Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Göztepe’de düşüş devam ediyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:54:54
Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 karşılaşmada galibiyet sevinci yaşayamadı. Göztepe’de son haftalardaki düşüş devam ediyor. Trendyol Süper Lig’e etkili bir başlangıç yapan ve ilerleyen süreçte hedefini Avrupa kupaları olarak belirleyen İzmir temsilcisi, ligin ilk devresini 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle toplam 32 puan toplayarak 4. sırada tamamladı. İkinci devreye de iyi bir başlangıç yapan sarı-kırmızılı ekip, 18. haftada Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. 19. haftada Fenerbahçe deplasmanından 1-1’lik beraberlikle dönen Göztepe, 20. haftada ise sahasında Fatih Karagümrük’ü 2-1 yenerek çıkışını sürdürdü. Ancak Stanimir Stoilov’un öğrencileri bu maçın ardından ciddi bir düşüş yaşadı. Kötü gidişatın başladığı süreçte deplasmanda Konyaspor ile golsüz berabere kalan Göztepe, 22. haftada sahasında Kayserispor karşısında da golsüz eşitliğe razı oldu. Sonraki hafta Beşiktaş deplasmanında 4-0 mağlup olan İzmir ekibi, ardından evinde Eyüpspor ile de golsüz berabere kaldı. Ligin 25. haftasında dün Başakşehir’e konuk olan Göztepe, Avrupa yarışındaki doğrudan rakibine 2-1 mağlup olarak önemli bir kayıp yaşadı. Bu sonuçla 5. sırayı Başakşehir’e kaptıran sarı-kırmızılılar 6. basamağa geriledi. Böylece Göztepe, ligde oynadığı son 5 maçta galibiyet alamazken 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik yaşayarak galibiyete hasret kaldı.
08 Mart 2026 Pazar - 11:26
Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
08 Mart 2026 Pazar - 11:17
Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin?" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
08 Mart 2026 Pazar - 11:05
Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimler sonunda kendi işinin patronu oldu
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nda kuaförlük alanında farklı kurslara katılan Sevinç Tokcan, aldığı eğitimlerin ardından kendi kuaför salonunu açarak girişimcilik hayalini gerçeğe dönüştürdü. Kendi işinin patronu olan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. İyi ki bu dükkanı açmışım" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bir başarı hikayesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası sayesinde hayatı değişen 35 yaşındaki Sevinç Tokcan’dan geldi. Bir çocuk annesi Tokcan, kuaförlük alanında teknik bilgi almak üzere Meslek Fabrikası Karabağlar Kurs Merkezi’ne kayıt oldu. Burada kuaförlük alanındaki çok sayıda farklı kurslara katılan Tokcan, Karabağlar’da kendine ait kuaför salonu açtı. Kadınlara iş hayatına atılmaları için tavsiyede bulunan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. Hocaların, arkadaşlarımın desteği çok önemliydi. İyi ki bu dükkanı açmışım, bütün kadınlara tavsiye ediyorum. Kendilerine inansınlar. İsterlerse başaramayacakları hiçbir şey yok. Küçük çocuk da, eşinin istememesi de bahane değil. Herkes isterse her şeyi başarabilir" diye konuştu. "Kurslara gidip kendimi geliştirdim" Meslek Fabrikası’na gitmeden önce sektörde çalışmaya başladığını ancak teknik eğitim alıp kendi işini kurmayı hayal ettiğini belirten Tokcan, "Teknik eğitim alayım, belgelerim olsun, dükkan açabileyim istedim. Meslek Fabrikası’na başvurdum, sürekli kurslara gidip kendimi geliştirdim. Çevre edindim, yeni arkadaşlarım oldu. Hocalarımız her konuda destek oldu. Gece gündüz demeden, bıkmadan usanmadan her sorunumuza yardımcı oldular. Beni sürekli ‘yapabilirsin’ diyerek teşvik ettiler. Daha önce hep ‘yapamazsın, beceremezsin’ diyenler çoktu ve cesaret edemiyordum. Hocalarımızın desteği ile dükkân açtım, iyi ki açmışım. Meslek Fabrikası’nda aldığım kurslarda materyaller çok yeterliydi. Her şey için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Güler yüzlü ve kaliteli hizmet" Sevinç Tokcan’ın müşterisi Feray Özdemir de "Sevinç Hanım hem güler yüzlü bir esnaf hem de kaliteli hizmet veriyor. Ortam samimi, kendimizi rahat hissediyoruz. Yaptığı işlemlerden de memnunuz. Meslek Fabrikası’nın bu eğitimleri vermesi çok güzel. Kadınların iş hayatında olmasını destekliyorum. Herkesin bunu değerlendirmesini isterim" sözlerine yer verdi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:45
İzmir Büyükşehir’in Helvacı asfaltı 11 günde çöktü
İzmir Büyükşehir Belediyesinin 27 Eylül 2025 tarihinde Helvacı Mahallesi’nde asfalt çalışması yaptığı yol, 11 günde yine köstebek yuvasına döndü. Sürücüler, çökmeler meydana gelen yolda zor anlar yaşarken, kaza riskinin artması vatandaşları endişelendiriyor. Helvacı Sanayi Bölgesi Caddesi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve İZBETON tarafından gerçekleştirilen asfaltlama, dönemin "en kapsamlı altyapı çalışması" olarak tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da çalışmaları yerinde incelemişti. Açıklamalarda, iki kilometrelik yola 6 bin ton sıcak asfalt serildiği iddia edilmiş, yolun "daha konforlu ve güvenli hale getirileceği" ifade edilmişti. Ancak, henüz ikinci haftasında asfaltın bozulması, bölgede hem sürücüler hem de vatandaşlar arasında tepkiye yol açtı. Son yağışlarla birlikte meydana gelen çökmeler, yolu adeta köstebek yuvasına çevirdi. Yapılan işin standartlara uygun olmadığını ifade eden vatandaşlar, asfalt dökülmeden önceki haline dönen yolda hem kaza riski oluştuğunu hem belediye kaynaklarının heba edildiğini dile getirdi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:15
İzmir’de suç oranı yüzde 11 azaldı
İzmir Valisi Süleyman Elban, 2025’in ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kişilere karşı işlenen suçlarda yüzde 11 oranında azalma yaşandığını açıkladı. Vali Elban, kent genelinde kişilere karşı toplam 29 bin 363 suç işlendiğini, bu sayının geçen yıl 32 bin 973 olduğunu bildirdi. İzmir Valisi Süleyman Elban, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, kentteki güvenlik ve asayiş faaliyetlerine ilişkin rakamları paylaştı. Vali Elban, 1 Ocak-30 Eylül 2025 tarihleri arasındaki güvenlik ve asayiş faaliyetlerine ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı ve suç oranlarındaki gerilemenin, güvenlik birimlerinin koordineli çalışmaları ve alınan önleyici tedbirlerin bir sonucu olduğunu vurguladı. Kişilere karşı işlenen suçlarda azalma Vali Elban’ın paylaştığı verilere göre, özellikle mal varlığına karşı işlenen suçlarda dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Toplam olay sayısı 2024’te 9 bin 569 iken, 2025’te 6 bin 124’e gerileyerek yüzde 36 oranında azaldı. Düşüş oranları şu şekilde sıralandı: Yankesicilik: yüzde 75, Kapkaç: yüzde 67, Otodan hırsızlık: yüzde 59, İş yerinde ve kurumda hırsızlık: yüzde 58, Evden hırsızlık: yüzde 42. Kişilere karşı işlenen suçlarda ise en yüksek düşüş "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunda yüzde 27 oranında gerçekleşti. Cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında yüzde 21, kasten öldürme suçlarında ise yüzde 20 oranında azalma kaydedildi. 166 suç örgütü çökertildi Organize suçlarla mücadelede yılın ilk dokuz ayında 228 operasyon düzenlendiğini belirten Vali Elban, 166 organize suç çetesinin çökertildiğini bildirdi. Uyuşturucuyla mücadelede ise; TCK 188 (İmal ve Ticaret) kapsamında 2 bin 419 operasyon yapıldı, bin 817 kişi tutuklandı. TCK 190-191 (Kullanıcılık) kapsamında 15 bin 514 olay kaydedildi. Toplamda bin 898 kişi tutuklanırken, 4 bin 388 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Vali Elban, 1 Ocak-30 Eylül 2025 tarihleri arasında 19 bin 150 kişinin hapis yakalamasıyla yakalandığını, ayrıca 31 bin 176 kişi hakkında ifade işlemi yapıldığını aktardı. Silah kaçakçılığı operasyonlarında ise 4 bin 744 kişi hakkında işlem yapıldığı, aralarında 2 bin 448 tabanca ve bin 437 av tüfeğinin bulunduğu 4 bin 602 silaha el konulduğu bildirildi. Trafik denetimlerinde artış Trafik güvenliği çalışmalarında da büyük artış yaşandığını belirten Vali Elban, denetlenen araç sayısının yüzde 95 artışla 8 milyon 566 bin 232’ye, işlem yapılan araç sayısının ise 1 milyon 284 bin 230’a yükseldiğini açıkladı. Okul servisi denetimleri de yüzde 71 artarak 32 bin 102’ye, işlem yapılan servis sayısı ise 7 bin 67’ye ulaştı. Vali Elban, son olarak İzmir’de geçici koruma altındaki Suriyelilerin sayısının 102 bin 247 olduğunu da ifade etti.
09 Ekim 2025 Perşembe - 10:25
Ege Üniversitesi uluslararası arenada başarılı konumunu sürdürüyor
Akademik derecelendirme alanında küresel bir saygınlığa sahip olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı için hazırladığı "Dünya Üniversite Sıralaması" (World University Rankings) sonuçlarına göre, Ege Üniversitesi geçen yıl olduğu gibi bu yılda 1201-1500 olan Dünya Sıralamasını korumayı başardı. Türkiye devlet üniversiteleri arasında 13’üncü sırada yer aldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından yapılan sıralamada, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, değerlendirilen üniversite sayısındaki artışa rağmen küresel düzeydeki konumunu korudu. Başarılarımızı daha ileri noktalara taşımak, uluslararası platformda hak ettiğimiz seviyelere çıkmak, ‘Türkiye Yüzyılı’nı Türk bilim yüzyılı yapmak için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Bu başarıya katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Times Higher Education’ın (THE) eğitim, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, uluslararası görünürlük ve endüstri geliri alanındaki nitelikleri göz önüne alınarak hazırlanan listede, Ege Üniversitesi dünya üniversiteleri arasındaki başarısını sürdürdü. Ege Üniversitesi geçen yıl olduğu gibi bu yılda 1201-1500 olan Dünya Sıralamasını korumayı başardı. Türkiye devlet üniversiteleri arasında 13’üncü sırada yer aldı. Ege Üniversitesi Teaching (Eğitim) kategorisinde Dünya sıralamasında 668’inci sıradan 522’nci sıraya yükselmeyi başardı. Ayrıca bu alandaki puanını 31,3’ten 35’e yükseltti. Türkiye devlet üniversiteleri arasında ise 6’ncı sırada olmayı başardı. Ege Üniversitesi Araştırma Kalitesi ve Uluslararası Görünüm kategorisindeki puanlarını arttırmayı başardı. Genel puanda ise 25,2-30,6 bandındaki skorunu 27,3-32.0’a yükseltti. THE Dünya Üniversite Sıralaması, araştırma odaklı üniversiteleri tüm temel misyonları; eğitim, araştırma, bilgi aktarımı ve uluslararası görünüm açısından değerlendiren küresel bir performans göstergesi olarak biliyor. Öğrenciler, akademisyenler, üniversite yönetimleri, iş dünyası ve hükümetler tarafından itibar edilen en kapsamlı analizlerden biri olarak kabul ediliyor. Performans göstergeleri eğitim (eğitim ve öğrenme ortamı), araştırma (hacim, gelir ve itibar), atıflar (araştırma etkisi), uluslararası görünüm (personel, öğrenciler ve araştırma düzeyi) ve endüstri geliri olmak üzere beş farklı alanda gruplandırılıyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 09:52
İzmir’de Halk Ekmek’e zam: 210 gram ekmek 10 TL oldu
İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası zorunlu olarak yeni fiyatlandırma kararı aldı. 8 TL’ye satılan 210 gram ekmek artışla birlikte 10 TL’ye yükseltildi. İzmir Büyükşehir Belediyesinin bünyesindeki Grand Plaza Gıda Turizm AŞ’ye bağlı olarak hizmet veren Çiğli’deki Halk Ekmek Fabrikası’nda hijyenik, lezzetli ve ucuz ekmek üretimi devam ediyor. Kamu yararı çerçevesinde temel ihtiyaç ürünü olan ekmeği vatandaşa uygun fiyata ulaştırmaya çalışan Büyükşehir Belediyesi, ağustosta yürürlüğe giren zamma rağmen tarifesinde değişiklik kararı almamıştı. Kentte ekmek fiyatı 12.5 liradan 15 liraya yükselirken Halk Ekmek, 8 TL olan fiyatını sabit tutmuştu. Ancak artan maliyetler ile uzun süredir mücadele eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, Halk Ekmek Fabrikası’ndaki hizmetin kesintiye uğramaması için zorunlu olarak yeni fiyatlandırma kararı aldı. Yeni dönemde Halk Ekmek Fabrikası’nda üretilen 210 gramlık normal ve kepekli ekmekler 10 lira, 450 gramlık tam buğday unlu ve çavdarlı ekmekler 35 lira, 450 gramlık glütensiz (fenilketonüri) tost ve hamburger ekmekleri 40 lira, 500 gramlık galeta unu 40 lira, 1 kilogramlık karakılçık ekmeği 75 lira bedelle satışa sunulacak. Günde 160 bin ekmek üretme kapasitesiyle çalışan tesiste titiz bir süreç yürütülüyor. Her gün el değmeden üretilen ekmekler, 108 Halk Ekmek satış noktası aracılığıyla yurttaşların sofralarına ulaştırılıyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 09:33
İzmir açıklarında 85 düzensiz göçmen kurtarıldı, 73 göçmen yakalandı
İzmir açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince düzenlenen 4 ayrı operasyonda Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 85 düzensiz göçmen kurtarılırken, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 73 düzensiz göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-107) önceki gün saat 06.20’de Seferihisar ilçesi açıklarında lastik botta bir grup düzensiz göçmen bulunduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Bölgeye sevk edilen ekipler, Yunan unsurlarınca geri itilen 48 düzensiz göçmeni kurtardı. Aynı gün saat 09.30’da Çeşme ilçesi açıklarında görev yapan Sahil Güvenlik Botları (TCSG-30, KB-118), can salı içerisinde geri itilen 37 düzensiz göçmeni güvenli şekilde kurtardı. Yasa dışı geçişleri önlemeye yönelik çalışmalarda ise saat 06.50’de Dikili ilçesi açıklarında hareket halindeki bir lastik bot Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-84) ve Sahil Güvenlik Botu (KB-7) tarafından durduruldu. Ekipler, bottaki 44 düzensiz göçmeni yakaladı. Foça ilçesi açıklarında da saat 12.25’te Sahil Güvenlik Botu (KB-117) tarafından 29 düzensiz göçmen yakalandı. Kurtarılan ve yakalanan toplam 158 düzensiz göçmen, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 23:07
Suç örgütü lideri Necati Arabacı tutuklandı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan organize suç örgütünün elebaşı Coşkun Necati Arabacı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 20:01
Cinsel istismar suçlusu Foça’da yakalandı
İzmir’in Foça ilçesinde emniyet ekipleri, "cinsel istismar" suçundan hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahsı yakaladı. Edinilen bilgiye göre, Foça İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, ilçede yürüttükleri rutin çalışmalar sırasında H.C.G. (70)isimli şahsın kimlik kontrolünü gerçekleştirdi. Şahsın GBT-UYAP sistemi üzerinden yapılan detaylı sorgulamasında, "Cinsel İstismar" suçundan hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve uzun süredir arandığı tespit edildi. Harekete geçen emniyet güçleri, şahsı gözaltına alarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü. Emniyetteki işlemlerinin ardından şahıs, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Şakran Cezaevi’ne gönderildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 18:18
Kaza ucuz atlatıldı!
İzmir’in Torbalı ilçesinde kontrolden çıkan tırın 2 aracı ezdiği kaza anı, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:21
İzmir’de kontrolden çıkan tır yan yola uçtu: 2 araç ezildi
İzmir’in Torbalı ilçesinde bir tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yan yola uçtu. Kazada sürücünün durumunun iyi olduğu öğrenilirken, tırın altında kalan park halindeki 2 araç ezildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:55
Şeydanur’un hikayesi umut oldu; Vedat da artık yutkunabiliyor
Yemek borusundaki daralma nedeniyle katı gıda tüketemeyen 35 yaşındaki Vedat Akkuş, bir yudum su değil tükürüğünü yutabilmek adına çaldığı her kapıdan ses tellerini kaybetme riski olduğunu öğrendi. Yaptığı araştırmalarda daha önce Şeydanur Yüce’nin iyileşmesine yönelik yapılan haberleri okuduktan sonrasında Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay’a gelen Akkuş, yapılan operasyonla hem sesini kaybetmedi hem de katı-sıvı her besini tüketebilir hale geldi. İstanbul’da yaşayan Vedat Akkuş, 2023 yılında yutkunamama şikâyetiyle gittiği hastaneden kanser teşhisiyle ayrıldı. Tümörün ses tellerine çok yakın olması nedeniyle ameliyatla tümörden kurtulamadığını bunun yerine radyoterapi ve kemoterapi alması gerektiğini aktaran Vedat Akkuş, söz konusu tedavilerin işe yaradığını ancak bu süreçte yemek borusunun daraldığını söyledi. Radyoterapi sürecinden 16 gün sonra tükürüğünü dahi yutamayacak hale geldiğini anlatan Vedat Akkuş, bu rahatsızlığı nedeniyle mideden tüple beslenmek durumunda kaldığını aktardı. 35 yaşındaki Vedat Akkuş, "Benim için gerçekten çok acı vericiydi. Ben çok aktif bir insandım, tüm hayatım bir anda alt üst oldu. Ama sabrettim, araştırdım. Değerli hocalarımızla tanıştım. Bugün çok iyiyim. Ameliyattan bugüne meyve suyu, süt gibi içecekler tükettim" sözlerini kaydetti. Şeydanur’un haberini okuyunca geldi Tedavi olmak ve yeniden bir yudum su içebilmek için gitmediği doktor kalmadığını ve daha önce kendisinin durumunda olan Şeydanur Yüce’nin iyileşmesine yönelik yapılan haberleri okuduğunu söyleyen Vedat Akkuş, "Şeydanur Hanıma da geçmiş olsun. Onun haberini görüp de İstanbul’dan İzmir’e geldim. O da tez zamanda şifasını bulur umarım. Sayısız doktora gitmişimdir. Farklı bir sonuçla karşılaşmaktan korktum. Herkes bana ses tellerinizi kesinlikle kaybedeceksiniz diyordu. Biz orayı çıkartacağız dediler, 3 ay gibi yoğun bakım süreci de olabileceğini söylediler" diye konuştu. Geçirdiği operasyon sonrasında meyve suyu ve süt içtiğini belirten Vedat Akkuş, "İçmeden önce çok korktum. 2 senedir bir şey yiyip içemiyorum. Unutkanlığım var. Daha öncesinde yemek yemeyi denemiştim, nefes boruma kaçmıştı ve zor kendime gelmiştim. Bu nedenle hala yutarken korkuyorum. Alışana kadar bu devam edecektir" dedi. Yemek borusu tamamen tıkanmıştı Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay, Vedat Akkuş hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Süleyman Günay, şu ifadeleri kullandı: "Vedat Bey 2023 yılında üst özofagus skuamöz hücreli kanser teşhisi alıyor. Ses tellerine çok yakın olduğu için ameliyattansa radyoterapi ve kemoterapi tercih ediliyor. Kanserler radyoterapi ve kemoterapiye iyi cevap veriyor. Ancak radyoterapiden sonra radyoterapinin bir yan etkisi olarak yemek borusunun üst kısmı tamamen kapanmış ve tükürüğünü dahi yutamaz duruma gelmiş. Gerçekten biz de endoskopiyle bir ay önce baktığımızda yemek borusunun tamamen tıkanmış olduğunun teşhis ettik. Bu onun sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkiliyordu. Beslenme için de midesine bir peg dediğimiz beslenme tüpü açılmıştı; oradan besleniyordu. ‘Tekrar bir yudum su içebilir miyim? Tükürüğümü yutabilir miyim?’ arayışıyla bir sürü doktoru gezmiş. Evet, ‘ameliyat olabilirsin’ demişler, ama ses tellerini kaybetme riski vardı. Bize geldiğinde biz de baktık ve evet hiçbir açıklık yoktu. Bir ameliyat yöntemi vardı, bu açıklığı sağlayacak ama dünyada çok az hastaya yapılmış bir tedaviydi ve çok riskliydi. Önce bir baktık, hastamıza bir ay kadar düşünme süresi verdik. Vedat Bey çok uyumlu bir hastaydı. Kendisine bu sürede risklerini anlattık ve sonunda Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Acar ile birlikte ameliyatı gerçekleştirdik." Vedat Akkuş’un durumu nedeniyle ameliyatın zorlayıcı geçtiğini aktaran Doç. Dr. Süleyman Günay, "Vedat Bey, ameliyattan sonra katı gıda yine tüketemiyor. Ama tükürüğünü yutabiliyor, sıvıları içebiliyor. Bunlar da hayatında olumlu yönde değişiklikler yarattı. Ben de daha önce yaptığım bir ameliyat değildi. Benim için de ilk oldu. Teknik olarak yapılabildiğini biliyordum. Ancak daha önce hiç uygulamamıştım" ifadelerini kullandı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:25
Ege Üniversitesinde, soykırıma uğrayan Gazze anlatıldı
Ege Üniversitesinde, Gazze’deki kutsal, tarihî ve güncel direnişi mercek altına alan "Mekândan Tarihe ve Davaya: Gazze’nin Kutsal Direnişi" başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde, yıllardır zulmün, kuşatmanın ve işgalin en somut sembollerinden biri olan Gazze’nin aynı zamanda direnişin, umudun ve inancın da timsali olmayı sürdürdüğü belirtildi. Ege Üniversitesi Kültür ve Sanat Evinde yapılan panelde, Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık ve Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Akalın konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğe Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Senato Üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Program, Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğr. Gör. Osman Bostancı’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık "Mekândan Coğrafyaya, Coğrafyadan Kutsala" başlıklı sunumunda, bir mekan olarak Gazze’nin coğrafyaya, coğrafyadan tarihî ve kutsal kimliğe dönüşmesini ele aldı. Prof. Dr. Durmuş Akalın ise "Filistin İşgalinden Gazze’ye: Tarihî Arka Plan ve Hedef" başlıklı konuşmasında bölgedeki tarihsel süreci ve günümüzde yaşanan gelişmeleri arşiv belgelerine dayanarak tarihi arka planla birlikte değerlendirdi. Panelin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, "Bugün burada, insanlığın vicdanında derin izler bırakan 7 Ekim Gazze işgalinin 2. yıl dönümünde, Ege Üniversitesi çatısı altında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu etkinlik, sadece bir hatırlama değil; aynı zamanda bir uyanışa, bir farkındalığa ve bir sorumluluk bilincine davettir. Gazze, yıllardır zulmün, kuşatmanın ve işgalin en somut sembollerinden biri olmuştur. Fakat aynı zamanda direnişin, umudun ve inancın da timsali olmayı sürdürmektedir. Bu nedenle Gazze’yi anlamak, sadece bir coğrafyayı değil; bir insanlık davasını, bir onur mücadelesini kavramaktır. 7 Ekim 2023 tarihi, dünya kamuoyunun dikkatini bir kez daha Gazze’ye çevirmiş; yaşanan insani trajediler, sivillerin maruz kaldığı şiddet ve adaletsizlikler vicdanları derinden yaralamıştır. Bizler, üniversite camiası olarak bu tür acıların unutulmaması, geleceğe dersler bırakması için akademik ve insani bir sorumluluk taşıyor, bu sorumluluk ve vicdani yoksunluk taşımayanları ise kınıyoruz" dedi. "İnsanlığın ortak acılarına duyarsız kalmamalıyız" Üniversitelerin sadece bilim üreten değil, aynı zamanda ahlak ve vicdanı koruyan kurumlar olduğunu belirten Prof. Dr. Ersan, "Tarih, mekân ve dava üçlüsü, Gazze’nin bugünkü gerçeğini anlamamız için önemli bir anahtar sunuyor. Mekân, işgal edilen toprak; Tarih, Filistin halkının yüzyıllardır süren var olma mücadelesi; Dava ise adalet, özgürlük ve insanlık onuru için verilen bitmeyen çabadır. Üniversiteler sadece bilim üretim merkezleri değil, aynı zamanda vicdanın korunduğu mekânlardır. Bizim görevimiz, insanlığın ortak acılarına duyarsız kalmamak ve öğrencilere hakikati, adaleti ve merhameti öğretebilmektir. Gazze meselesi de bu sorumluluğun en açık göstergesidir. Ege Üniversitesi olarak bizler, ilim ve vicdanın birlikte yükseldiği bir kurum olma anlayışımızı sürdürüyoruz. Gazze’nin tarihi, mekânı ve davası üzerine yapılan bu akademik buluşma, bilginin vicdanla birleştiği bir zemin oluşturmaktadır." diye konuştu. "Kudüs ve Gazze, onurlu direnişin simgesidir" EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Palabıyık, "Modern çağ, kutsallığın mekânsal temsilini zayıflatmış olsa da insanın kutsala yönelme arzusu sürmektedir. Bu yöneliş, bazen dua, bazen tepki, bazen de direniş olarak tezahür eder. Filistin örneğinde olduğu gibi, kutsal mekân yalnızca inançla değil, adalet, kimlik ve insan onuruyla da ilgilidir. Kudüs ve Gazze, Tanrı’ya yönelimin olduğu kadar insanın onurlu direnişinin de simgesidir. Kutsal mekânlar, toplumların ortak hafızası ve vicdanıdır; hem ruhu hem kimliği yaşatır. Bugün dağlarda, ağaçlarda, türbelerde, camilerde, anıtlarda ve hatta sessizlikte bile insan, hâlâ kutsalı aramakta; bazı mekânların taşlarında, oradaki dualarda ve direnişlerde hayatının anlamını bulmaktadır. Çünkü kutsallık, insanın içindeki en derin çağrının; anlam, adalet ve huzur arayışının hiç sönmeyen yankısıdır" dedi. "Gazze tesadüf değil, planlı bir politika" Sunumunda; bugünü anlamak için geçmişin planlarına bakılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Durmuş Akalın, "Bugün Gazze’de yaşananlar, tesadüf değil, 19. yüzyıldan bu yana adım adım uygulanan planlı bir Siyonist politikanın sonucudur. Osmanlı’nın bölgeden çektirilmesiyle başlayan süreçte, İngiltere ve Batı desteğiyle Filistin toprakları sistemli şekilde işgal edilmiş, her bölgesel kriz, fırsata çevrilmiştir. 1948’de İsrail’in kuruluşuyla yüzbinlerce Filistinli evlerinden sürülmüş; bu, her vesileyle artarak devam ettirilmiş ve bugün de yapıldığı gibi hâlâ mülteci kamplarında yaşamaya mahkum edilmişlerdir. Gazze’de gördüğümüz yıkımın her türlüsü, yeni bir olay değildir; mahsul yakma, su kaynaklarını tahrip etme, yolları kapatma gibi ‘insansızlaştırma’ politikasının güncel devamıdır. Kısacası karşımızda, Batı’nın çıkarlarını temsil eden, bölgeyi denetim altında tutan örgütlü bir yapı, modern bir koloni bulunmaktadır" dedi. Panel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan tarafından Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık ve Prof. Dr. Durmuş Akalın’a 70. Yıl Pulu takdim edilmesiyle sona erdi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:45
Türk ve Japon öğrenciler İzmir için tasarladı
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) bir araya gelen Türk ve Japon öğrenciler, Alsancak’taki İzmir Resim Heykel Müzesi binasını, ‘doğa dostu’ kütüphane olarak yeniden tasarladı. 5 grup halinde bir hafta çalışan 32 öğrencinin sürdürülebilirlik temasına vurgu yapan, palmiye ağacı ve begonvil çiçeği figürlerinin yer aldığı, bol ışıklı ve estetik tasarımları büyük beğeni topladı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Japonya’daki Chiba Üniversitesi arasında yaklaşık 20 yıldır devam eden iş birliği, bu sene de güzel bir projeye dönüştü. Japon öğretim üyeleri Prof. Dr. Kaname Yanagisawa, Prof. Dr. Yuki Ito ve beraberindeki 16 öğrenci, İEÜ’nün davetlisi olarak İzmir’e geldi. Kentin tarihi noktalarını gezen Japon konuklar, Efes Antik Kenti ve Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda bol bol vakit geçirdi. Antalya’daki konferansta sunulacak Ziyaret kapsamında Japon öğrenciler, İEÜ Tasarım Çalışmaları Lisansüstü Programı, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ile Endüstriyel Tasarım Bölümü ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle buluştu. Türk ve Japon gençler, İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın içinde bulunan ve Resim Heykel Müzesi olarak kullanılan binayı, kütüphane olarak yeniden işlevselleştiren özel projeler tasarladı. Ekipler halinde çalışan Türk ve Japon gençlerin hazırladığı, yenilikçi ve çevreci özellikleriyle dikkat çeken 5 proje, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek uluslararası bir konferansta sunulacak. "Öğrenciler için fırsat" Projenin koordinatörü, İEÜ İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Hasırcı, Türk ve Japon öğrencilerin uyum içinde çalışarak başarılı tasarımlara imza attığını söyledi. Japon öğrencilerin İzmir’i çok sevdiğini ifade eden Prof. Dr. Hasırcı, "Japon profesör Kaname Yanagisawa ile 2004 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir uluslararası konferansta tanışmıştım. Dostluğumuz, o günden bu yana hiç eksilmedi. 2006 yılında İEÜ’de çalışmaya başladıktan sonra da iş birliğimizi, iki üniversite arasında resmi bir noktaya taşıdık. Uluslararası İlişkiler Ofisi Müdürü Hülya İncekara, bu süreçte bizlere çok destek olarak profesyonel ve resmi adımların atılmasını sağladı. Şimdiye kadar onlarca öğrencimiz, Chiba Üniversitesi ile yaptığımız değişim programı anlaşması sayesinde Japonya’da eğitim aldı, staj yaptı. Japon öğrenciler ve hocalar da çok kez bizi ziyaret etti. Farklı kültürleri tanıyan öğrencilerimiz, kendilerini geliştirme ve uluslararası alana açılma fırsatı buldu" diye konuştu. "Uyum içinde çalıştılar" Türk ve Japon kültürünü İEÜ’de buluşturduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Hasırcı, "İzmir Kültür Sanat Fabrikası, tarihi yapısıyla da ön plana çıkan, çok önemli bir nokta. Bu fabrikanın içinde yer alan en önemli binalardan biri de Resim Heykel Müzesi olarak kullanılıyor. Biz de öğrencilerimize, ‘Bu müzenin içinde yenilikçi bir kütüphane düşünseydiniz, nasıl bir tasarım yapmak isterdiniz?’ sorusunu yönelttik. Çalışmalarda, 16 Türk ve 16 Japon öğrenci yer aldı. Toplamda 32 genç, muhteşem bir uyum içinde çalıştı. Önce alanı ve sanat eserlerini gezdiler, sonra birlikte düşündüler. En sonunda da tasarımlarını titizlikle şekillendirdiler. Profesyonel tasarımları aratmayacak kadar güzel çalışmalara imza attılar. Bir sertifika töreniyle süreci tamamladık ancak eminim ki dostlukları sürecektir. Kısa zamanda, yaratıcı ve yapı sektöründe çok ihtiyacımız olan doğa dostu çözümler üreten tüm gençleri kutluyorum" dedi. "Çok sayıda kişinin emeği var" Projenin gerçekleşmesinde çok sayıda kişinin emeğinin olduğunu belirten Prof. Dr. Hasırcı, "Etkinliğin düzenlenmesinde Dekanımız Prof. Dr. Ender Yazgan Bulgun, Dekan Yardımcılarımız Doç. Dr. Onur Mengi ve Dr. Öğretim Üyesi Ali Aslankan, Bölüm Başkanımız Doç. Dr. Emre Ergül ve organizasyon ekibinde yer alan Araştırma Görevlileri Yasemin Albayrak Kutlay ve Elif Gündoğdu, Dr. Öğretim Üyesi İdil Bakır Küçükkaya ile sekreterimiz İpek Uyarer’in çok katkısı oldu. Öğrencilerimizden de organizasyonda görev alanlar vardı. Emeği geçen herkese ve yıllardır desteğini esirgemeyen üniversitemiz yönetimine teşekkür ediyorum. Ayrıca; İzmir Kültür Sanat Fabrikası Müdürü Cengiz Topal’a, Müdür Yardımcısı Elif Erginer’e ve İzmir Resim Heykel Müzesi Müdürü Ayşe Füruzan Caman’a, bizlere verdikleri destekler için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder