Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Sami Uğurlu: "Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 23:26:42
Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Göztepe maçının ardından, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Antalyaspor, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin bilinen oyun planına karşı hazırlık yaptıklarını ancak maçın hemen başında yedikleri golün planlarını bozduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Öncelikle Göztepe’yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Göztepe’nin özellikle son iki senedir oynadığı ve herkes tarafından bilinen bir oyun yapısı var. Bu oyunu gerçekten iyi oynuyorlar. Uzun ve yüksek toplar, ileride agresif oyuncular ve düşen topları kazanıp sonuçlandırmak en büyük oyun planlarından bir tanesi. Duran toplar ve kenar atışları da ayrı bir etken. Bir hafta boyunca buna çalışıp daha maçın 1. dakikası dolmadan böyle bir gol yemek bizi en çok üzen taraftı. Sonrasında toparlanmak zor oldu. Oyunun ikinci yarısına skor dezavantajıyla girdik ve oyuncu değişiklikleri yaptık. İkinci yarının son bölümünde pozisyonlara girsek de toparlanmak için geç kaldık. Bizim için hayati önem taşıyan bu kritik maçlarda çok daha fazla mücadele edip agresif olmamız gerekiyor ancak maçın başında bunu yapamadık" ifadelerini kullandı. "Alacağımız skorlar geleceğimizi belirleyecek" Kaybedilen puan avantajının ardından kalan haftalardaki hedeflerine ve takımın ligdeki güncel durumuna değinen Uğurlu, "Kendi adımıza hayati bir üç haftaya giriyoruz. Geldiğimiz noktada başladığımız yere geri döndük ve 4-5 puanlık avantajımızı kaybederek rakiplerimizle aynı puana geldik. Rakiplerimizin kazandığı bir haftada kaybetmek üzerimizdeki yükü daha da artırdı. Ancak önümüzde üç hafta var ve bu periyottan, ikisini sahamızda oynayacağımız için, en az iki galibiyet çıkartarak ligde kalacağımızı umut ediyorum. Bu maçın ilk yarısındakinden çok daha fazla mücadele etmemiz, ne kadar çok istediğimizi rakibimize hissettirmemiz gerekiyor. İnancımız hala sürüyor. Düşme hattında 5-6 takım bulunuyor ve bunlardan üçü düşecek. Sonuçta her şey bizim elimizde; yapacağımız işler ve alacağımız skorlar Antalyaspor’un geleceğini belirleyecek" şeklinde konuştu. "Biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz" Alınan kötü sonuçların ardından oluşan karamsar tabloya rağmen sorumluluğu tamamen üstlendiğini ve takımın kalitesine güvendiğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Alınan sonuçlar sonrasında alt taraf sizi yakaladığında inancın kırılması ya da azalması çok normal, bunları doğal karşılıyoruz. Takımın başındayım ve tüm sorumluluğu tamamen ben alıyorum. Devre arasında aldığımız puan tablosuna geri dönüp avantajımızı kaybetmiş olsak da biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz. Oyuncularıma güvenim devam ediyor. Ancak hayal satmıyorum, gerçekçi olmak da gerekiyor. Kadro kalitesi olarak iyi oyuncularımız var ve takım hâlinde mücadele ettiğimiz zaman galibiyetler alabiliyoruz. Fakat iki veya üç oyuncunun kötü oynadığı maçları tolere etmemiz kolay olmuyor. Ekstra kötü oynadığında bile maç kazandırabilecek oyuncu lüksümüz yok. Rakibin hatasından kolay gol bulamıyoruz ancak çok kolay gol yiyebiliyoruz. Kalede belirli bir seviyede güvenimiz devam etse de takım olarak 11 kişi iyi oynadığımızda çok iyi işler çıkartacağımızı biliyoruz" açıklamasında bulundu. "Özellikle Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Önlerindeki fikstürün kritik önemine ve kendi sahalarında oynayacakları maçların belirleyiciliğine dikkat çeken Uğurlu, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok. Bu iki maçı alıp ligde kalacağız. Artık yolun sonuna geldik. Bu 3 haftada alacağımız 6 puan, ikili averajda rakiplerimizin neredeyse tamamından iyi olduğumuz için bizi ligde bırakacak. Galatasaray maçı çok zor ve bunun hakkında konuşmak için henüz erken; ilk odak noktamız kesinlikle Alanya maçı. Kötü oyun ve kötü mücadele geride kaldı. Oyuncularımla da bunu içeride konuştum. Alanya maçında kötü oynama veya mazeret üretme şansımız yok ve böyle olmayacağına da inanıyoruz. Alanya maçını mutlak surette, ne olursa olsun çok fazla mücadele edip isteyerek kazanacağız" diye ekledi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 23:20
Stanimir Stoilov: "Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmeliyiz"
Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Antalyaspor maçının ardından, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve takımın duygusal olarak yeniden toparlandığını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Hızlı bir şekilde ilk golün ardından ikinci golü bulduk. Sonrasında yakaladığımız başka gol pozisyonları da oldu. Maçın ikinci yarısına aynı tempoyla başladık ve pozisyonlar bulmaya devam ettik. Oyunun bu bölümünde üçüncü golü de bulmamız gerekiyordu ancak çok fazla fırsat kaçırdık. Son on dakikada rakibimizin yakaladığı pozisyonlar da var. Bizim adımıza iyi bir maç olduğunu düşünüyorum; çünkü son maçlarda oyuncularım duygusal anlamda eksik kalmışlardı. Bugün ise bu duygularımız geri geldi. Her zaman bu duygularla ve hırsla oynamamız gerekiyor. Bu yüzden, maçın geneline baktığımızda kazanmayı kesinlikle hak ettiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum" Takım içindeki birlikteliğin ve sahaya yansıtılan mücadelenin önemine dikkat çeken Stoilov, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum. Maçtan önce bazı sıkıntılarımız vardı ama forma giyen oyuncular bu sıkıntıları sahada çözdüler. Oyuna sonradan girip katkı sağlamak zordur ama bugün oynayan herkes her şeyini verdi. Göztepe’nin kazanması için bütün oyuncular önemli bir mücadele sergiledi ve bu durumdan oldukça tatmin oldum. Bence en önemli şey, bugünkü yüksek enerjimizi ve hırsımızı ligin sonuna kadar diğer maçlara da yansıtabilmemizdir. Son maçlarda uzatmalarda yediğimiz goller nedeniyle çok fazla puan ve zaman kaybettik; bu bizim adımıza çok üzücüydü ancak burada kaybettiklerimizin telafi edileceğini düşünüyorum. Bizim için en mühimi, sonuna kadar hep beraber mücadelemizi sürdürmemiz ve hayalimizin peşinden koşmamızdır. Ayrıca Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum. Zaten onlar ligde de ön sıralarda bulunan takımlar, o yüzden bu durum açıkçası sürpriz değil" şeklinde konuştu.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 22:02
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 2 - Antalyaspor: 0 (Maç sonucu)
Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 47. dakikada rakip sahanın ortalarında aldığı topla çaprazdan ceza alanına giren Arda Okan’ın vuruşunda savunmadan seken meşin yuvarlak kornere çıktı. 55. dakikada Erdoğan’ın ortasında Paal, meşin yuvarlağı kafayla ceza sahası ön çizgisindeki Safuri’ye indirdi. Topu kontrol eden Safuri’nin uzak köşeye yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı. 80. dakikada Antunes’in sağ kanada attığı topla ceza sahası çaprazında kaleciyle karşı karşıya kalan Janderson’un vuruşunda kaleci Julian topu kurtardı. 86. dakikada Erdoğan’ın son çizgiden ceza alanına çevirdiği topla penaltı noktası üzerinde buluşan Bünyamin, sol ayağıyla gelişine sert bir vuruş yaptı. Yerden kaleye yönelen meşin yuvarlağı kaleci Lis, gol çizgisi üzerinden çıkardı. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Oğuzhan Çakır, Erkan Akbulut, Selahattin Altay Göztepe: Mateusz Lis, Allan, Taha Altıkardeş, Malcom Bokele, Arda Okan Kurtulan, Musah Mohammed (Ogün Bayrak dk. 89), Alexis Antunes (Jeferson dk. 82), Filip Krastev (Uğur Kaan Yıldız dk. 68), Cherni, Janderson (Ege Yıldırım dk. 82), Juan Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Mehmet Şamil Öztürk, İsmail Köybaşı, Yusuf Ali Şirin Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Antalyaspor: Julian, Erdoğan Yeşilyurt, Bahadır Öztürk, Lautaro Giannetti (Georgi Dzhikiya dk. 46), Kenneth Paal (Bünyamin Balcı dk. 81), Jesper Ceesay (Yohan Boli dk. 72), Nikola Storm (Abdülkadir Ömür dk. 62), Dario Saric (Soner Dikmen dk. 46), Ramzi Safuri, Doğukan Sinik, Sander Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Hasan Yakub İlçin, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Goller: Juan (dk. 1), Arda Okan Kurtulan (dk. 22) (Göztepe) Sarı Kartlar: Musah Mohammed, Mateusz Lis (Göztepe)
25 Nisan 2026 Cumartesi - 20:56
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 2 - Antalyaspor: 0 (İlk yarı)
Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı sarı-kırmızılıların 2-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan Dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Antalyaspor’un santrasının ardından savunmadan seken topu orta alanda Janderson kafayla indirerek sağ kanattaki Antunes’e aktardı. Antunes’in ceza sahahsına ortasında Juan’ın şutunu kaleci Julian çeldi. Dönen topu yeniden kontrol eden Juan, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 22. dakikada Arda Okan’ın sağ kanattan son çizgiye inerek yaptığı ortada, Juan’ın yaptığı röveşata vuruşu sonrası savunmanın uzaklaştırmak istediği topla buluşan Arda Okan’ın vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 2-0 36. dakikada Saric’in pasında ceza yayı üzerinden Van de Streek’in şutunda kaleci Lis topu kontrol etti. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Oğuzhan Çakır, Erkan Akbulut, Selahattin Altay Göztepe: Mateusz Lis, Allan, Taha Altıkardeş, Malcom Bokele, Arda Okan Kurtulan, Musah Mohammed, Alexis Antunes, Filip Krastev, Cherni, Janderson, Juan Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Mehmet Şamil Öztürk, İsmail Köybaşı, Uğur Kaan Yıldız, Ege Yıldırım, Ogün Bayrak, Jeferson, Yusuf Ali Şirin Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Antalyaspor: Julian, Erdoğan Yeşilyurt, Bahadır Öztürk, Lautaro Giannetti, Kenneth Paal, Jesper Ceesay, Nikola Storm, Dario Saric, Ramzi Safuri, Doğukan Sinik, Sander Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Bünyamin Balcı, Georgi Dzhikiya, Soner Dikmen, Abdülkadir Ömür, Hasan Yakub İlçin, Yohan Boli, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Goller: Juan (dk. 1), Arda Okan Kurtulan (dk. 22) (Göztepe) Sarı kart: Musah Mohammed (Göztepe)
25 Ocak 2026 Pazar - 11:36
İzmir’de intihar denilen olay cinayet çıktı
İzmir’de evinde asılı halde bulunan 18 yaşındaki genç kızın, erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü ve olaya intihar süsü verildiği ortaya çıktı. Tutuklanan cinayet zanlısının ise cezaevinde intihar ettiği öğrenildi. Olay, 12 Aralık 2025 günü saat 11.00 sıralarında Bornova ilçesi Zafer Mahallesi 4303 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, intihar ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapıyı çilingir yardımıyla açarak eve giren polis ekipleri, Dilan Geyik’i (18) holdeki demire asılı halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Geyik’in cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, genç kızın duruş pozisyonu ve asılı olduğu demirin konumunu şüpheli bularak soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında Geyik’in erkek arkadaşı Mustafa Bingöl’ün (27) ifadesine başvuruldu. Bingöl’ün çelişkili ifadeleri üzerine olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazandı. Toplanan deliller, detaylı inceleme için Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne teslim edildi. 450 saatlik görüntü cinayeti aydınlattı Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki 40 güvenlik kamerası ve 15 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerasından alınan toplam 450 saatlik görüntüyü saniye saniye inceledi. Yapılan çalışmada, ifadesinde olay günü binaya bir kez geldiğini öne süren Mustafa Bingöl’ün, aslında 4 kez giriş-çıkış yaptığı tespit edildi. Ayrıca zanlının, olayın yaşandığı saatlerde işlettiği börekçi dükkanında olduğunu beyan etmesine rağmen, yaklaşık 1 saat boyunca binanın içinde bulunduğu belirlendi. İntihar notunu katil zanlısı yazmış Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan incelemelerde, Dilan Geyik’in bıraktığı değerlendirilen intihar notunun Mustafa Bingöl tarafından yazıldığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren polis, ikili arasında kıskançlık nedeniyle sık sık tartışma yaşandığını belirledi. Zanlının olay günü kapıyı pet şişe kullanarak açtığı, Geyik’i boğarak öldürdükten sonra intihar süsü verdiği ortaya çıktı. Bingöl’ün cinayetin ardından genç kızın teyzesini arayarak kendisine ulaşamadığını söylediği ve cesedin bulunmasını sağladığı da saptandı. Cezaevinde intihar etti Eldeki deliller doğrultusunda 20 Aralık’ta gözaltına alınan Mustafa Bingöl, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bingöl’ün, 22 Aralık tarihinde cezaevinde yaşamına son verdiği bildirildi.
25 Ocak 2026 Pazar - 11:26
İzmir’de intihar denilen olay kadın cinayeti çıktı
İzmir’de evinde asılı halde bulunan 18 yaşındaki genç kızın, erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü ve olaya intihar süsü verildiği ortaya çıktı. Tutuklanan cinayet zanlısının ise cezaevinde intihar ettiği öğrenildi. Olay, 12 Aralık 2025 günü saat 11.00 sıralarında Bornova ilçesi Zafer Mahallesi 4303 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, intihar ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapıyı çilingir yardımıyla açarak eve giren polis ekipleri, Dilan Geyik’i (18) holdeki demire asılı halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Geyik’in cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, genç kızın duruş pozisyonu ve asılı olduğu demirin konumunu şüpheli bularak soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında Geyik’in erkek arkadaşı Mustafa Bingöl’ün (27) ifadesine başvuruldu. Bingöl’ün çelişkili ifadeleri üzerine olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazandı. Toplanan deliller, detaylı inceleme için Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne teslim edildi. 450 saatlik görüntü cinayeti aydınlattı Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki 40 güvenlik kamerası ve 15 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerasından alınan toplam 450 saatlik görüntüyü saniye saniye inceledi. Yapılan çalışmada, ifadesinde olay günü binaya bir kez geldiğini öne süren Mustafa Bingöl’ün, aslında 4 kez giriş-çıkış yaptığı tespit edildi. Ayrıca zanlının, olayın yaşandığı saatlerde işlettiği börekçi dükkanında olduğunu beyan etmesine rağmen, yaklaşık 1 saat boyunca binanın içinde bulunduğu belirlendi. İntihar notunu katil zanlısı yazmış Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan incelemelerde, Dilan Geyik’in bıraktığı değerlendirilen intihar notunun Mustafa Bingöl tarafından yazıldığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren polis, ikili arasında kıskançlık nedeniyle sık sık tartışma yaşandığını belirledi. Zanlının olay günü kapıyı pet şişe kullanarak açtığı, Geyik’i boğarak öldürdükten sonra intihar süsü verdiği ortaya çıktı. Bingöl’ün cinayetin ardından genç kızın teyzesini arayarak kendisine ulaşamadığını söylediği ve cesedin bulunmasını sağladığı da saptandı. Cezaevinde intihar etti Eldeki deliller doğrultusunda 20 Aralık’ta gözaltına alınan Mustafa Bingöl, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bingöl’ün, 22 Aralık tarihinde cezaevinde intihar ederek yaşamına son verdiği bildirildi.
25 Ocak 2026 Pazar - 11:10
Amfizemli hastalara taze nefes: Cerrahisiz tedaviler
Akciğerlerdeki hava keseciklerinin geri dönüşü olmayan şekilde hasar görmesiyle ortaya çıkan ve hastalarda şiddetli nefes darlığına yol açan amfizem, hayat kalitesini ciddi biçimde düşüren önemli bir solunum yolu hastalığı olarak biliniyor. Günümüzde, cerrahi işleme gerek olmadan uygulanabilen coil ve valv tedavileri hastalar için yeni bir umut oluyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, cerrahisiz yöntemlerle akciğerlerin daha verimli çalışmasının sağlanabildiğini ve hastaların yaşadıkları nefes darlığında belirgin rahatlama yaşadığını belirtti. Akciğerde oluşan kalıcı yapısal hasar nedeniyle hava keseciklerinin genişlemesi ve solunum kapasitesinin giderek azalmasıyla seyreden amfizem, hastaların günlük hayatını ciddi biçimde kısıtlayan önemli bir solunum yolu hastalığı olarak öne çıkıyor. Geleneksel cerrahi yöntemlerin yanı sıra, son yıllarda bronş içinden kesisiz uygulanan coil ve valv tedavileri, özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalar için yeni bir umut kapısı olarak görülüyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, bu modern yaklaşımların hava tuzaklanmasını azaltarak akciğerin daha etkin çalışmasını sağladığını ve hastalarda belirgin nefes rahatlaması sunduğunu belirtti. Katgı, "Son yıllarda, amfizem tedavisinde cerrahi dışı, daha hedefe yönelik yöntemler ön plana çıkmaktadır. Özellikle cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahiden kaçınan hastalar için geliştirilen bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, güncel tedavi seçenekleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Coil (spiral) tedavisi ve endobronşiyal valv uygulamaları, kesi gerektirmeden bronkoskopi yoluyla uygulanan cerrahisiz yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu işlemler, hasarlı akciğer alanlarının solunum üzerindeki olumsuz etkisini azaltmayı ve daha sağlıklı bölgelerin daha etkin çalışmasını hedeflemektedir" diye konuştu. "Cerrahiye uygun olmayan hastalar için iyi bir seçenek" Bronkoskopik volüm düşürücü işlemlerin, özellikle ileri evre amfizem tanısı bulunan ve optimal ilaç tedavisi ile solunum rehabilitasyonuna rağmen nefes darlığı devam eden hastalarda gündeme geldiğini dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Bunun yanı sıra açık cerrahi açısından yüksek risk taşıyan, ileri yaşta olan veya ek hastalıkları nedeniyle cerrahiye uygun bulunmayan hastalar için önemli bir tedavi alternatifi oluşturmaktadır. Ayrıca akciğer nakli için sıra bekleyen hastaya vakit kazandırmak için de iyi bir yöntemdir. Hasta seçimi, multidisipliner bir değerlendirme süreci sonunda, bireysel klinik özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır" dedi. Söz konusu yöntemlerin hastalığı ortadan kaldırmadığını ancak semptom kontrolü sağlayarak, yaşam kalitesini iyi bir noktaya taşımada önemli rol oynadığını dile getiren Katgı, "Bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, amfizemin temel patofizyolojik sorunlarından biri olan hava tuzaklanmasını azaltmayı hedefler. Aşırı şişmiş ve solunuma katkısı azalmış, bununla birlikte sağlıklı akciğer dokusunun da genişlemesini engelleyen akciğer bölgelerinin etkisinin azaltılmasıyla, diyafram ve solunum kaslarının daha verimli çalışması sağlanır. Bu durum klinik olarak hastalara nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve günlük aktivitelerde daha rahat hareket edebilme şeklinde yansır. Bronkoskopik yöntemler, açık cerrahiye kıyasla daha düşük komplikasyon riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci sunmaktadır. Özellikle cerrahi sonrası risklerin yüksek olduğu hasta gruplarında, daha güvenli ve daha konforlu bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca kesi gerektirmemesi, hastaların günlük yaşama daha kısa sürede dönebilmesine imkan tanır" ifadelerine yer verdi. "Her amfizem hastası coil tedavisi için uygun değil" Her amfizem hastasının coil tedavisi için uygun olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Nuran Katgı, hastanın akciğer dokusunun yapısı, eşlik eden hastalıklar ve genel solunum kapasitesinin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Katgı, "Uygun hasta seçimi ve işlemin deneyimli ellerde gerçekleştirilmesi, tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörler arasında yer almaktadır" dedi. Coil tedavisinin hangi amfizem tiplerinde tercih edildiği hakkında da bilgi veren Katgı, "Coil tedavisi, akciğer hasarının daha yaygın ve homojen dağılım gösterdiği amfizem tiplerinde tercih edildiği gibi en iyi etkisi bölgesel hasarlı, heterojen amfizem tipinde görülür. Akciğerin yalnızca tek bir bölgesinin değil, geniş alanlarının etkilendiği hastalarda coil tedavisi, solunum mekaniklerini genel olarak iyileştirmeyi amaçlayan etkili bir seçenek sunmaktadır" diye konuştu. Öte yandan akıllı tel olarak da adlandırılan spirallerin işlevine değinen Katgı, "Akıllı tel olarak da adlandırılan spiraller, bronkoskopi sırasında akciğer dokusu içine yerleştirildikten sonra kendi doğal şeklini alarak kendi ekseni etrafında kıvrılır. Bu kıvrılma etkisi, hasarlı ve aşırı şişmiş akciğer alanlarının hacmini azaltır. Böylece akciğer dokusu daha kompakt hale gelir, hava hapsi azalır ve solunum mekanikleri daha dengeli çalışmaya başlar" dedi. Valv mi, coil mi? Valv tedavisi hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘valv mi, coil mi’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Endobronşiyal valv tedavisi, akciğer hasarının belirli bir bölgede yoğunlaştığı amfizem hastalarında daha uygun bir seçenektir. Hedeflenen akciğer bölgesinin anatomik özellikleri ve solunum üzerindeki etkisi, hasta seçiminde temel kriterler arasında yer alır. Valv tedavisinin başarılı olabilmesi için hedeflenen akciğer bölgesine yan yollardan hava girişi olmaması gerekir. Çünkü tedavideki asıl amaç hasarlı bölgeyi mekanik olarak tıkama yoluyla hava girişinin engellenmesi, sekresyon çıkışına izin verilmesidir. Kollateral ventilasyonun varlığı, valv uygulamasının etkisini azaltan en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle işlem öncesi yapılan detaylı değerlendirmeler, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Valv mi yoksa coil mi uygulanacağına; amfizemin akciğer içindeki dağılımı, kollateral ventilasyon durumu ve hastanın genel klinik özellikleri değerlendirilerek karar verilir. Bazı hastalarda valv tedavisi daha uygunken, bazı hastalarda coil uygulaması daha iyi sonuçlar sağlayabilir. Valv uygulaması sonrasında hedeflenen akciğer bölgesinde hacim küçülmesi sağlanır. Bu durum, daha sağlıklı akciğer alanlarının solunuma daha etkin katılmasına imkan tanır. Sonuç olarak nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve yaşam kalitesinde iyileşme gözlenir."
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01
Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor
Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
25 Ocak 2026 Pazar - 10:55
İEÜ ile Karşıyaka buluştu, kazanan çocuklar oldu
İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Karşıyaka Belediyesi, anaokulu çağındaki çocukların akılcı ve sosyal gelişimini, ailelerin ve eğitimcilerin bilinçlenmesini desteklemek amacıyla Rektör Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın imzaladığı bir iş birliği protokolü hayata geçirdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ile Karşıyaka Belediyesi, anaokulu çağındaki çocukların, ailelerin ve eğitimcilerin gelişimini desteklemek amacıyla örnek bir iş birliği gerçekleştirdi. Çocukların akılcı ve sosyal yönden güçlenmesine, ailelerin de sağlıklı birey yetiştirme konusunda bilgilenmesine zemin hazırlayacak protokol, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal tarafından imzalandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Karşıyaka Belediyesi arasında 2 yıl süreyle geçerli olacak protokol, üniversite-şehir bütünleşmesinin güçlü bir yansıması olacak. İEÜ Çocuk Gelişimi Programı’ndaki öğretim görevlileri, Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı anaokullarında eğitim gören çocuklara ve ebeveynlere yönelik eğitimler düzenleyecek. Uygulama temelli eğitimler Anaokullarında görev yapan öğretmenlere ilişkin yeterliliklerin, uygulama temelli eğitim faaliyetleriyle geliştirilmesi için çalışmalar yapılacak. Bunun yanı sıra İEÜ Çocuk Gelişimi Programı öğrencileri de belediyeye bağlı anaokullarında uygulama ya da staj yapabilecek. İEÜ’nün ev sahipliğinde gerçekleşen imza töreni, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Sevinç İnan, Rektör Danışmanı Dr. Burçin Önder ve öğretim görevlilerinin katılımıyla gerçekleşti. "Toplumsal katkıya devam edeceğiz" Törende konuşan Prof. Dr. Abacıoğlu, toplumsal katkıyı merkezine olan proje ve iş birliklerine büyük önem verdiklerini söyleyerek, "Üniversite olarak en büyük sorumluluklarımızdan biri, ürettiğimiz bilgiyi toplumun her kesimi için erişilebilir ve faydalı hale getirmek. Karşıyaka Belediyesi ile imzaladığımız protokol de bunun somut bir örneği oldu. Bu iş birliği sayesinde çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesine katkı sunacağız. Biliyoruz ki, çocuklarımız için atacağımız her adım, hayata geçireceğimiz her proje, aynı zamanda ülkemizin geleceğine yapılan değerli bir yatırımdır. İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak, yaşadığımız kentin ihtiyaçlarına duyarlı, sürdürülebilir ve nitelikli iş birlikleriyle toplumsal katkı üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir eğitim modeli olacak" Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ise, belediyeye bağlı 8 anaokulunun bulunduğunu ifade ederek, "Anaokulu eğitimi, yaşam boyu öğrenmenin ve kişilik gelişiminin ilk ve en önemli basamaklarından biri. Bu süreçte bilimsel bilgiye dayalı profesyonel destek almak; alanında uzman akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak büyük önem taşıyor. Çocuklarımız, bizim en kıymetli hazinemiz. İzmir Ekonomi Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu değerli iş birliği sayesinde, hem çocuklarımızın gelişimini çok yönlü olarak destekleyecek hem de ailelerimizi ve eğitimcilerimizi güçlendiren bir eğitim modeli oluşturacağız" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:50
Şarampole devrilen traktör sürücüsü hayatını kaybetti
İzmir’in Ödemiş ilçesinde dağ yolunda seyir halindeki traktörün şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 52 yaşındaki sürücü olay yerinde yaşamını yitirdi. Olay, bugün saat 13.45 sıralarında Ödemiş ilçesi Emirli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ören mevkisinde bulunan bahçe evinden Emirli Mahallesi istikametine dağ yolundan seyir halinde olan Kazım Karagöz (52) idaresindeki 45 TZ 180 plakalı traktör, virajlı yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı kontrollerde, devrilen traktörün altında kalan sürücü Kazım Karagöz’ün hayatını kaybettiği tespit edildi. Karagöz’ün cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:50
Bayındır’da yetişen nergis, bilimde öne çıkıyor
Türkiye’nin önemli çiçek üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Bayındır ilçesinde yetiştirilen nergis çiçeği, yalnızca kokusu ve görsel güzelliğiyle değil, bilimsel araştırmalara konu olan tıbbi bileşenleriyle de dikkat çekiyor. Uluslararası bilimsel çalışmalara göre nergis (Narcissus) türlerinde bulunan bazı doğal alkaloidler, Alzheimer başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların geliştirilmesinde önemli rol oynuyor. Nergisten ilaca: Galantamin etken maddesi Bilim dünyasının nergise olan ilgisinin temelinde, Amaryllidaceae familyasına ait bazı bitkilerde bulunan galantamin adlı alkaloid yer alıyor. Galantaminin, beyinde sinir iletiminde görev alan asetilkolin maddesinin düzeyini artırıcı etkisi sayesinde, Alzheimer hastalığının hafif ve orta evrelerinde kullanılan onaylı bir ilaç etken maddesi olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, galantamin doğada sınırlı sayıda bitkide bulunurken, nergis türleri bu yönüyle farmasötik araştırmalar açısından büyük önem taşıyor. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede nergis türleri, bu etken maddeye yönelik bilimsel çalışmaların merkezinde yer alıyor. Klinik kullanımda yer alıyor Galantaminin etkisinin yalnızca laboratuvar çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, söz konusu maddenin dünya genelinde sağlık otoritelerince onaylı olarak kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğunu vurguluyor. Hafif ve orta dereceli Alzheimer vakalarında kullanılan bu etken madde, modern tıpta önemli bir yere sahip bulunuyor. Araştırmalarda nergis bitkisinde bulunan likorin ve narsiklasin gibi diğer alkaloidlerin de antikanser, antiviral ve antimikrobiyal özellikleri açısından bilimsel çalışmalara konu olmaya devam ettiği ifade ediliyor. Uzmanlardan uyarı Öte yandan, uzmanlar, nergis bitkisinin özellikle soğan kısmı başta olmak üzere tüm bölümlerinin zehirli alkaloidler içerdiğini hatırlatarak, evde hazırlanan kür ve karışımların ciddi sağlık riskleri taşıdığı uyarısında bulunuyor. Tıpta kullanılan etken maddelerin tamamının, kontrollü dozlarda ve laboratuvar ortamında elde edildiği vurgulanıyor. Bayındır için katma değer potansiyeli Mis kokulu çiçekleriyle festivallere renk katan Bayındır nergisinin, bilimsel araştırmalar ve doğru tarımsal yatırımlarla değerlendirilmesi halinde, estetik değerinin yanı sıra sağlık ve biyoteknoloji alanında da katma değer üreten bir ürün haline gelebileceğine dikkat çekiliyor.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:16
Birlikte parlayalım minik izleyicileriyle buluşuyor
Aliağa Belediyesi’nin sömestr özel olarak düzenlediği Tiyatro Günleri kapsamında sahnelenen "Birlikte Parlayalım" oyunu, ilk gösteriminde yoğun ilgi gördü. Çocukların büyük beğenisini kazanan oyun, 24 Ocak-1 Şubat 2026 tarihleri arasında her gün Aliağa’nın merkez ve çevre mahallelerinde ücretsiz olarak sahnelenmeye devam ederek minik izleyicilerine tiyatro dolu bir ara tatil yaşatacak. Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET)’in bünyesinde faaliyetlerine başladı. Tiyatronun ilk projesi, yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET) Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un yaptığı ‘Birlikte Parlayalım’ oyunu oldu. "Birlikte Parlayalım", rekabet duygusuna kapılmadan dostluğu ve paylaşmayı merkeze alıyor. Oyun, çocuklara her bireyin kendine özgü yeteneklere sahip olduğu ve bu yetenekler doğru şekilde bir araya geldiğinde harika işler başarılabileceği mesajını veriyor. Tiyatroya özel şarkı bestelendi Oyuncu kadrosu Aliağa Sanat Evi (ASEV) kursiyerlerinden oluşan oyun, üç kişilik bir ekip tarafından sahnelenirken, performansa oyuncuların canlı olarak çalacağı ukulele ve marakas eşlik ediyor. Müzikal ögelerin de ön planda olduğu oyunda, sözü ve bestesi Demet Bozkurt’a ait "Parla" adlı şarkı da seslendirilerek izleyicilere ritim ve tiyatronun iç içe geçtiği keyifli bir sahne deneyimi sunuluyor. Aliağa’da tiyatro için yeni bir dönem ALBET Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt, Aliağa Belediyesi’nin Orman Tiyatrosu projesi hakkında şu sözleri söyledi: "Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu kendi içimizde oluşturduğumuz yeni bir oluşum. ‘Birlikte Parlayalım’ oyunumuzu ve gelecekteki diğer oyunlarımızı çocuklarla buluşturmak istiyoruz. Oyunumuzda yaş sınırı yok. Çok küçük seyircimiz için de görsel bir şölen oluşturabilir, hatta ebeveynlerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun. Her konuda bize destek olan, çocuk tiyatrosunun gelişimine öncülük eden ve minik seyircimizi sanatla buluşmamıza yardım eden Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz."
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:09
İzmir’deki korkunç cinayetin görgü tanığı konuştu: "Silah sesine koştuk, kanlar içinde bulduk"
İzmir’in Menemen ilçesinde uzaklaştırma kararı bulunan saplantılı kişi tarafından pusuya düşürülerek öldürülen 26 yaşındaki Gözde Akbaba cinayetine ilişkin konuşan görgü tanığı esnaf Fatih Şahin, "Silah seslerini duyunca koştuk, hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Ekipler çok hızlı geldi ama kurtarılamadı. Ülkece neden bu kadar vicdansız olduk?" dedi. Menemen İnönü Mahallesi’nde 19 Ocak akşamı saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Lokman E. (33), saplantılı olduğu Gözde Akbaba’nın ikamet ettiği sitenin girişinde pusu kurdu. Akbaba’yı silahla yaralayan saldırgan olay yerinden kaçarken, ağır yaralanan genç kadın ise kaldırıldığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 gün süren yaşam mücadelesini 21 Ocak günü kaybetti. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından olaydan 1,5 saat sonra bir akaryakıt istasyonunda suç aletiyle birlikte yakalanan zanlı Lokman E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatını kaybeden Gözde Akbaba’nın cenazesi ise İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi ve toprağa verildi. "Silah seslerini duyup olay yerine koştuk" Olay anına tanıklık eden bölge esnafı Fatih Şahin, yaşanan dehşet dolu dakikaları ve hissettiklerini anlattı. Olayın yaşandığı sırada yakınlardaki bir binadan çıktığını belirten esnaf Fatih Şahin, silah sesleriyle irkildiklerini ifade etti. Şahin, "Olay yaşandığı sırada çaprazdaki binadan çıkıyordum ve iki üç el ateş sesi duydum. İlk başta ne olduğuna anlam veremedik ancak olay yerine yaklaştığımda hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Hemen jandarmaya ve gerekli mercilere haber verdik. Sağ olsunlar, ekipler gerçekten çok hızlı davrandılar; yaklaşık 2-3 dakika içinde jandarma olay yerine ulaştı. Ambulans da aynı hızla gelerek hanımefendiyi hastaneye götürdü fakat ne yazık ki vefat ettiğini öğrendik" dedi. "Tüylerimiz ürperiyor" Cinayetin ardından büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Şahin, "Olayın görüntülerini izlediğimizde gerçekten kalbimiz sızladı. ’Neden bu kadar vicdansız olduk?’ diye düşünmeden edemiyoruz. Hepimizin annesi, kız kardeşi, çoluk çocuğu var; yaşananlar karşısında tüylerimiz ürperiyor. Bu tür olayların bir an önce son bulması için yetkililerden kesin bir çözüm bulunmasını rica ediyoruz. Bu kişilerin hangi psikolojiyle bu eylemleri gerçekleştirdiklerini anlamak gerçekten mümkün değil" ifadelerini kullandı.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:56
Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor
İzmir’in Dikili İlçesi’nde faaliyet yürüten Dikili Umut Tiyatrosu ’Umutlu Mahkumlar’ adlı projesiyle örnek bir adım attı. Dikili’de kurulan, sanat yönetmeni ve tiyatro eğitmeni Mine Atlatmaz’ın öncülüğünde çalışan Dikili Umut Tiyatrosu, ’Cinayet ve Çay Partisi’ adlı kısa komedi oyununu Dikili ve çevresindeki komşu ilçelerde sergiledikten sonra şimdi de ’Umutlu Mahkumlar’ projesiylr cezaevlerinde kalan mahkumlara sergilemeye başladı. 16 Ocak’Ta Aliağa Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, 22 Ocak’ta da Bergama Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan mahkumlara sergilenen oyun büyük beğeni topladı. Mine Atlatmaz’ın yazıp, yönettiği ve ekip arkadaşlarıyla oynadığı ’Cinayet ve Çay Saati’ oyunu 3 Şubat Salı günü Ayvalık Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda sahne alacak. Mine Atlatmaz proje ile ilgili şunları söyledi; "2000 yılında Umut Hep Var sloganıyla kurduğumuz tiyatro topluluğumuz bugüne kadar bir çok projeye imza attık. Umutlu Çocuklar, Umutlu Kadınlar ve Umutlu Patiler en önemlileriydi. Şimdi ise cezaevlerinde sevdiklerinden uzak, topluma kazandırılmayı bekleyen mahkumlar için "Umutlu Mahkumlar" adlı projemizle sahne alıyoruz. Amacımız tüm kardeşlerimize umut ışığı olmak, bir nebze tebessüm etmelerini sağlamaktır. Bu projemizi Adalet Bakanlığı’nın desteği ile tüm Türkiye’deki cezaevlerine yaymak istiyoruz."
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:17
Bergama’da pazar yeri çilesi: Yağmurda gölet, çamurda geçiş işkencesi
İzmir’in Bergama ilçesi Maltepe Mahallesi’nde her cumartesi kurulan semt pazarında, yağış sonrası oluşan su birikintileri ve pazar sonrası biriken çöpler mahalle sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Bergama’nın Maltepe Mahallesi’nde kurulan cumartesi pazarında, otopark alanı ve vatandaşların geçiş güzergahı yağışlı havalarda kullanılamaz hale geliyor. Yağmur sonrası oluşan derin çukurlar ve göletler nedeniyle bölgede ulaşım güçleşirken, mahalle sakinleri ve pazarcı esnafı duruma çözüm bulunmasını istiyor. Çevre kirliliği hat safhada Söz konusu alanın Maltepe Tümülüsü sit alanı sınırları içerisinde yer alması sebebiyle bölgeye asfalt veya beton dökülemiyor. Daha önce belediye ekiplerince mıcır dökülerek geçici iyileştirme yapılan alanda, yaklaşık bir yıldır herhangi bir çalışma yürütülmediği ifade ediliyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve engelli vatandaşlar, çamur ve su birikintileri nedeniyle alandan geçmekte zorlandıklarını belirterek, düzenli bakım çalışması talep ediyor. Bölge sakinlerinin bir diğer şikayet konusu ise pazarın kurulmasının ardından ortaya çıkan çevre kirliliği. Pazarın sona ermesiyle birlikte tezgâhlardan geriye kalan sebze, meyve ve ambalaj atıklarının çevreye gelişigüzel bırakılması mahallede kirliliğe neden oluyor. Vatandaşlar, pazar sonrası temizlik çalışmalarının daha titiz yapılması ve denetimlerin artırılmasını talep ediyor. Esnaftan ’toplu çöp alanı’ talebi Pazarcı esnafı ise kirliliğin önüne geçilmesi için pazar alanı içerisinde belirli bir ’toplu çöp alanı’ oluşturulmasını öneriyor. Atıkların tek bir noktada toplanması halinde temizlik çalışmalarının daha hızlı ve verimli yapılabileceğini ifade eden esnaf, belediyeden bu konuda adım atmasını bekliyor.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:56
Erken tanı hayat kurtarıyor: Rahim ağzı kanserine karşı aşı ve tarama uyarısı
Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserine karşı uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, hastalığın yavaş ilerlediğini ancak düzenli tarama testleri ve aşılama ile büyük oranda önlenebildiğini vurguladı. Serviks bölgesinde gelişen rahim ağzı kanserinin en temel nedeni Human Papilloma Virüsü (HPV) olarak gösteriliyor. Vücudun savunma mekanizmasıyla genellikle vücuttan atılabilen HPV, kalıcı hale geldiğinde ise hayati risk taşıyan kanser türlerine zemin hazırlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, rahim ağzı kanserinin kadınlarda sık görülen ancak tarama testleri sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirtti. Rahim ağzı kanserinin rahmin vajinaya açılan alt kısmında oluştuğunu ve yavaş ilerlediğini ifade eden Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri maalesef kadınlarda çok sık gördüğümüz kanserlerden biri. Yavaş ilerler fakat tarama testleriyle çok büyük oranda önleyebilmekteyiz. Bu nedenle farkındalık haftalarında bunu dile getirmek, tüm halkı ve hastalarımızı bilinçlendirmek bizim için çok kıymetli." dedi. Hastalığın genellikle sinsi ilerlediğine ve ileri evrelerde belirti verdiğine dikkat çeken Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri genelde bulgu vermeden ilerlemekte. Fakat ilişki sonrasında kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, ara kanama, pelvik ağrı gibi durumlarla da karşılaşılabilmekte. Bu bulgular varsa hastalık zaten çok ileri aşamadadır." ifadelerini kullandı. "Temel neden HPV virüsü" Kanser vakalarının en sık nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu aktaran Dr. Topaloğlu, virüsün toplumda yaygın olduğunu ancak bağışıklık sistemiyle vücuttan atılabildiğini söyledi. Risk faktörlerine değinen Topaloğlu, "Virüs kronikleşirse ve yüksek riskli gruplardan bir pozitifliğimiz varsa risk altındasınız. Düzenli taramalarını yaptırmayan, sigara kullanan, HPV pozitifliği olan ve bağışıklık sistemi düşük kişilerde rahim ağzı kanseri sıklığı daha fazla olmaktadır." şeklinde konuştu. "30-65 yaş arası kadınlar dikkat" Erken tanıda tarama testlerinin önemine vurgu yapan Topaloğlu, şu bilgileri paylaştı: "Tarama testleri ile erken aşamada virüsün varlığını yahut kansere neden olabilecek hücrelerin değişimini görebilmekteyiz. Böyle bir durum varsa tanı ve tedaviyi erken aşamada planlayabiliyoruz. HPV testini 30-65 yaşındaki kadınlarda her 5 yılda bir mutlaka öneriyoruz. Bu sayede ’Yüksek riskli grupta bir virüs var mı, biyopsi yapmalı mıyız, hücresel bir değişim başladı mı?’ sorularını yanıtlayabiliyoruz." Aşı ile korunma mümkün Güncel tedavi ve korunma yöntemleri arasında aşının önemini de değinen Topaloğlu, "Rahim ağzı kanserinin en sık nedeni HPV virüsü. Bu konuda elimiz oldukça kuvvetli; artık herkesin bildiği bir aşımız var. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocukları başta olmak üzere aşılanmalar başladı. Eskiden 26 yaşına kadar denirdi ama şimdi 45 yaşına kadar aşılamalar yapılmakta. Bu durum çok büyük oranda rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlamakta." diye ekledi. "Aşını yaptır, taramanı ol, sağlığını koru" Yılda ortalama yüzde 4 oranında yeni vaka görüldüğünü hatırlatan Topaloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’nda şunu bildirmek gerekir ki; erken tanı ve tarama testleri, kanseri yakalayıp önlemek açısından çok kıymetli. Kadınların sağlıklarını garantiye almak için yapacakları en güzel şey, taramalarını ve aşılarını düzenli yaptırmalarıdır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder