Yerel Haberler
İzmir
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:24 Bornova’daki tır faciasına ilişkin savcılıktan açıklama: Olay yerinde fren izi yok İzmir’in Bornova ilçesinde 1 polisin şehit olduğu, 2 kişinin hayatını kaybettiği 10 araçlı zincirleme trafik kazasına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, tırın yolda fren izine rastlanmadığı ve aşırı tonaj ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi. Kaza, Bornova ilçesi Evka-3 sapağı 57. Topçu Tugayı önünde saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 45 KB 8376 plakalı tır, sürücüsünün kontrolünden çıkarak karşı şeride geçti. Kontrolden çıkan tırın, aralarında bir polis ekip aracının da bulunduğu 10 araca çarpmasıyla zincirleme kaza yaşandı. Kazada ekip aracında görevli polis memuru Serkan Hızlı şehit olurken, aynı araçta bulunan diğer polis memuru ise ağır yaralandı. Kazaya neden olan tırın sürücüsü ile bir motosiklet sürücüsü de olay yerinde hayatını kaybetti. Toplamda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı kazada, yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. "Fren izine izine rastlanılmadı" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, görevlendirilen 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, ilk tespitlerde kaza mahallinde tırın fren yaptığına dair herhangi bir iz bulunmadığı kaydedildi. Trafik ve makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin hem olay yerinde hem de kazaya karışan araçlar üzerindeki teknik incelemeleri devam ediyor. Öte yandan, kazaya sebebiyet veren tırın taşıdığı yükün aşırı tonajlı olmasına ilişkin gerekli araştırma ve incelemelerin de başlatıldığı, tahkikatın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
Tüm paydaşlar ’İzmir Körfezi’ için bir araya geldi
30 Aralık 2025 Salı - 11:43 Tüm paydaşlar ’İzmir Körfezi’ için bir araya geldi Koku, renk değişimi ve balık ölümleriyle kentin gündeminde yer alan İzmir Körfezi’ni kurtarmak için çözüm önerilerinin görüşüldüğü, İzmir Ticaret Odası öncülüğünde, Su Ürünleri Derneği iş birliği ile yapılan toplantı, 5’i profesör olmak üzere 10 kurumdan 16 temsilciyi bir araya getirdi. Her biri alanında uzman isimler bir gün boyunca devam eden programda konuyu bilimsel açıdan ele aldı. Çalıştayın sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılacağı ve Bakanlıklar nezdinde takibinin yapılacağı ifade edildi. İzmir Körfezi’nde Güncel Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan ile Su Ürünleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yıldırım’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Çakan: "Körfez yükü taşıyamıyor" İzmir’de alt yapı çalışmalarının önemini vurgulayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, yaşanan iklim değişikliği, su kıtlığı gibi çevresel sorunların, artan nüfusun İzmir Körfezi’ni olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Çakan, Körfezin yükü taşıyamadığını, balık ölümlerinin yaşandığını, suyun içindeki oksijenin tükendiğini, buna bağlı olarak da içerisinde canlı barınamadığını ve bu durumun kokuya neden olduğunu paylaştı. Tarımda kullanılan kimyasalların doğa içerisinde kaybolmadığına, yeraltı sularına karışarak tekrar hayatımıza girdiğine dikkat çeken Çakan, bu durumun sağlık sorunlarına da yol açtığını vurguladı. Yıldırım: "Gelecek nesillerin izmir körfezi’ne ihtiyacı var" 1992 yılında Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesindeki Öğretim üyeleri tarafından kurulan Su Ürünleri Derneği’nin çalışmalarına ilişkin bilgi veren Su Ürünleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yıldırım, su kaynaklarının korunması ve üretimde kullanılması ile ilgili her konu ile yakından ilgilenildiğini, İzmir körfezinin hidrodinamik özellikleri, akıntı sistemleri, tuzluluk değişimleri, su kolonunun yapısı ve biyolojik çeşitliliği ile ilgili değişimlerin yakından takip edildiğini ifade etti. Yıldırım, İzmir Körfezi’nin uzun yıllardır büyük bir metropolün artan baskısını taşımaya çalıştığını, diğer yandan Akdeniz’in sıcaklık artışı, deniz suyu seviyesindeki değişimler ve iklim krizinin de yıldan yıla tüm dünyada olduğu gibi şehrimizde de hissedildiğini, sonuç olarak İzmir Körfezi’ne gelecek nesillerin de ihtiyacı olacağının altını çizdi. 10 ayrı sunum yapıldı Açılış konuşmalarının ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Uluturhan Suzer, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Deniz Erdoğan Dereli, Hollanda-Amsterdam Su Kurulu Üyesi Songül Akkaya, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Azbar, İzdeniz A.Ş. Genel Müdürü Gökhan Marım, S.S. İzmir Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı İbrahim Güven ve Midye Çiftliği Sorumlu Mühendisi Mahmut Ergün birer sunum gerçekleştirdi. Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulacak Çalıştay’ın "İzmir Körfezi’nin Geleceği Bilim, Yerel Yönetim, Sektör ve Toplumun Birlikte Rolü" başlıklı kapanış panelinde İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, tüm paydaşlarla genel bir değerlendirme yaparak görüşülen hususlara yönelik Sonuç Bildirgesi’nin hazırlanacağını ve Çalıştay kapsamında tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ilgili Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunularak konunun takipçisi olunacağı ifade etti. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkulu, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tolga Tolon, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Su Ürünleri Şube Müdürü Bülent Canatan, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, Genel Sekreter Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyeleri ile İzmir Ticaret Odası üyeleri katıldı.
İzmir’in yüksek kesimlerinde karla mücadele
30 Aralık 2025 Salı - 11:23 İzmir’in yüksek kesimlerinde karla mücadele İzmir’in yüksek kesimleri, hava sıcaklıklarının düşmesi ve kar yağışının etkisiyle beyaza büründü. İzmir Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri, başta Ödemiş, Tire, Beydağ ve Kemalpaşa olmak üzere karla kaplanan ve buzlanma görülen yollarda çalışma yürüttü. İzmir genelinde etkisini gösteren soğuk havayla birlikte yüksek kesimlerde görülen kar yağışı kentin tepelerini beyaza büründü. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, bu yıl da kar yağışı ve buzlanmanın yaşandığı noktalarda ulaşımın aksamaması için çalışmalarını sürdürerek olumsuzlukların önüne geçti. Ekipler, hafta sonundan itibaren etkisini artıran kar yağışı ve düşük sıcaklıklar nedeniyle oluşan buzlanmayı önlemek amacıyla tuzlama çalışmaları gerçekleştirdi. Saha ekiplerinin incelemeleri ve ilçelerden gelen talepler doğrultusunda koordine olan ekipler, köy yolları başta olmak üzere karla kaplanan yolları açarak ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmasına izin vermedi. Spil’den Bozdağ’a kar kaplanan yollara müdahale Çalışmalar kapsamında, kar yağışının yoğun olarak hissedildiği Kemalpaşa Beşpınar Köyü-Spil Milli Parkı güzergâhında kar küreme aracıyla yol temizliği yapıldı, buzlanmaya karşı tuzlama çalışması yürütüldü. İzmir’in zirvesi olarak bilinen Ödemiş Bozdağ’da da karla kaplanan yollara müdahale edildi. Kemalpaşa ve Ödemiş’in çevre güzergahlarında da ihbarlar doğrultusunda harekete geçen ekipler, Tire’nin Dibekçiler, Dallık, Yamandere ve Küçükkemerdere mahalleleri, Beydağ’ın Adakküre-Ovacık hattı ile Kavacık ve Tırazlı güzergahında çalışmalarını tamamladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü tarafından meteorolojik gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.
Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız"
30 Aralık 2025 Salı - 10:20 Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız" Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür, devre arası transfer döneminde hücum hattına 1 ya da 2 oyuncu, sol beke 1 ve orta sahaya da 1 transfer gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezonun ilk yarısında Karşıyaka, oynadığı 15 maçta 11 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Yeşil-kırmızılı ekipte Teknik Direktör Burhanettin Basatemür da hem takımın ortaya koyduğu performansı ele aldı hem de transfer çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İlk yarıya iyi bir şekilde başladıkları ve iyi bir şekilde bitirdikleri için mutlu olduklarını söyleyen Basatemür, "1 maç hariç genel olarak skor anlamında memnunuz. Tabii lig bu sezon ilk defa farklı bir şekilde oynandı. Ligin 10. haftasında cezalar açıklandı ve bu durum güç dengesini biraz değiştirdi. Aslında farklı bir lig oynadık. Son 5-6 maçta süreç biraz daha farklı ilerledi ancak buna rağmen o bölümde de sadece 1 maç bizi etkiledi. Onun dışında bu süreci sorunsuz şekilde tamamladık. Oyuncularımızın çalışması, temposu, karakteri ve mücadelesi çok iyiydi. Genel olarak taraftarımızla ciddi bir bütünleşme yaşandı. Taraftarımız yeniden takıma sahip çıktı ve şu an camiada güçlü bir sahiplenme var. Bu bizim için çok daha önemli. Herkesin kendi işini iyi yaptığı bir sistem ve düzen kurmaya çalışıyoruz. Bu sağlandığında başarının zaten kendiliğinden geleceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Dört oyuncumuz geri dönüyor" Ceza alan oyuncuların da döndüğünü hatırlatan Basatemür, "4 oyuncumuz geri dönüyor. Yapacağımız 3 ya da 4 takviye ile birlikte ikinci yarıya başlayacağız. Cezalar nedeniyle takım olarak farklı bir kimliğe bürünmek zorunda kaldık ve ister istemez etkilendiğimiz maçlar oldu. Bunun temel sebebi buydu. Yoksa oyun olarak yine iyiydik; kaybettiğimiz maçta bile oyuna çok iyi başladık. Ancak futbol bir skor oyunu. Golü bulamadığınızda maç çok farklı yönlere gidebiliyor. Bu durumun çözümü, oyuncularımızın geri dönmesiyle birlikte büyük ölçüde ortadan kalkacaktır" şeklinde konuştu. "Taraftarımızın tavrı çok önemli" Mağlubiyetten galibiyete dönebilmenin çok ama çok değerli olduğunu söyleyen Burhanettin Basatemür, "Bu durum takımın gücünü, oyunu bırakmama alışkanlığını ve mücadelesini net şekilde gösteriyor. Taraftarımızın özellikle iç sahadaki maçlarda verdiği ekstra motivasyon çok önemliydi. Geriye düşülebilir ama o anlarda da takımı desteklemeye devam etmek büyük önem taşıyor çünkü genç bir takımız. Olumsuz tepkiler olsaydı, bu geri dönüşler çok daha zor olabilirdi. Taraftarımızın olumlu yaklaşımı, oyuncularımızın maçı bırakmaması ve fiziksel üstünlüğü sayesinde bu maçları çevirmeyi başardık" dedi. "Hücuma 1-2 transfer yapacağız" Yapılacak takviyelerle alakalı da bilgi veren Basatemür, "Transfer konusunda ise hücum bölgesine mutlaka bir veya iki oyuncu alacağız. Sol bekimiz takımdan ayrıldı, bu nedenle oraya alternatif bir sol bek transfer etmeyi düşünüyoruz. Ayrıca orta sahaya da bir oyuncu takviyesi planlıyoruz" cümlelerine yer verdi.
İzmir’de kooperatiflere ilişkin ‘zimmet’ soruşturması: Soyer ve Aslanoğlu tutuklandı
30 Aralık 2025 Salı - 08:07 İzmir’de kooperatiflere ilişkin ‘zimmet’ soruşturması: Soyer ve Aslanoğlu tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne yönelik yürütülen "zimmet" soruşturma kapsamında, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 5 kişi tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi üyelerinin mağdur edildiği ve kooperatif işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine operasyon başlatıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık tarihinde düzenlenen operasyonda, eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile kooperatif ve taşeron firma yetkilileri gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, 29 Aralık sabahı adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüpheliler hakkında karar verildi. 5 tutuklama, 6 adli kontrol Mahkeme; eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları’nın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan diğer şüpheliler M.B., K.M., A.D., Y.E., D.Ç. ve E.Ş. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İZBETON’a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan kooperatif davasında tutuklu bulunan Soyer ve Kaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi.
EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:03 EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 2026 ekonomisinde yatırım, ihracat ve dijitalleşme odaklı politikaların kritik önem taşıdığını belirterek 2025 ekonomisini değerlendirdi, 2026 ekonomisi için beklentilerini sıraladı. EGİAD, Türkiye’nin ikinci yüzyılına girerken ekonomik görünümü ve gelecek projeksiyonlarını değerlendirdi. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin yapısal kırılganlıkları ile fırsat alanlarının aynı potada görüldüğünü ifade ederek önemli mesajlar verdi. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, Türkiye ekonomisinin 2025’te sıkı para politikaları, finansmana erişim ve maliyet baskılarıyla mücadele ettiğini hatırlatarak, "Buna karşılık üretim, ihracat ve yapısal reform odaklı bir dönüşüm arayışı güçlendi. Açıkçası Türkiye ekonomisi, önemli sıçramalar yaşasa da büyümenin niteliği ve kalıcılığı konularında derin bir sınav verdi. Verimlilik artışının sınırlı kalması, kurumların öngörülebilirlik sorunu ve gelir eşitsizliklerinin derinleşmesi, 2025’in ekonomi yönetimi açısından temel sorun alanlarını oluşturdu." dedi. Türkiye ekonomisinin temel yapısal meselelerinin dört ana başlıkta toplandığına dikkat çeken Özhelvacı, maddeleri şu şekilde sıraladı: "1.’si verimlilik odaklı üretim yetersizliği, 2.’si teknoloji seviyesi orta ligde sıkışmış bir üretim yapısının Türkiye’nin rekabet gücünü sınırlaması, 3.’sü kurumsal kapasite eksikliği, 4.’sü eşitsizlik ve bölgesel dengesizlik başlıca sorunları oluşturmakta." Öngörülebilir, şeffaf ve uzun vadeli karar alma mekanizmalarının oluşturulması gerektiğinden de bahseden Özhelvacı, toplumsal olarak da büyümenin ancak tabana yayılmasıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek, "Büyüme, ancak toplumun farklı kesimlerine dokunursa anlamlıdır. Bölgesel uçurumlar kapanmadan, nitelikli istihdam oluşturmadan ve adil bir rekabet ortamı tesis etmeden Türkiye ekonomisi gerçek potansiyeline erişemez." diye konuştu. 2026 yılının Türkiye için bir dönüşüm eşiği oluşturacağına işaret eden Özhelvacı, karar alıcılara şu mesajı verdi: "2026’ya ilişkin beklentiler, kurumsal reformlar, verimlilik odaklı yatırımlar ve yeşil-dijital dönüşümün uygulamaya geçmesiyle şekillenecektir." Özellikle dört ana yapısal alanda adım atılması gerektiği belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Ar-Ge, nitelikli iş gücü ve üretim modernizasyonu desteklenmelidir. Hukuki güven, öngörülebilir regülasyonlar ve piyasa özerkliği yeniden inşa edilmelidir. Ekonomik refah yalnızca belli merkezlerde değil ülke geneline yayılmalıdır. Yeni ekonominin kodları; temiz enerji, veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik iş dünyasının ana ajandası olmalıdır." dedi. Özhelvacı değerlendirmesini şu ifadeyle tamamladı: "Cesur reformlar, bilimsel akıl ve uzun vadeli vizyon, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir." EGİAD’ın iş dünyasına mesajı EGİAD iş dünyasının ekonomide edilgen değil etken olduğunu da hatırlatan Özhelvacı, EGİAD üyelerine yönelik vizyonu şu cümlelerle aktardı: "İkinci yüzyıl; birlikte hareket eden, değer oluşturan ve geleceği tasarlayan bir iş dünyasıyla inşa edilebilir. EGİAD olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstleniyoruz. EGİAD, iş dünyası, üniversiteler, sivil toplum ve kamu yönetimi arasında köprü görevi görmeye devam ederek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ajandasına katkı sunmayı sürdürecektir." EGİAD’ın 2025’te odağını genç istihdamı ve Türkiye’nin en kritik sosyal-ekonomik sorun alanlarından biri haline gelen NEET gençler meselesine çevirdiklerinin altını çizen Özhelvacı, "İşgücüne katılmamış, eğitim ya da istihdama dahil olamamış gençlerin ekonomiye kazandırılmasının yalnızca sosyal sorumluluk değil, bölgesel kalkınma için stratejik bir zorunluluk olduğunun altını çizdik. 2026’ya girerken ise odağımızı bir kademe ileri taşıyoruz. İlk raporumuzun başlığı, ’Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı’ olacak. Bu çalışmada temel sorumuz şu: Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşüm İzmir’in işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendiriyor? Yapay zekâ, otomasyon, robotik ve yeni üretim teknolojileri; bazı meslekleri dönüştürürken yeni becerilere olan ihtiyacı artırıyor. Biz bu raporla; ’hangi beceriler kritik olacak, hangi sektörler nasıl etkilenecek, şirketler ve kurumlar hangi yeniden beceri kazandırma adımlarını atmalı?’ sorularına somut bir çerçeve getirmek istiyoruz. Özellikle NEET gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dahil olabilmesi için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyacağız; böylece yaratıcı yıkımın şehir için risk olmaktan çıkıp fırsata dönüşmesine katkı sunacağız. İkinci raporumuzun başlığı, ’Bölgesel Ekonomik Güvenlik - Tedarik Zinciri Riskleri ve Dayanıklılık’ olacak. Bu çalışma ise Ege sanayisi açısından kritik bir soruya ışık tutuyor: Küresel şoklara karşı şirketlerimiz ne kadar dayanıklı? Çin kaynaklı tedarik kesintisi, AB regülasyonları, navlun maliyetleri, kritik hammaddelerde dışa bağımlılık, enerji bağımlılıkları, Sınırda karbon düzenleme uygulamaları gibi senaryoları analiz ederek; hangi sektörlerin daha kırılgan, hangilerinin daha dayanıklı olduğuna ilişkin güçlü içgörüler üreteceğiz. KOBİ’ler için tedarik çeşitlendirme, risk yönetimi ve dayanıklılık artırma adımlarına dair uygulanabilir bir çerçeve sunarak, bu raporu "yarının belirsizliklerine karşı stratejik pusula" haline getireceğiz. Tüm bu çalışmaları 2026’nın ilk aylarında paylaşmayı hedefliyoruz." dedi.