Yerel Haberler
İzmir
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:53 Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk İzmir’in Bergama ilçesinde 1513 yılında inşa edilen tarihi Hacı Hekim Hamamı, yürütülen çalışmalar sonucunda Parşömen Müzesi ve atölyesine dönüştürülerek hizmete açıldı. Parşömen Müzesi ve atölyesinin açılışında Bergama Kaymakamı Avni Oral, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Törende konuşma yapan Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, "Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 200 yıldan bu yana bir hizmet veren mekan bugün farklı bir mekan olarak hizmet vermeye devam edecektir. Şehrimiz için değerli olan bu mekanda öncelikli olarak değerli kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum. Değerli misafirler bildiğiniz gibi şehrimiz UNESCO Dünya Mirası. Antik çağdan bugüne baktığımız zaman Roma’ya, Bizans’a, daha sonra beylikler dönemine, Osmanlı Devletine hizmetler vermiş ve tabii ki Osmanlı’dan önce Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçuklu Devleti’ne hizmet vermiş bir bölgede yaşıyoruz ayrıca. Katman katman olan bu kültürel mirasta önemli bir mekanın önünde bulunuyoruz. Bu da atalarımızdan kalan, Osmanlı’dan kalan, Osmanlı’nın mirası, bizlere olan mirası. Mirasına da sahip çıkmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Atıl durumdaki yapı sanata kazandırıldı Bergama Kaymakamı Avni Oral ise, "Bugün burada sanat ve sergi merkezi olarak açacağımız bu mekanda daha önce asli vazifesini yerine getirmiş, 2020 yılına kadar da hizmet etmiş Bergamalılara ama artık son 5-6 yıldır atıl bir şekilde, boş bir şekilde duruyordu. Biz de bunu Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Kaymakamlığımıza tahsis ettirerek özellikle Bergama’nın da açığı olduğunu düşündüğümüz sanat ve sergi alanında kullanabileceğimiz bir mekan haline getirmek için bir çalışma yaptık. Aşağı yukarı 1,5 yılı kapsayan bir süreç içerisinde aşama aşama buradaki bu hazırlıkları tamamlayarak açılışa hazır hale getirdik. Ön taraftaki sanat ve sergi yerimizin yanında arka taraftaki kadınlar bölümünde de biz ADEM merkezimizin, ADEM kurslarımızın bir merkezi halinde, bir workshop haline getirerek, ön taraftaki sergiden sonra yapılan faaliyetlerin ne olduğunu uygulamalı şekilde arka taraftaki bu merkezimizde, atölyelerimizde insanlarımızla paylaşacağız" dedi. Öte yandan, tören, konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesi ve müzenin gezilmesiyle sona erdi.
Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 12:11 Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor Saya Holding’in ana sponsorluğunu üstlendiği Klaros Antik Kenti’ne düzenlenen özel gezide, binlerce yıllık kehanet merkezi yerinde incelendi. Holding yönetimi Ege’nin kültürel mirasına sahip çıkma vizyonuyla Klaros’taki çalışmalara destek verdiklerini belirtirken, gezide bulunan Folkart, Volt Teknoloji ve Humanis yöneticileri İzmir odaklı kültür stratejisini paylaştı. İzmir’in Menderes ilçesindeki Klaros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliğinde devam ediyor. Klaros Antik Kenti’nin ana sponsorluğunu ise kültürel mirasa yatırım yapmayı uzun yıllardır sürdürdüğü toplumsal sorumluluk yaklaşımının merkezine alan Saya Holding üstlendi. Hem bölgenin arkeolojik değerlerine dikkat çekmeyi hem de kentin kültür ve turizm vizyonuna katkı sunmayı hedefleyen holding, bugüne dek bağlı şirketleri aracılığıyla yürüttüğü toplumsal ve kültürel faaliyetleri artık doğrudan holding çatısı altında sürdürmeye başladı. Antik kente düzenlenen gezi programına Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak ve İnsan Kaynakları Direktörü Kezban Sancak Elay katıldı. Gezide açıklamalarda bulunan Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, ana sponsor olan holdinge teşekkür ederek, bu desteğin büyük emeklerle ortaya çıkarılan kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük bir güvence olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zunal, "Yatırımlarının büyük bölümünü kendi filizlendiği, yaşadığımız şehre yapan Saya Holding’in desteğinin bir diğer önemi ise özellikle İzmir ve çevresinin sahip olduğu kültür turizmi potansiyelini ortaya çıkarma konusunda özel sektörün de katılımına öncülük etmesidir. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izinleri ve desteğiyle yürüttüğümüz Klaros kazısına vermiş olduğu destekten dolayı kendilerine çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Klaros’a verilen desteğin bu yeni yönelimin ilk örneklerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Ege Bölgesi’ndeki tarihsel ve kültürel değerleri sahiplenmeyi bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Klaros ile binlerce yıllık bir mirasa dokunduklarını, bunun yalnızca geçmişe saygıyı değil kültürel kalkınmanın gelecek vizyonuyla buluşturulmasını da içerdiğini söyleyen Mengi, holdingin Klaros’a sağladığı destekle yalnızca bir kazı alanının değil bir hafıza mekanının yeniden görünür kılınmasına katkı sunulduğuna dikkat çekti. Mengi, bu katkının aynı zamanda Türkiye’de özel sektörün kültürel alanla kurduğu ilişkinin gelişimine örnek teşkil ettiğini ifade etti. Klaros’tan Smyrna’ya uzanan kültürel vizyon Cem Mengi, antik kentlerin yalnızca arkeolojik değil, ekonomik ve kültürel kalkınmada da itici bir güç olduğunu vurguladı. Ege’nin incisi İzmir’in neolitik dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan kesintisiz yaşam izleriyle adeta katman katman bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını hatırlatan Mengi, bugün İzmir sınırları içinde tam 875 arkeolojik sit alanı bulunduğuna, bu alanların 17’sinde hala aktif kazıların sürdüğüne işaret etti. İzmir’in elinde Smyrna gibi bir Helenistik başkent, Teos gibi sanatçıların şehri, Metropolis gibi kadınlara adanmış kutsal alanlar, Efes ve Bergama gibi dünya çapında bilinen UNESCO hazineleri ve kehanetleriyle öne çıkan Klaros gibi mitolojik bir merkez bulunduğunu dile getiren Mengi, tüm bu zenginliğin İzmir’in tam kalbinde yer aldığını ifade etti. Bu nedenle İzmir’in kültürel zenginliklerini bugünün diliyle yeniden anlatmak gerektiğini ifade eden Mengi, sadece kazı çalışmalarıyla yetinilmeyip bu mirasın herkesin görebileceği, deneyimleyebileceği alanlara dönüştürülmesinin önemini vurguladı. "Kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyoruz" Geziye eşlik eden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, firmaları için gayrimenkul geliştirmenin yalnızca binalar üretmekten ibaret olmadığını, şehirleri şekillendirirken yaşam kültürünü ve estetik bilincini geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sancak, İzmir’de attıkları her adımı, mekanı sanat ve yaşam kalitesini bir araya getiren bütüncül bir bakışla ele aldıklarını ifade etti. Bir kentin ruhunun ürettiği sanat, koruduğu değerler ve paylaştığı estetik anlayışıyla ortaya çıktığını vurgulayan Sancak, firma olarak kültürü ve sanatı kent yaşamının merkezinde yer alması gereken bir toplumsal gelişim unsuru olarak gördüklerini belirtti. Sancak, "Kent estetiği güçlendikçe yaşam standardı yükselir; yaşam standardı yükseldiğinde ise şehirle kurulan bağ daha da güçlenir. Folkart olarak tüm projelerimizde bu döngüyü besleyen bir yaklaşımı benimsiyoruz. Folkart yalnızca gayrimenkul üreten bir şirket değildir; İzmir’in kültürel geleceğine yatırım yapan, estetik anlayışını güçlendiren ve kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen bir markadır" dedi.
Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent
28 Kasım 2025 Cuma - 09:14 Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent Yapay zekâ destekli çok sensörlü yangın algılama sistemi, üniversite-sanayi iş birliğinin güzel bir örneği olarak Yaşar Üniversitesi ve EDS Elektronik iş birliğiyle geliştirildi. Yeni yöntem, iç mekânlarda yanlış alarm oranını önemli ölçüde azaltarak daha güvenilir bir yangın tespit süreci sunuyor. Çalışma, Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle Avrupa Patent Ofisi tarafından uluslararası patentle tescillendi. Yaşar Üniversitesi, EDS Elektronik Destek Sanayi ve Ticaret Ltd. ve Yaşar Üniversitesi Mezunu, Polonya Bilimler Akademisi, Teorik ve Uygulamalı Bilişim Enstitüsü’nde görev yapan Dr. Mert Nakıp’ın ortak başvuru sahibi olduğu yeni nesil çok sensörlü yangın algılama yöntemi, Avrupa Patent Ofisi tarafından tescil edildi. "Çok Sensörlü Yangın Algılama için Tekrarlayan Trend Tahminli Sinir Ağı" başlıklı uluslararası patent, özellikle iç mekânlarda sıkça yaşanan yanlış alarmları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Yenilikçi proje Patent ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, geleneksel yangın dedektörlerinin çoğunun yalnızca dumanı algıladığı için sigara dumanı, yemek buharı veya toz gibi durumlarda hatalı alarm verebildiğini belirtti. Bu durumun hem kullanıcıları rahatsız ettiğini hem de itfaiye ekiplerinin gereksiz yönlendirilmesine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Güzeliş, yapay zekâ destekli çok sensörlü yeni sistemin hem yanlış alarm ihtimalini düşürdüğünü hem de gerçek bir yangının gözden kaçırılmasını engellediğini söyledi. Bu kapsamda, Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş’in kurucu ortağı olduğu, Yaşar Üniversitesi çıkışlı yenilikçi bir girişim olan Thales AI Ltd. Şti., üniversitede geliştirilen yapay zekâ tabanlı teknolojilerin ticarileşmesine örnek gösterilen şirketlerden biri olarak Kuzey İzmir TEKMER’de yer alıyor. Güvenilir tespit Uluslararası tescil alan bu yenilikçi çalışmaya liderlik eden ve Polonya Bilim Vakfı (FNP) tarafından Polonya’daki en iyi genç bilim insanlarına verilen START bursu alan Dr. Mert Nakıp da son yıllarda çok sensörlü ve akıllı yangın algılama sistemlerine duyulan ihtiyacın arttığını vurguladı. Nakıp, mevcut çalışmaların çoğunun dış mekân ve orman yangınlarına odaklandığını; geliştirilen yeni yöntemin ise özellikle bina içi kullanıma yönelik daha güvenilir bir çözüm sunduğunu belirtti.
Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:03 Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor İzmir’de Onat Tüneli inşaatı nedeniyle hasar gören Atamer Mahallesi’ndeki bazı evlerde başlayan yıkımlar, vatandaşlarda derin bir korkuya yol açtı. Evlerdeki çatlaklar her geçen gün büyürken, mahalle sakinleri can güvenliklerinin tehlikede olduğunu söyledi. Tüm çağrılarına rağmen muhatap bulamadıkları belirten mahalleli, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile bir an önce görüşmek istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı süren Buca Onat Tüneli, Atamer Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların tepkisine neden oldu. 2018’de temeli atılan ve 2026’da hizmete açılması planlanan tünelin kazı ve delme çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte çevredeki evlerde çatlak ve yapısal hasarlar artmaya başladı. Son haftalarda özellikle gece yapılan derin kazı çalışmalarının ardından yaklaşık 100 evde çeşitli düzeylerde hasar tespit edilirken, riskli bulunan bazı yapılar tahliye edildi. Mahalle sakinleri, sürece ilişkin yeterli bilgi verilmediğini belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a tepki gösterdi. Dün akşam sloganlar eşliğinde tünel şantiyesine yürüyen kalabalık, "Atamer burada, Cemil Başkan nerede?" diyerek açıklama ve çözüm talep etti. "Bir sorumlu bulamıyoruz, geceleri uyuyamıyoruz" Mahalle sakini Oğulcan Kula, evlerindeki hasarın her geçen gün arttığını belirterek yaşanan tehlikeyi şu sözlerle anlattı: "Gün geçtikçe sıkıntılarımız artıyor, hiçbir sorumlu muhatap bulamıyoruz. Dün gece koltuk olmasaydı duvar üstümüze yıkılıyordu. Evde bebeğimiz var, nöbetleşe uyuyoruz. En ufak bir artçı depremde bile dayanamayız. Mahallenin yarısı gitti, esnaf olarak da büyük zararımız var. Biz evimizi terk etmek istemiyoruz; yetkililer artık gelsin, bizi duysun." "Bir can kaybı olursa sorumlusu belediye başkanıdır" Erman Akkuş ise hem psikolojik hem fiziksel baskı yaşadıklarını söyleyerek, "Bir yıldır bu sıkıntının içindeyiz. Evlerde büyük çatlaklar var. Polisle karşı karşıya getirildik, insanlar çatılara çıktı. Otizmli oğlum çalışmanın gürültüsünden evden kaçtı, gece 4’te komşumla sokaktan aldık. Belediye başkanından randevu bile alamıyoruz. Burada birinin başına bir şey gelirse bunun sorumlusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’dır" açıklamasında bulundu. "Evimizi başımıza yıktılar, aynı şekilde yapılmasını istiyoruz" Bir başka vatandaş ise evinin ağır hasarlı olduğunu belirterek, "Her taraf çatlak. Gece tüneldeki gürültüden deprem oluyor sandım. Ben evimin yerinde yapılmasını istiyorum. 6 aydır kendi sağlığımı unuttum, yemek yemeyi bile unutur hale geldim. 10 gündür hiç uyumadık. Yer altından gelen ‘güm güm’ sesleriyle yaşıyoruz" dedi. Mahalleli, talepleri karşılanmazsa protestolarına devam edeceklerini belirtti.
ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:35 ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu ALJ Türkiye’nin, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Ağaçlandırma Seferberliği’nin ilk büyük adımı bugün İzmir’de atıldı. Dikilmesi planlanan yaklaşık 1.4 milyon fidanın ilk aşaması olarak Buca’da 312 bin fidan toprakla buluşturuldu. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un ev sahipliğinde Buca’nın Yıldızlar Mahallesi’nde düzenlenen etkinlik panelle başladı. Panelde projeye destek veren Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Daire Başkanı ve Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Mutlu Turan, Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Egemen Döven ve Oyuncu Burcu Biricik de konuşmacı olarak yer alırken, etkinliğe Özge Özacar ile Ümit Erdim de katıldı. Yaklaşık 1 saat süren panelin ardından katılımcılar ilk fidanların dikileceği alana geçerek dikim çalışmalarına başladı. Fidan dikiminde 65 öğrenci de katılımcılara eşlik etti. Bölgeye toplamda 312 bin fidan dikileceği ifade edildi. Satılan her 1 araç için 10 fidan dikiliyor Türkiye’de Toyota, Lexus ve BYD markalarının distribütörlüğünü yürüten ALJ Türkiye, ülke çapında ağustos ayında başlattığı "Ağaçlandırma Seferberliği" kapsamında "Satılan her 1 araç için 10 fidan" kampanyası ses getirdi. Destekçiler ve araç satışlarıyla birlikte kasım ayı itibarıyla 310 bini aşan fidan dikim seviyesine ulaştı. Yangın sonrası zarar gören 185 hektarlık alan yeniden hayat buluyor 2024 yazında yangınla zarar gören Buca’daki 185 hektarlık alan, bilimsel temelli bir ağaçlandırma planıyla yeniden doğaya kazandırılıyor. Seferberlik kapsamında dikilen türler, mavi servi, kara servi ve kızılçam gibi bölgeye uygun ve yangına dayanıklı ağaçlardan seçildi. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, "Çok heyecanlıyız. Geçtiğimiz ağustos ayının sonunda başlattığımız ağaçlandırma seferberliği kampanyamız vardı. Satacağımız her bir araç için 10 ağaç fidanı dikeceğimizi söylemiştik. Eylül dikim döneminde 310 bin ağaca ulaştık. Bugün ilk dikim zamanı geldi. Bundan dolayı çok mutluyuz. Önümüzdeki her 6 aylık dikim döneminde yaklaşık olarak hedefimiz 650 bin fidan dikerek yılda 1 milyon ağaca ulaşmak. Bu bir yıllık seferberlik değil, bunun devamlı olmasını istiyoruz. Başka firmalara, sektörlere de ilham vermesini istiyoruz. Burcu Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Kampanyamızın elçisi oldu. Bize büyük destek veriyorlar." şeklinde konuştu. Seferberlik fikrinin orman yangınlarının giderek artması sonrası ortaya çıktığını kaydeden Bozkurt, "Fikir çok zor değil aslında. Baktığınızda son yıllarda tüm dünyanın derdi, ülkemizin de derdi iklim değişiklikleri nedeniyle orman yangınlarında artış yaşanıyor. Her yaz sadece ülkemizde değil dünyada da aynı yangınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz yaz çok büyük orman alanlarımızı kaybettik. Bu işin yapılması gerekiyordu, zorunluydu. Dediğim gibi bunun böyle bir seferberliğe dönüşmesi gerekiyordu. Bir araya geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, birlikte neleri başardığımızı görüyoruz. Geç bile kalındığını düşünüyorum. Barajlarımızda yoğunluk oranları çok düşük seviyelerde. Biz bu bölgede daha fazla yeşile ihtiyaç olduğunu düşündük. Onun için sadece ormanlık alanlarda, açık alanlarda değil kent ormanlarıyla şehir merkezlerine bu yeşillendirme çalışmalarını taşımak gerekiyor bunun için de ilgili kurumlarla iletişim halindeyiz. Tüm Türkiye genelinde hem kentlerimizde hem açık alanlarımızda daha fazla ağaçlandırma yapılmasını istiyoruz." dedi. Burcu Biricik seferberliğin kampanya elçisi oldu Toplumsal duyarlılığıyla tanınan ünlü oyuncu Burcu Biricik, projenin kampanya elçisi olarak seferberliğin ilk gününden itibaren destek verirken, kampanya elçisi olarak sahada fidan dikimine de katıldı. Toplumun her kesimine ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Burcu Biricik, "Yani böyle bir şey için herhalde kim olsa benim yerimde seve seve katılırdı. Çünkü içeride de aslında onu söyledim yani seminerde bu kadar yangın çıkarken ciğerimiz bu kadar yanarken içsel olarak hiçbir şey yapamazken şu an Ali Haydar Bey’in önder olduğu bir ağaçlandırma seferberliği ilanı yapıldı. Bir seferberlik olması gibi iyi niyetle ortaya çıkan bir proje. Bir vatandaş olarak, bir anne olarak bu zaten benim görevimdi." diye konuştu.
Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:27 Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği İzmir Bayraklı Müftülüğü, iki yıldır soykırıma maruz kalan Gazze halkına destek amacıyla ilçenin 5 ayrı noktasında yardım etkinliği düzenledi. Bayraklı Sevgi Yolu’nda satışa sunulmak üzere kurulan hayır sergisinin açılış programına Bayraklı İlçe Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı’nın yanı sıra İl Müftü Yardımcısı Şadiye Yılmaz, Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven, müftülük çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı yaptığı konuşmada, "İki yıldır vicdanları karartan, bizleri insanlığımızdan utandıran, canlı yayında insanlık tarihinin en adi, en aşağılık ve en vahşi soykırımlarından birine maalesef tanık olduk. Dünyanın daha pek çok noktasında farklı zulümlere maruz kalmış, yerlerinden yurtlarından uzaklaştırılmış, bir lokma ekmeğe muhtaç, bi yudum suya muhtaç, başlarını sokabilecekleri güvenli, sağlıklı, onları yağmurdan soğuktan koruyacak bir dört duvara muhtaç çok sayıda insan var ve bu insanların en fazlası da Müslümanlar. Allah tüm Müslümanlara ve insanlığa yardım etsin. İster Müslüman olsun, ister gayrimüslim olsun iyiliğin tarafındaki herkese teşekkür ediyoruz. İyi insanlar sayesinde iyilik devam ediyor. Bugün burada her bir camimiz ve Kur’an kursumuz, Gazze’deki kardeşlerimize bir kahvaltı, bir öğlen yemeği ikram etme niyeti ile yola çıktık" dedi. Konuşmanın ardından okunan dua ile hayır sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Standlarda birbirinden maharetli hanımların hazırladığı yiyecekler satışa sunuldu. Etkinliğin iki gün devam edeceği, toplanan tüm gelirin gıda ihtiyaçlarına destek olması amacıyla Gazze’ye gönderileceği belirtildi.