EĞİTİM - 27 Şubat 2026 Cuma 09:13

Kampüste güvenli yaşam eğitimi: Öğrenciler "kendini koruma" becerileri kazandı

A
A
A
Kampüste güvenli yaşam eğitimi: Öğrenciler "kendini koruma" becerileri kazandı

Yaşar Üniversitesi’nde, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu, öğrencilerin kamusal alanlarda farkındalıklarını artırmak ve güvenli yaşam becerileri kazanmalarını sağlamak amacıyla kapsamlı bir atölye çalışmasına imza attı.


Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen "Güvenli Yaşam ve Kendini Koruma Atölyesi", öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Eğitimde öğrenciler, günlük hayatta karşılaşabilecekleri riskli durumlara yönelik farkındalık kazanırken, olası tehditlere karşı kendilerini fiziksel ve psikolojik olarak korumanın temel yöntemlerini öğrendi. Eğitimin sonunda, atölyeyi tamamlayan öğrencilere katılım sertifikaları verildi.


Savunma sanatları eğitmeni Barış Kural tarafından verilen eğitimde, şiddeti teşvik eden yaklaşımlar yerine tamamen hak temelli ve öz-farkındalık odaklı bir strateji izlendi. Katılımcılara zorlayıcı durumları erkenden fark edebilme, kişisel sınırları doğru tanımlama ve riskli ortamlardan güvenli şekilde uzaklaşma teknikleri uygulamalı olarak aktarıldı.



"Öz savunma isviçre çakısı gibi"


Eğitmen Barış Kural, "Burada uyguladığımız öz savunmanın başlangıç noktası. Öncelikle adımlar, duruş ve beden dili nasıl olması gerektiğini anlattık. Saldırı anında kaçınmak için neler yapabileceğimizi uygulamalı gördük, temasın sağlandığı noktaları da simüle eden teknikleri de gösterdik. Bize yönelen birine karşı merkezde kalmak için hareket modellerini çalıştık. Öz savunma becerisi bireyler için İsviçre çakısı görevi görüyor. Bu aynı zamanda zihinsel bir yöntem. Bu beceriyi kazanırken aslında kendinizi, bedeninizi daha iyi tanırsınız" dedi.


Atölyenin önemine değinen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu Başkanı Selin Başbayram, "Etkinlikte, kişisel alanımızın farkında olarak mesafemizi korumayı ve temel kendini savunma becerilerini kazandık. Ancak, bu tür etkinliklerin kadınların kendi kendilerini korumaları gerektiği algısını yaratmaması gerektiğini vurgulamak isterim. Kadına yönelik şiddetin sorumluluğunu bireylere yüklenmemeli ve sorun küçültülmemeli. Asıl çözüm, yasal yaptırımların uygulanmasında yatıyor" diye konuştu.



Kampüste güvenli yaşam eğitimi: Öğrenciler "kendini koruma" becerileri kazandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ramazan’ın bereketi Büyükorhan’da da paylaşıldı Ramazan ayının manevi iklimini kentin tümüne yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Büyükorhanlıları da aynı sofra etrafında buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Büyükorhan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen programa, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Büyükşehir iştiraklerinin yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İftar programı samimi bir ortamda gerçekleşirken, akşam ezanıyla birlikte vatandaşlar oruçlarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in selamlarını ileterek konuşmasına başladı. Birlik beraberlik, dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Saldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra Büyükorhan’a yatırımlarını sürdüreceğini dile getirdi. CHP Büyükorhan İlçe Başkanvekili Ömer Günhan ve Büyükorhan Muhtarlar Derneği Başkan Yardımcısı Mesut Korkmaz, Ramazan ayında aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftar programının ardından esnafla ve vatandaşla bir araya gelerek sohbet eden Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ve beraberindekiler, teravih namazının ardından Orhan-ı Kebir Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.
İstanbul Ümraniye’de akran zorbalığı iddiası: Çelme takılan öğrencinin kolu kırıldı, okul yönetimi ambulans çağırmadı Ümraniye’de 7 yaşındaki ilkokul öğrencisi, arkadaşının çelme takması sonucu düşerek kolunu kırdı. Okul yönetiminin yaşanan olayın ardından hiçbir şekilde ambulans çağırmadığını dile getiren baba Canpolat Gezen, ’Sokakta bir kedi yaralansa merhamet edilir, biz evladımızı emanet ediyoruz’ diyerek ihmal iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Ümraniye Can Gür İlkokulu’nda meydana gelen olayla birlikte akran zorbalığı konusu da dikkat çekmeye devam ediyor. İddiaya göre E.S.G. (7), 11 Şubat günü arkadaşı tarafından kasıtlı olarak çelme takılarak yere düşürüldü. Düşmenin etkisiyle E.S.G.’nin kolu kırıldı. Okul yönetiminin ise yaşanan olay üzerine aileyi bilgilendirmesine rağmen bu süre zarfında hiçbir şekilde ambulans çağırmadığı ve tedavi için harekete geçmediği öne sürüldü. Baba Canpolat Gezen, meydana gelen olay nedeniyle oğlunun büyük bir korku ve mağduriyet yaşadığını ve eğitimine evde devam etmek zorunda kaldığını belirtti. "Öğretmen bize haber veriyor fakat ambulansı aramıyor" "Oğlum okulda sınıftayken bir çocuk maalesef çelme takıyor ve oğlum düşüyor. Düşer düşmez de kolunu kırıyor maalesef. Kaldı ki çocuk o gün okula yarım kollu bir tişörtle gitmişti; yani kolunun kırıldığı ve şiştiği çok belli oluyor. Çocuk orada dakikalarca ağlıyor, bir süre sonra da öğretmeni bize haber veriyor; fakat bize haber verdikten sonra ambulansı aramıyor. Ben oraya vardığım zaman çocuğumun kolu çok fazla morarmış ve şişmişti, diğer koluyla da zaten net ayırt edilebiliyordu. Ve ağlamaktan çocuğun gözleri şişmişti, alelacele hemen acile götürdüm. Oğlum yolda giderken bana dedi ki, ’Baba ben yarım saattir ağlıyorum, öğretmen bana hiçbir şey yapmadı.’ Bu çocuğun direkt kendi beyanı. Acile götürdüm hemen film çekildi, alçıya alındı. Sonrasında da Ümraniye Devlet Hastanesi’nde ameliyata aldılar." Öğretmen ambulansı aramadı, sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi Oğlunun kolunun kırıldığının fark edilmesine rağmen ambulansın çağrılmadığını öne süren Gezen, şu şekilde konuştu: "O öğretmen bir ambulans çağırabilirdi. Arayıp ’Alo’ diyorsun 5 dakikaya ambulans geliyor. Şurada bir kedi yaralansa merhamet ediyoruz değil mi? Benim derdim sadece kendi çocuğum değil; başka okullarda da böyle şeyler olmasın istiyoruz. Biz onlara bir can emanet ediyoruz ve veliye sadece haber verip sorumluluğu üzerinden atamazlar. CİMER’e yazdım, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittim dilekçelerimi verdim, bu okuldan davacıyım. Çünkü öğretmen bana sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi, bu kadar. ’Akran zorbalığı’ diyemiyorum ama ’Bana bilerek çelme taktı’ diyor. Biz çocuktan davacı değiliz tabii ki sonuçta 7 yaşında, böyle şeyler olabilir. Sadece annesinin babasının onu ikaz etmesi lazımdı." "Okula gittiği zaman çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum" Oğlunun eğitimine ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Gezen devamındaki süreçle alakalı ise, "Karşı tarafın ailesinden beni arayan olmadı, onlara da ayrıca kırgınız. En azından hastaneye gelebilirlerdi ya da sorabilirlerdi değil mi? Sanki olay tamamen örtbas edildi. Evet çocuk bir hata yapıp çelme takmış, çocuğumu düşürmüş ve kolu kırılmış ama esas ondan sonraki sorumluluk okulda ve büyüklerde değil mi? Böyle bir şey asla olmadı. Oğlum iki ay okula gidemeyecek. Şu anda evde, eğitimine de ara vermemiz gerekecek mecburen. Ama işte sonrasında o okulda nasıl devam edebilecek? Okula gittiği zaman ben çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum, öğretmeni görmesini de istemiyorum" ifadelerini kullandı. "Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere" Son olarak Gezen, okul yönetimlerine yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmasını talep ederek, "Elbette ki öğretmenlerimize saygı duyuyorum, bu herkes için geçerli değil. Mutlaka vicdanlı ve rahmetli binlerce öğretmenimiz vardır, onlardan Allah razı olsun. Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere. Belki bundan sonrasında okullarda bununla alakalı bir bilinçlendirme yapılabilir. Yani böyle bir şey olmuş, bakın müdahale edilmemiş ve ambulans çağırılmamış gibi, okullarımızda böyle bir eğitim verilmesi ve farkındalık oluşturulmasını talep ediyorum, faydalı olacaktır" dedi.
Antalya Tarım Lisesi öğrencilerinden özel eğitim okuluna çiçekli destek Antalya’nın Aksu ilçesinde Aysel Akın-Klaus Wagner Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, emekle yetiştirdikleri mevsimlik çiçekleri özel eğitim öğrencileriyle birlikte toprakla buluşturdu. Mart ayının gelmesiyle birlikte Aysel Akın-Klaus Wagner Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde yetiştirilen çiçekler hasat edilerek, Aksu Özel Eğitim Uygulama Okulu bahçesinde oluşturulan çiçek parterlerine dikildi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrenciler, hem üretmenin hem de paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kürlü, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatımur ve okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri ve öğrenciler el ele vererek dikim çalışmalarını birlikte gerçekleştirdi. Aksu Milli Eğitim İlçe Müdürü Hasan Kürlü, "Özel eğitim öğrencilerini toprakla buluşturmayı ve tarımı sevdirmeyi en büyük değerlerden biri olarak görüyoruz. Üretmenin ve birlikte başarmanın verdiği mutluluk, hem okul bahçesini renklendirdi hem de gönüllerde kalıcı izler bıraktı" dedi. Okul Müdürü Tülay Ateş ise etkinlikte yaptığı açıklamada, "Okulumuz olarak ‘Tarım bizim geleceğimiz’ diyoruz. Toprağın iyileştirici ve bereketli gücünü her öğrencimize hissettirmeye, umut ekmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.