Yerel Haberler
İzmir
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi yeni binası için ilk adım atıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:04 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi yeni binası için ilk adım atıldı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Dünya Bankası Fonu ile yerinde yeniden inşa edilecek. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde proje süreçlerini değerlendirmek üzere; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ersan, Prof. Dr. İlkin Şengün, Prof. Dr. Devrim Bozkurt, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Namık Güver, Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanı Önder Yurdakul, EÜ Tıp Fakültesi Dekanlık ve Başhekimlik yönetimi ve anabilim dalı başkanlarının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin toplumla en yoğun buluştuğu birimlerin başında Tıp Fakültesi Hastanemiz geliyor. Hastanemiz, başta ilimiz ve bölgemiz olmak üzere ülkemiz ve komşu ülkelerden hastalara hizmet veriyor. EÜ üst yönetimi olarak kaliteli sağlık hizmeti sunmak hedefiyle Tıp Fakültemizin alt yapısını, donanımını çağın koşulları doğrultusunda sürekli güncelleyerek son teknolojik cihazlarla donatıyoruz. Bu kapsamda yeni bir adım daha atarak yeni bir Çocuk Hastanesi binası inşa edeceğiz. Yeniden inşa edeceğimiz Çocuk Hastanemiz bir yandan sağlık ve tıp eğitimi altyapımızı güçlendirirken diğer yandan da bölgemiz sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlenecek. Binanın planlarını, sağlık hizmeti veren Anabilim Dalları ve Bilim Dallarında görevli akademisyenlerimizin görüşleri doğrultusunda oluşturmaya özel gösteriyoruz. Üniversitemize bölgemize ülkemize modern ve yüksek kapasiteli donanımlı bir çocuk hastanesi kazandıracağız. Yeni binamız hem depreme dayanıklı olacak hem de fiziki alt yapımızı daha konforlu ve ferah bir boyuta taşıyacak. Bölgemize A Plus standartlarında sağlık hizmeti sunan Tıp Fakültesi Hastanemizin yenilenmesine yönelik güçlü ve kararlı adımlarımızı devletimizin desteğiyle sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuk Hastanemizin yerinde yenilenmesine yönelik verdikleri kıymetli destek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "Akıllı ameliyathaneler ile cerrahi işlemler öğrencilere izletilecek" İnşa edilecek yeni hastanenin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Budak, Hastanemiz, 7 bin 779 metrekare oturum alanına sahip, Acil Servis, Radyoloji, Ameliyathane, Yoğun Bakım gibi tüm işlevleri kendi bünyesinde barındıran 321 yatak kapasitesi ile Ege Bölgesine hizmet verebilecek bağımsız bir yapı olarak tasarlandı. Hastane; 231 servis yatağı, 30 yoğun bakım yatağı, 60 neonatoloji kuvöz kapasitesine sahip olacak. Hastane bünyesinde teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı ve giderek yaygınlaşan ‘Akıllı Ameliyathane’ sistemleri planlandı. Akıllı ameliyathane sistemlerinde; bir ameliyathanede birbiriyle entegre olmuş hastane bilgi sistemi, laboratuvar bilgi sistemi, Görüntü Arşivleme ve İletişim Sistemleri (PACs), kameralar ve monitörler olacak. Cerrahi işlem gerçek zamanlı olarak ameliyathane dışındaki bölümlere görüntü aktarımı yöntemi ile aktarılarak diğer cerrah ve öğrencilerin izlemesi sağlanacak ve akıllı ameliyathane sistemleri aynı zamanda bir eğitim aracı olarak kullanılmış olacak." diye konuştu.
Sosyal yardım alanların istihdamı kolaylaşıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:49 Sosyal yardım alanların istihdamı kolaylaşıyor Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt eğitim, sağlık, gıda, barınma, gebelik gibi şartlı yardımlar ile eşi vefat etmiş kadınlar ve muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar gibi nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olup, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananların, sigortalı bir işe alınmaları durumunda, bir yıl süreyle SGK primi işveren hissesi ödenmeyeceğini, böylelikle sosyal yardım alanların işgücü piyasasına kazandırılmasının da kolaylaştırıldığını açıkladı. Nakdi düzenli sosyal yardım Konuyla ilgili bilgiler veren Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve yoksul kesimlerin desteklenmesine yönelik sosyal politikalar, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve sosyal barışın korunması açısından büyük önem arz ediyor. Bu amaçla 2016 yılından bu yana hayatımızda olan ancak ne yazık ki çokta bilinmeyen bir istihdam teşviki mevcut. Devlet, ihtiyaç sahibi olduğu Sosyal Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelere belirli aralıklarla nakdi yardımlarda bulunuyor. Bu yardımlara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sağlanan şartlı eğitim yardımları, şartlı sağlık yardımları, şartlı gebelik yardımları, eşi vefat etmiş kadınlara yönelik yardımlar, muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar, öksüz, yetim ve asker çocuğu yardımları, barınma, gıda ve eğitim yardımlarını örnek olarak verilebilir" dedi. Bu teşvikten kimler yararlanabilir Bahsedilen nakdi sosyal yardımları alan kişilerin belirli şartları taşımaları ve istihdam edilmeleri halinde sigorta primlerinde yüzde 56’ya varan indirim sağlandığını kaydeden Kurt, "Bu teşvik 3294 sayılı Kanunun Ek 5’inci maddesinde yer alıyor ve düzenlemeye göre işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde saymış olduğumuz nakdî düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananlardan, İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasında olan ve 4/1-a yani eski adıyla SSK kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalılar için bir yıl süreyle teşvikten yararlanılabiliyor" diye konuştu. Kurt ayrıca, bu teşvikten yararlanmak için işverenlerin beyannamelerini yasal süresi içinde vermeleri ve vadesi geçmiş prim borçlarının olmaması gerektiğini de hatırlattı. İşverenin personel maliyeti düşüyor Destek kapsamında teşvikten yararlanılan sigortalının prime esas kazanç alt sınırı bir başka deyişle asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin tamamı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılandığını kaydeden Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şöyle devam etti: "Malum SGK primi yüzde 37,75 düzeyinde ve bu oran 2026 başında yüzde 38,75’e çıkıyor. Böylelikle asgari ücretli bir sigortalı için ödenmesi gereken SGK primi 9 bin 817,08 TL iken işverenler bu teşvik sayesinde SGK’ye yalnızca 4 bin 420,94 TL ödüyor. Yararlanılan teşvik tutarı bir sigortalı için aylık 5 bin 396,14 TL’yi, yıllık ise 64 bin 753,68 TL’yi buluyor. Alt işverenlerde yararlanabiliyor Bu prim desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalılardan dolayı da yararlanılabiliyor. Ancak kapsama giren sigortalılardan dolayı söz konusu destekten yararlanılabilmesi için asıl işverenin hem kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan hem de alt işverenlerin çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan, her bir alt işverenin ise yalnızca kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması gerekiyor." Başvurular nereye ve nasıl yapılacak Bu uygulamadan yararlanmak isteyen işverenleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun e-SGK uygulaması kanalıyla başvuruda bulunabiliyorlar. İşverenler tarafımdan kapsama giren sigortalılara ilişkin e-SGK kanalıyla yapılacak başvurular, www.sgk.gov.tr/e-SGK sisteminden giriş yapılmak suretiyle erişilen İşveren/İşveren İşlemleri ekranlarında yer alan ve "Sosyal Yardım Teşvik Yönetimi" menüsü işaretlenmek suretiyle görüntülenen ekran vasıtasıyla yapılabiliyor.
‘Folkart Mona’da örnek ilerleme
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:32 ‘Folkart Mona’da örnek ilerleme İzmir Bostanlı’da Mavişehir’de dikkat çekici, modern bir mimari anlayışla konumlanan Folkart Mona projesinin inşaatı hızla ilerliyor. 400 milyon dolarlık yatırım değerine sahip Folkart Mona’nın, İzmir’de mimari çizgide bir devrime imza atacağı öne sürülüyor. Projenin Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Folkart Mona’da bugüne dek gerçekleşen zemin iyilestirme çalışmalarında; 980 adet fore kazık, 4700 adet temel altı jet grout çalışması, 150 bin m3 hafriyat yapıldı. Bu çalışmalar sırasında 3 bin 500 ton demir kullanıldı. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ve şirket yöneticilerinin katıldığı bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları da dökülmeye başlandı. ‘Mona Lisa’ gülümseyişi Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart’ın, İzmir Mavişehir’de "Folkart Mona" adındaki projesi hızla ilerliyor. Adı verilirken Leonardo da Vinci’nin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınan proje, İzmir’in yeni sembollerinden biri olmaya aday. İzmir Bostanlı Mavişehir’de konumlanan Folkart Mona, İzmir’de mimari çizgide bir devrim meydana getirme iddiası taşıyor. Proje, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerinde. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, şirket yöneticileri ve şantiye çalışanlarının katıldığı sembolik bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları dökülmeye başlandı. Zarif mimari Folkart Mona, Ege’nin tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran bir yaşam alanı sunuyor. Yeşil avlusu, alçak katlı yapıları, zengin sosyal imkanları ve çarşısıyla dünya standartlarında lüks ve konfor arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor. Projenin en çarpıcı özelliklerinden biri olan yeşilliklerle çevrili avlu, sakinlerine doğayla iç içe bir yaşam deneyimi vadediyor. Bakımlı bahçeler, gölgelik alanlar ve yürüyüş yollarıyla dolu bu alan, doğal yaşamın tüm güzelliklerini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Folkart Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Studıo F. A. Porsche imzası Projede her süite ait depo alanı, maksimum gün ışığı alan yaşam alanları, Tanju Özelgin imzalı iç mekân tasarımı ve dünyada sayılı projelerde bulunan Studio F. A. Porsche imzalı mutfak ve banyolar dikkat çekiyor. Ayrıca projede, yangına karşı yağmurlama sistemi ve tüm daireler için elektrikli araç şarj altyapısı gibi modern güvenlik ve konfor çözümleri sunuluyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, "Folkart Mona, İzmir’in en özel projelerinden biri olacak ve şehrin mimari çizgisine yeni bir boyut kazandırıp, bir devrim gerçekleştirecek" diye konuştu. Mesut Sancak, Folkart Mona’nın hem estetik hem de dayanıklılık anlamında en üst düzey standartlara sahip olduğunu belirtti. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü bina önem katsayısının üzerinde bir tasarım anlayışı ile hazırlanan proje 2027 yılı yaz başında tamamlanarak, konutlar sahiplerine teslim edilecek. İnşaat sürecinde toplam 2 bin kişiye istihdam sağlayacak Folkart Mona projesi, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerine sahip. İzmir’in yeni yaşam merkezi Folkart Mona projesi, zengin sosyal donatılarıyla sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Özel açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonları, kütüphane, toplantı odaları, çocuk oyun alanları ve alışveriş seçenekleri gibi birçok imkânı bir arada barındırıyor. Projenin çarşı bölümü, sakinlere alışveriş ve lezzet duraklarında keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. Folkart Mona projesi, Türkiye’nin üç önemli mimarlık ofisi arasında yapılan bir yarışma sonucunda seçilen tasarım üzerinden geliştirildi. Bu özellik, projeyi hem estetik hem de teknik anlamda daha da özel kılıyor. Yarışma sonucu Folkart Mona, Viva Mimarlık Kurucusu Durul Kuşdemir tarafından tasarlandı. İzmir’in Mona Lisa gülümseyişi Dünya sanat tarihinin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınarak adlandırılan Folkart Mona, İzmir’in yeni Mona Lisa gülümseyişi olmaya aday bir simge. Folkart Mona, doğa ile iç içe bir yaşam, zarif mimarisi ve lüks detaylarıyla İzmir’in yeni yaşam merkezlerinden biri olarak yükseliyor. Folkart’ın "Hayat Buna Değer" mottosuyla şekillenen bu vizyoner projesi, İzmir’in güzelliklerini yeniden tanımlıyor.
EGİAD Ticaret Köprüsü EGİFED iş birliği ile gerçekleşti
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:15 EGİAD Ticaret Köprüsü EGİFED iş birliği ile gerçekleşti Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Genç İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (EGİFED) iş birliğiyle düzenlenen EGİAD Ticaret Köprüsü, 11. kez iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirerek bölgenin en güçlü networking platformlarından biri olmayı sürdürdü. İş dünyasının en temel beklentilerinden olan iş ağlarını geliştirme hedefi doğrultusunda hayata geçirilen organizasyon, yaklaşık 70 iş insanının katılımıyla bu yıl da yoğun ilgi gördü. Bugüne kadar binin üzerinde iş insanını buluşturarak yeni iş bağlantılarının kurulmasına, ticari iş birliklerinin doğmasına ve iletişim kanallarının güçlenmesine katkı sağlayan EGİAD Ticaret Köprüsü, bölgesel ekonomiye dinamizm kazandıran örnek etkinlikler arasında yer almaya devam ediyor. EGİAD, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 900’ün üzerinde üyesi bu üyelerin 3 bin 500 şirketinin temsiliyle, bölge ekonomisinin önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Dernek, üyelerinin iş hayatındaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen eğitimler, ticaret köprüleri, uluslararası misyon gezileri ve sektörel etkinliklerle iş dünyasının gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen buluşmada, EGİFED çatısı altında yer alan Akhisar, Balıkesir, Bandırma, Denizli, Manisa, Nazilli, Erdek ve Bergama GİAD temsilcileri de üyeleriyle birlikte etkinlikte yer aldı. 9 derneği tek çatı altında buluşturan EGİFED’in bu bütünleştirici yapısı, genç iş dünyası için güçlü bir sinerji alanı oluşturdu. İş birliği ve dayanışma vurgusu Tarihi ve kültürel mirasıyla özel bir atmosfer sunan EGİAD Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi-Tarihi Portekiz Sinagogu’nda gerçekleştirilen etkinlik, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı ile EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in açılış konuşmalarıyla başladı. Kaan Özhelvacı konuşmasında, Ticaret Köprüsü’nün EGİAD için taşıdığı önemi şu sözlerle vurguladı: "EGİAD Ticaret Köprüsü; üyelerimizin birbirini daha yakından tanımasını, potansiyel iş birliklerinin gelişmesini ve yeni ticari bağların kurulmasını sağlayan önemli bir araçtır. Bu etkinlik yalnızca kartvizit değişiminden ibaret değil; Ege Bölgesi’nin üretim, hizmet ve ticaret gücünü aynı ortamda buluşturan stratejik bir platformdur. İş dünyasının hızla dönüşen dinamikleri içinde güçlü ilişki ağlarına sahip olmanın rekabet avantajı sağladığına inanıyoruz. Bu buluşmanın hem üyelerimizin gelişimine hem de bölge ekonomisine canlılık kazandıracağına inanıyorum." EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer ise, federasyonun bölgesel bütünleşmedeki rolünü hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu: "EGİFED, 9 dernek ve bin 500’ü aşkın üyesiyle Ege’nin genç iş dünyasını ortak bir vizyon etrafında birleştiren güçlü bir çatı kuruluşudur. Farklı sektörlerdeki birikimleri bütünleştirerek ortak aklı büyüten bir yapıya sahibiz. EGİAD Ticaret Köprüsü’nün 11. buluşması, EGİAD ve EGİFED iş birliği ile örgütlü güç ve dayanışmanın bölgesel ticarette nasıl yeni açılımlar oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu." Networking’e yoğun ilgi Etkinliğin moderatörlüğünü EGİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Eroğlu üstlendi. Katılımcılar, networking oturumunda firma tanıtımlarını paylaşarak faaliyet alanlarını anlattı; muhtemel iş birliklerine yönelik temaslarda bulundu. Etkinlik kapsamında çok sayıda yeni ticari bağlantı kurulurken, EGİAD’ın üyelerine sunduğu sosyal sermayeyi güçlendirme misyonu bir kez daha gözler önüne serildi. Güvene dayalı bir iş birliği kültürü Geleneksel hale gelen EGİAD Ticaret Köprüsü buluşmaları, yalnızca yeni ticari fırsatlar oluşturmakla kalmıyor; genç iş insanları arasında güvene dayalı, uzun soluklu bir iş birliği kültürünün gelişmesine de zemin hazırlıyor.
Çeşme’de öğrenciler, velileri ile kumpir etkinliğinde buluştu
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:00 Çeşme’de öğrenciler, velileri ile kumpir etkinliğinde buluştu Çeşme Namık Kemal İlkokulu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin program dışı etkinlikleri kapsamında öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmeyi ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan keyifli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 2/D sınıfı öğrencileri ve velilerin katılımıyla düzenlenen "Kumpir Hazırlama Etkinliği", renkli görüntülere sahne oldu. Namık Kemal İlkokulu Gastronomi sınıfında gerçekleştirilen etkinlik süresince öğrenciler hem kendi ilgi ve yeteneklerini keşfetme fırsatı buldu hem de pratiğe dayalı bir çalışma ile günlük yaşam becerilerini kullanmayı deneyimledi. Kendi kumpirlerini hazırlayan öğrenciler, malzemeleri seçme, düzenleme, sunum yapma gibi süreçlerde hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşadı. Velilerin de aktif olarak yer aldığı etkinlik, çocukların özgüven gelişimine, sosyal etkileşimlerine ve üretkenliklerine katkı sağladı. Etkinliğe, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Şube Müdürü Murat Temelli ve Okul Müdürü Ali Can da katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Etkinliği sınıf içinde yakından takip eden Çöker, gerçekleştirilen uygulamanın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflediği bütüncül ve deneyim temelli eğitim anlayışının güzel bir örneği olduğunu belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu anlamlı etkinlik, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öngördüğü uygulamalı ve bütüncül öğrenme yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerimizin hem keyif aldığı hem de öğrendiği bu tür çalışmaların artmasını temenni ediyoruz." Okul Müdürü Ali Can, benzer uygulamalı etkinliklerin yıl boyunca devam edeceğini ifade ederken, öğrenci ve veliler organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Hipofiz tümörü yüzünden gözünü kaybediyordu
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:35 Hipofiz tümörü yüzünden gözünü kaybediyordu İzmir’de görme kaybı şikayetiyle doktora başvuran 67 yaşındaki Dilek Biroğlu’nun gözünde, MR tetkikleri sonucu hipofiz bezinde 2.3 santimlik tümör olduğu tespit edildi. Yüzde 80 oranında görme kaybı olan Biroğlu, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu tarafından yapılan iki saatlik kapalı operasyonla sağlığına kavuştu. Multidisipliner bir ameliyatla riskli bölgedeki tümörü aldıklarını belirten Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tıbbi gelişmeler sayesinde ameliyat, endoskopik yöntemle yapılabiliyor. Böylece komplikasyon riski azalırken, iyileşme süresi de kısalıyor" dedi. İzmir’de yaşayan 67 yaşındaki Dilek Biroğlu, görme kaybı şikayetiyle göz doktoruna başvurdu. Görme kaybının katarakt nedeniyle olduğunu düşünen Dilek Biroğlu, ameliyat olmak için girdiği MR sonrası gerçekle yüzleşti. Göz doktorunun hipofiz bezinde tespit ettiği 2.3 santimlik tümörün göz dokularına baskı yapması nedeniyle görme kaybı yaşadığını öğrenen Dilek Biroğlu, tümörün alınması için Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu’na başvurdu. Endoskopi ile hipofiz bezindeki tümörü alınan Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Kesme olmadı, dikiş olmadı. Şu an daha iyi hissediyorum. Gözümün de düzeleceğine inanıyorum" açıklamasını yaptı. Katarakt olduğunu zannetti Girdiği MR sonrası hekiminin ameliyat olması gerektiğini aktaran Dilek Biroğlu, yaşadığı süreç hakkında bilgi verdi. Dilek Biroğlu, "Eskiden beri görme problemim vardı. Ama bu derece olmamıştı. Sol gözüm hiç görmüyordu. Ben katarakt ameliyatı olacağım diye göz doktoruna gittim. Göz doktoru MR istediğinde tümör tespit edildi. Beyinden göze giden damarlarda bası yapan bir kitle olduğu tespit edilince nörolojiye yönlendirildik. O kitle görme dokularını zedelediği için sol gözümde görme kaybı oluşmuş. Kitlenin hemen alınması gerektiğini belirterek, Medicana International İzmir Hastanesi’ne yönlendirdiler" diye konuştu. Dilek Biroğlu, Medicana’daki ameliyatta kendisine endoskopik yöntemle müdahale edildiğini ve bu sayede kafasında dikiş ve kesi olmadığını belirtti. Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Şu an daha iyi hissediyorum ve gözümün düzeleceğine inanıyorum" dedi. Burun deliklerinden giriliyor Hipofiz bezinin görme sinirlerinin hemen altında, iki ana şah damarının arasında, oldukça dar bir alanda yerleşmiş olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Hipofiz bezi, beynin en derin ve orta kısmında bulunduğu için ulaşılması zorlu bir bölgedir. Endoskopik yöntemler gelişmeden önce bu tümörlere açık ameliyatla müdahale edilirdi. Günümüzde ise endoskopik yöntemler, açık cerrahinin yerini almaktadır. Çok nadir durumlar dışında, burun deliklerinden hipofiz adenomlarına ulaşılıp, tümörü çıkarmak ya da tümör hacmini azaltmak mümkün olabilir. Operasyon yaklaşık 2-3 saat sürer. Tümör, göz hareketlerini sağlayan sinirlerin yakınında yer aldığı için ameliyat sonrası komplikasyon riski endoskopik yöntemle en aza indirilmiş olur. Endoskopi, cerraha geniş bir görüş alanı sağlar ve daha minimal bir çalışma imkânı sunar. Bu yöntem hem hastanede yatış süresini hem de iyileşme sürecini kısaltır. Komplikasyon risklerini de önemli ölçüde düşürür." Hipofiz adenomu hastalarında ameliyat yönteminin tercih edilmesinin iki nedeni olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Birincisi, görme kaybı ve görme alanı defektleridir. Kiyazma denilen, göz sinirlerinin çaprazlaştığı birleşme bölgesine alttan bası yapan adenomlar, görme sorunlarına yol açtığında ameliyat kaçınılmaz oluyor. İkinci neden ise hipofiz bezinin hormon salgılayan bir bez olmasıdır. Eğer tümör hormon fazlalığına veya hormon yetmezliğine neden oluyorsa, yine cerrahi gerekebilir" dedi. Hipofiz bezinde görülen tümörlerin genellikle iyi huylu olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tümör iyi huylu olsa bile davranışları agresif olabilir ve gürültülü bir klinik tabloyla kendini gösterebilir" diye konuştu. Operasyon KBB ile ortak gerçekleştirildi Dilek Biroğlu’nun operasyonuna dahil olan Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş da endoskopik yöntem ile hipofiz bezindeki tümörün nasıl alındığına ilişkin bilgi verdi. Hastanın burundan girilerek beyin cerrahına yol açıldığını aktaran Prof. Dr. Kasım Durmuş, "KBB uzmanları burun içerisinden girerek, herhangi bir dış kesi yapmadan sinüsün içine ulaşılmasını sağlar. Sinüsü genişleterek sfenoid sinüsten hipofiz bezine giden yolu açar ve ardından beyin cerrahisi ekibine hastayı teslim eder. Bu yöntemle hasta daha erken taburcu olur, dışarıdan görünen bir kesi bulunmaz, komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanın yaşam kalitesi hızla artar" sözlerini kaydetti.
İzmir’in su kıtlığına genç ve yenilikçi çözüm
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:24 İzmir’in su kıtlığına genç ve yenilikçi çözüm Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri hem evsel hem de endüstriyel su tüketimini gerçek zamanlı olarak izleyerek su israfını azaltmayı amaçlayan bir proje geliştirdi. İzmir’de artan su kesintileri ve kuraklık tehdidine karşı Yaşar Üniversitesi öğrencileri Dağca Ünüvar, Berk Polat, Shavkat Kuchkarov, Damir Alkhaov ve İlia Sergeev HydroTech adını verdikleri bir proje hazırladı. Proje hem evsel hem de endüstriyel su tüketimini gerçek zamanlı izleyerek su israfını azaltmayı hedefleyen kapsamlı bir su yönetimi sistemi olarak dikkat çekiyor. HydroTech üç ana modülden oluşuyor. Evsel Su Takip Modülü, hanelerdeki su sayaçlarından alınan verileri analiz ederek kişi başına uygun tüketim limitleri belirliyor. Böylece kullanıcıların su kullanım alışkanlıklarını daha bilinçli yönetmeleri sağlanıyor. Günlük tüketimi gösterecek Mobil uygulama ise günlük tüketimi, su azaldıkça küçülen etkileşimli bir "Su Bidonu" görseliyle gösteriyor. Limit aşımı durumunda uyarı gönderen uygulama, puan sistemi, rozetler, mahalle sıralamaları ve günlük görevler gibi oyunlaştırma unsurlarıyla su tasarrufunu eğlenceli hâle getiriyor. Kullanıcılar başarılarını sosyal medya üzerinden paylaşarak toplumsal farkındalık yaratabiliyor. Gerçek zamanlı takip Endüstriyel Su İzleme Modülü ise fabrika tesislerine yerleştirilen debi, pH ve sıcaklık sensörleriyle su geri dönüşüm verimliliğini gerçek zamanlı takip ediyor. Bu veriler hem işletmelerin maliyetlerini düşürmeyi hem de yerel yönetimlere stratejik planlama desteği sağlamayı amaçlıyor. HydroTech adını verdikleri proje ile Bornova Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Afete Dirençli Kent Bornova Hackathon’unda (Yenilikçi Fikir Yarışması) ikinci olan ekip üyeleri, sistemin ilerleyen süreçte sadece İzmir’de değil, Türkiye’nin su sıkıntısı yaşayan tüm şehirlerinde uygulanabilecek kapsamlı bir model olmasını hedefliyor.
İZBETON kooperatif davasında tanıklar dinlendi
09 Aralık 2025 Salı - 19:36 İZBETON kooperatif davasında tanıklar dinlendi İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) iştiraki İZBETON AŞ’ye yönelik yürütülen ’kooperatif işlerinde usulsüzlük’ soruşturması kapsamında eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 65 sanıklı davada, tanıklar dinlendi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bugün görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON AŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ile eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da aralarında bulunduğu bazı sanıklar ile 2’inci duruşmada ev hapsi şartıyla tahliye edilen eski dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, kooperatif mağduru müştekiler, taraf avukatları ve aileler katıldı. Kimlik tespitinin ardından duruşma başladı. "Vatandaşların arsalarını devraldık ve arsaların hepsi bizdeydi" Duruşmaya verilen aradan sonra devam edildi. 2’nci duruşmada hakkında zorla getirilme kararı verilen İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Ayşe Arzu Özçelik, tanık olarak dinlenildi. İnşaatların yapım protokollerinin İZBETON AŞ ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından imzalandığını aktaran Özçelik, "Yüklenici İZBETON AŞ’ydi. Vatandaşların arsalarını devraldık ve arsaların hepsi bizdeydi. Mal sahibi Büyükşehir Belediyesi, yüklenici ve şantiye şefi ise İZBETON AŞ olarak çalışmalar başladı. Belediye tarafından geç yer teslimi yapılmadı; yalnızca 15-20 gün, belki 30 gün kadar bir kayma olmuş olabilir. Ruhsatı Büyükşehir Belediyesi alıyordu ve imalatlar geride kaldı. İZBETON AŞ’den bize herhangi bir devir talebi veya alt taşeron talebi gelmedi. Basında kooperatiflerle sözleşme imzalandığı yönünde haberleri gördük. İZBETON AŞ, kendi bünyesinde olan konutları istediği gibi değerlendirebilir; ancak kooperatiflerin müteahhitlik hizmeti verdiğine dair herhangi bir bilgi veya belge yoktu. Sahada yapı denetim işlemleri devam ederken, kooperatifin müteahhitlik hizmeti verdiğini inşaatlar başladıktan sonra anladık. Sözleşmede böyle bir durum yoktu ve hiçbir zaman da olmadı." dedi. İmzalanan protokolde İZBETON AŞ’ye ait olan payın vatandaşa sunulup satılmasını, proje için bir finans kaynağı olarak değerlendirdiklerini belirten Özçelik, şunları söyledi: "Örnekköy 3’üncü Etap’ta eksik demir kullanılması nedeniyle tutanak tutuldu ve bunun üzerine kooperatif, kendi imzasıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yazı yazdı. İl Müdürlüğü de yazıyı bize gönderdi ve kooperatifin müteahhitlik hizmeti verdiğini öğrendik. Kooperatiflerin müteahhitlik yapabilmesi için arsalarının olması gerekiyor ancak sözleşmenin gerisinde kalındı. Bu nedenle İZBETON AŞ’ye ihtarname çektik. Protokolde gecikme cezası bellidir ve İZBETON AŞ şu anda cezalı olarak devam etmektedir. Kira ödemelerini yapıp İZBETON AŞ’ye bildiriyoruz." Duruşmada iddia makamı mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut tutukluluk hâllerinin, adli kontrol altındaki sanıkların ise kontrol tedbirlerinin devam etmesini talep etti. Ayrıca bilirkişi raporlarının beklenmesi ve henüz dinlenmeyen tanıkların ifadelerine başvurulması yönünde görüş bildirdi. Mahkeme, mütalaaya karşı savunmaların alınmasıyla yargılamaya devam ediyor. Soruşturma 1 Temmuz’da başladı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı. Şüphelilerden 20’si emniyetten, biri de savcılıktan serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Dosyada Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer alırken soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık", "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs suçlarından 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İlk 2 duruşmada 8 tahliye Eylül ayında İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmayla dava süreci başladı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde 3 gün süren duruşmaların sonunda, tutuklu bulanan İZBETON AŞ Yönetim Kurulu üyeleri Levent İşler, Sevcan Tınaztepe, Orhan Sertaç Dölek, Mehmet Gürhan Özata ile eski İZBETON AŞ Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, kooperatif başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON AŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON AŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ile eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. İZBETON AŞ’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin açılan davanın Ekim ayındaki 2’inci duruşmasında ise mahkeme, Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Barış Karcı’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Aynı duruşmada Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve eski yönetim kurulu üyesi Hüseyin Şimşek tahliye edildi. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesine hükmeden mahkeme, İZBB Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Ayşe Arzu Özçelik’in tanık olarak dinlenilmesine, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verdi.
Buca’da işçiler ikinci günde de eylemde: Ekim maaşları ve TİS farkları bekleniyor
09 Aralık 2025 Salı - 16:51 Buca’da işçiler ikinci günde de eylemde: Ekim maaşları ve TİS farkları bekleniyor Buca Belediyesi’nde işçiler, ekim maaşlarının ve Toplu İş Sözleşmesi farklarının ödenmemesi nedeniyle başlattıkları iş bırakma eylemini ikinci gününde de sürdürdü. Eylemin, temizlik işleri ve belediyeye bağlı okullarda da yayılabileceği belirtildi. Buca Belediyesi’nde yaklaşık 2 bin işçi, eylül ayında imzalanan taahhütnameye rağmen ekim ayı maaşlarının ve geriye dönük Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarının ödenmemesi üzerine iş bırakma eylemi başlattı. Temizlik işleri müdürlüğü, anaokulları ve yemekhane çalışanları dışında tüm birimlerde iş bırakma eylemi devam ederken, işçiler belediye binası önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. "Haklarımızı alana kadar" DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Değer Yıldız, Belediye Başkanı Görkem Duman ile imzalanan taahhütnameye rağmen maaşların ödenmemesini eleştirerek, "Alacaklarımızın bir kısmını aldık ama hala haklarımız duruyor. Kasım ayının 30’unda ekim maaşımız ve geriye dönük TİS farklarının ödenmesi gerekiyordu, ancak bu ödeme yapılmadı" dedi. Yıldız, işçilerin haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. "Temizlik işleri ve okullar eyleme dahil olabilir" Şu an için temizlik işlerinin durdurulmadığını belirten Yıldız, "2-3 gün içinde bir sonuç alamazsak temizlik işlerinde ve belediyeye bağlı okullarda da iş bırakma eylemi yapacağız. İşçilerin kaybedecek bir şeyi yok" diye konuştu. Yıldız, Buca halkına da seslenerek, "Bizimle görüşüp, bizim yaşadığımız zorlukları anlamalarını istiyoruz. Maaşlarımızı alamıyoruz, cebimizde yol paramız yok" dedi.