EKONOMİ - 08 Nisan 2025 Salı 15:53

‘Melek Yatırımcılar’dan mentörlük vurgusu

A
A
A
‘Melek Yatırımcılar’dan mentörlük vurgusu

İzmir’de düzenlenen Melek Yatırımcılık Zirvesi, girişimciliği desteklemek amacıyla melek yatırımcılar ve girişimcileri bir araya getirdi. Gerçekleşen zirvede İzmir iş dünyasının önde gelenleri melek yatırımcılığın sadece maddi bir destek olmadığını belirterek, mentörlük vurgusunda bulundu.


İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) iş birliğiyle düzenlenen Melek Yatırımcılık Zirvesi, İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir İl Genç Girişimciler Kurulu ve EGİAD Melekleri’nin koordinasyonunda gerçekleşen zirveye, iş dünyasından çok sayıda yatırımcı, girişimci, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Etkinlikte melek yatırımcılığın Türkiye’deki gelişimi, girişim ekosistemine katkısı ve özellikle tarım teknolojileri gibi stratejik alanlardaki potansiyeli ele alındı. Konuşmacılar girişimciliğin sadece finansal destekle değil, bilgi, deneyim ve stratejik rehberlikle güçlendiğini vurgulayarak, melek yatırımcılığın geleceği şekillendiren ana dinamiklerden biri olduğuna dikkat çekti.



"Benzersiz bir destek modeli"


Yatırımcılık programının yalnızca finansal bir katkıdan ibaret değil, aynı zamanda bilgi, tecrübe ve güçlü iş ağlarının erken aşamadaki girişimlerle buluşmasını sağlayan benzersiz bir destek modeli olduğunu belirten Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Genellikle girişimcilik yolunun başında olan ancak yüksek potansiyel taşıyan girişimlere yapılan bu yatırımlar, deneyimli iş insanlarının vizyonuyla birleştiğinde dönüşüm oluşturur. Mevzuatımızda "bireysel katılım yatırımcısı" olarak tanımlanan melek yatırımcılar, ekosistemimizin başlıca itici güçlerindendir. Günümüzde melek yatırımcılığın önemi tartışmasız bir gerçek. Yeni kurulan şirketlerin en büyük ihtiyacı çoğu zaman bir ’ilk inanan’dır. Melek yatırımcılar, bu ilk inançla ve risk alabilme cesaretiyle devreye girerek girişimlerin önünü açar. Finansal desteklerinin yanı sıra sağladıkları mentörluk, stratejik rehberlik ve bağlantılar; girişimlerin başarısızlık riskini azaltır, onları ayakta tutar ve sürdürülebilir başarıya taşır. Teknoloji girişimciliğinde melek yatırımcıların rolü hayati önem kazanıyor. Büyük inovasyonlar artık dev Ar-Ge merkezlerinden çok, genç girişimcilerin hayal gücünden doğuyor. Ar-Ge ve inovasyonun finansmanında da melek yatırımcılık, katalizör etkisi oluşturuyor. Ayrıca bölgesel kalkınma açısından da kritik bir rol üstleniyor. Girişimcilik sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmamalı; Anadolu’nun dört bir yanındaki fikirler, doğru destekle güçlü işletmelere dönüşebilir. Böylece istihdam artar, ekonomik dengesizlikler azalır. İnandığımız bir husus daha var. Geleceğimiz olan gençleri daha iyi anlayabilmek ve iş dünyasında kuşaklar arası iletişimi koruyabilmek için melek yatırımcılık mükemmel bir fırsat. EGİAD olarak gençlerimizin başta girişimcilik olmak üzere kendilerini geliştirecek fırsatlar yakalamalarına ve güçlü ağlar kurmalarına imkan sağlamak için katkı sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



"Olmamız gereken konumda değiliz"


Gençleri İzmir’de tutmak, hayallerinin büyümesini ve gerçekleşmesini sağlamak adına daha çok bir araya gelinmesi ve fikirlerinin daha çok dinlenilmesi gerektiğini vurgulayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Girişimciliğin, ekonomik bir faaliyetin ötesinde, bir ülkenin, bir kentin kendine olan inancını ve özgüvenini gösterdiğine inanıyorum. Bu anlamıyla girişimcilik, aynı zamanda bir geleceği tasarlama ve kurma biçimi olarak da tanımlanabilir. Melek yatırımcıların ise, ticari bir fikre erken aşamada sermaye koymaktan çok, stratejik bir yol arkadaşlığı yapmak anlamına geldiğini görüyoruz. Melek yatırımcı; gencin heyecanına ortak olan, bilgisini, tecrübesini yol arkadaşlığına dönüştüren bir mentörlük anlayışını temsil etmektedir. Bugün gençlerimiz daha duyarlı, daha teknoloji ve etki odaklı düşünüyor. Yalnızca bir ürün satmak değil, bir problemi çözmek istiyorlar. Bugün ne yazık ki melek yatırımcılık alanında olmamız gereken konumda olduğumuzu söyleyemiyoruz. Ülkemiz genelinde melek yatırımcı lisanslarının 770’i İstanbul’da, 107’si Ankara’da, sadece 57’si ise kentimizde bulunuyor. Halbuki İzmir, köklü ticaret kültürü ve aile şirketleri yapısıyla melek yatırımcılığın dayanışma modeline oldukça uygun bir şehir. Aile şirketlerimiz yalnızca mal ve hizmet üretmiyor; aynı zamanda bilgi, deneyim ve değer aktarımı da yapıyor. Mentörlük İzmir’in genlerinde var. Bu kültürü yeniden tanımlamamız değil, yeniden harekete geçirmemiz gerektiğine inanıyoruz" dedi.



"Tarım alanları önemli fırsat sunuyor"


İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli yaptığı konuşmada tarımın melek yatırımcıları için önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederken, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, dünyada melek yatırımcılığa verilen destekleri örnek göstererek Türkiye’nin de aynı destekler konusunda beklenti içinde olduklarını söyledi.



‘Melek Yatırımcılar’dan mentörlük vurgusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bu bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu Bilecik’te yaklaşık 2 yıldır Şehitler Parkı’na inen yaklaşık 300 güvercine bakan Hüseyin Ortakaya, Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi bu bayramda eşini dostunu bırakıp beslediği kuşlara koştu. Bilecik’te her gün yüzlerce kuşun beslendiği ve Sultan Ahmet Meydanı olarak adlandırılan Şehitler Parkı’ndaki meydanda, Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi bu bayramda güvercinlere kaldı. Kuşları her gün hem kendi hem de vatandaşların aldığı yemlerle besleyen Hüseyin Ortakaya, bayramda vatandaşların telaşeden güvercini unutacağı kaygısına kapılıp beslediği kuşlara koştu. Burada kuşların ilk olarak sulukları meydanda bulunan şadırvandan aldığı suyla temizleyen Hüseyin Ortakaya, ardından kuşları yemledi. "Hayvanlarımızın sularını ve yemlerini vermekteyim" Hüseyin Ortakaya, 2 yıldır buradaki güvercinleri beslediğini anlatarak, "Buradaki güvercinlere bakmaktayım. Evet, geçen bayramda olduğu gibi bu bayramda da bakmaya devam etmeye başladım. Hayvanlarımızın sularını ve yemlerini vermekteyim. Benden görerek diğer vatandaşlar ve arkadaşlarımız, Bilecikliler de yardım ediyorlar. 300-400 tane kuş var burada bu senekileri yavrularla beraber. Kimileri ölüyor, kimileri tekrar yeniden yumurtluyor" dedi. "Burası küçük bir Sultan Ahmet Meydanı" Hüseyin Ortakaya açıklamasının devamında, "Burası aynı küçük bir Sultan Ahmet Meydanı gibi. İnsanlar buraya gelerek, kuşları besliyor. Ben de buğday alamayınca çöp konteynerlerin kenarlarına bırakılan ekmekleri toplayarak onları veriyorum. Sularını dolduruyorum ve her 2 saatte bir değişmiyorum. Çünkü banyo yaptıkları için suda kirleniyor" dedi. "Bayramda bunları besleyip ardından çocuklarım yanına gideceğim" Hüseyin Ortakaya, son olarak bayramın ikinci günü güvercinleri besleyerek, ardından çocukların yanına gideceğini sözlerini ekledi.
Konya Fransa’dan bisikletle yola çıkan çift Karapınar’da mola verdi Fransa’dan bisikletleriyle yola çıkan 66 yaşındaki çift Konya’nın Karapınar ilçesinde mola verdi. Bin 800 kilometre bisikletle yol yapan çift, "Türkiye’nin doğası gerçekten güzel, insanları çok sıcak ve yardımsever. Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" dedi. Fransa’dan bisikletleriyle yola çıkarak dünya turuna çıkan 66 yaşındaki Patrik ve Cothezime Le Saux çifti, uzun yolculuklarının ardından Konya’nın Karapınar ilçesine ulaştı. Geçtiğimiz 17 Nisan’da başlayan yolculuklarında İtalya ve Yunanistan gibi ülkeleri geçen çift, Türkiye’de ise Fethiye, Alanya, Konya ve birçok kenti ziyaret etti. "Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" Yaklaşık 50 yıldır bisiklet tutkunu olduğunu söyleyen Patrik le Saux, seyahatlerini sadece bir gezi değil, aynı zamanda farklı kültürleri tanıma fırsatı olarak gördüklerini ifade etti. Le Saux, "Bisikletle yolculuk yapmak bize özgürlük hissi veriyor. Gittiğimiz ülkelerde insanlarla tanışıyor, onların yaşamlarını ve kültürlerini yakından görme fırsatı buluyoruz. Bu bizim için çok değerli bir deneyim. Şu ana kadar yaklaşık bin 800 kilometre pedal çevirdik. Günlük ortalama 70 ila 80 kilometre yol yapıyoruz. Türkiye’nin doğası gerçekten güze, insanları çok sıcak ve yardımsever, yol boyunca durduğumuz yerlerde bize sürekli ikramlarda bulunuyorlar. Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" dedi. Türk sürücülerin bisikletlilere karşı oldukça saygılı davrandığını da söyleyen le Saux, Türkiye’de geçirdikleri günlerden büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Karapınar’da vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Fransız çift, yolculuklarına Türkiye’nin farklı şehirlerini keşfederek devam edeceklerini söyledi.