SAĞLIK - 04 Temmuz 2025 Cuma 10:11

Sağlık çalışanları notalarla şifa dağıttı

A
A
A
Sağlık çalışanları notalarla şifa dağıttı

Medicana International İzmir Hastanesi Türk Sanat Müziği korosu dün akşam unutulmaz bir konsere imza attı. Aylardır prova yapan koro üyeleri, solo performanslarıyla da kulakların pasını sildi. Hastane Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Bizi biz yapan insan ruhuna uzanan elimiz ve hizmetlerimizdir" diyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu nedenledir ki bizim için sağlık sayılardan fazladır. Bir çocuğun yeniden koşması, bir yaşlının ağrısız uyanması, bir annenin evladına kavuşması İşte bizim başarı tanımımız budur."


Medicana International İzmir Hastanesi’nde çalışan sağlık personeli, doktorlar ve idari personelin oluşturduğu Türk Sanat Müziği korosu, MBA Okulları Dokuz Eylül Kampüsü’nde konser verdi. Çok sayıda davetlinin katıldığı konserde, ‘Şarkımı Senin İçin’, ‘Beyoğlu’nda Gezersin’, ‘Şimdi Bahara Erdim’, ‘Hatırla Sevgili’ gibi Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz eserleri seslendirildi. Konserin açılış konuşmasını gerçekleştiren Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, Ege’de beşinci yılını dolduran Medicana’nın başarısının insan ruhuna dokunan hizmet anlayışından kaynaklandığını vurguladı. Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Sağlık alanında özverili çalışmalarıyla tanıdığımız sahnedeki arkadaşlarımızın bugün başka bir yönünü göreceğiz. Bu akşam sahnede izleyeceğiniz kişiler, sadece hekimler, hemşireler, sağlık çalışanları değil; aynı zamanda gönüllerini müziğe vermiş, Türk Sanat Müziği’nin zarafetini taşıyan çok değerli sanat dostlarıdır. Onlar, gündüz hastalarımızın şifası için çalışan, bu gece ise kalplerini ezgilere katan kahramanlarımızdır" dedi.



Müzik insanı insana yakınlaştırır


Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı sözlerine şöyle devam etti: "Bilim der ki, müzik stres hormonlarını düşürür, kalp ritmini yavaşlatır, hatta ağrı eşiğini yükseltir. Ben de müzikle iç içe büyümüş biriyim. Nota defterlerinin kenarına yazılmış küçük bestelerden büyük hayallere uzanan bir yolculuğun ne demek olduğunu iyi bilirim. Bu yüzden, sahnedeki her bir arkadaşımızın heyecanını ve emeğini yürekten hissediyorum. Onların sesi, sadece kulaklarımıza değil, kalplerimize de dokunacak. Biliyoruz ki, müzik insanı insana yaklaştırır. Bugün hastane koromuzla sadece notalar değil, birliktelik, şefkat ve dayanışma da duyacaksınız."



Dinleyenlerin kulaklarının pası silindi


Koro şefliğini Türk Sanat Müziği sanatçısı Dilek Şafak Çakar’ın yaptığı konserde aralarında ‘İkinci Bahar’, ‘Kimseye Etmem Şikayet’, ‘Benim Gönlüm Sarhoştur’, ‘İzmir’in Kavakları’ parçalarının da bulunduğu 25 eser seslendirildi. Solo performanslarla müzik ziyareti ikiye katlanırken, Medicana Bursa Hastanesi’nden doktorlar ve yöneticiler de dinleyenler arasındaydı. Koro şefi Dilek Şafak Çakar ve konsere söylediği türkülerle renk katan Türk Halk Müziği sanatçısı Ali Çakar’a çiçeklerini Medicana Sağlık Grubu adına Medicana Bursa Hastanesi İcra Kurulu Başkanı Dr. Engin Bozkurt takdim etti. Dr. Engin Bozkurt, bu anlamlı konser için İzmir’de olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, "Sanata önem veriyoruz. Sanat dalları arasında müzik, sağlığa katkısı nedeniyle en çok önemsediğimiz alan. İzmir hastanemizde bugün ilki gerçekleştirilen konserlerin devamını diliyorum" diye konuştu.



Sağlık çalışanları notalarla şifa dağıttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.