KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2026 Pazartesi 09:41

Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı

A
A
A
Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-İzmir Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak hafta sonu Kültürpark’ta gerçekleştirilen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, iki gün boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. En eskisi 75, en yenisi 39 yaşındaki klasik araçlar görmeye gelenleri adeta zaman yolculuğuna çıkardı.


25-26 Nisan tarihlerinde İzmir Classic Cars tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Kültürpark Uzun Havuz’da gerçekleştirilen ve birbirinden nadir ve göz alıcı klasik araçların yer aldığı İzmir Klasik Otomobil Sergisi, yoğun ziyaretçi trafiğine sahne oldu. Festival havasındaki sergide, İzmir’in farklı ilçelerinden getirilen 61 klasik araç yer aldı. Sergide, en eski araç olarak 1951 model Mercedes-Benz 170, en yeni araç olarak ise 1987 model Tofaş 131 vardı. 1960-1980 yılları arasına ait farklı klasik otomobillerin olduğu sergide, yerliden yabancıya, otomobillerden kamyonetlere kadar geniş bir yelpazede araçlar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.



Devamı gelecek


Renkli görüntüler oluşturan etkinlik, farklı dönemlere ait araçları bir araya getirerek ziyaretçilere geçmişe uzanan bir deneyim sundu. Her biri özenle korunan ve farklı hikayeler barındıran klasik araçlar, her yaştan İzmirliden büyük ilgi gördü. Sergide yer alan araçlardan biri de Hüseyin Özoğul’a ait arazi aracı oldu. Askerlik döneminde kullandığı araca duyduğu ilgi nedeniyle aynı marka bir aracı koleksiyonuna katan Özoğul, aracını titizlikle koruyarak sergide ziyaretçilerle buluşturdu. Askeri kıyafetleriyle aracını tanıtan Özoğul, ziyaretçilere hem aracın teknik özellikleri hem de kendi hikayesini aktararak sergiye katılanlara farklı bir deneyim sundu. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen İzmir Classic Cars’tan Yusuf Esen, destekleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek serginin devamını düzenlemeyi planladıklarını diye getirdi.


Canlı müzik performansları ve etkinlik alanlarıyla da desteklenen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, İZKİTAP ile birlikte kentin kültür ve sosyal yaşamına katkı sağladı.



Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Strateji Geliştirme Kurulu, İnönü Üniversitesi 2027-2031 stratejik planını onayladı "Kamu İdarelerince Hazırlanacak Stratejik Planlar ve Performans Programları ile Faaliyet Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile "Üniversiteler İçin Stratejik Planlama Rehberi" doğrultusunda hazırlanan İnönü Üniversitesi 2027-2031 Dönemi Stratejik Planı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer başkanlığında toplanan Strateji Geliştirme Kurulu tarafından değerlendirildi. Katılımcı bir anlayış ile hazırlanan ve 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek dört stratejik amaç, 20 hedef ve bu hedeflerin izlenmesini sağlayacak 80 performans göstergesinin yer aldığı 2027-2031 Stratejik Planının hazırlanmasında önceki dönem stratejik planlarının uygulanması ve izlenmesi sürecinde elde edilen bilgi ve deneyimler temel teşkil etti. Toplantıda İnönü Üniversitesinin 2027-2031 dönemini kapsayan 5. Stratejik Planı, Stratejik Planlama Ekibi tarafından Stratejik Geliştirme Kurulu’na sunuldu ve kurul tarafından değerlendirilmek üzere T.C. Strateji ve Bütçe Başkanlığına gönderilmesine karar verildi. Rektör Yardımcısı ve Stratejik Planlama Ekibi Başkanı Prof. Dr. Ali Özer ise yaptığı konuşmada planlama sürecine katkı sunan tüm akademik ve idari personele teşekkür ederek yeni stratejik planda belirlenen amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesinde tüm birimlerin gerekli hassasiyeti göstereceğine inandığını dile getirdi.
İzmir Yusuf Şimşek: "Bu hikayede herkesin emeği var" Altınordu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta sezonun tamamlanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, düşmesi beklenen kırmızı-lacivertli ekibin ligde kalmasında kulüpteki herkesin emeğinin bulunduğunu ifade etti. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, sezona kötü bir başlangıç yapmasının ardından aldığı sonuçlarla küme düşmesi muhtemel takımlar arasında gösterilmeye başlandı. Ancak İzmir ekibi, teknik direktör Yusuf Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte çıkışa geçerek elde ettiği başarılı sonuçlarla ligde kalmayı başardı. Ligin tamamlanmasının ardından Yusuf Şimşek sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Deneyimli çalıştırıcı, kendisine destek olan herkese teşekkür ederken Altınordu’nun hak ettiği yerlere mutlaka ulaşacağına inandığını ifade etti. "Birlikte başardık" Zor bir dönemde devraldıkları bu büyük camiada, ilk günden bu yana kendilerine destek olan herkese gönülden teşekkür ederek sözlerine başlayan Altınordu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, "Başta Sayın Başkanımız Mehmet Seyit Özkan’a; güveni, desteği ve duruşuyla bu sürecin en önemli yapı taşlarından biri olduğu için... Barış Bey’e, Semih Bey’e ve Ozan Bey’e; her an hissettirdiğiniz destek ve katkılarınız için... Sahada mücadeleyi büyüten teknik ekibimize ve karakteriyle, inancıyla son ana kadar vazgeçmeyen oyuncularımıza... Ve çoğu zaman görünmeyen ama her gün bu yapıyı ayakta tutan tesis çalışanlarımıza... Her şartta takımının arkasında duran, iyi günde de zor günde de desteğini esirgemeyen büyük Altınordu taraftarına... Bu camiada görev almaktan ve takımın ligde kalma mücadelesine katkı sağlayarak bu sürecin bir parçası olmaktan büyük onur duyduk. Altınordu Futbol Kulübü’nün çok daha iyi yerlere layık olduğuna ve bunun gerçekleşeceğine olan inancımız tam. Bu hikayede herkesin emeği var. Birlikte inandık, birlikte mücadele ettik ve birlikte başardık" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Sultan Abdülhamid Han’ın elleriyle yaptığı kitaplık Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde 142 yıldır korunuyor Sultan II. Abdülhamid Han’ın kendi elleriyle yaptığı ve Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’ne hediye ettiği ceviz ağacından kitaplık, 142 yıldır muhafaza ediliyor. Zarif işçiliği ve tarihi değeriyle dikkat çeken eser, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Kütüphane Müdürü Salih Şahin, "Abdülhamid Han, bu kütüphanenin kuruluşundaki her aşamada hem maddi hem manevi desteğini hiç esirgememiştir. Kütüphaneyle ilgili hem Avrupa ülkelerinden, hem de Balkanlar ve diğer İslam dünyasından Latince ve Osmanlıca kitaplar getirmiştir. Onun çabalarıyla kütüphane kısa süre içerisinde büyük bir koleksiyona sahip olmuştur. 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitapları da koleksiyon halinde kütüphanemizde mevcuttur" dedi. Hat ve marangozluk merakı ile bilinen Osmanlı padişahı Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’nda bulunan atölyesinde yaptığı ceviz ağacından kitaplık, bugün Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde sergileniyor. Sultan’ın kendi elleriyle hazırladığı eser, zarif işçiliği, süslemeleri ve tarihi değeriyle dikkat çekiyor. Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nin kuruluş sürecinde de önemli bir yere sahip olan kitaplık, kütüphanenin sergi salonunda muhafaza ediliyor. El yapımı döküm camla korunan eser, Osmanlı’da kitaba verilen önemin simgelerinden biri olarak görülüyor. 142 yıldır korunan kitaplık, ‘Abdülhamid Han Dolabı’ olarak da biliniyor. Tarihi eser, hem kütüphaneyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor hem de Osmanlı kültür mirasının önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürüyor. 1884 yılında hizmete açılan Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi, Osmanlı döneminde modern eğitim hamleleri ve artan kitap ihtiyacı doğrultusunda kuruldu. 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitap koleksiyonlarının da yer aldığı kütüphane, bugün 42 bin 500 esere sahiplik yapıyor. Kütüphanede birçok farklı alanın yanı sıra Osmanlı eğitim müfredatında okutulan kitaplar da yer alıyor. 1133 yıllık el yazması Kütüphanenin en dikkat çeken eserlerinden biri ise M.S. 893 yılında Ebü’l-Ameysel el-A’râbî tarafından yazılan Kitabu’l-Me’sûr fi’l-Lüga. Parşömen üzerine yazılan eser, Türkiye kütüphanelerinde bulunan tarihi bilinen en eski yazma eserlerden biri olma özelliğini taşıyor. 1133 yıllık tarihi el yazması, Arapça dilbilgisinin en erken ve en değerli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Abdülhamid Han’ın kütüphaneye verdiği destek Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Salih Şahin, Sultan Abdülhamit Han’ın kütüphanenin kuruluşunda verdiği desteği anlatarak "Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından 1884 tarihinde kurulmuştur. Kurulduğundaki adı Kütüphane-i Umumi-i Osmani’, yani Osmanlı Milli Kütüphanesi’ydi. Sultan II. Abdülhamid Han’ın eğitime vermiş olduğu değer ve bu bölgede özellikle Darülfünun, Mülkiye-i Şahane, Hukuk Mektebi ve Tıbbiye-i Şahane gibi üniversitelerin bulunması, yine Sultan Abdülhamid Han’ın başlattığı eğitim reformlarıyla idadilerin, rüşdiyelerin ve sıbyan mekteplerinin açılması burada yeni bir kütüphanenin kurulması ihtiyacını doğurmuştur. Abdülhamid Han da bu kütüphanenin kuruluşundaki her aşamada hem maddi hem manevi desteğini hiç esirgememiştir. Kütüphaneyle ilgili hem Avrupa ülkelerinden, hem de Balkanlar ve başka birçok ülkeden Latince ve Osmanlıca kitaplar getirmiştir ve kütüphane kısa süre içerisinde büyük bir koleksiyona sahip olmuştur" dedi. "Kütüphanedeki kitaplar portal üzerinden okuyuculara açıktır" Kütüphanede yaklaşık 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitaplarının, koleksiyonlar halinde mevcut olduğunu bildiren Şahin, "Kütüphane yapılırken Sultan Abdülhamid Han buranın yapım aşamasında çok büyük yardımlar ve destekler sağlamıştır. Özellikle burada kullanılması amacıyla yapmış olduğu kitap dolabını kendi eliyle yapmış, dolabın camı, kilit sistemi ve diğer aksamları tamamen orijinaldir. Hiç değişen parçası yoktur. Kitap dolabının malzemesi ceviz ağacından olup, camı da el yapımı ve dökümdür. Kitapların sağlıklı olarak günümüze kadar gelmesinde Sultan Abdülhamid Han’ın yaptırmış olduğu bu dolabın çok büyük bir katkısı vardır. Kütüphanemizde dini, edebi, felsefi, tıbbi, coğrafi ve beşeri bilimlere ait birçok kitap vardır. Toplam sayısı 42 bin 500’dür. Özellikle Osmanlı eğitim müfredatında okutulan tüm kitaplar, yani sıbyan mektepleri, rüştiyeler, idadiler, Darülfünun, Hukuk Mektebi, Tıbbiye-i Şahane, Mülkiye-i Şahane gibi okullarda okutulan tüm kitaplar kütüphanemizde mevcuttur ve bu kitaplar portal üzerinden okuyucuya açıktır" dedi. "Hem yerli hem yabancı ziyaretçiler çok ilgileniyorlar" Kütüphaneye olan yoğun ilgiden memnun olduklarını vurgulayan Şahin, "Ziyaretçiler kütüphanemizi gezdiklerinde onlara hem kitaplarla ilgili hem de özellikle Abdülhamid Han’ın yapmış olduğu dolapla ilgili bilgiler veriyoruz. Çok ilgileniyorlar. Hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve çok ilgileniyorlar. Kütüphanenin kuruluşu Sultan Abdülhamid Han tarafından gerçekleştirildiği için bu kütüphane burada 142 yıldır hizmet vermektedir. Diğer kütüphanelerle mukayese ettiğimizde kütüphanemizin tarihinin daha eski ve daha mükemmel bir geçmişe sahip olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu. "Başkanlığımıza bağlı restorasyon ünitesi dünya çapında bir restorasyon ünitesidir" Kütüphanedeki kitapların Kitap Şifahanesi tarafından restore edildiğini belirten Şahin, "Kitapların belgelemeleri ve diğer teknik unsurları tarafımızdan tespit edilerek Kitap Şifahanesi’ne sevk ediliyor. Orada kitaplar uzmanlar ve restoratörler tarafından tamir edilerek, tekrar kütüphanemize geliyor. Özellikle başkanlığımıza bağlı restorasyon ünitesi dünya çapında bir restorasyon ünitesidir ve bir benzerinin başka bir yerde olmadığını düşünüyoruz. Hem çalışanlar hem de teknik açıdan donanımlı bir restorasyon ünitesidir. Daha önceki yıllarda kitaplar ahşap dolaplarda muhafaza ediliyordu. Yeni nesil dolap sistemiyle özellikle iklimlendirilmiş ortamlarda, güneş ışınlarına ve dış etkenlere karşı daha korunaklı bir şekilde korunmakta ve muhafaza edilmektedir. Geleceğe bunları daha emin bir şekilde taşımak için de tüm çabamızla çalışmalarımıza devam etmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Osmanlı dönemi müfredatıyla ilgili, okutulan kitaplarla ilgili bilgiler vermekteyiz" Kütüphanenin birinci ziyaretçilerinin üniversite öğrencileri olduğunu dile getiren Şahin, "Üniversitelerde akademik çalışma yapan hocalarımız, öğrencilerimiz ve ortaöğrenimden de çok sayıda sürekli ziyaretçilerimiz gelmektedir. Onlara hem Osmanlı dönemi müfredatıyla ilgili, okutulan kitaplarla ilgili bilgiler vermekteyiz hem de tarihi bir görünüm ve misyona sahip olan kütüphanemizi gezdirmekteyiz. Özellikle kütüphanemizde açmış olduğumuz tematik sergiler çok büyük ilgi görüyor. Şu anda ‘Sancak Mushafları’ sergisi devam etmektedir. Bunu yerli ve yabancı birçok ziyaretçi gelip ilgiyle gezerek, takip ediyor. İstanbul’un merkezi ve ilim merkezi bir konumda bulunan kütüphanemize tüm İstanbulluları, özellikle eğitimle ilgisi olan, okumayla ve kitapla ilgisi olan kitapseverlerimizi bekliyoruz" dedi. Yazma eserlere portal üzerinden ulaşılabiliyor Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde bulunan 639 bin 784 yazma ve nadir esere internetten de erişilebiliyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu internet sitesinden yapılan üyelikle kuruma ait katalog ve veri tabanı görüntülenebiliyor.
Adana Adana’da kadınlar aşçılık atölyesinde eğitim aldı Türk Kızılay’ın 6 Şubat depremlerinin ardından başlattığı "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyesi bu kez Adana’da ünlü şefler Eyüp Kemal Sevinç, Sefa Okyay Kılıç ve Ezgi Yıldırım’ı depremzede kadınlarla buluşturdu. Gastronomi eğitimi alan da hayallerindeki mesleği arayan da aynı mutfakta bir araya geldi. Türk Kızılay’ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla sürdürdüğü atölye, Türk Kızılay Adana Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi’nde düzenlendi. Adana’nın çeşitli semtlerinden programa katılan 20 kadın, ünlü şeflerden temel aşçılık teknikleri, mutfak düzeni, gıda güvenliği ve farklı mutfak kültürlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim aldı. İlk gün şefler Sefa Okyay Kılıç ve Ezgi Yıldırım; ikinci gün şef Eyüp Kemal Sevinç ile profesyonel mutfak deneyimi yaşayan kadınlar, atölyenin sonunda sertifikalarına kavuştu. "Hepsinin ellerine sağlık" Etkinliğe katılan Türk Kızılay Genel Sekreteri Yusuf Ramazan Saygılı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata geçirdikleri "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyesinin 6’ncısını düzenlediklerini belirterek, "Deprem sonrası iyileştirme çalışmalarımız kapsamında aşçılık eğitimlerimize devam ediyoruz. Kadınlarımız eğitimler sonunda hem sertifikalarını alıyor hem de mahir elleriyle damak tatlarımızı zenginleştiriyor. Programa katkı sunan şeflerimiz başta olmak üzere destek veren herkese teşekkür ederiz" dedi. Ünlü şef Eyüp Kemal Sevinç de atölyeye güzel bir katılım olduğunu vurgulayarak, "Kızılay mutfağında kadınlarla birlikte lezzetli yemekler yaptık. Dünya mutfağından iki özel tarif uyguladık. Hepsinin ellerine sağlık" diye konuştu. Farklı kadınların hikayeleri de buluşuyor "İyilikle Pişen Hayatlar", birbirinden farklı kadınların hikayelerini de buluşturuyor. Katılımcılar arasında yer alan gastronomi yüksek lisans öğrencisi Ece Ergen, atölyenin tüm kadınlar için motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, "Ülkemizi dünyada da başarıyla temsil eden şeflerimizle aynı mutfakta olmak gurur verici. Birliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz böyle bir dönemde bu duyguyu birlikte yaşamak motivasyonumu daha da artırdı" dedi. Atölyenin en genç katılımcılarından 19 yaşındaki Aleyna Rızvanoğlu da deneyimini şu sözlerle anlattı: "Burada değerli şeflerimizden hem Türkiye hem dünya mutfağından farklı teknikleri öğrendim. Kendime bir meslek seçmeye çalışıyorum. Bu atölye sayesinde ne yapmak istediğime karar verdim. Benim için cesaretlendirici oldu."