GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 10:38

Teknolojiye inat hasır dokumacılığı Tire’de yaşatılmaya devam ediyor

A
A
A
Teknolojiye inat hasır dokumacılığı Tire’de yaşatılmaya devam ediyor

Gelişen teknoloji ve plastik üretimi nedeniyle kaybolmaya yüz tutan hasır dokumacılığı geleneği, mesleğe çocuk yaşta başlayan Zuhal Narin tarafından İzmir’in Tire ilçesinde yaşatılmaya çalışılıyor. Yarım asırdır tezgah başında olan Narin, doğal hasırın yerini alan plastik ürünlerin sağlıksız olduğuna dikkat çekerek gençlere mesleği sürdürme çağrısı yapıyor.


Boynuyoğun köyünde doğup büyüyen Zuhal Narin, mesleğe henüz 10 yaşındayken annesinin yanında küçük kabuk hasır tezgahlarında adım attı. Çocukluk yıllarında arkadaşlarının sokakta oynadığı saatleri tezgah başında geçiren Narin, bugün Tire ilçesindeki atölyesinde büyük hasırların yanı sıra seccade, çanta, Amerikan servisi ve sandalye gibi ürünler üreterek geleneksel zanaatını günümüze uyarlıyor. Geçmişte hasırın her evin vazgeçilmezi olduğunu belirten Narin, bu doğal malzemenin önemini vurguladı. Narin, "Eskiden halı yokken hasır vardı. Yemek orada yenir, orada uyunurdu. Halıların altına izolasyon olsun diye serilirdi. Ne nem geçirirdi ne de rutubet. Şimdi plastikleri çıktı, renkli ve ucuz ama buz gibi ve sağlıksız. Bizim hasırımız mikrop barındırmaz, kir tutmaz. Biz doğallığı bıraktık, hastalıklar çoğaldı" diye konuştu.


"Usta çırak zinciri kopma noktasında"


Eskiden Boynuyoğun köyünde her evin bir atölye olduğunu ve evlerde aynı anda iki veya üç tezgahın çalıştığını ifade eden Narin, köyünde bu işin bitmiş olmasından büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi. Kendi çocuklarına bu sanatı öğretmesine rağmen onların farklı sektörlere yöneldiğini söyleyen Narin, usta çırak ilişkisinin koptuğunu aktardı. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde dersler vererek sanatını aktarmaya çalışan Narin, "Mesleğimden gurur duyuyorum. Gençlerin bu işi sadece bir hobi olarak değil, meslek olarak yaşatmasını temenni ediyorum. Öğrenciler tezgaha oturduğunda büyük keyif alıyor ancak devamlılığı gelmiyor. Dileğim, bu güzelliğin bizden sonra da yaşaması ve yeni nesillere aktarılmasıdır" ifadelerini kullandı.


(TK-AD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’taki yüksek ses cinayeti davasında sanığa müebbet hapis Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme tartışması yüzünden 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ın hayatını kaybettiği, Faruk B.’nin ise yaralandığı olayda tutuklu sanık Serdar S., "kadına karşı kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Serdar S. taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Bakanlık avukatı, iddia makamının mütalaasına katıldıklarını belirterek sanığa indirimsiz ceza verilmesini talep etti. "Bilerek ve isteyerek yapmadım, kazaydı" Duruşmada söz hakkı verilen tutuklu sanık Serdar S., maktul Dilara Yıldırım ile aralarında daha önceden bir husumet bulunmadığını öne sürdü. Olayın bir kaza olduğunu savunan S., "Kendisiyle hiç kavga etmedik. Olay günü de bilinçli bir saldırıda bulunmadım, kazayla oldu. Yaralandığını duyunca 112’yi kendim aradım. Yaşananlardan pişmanım, keşke böyle yaşanmasaydı" dedi. "19 santimetrelik bıçak sadece 2.2 santimetre girdi" Sanık avukatı ise savcılığın esas hakkındaki mütalaasına katılmadıklarını belirterek eylemin kasten değil, taksirle gerçekleştiğini iddia etti. Olay gecesi maktul ve müştekinin araçla geldiğini, gürültü nedeniyle alt kata inen müvekkilinin babasının kovalandığını gördüğünü belirten sanık avukatı, "Müvekkilim ıssız bir yerde olmaları sebebiyle içgüdüsel olarak kendisini korumak adına bıçağı almıştır. Yerde aracın lastiklerini keserken arkadan saldırıya uğramış, ayağa kalktığı sırada elindeki 19 santimetrelik bıçak kaza sonucu maktulün karın bölgesine isabet etmiştir. Bıçak sadece 2.2 santimetre derine inmiş ve hiçbir organa zarar vermemiştir. Eylem kasti olsaydı sonuç çok daha ağır olurdu. Olayın hemen ardından ambulans aranarak kazayla yaralanma ihbarı yapılmıştır. Müvekkilimin ’taksirle adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını ve lehe olan indirimlerin uygulanmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Son sözü sorulan sanık, "Pişmanım. Tamamen kazayla oldu. Bilerek, isteyerek bir şey yapmadım" ifadelerini kullandı. Haksız tahrik indirimi uygulanmadı Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Serdar S.’nin maktul Dilara Yıldırım’a yönelik eylemini "kadına karşı kasten öldürme" olarak değerlendirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülen suçta takdiri indirim maddelerini uygulayan heyet, sanığa ’müebbet hapis’ cezası verdi. Mahkeme, cinayet yönünden sanığa haksız tahrik indirimi uygulamadı. Öte yandan olay gecesi müşteki Faruk B.’ye yönelik eylemleri nedeniyle de sanığa, bıçakla ’kasten yaralama’ suçundan 7 ay 15 gün, ’mala zarar verme’ suçundan ise 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Isparta Isparta Belediyesi, 3 okula halı saha ve 1 okula kapalı spor salonu kazandırıyor Isparta Belediyesi tarafından İstanbul Ticaret Odası (İTO) Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu’na kapalı spor salonu, Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu ve Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’na ise sentetik çim saha yapılıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, önceki dönemde olduğu gibi yeni dönemde de mahalleleri ve okulları halı saha ile kapalı spor salonlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda İTO Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu’na kapalı spor salonu inşa ediliyor. İnşaat çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği 898,5 metrekare inşaat alanına sahip kapalı spor salonu içerisinde basketbol ve voleybol sahası, 2 giyinme odası ile 1 yönetici odası bulunacak. Isparta Belediyesi tarafından Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu ve Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’na da sentetik çim halı saha yapılıyor. Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki saha çalışmasında sahanın direkleri dikilerek, telleri çekildi. Burada da halı serimi işlemine geçilecek. Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu’na daha önce yine Isparta Belediyesi tarafından kapalı spor salonu inşa edilmişti. Kapalı spor salonunun yan tarafına sentetik çim saha yapılıyor. Bu sahanın da çalışmaları büyük ölçüde tamamlanırken, sahanın halı serimi yapılacak. Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’nda da sentetik çim sahanın zemin çalışmaları tamamlandı. Saha direklerinin dikilmesiyle tel ve halı serme çalışmaları yapılacak. Sahaların tamamlanmasıyla Isparta Belediyesi tarafından 3 okula sentetik çim saha, 1 okula da kapalı spor salonu kazandırılmış olacak.
Iğdır Iğdır çadır kent yönetiminde Türkiye’ye örnek olmayı hedefliyor Iğdır Üniversitesi ile AFAD iş birliğinde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği" kapsamında öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de muhtemel afet durumlarına karşı hazırlıklarını sergiledi. Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’nde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği"nde öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afetlere hazırlık konusunda yeteneklerini ortaya koydu. Etkinlikte konuşan Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğunu belirterek her türlü afete karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Iğdır’ın hem kitlesel göç hareketleri hem de sel ve deprem gibi farklı afet riskleri açısından kritik bir noktada bulunduğunu belirten Taşolar, çadır kent kurulumu ve yönetiminin afet süreçlerinde büyük önem taşıdığını söyledi. Taşolar, "Biz Iğdır ilini Türkiye’nin en iyi çadır kent kuran ve çadır kent yönetimini gerçekleştirebilen şehri yapmak istiyoruz. Allah korusun ülkemizin başına olumsuz bir durum geldiğinde, Iğdır’ın çadır kent kurulumu ve yönetiminde AFAD’ın ilk hattında yer alan illerden biri olmasını hedefliyoruz. Çadır kent yönetimi konusunda Türkiye’de markalaşmak istiyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında oluşturulan öğrenci grupları, afet anlarında kullanılacak çadırları en kısa sürede kurabilmek için kıyasıya yarıştı. Yarışmada öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afet durumlarında koordinasyon ve ekip çalışmasının önemini uygulamalı olarak gösterdi. Yarışma sonunda iki çadırı 13 dakikada kurmayı başaran Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri birinci oldu. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller verildi. Yarışmada birinci olan Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencisi ve AFAD gönüllüsü Ömer Şerif Coşkun ise etkinliğin sadece bir yarışma olmadığını belirterek, afet durumlarında hızlı ve sağlıklı müdahale için önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Coşkun, "Ülkemiz bir afet ülkesi. Bu nedenle herkesin AFAD gönüllüsü olması gerektiğini düşünüyorum. Afet anlarında herkesin desteğine ihtiyaç var. Biz de burada sorumluluk alarak bu bilinçle hareket ettik" diye konuştu.