EKONOMİ - 14 Nisan 2026 Salı 12:02

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

A
A
A
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez ziyaretçilerine kapılarını açtı. Açılış programında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dünya çapında ilk üçe giren fuarın ülkenin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu belirterek, "Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, büyükelçiler, belediye başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.



"Hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik"


Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojiler Fuarı’nın küresel sektördeki önemine değinerek Türkiye’nin madencilik ihracatındaki başarılarını vurgulayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan İzmir’de, dünya doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri için bir aradayız. Dünya çapında ilk üçe giren fuarlarımızdan biri olan Marble İzmir’i organize edenlere teşekkür ediyorum. Türkiye, jeolojik yapısı sayesinde dünyanın en zengin doğal taş rezervlerine sahip ülkelerinden biridir" ifadelerini kullandı.


Sektörün ihracat hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "2025 yılında madencilik sektörü ihracatımız 6,4 milyar dolara ulaşarak toplam ihracatımızdan yüzde 2,34 pay alırken, doğal taş sektöründe 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihraç eden üçüncü ülke konumundayız. Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız. Bu yıl 100’den fazla ülkeden 1000’e yakın firmanın katıldığı ve 70 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen bu prestijli fuar için katılımcılara sağladığımız hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" dedi.



"Zamanında yapılan stoklamalarla arz krizi yaşamadık"


Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve sıcak savaşların küresel enerji piyasalarına etkilerini değerlendiren Bakan Bolat, "Malum, dünya ciddi sarsıntılar geçiriyor; politik, diplomatik ve ekonomik yönden sıcak savaşların birçoğu etrafımızda cereyan ediyor. Kuzeyimizdeki büyük savaş, güneyimizdeki iç savaşlar, İsrail tarafından gerçekleştirilen Gazze katliamı ve Lübnan’a yönelik saldırılar ile Körfez’deki gerilimler, 1973, 1979 ve 2022’deki krizlerin toplamından daha büyük bir enerji arz ve fiyat krizini beraberinde getiriyor. Birçok ülke petrol, doğal gaz ve gübre gibi konularda arz problemi yaşarken, hükümetimizin ve ilgili bakanlıklarımızın zamanında yaptığı stoklamalar sayesinde biz hiçbir arz krizi yaşamadık. Dünya piyasalarındaki enerji fiyatlarında görülen çılgın artışlar ve enflasyonist etkiler karşısında vatandaşlarımızın ve üretimimizin en az hasarla etkilenmesi için eşel mobil sistemiyle gayret ettik" şeklinde konuştu.



"Bütçemizin yüzde 60’ını ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz"


İzmir’in dış ticaretteki güçlü konumuna dikkat çekerek hükümetin şehre ve ihracatçılara sağladığı yatırım desteklerini belirten Bakan Bolat, "İzmir, 2025 yılı bilançosuna göre 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat yaparak bize dış ticaret fazlası kazandıran güzide bir şehrimizdir. Ege Serbest Bölgesi, 3,25 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin lideri konumundadır. Hükümetimiz, görevde olduğu 23 yıl boyunca İzmir’e tam 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi. Ayrıca esnafımıza geçen yıl 12 milyar 250 milyon lira tutarında finansman desteği sağlarken, son 23 yılda İzmir’e toplam 53,5 milyar lira esnaf finansman kredisi sunduk. Ticaret Bakanlığı olarak bütçemizin yüzde 60’ını mal ve hizmet ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz ve geçen yıl 33 milyar lira olan bu rakamı inşallah bu yıl 45 milyar liraya çıkaracağız. Merkez Bankamız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızın destekleriyle geçen yıl ihracatçılarımız için yaklaşık 1 trilyon lira ihracat reeskont kredisi tahsis ederek 250 milyar lira faiz sübvansiyon desteği sağladık" dedi.



"Doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine sahibiz"


Marble İzmir Fuarı’nın sektörel gelişimdeki rolünü ve kent ekonomisine sağladığı devasa katkıyı vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Marble İzmir’in hikayesi 37 yıl önce başladı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş oluşumlarından birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçi ile tamamlanan fuarımızda, bu yıl Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Dünyanın doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine ve 120’den fazla mermer türüne sahip olan ülkemizin bu potansiyelini doğru değerlendirmek ve markalaşmak zorundayız" diye konuştu.



"Ortak akılla ihracatı çok daha yukarıya taşıyabiliriz"


Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklere de değinen Başkan Tugay, "Fuarımızda bu yıl tasarım, sanat ve ticaretin aynı zeminde buluşacağı ’Dizayn Alanı’nın yanı sıra; heykel çalıştayı, tasarım yarışması ve Marble Talks gibi sektörü ileriye taşıyacağına inandığımız etkinlikler var. Marble İzmir’in kentimize katkısı çok önemli; konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin tamamında büyük bir hareketlilik oluşturarak İzmir’in ekonomisini büyütüyor ve uluslararası güvenilirliğini artırıyor. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan doğal taş ihracatını, daha fazla iş birliği ve ortak akılla çok daha yukarıya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı.


"En kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz"


Sektörün katma değerli ürünlerle ihracat hedeflerine ulaşacağını, yerli makine üretimindeki başarıyı ve çevre duyarlılığının kamuoyuna doğru aktarılmasının önemini vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Daha inovatif ve katma değerli ürün ihracatına yönelerek konteyner sayısını artırmadan en kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz. Geçmişte tamamen dışa bağımlı olan sektörümüzün günümüzde neredeyse bütünüyle yerli makine kullanması ve yarım milyar dolara yakın makine ihracatı yapması gurur vericidir. Mermer ve doğal taş işleyenlerin doğaya düşman olmadığını, aksine faaliyetler sonrası alanların doğaya geri kazandırıldığını insanımıza çok daha iyi anlatmalıyız. Ayrıca, fuarımıza yüzde 70 seviyelerine ulaşan desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, bu güzel organizasyonun sektörümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.



"Anadolu’nun mirasını ve emeğini dünya vitrinine taşıyoruz"


Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknoloji Fuarı’nın doğaltaş sektörünün geleceğine yön veren çok önemli bir platform hâline dönüştüğünü vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, "Bugün burada sadece ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bir araya geldiniz. 170’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen doğal taş ihracatı gelirimizin yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş doğal taşlar karşılamaktadır. Bu oranı global piyasada markalaşarak ve pazardaki yerimizi artırarak yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini buluşturan bu organizasyon, dünya piyasasında ilk üç içerisinde yer alan ülkemizin gücünü daha da pekiştirecektir. Sektörümüzün kalkınmasına ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayan bu fuarın, katılımcılarımız için yeni iş birlikleri ve önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyorum. Fuarın İzmir’e, ülkemize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını dileyerek organizasyonun başarılı geçmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu.


Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışının sektöre, bölgeye ve ülkeye hayırlara vesile olmasını dilediğini kaydetti.



Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzonspor’dan hakem tepkisi ve taraftara teşekkür Trabzonspor Kulübü, RAMS Başakşehir karşılaşmasının ardından, taraftarına teşekkür ederken, hakem yönetimiyle ilgili sert eleştirilerde bulundu. Bordo-mavili kulüp, bir önceki maçtan kalan cezalara rağmen tribünleri dolduran taraftarlara şükranlarını ileterek, bu desteğin Trabzonspor duruşunu tüm Türkiye’ye güçlü bir şekilde gösterdiğini vurguladı. Açıklamada, son ana kadar mücadeleyi bırakmayan futbolcuların maç sonunda taraftarla bütünleşmesinin camia adına gurur verici olduğu belirtilerek, bu birlikteliğin gelecekteki şampiyonluklar ve Avrupa başarılarının habercisi olduğu ifade edildi. "Manipülasyon çabalarının farkındayız" Maçlar öncesinde yapılan açıklamalarla hakemler üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu girişimlerin yakından takip edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Sözde adalet arayışında olanların, başkalarını itham etmeden önce kendi geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. "Artık bıktık" Hakem yönetimlerinin futbol kamuoyunda hayal kırıklığı oluşturduğu kaydedilen açıklamada, saha içindeki hataların verilen emeği yok saydığı belirtilerek, "Maçın temposunu okuyamayan ve VAR’da dahi adaleti sağlayamayan yönetim anlayışından artık bıktık" denildi. TFF’ye destek, MHK’ya eleştiri Türkiye Futbol Federasyonu’nun vizyonu ve projelerinin desteklendiği ifade edilerek, "Türkiye Futbol Federasyonu’nun, özellikle de Başkan İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu önderliğinde hakemlerin gelişimi ve futbolun markalaşması adına ortaya koyduğu vizyonu, projeleri ve samimi gayretleri yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Ancak, federasyon yönetiminin bu yapıcı tavrına rağmen, hakemlerin saha içi pratiklerinde ve MHK’nın yönetim mekanizmasında bir arpa boyu yol alınamamasını kabul etmiyoruz. Kaosa zemin hazırlayan bu kronikleşmiş sorunun artık "radikal kararlarla" çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" denildi. Trabzonspor Kulübü, sabırlarının bir sınırı olduğunu belirterek, emeklerinin karşılıksız bırakılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
Kahramanmaraş Okul saldırganı failin ölmediği iddialarına yalanlama Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, kentteki bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan "failin ölmediği ve kaçırıldığı" yönündeki iddiaları yalanladı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, olay sonrası yapılan incelemelerde failin olay yerinde hayatını kaybettiğinin tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, olay yerindeki incelemeler sonucunda failin yaşamını yitirdiğinin belirlendiği, ardından cenazenin Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna kaldırıldığı kaydedildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla yapılan otopsinin 15 Nisan saat 21.45’te başlayıp, 16 Nisan saat 00.30’da tamamlandığı, defin ruhsatının düzenlenmesiyle sürecin sona erdiği bildirildi. Failin ölmediğine yönelik iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, dosya taraflarının otopsi ve ölü muayene işlemlerine ait kayıtları inceleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. Öte yandan, halk arasında korku ve panik oluşturabilecek nitelikte yanıltıcı bilgi yayan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında adli soruşturma başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık, kamuoyunun yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, asılsız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Ankara Gülistan Doku’nun sevgilisinin çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı. Abakarov, HTS kayıtları ortaya çıkınca ifadesini değiştirdi. Gülistan Doku soruşturmasında düğüm 6 yıl sonra çözülürken, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov da şüpheli olarak tutuklandı. Rus vatandaşı olan ve Türkçeyi çok iyi bilmediğini beyan eden Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan ifadesi ortaya çıktı. 1996 doğumlu Abarakov, Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde Alanya’da annesi ve üvey babası ile yaşadığını, sabit bir işi olmadığını belirtti. Abakarov, Gülistan Doku ile 2019 yılında Tunceli’de faaliyet gösteren Hanımeli isimli kafede birlikte çalıştıkları için tanıştıklarını ve sevgili olduklarını söyledi. Abakarov, Gülistan ile sevgili olduktan sonra Gülistan’ı kendi ailesi ile tanıştırdığını, Gülistan’ın ailesinden kimse ile tanışmadığını belirtti. Gülistan’ın kaybolduğunu basından öğrendiğini söyleyen Abakarov, kendisinin Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair bir bilgisi olmadığını savundu. HTS kayıtları 2022’deki ifadelerin yalan olduğunu ortaya koydu Abakarov’a 17 Mart 2022 tarihinde verdiği ifadede "4 Ocak 2020 günü Gülistan’ın kendisini aramadığı ve kendisinin de onu aramadığı yönünde vermiş olduğu beyanının HTS kayıtlarından yalan olduğunun ortaya çıktığı" soruldu. Bunun üzerine Abakarov, "17 Mart 2022 tarihindeki ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı, akabinde ben de kendisine dönüş yaptım. Bu konuda beni yalan söylemeye iten bir sebep yoktur" dedi. "Telefonum sessizdeydi" Savcılık, soruşturmada en son görüşme kaydı bulunan 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak’a kadar Gülistan Doku ve Abakarov arasında görüşme olmadığını, 4 Ocak 2020 günü akşamında saat 20.00 ve 23.09 saatleri arasında Gülistan tarafından Abakarov’a gelen çok sayıda cevapsız çağrı olduğunu belirledi. Aynı akşam saat 20.08’de Gülistan tarafından Abakarov’a atılan mesaj ve akabinde Abakarov’un annesi tarafından saat 20.24’te Gülistan’ın 183 saniye arandığı, Abakarov’un da aynı gün saat 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi. Görüldüğü son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan’a neden cevap vermediği sorulan Abakarov, "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" cevabını verdi. Cevapsız çağrıları fark etmediğini belirten Abakarov, annesinin uyarısıyla Gülistan’ı geri aradığını söyledi. "Hatırlamıyorum" Abakarov, "Görüşme içeriklerini tam olarak hatırlamamakla beraber benim evime geldiği ve benimle görüşmek istediği yönündeydi" dedi. İki hafta boyunca hiç görüşmemelerine rağmen 4 Ocak 2020 akşamı dosyada şüpheli olan birtakım kişiler kafeye girdikten 10-15 dakika sonra Gülistan’ın can havli ile o gün yeni işe başladığı kafeden izin alarak çıkıp alelacele Abakarov’un ikametine gelip kendisinden ve polis olan üvey babası Engin Yücer’den yardım istediği yönünde deliller mevcut olduğu ifade edilince Abakarov, "Bununla ilgili Gülistan Doku bana bir şey anlatmadı" dedi. "Hal hatır sorduk, başka konuşmadık" Gülistan Doku’nun 4 Ocak 2020 tarihi akşam saatlerinde Abakarov’un ailesiyle birlikte yaşadığı Tunceli merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan eve gittiği de tespit edildi. Abakarov, bu görüşmeyi anlatırken çelişkili ifadelerde bulundu. Abakarov şunları söyledi: "Gülistan Doku 4 Ocak 2020 günü akşamı ikametimize geldiğinde ben evde değildim. Ben eve girdiğimde annem ve Gülistan mutfakta oturuyorlardı. Ben de onların yanına gittim, oturdum. Onların yanına gitmeden önce sadece üzerimdeki montu çıkararak yanlarına oturdum. Bu sırada Engin Yücer salonda TV izliyordu. Gülistan ile günlük şeyler konuştuk, hal hatır sorduk, başka bir şey konuşmadık. Yanımızda annem olduğu için özel konular ile ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Ne kadar oturduğumuzu tam hatırlamamakla birlikte 15-20 dakika annem yanımızdan ayrıldı. Annem yanımızdan ayrıldıktan sonra Gülistan ile ilişkimiz konusunda konuştuk. Bu konuşmanın süresini tam olarak hatırlamıyorum. Gülistan’ın evimizden ayrılma saati, yurt kapanma saati 23.00 olduğu için net olmamakla beraber yurdun kapanmasına yaklaşık 20-30 dakika öncesinde ayrıldı." Önce "Babam kızı arabayla bırak" dedi, sonra "Babam arkasından gittiğim için bana kızdı" dedi Gülistan’ın evlerinden tek başına ayrıldığını söyleyen Abakarov, "Gülistan evden çıktıktan hemen sonra Engin Yücer bana ‘Kız bu saatte yağmurlu havada yalnız gitmesin, sen arabayla bırak’ diyerek aracın anahtarını verdi. Ben de hemen Gülistan’ın arkasından çıktım" dedi. Gülistan’ın yurda giderken her zaman kullandığından farklı bir yola yöneldiğini ifade eden Abakarov, kendisinin araca binmesini teklif ettiği halde Gülistan’ın bu teklifi reddettiğini belirtti. Abakarov şöyle devam etti: "Gülistan yaya olarak gitti. Ben de arabanın içinden yavaş yavaş ilerleyerek takip ettim. Sonra yine yanına yanaştım, araçtan indim ve kendisine yurda geç kalacaksın diyerek ısrarla bırakmak istediğimi tekrar ettim. Ancak Gülistan yine reddetti. Bu ısrarlarım esnasında polisler geldi. Bize hitaben bir problem olup olmadığını sordu. Ben de polislere ’Bir problem yok’ dedim, kız arkadaşımın yurda gitmesini istediğimi belirttim. Polisler bizlerin kimliklerini aldılar ve kontrol ettiler. Akabinde polisler de Gülistan’a ’İstediğin bir yer varsa biz bırakalım’ teklifinde bulundular. Ancak Gülistan polislerin teklifini de kabul etmedi ve yaya olarak ana yola doğru ilerledi. Polisler beni bırakmadılar. Çünkü aracım yavaş yavaş hareket ettiği esnada çamura batmıştı. Polisler de babam Engin’i tanıdıkları için babamı aradılar ve bulunduğumuz yere çağırdılar. Polisler babamı arar aramaz babam arabamızın yanına geldi. Hatta babam, polislerin yanında araç çamura battığı ve kız istemiyorsa ısrarla arkasından gittiğim için bana bayağı kızdı. Birkaç dakika sonra polisler ile birlikte aracı battığı yerden çıkartarak babam ile beraber ikametimize döndük. Bu durumdan dolayı eve geldikten sonra da babam bana kızdı, bu duruma karşı çıkan anneme de kızdı." "6 yıllık çamur çelişkisi" Abarakov, 06.01.2020 tarihli ifadesinde ise hiç aracın çamura saplandığından bahsetmedi. Savcılık, 5 Ocak 2020’yi 6 Ocak 2020 gününe bağlayan gece saatlerinde Abarakov ve üvey babanın emniyete ifadeye gittiğinde kamera kayıtlarında aracın herhangi bir yerinde çamur izi olmadığını da tespit etti. Abakarov’a bu çelişki hatırlatılarak, bu aracı ne zaman ve nerede temizlediği soruldu. Abakarov, "Araç çamura battığı ve polisler geldiği için arkasından takip edemedim. Bu yaşananlardan dolayı üvey babam zaten bana kızgındı, ondan dolayı gittiği istikamete devam edemedim. Tabii ki Gülistan’ın nereye gittiğini merak ettim ve Gülistan’a WhatsApp üzerinden ‘Yurda git ya da Küba’nın yanına git’ mesaj attım. O gün başka, üvey babama ait araçla hiçbir yere gitmedik, direkt ikametimize döndük. Eve saat kaçta döndüğümüzü hatırlamıyorum. Gülistan Doku’yu araçla yavaş yavaş takip ettiğim esnada araç gidiş istikametine göre yolun sol tarafına doğru hafif kayarak çamura saplandı. Aracın çamura saplandığında çıkartmaya çalışırken aracın ön tekerleri ile benim ayakkabılarım ve pantolonumun alt tarafları çamur oldu. Aracın başka bir yerinde hasar ya da çamur yoktu. 6 Ocak 2020 tarihinde alınan ifademde, ifade esnasında tercüman olmadığı ve benim de Türkçem iyi olmadığı için bu hususu atlamış olabilirim. Aracın kamera görüntülerinde çamurlu olmadığı hususunu bilmiyorum, belki üvey babam yıkatmıştır, ben işteydim. Aracın herhangi bir yerinde hasar ya da kırık olup olmadığını hatırlamıyorum" dedi. Her zamankinden çok farklıydı Abakarov, 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun evlerinden çıktıktan sonra Engin Yücer’e ait 19 AU 212 plakalı araca binmediğini anlatarak, "O gün Gülistan Doku her zamanki halinden çok farklıydı, bu durumu şimdi şimdi anlıyorum" dedi. Soruşturmada Zeinal Abakarov’un yanısıra eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de "suç delillerini yok etmek, gizleme ve değiştirmek" suçlarından Alanya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.