EKONOMİ - 16 Eylül 2025 Salı 12:10

Türk iş dünyası, Portekiz’in sunduğu potansiyel fırsatlarla buluştu

A
A
A
Türk iş dünyası, Portekiz’in sunduğu potansiyel fırsatlarla buluştu

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Avrupa Birliği’nin dinamik ekonomilerinden biri olarak öne çıkan Portekiz’in yatırım ve ticaret potansiyelini gündeme taşıdı.


"Portekiz İş ve Yatırım Fırsatları" başlığıyla düzenlenen toplantı, Portekiz Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşaviri ve Portugal Trade & Invest Temsilcisi Celeste Mota ile Portekiz İzmir Fahri Konsolosu, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, DYO Yönetim Kurulu Üyesi ve Desa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Yiğitbaşı’nın katılımlarıyla EGİAD merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıda, Portekiz’in sunduğu iş, yatırım ve ticaret imkanları, sektör bazlı fırsatlar, Türkiye-Portekiz ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ve gelecekte iş birliği için öne çıkan alanlar ele alındı. EGİAD üyeleriyle birlikte çok sayıda iş insanının ilgi gösterdiği etkinlik, Türkiye ile Portekiz arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım oldu.



Portekiz, stratejik konumuyla Türk iş dünyası için cazip fırsatlar sunuyor


EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, toplantının açılış konuşmasında Portekiz’in Avrupa, Afrika ve Amerika pazarlarına açılan stratejik konumuna dikkat çekti. Özhelvacı, Portekiz’in özellikle yenilenebilir enerji, turizm, tarım-gıda, teknoloji ve lojistik sektörlerinde sunduğu potansiyelin Türk yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırdığını belirterek, "Türkiye ile Portekiz arasındaki siyasi ilişkiler 1800’lü yıllara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Bu ilişkiler tarih boyunca devam etmiş ve bugün oldukça sağlam bir zemine oturmuştur. Trans-Atlantik bağlarımız, NATO üyeliğimiz, Akdeniz kimliğimiz ve Avrupa’da iki uçta yer alma konumlarımız gibi ortak paydalar, iş birliği kapasitemizi ve güvenimizi güçlendirmektedir." dedi.


Özhelvacı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin de son yıllarda ivme kazandığını vurgulayarak 2024 yılında ikili ticaret hacminin yaklaşık 2,9 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlatarak, Türkiye’den Portekiz’e ihracatta motorlu taşıtlar, pamuk ipliği, demir-çelik ürünlerinin öne çıktığını vurgulayarak, Portekiz’den ithalatta ise kağıt ürünleri, kimyasallar, telekomünikasyon cihazları ve elektrikli makinelerin başı çektiğini aktardı.



Portekiz’den Türk firmalarına büyük davet


Kaan Özhelvacı konuşmasında, geçtiğimiz hafta iki ülke bakanlıkları arasında yapılan görüşmelerde yeni bir dönemin başladığını da belirterek şu bilgileri paylaştı: "2024’te 3 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmi için 2025 yılında 3,5 milyar dolar hedefi belirlenmiş durumda. En dikkat çekici gelişme ise Portekiz’in önümüzdeki dönemde yaklaşık 75 milyar dolar tutarında altyapı, ulaştırma, havalimanı, hızlı tren, konut ve haberleşme projeleri planlıyor oluşu. Portekiz, bu büyük projelerde Türk firmalarının aktif rol almasını bekliyor."


Konuşmasında EGİAD’ın genç iş insanlarının küresel rekabet gücüne katkı sağlama hedefini de vurgulayan Özhelvacı, yurtdışına açılmanın, ihracat ve tedarik zincirine katılım gibi adımların şirketlerin sürdürülebilir büyümesi açısından önemine değindi.


Ekonomideki dalgalanmalara rağmen kriz dönemlerinin doğru strateji ve bilgiyle büyük fırsatlar barındırdığına dikkat çeken Özhelvacı, seminerin amacını şu sözlerle özetledi: "Bugünkü seminerin amacı sizlere Portekiz’deki somut fırsatları göstermek; hangi sektörlerde hangi projelerin kapıda olduğunu paylaşmak ve üyelerimizin doğru bilgilere dayanarak kararlar almasını sağlamak. Bu seminerin vizyon tazelemek, stratejik adımları planlamak ve ortaklık kapılarını aralamak için bir fırsat olacağına inanıyoruz."



Türk iş dünyası, Portekiz’in sunduğu potansiyel fırsatlarla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.