SAĞLIK - 19 Eylül 2025 Cuma 10:24

Migrenle karıştırmayın, dişlerinizi gıcırdatıyor olabilirsiniz

A
A
A
Migrenle karıştırmayın, dişlerinizi gıcırdatıyor olabilirsiniz

Günümüzde çoğu insan stres kaynaklı çeşitli rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabiliyor. Söz konusu rahatsızlıklar arasında en yaygın olarak gözlemlenen ise kişilerin geceleri dişlerini gıcırdatması oluyor. Diş sıkma probleminin sessiz ilerlediğini, çoğu kişinin diş muayenesi sırasında yaşadığı sorunu öğrendiğini aktaran Dt. Özlem Özhan Yatar, baş ve boyun bölgesinde diş sıkmadan kaynaklı oluşan ağrının, migrenle karıştırılabildiğini söyledi.


Medicana International İzmir Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, diş sıkmanın migrenin neden olduğu baş ve yüz ağrılarına yol açabileceğini belirterek tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi. Diş sıkma problemi yaşayan birçok kişinin, yaşadığı durumun farkında olmadığını söyleyen Dt. Özlem Özhan Yatar, hastaların genellikle diş ağrısı şikâyetiyle geldiğini ifade etti. Muayene sırasında diş gıcırdatmanın belirtilerinin net olarak görüldüğünü vurgulayan Dt. Özlem Özhan Yatar, "Hastanın çene kaslarında, eklemlerde, ağız içinde ve hatta dilinde dahi bu durumun izleri görülebiliyor. Özellikle dil ve yanak içindeki izler, dişlerde aşınmalar diş sıkma problemi yaşayanlarda gözlemlenen en belirgin durumlar olarak karşımıza çıkıyor" dedi.



Baş ve boyun ağrısı migrenle karıştırılıyor


Diş sıkmanın en önemli belirtilerinden birinin sabahları ortaya çıkan baş, boyun ve çene ağrıları olduğuna dikkat çeken Dt. Özlem Özhan Yatar, "Bu ağrı bazen şakaklara, bazen enseye doğru yayılıyor. Çoğu hasta bu durumu migrenle karıştırıyor. Oysa ağrı, diş sıkma ve çiğneme kaslarının zorlanmasından kaynaklanıyor" diye konuştu. Diş sıkmanın, alt ve üst çeneyi birbirine bağlayan masseter kasını etkilediğini belirten Dt. Özlem Özhan Yatar, "Dişleri sıktığınızda masseter kasının boyu kısalır. Bu durum devam ettikçe çene ekleminde yük artar ve eklem pozisyonu bozulur. Böylece ağrı kısır döngü haline gelir" açıklamasını yaptı.



Splint tedavisi ile kas eğitimi


Diş sıkma tedavisinde eklem splintlerinin etkili bir yöntem olduğunu aktaran Dt. Özlem Özhan Yatar, bu araçların gece boyunca kullanıldığını ve ortalama üç ay süren bir tedaviyle kasın yeniden eğitildiğini belirtti. Dt. Özlem Özhan Yatar, şu ifadeleri kullandı: "Bu yöntem bir nevi fizik tedavi gibi. Kasın kısalmış boyunu uzatarak çeneyi doğru pozisyona getirir. Genellikle üç ay gibi bir sürede hastaların ağrı şikayeti kalmaz. Öte yandan bazı hastalar botoksu tercih edebilir. Ancak bu geçici bir çözüm sağlar. Botoks, yalnızca akut dönemde, çok şiddetli ağrılar olduğunda kısa süreli rahatlama için tercih edilmelidir. Kronikleşmiş diş sıkma sorununda botoks, kalıcı tedavi yöntemi değildir. Kalıcı çözüm, splint tedavisidir."


Hastaya özel hazırlanan splintlerin bakımına da değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, plakların ayrı bir fırçayla temizlenmesi gerektiğini, bakteri oluşumunu önlemek için özel solüsyonlardan da faydalanılabileceğini dile getirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.