Yerel Haberler
İzmir
10 Mart 2026 Salı - 22:56 İzmir’de taksi şoförünü öldüren şüpheli tutuklandı İzmir’in Konak ilçesinde ücret tartışması yaşadığı taksi şoförünü tabancayla vurarak öldüren şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, dün saat 23.15 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. İddiaya göre, yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Örer ağır yaralanırken, şüpheli D.M. ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Tutuklandı Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen D.M., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Türk hamam tasları ‘dünya’ vitrininde
26 Eylül 2025 Cuma - 09:36 Türk hamam tasları ‘dünya’ vitrininde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır ile Dr. Öğretim Üyesi Duygu Ebru Öngen, kumaş parçalarını kullanarak tasarladıkları 27 hamam tasıyla özel bir koleksiyon oluşturdu. Farklı boyama teknikleri, desenler ve el işlemeleri yaparak Türk kültürünün simgesel nesnelerinden biri olan ‘hamam taslarını’ sanata uyarlayan Adanır ve Öngen, aralık ayında Çin’de düzenlenecek ‘Lozan’dan Pekin’e Uluslararası Lif Sanatı Bienali’ne kabul edildi. Türkiye’den kabul edilen tek çalışma Türk hamam kültürünü uluslararası alandaki yüz binlerce kişiye ulaştıracak ‘Hamam Tasları: Duyulara Hitap Eden Su’ adlı koleksiyon, 53 ülkeden 110 projenin yer alacağı bienale, Türkiye’den kabul edilen tek çalışma oldu. Prof. Dr. Adanır, bienale art arda dördüncü kez seçilen tek Türk tasarımcı olarak da tarihe geçti. "Anadolu kültüründe farklı kullanımlar var" Yaklaşık 5 aylık çalışma sonunda tamamladıkları projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır, en büyük amaçlarının Türk kültürünü tanıtmak olduğunu söyledi. Çalışma sürecinde çok keyif aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Adanır, "Hamam taslarının, Anadolu kültüründe farklı ritüellerde kullanımı var. Örneğin; gelin ve çocuk hamamlarında kullanılan tasların boyutları bile farklı olabiliyor. Hamam kültürü yaygın olduğu için taslara da önem verilirmiş, bu konuda hassas davranılırmış. Eski dönemlere baktığımızda özellikle gelin taslarının daha özenilerek yapıldığını görüyoruz. O nedenle biz de kumaşları değerlendirip özel motifler işleyerek 27 farklı hamam tası hayata geçirdik. Ortaya da çok güzel sonuçlar çıktı" diye konuştu. "Literatürü taradık, müzeleri gezdik" Bu süreçte çok sayıda hamam tasını incelediklerini dile getiren Prof. Dr. Adanır, "Eskişehir ve Gaziantep’teki hamam müzelerini gezdik. Literatürü taradık, motifleri tespit ettik. Ebru hocanın bu konuda biriktirdiği yayınlardan, kitaplardan da faydalandık. Kültürümüzü tanıtırken, suyun temizlenmek ve arınmak için önemini de vurguladık. Böylesine saygın bir bienalde yer almak, bizim için büyük gurur ve mutluluk kaynağı" ifadelerini kullandı. "Geleneksel desenler de yer aldı" İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Duygu Ebru Öngen ise, "Projedeki her bir hamam tasının renkleri, tonlamaları ve işlemeleri birbirinden farklı. Çalışmada, kumaş ve metalik ipliklerin olduğu tekstil malzemelerini kullandık. El işlemeleri ile geleneksel desenler yaptık. Osmanlı döneminde kullanılan hamam tasları, benim hep ilgimi çekmiştir. 2002 yılından günümüzde kadar olan sürede, bu konuyla ilgili pek çok çalışma gerçekleştirdim. ‘Hamam Tasları: Duyulara Hitap Eden Su’ adlı projemizin çok ciddi bir arka planı var" dedi.
Başkan Tugay Karşıyaka’da çöp toplattı, işçiler karşı karşıya geldi
25 Eylül 2025 Perşembe - 17:43 Başkan Tugay Karşıyaka’da çöp toplattı, işçiler karşı karşıya geldi İzmir’de Karşıyaka Belediyesinde yaşanan maaş krizinden kaynaklı çöp dağları büyürken, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay temizlik ekiplerini devreye soktu ve Karşıyaka Çarşısı’nda çöp toplattı. Çöplerin toplanmasının ardından grev kırıcılıkla suçlanan Tugay, belediye binası önünde işçilerin protestosuyla karşılaştı. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde maaşlarını alamayan belediye işçilerinin iş bırakma eylemi nedeniyle ilçede başta çöp toplama olmak üzere birçok hizmet aksadı. İlçede çöp konteynerleri dolup taşarken, çevre sakinleri kötü koku ve görüntü kirliliğinden şikayet etti. 3 gündür toplanmayan çöpler mahalle aralarında yığınlar oluştururken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Karşıyaka Çarşısı’na giderek temizlik ekiplerine çöpleri toplatma talimatı verdi. Tugay, ardından Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile belediye hizmet binasında bir araya geldi. Büyükşehir ile Karşıyaka Belediyesi işçileri karşı karşıya Ekiplerin, çöpleri topladığı esnada iş bırakma eylemine devam eden sendikalı Karşıyaka Belediye işçileri ise çöp arabalarına müdahalede bulundu. Çöplerin toplanmasına tepki gösteren Karşıyaka Belediyedi işçileriyle büyükşehir ekipleri arasında gerginlik çıktı. İşçiler çöplerin toplanmasını engelleyerek araçları bölgeden çıkartmak istemesi üzerine emniyet ekipleri harekete geçti. Ayrıca belediye hizmet binası üzerinde polis helikopterin uçması da dikkat çekti. Toplantı sonrası bina çıkışında sendikalı işçilerin protestosuyla karşılaşan Tugay, işçiler tarafından "grev kırıcılığı" yapmakla suçlandı.
Başkan Tugay: "Yoksa ben de cezaevinde olurdum"
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:51 Başkan Tugay: "Yoksa ben de cezaevinde olurdum" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İzmir’de çöp depolama alanları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kapatıldı" diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’i yalanladı. "Zeybek yanlış bilgilendirilmiş" diyen Başkan Tugay, "Harmandalı’nı Bakanlık kapatmadı, mahkeme kararıyla kapatıldı. Bakanlık yeniden açılma sürecinde şehrimizin sorunlarının çözümü için bize bir yol açtı. Doğruların ifade edilmesi açısından bunları söylüyorum" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, gündemden düşmeyen şehirdeki çöp krizi ve kooperatiflerle ilgili basın toplantısı düzenledi. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in İzmir’deki çöp krizi ile ilgili olarak bakanlığı hedef alan açıklamalarının ardından yaptığı "Bundan sonra ricalarınız kapalı kapılar ardında değil! Bütün basının ve tüm İzmir’in önünde olacak" açıklamasına değindi. "Kapalı kapalar ardında kimseyle görüşme yapmıyoruz" Tugay açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bakanlıkla uyumlu çalışmak zorundayız. Zaman zaman iktidar partisinin İzmir temsilcileriyle de konuşmak zorundayız. Kapalı kapalar ardında kimseyle görüşme yapmıyoruz. Yapıcı bir anlayışla görüşüyoruz. İzmir’in atık bertaraf tesisi yapma işini birileriyle konuşmak kapalı kapılar adından konuşmak değildir. Kapalı kapılar ardında pazarlık yapmadık! Lütfen bunu düzeltsinler. Hiç kimseden hiçbir ahlaksız talebimiz olmadı, ahlaksız ilişkinin içinde olmadık. İzmir siyasete kurban edilmesin, yardımcı olabilecek herkesten tabi ki yardım isteyeceğiz. Yardım edene de teşekkür edeceğiz." "Zeybek yanlış bilgilendirilmiş" CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in, çöp depolama alanlarının 10 gün önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kapatıldığını ve belediyelerin bu nedenle çöpleri depolayacak alan bulmakta zorlandığını iddia etmişti. Başta AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan olmak üzere diğer milletvekillerinin sert tepki gösterdiği Zeybek, Başkan Tugay tarafından da yalanlandı. Başkan Tugay, "Zeybek’le telefonda görüştüm, kendisi yanlış bilgilendirilmiş. Harmandalı’nı Bakanlık kapatmadı, mahkeme kararıyla kapatıldı, yeniden açılma sürecinde Bakanlık gerçekten bizi de zorlayan bir süreç yürüttük ama şehrimizin sorunlarının çözümü için bize bir yol açtı. Bu süreci AK Parti İl başkanı Bilal Saygılı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan yakından takip etti. Bu sürecin çözümünde katkıları olmuştur. Doğruların ifade edilmesi açısından bunları söylüyorum" dedi. Çöp konusu siyasete malzeme edilmesin Danıştay kararı ile Harmandalı çöplüğünün kapatılmasının ardından kentte yaşanan çöp krizine ilişkin açıklamasında, "Çöp konusunun siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Siyaset üstü yapılması gerekiyor. Bir metropolde yaşıyoruz. Her gün 5 bin 500 ton civarında atık çıkıyor. Bu atıkların bertarafı halk sağlığı gözetilerek yapılması gerekiyor. Hangi partiden olursanız olun bu konu herkes için önemlidir. Bu sorun herkesi ilgilendirir. Bazı şeyleri herkesin doğru okuması lazım. Birileri kamuoyunun aklını karıştırmaya çalışırken herksin bu bilgilere sahip olması lazım. Atık 3 aşamalı. Çöpleri toplama, transfer bir diğeri de bertaraf. Toplama aşaması kanunla ilçe belediyelerine verilmiştir. Her ilçe belediyesi sınırları içerisinde her atığı toplamakla yükümlüdür. Toplama konusu Büyükşehir’in sorumluluğu değildir. Transfer konusu, ilçeden alıp nereye götürülecekse oraya götürme ve bertaraf etme konusunda Büyükşehir’in sorumluluğundadır. Bunları herkes aklında doğru oturtsun. İzmir’in çöpleri ile ilgili yeni bertaraf tesisleri kuralım diye çaba gösterilirken diğer taraftan ilerleme sağlanamayan konular ve ayrıca şehrin hızlıca büyümesi ve atık miktarının fazla olması nedeniyle Harmandalı kullanılmaya devam ediliyor. Harmandalı’nın çöp depolama ve bertaraf alanı olarak kullanılmasıyla ilgili bir sonuçlanmış bir dava var. Buna herkesin bakması lazım, bu bölgenin kullanılmasıyla ilgili neden dava açıldı. 2020 yılında heyelan riski nedeniyle açılmış bir dava var. 2023 yılında mahkemenin kararı var ama 25 Haziran 2025’te bu karar kesinleşti, Danıştay onayladı. Bu alanı kullanamamaya başladık" ifadelerine yer verdi. "Özçelik, haksız iddialarla günah keçisi ilan edildi" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kooperatif davasında Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Arzu Özçelik’e yöneltilen iddialara yanıt verdi. Tugay, "Arzu Özçelik hangi siyasi parti üyesi? Bu insan memur. Senelerdir İzmir BB’de daire başkanlığı yapmış. Bana bir tane yazı bulun altında sadece Özçelik’in imzası olsun. Kimse o dönem Genel Sekreter Yardımcısının adını telaffuz etmiyor. Halbuki kararların altında imzası var. Neden onu suçlamıyorlar? Genel Sekreter neden o dönemde sesini çıkarmadı? O dönem başkan kimdi? Böylesine haksız iddia olabilir mi? Arzu Hanım tertemiz bir insan. Geçen dönem o kadar hatalı işler yapıldı ki, kentsel dönüşüm daire başkanlığını kapattılar. Ben geldiğim zaman yeniden açtım. O dönem sordum, ‘bu işte kim iyidir?’ diye, ‘Arzu Hanım’ dediler. Kurumda ben geldiğimde de vardı. ‘Kurumun hafızasını yok ettiler’ diyorlar. Hafızayı Arzu Hanım da taşıyor. Arzu Hanım görevini iyi yapan bir insan. Kimse onu günah keçisi yapamaz. Başarılı bir daire başkanımıza bunların söylenmesini kabul etmiyorum" dedi. "Bana iftira atıldı" Üç gün süren kooperatif davasında kendisine yöneltilen iddiaların iftira olduğuna dikkat çeken Tugay, "Haksız yere suçlanmaktan rahatsız olduğumuz bir konu da İzmir BB’nin kentsel dönüşüm projelerinin kooperatifler eliyle yaptırılmasıyla ilgili süreç. Bu sürecin sonunda eski belediye başkanın, İZBETON eski Genel Müdürünün, il başkanımızın, genel sekreterin tutuklu olarak yargılanmaları konusu. En başında şunu söyleyeyim: Kooperatif konusunda biz hiçbir makama, savcılığa herhangi bir şikayette bulunmadık. Yargılamaların tutuklu olarak yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır. Serbest bırakılmaları bizim de talebimizdir. Suçlanan kooperatifler ve kişiler konuşmalarında zaman zaman adımı geçirerek ya da ima ederek şunu söylüyorlar, Tugay göreve geldikten sonra kooperatif inşaat yapmasını durdurdu. Bu detaylı olarak düzeltmeye ihtiyaç duyan bir iftiradır" dedi. "Yoksa ben de cezaevinde olurdum" Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın uyarıcı ve talimat verici bir yazı yazdığını dile getiren Cemil Tugay, "İZBETON yüklenici olarak kooperatifi veremez ve kooperatif de müteahhitlik belgesi olmadığı için inşaatların yapımını üstlenemez. Bu tespit Sayıştay tarafınca aynı şekilde yapıldı. Ben göreve geldikten sonra içişleri bakanlığından İzmir BB’ye gönderilen başmüfettişin incelemesi sonucunda rapora yansıdı. İZBETON’un bir alt yüklenici olarak kooperatiflere inşaatları veremeyeceği, kooperatif verme işlerinin ihalesiz yapıldığı raporlarda yazıyor beni kişisel görüşüm değil. Bugün İzmir BB Başkanı olarak ben ve diğer arkadaşlarımız bunların muhatabı durumundayız. Bunların üzerine kararlar almak zorundayız. En acımasız iddia şudur: bu kararın kooperatif sürecinin askıya alınması ve inşaatların İzmir BB tarafından durması kararı üzerinden husumet beslediğimiz konusu bir iftiradır. Bu kararı almamızın sebebi Sayıştay, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Teftiş kuruludur. Burada hukuksuzluk var diye belirttiği şeyleri dikkate almak zorundayız. Aksi takdirde ben de cezaevinde olurdum. Bürokrat arkadaşlarımız da yargılanırdı" dedi. İçişleri Bakanlığı raporunun ardından kararlar almak zorunda kaldıklarını dile getiren Başkan Tugay, "İşin iki boyutu var. İnşaatlar yapılıyor muydu, ilerliyor muydu diye bakmamız lazım. İlerlemiyorsa kim mağdur oluyor? En önemli mağduriyet hala arsalarını belediyeye veren hak sahipleri. Hak sahiplerinin belediyeden aldığı bir söz var, belediye tapuları aldı ve ’evleri teslim edeceğiz’ dedi, etmezsek taahhüdümüzü yerine getirmemiş oluyoruz. Önemli olan konu İzmir BB adına verilmiş bu taahhüdün yerine getirilmesidir. Biz onu yapmak zorundayız. Değişik makamların müfettişlerin bağlı olduğumuz üst makamların uyarılarını dikkate almamak, dinlememek gibi bir lüksümüz olamaz. Kanunla problem yaşayacağımız çok açık. Kendi özgürlüğümüz yok o alanda, dikkate almak zorundayız. Sayıştay ‘İleride kamu zararı oluşmaması adına ivedi şekilde inşaat faaliyetlerinin durdurulması’ ifadelerini kullandı. En son İçişleri Bakanlığı müfettişi bize bunu raporladığında Temmuz 2024’tü. Ondan sonra biz bazı kararlar almak zorunda kaldık" dedi. İnşaatların durumu İnşaatların son aşamalarını anlatan Tugay, "Biz göreve geldiğimizde inşaatların durumu neydi? 5 tane kooperatif var. Örnekköy 3 ile 2021 yılında sözleşme imzalanmış, Kasım 2023’te bitmesi öngörülmüş yani biz göreve gelmeden aylar önce bitmesi gerekiyormuş, 210 gün süre uzatılmış ve Nisan 2024’te biz göreve gelince inşaat yüzde 20 seviyesinde tespit edilmiş. Ben o dönemde yorum dahi yapmadım. Temmuz 2024’te mahkeme aracılığıyla seviye tespiti yaptırdık ve yüzde 22 seviyesindeydi. ‘Bu inşaatlar yapılıyordu’ dedikleri inşaatın sözleşme süresi dolmuş, uzatma süresi de dolmuş, 4 ayda yüzde 2 ilerletilmiş. Siz belediye başkanı olsanız bu inşaat biter der misiniz? Sayıştay bu usulsüz, hukuksuz biz sözleşme diyor. Bu durumda biz ‘hayır sizi dinlemiyoruz 4 ayda yüzde 2 ile yapılan inşaatlara devam edeceğiz’ diyebilir miyiz. 4. Etap’ta Aralık 2023’te inşaatın bitmiş olması lazım. 7 ay ek süre verilmiş, 4 Temmuz 2024’te bitmiş olmalıydı. İnşaatların seviyesi yüzde 32, Temmuz sonunda yüzde ise 35. Biz inşaat yapıyorduk dedikleri yerde yüzde 3 ilerleme gerçeklemiş ve ek süreler dahil bitmiş. Daha vahimleri var. Uzundere’de Ağustos 2022’de sözleşme yapılıyor Kasım 2025’de teslim edilecek. Nisan 2024’te göreve geldiğimde arkadaşlarımızın saha tespitinde inşaat yüzde 4.9 seviyesinde. Temmuz 2024’te mahkemenin tespitine göre yüzde 5.3. Uzundere üçüncü etapta bazı binalarla ilgili inşaat ruhsatı belediyeden alınmamış. Uzundere dördüncü etapta nisan ve temmuz ayında inşaat seviyesi yüzde sıfır. Hiç inşaat yapılmamış. İnşaat ruhsatları da hiç alınmamış. 2023 mayıs ayında sözleşme imzalanıyor herhangi bir inşaat faaliyeti gerçekleşmemiş ve hiçbir inşaat yapılmamış. Bu durumu seyretmeye devam mı etmeliydik? Oradaki hak sahiplerinin evlerine kavuşması için inşaatları biz yapmaya karar verdik. Gaziemir’de Şubat 2022’de imzalanıyor Haziran 2024’de bitecek deniliyor. Nisan’da göreve geldiğimizde yüzde 9.5 temmuzda mahkemenin tespitinde 9.75. Binde 2 fark var ama hesaplamadan kaynaklanan bir şeydi. Gaziemir’de hiçbir faaliyet yok olduğu yerde duruyor" dedi. Kendimi savunmak zorundayım Kooperatif davasıyla ilgili alakalarının olmadığını belirten Tugay "İZBETON’nun bazı harcamalarıyla ilgili teftiş kurumunun bazı belgelerini bildirdik ama davada konuşulan tamamen kooperatif ve kentsel dönüşüm konusu oldu. Onunla bizim hiçbir ilgimiz yok. Buradan siyasi hasımlık, biz kendi partilimiz olan bazı insanları zor durumda bırakıyoruz gibi ifade kimse kullanmasın. İçinde bulundukları mağduriyetten bize siyasi fatura çıkarmaya çalışıyorlar, bunu kabul etmiyorum. Bu kadar apaçık gerçekler, belgeli gerçekler varken kalkıp kimse bana bu iftirayı atamaz. Ben kooperatif konusunda kimseyle ilgili suç duyurusunda bulunmadım. Ben bu suçlamaya maruz kalmasaydım bu açıklamayı da yapamayacaktım. Önüne gelen anlamsız şekilde beni suçladığı için kendimi savunmak zorundayım" ifadelerini kullandı.
İzmir Ekonomi’den yeni döneme ‘merhaba’
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:56 İzmir Ekonomi’den yeni döneme ‘merhaba’ Ege Bölgesi’nin ilk vakıf üniversitesi olarak eğitimdeki başarı dolu yolculuğunu sürdüren İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), yaklaşık 12 bin 500 öğrencisiyle 25’inci akademik döneme ‘merhaba’ dedi. Yeni dönemin açılış dersini vermek üzere üniversiteye konuk olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, "Eğitim dönemi, yeni umutlarla başlıyor. Okul; bir iyileşme yeri, güzel fırsatların çıkış noktasıdır. Sizler, dünyaya katkıda bulunacak, gelecek kuşaklar için iyi birer örnek olacaksınız" diye konuştu. Büyük heyecana ve coşkuya sahne olan İzmir Ekonomi Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Üniversitenin Youtube hesabından da canlı yayınlanan törene; İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, Rektör Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, mütevelli heyet üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bu yılki akademik açılış töreni kapsamında; profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyeliği kadrosuna yükselen 73 öğretim üyesi için de ‘Akademik Atama Töreni’ düzenlendi. Ulusal ve uluslararası alanda fark yaratan bilimsel çalışmalara imza atan 54 akademisyene de ‘akademik başarı ödülü’ takdim edildi. "Eğitimi, toplumun her kesimine yayıyoruz" Akademik yılın açılış konuşmasını yapan İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, üniversite olarak nitelikli ve hedef odaklı eğitimi, her yaştan bireylere ve toplumun her kesimine yaymak üzere projeler geliştirdiklerini söyleyerek, "Dünyanın hızla değişen reel politiğini ve her alanda yaşanan büyük dönüşümün kodlarını çok iyi çözümlemeliyiz. Bu çözümlemeyi en iyi yapacak ve karar vericilere doğru yön gösterecek kurumların başında üniversiteler geliyor. Dünyada ve Türkiye’de geleceği planlarken, gençlerimizi de gelecek on yıllara bu hedefler doğrultusunda hazırlamalıyız. Üniversitemiz, çeyrek asıra yaklaşan geçmişinde her zaman farklı olmaya, sürekli gelişime, yenilikçi kurum kültürümüzü besleyen atılımlarla akıllı büyümeye özen gösterdi. Önceliği kurumsallaşmaya verdik, üniversitemizin akademik ve idari organlarının uyumlu bir biçimde çalışmasını sağladık, akademik kadromuzu nitelik ve nicelik açısından geliştirdik" diye konuştu. "Kalıcı bir miras olacak" Güzelbahçe’de inşa edilen yeni kampüs projesinin de önemine dikkat çeken Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kampüsün ilk etabını 2026 yılının Temmuz ayında tamamlamayı, Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerimizi oraya taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl bu günlerde, Güzelbahçe kampüsümüzde yaşam başlayacak ve kampüsümüzün diğer birimlerini de hızla tamamlayacağız. Güzelbahçe; Türkiye’de bir üniversite tarafından tek seferde yapılan en büyük kampüs yatırımıdır. Burası sadece bir yerleşke değil, geleceğe bırakacağımız kalıcı bir mirastır. Ama asıl geleceğe bırakacağımız en değerli miras, iyi yetişmiş gençlerimizdir. Bunun için daha çok üretmeli, daha çok çalışmalı, daha çok hayal kurmalı ve bu hayallerimizin peşinden koşmalıyız." 6 yıldır yüzde 98-99 doluluk İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ise, üniversite olarak 6 yıldır üst üste yüzde 98-99 doluluğa ulaştıklarını belirtti. Üniversiteye derece yaparak giren öğrenci sayısının ise 2018’e göre yüzde 400 arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu, artık ulusal ölçekte bir marka değerine ulaştıklarını söyledi. "Bölümlerimizin yüzde 58’i akredite oldu" Prof. Dr. Abacıoğlu, "Geleceğe ilişkin senaryolar oluşturma, risk ve fırsatları öngörebilme, diğer bir deyişle risk temelli stratejik karar verme kapasitemizi geliştirmeye yönelik olarak 2025-2028 stratejik planımızı katılımcı bir biçimde hazırladık. Geleceğe ilişkin hedefler koyduk. Bu hedeflerden biri, üniversitemizin tam akreditasyonunu sağlamak ve program akreditasyonlarını artırmaktı. Bu yıl içinde Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) değerlendirmesini başarı ile geçerek 5 yıllık tam akreditasyon hedefimize ulaştık. Lisans düzeyindeki programlarımızın yüzde 58’i akredite oldu. Geleceği kurgulayacak liderleri yetiştirdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliyorum. Bu da geleceğe ilişkin umudumu artırıyor" dedi. Eğitimin gücünü anlattı Törenin onur konuğu olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, ‘Eğitimin Gücü: Kapsayıcılık, Dayanışma ve Paylaşılan Gelecekler’ başlıklı ilk ders konuşmasında gençlere mesajlar verdi. Toplumun aktif birer üyesi olma, toplumsal iyileşme ve yarınların güven içinde olması için eğitimin önemini vurgulayan Angela Li Rosi, dünya genelinde eğitim hakkına ulaşmakta zorlanan çok sayıda genç olduğuna dikkat çekti. "Zorla yerinden edilmiş 122,1 milyon insan var" Türkiye’nin, özellikle mülteci gençlerin eğitimine verdiği destekle dünyaya önderlik eden ülkelerden biri olduğunu söyleyen Angela Li Rosi, "Eğitim, bilgi ve umut yolculuğudur. Her gencimiz de bizim için çok değerlidir. Yükseköğrenim, bireysel başarıdan daha fazlasını ifade eder. Yükseköğrenim; sizi liderlik, yenilikçilik ve farklılıklar arasında köprüler kurmaya hazırlar ve umarız ki dünyayı herkes için daha iyi bir yer haline getirmenize katkı sağlar. Dünya genelinde, zorla yerinden edilen 122,1 milyon kişi var. Yine dünya genelinde gençlerin yüzde 39’u üniversitede okuma fırsatı yakalarken, mülteci gençlerin ise sadece yüzde 9’u üniversiteye gidebiliyor. Türkiye’de, mülteci gençler arasında üniversiteye kayıtlanma oranı ise yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’deki bu oranın, küresel ortalamanın üzerinde olması da önemli. Unutulmamalı ki, eğitime olan kapıyı ne kadar açarsak, toplumsal barışa ve daha güzel yarınlara fırsat sağlamış oluruz" ifadelerini kullandı.
İZSU’da gerçeği aratmayan tatbikat
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:47 İZSU’da gerçeği aratmayan tatbikat İtfaiye Haftası etkinlikleri kapsamında İzmir İtfaiyesi tarafından İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi iş birliği ile düzenlenen yangın söndürme, tahliye ve kurtarma tatbikatında nefes kesen anlar yaşandı. Konak’taki İZSU Genel Müdürlüğü binasında senaryo gereği çıkan yangını kısa sürede söndürerek binada mahsur kalan biri engelli dört yurttaşı başarıyla kurtaran ekipler, İzmirlilere bir kez daha güven verdi. İtfaiye Haftası etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi iş birliği ile Konak’taki 8 katlı İZSU Genel Müdürlüğü binasında yangın söndürme, tahliye ve kurtarma tatbikatı gerçekleştirdi. Tatbikat senaryosuna göre binanın ikinci katındaki santral odasında yangın çıktı. Santral görevlisi yangına müdahale etmeye çalıştı ancak başarılı olamayınca durumu İZSU acil durum ekiplerine bildirdi. Ekipler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine İzmir İtfaiyesi, 2 AKS aracı, 1 merdivenli araç, 2 arazöz ve 1 kurtarma aracıyla hızla olay yerine sevk edildi. Biri engelli dört kişi mahsur kaldığı yerden kurtarıldı Binanın santral odasında elektrik kontağından kaynaklanan yangın kısa sürede üst katlara yayıldı. İZSU acil durum ekipleri, itfaiye gelene kadar binadaki personelin tahliyesini gerçekleştirerek çevre güvenliğini sağladı. Senaryo gereği binanın çeşitli katlarında biri engelli olmak üzere toplam dört kişi mahsur kaldı. Olay yerine hızla müdahale eden İzmir İtfaiyesi ekipleri, yangını başarıyla söndürürken, binada mahsur kalanları bulundukları yerden kurtardı. Binanın birinci katında bulunan biri engelli olmak üzere iki kişi acil durum taşıma teknikleri kullanılarak bulunduğu yerden kurtarılırken, 22 metrelik merdivenli araç kullanılarak ikinci kat terasında mahsur kalan kazazede sepet sedye ile indirildi. Kurtarma ekibi, dördüncü kattaki kazazedeyi kurtarma sedyesi ile ip iniş tekniğini kullanarak tahliye etti. Son olarak bina içinde duman tahliyesi yapılarak güvenlik sağlandı. AKS ekipleri, yangından kurtarılan yaralıların ilk sağlık müdahalesini yaptı ve ardından hastanelere sevk etti. Tatbikat ekiplerin koordineli çalışmaları sonucu başarıyla tamamlandı. Ekipler tatbikatı heyecanla izleyen yurttaşlar tarafından uzun süre alkışlandı. "Hazırlık hayat kurtarır" Tatbikat Amiri Hüseyin Çağdaş Özbek afet ve acil durumlara hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Bu tür tatbikatlar, gerçek olaylarda can kayıplarının önlenmesi için hayati önemde. İZSU Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi ile yaptığımız bu tatbikat çok başarılı bir şekilde tamamlandı " dedi. İZSU Afet Birimi ilk kez görev aldı Tatbikatta İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi ilk kez aktif olarak görev aldı. Birim, tahliye ve koordinasyon sürecinde kritik görevler üstlenerek tatbikatın başarıyla tamamlanmasına katkı sağladı.
İnan’dan CHP’li Zeybek’e tepki: "İzmir’i çöp dağlarına mahkum eden sizsiniz"
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:46 İnan’dan CHP’li Zeybek’e tepki: "İzmir’i çöp dağlarına mahkum eden sizsiniz" İzmir’de CHP’li belediyelerin çözüm üretemediği çöp kriziyle ilgili sorumluluğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yüklemeye çalışan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’e, AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan’dan sert tepki geldi. İnan, "İzmir’i çöp dağlarına mahkum eden sizsiniz. Gerçekleri ters yüz edip devlete iftira atan da sizsiniz. Bundan sonra ricalarınız kapalı kapılar ardında değil, bütün basının ve tüm İzmir’in önünde olacak. Tüm İzmir görecek nasıl bir eyyamcı olduğunuzu" dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı açıklamada, İzmir’deki çöp krizindan Çevre Şehircilik Bakanlığını sorumlu tutarak, "Diyorlar ya İzmir’de çöp toplanamıyor, İzmir’de çöp depolama alanlarının tamamı 10 gün önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kapatıldı. 2 gün önce tekrar açıldı, 31 Ekim’e kadar süre uzatıldı" dedi. "Beceriksizlikle 5 milyon İzmirli’yi çöplerin ortasında yaşamaya mahkûm ettiniz" Zeybek’in açıklamalarını sosyal medya hesabından yalanlayan AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, "Vahşi depolama gibi rezil bir eserinize dahi Bakanlığımız ekstra destek sağladı. Buna rağmen siz, yüz kızartıcı bir beceriksizlikle 5 milyon İzmirli’yi çöplerin ortasında yaşamaya mahkûm ettiniz. Şimdi utanmadan çıkıp suçu devlete atıyorsunuz. Bundan sonra ricalarınız kapalı kapılar ardında değil, bütün basının ve tüm İzmir’in önünde olacak. Tüm İzmir görecek nasıl bir eyyamcı olduğunuzu. 5 milyon İzmirli adına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay dürüst ise bu alçak iftira karşısında gerekli açıklamayı yapar" diye konuştu. İnan, CHP’li belediyelerin İzmir’i yönetmekteki yetersizliğini vurgulayarak, halkı çöplerin ortasında yaşamaya mahkûm edenlerin belediye yönetimi olduğunu ayrıca, devlete atılan iftiraların da millet nezdinde karşılık bulmayacağını ifade etti.
Evcil hayvan tüyleri akciğere yerleşip hasta etmez
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:40 Evcil hayvan tüyleri akciğere yerleşip hasta etmez Uzm. Dr. Jülide Çeldir Emre, sosyal medyada yayılan ve kedi sahiplerini endişelendiren "Kedi tüyü akciğerlere kaçar, hasta eder. Hatta kansere yol açar" iddiasının bilimsel bir dayanağının olmadığını söyledi. Bu söylentilerin gereksiz endişeye sebep olduğunu belirten Uzm. Dr. Emre, "Evcil hayvan tüyleri alerjik bireylerde burun akıntısı, hapşırık veya astım benzeri şikâyetlere yol açabilir. Ancak kedi tüylerinin doğrudan akciğer dokusuna yerleşerek hastalık oluşturduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Jülide Çeldir Emre, sosyal medyada yayımlanan kimi bilgilerin gerçeklikten uzak, hiçbir bilimsel araştırma sonucuna dayanmadığını söyledi. Bu yanlış bilgilerden birinin hayvan severleri etkileyip endişelendirdiğini belirten Uzm. Dr. Emre, şöyle konuştu: "Son günlerde sosyal medyada yayılan bilgi şu; kedi tüyleri akciğer dokusuna yerleşerek hastalıklara yol açıyor. Bu doğru bir bilgi değil. Ama yayıla yayıla geniş kitlelere ulaşıyor ve efsane oluyor. Oysa insan vücudu, solunan havayı süzmek için gelişmiş bir savunma mekanizmasına sahiptir. Burun kılları, mukus tabakası ve solunum yolundaki siller (ince tüy benzeri yapılar) sayesinde kedi tüyü gibi büyük partiküller akciğerlere ulaşmadan tutulur ve dışarı atılır. Dünya Alerji Örgütü’nün (WAO Journal, 2020) raporuna göre, evcil hayvan tüyleri alerjik bireylerde burun akıntısı, hapşırık veya astım benzeri şikâyetlere yol açabilir. Ancak kedi tüylerinin doğrudan akciğer dokusuna yerleşerek hastalık oluşturduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Yapılan bir çok bilimsel araştırmada da benzer şekilde, kedi tüylerinin yalnızca yüzeyel alerjik tepkilerle ilişkili olduğunu, solunum sisteminde tümöral veya kalıcı hasar oluşturmadığını ortaya koymuştur." Kedi tüyü akciğere yerleşmez Kedi tüyünün akciğere yerleşmediğinin altını çizen Uzm. Dr. Emre, evcil hayvanlarla sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu vurguladı. Emre, "Bilimsel veriler, sosyal medyada dolaşan yanlış bilgilerin aksine, kedilerin doğru hijyen ve önlemlerle insan sağlığına ciddi bir tehdit oluşturmadığını gösteriyor." dedi. Alerji varsa önlem alınabilir Öte yandan Uzm. Dr. Emre, alerjisi olan bireylerin de doğru önlemlerle kedileriyle güvenle yaşayabileceğini söyledi. Emre, alerjiye neden olan şey tüy değil, tüy üzerindeki proteinlerdir. Özellikle Fel d 1 adlı protein, kedi tükürüğü ve derisinden kaynaklanır ve tüylerle yayılır. Amerikan Alerji Akademisi’nin alınacak basit önlemlerle alerjen maruziyetinin ciddi oranda azaltılabileceğini bildirdiğini söyleyen Emre, bu önerileri şöyle sıraladı: "Kediyi yatak odasından uzak tutun. HEPA filtreli hava temizleyici ve süpürge kullanın. Kumaş yüzeylerle teması azaltın, kıyafetleri açıkta bırakmayın. Ellerinizi sık sık yıkayın, gerekirse medikal destek alın. Kedi kumunu açık havada ve maske takarak temizleyin."
Ebrar’ın ölümüyle ilgili, bilirkişi raporu ihmalleri ortaya koydu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 17:03 Ebrar’ın ölümüyle ilgili, bilirkişi raporu ihmalleri ortaya koydu İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen üçlü koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, nakliye firması yetkililerinin gerekli kontrolleri yapmadığı, riskleri tespit etmediği ve tedbir almadığı belirtildi. 20 Eylül’de Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak’ta meydana gelen olayda, H.Y.’ye ait evin taşınması sırasında nakliye asansöründen düşen koltuk, apartman bahçesinde bulunan 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın üzerine düştü. Metrelerce yükseklikten düşen koltuğun altında kalan küçük kız ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekipleri, Ebrar’ı Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Küçük kız, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında nakliye firması yetkilileri M.G. ve E.G. ile yevmiyeli çalışan yabancı uyruklu A.H.M. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen A.H.M. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, M.G. ve E.G. ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Raporda ’keser’ detayı Bilirkişi raporunda, üçlü koltuğun ebatlarına uygun yük taşıma platformu kullanılmadığı, iş organizasyonunun sağlanmadığı ve asansörün zemin kısmının ’keser’ adı verilen el aletiyle dengeye alınmaya çalışıldığı kaydedildi. Raporda ayrıca, yük taşıma platformunun hareket alanında insan bulunmaması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, çevre güvenliğinin sağlanmadığı ve bariyer kullanılmadığı vurgulandı. Firma yetkililerine ağır ihmalkarlık suçlaması Raporda, yüklenici/işveren vekili unvanlı M.G. ve E.G.’nin; taşıma işlemi öncesi platform kanatlarının kapatılması, koltuğun merdivenden taşınmasının organize edilmesi, platformun zemin dengesinin sağlanması ve çevre güvenliğinin alınması gerektiği ifade edildi. Bilirkişiler, gerekli güvenlik tedbirlerini almayan ve denetim, gözetim ile kontrol yükümlülüğünü yerine getirmeyen M.G. ve E.G.’nin kusurlu oldukları kanaatine vardı. Şüpheliler M.G. ve E.G.’nin eşya taşıma işlemleri öncesinde gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi: "Yüklenici/işveren vekili unvanlı M.G. ve E.G.’nin, platformun 3 tarafında bulunan kanatların kapatılarak, üçlü koltuğun ebatlarına uygun yük taşıma platformu ile taşınmasını sağlaması, bu mümkün değilse apartman içinde merdivenden taşınmasını organize etmesi, asansörlü yük taşıma platformunun zemin kısmının düzgün bir şekilde dengede olmasını sağlaması, asansörlü yük taşıma platformu ile taşıma işlemine başlamadan önce çevre güvenliğini sağlaması ve yük taşıma platformunun hareket alanında insan bulunmasına karşı bu alana geçişi engelleyici bariyerler kullanması gerekirdi. Eşya taşıma işlemleri öncesinde gerekli önlemleri almakla yükümlü olan M.G. ve E.G., gerekli güvenlik tedbirlerini almamış, denetim, gözetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemiştir."
İzmir’de 2025 TAMP saha tatbikatı gerçekleştirildi
24 Eylül 2025 Çarşamba - 16:35 İzmir’de 2025 TAMP saha tatbikatı gerçekleştirildi İzmir İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, 2025 yılı Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında düzenlenen saha tatbikatı başarıyla tamamlandı. Tatbikat, afet sonrası oluşabilecek ikincil acil durumlara karşı etkin müdahale ve iyileştirme süreçlerinde iş birliğini güçlendirmek amacıyla Yerel Düzey Sağlık Afet Çalışma Grubu tarafından Urla Karantina Adası tatbikat alanında gerçekleştirildi. Programa; Vali Yardımcısı Alparslan Yılmaz, Urla Kaymakamı Mustafa Gözlet, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Şamil Kurgun ’un yanı sıra Ege Ordusu Komutanlığı, İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı, Türk Kızılay İzmir Afet Müdahale Merkezi, Sahil Sağlık Genel Müdürlüğü Ege Bölge Baştabipliği, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Eşrefpaşa Belediye Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi temsilcileri ile personeli katıldı. Tatbikat senaryosu gereği İzmir’in Urla ilçesi merkezli, 6.8 büyüklüğünde deprem oldu. Deprem sonrası enkazda arama-kurtarma ve tıbbi ilk yardım, su altı/su üstü arama-kurtarma ve tıbbi ilk yardım, araç kazası sonrası yangına müdahale ve tıbbi ilk yardım, hazır beton tesisinde sızıntı kaynaklı KBRN endüstriyel olaya müdahale ve tıbbi ilk yardım uygulamaları gerçekleştirildi. UMKE ekipleri yaralılara müdahale etti. Yaralılara ilk müdahaleler UMKE ekipleri tarafından yapıldı, ardından öncelik sırasına göre sağlık kuruluşlarına nakilleri sağlandı. Arama kurtarma faaliyetleri ve tıbbi müdahaleler eşgüdüm içinde yürütüldü. Gerçeğini aratmayan tatbikatın sonunda, katılımcı kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi.