SPOR - 05 Ağustos 2025 Salı 10:23

İzmirli sporcu bir Türk kadınının başarı hikayesi

A
A
A
İzmirli sporcu bir Türk kadınının başarı hikayesi

İzmirli sporcu Bengisu Avcı, 7 yılda dünyanın en zorlu 7 okyanus kanalını başarıyla geçerek hipotermi, denizanası temasları, dev dalgalar, soğuk su ve güçlü akıntılara karşı mücadeleyi kazandı ve Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk ünvanını aldı.


Milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı, Japonya-Tsugaru etabını yaklaşık 15 saatte tamamlayıp Ocean’s 7 etaplarını bitiren ilk Türk olma gururunu yaşarken, Bengisu’nun bu zorlu yolculuğu ise tam 7 yıl sürdü. 3 Ağustos 2018 tarihinde Manş Denizi’ni 11 saat 29 dakikada geçen Bengisu Avcı, böylelikle ilk Ocean’s 7 parkurunu tamamlarken ‘Manş Denizi’ni en hızlı yüzen Türk kadını’ oldu. Rekortmen yüzücü, Manş’ın ardından hedefini; Los Angeles ile Catalina arasındaki Catalina Boğazı olarak belirledi. Ancak 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 nedeniyle geçişler iptal oldu. Catalina için ancak 5 Eylül 2022’ye yer bulabilen Bengisu Avcı, zorlu etabı 11 saat 59 dakikada tamamladı ve burayı geçen ilk Türk kadını ünvanını aldı.



Hazırlık bile yapamadan okyanus geçti


İzmirli sporcu, 2018 yılında başvurduğu Cebelitarık Kanalı için hiç bir olumlu geri dönüş alamıyordu. 2023 yılında İtalya’da olduğu sırada RedTop Swim ekininin antrenörü, grup geçişi için hızlı bir yüzücüye ihtiyacı olduğunu söyleyince Bengisu Avcı, hiç hazırlık bile yapmadan dört kişilik grup solo geçiş ekibine katıldı. Zorlu etabı 24 Nisan 2023 tarihinde 3 saat 24 dakika gibi rekor bir dereceyle geride bırakan milli yüzücü böylelikle bu kanalı en hızlı geçen Türk olurken, Ocean’s 7’de üç etaba ulaştı.



Son iki saati eşiyle beraber yüzdü


Bengisu Avcı için artık geri sayım da başladı ancak etapların da zorluk derecesi yükseldi. Yeni Zelenda Adaları arasındaki Cook Boğazı için 13 Şubat 2024’te okyanusun kıyısına geldi Bengisu. En ağır okyanus şartları ve soğuk suyla saatler boyunca yüzdü. Son iki saat kala hipotermi tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu esnada İtalyan yüzücü eşi Egor Tropeano da suya girip son saatleri Bengisu ile birlikte yüzdü. Parkuru 10 saat 40 dakikada bitiren Bengisu Avcı, böylelikle bu kanalı geçen ilk Türk olmayı da başardı.



Molokai’de dev denizanası teması


Bengisu Avcı için artık geriye Molokai, Kuzey Denizi ve Tsugaru kalmıştı. Hawaii’deki Molokai Kanalı’na Mayıs 2024 tarihinde başladı. 45 kilometrelik parkurun son bölümünde üç kez arka arkaya Manowar ve Box cinsi dev denizanası teması yaşayan İzmirli sporcu, tekneye çıkıp etabı bırakmak zorunda kaldı. Bengisu Avcı’nın yaşadıkları NYAD adı verilen filmde yaşananlara benzetildi ve ‘Bizin Nyad’ olarak yazıldı.



Kuzey Kanalı’nda hipotermi


Eylül 2024’te Bengisu Avcı’yı bu kez buz gibi suları, güçlü akıntı ve sert rüzgarlarıyla ünlü Kuzey Kanalı bekliyordu. 10 saat boyunca dünyanı en zorlu okyanus parkurunda kulaç atan Bengisu, su sıcaklığının 12 dereler civarına düşmesi, fırtınanın çıkması ve gökten adete buz yağması nedeniyle bitime iki saat kala hipotermi geçirerek tekneye döndü. Ama yaşanan bu iki olumsuz deneyim milli sporcuyu daha da çok motive etti. Molokai’den aynı dönemde yer bekleyen Bengisu Avcı, kasırgalar arasında bir pencere buldu ve tek başına Hawaii’ye giderek okyanusa atladı. Müthiş bir performans sergileyen sporcu, 19 Ekim 2024 tarihinde 12 saat 10 dakika ile hem bu kanalı geçen ilk Türk hem de en hızlı Avrupalı kadın olurken, dünya rekorunu ise sadece 3 dakika ile kaçırdı.



40 gün kamp yaptı, 12 kg aldı


Şimdi artık Bengisu Avcı’nın önü açılmış ancak hesaplaşması gereken Kuzey Kanalı kalmıştı. Burası için ülkemizin en güçlü akıntılarının olduğu Çanakkale’de aylarca antrenman yaptı, 12 kilo aldı, vücudunun soğuğa dayanımını artırmak amacıyla İngiltere-Dover’de yaklaşık 40 günlük soğuk su kampına gitti. 19 Temmuz 2025 tarihinde ise beklenen gün gelip çattı. Kuzey İrlanda’dan suya giren Bengisu Avcı, kilometreleri bire birer aşıp 10 saat 40 saniyede İskoçya’ya ulaşırken ‘En hızlı Türk’ ünvanını da kazandı.



Tsugaru’da 57.5 km boyunca amansız mücadele


Ocean’s 7 için 2018 yılından bu yana büyük bir mücadele veren Bengisu Avcı, Tsugaru için Japonya’ya gitti. Tokyo’ya indiği gün Rusya’da yaşanan büyük deprem nedeniyle tüm ülkede tsunami alarmı verildi ve yüzme yasağı getirildi. Üç gün bu tehlikenin geçmesini bekleyen İzmirli sporcu, Manş Denizi’ne girdiği 3 Ağustos 2018’den tam 7 yıl sonra 3 Ağustos 2025 tarihinde Kodomari’den suya girdi. Tsugaru’da iklim değişikliği nedeniyle akıntı hızları zaman zaman ve yer yer 12 kilometrelere kadar çıkarken buna bir de üst üste yaşanan depremlerin okyanustaki olumsuz etkileri de eklendi. Daha önce sadece 19 kilometre olarak yüzülen parkur ise 30-35 kilometrelere çıktı. Tüm ağır şartlara rağmen yılmadan kulaç atan Bengisu Avcı, yaklaşık 10 saat sonunda kanalın orta noktasına ulaştı.



Bir anda 14 kilometre sürüklendi


Geçiş öncesi planlarda 12 saatlik bir performansla karşıya varacağını hesaplayan Bengisu, ağır okyanusta dalgalar, akıntı ve rüzgarla mücadele etmek zorunda kalmış ve yavaşlamıştı. Devam eden İzmirli sporcu, metreleri birer birer aşarak kıyıya doğru yanaştı ancak bitime 3 kilometre kala öyle güçlü bir akıntıya kapıldı ki bir anda 14 kilometre açığa sürüklendi. Bu esnada geride kalan iki erkek yüzücü, hızları yetmediği için kaptanlar tarafında teknelerine alındı. Ama Bengisu kalan bölümü yüzebileceğini söyleyerek devam etti ve Bengisu Avcı, kalan 90 dakikada inanılmaz bir tempoyla kulaç atarak Hokkaido’da Türk bayrağını açtı. Ama bu performans yaklaşık 15 saat sürmüş, bu sürede ise 57.5 kilometre mesafe aşılmıştı.


Yaşadığı tüm zorluklara rağmen cesaretle yoluna devam eden Bengisu Avcı, 7 yıllık mücadele sonunda Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk olarak tarihteki yerini aldı ve dünyada bunu başarabilen 38 sporcudan biri oldu. Bengisu’nun bu maratonu toplamda 74 saat 36 dakika sürerken Ocean’ s 7 gurur tablosunda bu durum ayrıca belirtildi.



İzmirli sporcu bir Türk kadınının başarı hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Özel bireyler askerlik kına gecesinde hem duygulandı hem eğlendi Kırıkkale’de düzenlenen temsili askerlik kına gecesinde, özel birey eline kına yakılırken gözyaşlarını tutamayarak duygu dolu anlar yaşadı, ardından doyasıya oynadı. Mehter takımının seslendirdiği marşlarla coşkunun arttığı programda, özel bireyler aileleriyle birlikte gönüllerince eğlendi. Kırıkkale’de özel bireyler için temsili askerlik öncesi kına gecesi düzenlendi. Belediye tarafından düğün salonunda organize edilen programa, özel bireylerin aileleri ve davetliler katıldı. Askerlik heyecanı yaşayan 11 özel birey, meşaleler eşliğinde salona giriş yaptı. Bazı özel bireyler asker üniforması giyerek geceye katıldı. Aileler de "En büyük asker bizim asker" sloganlarıyla özel bireylerin sevincine ortak oldu. Programda Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu, dualar edildi. Ardından özel bireylerin ellerine kına yakıldı. Kına sırasında Mustafa Taşdemir isimli özel birey gözyaşlarına hakim olamadı. Taşdemir’in duygulandığı anlar, salondakileri de etkiledi. Özel bireyler, şarkılar eşliğinde gönüllerince oynadı. Mehter takımı da seslendirdiği marşlarla geceye coşku kattı. Pasta kesiminin ardından özel bireylere günün anısına "Vatan sevgisi engel tanımaz" yazılı belge takdim edildi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özel bireyler için anlamlı bir program düzenlediklerini belirtti. Başkan Önal, "11 özel bireyimiz için askere uğurlama töreni düzenliyoruz. Onlar çok istediler. Böyle güzel bir temsili tören hazırladık. Kına yakımı sırasında çok duygusal anlar yaşandı. Kardeşlerimizin duygu dolu halleri bizi çok mutlu etti. Bu tören, Anadolu’nun hamurunda ve mayasında vatan, millet sevgisinin olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi. Kına yakıldığı sırada duygulanan özel birey Mustafa Taşdemir ise o anlarda büyük heyecan yaşadığını ifade ederek, "Elime kına yakılırken sanki ben askere gidiyormuşum gibi hissettim. O an çok heyecanlandım. Sonra duygulandım ve ağladım. Kendi kendime, ‘Boş ver, ne ağlayacaksın? Dünya senin. Bir daha mı geleceğiz dünyaya? Oyna, eğlen’ dedim. Allah razı olsun. Devletimizi başımızdan eksik etmesin. Askere gidecek olanlara hayırlı tezkereler diliyorum. Allah herkesi ailesine kavuştursun" diye konuştu. 73 yaşındaki Mustafa Taşdemir de torununun yaşadığı mutluluğa ortak olduklarını söyleyerek, "Daha önce böyle bir şey görmemişti. Yaklaşık 18 yıldır benim yanımda ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştı. Böyle bir ortam olunca çocuk bambaşka bir hale geliyor, güzelleşiyor" ifadelerini kullandı. Emine Çağan, oğlunun mutluluğunun kendilerini de sevindirdiğini belirterek, "Biz de çok mutluyuz. O, evimizin meleği. Oğlumuzu çok seviyoruz. Bizim göz bebeğimiz" dedi. Bir diğer özel birey annesi Hayriye Cesur ise programdan dolayı mutlu olduklarını dile getirerek, "Burada mutlu oluyorlar, neşeleniyorlar, oynuyorlar. Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Böyle bir etkinlik düzenlediği için çok teşekkür ediyoruz. Çocukları eğlendiriyor, mutlu ediyor. Bu bizim için çok güzel bir şey" şeklinde konuştu. Programa, AK Parti İl Başkanı Engin Pehlivanlı, Baro Başkanı Av. Turan Zeki, Belediye Başkan Yardımcıları Recep Sefer ve Ömer Elidemir, protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.