ASAYİŞ - 08 Nisan 2026 Çarşamba 09:07

Leyla Aydemir davasında duruşma öncesi dikkat çeken gelişme: "Baskı" nedeniyle avukatla yollar ayrıldı

A
A
A
Leyla Aydemir davasında duruşma öncesi dikkat çeken gelişme: "Baskı" nedeniyle avukatla yollar ayrıldı

Ağrı’da görülen Leyla Aydemir davasında kritik duruşmaya günler kala anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç ile yollarını ayırdığı ve davayı herhangi bir avukatla sürdürmeyeceği öğrenildi. Gözler 10 Nisan tarihinde yapılacak duruşmaya çevrildi.

Ağrı’da kamuoyunun yakından takip ettiği Leyla Aydemir davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Davanın yeniden görüleceği 10 Nisan tarihli duruşmaya sayılı günler kala anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç ile yollarını ayırdığı ve başka bir avukata vekâlet vermeyeceği belirtildi. Avukat Erdoğan Tunç, yaptığı açıklamada davanın başından bu yana yargı sürecinin etkin ilerlemesi için yoğun çaba sarf ettiğini belirterek, önemli delilleri dosyaya sunduğunu ifade etti. Tunç, bu deliller doğrultusunda Yargıtay tarafından bozma kararı verildiğini ve davanın yeniden görülmeye başlandığını hatırlattı. Bozma kararının ardından yeni bir soruşturma sürecinin başlatıldığını ve bu kapsamda birçok yeni delil elde edildiğini aktaran Tunç, 16 Ocak 2026 tarihinde görülen duruşmada sanık Yusuf Aydemir’in tutuklandığını belirtti.

Leyla Aydemir davasında duruşma öncesi dikkat çeken gelişme:

"Davada ilerleme sağlandıkça aile ve sanık yakınlarından gelen baskılar arttı"

Davada önemli ilerlemeler kaydedildiği bir dönemde görevden alındığını ifade eden Tunç, bu kararın arkasında baskıların olduğunu öne sürdü. Tunç, "Mavi gözleriyle bütün toplumun hafızasında yer edinen Leyla Aydemir’in cinayet davasını yıllarca takip ettim. Anne Şükran Aydemir’in bana verdiği özel vekâletnameye dayanarak yargı sürecinin eksiksiz ve etkin bir şekilde işlemesi için azami düzeyde çaba gösterdim. Bu davanın faili meçhul bir cinayet olarak kalmasını önlemek için büyük zorluklarla elde ettiğim delilleri dosyaya sundum. Dosyaya sunduğum deliller sayesinde Yargıtay tarafından dosyada bozma kararı verildi. Bozma kararının ardından dava yeniden görülmeye başladı. Bununla da yetinmeyip, sanıkların tekrar beraat etmelerini engellemek için yeni bir soruşturmanın açılmasını sağladım. Bu soruşturma sayesinde birçok yeni delil elde edildi. Bütün bunların ardından 16 Ocak 2026 tarihindeki duruşmada sanıklardan Yusuf Aydemir’in tutuklanmasına karar verildi ve dava halen devam etmektedir. Davanın ilerleme kaydetmesinden rahatsızlık duyan aile, akraba ve sanık yakınlarının baskısına daha fazla dayanamayan Şükran Aydemir, azilname yoluyla vekâlet ilişkimizi sonlandırmıştır. Yasal mevzuat uyarınca davayı takip etme yetkim kalmamıştır. Kamuoyunun bilgisine arz ederim" ifadelerine yer verdi. Mahkeme, Yusuf Aydemir hakkında "öldürme" suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve kaçma ihtimali gerekçesiyle tutuklama kararı vermişti. 16 Ocak’taki duruşmada dava 10 Nisan’a ertelenmişti.

Leyla Aydemir davasında duruşma öncesi dikkat çeken gelişme:

Merve Gökbakan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş’taki çatışmada polisle dalga geçenlere yönelik soruşturma başlatıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Beşiktaş’taki çatışmayı görüntüledikleri sırada kullandıkları ifadelerle, görevini yapan emniyet güçlerinin ciddiyetini küçümseyen ve kamuoyu nezdinde itibarsızlaştıranlara yönelik ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan re’sen soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Beşiktaş’taki çatışma sırasında görevini yapan polisle dalga geçenlere yönelik soruşturma başlatıldığı belirtilerek, "Cumhuriyet Başsavcılığımız Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, bazı basın yayın organları ile sosyal medya platformlarında yayınlanan-paylaşılan video içeriğinde, 07 Nisan 2026 günü İstanbul ili Beşiktaş ilçesi İsrail Konsolosluğu önünde gerçekleştirilen terör saldırısı sırasında, devletimizin güvenliğini, kamu düzenini sağlamak ve vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek amacıyla görev yapan Türk Polis Teşkilatı’na yönelik olarak, olay yerinde bulunan şahıs-şahıslar tarafından aşağılayıcı ve alaycı ifadeler kullanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu şahıslar tarafından, terör saldırısına müdahalede bulunan Türk polisine hitaben ’Sen sağ bek, ben sol bek’ şeklinde ifadeler sarf edildiği, bu suretle görevini ifa eden emniyet güçlerinin ciddiyetinin küçümsendiği ve kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışıldığı anlaşılmıştır. Özellikle aktif bir güvenlik tehdidinin devam ettiği esnada, hayatını ortaya koyarak görev yapan kolluk kuvvetlerine yönelik bu ifadelerin kullanılması, kamu vicdanını derinden yaralayan niteliktedir" denildi. "Şüpheli şahısların kimliklerinin tespitine ve yakalanmalarına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir" Olayla bağlantılı şüphelilerin kimliklerinin belirleneceğinin ve yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdürüldüğünün belirtildiği açıklamada, "Devletin huzur ve güvenliğinin teminatı olan Türk Polis Teşkilatı’na yönelik bu tarz ifadelerin, yalnızca bireysel bir saygısızlık olarak değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda toplumun önemli bir kesimini tahkir ederek kamu düzenini bozmaya elverişli nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda şüpheli şahısların eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun 301/2 maddesinde düzenlenen ’devletin emniyet teşkilatını alenen aşağılama’ suçu ve Türk Ceza Kanunu 216/1. maddesinde düzenlenen ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmış olup, olayla bağlantılı şüpheli şahısların kimliklerinin tespitine ve yakalanmalarına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığımız, devletimizin en temel kurumlarından biri olan ve kamu düzeninin sağlanmasında asli görev ifa eden Türk Polis Teşkilatı’na yönelik bu nitelikteki aşağılayıcı ve kamu düzenini zedeleyici eylemler karşısında, mevzuatın kendisine verdiği görev ve yetki çerçevesinde gerekli tüm adli işlemleri kararlılıkla ve titizlikle yürütmeye devam edecektir" ifadelerine yer verildi.