağıma söz veriyorum" diye ekledi.
İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:51 İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması İzmir’de baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde faaliyet gösteren 16 firmadan 24 temsilci, ticari ilişkileri güçlendirmek ve yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Fas’ın ticari başkenti Kazablanka’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. İzmirli heyetin, baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde Kazablanka’ya giden ilk Türk ticaret heyeti olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Fas pazarının Türk firmaları açısından yüksek potansiyel taşıyan stratejik bir bölge olduğunu vurguladı. Özgener, "Fas, coğrafi konumu, lojistik avantajları ve Afrika pazarına açılan kapı niteliğiyle İzmirli firmalarımız için yeni ihracat ve yatırım imkânları sunuyor. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ticari bağların güçlenmesine ve kalıcı iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi. Bakanlık destekli UR-GE Projesi İzmir Ticaret Odası heyeti, T.C. Ticaret Bakanlığı desteği ile İzmir Ticaret Odası koordinasyonunda yürütülen "Baskı, Kağıt ve Ambalaj UR-GE Projesi" kapsamında Kazablanka’ya gitti. Proje katılımcısı üyelerden oluşan heyet, Kazablanka Ticaret Müşaviri Burcu Özergül Çolak, Kazablanka Settat Ticaret, Sanayi ve Hizmet Odası Başkan Yardımcısı Yusef Zahidi, Derb Omar İşadamları ve Profesyoneller Birliği Derneği Başkanı Aziz Bowano ile görüşmeler gerçekleştirdi. Özgener: "Baskı, kağıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk heyet" Temasların İzmir ile Kazablanka arasında orta ve uzun vadeli iş birlikleri için somut bir zemin oluşturduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Heyetimiz, baskı, kâğıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk Türk ticaret heyeti olma özelliğini taşıyor. Fas ile aramızdaki kültürel yakınlık, benzer tüketici alışkanlıkları, lojistik avantajlar ve Türk markalarına duyulan güven, iş birliğimizin gelişmesi açısından sağlam bir temel oluşturuyor. Heyetimizin gerçekleştirdiği görüşmeler, Fas pazarında ambalaj, baskı ve kâğıt ürünlerine yönelik talebin, Türk firmalarına üretim, tedarik, ortak yatırım ve dağıtım alanlarında değerli fırsatlar sunduğunu gösterdi. 2025 yılı sonunda oynanacak Afrika Uluslar Kupası ve 2030 yılında düzenlenecek FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında hızla yenilenen ve büyüyen Fas pazarının, Türk firmaları için mevcut fırsatların değerlendirmesinde stratejik bir zaman dilimi sunduğunu vurgulamak isterim. Tüketim talebinin artması; pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Türk firmaları için önemli avantajlar sağlıyor. İzmir Ticaret Odası olarak kentimizin ticaret potansiyelini güçlendirmek, üyelerimizin yeni pazarlara açılımını desteklemek ve İzmirli markaların uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Yenişehir ile Derb Omar benzerliği Ziyaretler kapsamında, Fas’ta iş yapış kültürü, pazara girişte dikkat edilmesi gereken hususlar, ülkenin ekonomik ve ticari konjonktürü ile gümrük ve ödeme süreçleri hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Türkiye ve Fas’ın kültürel ve coğrafi yakınlığının, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine zemin hazırladığı vurgulandı. Fas’ın siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı yapısı, gelişmiş lojistik ağları ve stratejik konumu sayesinde Afrika kıtasında iş yapmak için en elverişli ülkelerden biri olduğu ifade edildi. Toplantılarda, İzmir’deki Yenişehir Ticaret Merkezine benzer yapısıyla öne çıkan Derb Omar bölgesinin, Kazablanka’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgedeki işletme yapısının, İzmir’deki toptan satış merkezlerine benzer biçimde organize olması, Türk firmalarının ürünlerini pazara sunarken hız, esneklik ve doğrudan müşteri temasında avantaj sağlamasına imkân tanıyor. Yenişehir’de olduğu gibi, küçük üreticiler, tedarikçiler ve toptancıların bir arada faaliyet gösterdiği canlı ticaret ekosistemi, Fas pazarına yönelik baskı, ambalaj ve kâğıt çözümleri sunmak isteyen İzmirli firmalar için güçlü bir giriş kapısı olarak değerlendirildi. Katılımcılar memnun Program kapsamında görüşmelere katılan firmalar, organizasyonun oldukça başarılı geçtiğini ve son derece verimli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Görüşmelerde, Fas pazarının hâlâ büyük ölçüde bakir bir potansiyele sahip olduğu, Türk firmaları için ciddi fırsatlar barındırdığı değerlendirildi. Firmalar, Çinli rakiplerle kıyaslandığında Türkiye’nin coğrafi yakınlığının ve lojistik maliyet avantajının rekabet gücünü artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, Faslı firmaların teknik bilgi birikimi (know-how) açısından gelişime açık olduğu, bu durumun Türk üreticiler için teknoloji, tasarım ve kalite odaklı iş birlikleri kurmak adına önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı. Katılımcılar, Kazablanka’da olası yatırımların hayata geçirilmesi durumunda İzmir ile Fas arasında karşılıklı ticaret hacminin hızla artabileceğini, iki kent arasında baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde kalıcı tedarik zincirleri ve ortak üretim modelleri oluşturulabileceğini belirtti. Bu kapsamda, Fas pazarının sadece ihracat değil, aynı zamanda yatırım, ortak üretim ve bölgesel dağıtım merkezi kurma açısından da cazip fırsatlar sunduğu ifade edildi. 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesi Organizasyonun ikinci gününde, İzmirli firmalar Faslı iş insanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Toplam 111 yabancı alıcının katılımıyla düzenlenen ikili iş görüşmeleri (B2B) programı kapsamında, 300’ün üzerinde ticari temas sağlandı. Görüşmeler sırasında İzmirli katılımcılar, yanlarında getirdikleri ürün numuneleri ve tanıtım katalogları aracılığıyla geniş ürün portföylerini Faslı firmalara sunma imkânı buldu. Bu sayede, hem İzmir markalarının kalitesi ve üretim gücü doğrudan tanıtıldı, hem de potansiyel iş ortaklıkları için somut adımlar atıldı. Katılımcı firmalar, Faslı alıcıların Türk ürünlerine duyduğu ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, görüşmelerin önümüzdeki dönemde yeni ihracat anlaşmalarına ve uzun vadeli iş birliklerine dönüşebileceğini ifade etti.
Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:47 Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı Gribin nezle ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ciddiye alınmasında fayda olduğunu belirtti. Doç. Dr. Nuran Katgı, her yıl mutasyona uğrayan influenza virüsünün, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun her yıl güncellenen grip aşısı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşının koruyuculuk oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Ancak yumurta alerjisi olanlar yaptırmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı" ifadelerini kullandı. Havaların soğumasıyla beraber bulaşıcı hastalıklara da gün doğdu. Özellikle influenza virüslerinin neden olduğu grip, her yıl bu dönemlerde yüzlerce insanı yatak döşek yatırır duruma getiriyor. Hal böyle olunca uzmanlar da gribe karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşları uyarıyor. Gribin, kamuoyunda basit bir hastalık olarak görüldüğüne ve de en çok nezle ile karıştırıldığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ne olduğunu ve de bu hastalığa karşı nasıl kişinin kendini koruması gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle ise daha hafif seyirli virüslerle oluşur. Nezlede burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön plandayken, gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker" dedi. Her yıl aşı mutlaka yenilenmeli Grip aşısı, vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirdiğini ve böylece kişinin virüsle karşılaştığında bağışıklık sisteminin hızlı yanıt verebildiğini aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip aşısı olan kişilerde hastalık ya hiç gelişmez ya da hafif seyreder" açıklamasını yaptı. Grip aşısının her yıl yenilenmesiyle ilgili de açıklama yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip virüsü sürekli genetik değişim geçirir; bu sürece ‘antijenik drift’ denir. Küçük mutasyonlar virüsün yüzey yapısını değiştirir, önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara tam koruma sağlayamaz. Bu nedenle her yıl güncellenmiş aşılar uygulanır" dedi. Öte yandan özellikle grip aşısı olması gereken gruplara dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, "65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler öncelikli gruplardır. Özellikle akciğer hastalığı olan bireyler (KOAH, astım vb.) fazla risk altındadır. Çünkü bu hastalarda solunum kapasitesi sınırlıdır. Grip, bronşlarda iltihap ve daralmaya yol açarak solunumu zorlaştırır ve zatürre riskini artırır" diye konuştu. Öte yandan hamileler ve emziren annelerin grip aşısından çekinmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Hamileler ve emziren anneler için de grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği hem gripten hem de komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ayın üzerindeki tüm çocuklara da yıllık grip aşısı önerilir. İlk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arası çocuklara iki doz arayla uygulanır" mesajını verdi. Kanser hastaları, immün yetmezliği olanlar ve kronik hastalar için aşı güvenliği konusuna da ayrıca değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, "İnaktive (ölü) grip aşıları güvenlidir. Bu gruplarda canlı virüs içermediği için enfeksiyon riski oluşturmaz, ancak bağışıklık yanıtı daha zayıf olabilir" diye konuştu. Şiddetli yumurta alerjisi olanlar dikkat Grip aşısının koruyuculuk oranı ve yan etkileri hakkında merak edilenleri yanıtlayan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Koruyuculuk oranı genellikle yüzde 50-70’tir. Bu oran düşük görünse de hastalığın şiddetini, hastaneye yatış ve ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Aşının yan etkileri olarak kişide hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve düşük ateş görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır" sözlerini kaydetti. KOAH ve astım gibi hastalıkları olan kişilerin gribe karşı öncelikle aşı olarak önlem almasında fayda olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip, bu hastalıklarda alevlenmelere neden olur. Solunum yolu iltihabı artar, oksijen düşer ve hastane yatışı gerekebilir. Aşılanmayan solunum hastalarında grip bazı komplikasyonlara neden olabilir. Zatürre, solunum yetmezliği ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Grip aşısı doğrudan zatürreye karşı değil, ancak grip sonrası gelişen bakteriyel zatürreyi önlemede etkilidir. Dörtlü aşı ise iki A ve iki B tipi influenza suşuna karşı koruma sağlar. Özellikle riskli gruplarda tercih edilir." Bu ay aşınızı yaptırabilirsiniz Grip aşısı yaptırmak için en uygun dönemin Ekim ve Kasım ayları olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşı yaptırdıktan sonra bağışıklık 2 hafta içinde gelişir, grip sezonu öncesinde koruma başlar. Aşı sayesinde vücutta oluşan koruyuculuk 6-12 ay sürer. Grip aşısıyla birlikte aynı dönemde COVID ve zatürre aşıları da farklı vücut bölgelerine yapılmak şartıyla aynı gün uygulanabilir. Etkileşimleri yoktur. Aile hekimliklerinde grip aşısı risk grubundakilere ücretsiz yapılır. Diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir" bilgisini paylaştı. Grip aşısı konusunda toplumda bazı mitlerin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘Güçlü bağışıklığa sahip olanların aşıya ihtiyacı yok’ ve ‘Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor’ gibi söylemlere şu cevabı verdi: "Bu yaklaşımlar yanlıştır. Güçlü bağışıklık sistemi bile yeni suşlara karşı savunmasız olabilir; aşı özgül koruma sağlar. Aşılar bağışıklığı tembelleştirmez, aksine doğal enfeksiyon yaşamadan koruyucu bellek oluşturur. Vitamin takviyeleri genel bağışıklığı destekler ama gribe özgül koruma sağlamaz. Etkili yöntem grip aşısıdır. Grip, basit bir soğuk algınlığı değildir; ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Aşı güvenlidir, her yıl milyonlarca kişiye uygulanır."
İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:36 İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeniyle ecrimisil bedellerinin tahsili için işletmeci konumundaki İZOTAŞ’a yönelik haciz işlemi başlatıldığını duyurdu. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmalarının da hayata geçirileceği belirtilerek "En kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır" denildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada İzmir Otogarı ile ilgili sorunların çözüme kavuşturulması için kararlı adımlar atıldığı belirtilerek, yasalar çerçevesinde gerekli girişimlerin yapıldığı vurgulandı. İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri başlatıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kentin uzun yıllardır süregelen sorunlarını çözüme kavuşturma kararlılığı çerçevesinde İzmir Otogarı ile ilgili yaşanan olumsuzlukları da gidermeye yönelik çalışmalarımızı yasalar çerçevesinde sürdürmekteyiz. Kente giriş noktalarından biri olan İzmir Otogarı’nın bu anlamda şehrimize yakışır bir görüntü arz etmediği tüm kamuoyunun malumudur. İzmir Otogarı yap-işlet-devret modeli ile 1997 yılında hayata geçirilmiş, 1999 yılında yapılan ek sözleşme ile sözleşmenin başlangıç tarihi 1998 yılı ve sözleşme süresi de 25 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşmeye göre 25 yıllık süre 14.12.2023 tarihinde sona ermiş ancak yap-işlet-devret sözleşmesinin tarafı olan İZOTAŞ, pandemi dönemini gerekçe göstererek kullanma süresinin 7 yıl uzatılmasını talep eden bir dava açmıştır. Mahkeme, 2023 yılında İZOTAŞ lehine tahliyeyi engelleyen bir tedbir kararı almıştır. 31 Mart 2024 seçimlerinden hemen sonra İzmir’e yaraşır bir otogar yapısı ve işletmesinin tesisi için girişimlerimiz hız kazanmış, İzmir Otogarı İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZULAŞ AŞ’ye üst hakkı tanıyarak ayni sermaye olarak verilmiştir. Yine hukuksal süreç titizlikle takip edilerek dava, ilk derece mahkemesinde ve istinaf sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmıştır. Böylece şirketin 7 yıl uzatma talebi ilk derece mahkemesinde ve istinaf yargılamasında reddedilmiştir. Bu anlamda, belediyemizin haklılığı ve sözleşmenin bittiği istinaf ve ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilmiş bulunmaktadır. Ancak tahliyeyi engelleyen tedbir kararı henüz kaldırılmamış şekilde temyiz incelemesi devam etmektedir. Yargılamanın İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmasını takiben yap-işlet-devret sözleşmesinin yargı kararı ile de 2023 yılında sona ermiş olduğu tespit edildiğine istinaden 217.626 metrekarelik İzmir Otogarı alanının haksız işgali nedeniyle tahliye yapılmaksızın İZOTAŞ’tan ecrimisil talep edilmiş, İZOTAŞ tarafından yürütmenin durdurulması talebi ile konu yeniden yargıya taşınmış ancak yerel mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması talebi reddedilmiştir. İZOTAŞ yetkilileri ile tüm bu süreçte yapılan görüşmelerde olumlu sonuç alınamamış, İzmir’in yararına olacak projeler hayata geçirilememiştir. İZOTAŞ bünyesinde kiracı sıfatı ile mevcut olan esnaf, otobüs işletmeleri açısından da belirsizliği bir nebze olsun giderebilmek amacı ile hukuk sınırları içinde gerekli tüm işlemler başlatılmış bulunmaktadır. Bu anlamda, a. İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri yapılacaktır. b. Alacağın bu anlamdaki tahsili için kiracılık ve benzeri hukuki ilişkideki tüm muhataplara 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yasal bildirimler gönderilecektir. c. Söz konusu hukuki işlemler alacağın tamamı tahsil edilinceye kadar devam edilecektir. d. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmaları başlatılacak, en kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır. Belediye, açıklamasını "İzmirlilerin taleplerinin takipçisi olacağımızı, şehrin her alandaki sorunlarını çözerek görevimizi yerine getireceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" ifadeleriyle tamamladı.