Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Bornova MTAL’de geleneksel iftar sofrası kuruldu
26 Şubat 2026 Perşembe - 19:47:07
Bornova Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programlarının ikincisi gerçekleştirildi. Okul yönetimi, öğretmenler ve personelin katkılarıyla hazırlanan programda yaklaşık 120 kişiye iftar yemeği verildi. Bornova Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma ruhunu düzenlenen iftar organizasyonu ile sürdürüyor. Okul Müdürü Adnan Uçar, Müdür Yardımcıları İbrahim Kuz, Arzu Dostel ve Belgin Sağlık’ın koordinesinde düzenlenen ikinci iftar programında, okul personeli ve öğrencileri bir araya geldi. Öğrenciler mutfakta görev aldı Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı öğretmenleri Şükran Uçar, Suzan Bilgehan Karaaslan, Havva Yeni, Elvan Öner ve Gıda Teknolojileri Öğretmeni Özgür Koç’un rehberliğinde hazırlanan yemeklerde öğrenciler aktif rol aldı. 12/F sınıfı öğrencileri Mustafa Aslan ve Egemen Kokulu ile 11/E sınıfı öğrencisi Can Babür, iftar menüsünün hazırlanma sürecini öğretmenleriyle birlikte yürüttü. Haftalık çorba ikramı başlıyor Yaklaşık 100-120 kişilik hazırlanan menüde; mercimek çorbası, nohutlu pirinç pilavı üzeri tavuk, ayran ve baklava ikram edildi. Okul yönetimi tarafından yapılan açıklamada, iftar programlarının yanı sıra Ramazan ayı boyunca haftada bir gün okul kapısı önünde vatandaşlara ve öğrencilere yönelik çorba ikramı yapılacağı bildirildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, toplu iftar yemeğinin ardından sona erdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 16:28
Sergen Piçinciol: "Her maç final niteliğinde"
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Aliağa FK’da, 1461 Trabzon FK maçı öncesi deneyimli savunma oyuncusu Sergen Piçinciol açıklamalarda bulundu. Ligde 50 puanla 4. sırada yer alan Aliağa temsilcisinde Piçinciol, kalan haftalarda her karşılaşmaya final niteliğinde baktıklarını söyledi. Takımdaki çalışmaların yoğun tempoda sürdüğünü belirten Piçinciol, hem mental hem de fiziksel açıdan güçlü bir şekilde hazırlandıklarını ifade etti. Önlerinde oynayacakları 1461 Trabzon FK karşılaşmasına dikkat çeken tecrübeli savunmacı, maç öncesi tüm hazırlıkların titizlikle yapıldığını kaydetti. Geçtiğimiz hafta Muşspor karşısında alınan galibiyetin önemli olduğunu vurgulayan Piçinciol, "Kazanmamız gereken bir maçı, oyunu domine ederek kazandık. Bu galibiyet hem moral hem de özgüven açısından bize büyük katkı sağladı. Devamı da gelecek" dedi. Şampiyonluk hedefini yineleyen deneyimli oyuncu, ligin boyunun kısaldığını ve her maçın final niteliği taşıdığını belirterek, "Her maça tek tek bakıyoruz. Rakiplerimizin aldığı sonuçlar bizim için belirleyici değil. Sahada kendi oyunumuzu ortaya koyup kazanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Sezon başında Bandırmaspor’dan transfer olduğunu hatırlatan Piçinciol, kulübün vizyonundan etkilendiğini dile getirdi. Piçinciol, "Aliağa FK’nın bir proje takımı olduğunu gördüm. Buraya gelmemdeki en önemli sebeplerden biri buydu. Böyle bir vizyona sahip kulübün parçası olmaktan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. Taraftarlara da mesaj gönderen Piçinciol, desteklerinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, sezon sonunda şampiyonluk kupasını birlikte kaldırmak istediklerini sözlerine ekledi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:10
İzmir’de ölümlü kaza sonrası vatandaşlar kara yolunu trafiğe kapattı
İzmir’in Torbalı ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan kadına otomobil çarpması sonucu meydana gelen ölümlü kazanın ardından mahalle sakinleri yolu trafiğe kapattı. Yaşanan gerginliğe jandarma ekipleri müdahale etti. Kaza, saat 11.30 sıralarında İzmir-Aydın kara yolu Kuşçuburun Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İzmir’den Aydın yönüne seyreden 35 FS 692 plakalı otomobil, yolun karşı tarafına geçmeye çalışan Burcu Tek’e (45) çarptı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, çarpmanın şiddetiyle metrelerce savrulan kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Burcu Tek’in cansız bedeni, jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemelerinin ardından morga kaldırıldı. Meydana gelen ölümlü kazanın ardından bölgede toplanan vatandaşlar duruma tepki gösterdi. Güzergah üzerinde Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) kurulmasını talep eden mahalle sakinleri, kara yolunu araç trafiğine kapattı. Yolun kapatılması üzerine bölgede tansiyon yükseldi. Jandarma ekipleri, eylemi sonlandırmayan kalabalığa biber gazıyla müdahale etti. Dakikalarca süren gerginliğin ardından grup dağıtılırken, kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:07
İzmir’de 800 kişinin 57 yıllık tapu davası sürüyor
İzmir’de arsa satın alan 800 kişi, 57 yıldır devam eden davalar nedeniyle tapularına kavuşamıyor. Hayatını kaybeden üyelerin yerine davalara ikinci kuşak müdahil olurken, mahkeme heyeti son duruşmada eksiklerin giderilmesi için duruşmayı bir kez daha erteledi. Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi 800 hissedar, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Yağcılar Köyü’nden 1969 yılında arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak için kooperatif kurdu. Geçen 57 yıllık sürede kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Haklarını aramak için yargıya başvuran ve bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan üyeler, yakınlarıyla birlikte farklı illerden gelerek duruşmalara katılıyor. Birçok üyenin vefat etmesiyle yargı sürecini ikinci kuşak devraldı. Üyeler, sorunun kalıcı olarak çözülmesini istiyor. Duruşma ertelendi Urla 3. Asliye Mahkemesi’nde görülen son duruşmada mahkeme heyeti, Urla Tapu Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılmasına karar vererek dava konusu kök tapunun tüm geçmiş kayıtlarının ve güncel parsel numaralarının bildirilmesini talep etti. Ayrıca Kadastro Müdürlüğüne de yazı yazılarak, önceki bilirkişi raporunda koordinatları belirlenen alanların güncel parsel bilgileriyle çakıştırılarak mahkemeye sunulması istendi. Mahkeme heyeti, istenen bilgi ve belgelerin toplanması, kurumlar arası yazışmaların tamamlanması ve denetime elverişli detaylı bilirkişi raporunun mahkemeye sunulabilmesi amacıyla duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi. Mağduriyetlerin giderilmesi için çağrı Mülkiyet hakları fiilen engellenen ve yıllardır hukuk mücadelesi veren tapu sahipleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat Makbule Gülşahin Erbay, "Davayı başlatan ilk kuşak hak sahiplerinin çoğu adaletin tecelli ettiğini göremeden vefat etti. Bugün 80-90 yaşlarına ulaşan üyelerimiz, her duruşmaya tekerlekli sandalyeleriyle katılarak hak arayışlarını sürdürüyor. Üniversite raporları ve bilirkişi incelemeleri, söz konusu arazinin orman vasfı taşımadığını tescil etmiş olmasına rağmen mülkiyet hakkımız fiilen engellenmektedir" dedi. Hukuki mücadele çocuklara kaldı Söz konusu taşınmazı 1969 yılında asistan olarak görev yaptığı dönemde 110 Reşat altını bedeliyle satın aldığını belirten bir tapu sahibi "Elimde devlet tarafından verilmiş kırmızı tapu senedi bulunuyor. Yıllarca kendimi bu taşınmazın yasal maliki olarak kabul ettim. Bu yatırımı, gelecekte çocuklarıma bir güvence bırakmak ve emeklilik dönemimde yılın birkaç ayını geçirebileceğim bir yaşam alanı oluşturmak gayesiyle yapmıştım. Gelinen aşamada nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyoruz. İlerleyen süreçte duruşmalara iştirak edip edemeyeceğim dahi belirsiz. Hukuki mücadeleyi şu an 55 ve 56 yaşlarında olan çocuklarım devralacak. Tek temennimiz, onlar da 80-90 yaşlarına gelmeden bu yargı sürecinin nihayete ermesidir" ifadelerini kullandı. Hak arayışı sürüyor Tapu sahiplerinden Gürsel Hancı, mülkü oldukça genç yaşlarında büyük fedakârlıklarla elde ettikleri maddi birikimlerle satın aldıklarını belirterek, "O tarihten bugüne tasarruf haklarımızı kullanamadık. Arazimiz vasıfsız bir nitelikte değildir. Elimizde, üzerinde açıkça ’imarlı arsa’ ibaresi bulunan resmi tapumuz mevcut. Tüm bu resmi belgelere rağmen mülkiyet hakkımız halen tesis edilebilmiş değildir" şeklinde konuştu. Yetkililerinden çözüm beklentisi Kooperatife gençlik yıllarında, arkadaşlarıyla birlikte ev sahibi olma heyecanıyla dahil olduklarını anlatan 92 yaşındaki bir diğer tapu sahibi ise "Yıllardır süregelen bekleyişimiz sonucunda hiçbir mülkiyete sahip olamadık. Mağduriyetimiz sürüyor ve halen hakkımıza kavuşmayı bekliyoruz. Elimizdeki geçerli tapulara istinaden, devlet yetkililerinden hukuka ve hakkaniyete uygun olanı yerine getirmelerini talep ediyoruz" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:56
Trafikte tehlikeli hareketler yapan sürücü yakalandı
İzmir’de trafikte tehlikeli hareketler yapıp ani şerit değişimleri yapan sürücü, polis ekiplerinin dikkatli çalışması sonucu yakalandı. 13 bin 420 TL ceza kesilen sürücü gözaltına alındı. İzmir’de sosyal medyada paylaşılan bir görüntüde, İzmir Çevreyolu’nda Buca’dan Gaziemir istikametine ilerleyen 35 YP 195 plakalı aracın tehlikeli şerit değiştirdiği görüldü. Olayla ilgili yapılan incelemede aracın E.A. (35) tarafından kullanıldığı tespit edildi. Sürücüye 13 bin 420 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca hakkında adli işlem de başlatılan E.A., gözaltına alınarak Buca Polis Merkezi Amirliğine götürüldü.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:48
İzmir’de denizden ceset çıktı
İzmir’in Konak ilçesinde denizde 27 yaşında olduğu öğrenilen kişinin cesedi bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Bugün sabah saatlerinde Pasaport İskelesi yakınlarında denizde hareketsiz halde bir kişiyi gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri ile deniz polisi sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu sudan çıkarılan cesedin 27 yaşındaki Mertcan Sarı’ya ait olduğu tespit edildi. Sarı’nın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatılan soruşturma sürüyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:27
İzmir’de feci kaza: 1 ölü, 1 yaralı
İzmir’in Menderes ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Kaza, bu sabah saat 07.30 sıralarında Menderes ilçesi Çamönü Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cemalettin Alpat (63) yönetimindeki 35 BNE 26 plakalı otomobil, karşı yönden gelen V.Ö. (25) idaresindeki 35 CIZ 143 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda büyük çapta hasar oluştu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Cemalettin Alpat’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralı sürücü V.Ö. ise ambulansla Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:24
İzmir Büyükşehir işçileri "Masa kurulmazsa mücadele büyüyecek"
İzmir’de belediye şirketlerinde çalışan işçiler, ödeme krizi ve işten çıkarmalara karşı yürüyüşlerini üçüncü günde de sürdürdü. Konak Pier önünden Kültürpark Basmane Kapısı’na yürüyen işçiler, çözüm için masanın bir an önce kurulmasını istedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ, İZELMAN, İZTEK ve Egeşehir’de aylardır süren ödeme krizi ve işten çıkartılmak üzere havuza alınan 357 işçinin işlerine geri alınması talebi nedeniyle başlayan eylemler 3’üncü gününde de devam etti. İlk olarak geçtiğimiz pazartesi günü ’Çıplak Maaşa Çıplak Ayak Yürüyüşü’ düzenleyen işçiler, DİSK/GENEL-İŞ binasından Kültürpark’ın Dokuz Eylül Kapısı’na yürüyen İZELMAN, İZENERJİ, İZTEK ve EGEŞEHİR’de çalışan Genel-İş üyesi işçiler, dün de sendika yöneticileri ile ‘havuza alınan’ işçiler aynı noktada kurdukları çadırda buluşarak eylemlerini sürdürmüştü. İşçiler bugün de Konak Pier önünde toplanıp Fevzi Paşa Bulvarı üzerinde yürüyüş gerçekleştirdi. İşçiler sloganlar atarak caddede yürüyüş yaparken Kültürpark Basmane Kapısı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Milletvekillerine destek çağrısı Basın açıklamasında konuşan Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, İzmir milletvekillerine seslenerek şu sözlere yer verdi: "Almış olduğumuz karar doğrultusunda Konak Pier’den Basmane Fuar Kapısı’na temsilci arkadaşlarımız, yönetici arkadaşlarımız ve şirkete iade edilip aylardır evine ücret götüremeyen, geçimini sağlayamayan arkadaşlarımızla beraber yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Günlerdir, aylardır bu kapıda talebimizi dile getiriyoruz. Ancak bugün 3’üncü günümüz; hala bir iletişim yok, hala o masa kurulmuyor. Bu mücadelemize destek verilmesi ve kurulmayan bu masanın kurulması için İzmir milletvekillerinden destek isteyeceğiz. Hangi kurum, hangi kuruluş varsa burada bize fayda sağlayacak; nereye, hangi kapıya gitmemiz gerekiyorsa o kapıyı çalmaktan çekinmeyeceğiz. Evet, bazı kapılar vardır çalınır ama bazı kapılar var ki bugün burada, Türkiye’nin Edirne’sinden Hakkari’sine kadar herkesin gördüğü bir yerde. Bugün İzmir’deki milletvekillerimizin de aslında bu mücadelenin başlamadan önce buraya gelip seçmenlerine, üyelerine, emekçiye destek vermesi gerekir. Bu masanın kurulması için emek harcamaları gerekir. Ancak bu saate kadar İzmir’den seçilen hiçbir milletvekilimiz ne bizleri aradı ne de bu mücadeleye gelip bir omuz attı. Biz, Meclisteki üyelerimizin sesimizi duyurmasını istiyoruz. Çünkü görüyoruz; bugüne kadar bir çağrı yoksa bu mücadele uzun soluklu devam edecek. Biz mücadeleden kaçınan bir yapı değiliz. Eylem programımız belli. Önümüzdeki haftaki programımızı da hazırlayacağız. Kararlıyız. Bugün ekmeğinden edilen, geçimini sağlayamayan 350 arkadaşım var. Hep söylüyoruz; çocuklarına harçlık veremiyorlar, elektriklerini ödeyemiyorlar. Bu mağduriyet ortadan kaldırılmadığı takdirde bu mücadele bitmeyecek" ifadelerini kullandı." Masa çağrısı Gül, açıklamasının devamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ‘masa’ çağrısında bulunarak, "Bugün arkadaşlarımız 4 aydır düzenli şekilde ödenmeyen hakları için yakın tarihli bir takvim belirlenmediği sürece bu mücadele sonuçlanmayacak. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına tekrar sesleniyoruz. Grevden sonra diyaloglarla masayı biz kurduk. Kimsenin buralara gelip masa kurmasına gerek yok. Biz sizlerle uyum içinde bu süreci götürmek istiyoruz. Önümüzde 3 yıllık bir süreç var. Bu süreçte sendikalarla, işçi temsilcileriyle, Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle bu masaların kurulmak zorunda olduğunu hatırlatıyoruz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Gelin, bu masayı kuralım. Bu mağduriyet ortadan kalksın, insanlar mutlu ve huzurlu bir şekilde işlerine devam etsin. Ancak şunu da bilsinler; bu mağduriyet ortadan kalkmadığı, bize bir takvim verilmediği sürece bu mücadeleye son vermeyeceğiz. Bu mücadeleyi daha da büyüteceğiz" dedi. "Herkes anlamıştır" Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal ise, "Mücadelenin sonuna kadar devam ettirileceğini umarım herkes anlamıştır. Buradan ben de Ercan Başkan gibi çağrıda bulunmak istiyorum. Geçmiş süreçte nasıl masada çözüme ulaştıysak bundan sonra da masada çözüleceğine inanıyorum. Buradan sevgili Belediye Başkanımıza seslenmek istiyorum: Arkada havuzda tutulan, iade edilen, işten çıkarılan arkadaşlarımızın bir an önce işlerine dönmesini ve huzurlu bir şekilde çalışmalarını istiyoruz. Sendika adına bütün amaç budur" açıklamasında bulundu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:04
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi yeni binası için ilk adım atıldı
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Dünya Bankası Fonu ile yerinde yeniden inşa edilecek. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde proje süreçlerini değerlendirmek üzere; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ersan, Prof. Dr. İlkin Şengün, Prof. Dr. Devrim Bozkurt, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Namık Güver, Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanı Önder Yurdakul, EÜ Tıp Fakültesi Dekanlık ve Başhekimlik yönetimi ve anabilim dalı başkanlarının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin toplumla en yoğun buluştuğu birimlerin başında Tıp Fakültesi Hastanemiz geliyor. Hastanemiz, başta ilimiz ve bölgemiz olmak üzere ülkemiz ve komşu ülkelerden hastalara hizmet veriyor. EÜ üst yönetimi olarak kaliteli sağlık hizmeti sunmak hedefiyle Tıp Fakültemizin alt yapısını, donanımını çağın koşulları doğrultusunda sürekli güncelleyerek son teknolojik cihazlarla donatıyoruz. Bu kapsamda yeni bir adım daha atarak yeni bir Çocuk Hastanesi binası inşa edeceğiz. Yeniden inşa edeceğimiz Çocuk Hastanemiz bir yandan sağlık ve tıp eğitimi altyapımızı güçlendirirken diğer yandan da bölgemiz sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlenecek. Binanın planlarını, sağlık hizmeti veren Anabilim Dalları ve Bilim Dallarında görevli akademisyenlerimizin görüşleri doğrultusunda oluşturmaya özel gösteriyoruz. Üniversitemize bölgemize ülkemize modern ve yüksek kapasiteli donanımlı bir çocuk hastanesi kazandıracağız. Yeni binamız hem depreme dayanıklı olacak hem de fiziki alt yapımızı daha konforlu ve ferah bir boyuta taşıyacak. Bölgemize A Plus standartlarında sağlık hizmeti sunan Tıp Fakültesi Hastanemizin yenilenmesine yönelik güçlü ve kararlı adımlarımızı devletimizin desteğiyle sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuk Hastanemizin yerinde yenilenmesine yönelik verdikleri kıymetli destek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "Akıllı ameliyathaneler ile cerrahi işlemler öğrencilere izletilecek" İnşa edilecek yeni hastanenin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Budak, Hastanemiz, 7 bin 779 metrekare oturum alanına sahip, Acil Servis, Radyoloji, Ameliyathane, Yoğun Bakım gibi tüm işlevleri kendi bünyesinde barındıran 321 yatak kapasitesi ile Ege Bölgesine hizmet verebilecek bağımsız bir yapı olarak tasarlandı. Hastane; 231 servis yatağı, 30 yoğun bakım yatağı, 60 neonatoloji kuvöz kapasitesine sahip olacak. Hastane bünyesinde teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı ve giderek yaygınlaşan ‘Akıllı Ameliyathane’ sistemleri planlandı. Akıllı ameliyathane sistemlerinde; bir ameliyathanede birbiriyle entegre olmuş hastane bilgi sistemi, laboratuvar bilgi sistemi, Görüntü Arşivleme ve İletişim Sistemleri (PACs), kameralar ve monitörler olacak. Cerrahi işlem gerçek zamanlı olarak ameliyathane dışındaki bölümlere görüntü aktarımı yöntemi ile aktarılarak diğer cerrah ve öğrencilerin izlemesi sağlanacak ve akıllı ameliyathane sistemleri aynı zamanda bir eğitim aracı olarak kullanılmış olacak." diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:49
Sosyal yardım alanların istihdamı kolaylaşıyor
Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt eğitim, sağlık, gıda, barınma, gebelik gibi şartlı yardımlar ile eşi vefat etmiş kadınlar ve muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar gibi nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olup, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananların, sigortalı bir işe alınmaları durumunda, bir yıl süreyle SGK primi işveren hissesi ödenmeyeceğini, böylelikle sosyal yardım alanların işgücü piyasasına kazandırılmasının da kolaylaştırıldığını açıkladı. Nakdi düzenli sosyal yardım Konuyla ilgili bilgiler veren Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve yoksul kesimlerin desteklenmesine yönelik sosyal politikalar, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve sosyal barışın korunması açısından büyük önem arz ediyor. Bu amaçla 2016 yılından bu yana hayatımızda olan ancak ne yazık ki çokta bilinmeyen bir istihdam teşviki mevcut. Devlet, ihtiyaç sahibi olduğu Sosyal Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelere belirli aralıklarla nakdi yardımlarda bulunuyor. Bu yardımlara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sağlanan şartlı eğitim yardımları, şartlı sağlık yardımları, şartlı gebelik yardımları, eşi vefat etmiş kadınlara yönelik yardımlar, muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar, öksüz, yetim ve asker çocuğu yardımları, barınma, gıda ve eğitim yardımlarını örnek olarak verilebilir" dedi. Bu teşvikten kimler yararlanabilir Bahsedilen nakdi sosyal yardımları alan kişilerin belirli şartları taşımaları ve istihdam edilmeleri halinde sigorta primlerinde yüzde 56’ya varan indirim sağlandığını kaydeden Kurt, "Bu teşvik 3294 sayılı Kanunun Ek 5’inci maddesinde yer alıyor ve düzenlemeye göre işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde saymış olduğumuz nakdî düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananlardan, İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasında olan ve 4/1-a yani eski adıyla SSK kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalılar için bir yıl süreyle teşvikten yararlanılabiliyor" diye konuştu. Kurt ayrıca, bu teşvikten yararlanmak için işverenlerin beyannamelerini yasal süresi içinde vermeleri ve vadesi geçmiş prim borçlarının olmaması gerektiğini de hatırlattı. İşverenin personel maliyeti düşüyor Destek kapsamında teşvikten yararlanılan sigortalının prime esas kazanç alt sınırı bir başka deyişle asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin tamamı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılandığını kaydeden Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şöyle devam etti: "Malum SGK primi yüzde 37,75 düzeyinde ve bu oran 2026 başında yüzde 38,75’e çıkıyor. Böylelikle asgari ücretli bir sigortalı için ödenmesi gereken SGK primi 9 bin 817,08 TL iken işverenler bu teşvik sayesinde SGK’ye yalnızca 4 bin 420,94 TL ödüyor. Yararlanılan teşvik tutarı bir sigortalı için aylık 5 bin 396,14 TL’yi, yıllık ise 64 bin 753,68 TL’yi buluyor. Alt işverenlerde yararlanabiliyor Bu prim desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalılardan dolayı da yararlanılabiliyor. Ancak kapsama giren sigortalılardan dolayı söz konusu destekten yararlanılabilmesi için asıl işverenin hem kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan hem de alt işverenlerin çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan, her bir alt işverenin ise yalnızca kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması gerekiyor." Başvurular nereye ve nasıl yapılacak Bu uygulamadan yararlanmak isteyen işverenleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun e-SGK uygulaması kanalıyla başvuruda bulunabiliyorlar. İşverenler tarafımdan kapsama giren sigortalılara ilişkin e-SGK kanalıyla yapılacak başvurular, www.sgk.gov.tr/e-SGK sisteminden giriş yapılmak suretiyle erişilen İşveren/İşveren İşlemleri ekranlarında yer alan ve "Sosyal Yardım Teşvik Yönetimi" menüsü işaretlenmek suretiyle görüntülenen ekran vasıtasıyla yapılabiliyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:32
‘Folkart Mona’da örnek ilerleme
İzmir Bostanlı’da Mavişehir’de dikkat çekici, modern bir mimari anlayışla konumlanan Folkart Mona projesinin inşaatı hızla ilerliyor. 400 milyon dolarlık yatırım değerine sahip Folkart Mona’nın, İzmir’de mimari çizgide bir devrime imza atacağı öne sürülüyor. Projenin Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Folkart Mona’da bugüne dek gerçekleşen zemin iyilestirme çalışmalarında; 980 adet fore kazık, 4700 adet temel altı jet grout çalışması, 150 bin m3 hafriyat yapıldı. Bu çalışmalar sırasında 3 bin 500 ton demir kullanıldı. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ve şirket yöneticilerinin katıldığı bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları da dökülmeye başlandı. ‘Mona Lisa’ gülümseyişi Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart’ın, İzmir Mavişehir’de "Folkart Mona" adındaki projesi hızla ilerliyor. Adı verilirken Leonardo da Vinci’nin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınan proje, İzmir’in yeni sembollerinden biri olmaya aday. İzmir Bostanlı Mavişehir’de konumlanan Folkart Mona, İzmir’de mimari çizgide bir devrim meydana getirme iddiası taşıyor. Proje, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerinde. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, şirket yöneticileri ve şantiye çalışanlarının katıldığı sembolik bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları dökülmeye başlandı. Zarif mimari Folkart Mona, Ege’nin tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran bir yaşam alanı sunuyor. Yeşil avlusu, alçak katlı yapıları, zengin sosyal imkanları ve çarşısıyla dünya standartlarında lüks ve konfor arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor. Projenin en çarpıcı özelliklerinden biri olan yeşilliklerle çevrili avlu, sakinlerine doğayla iç içe bir yaşam deneyimi vadediyor. Bakımlı bahçeler, gölgelik alanlar ve yürüyüş yollarıyla dolu bu alan, doğal yaşamın tüm güzelliklerini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Folkart Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Studıo F. A. Porsche imzası Projede her süite ait depo alanı, maksimum gün ışığı alan yaşam alanları, Tanju Özelgin imzalı iç mekân tasarımı ve dünyada sayılı projelerde bulunan Studio F. A. Porsche imzalı mutfak ve banyolar dikkat çekiyor. Ayrıca projede, yangına karşı yağmurlama sistemi ve tüm daireler için elektrikli araç şarj altyapısı gibi modern güvenlik ve konfor çözümleri sunuluyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, "Folkart Mona, İzmir’in en özel projelerinden biri olacak ve şehrin mimari çizgisine yeni bir boyut kazandırıp, bir devrim gerçekleştirecek" diye konuştu. Mesut Sancak, Folkart Mona’nın hem estetik hem de dayanıklılık anlamında en üst düzey standartlara sahip olduğunu belirtti. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü bina önem katsayısının üzerinde bir tasarım anlayışı ile hazırlanan proje 2027 yılı yaz başında tamamlanarak, konutlar sahiplerine teslim edilecek. İnşaat sürecinde toplam 2 bin kişiye istihdam sağlayacak Folkart Mona projesi, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerine sahip. İzmir’in yeni yaşam merkezi Folkart Mona projesi, zengin sosyal donatılarıyla sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Özel açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonları, kütüphane, toplantı odaları, çocuk oyun alanları ve alışveriş seçenekleri gibi birçok imkânı bir arada barındırıyor. Projenin çarşı bölümü, sakinlere alışveriş ve lezzet duraklarında keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. Folkart Mona projesi, Türkiye’nin üç önemli mimarlık ofisi arasında yapılan bir yarışma sonucunda seçilen tasarım üzerinden geliştirildi. Bu özellik, projeyi hem estetik hem de teknik anlamda daha da özel kılıyor. Yarışma sonucu Folkart Mona, Viva Mimarlık Kurucusu Durul Kuşdemir tarafından tasarlandı. İzmir’in Mona Lisa gülümseyişi Dünya sanat tarihinin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınarak adlandırılan Folkart Mona, İzmir’in yeni Mona Lisa gülümseyişi olmaya aday bir simge. Folkart Mona, doğa ile iç içe bir yaşam, zarif mimarisi ve lüks detaylarıyla İzmir’in yeni yaşam merkezlerinden biri olarak yükseliyor. Folkart’ın "Hayat Buna Değer" mottosuyla şekillenen bu vizyoner projesi, İzmir’in güzelliklerini yeniden tanımlıyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:15
EGİAD Ticaret Köprüsü EGİFED iş birliği ile gerçekleşti
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Genç İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (EGİFED) iş birliğiyle düzenlenen EGİAD Ticaret Köprüsü, 11. kez iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirerek bölgenin en güçlü networking platformlarından biri olmayı sürdürdü. İş dünyasının en temel beklentilerinden olan iş ağlarını geliştirme hedefi doğrultusunda hayata geçirilen organizasyon, yaklaşık 70 iş insanının katılımıyla bu yıl da yoğun ilgi gördü. Bugüne kadar binin üzerinde iş insanını buluşturarak yeni iş bağlantılarının kurulmasına, ticari iş birliklerinin doğmasına ve iletişim kanallarının güçlenmesine katkı sağlayan EGİAD Ticaret Köprüsü, bölgesel ekonomiye dinamizm kazandıran örnek etkinlikler arasında yer almaya devam ediyor. EGİAD, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 900’ün üzerinde üyesi bu üyelerin 3 bin 500 şirketinin temsiliyle, bölge ekonomisinin önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Dernek, üyelerinin iş hayatındaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen eğitimler, ticaret köprüleri, uluslararası misyon gezileri ve sektörel etkinliklerle iş dünyasının gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen buluşmada, EGİFED çatısı altında yer alan Akhisar, Balıkesir, Bandırma, Denizli, Manisa, Nazilli, Erdek ve Bergama GİAD temsilcileri de üyeleriyle birlikte etkinlikte yer aldı. 9 derneği tek çatı altında buluşturan EGİFED’in bu bütünleştirici yapısı, genç iş dünyası için güçlü bir sinerji alanı oluşturdu. İş birliği ve dayanışma vurgusu Tarihi ve kültürel mirasıyla özel bir atmosfer sunan EGİAD Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi-Tarihi Portekiz Sinagogu’nda gerçekleştirilen etkinlik, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı ile EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in açılış konuşmalarıyla başladı. Kaan Özhelvacı konuşmasında, Ticaret Köprüsü’nün EGİAD için taşıdığı önemi şu sözlerle vurguladı: "EGİAD Ticaret Köprüsü; üyelerimizin birbirini daha yakından tanımasını, potansiyel iş birliklerinin gelişmesini ve yeni ticari bağların kurulmasını sağlayan önemli bir araçtır. Bu etkinlik yalnızca kartvizit değişiminden ibaret değil; Ege Bölgesi’nin üretim, hizmet ve ticaret gücünü aynı ortamda buluşturan stratejik bir platformdur. İş dünyasının hızla dönüşen dinamikleri içinde güçlü ilişki ağlarına sahip olmanın rekabet avantajı sağladığına inanıyoruz. Bu buluşmanın hem üyelerimizin gelişimine hem de bölge ekonomisine canlılık kazandıracağına inanıyorum." EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer ise, federasyonun bölgesel bütünleşmedeki rolünü hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu: "EGİFED, 9 dernek ve bin 500’ü aşkın üyesiyle Ege’nin genç iş dünyasını ortak bir vizyon etrafında birleştiren güçlü bir çatı kuruluşudur. Farklı sektörlerdeki birikimleri bütünleştirerek ortak aklı büyüten bir yapıya sahibiz. EGİAD Ticaret Köprüsü’nün 11. buluşması, EGİAD ve EGİFED iş birliği ile örgütlü güç ve dayanışmanın bölgesel ticarette nasıl yeni açılımlar oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu." Networking’e yoğun ilgi Etkinliğin moderatörlüğünü EGİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Eroğlu üstlendi. Katılımcılar, networking oturumunda firma tanıtımlarını paylaşarak faaliyet alanlarını anlattı; muhtemel iş birliklerine yönelik temaslarda bulundu. Etkinlik kapsamında çok sayıda yeni ticari bağlantı kurulurken, EGİAD’ın üyelerine sunduğu sosyal sermayeyi güçlendirme misyonu bir kez daha gözler önüne serildi. Güvene dayalı bir iş birliği kültürü Geleneksel hale gelen EGİAD Ticaret Köprüsü buluşmaları, yalnızca yeni ticari fırsatlar oluşturmakla kalmıyor; genç iş insanları arasında güvene dayalı, uzun soluklu bir iş birliği kültürünün gelişmesine de zemin hazırlıyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:00
Çeşme’de öğrenciler, velileri ile kumpir etkinliğinde buluştu
Çeşme Namık Kemal İlkokulu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin program dışı etkinlikleri kapsamında öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmeyi ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan keyifli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 2/D sınıfı öğrencileri ve velilerin katılımıyla düzenlenen "Kumpir Hazırlama Etkinliği", renkli görüntülere sahne oldu. Namık Kemal İlkokulu Gastronomi sınıfında gerçekleştirilen etkinlik süresince öğrenciler hem kendi ilgi ve yeteneklerini keşfetme fırsatı buldu hem de pratiğe dayalı bir çalışma ile günlük yaşam becerilerini kullanmayı deneyimledi. Kendi kumpirlerini hazırlayan öğrenciler, malzemeleri seçme, düzenleme, sunum yapma gibi süreçlerde hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşadı. Velilerin de aktif olarak yer aldığı etkinlik, çocukların özgüven gelişimine, sosyal etkileşimlerine ve üretkenliklerine katkı sağladı. Etkinliğe, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Şube Müdürü Murat Temelli ve Okul Müdürü Ali Can da katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Etkinliği sınıf içinde yakından takip eden Çöker, gerçekleştirilen uygulamanın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflediği bütüncül ve deneyim temelli eğitim anlayışının güzel bir örneği olduğunu belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu anlamlı etkinlik, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öngördüğü uygulamalı ve bütüncül öğrenme yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerimizin hem keyif aldığı hem de öğrendiği bu tür çalışmaların artmasını temenni ediyoruz." Okul Müdürü Ali Can, benzer uygulamalı etkinliklerin yıl boyunca devam edeceğini ifade ederken, öğrenci ve veliler organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:43
İzmirli taksiciler şehir geneline "korsan kullanma" afişleri astı
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, şehrin dört bir yanına "Korsan kullanma, taksi kullan, suça ortak olma" yazılı afişler astıklarını duyurdu. Afişlerle ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, bu çalışmanın Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Türkiye’de ilk kez korsana karşı karşı reklam kampanyası yapıyoruz. İzmir’in her yerinde vatandaşımıza net bir mesaj veriyoruz; Korsan kullanmak suçtur, suça ortak olmayın. Bugün korsana karşı Türkiye’de en güçlü mücadele İzmir’den çıkıyor. Sahada esnafımızla, masada hukukla, Ankara’da bakanlıklarla korsana karşı mücadeleyi birlikte veriyoruz." "Durak durak gezip icraatlarımızı anlattık" Başkan Özkan, göreve geldikleri günden bu yana sadece açıklama değil, sahada da yoğun çalışma yürüttüklerini ifade ederek, "Durak durak gezerek odamızın 1.5 yılda yaptığı icraatları anlatan dergimizi esnafımıza dağıttık. Bölge bölge kahvaltılı istişare toplantıları yaptık. Esnafımızla soru-cevap şeklinde sorunları dinledik, çözüm yollarını birlikte konuştuk. Sadece masada değil, sahada da çalıştık." dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:35
Hipofiz tümörü yüzünden gözünü kaybediyordu
İzmir’de görme kaybı şikayetiyle doktora başvuran 67 yaşındaki Dilek Biroğlu’nun gözünde, MR tetkikleri sonucu hipofiz bezinde 2.3 santimlik tümör olduğu tespit edildi. Yüzde 80 oranında görme kaybı olan Biroğlu, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu tarafından yapılan iki saatlik kapalı operasyonla sağlığına kavuştu. Multidisipliner bir ameliyatla riskli bölgedeki tümörü aldıklarını belirten Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tıbbi gelişmeler sayesinde ameliyat, endoskopik yöntemle yapılabiliyor. Böylece komplikasyon riski azalırken, iyileşme süresi de kısalıyor" dedi. İzmir’de yaşayan 67 yaşındaki Dilek Biroğlu, görme kaybı şikayetiyle göz doktoruna başvurdu. Görme kaybının katarakt nedeniyle olduğunu düşünen Dilek Biroğlu, ameliyat olmak için girdiği MR sonrası gerçekle yüzleşti. Göz doktorunun hipofiz bezinde tespit ettiği 2.3 santimlik tümörün göz dokularına baskı yapması nedeniyle görme kaybı yaşadığını öğrenen Dilek Biroğlu, tümörün alınması için Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu’na başvurdu. Endoskopi ile hipofiz bezindeki tümörü alınan Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Kesme olmadı, dikiş olmadı. Şu an daha iyi hissediyorum. Gözümün de düzeleceğine inanıyorum" açıklamasını yaptı. Katarakt olduğunu zannetti Girdiği MR sonrası hekiminin ameliyat olması gerektiğini aktaran Dilek Biroğlu, yaşadığı süreç hakkında bilgi verdi. Dilek Biroğlu, "Eskiden beri görme problemim vardı. Ama bu derece olmamıştı. Sol gözüm hiç görmüyordu. Ben katarakt ameliyatı olacağım diye göz doktoruna gittim. Göz doktoru MR istediğinde tümör tespit edildi. Beyinden göze giden damarlarda bası yapan bir kitle olduğu tespit edilince nörolojiye yönlendirildik. O kitle görme dokularını zedelediği için sol gözümde görme kaybı oluşmuş. Kitlenin hemen alınması gerektiğini belirterek, Medicana International İzmir Hastanesi’ne yönlendirdiler" diye konuştu. Dilek Biroğlu, Medicana’daki ameliyatta kendisine endoskopik yöntemle müdahale edildiğini ve bu sayede kafasında dikiş ve kesi olmadığını belirtti. Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Şu an daha iyi hissediyorum ve gözümün düzeleceğine inanıyorum" dedi. Burun deliklerinden giriliyor Hipofiz bezinin görme sinirlerinin hemen altında, iki ana şah damarının arasında, oldukça dar bir alanda yerleşmiş olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Hipofiz bezi, beynin en derin ve orta kısmında bulunduğu için ulaşılması zorlu bir bölgedir. Endoskopik yöntemler gelişmeden önce bu tümörlere açık ameliyatla müdahale edilirdi. Günümüzde ise endoskopik yöntemler, açık cerrahinin yerini almaktadır. Çok nadir durumlar dışında, burun deliklerinden hipofiz adenomlarına ulaşılıp, tümörü çıkarmak ya da tümör hacmini azaltmak mümkün olabilir. Operasyon yaklaşık 2-3 saat sürer. Tümör, göz hareketlerini sağlayan sinirlerin yakınında yer aldığı için ameliyat sonrası komplikasyon riski endoskopik yöntemle en aza indirilmiş olur. Endoskopi, cerraha geniş bir görüş alanı sağlar ve daha minimal bir çalışma imkânı sunar. Bu yöntem hem hastanede yatış süresini hem de iyileşme sürecini kısaltır. Komplikasyon risklerini de önemli ölçüde düşürür." Hipofiz adenomu hastalarında ameliyat yönteminin tercih edilmesinin iki nedeni olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Birincisi, görme kaybı ve görme alanı defektleridir. Kiyazma denilen, göz sinirlerinin çaprazlaştığı birleşme bölgesine alttan bası yapan adenomlar, görme sorunlarına yol açtığında ameliyat kaçınılmaz oluyor. İkinci neden ise hipofiz bezinin hormon salgılayan bir bez olmasıdır. Eğer tümör hormon fazlalığına veya hormon yetmezliğine neden oluyorsa, yine cerrahi gerekebilir" dedi. Hipofiz bezinde görülen tümörlerin genellikle iyi huylu olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tümör iyi huylu olsa bile davranışları agresif olabilir ve gürültülü bir klinik tabloyla kendini gösterebilir" diye konuştu. Operasyon KBB ile ortak gerçekleştirildi Dilek Biroğlu’nun operasyonuna dahil olan Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş da endoskopik yöntem ile hipofiz bezindeki tümörün nasıl alındığına ilişkin bilgi verdi. Hastanın burundan girilerek beyin cerrahına yol açıldığını aktaran Prof. Dr. Kasım Durmuş, "KBB uzmanları burun içerisinden girerek, herhangi bir dış kesi yapmadan sinüsün içine ulaşılmasını sağlar. Sinüsü genişleterek sfenoid sinüsten hipofiz bezine giden yolu açar ve ardından beyin cerrahisi ekibine hastayı teslim eder. Bu yöntemle hasta daha erken taburcu olur, dışarıdan görünen bir kesi bulunmaz, komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanın yaşam kalitesi hızla artar" sözlerini kaydetti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:24
İzmir’in su kıtlığına genç ve yenilikçi çözüm
Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri hem evsel hem de endüstriyel su tüketimini gerçek zamanlı olarak izleyerek su israfını azaltmayı amaçlayan bir proje geliştirdi. İzmir’de artan su kesintileri ve kuraklık tehdidine karşı Yaşar Üniversitesi öğrencileri Dağca Ünüvar, Berk Polat, Shavkat Kuchkarov, Damir Alkhaov ve İlia Sergeev HydroTech adını verdikleri bir proje hazırladı. Proje hem evsel hem de endüstriyel su tüketimini gerçek zamanlı izleyerek su israfını azaltmayı hedefleyen kapsamlı bir su yönetimi sistemi olarak dikkat çekiyor. HydroTech üç ana modülden oluşuyor. Evsel Su Takip Modülü, hanelerdeki su sayaçlarından alınan verileri analiz ederek kişi başına uygun tüketim limitleri belirliyor. Böylece kullanıcıların su kullanım alışkanlıklarını daha bilinçli yönetmeleri sağlanıyor. Günlük tüketimi gösterecek Mobil uygulama ise günlük tüketimi, su azaldıkça küçülen etkileşimli bir "Su Bidonu" görseliyle gösteriyor. Limit aşımı durumunda uyarı gönderen uygulama, puan sistemi, rozetler, mahalle sıralamaları ve günlük görevler gibi oyunlaştırma unsurlarıyla su tasarrufunu eğlenceli hâle getiriyor. Kullanıcılar başarılarını sosyal medya üzerinden paylaşarak toplumsal farkındalık yaratabiliyor. Gerçek zamanlı takip Endüstriyel Su İzleme Modülü ise fabrika tesislerine yerleştirilen debi, pH ve sıcaklık sensörleriyle su geri dönüşüm verimliliğini gerçek zamanlı takip ediyor. Bu veriler hem işletmelerin maliyetlerini düşürmeyi hem de yerel yönetimlere stratejik planlama desteği sağlamayı amaçlıyor. HydroTech adını verdikleri proje ile Bornova Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Afete Dirençli Kent Bornova Hackathon’unda (Yenilikçi Fikir Yarışması) ikinci olan ekip üyeleri, sistemin ilerleyen süreçte sadece İzmir’de değil, Türkiye’nin su sıkıntısı yaşayan tüm şehirlerinde uygulanabilecek kapsamlı bir model olmasını hedefliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder