Yerel Haberler
İzmir
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:02 Göztepe, 4 büyüklerden sonra en başarılı iç saha takımı Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon iç sahada sergilediği performansla dikkatleri çekmeye devam ediyor. Sarı-kırmızılılar şu ana kadar 16 maça çıkarken; 7 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi, toplayabileceği 48 puanın 28’ini hanesine yazdırmayı başardı. Böylece Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Göztepe, sezonun son iç saha maçında Gaziantep FK’yi mağlup ederek taraftarı önündeki başarılı performansını galibiyetle tamamlamayı hedefliyor. Sadece Galatasaray ve Beşiktaş’a kaybedildi Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans ortaya koyan Göztepe, sadece 2 kez mağlubiyet yaşadı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği, Samsunspor, Çaykur Rizespor, Karagümrük ve Antalyaspor’u mağlup eden İzmir ekibi; Konyaspor, Fenerbahçe, Kocaelispor, Kayserispor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Kasımpaşa ile ise berabere kaldı. Sarı-kırmızılılar iç sahada bu sezon yalnızca lider Galatasaray ve ikincilik mücadelesi veren Trabzonspor’a mağlup oldu. Evinde 22 gol attı, 13 gol yedi Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynan maçlarda zaman zaman taraftarına bol gollü maçlar izleten Göztepe, evinde oynadığı 16 maçta 22 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. İzmir ekibi, bu süreçte rakiplerinin attığı 13 gole ise engel olamadı. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, iç sahadaki 9 maçta ise kalesini gole kapatarak önemli bir başarıya imza attı.
Lezzetin şifresi tabakta saklı
11 Ocak 2026 Pazar - 13:13 Lezzetin şifresi tabakta saklı Yemeğin tadını yalnızca kullanılan malzemeler değil tabağın rengi, dokusu, formu ve hatta ağırlığı da etkiliyor. Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk’ün yürüttüğü araştırma, gastronomide çoklu duyusal tasarımın yemek deneyimine etkilerini bilimsel olarak ortaya koydu. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nden Prof. Efe Türkel ve Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Sanatta Yeterlilik Programı öğrencisi Gözde Ecem Atıcı ile birlikte yürüttüğü çalışmada, Türkiye’nin farklı şehirlerinde füzyon mutfak üzerine çalışan şefler ve seramik tasarımcılarıyla detaylı görüşmeler yaptı. Çalışma, tabakların yalnızca bir sunum nesnesi değil, lezzetin algısında belirleyici bir araç olduğunu kanıtladı. Araştırma, Türkiye’de bu kapsamda yapılan ilk detaylı çalışma olarak dikkat çekerken, gastronomi ve tasarım alanlarına yeni bir perspektif sundu. Bu çalışmanın gastronomi ve tasarım literatürüne yeni bir pencere açtığını söyleyen Doç. Dr. Selin Gençtürk, "Yemek deneyimi artık çoklu duyusal bir tasarım meselesi. Biz bu çalışmayla, tabakların lezzeti bilimsel olarak nasıl değiştirdiğini ortaya koyduk ve gastronomi ile endüstriyel tasarım arasında güçlü bir köprü kurduk" dedi. Tasarım ön planda Farklı kültürlerin birleştiği füzyon mutfakların tüm dünyada yükselişte olduğunu belirten Doç. Dr. Selin Gençtürk, konuyu şöyle özetledi: "Füzyon mutfak, duyusal tasarımı zorunlu kılıyor. Bugün iyi bir yemeği öne çıkaran şey sadece tat değil tabakla, atmosferle ve malzemeyle kurulan bütüncül bir duyusal deneyim. Şefler artık yemeğin estetiğini, dokusunu ve psikolojik etkilerini de tasarlamak zorunda. Araştırma, Türkiye’de ilk kez bu kapsamda yapılan çalışma olma özelliğini taşıyor. Gastronomi alanında artan rekabetin, tasarım odaklı düşünme ve duyusal inovasyonla birleştiğinde nasıl yeni bir değer oluşturduğunu somut sonuçları ortaya koydu." Yemeğin yüzde 30’u tat Araştırmaya katılan şeflerin tamamı, yemeğin algılanan lezzetinin sadece kullanılan teknik ve malzemelerle sınırlı olmadığını belirtti. Katılımcı şeflerden biri, "Yemeğin sadece yüzde 30’u tat, geri kalanı mekân, tabak, ışık ve atmosfer" diyerek tabak tasarımının deneyimdeki gücünü vurguladı. Tabaklar algıyı etkiliyor Araştırmada elde edilen sonuçlara göre beyaz ve yuvarlak tabaklar tatlılık algısını artırırken, siyah tabaklar yemeği daha az tatlı ve daha yoğun hissettiriyor. Çalışma ayrıca mat tabakların sosyal medyada daha estetik bulunduğunu, tabak dokusunun yiyeceğin algılanan kıtırlık ve yumuşaklığını etkilediğini, ağır tabakların ise kalite algısını yükseltmesine rağmen kullanımda en çok servis personelini etkilediğini ortaya koydu.
İzmir’de 60 yıllık ayakkabı ustası teknolojiye karşı direniyor
11 Ocak 2026 Pazar - 12:29 İzmir’de 60 yıllık ayakkabı ustası teknolojiye karşı direniyor İzmir’de yaşayan 76 yaşındaki ayakkabı ustası, 16 yaşında çırak olarak başladığı ayakkabı tamirciliği mesleğini 60 yıldır sürdürüyor. Gelişen teknolojiye ve hızlı tüketim kültürüne rağmen tezgahının başından ayrılmayan usta, unutulmaya yüz tutmuş zanaatın son temsilcileri arasında yer alıyor. İzmir’de henüz 16 yaşındayken çırak olarak girdiği dükkanda yarım asrı deviren 76 yaşındaki Harun Yüksektepe, gelişen teknoloji ve fabrikasyon üretime karşı el emeğiyle direnerek mesleğini icra etmeye devam ediyor. Modern makineler yerine deriyle bütünleşmiş el aletleri, kösele ve çekiç kullanarak çalışan Yüksektepe, hızlı tüketim alışkanlıkları nedeniyle "at-al" kültürünün yaygınlaştığı günümüzde ayakkabıları tamir ederek yeniden kullanıma kazandırıyor. "Biz sadece deri dikmiyoruz, hatıraları yaşatıyoruz" Mesleğini 60 yıldır aynı heyecanla sürdürdüğünü belirten Harun Yüksektepe, dükkanının kendisi için sadece bir iş yeri değil, bir hafıza olduğunu ifade etti. Eski dönemlerde eşyaya verilen kıymete dikkat çeken Yüksektepe, "Eskiden ayakkabı kıymetliydi, insan emeği kutsaldı. Şimdikiler bir yeri sökülünce çöpe atıyor. Biz sadece deri dikmiyoruz, biz hatıraları yaşatıyoruz" dedi. Çırak yetişmiyor Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, malzeme maliyetlerinin artması ve yeni neslin bedensel emek gerektiren işlere ilgi göstermemesi nedeniyle çırak bulmakta zorlandıklarını belirten Yüksektepe, mesleğin geleceği konusundaki endişelerini dile getirdi. Ucuz ve kalitesiz malzemelerden üretilen ayakkabıların tamir edilmek yerine yenisiyle değiştirilmesinin zanaatı olumsuz etkilediğini vurgulayan Yüksektepe, kendisinden sonra dükkanın kapanacak olmasının hüznünü yaşadığını söyledi. "Tek korkum benden sonra bu çekicin sesinin susması" Mesleğin son demlerinde olduklarını ifade eden Yüksektepe, "Bu eller 60 yıl boyunca helal lokma kazandı. Yoruldum mu? Evet. Ama o ayakkabı bittiğinde sahibinin yüzündeki memnuniyeti görmek, tüm yorgunluğumu alıyor. Tek korkum, benden sonra bu çekicin sesinin susması" diye konuştu.
Kasapoğlu: "Gazeteciler sadece haber yapan değil, toplumun hafızasını tutan insanlardır"
11 Ocak 2026 Pazar - 11:39 Kasapoğlu: "Gazeteciler sadece haber yapan değil, toplumun hafızasını tutan insanlardır" İzmir’de faaliyet gösteren yerel basın kuruluşlarıyla bir araya gelen Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı AK Parti İzmir Milletvekili ve Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Gazeteciler sadece haber yapan değil, toplumun hafızasını tutan insanlardır. Gazeteciler, toplumun gören gözü, işiten kulağıdır" dedi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı AK Parti İzmir Milletvekili ve Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle İzmir’de yerel basın kuruluşlarını ziyaret etti. Ziyaretinde gazetecilik mesleğinin toplumun tüm kesimlerinin gerçeğe ulaşma hakkının teminatı olduğunun atını çizen Kasapoğlu, "Kamuoyunun vicdanını temsil eden, zor zamanlarda daha da kıymetli hale gelen bu mesleği onurla sürdüren yerelden ulusala tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yürekten kutluyorum" diyerek meslek çalışanlarının bu özel gününü tebrik etti. Dr. Kasapoğlu; "Gazetecilik masa başında biten bir iş değildir. Kimi zaman bir deprem enkazının başında, kimi zaman bir adliye koridorunda, kimi zaman da bir köy okulunun bahçesinde, soğukta, sıcakta, gecenin bir vakti ya da sabahın erken saatinde büyük bir sorumlulukla fedakârlık ve hakikat arayışıdır. Hep aynı amaçla: İnsanların ne olup bittiğini doğru şekilde bilmesi için Bu yüzden gazeteciler sadece haber yapan değil, toplumun hafızasını tutan insanlardır. Gazeteciler, toplumun gören gözü, işiten kulağıdır. Son dönemde TBMM’de yürüttüğümüz Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu çalışmalarında da bunu çok net gördük. Sahada yaşananları, ailelerin sesini, engelli vatandaşlarımızın günlük hayatta karşılaştığı görünmez engelleri kamuoyuna taşıyan yine sizler oldunuz. Hem sahadaki hem de toplantılarımızdaki sesimizi ve sözümüzü dijital dünyaya taşıyan, engelli kardeşlerimizin taleplerini gündeme getiren ve hazırladığımız ’erişilebilirlik’ vizyonunu toplumun her kesimine ulaştıran siz değerli gazeteciler, bu hak mücadelesinin en önemli paydaşlarındansınız. ’Engel bireyde değil, kaldırımlardadır’ derken aslında bir zihniyet değişiminden söz ediyoruz. Bu değişimin toplumda karşılık bulabilmesi için de güçlü, özgür ve sorumluluk sahibi bir basına ihtiyacımız var. Sizlerin yaptığı her haber, attığınız her başlık, çektiğiniz her kare bu dönüşümün bir parçası. Bu vesileyle; meslek onurunu her şeyin üzerinde tutan, zor şartlar altında dahi meslek onurunu koruyan, haber verme görevini haktan ve hakikatten ayırmayan tüm basın çalışanlarına teşekkür ediyorum. Görevi başında hayatını kaybeden gazetecilerimizi rahmetle anıyor; kalemini, kamerasını ve mikrofonunu halkın hizmetine sunan herkese sağlık, kolaylık ve başarı diliyorum" ifadelerini kullandı.
Motosikletin şampiyonları kupalarına İzmir’de kavuştu
10 Ocak 2026 Cumartesi - 18:25 Motosikletin şampiyonları kupalarına İzmir’de kavuştu Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) tarafından düzenlenen 2025 Şampiyonlar Ödül Töreni, İzmir Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törende, sezon boyunca ulusal ve uluslararası arenalarda dereceye giren sporcular kupalarına kavuştu. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Salonu’nda düzenlenen törene; önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkanı Mehmet Sadık Vefa, dünya şampiyonu motosikletçi Kenan Sofuoğlu, milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ile çok sayıda sporcu ve aileleri katıldı. Özgener: "Bu sürece ulaşmak meşakkatli" Törenin açılış konuşmasını yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, katılımın yoğunluğuna dikkat çekerek, "Bugünkü toplantıyı hiçbir kalabalıkta görmedim. Bugün çok özel bir gün. Bu başarılı sürece ulaşmak çok zor, oldukça meşakkatli bir süreç. Bütün ailelere ve bakanımıza destekleri için teşekkür ederim" dedi. Yorgancılar: "Asıl olan devamlılıktır" EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise başarıda sürekliliğin önemine vurgu yaparak, "Bu başarıları elde etmek güzel ama asıl olan devamlılıktır. Bu da birlik ve beraberlikten geliyor. Allah hepimizin yolunu açık etsin" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu: "Sizler bizi gururlandırdınız" Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, sporcuların ve ailelerin sergilediği özveriye değinerek şöyle konuştu: "Türkiye genç bir ülke, genç nüfusumuzla gurur duyuyoruz. Burada gördüğümüz tablo bizleri yarınlara daha güçlü kılıyor. Spor sadece başaranlar için değil, onların arkasından koşacak gençler için de çok kıymetli. Sizler bizi mahcup etmediniz, gururlandırdınız. Ne zaman yanınızda olduysak, her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından 2025 yarış sezonu boyunca farklı branş ve yaş kategorilerinde üstün performans sergileyen sporculara ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
İzmir’deki feci kazada ağır yaralanan yazar yaşam mücadelesini kaybetti
10 Ocak 2026 Cumartesi - 16:45 İzmir’deki feci kazada ağır yaralanan yazar yaşam mücadelesini kaybetti İzmir’in Ödemiş ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobilin park halindeki araçlara çarptıktan sonra bir binanın bahçesine uçtuğu kazada ağır yaralanan yazar Rabiye Yıldırım, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaza, 8 Ocak günü saat 13.30 sıralarında Ödemiş ilçesi Zafer Mahallesi Turan Emeksiz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.G. (18) yönetimindeki 35 TDU 55 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrularak yol kenarında park halinde bulunan 35 AB 9839 plakalı otomobil ile 35 AFS 983 plakalı ticari araca çarpan otomobil, ardından bir apartmanın bahçesine uçtu. Feci kaza sırasında kaldırımda yürüyen yazar Rabiye Yıldırım (68), savrulan aracın çarpması sonucu ağır yaralanırken, yanındaki diğer yaya ise son anda kaçarak kurtuldu. Kazada otomobil sürücüsü İ.G. ile araçta yolcu olarak bulunan S.Y. (18), Ü.C. (17) ve S.B. (17) de yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralılar, ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 3 günlük yaşam savaşını kaybetti Hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Rabiye Yıldırım, doktorların tüm müdahalelerine rağmen 3 gündür verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Yazar olduğu öğrenilen Rabiye Yıldırım’ın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Hamdibey Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi. Öte yandan, Rabiye Yıldırım’ın hayatını kaybettiği ve 5 kişinin yaralandığı kaza anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.