KÜLTÜR SANAT - 31 Mart 2026 Salı 09:58

Yeşilova Höyüğü’ne dijital zaman yolculuğu

A
A
A
Yeşilova Höyüğü’ne dijital zaman yolculuğu

İzmir’in en eski yerleşimlerinden Yeşilova Höyüğü, Yaşar Üniversitesi’nin geliştirdiği YU Immersive Space’te görsel ve işitsel bir deneyimle yeniden hayat buldu. Ziyaretçiler, tarih öncesi İzmir’e 11 dakikalık etkileyici bir yolculuk yaptı.


Yaşar Üniversitesi Medya Merkezi bünyesinde kurulan YU Immersive Space stüdyosunun ilk içeriklerinden biri olan "Yeşilova Höyüğü Immersive Deneyimi", Medya Merkezi VRLab, Bornova Belediyesi ve Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi iş birliği ile hazırlandı. İzmir’in en eski yerleşim merkezi Yeşilova Höyüğü’nün tarihsel katmanlarını ve arkeolojik bulgularını görsel-işitsel bir anlatıyla yeniden canlandıran 11 dakikalık deneyim, katılımcıları interaktif bir yolculuğa çıkardı.



Sürükleyici deneyim stüdyosu


Üniversitenin ekibi ve teknik imkanları kurulan, veri ve yapay zekâ destekli içeriklerin gerçek zamanlı olarak mekana yayıldığı, YU Immersive Space, ile ilgili bilgi veren Yaşar Üniversitesi Medya Merkezi Müdürü Cenk Sönmez bu altyapının Türkiye’deki ilk örneklerden biri olma niteliği taşıdığını söyledi. Cenk Sönmez şu bilgileri verdi: "Medya Merkezi bünyesinde, İletişim Fakültesi’nin katkılarıyla kurulan YU Immersive Space, gelişmiş projeksiyon sistemleri ve çoklu yüzey görüntüleme altyapısıyla donatılmış sürükleyici bir deneyim stüdyosu. Stüdyo alt yapısı, oyun motoru Unreal Engine’in yeni sürümü 5.6 tabanlı gerçek zamanlı içerik üretimi sayesinde izleyiciyi deneyimin bir parçası haline getirildi ve bu özelliğiyle Türkiye’deki ilk örneklerden biri olma niteliği taşıyor. Stüdyo, yalnızca izlenen bir içerik sunmakla kalmıyor; veri akışları, mekansal parametreler ve izleyici etkileşimlerini kullanarak her gösterimi benzersiz kılıyor. Yapay zeka destekli altyapı, görsel üretimden içerik varyasyonlarına kadar tüm süreçte deneyimi uyarlıyor ve geliştiriyor. Böylece her ziyaretçi, stüdyodan farklı bir deneyimle ayrılıyor."



Eğitim amaçlı platform


Sönmez, bu stüdyonun eğitim ve akademik çalışmalar açısından da oldukça verimli bir çalışma alanı olduğunu belirterek, "Bu stüdyo, izleyiciyi pasif bir gözlemciden çıkarıp deneyimin aktif bir parçası haline getiriyor. Stüdyo, dijital sanat, performans, deneyim tasarımı, eğitim ve akademik araştırmalar için disiplinler arası bir platform olarak tasarlandı. Akademik araştırma verileri ve çevresel bilgiler, mekana yayılan görsel anlatılarla algılanabilir hale geliyor. Yeşilova Höyüğü deneyimi, tarih ve teknolojiyi bir araya getiren ilk adımımızdı. Benzer içerikler üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.



Yeşilova Höyüğü’ne dijital zaman yolculuğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Sınır kapısında 161 bin euro’luk kaçak altın komşuya takıldı Türkiye’den çıkış yapıp Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı’nda denetlenen yolcu otobüsü ile otomobilde, toplam değeri yaklaşık 161 bin euro’yu aşan beyan edilmemiş altın külçeleri ve mücevherler ele geçirildi. Araçta altın külçeleri bulundu Edinilen bilgiye göre, Hollanda’ya gitmek üzere Edirne Kapıkule Sınır Kapısından çıkarak Bulgaristan gümrüğüne gelen yabancı plakalı otomobil, risk analizi sonrası detaylı aramaya alındı. Hollanda vatandaşı S.D.’nin kullandığı araçta yapılan kontrollerde, sürücünün çantasında kırmızı kumaş torbalar içerisinde gizlenmiş halde 400 gram 24 ayar altın külçesi ile 320 gram 22 ayar altın bilezik bulundu. Ele geçirilen altınların toplam değerinin yaklaşık 100 bin euro olduğu bildirildi. Olaya ilişkin Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatılırken, 33 yaşındaki kadın hakkında adli işlem yapıldığı ve 3 bin euro nakit teminat uygulandığı öğrenildi. Otobüs yolcularından altın çıktı Türkiye’den Romanya’ya giden yolcu otobüsünde yapılan kontrollerde de, Romanya vatandaşı bir kadın ve bir erkeğin üzerlerinde beyan edilmemiş altın takılar bulundu. Yapılan aramalarda kadının cebinde 256 gram ağırlığında ve 30 bin 360 euro değerinde 25 altın bilezik, erkeğin üzerinde ise toplam 261 gram ağırlığında ve 31 bin 130 euro değerinde yüzük, küpe, kolye ve benzeri takılar ele geçirildi. Ele geçirilen altınların toplam ağırlığının 830 gramı aştığı belirtildi. Yetkililer, her iki olayda da beyan edilmeyen altınlara el konulduğunu bildirirken, şüpheliler hakkında gümrük mevzuatı kapsamında idari işlem başlatıldığını kaydetti.
Bursa Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları Mevsim geçişleri, hastalıkların artışa geçtiği dönemler arasında yer alıyor. Özellikle ilkbahara adım attığımız bugünlerde görülen bahar yorgunluğu, kişilerin sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkilerken, hayat kalitesini düşürebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi. Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı: "Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir." Baharda vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti: "Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."