EĞİTİM - 15 Temmuz 2025 Salı 11:09

İzmirli Özde, LGS’de Türkiye birincisi oldu

A
A
A
İzmirli Özde, LGS’de Türkiye birincisi oldu

İzmir’de yaşayan 15 yaşındaki Özde Ger, Liselere Geçiş Sistemi sınavındaki tüm soruları doğru cevaplayıp tam puan alarak Türkiye birincileri arasında yer aldı.


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2025 yılında düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına bu yıl 1 milyon 10 bin 916 öğrenci başvurdu. Sınava katılım sağlayan 963 bin 142 öğrenci arasından sadece 719’u tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı ve Türkiye birincisi oldu. İzmir’de yaşayan 15 yaşındaki Özde Ger de bu başarılı öğrenciler arasında yer aldı. Tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alan Özde, LGS Türkiye birincileri arasında yer alma gururunu yaşadı. Başarısının sırrını disiplinli ve planlı çalışmaya borçlu olduğunu belirten Özde, ailesinin ve öğretmenlerinin desteğinin de bu süreçte büyük rol oynadığını ifade etti. Hedefinin doktor ya da genetik mühendisi olmak olduğunu dile getiren Özde, tercih döneminde İstanbul Erkek Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi’ne öncelik vereceğini söyledi. Hedefime ulaşmak için bir buçuk yıldır LGS sınavı için çalıştığını ifade eden Özde, "Eksik konularımı sürekli tamamlamaya özen gösterdim. Her denemeden sonra tüm sorularımı öğretmenlerime sordum. Yanlış yaptığım soruların doğrularını öğrenerek eksiklerimi kapattım. Aynı zamanda sürekli paragraf soruları çözdüm ve düzenli olarak deneme sınavlarına girdim. Birçok farklı soru tipiyle karşılaşmak benim için büyük önem taşıyordu. Hiçbir zaman panik yapmadım ve hedefime odaklanarak çalıştım. Bu sayede başarılı oldum" dedi.



"Taksici bir babanın kızı olduğum için çok gururluyum"


Babasının taksici olmasından dolayı bazı günler eve gelemediğini belirten Özde, "Ancak buna rağmen beni her zaman destekledi. Eve gelemediği günlerde bile beni arayıp moral verdi. Bu nedenle benim için büyük bir zorluk olmadı. Taksici bir babanın kızı olduğum için çok gururluyum. Ailem her zaman en büyük destekçim oldu. Sürekli yanımda oldular ve beni hep desteklediler. Öğretmenlerim de anlamadığım konularda bana büyük bir sabırla yardımcı oldular. Bu başarıda onların da çok büyük bir payı var. Bana destek olan herkese gönülden teşekkür ederim. Şimdi İstanbul’a gitmeyi çok istiyorum. İstanbul Erkek Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi tercihlerim arasında öncelikli. Gelecekte doktor olmak istiyorum ama bunun yanında genetik mühendisliği, yani genetikle ilgili çalışmalar yapmak da istiyorum. Bence gelişen teknolojiyle birlikte genetik alanında çalışmak çok önemli hale geldi. Ülkemizin bu alanda daha fazla bilim insanına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ben de o bilim insanlarından biri olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Okulları gezecek, görecek, ona en uygun olanı seçecek"


LGS sınavı sonuçlandığında çok büyük bir mutluluk yaşadığını söyleyen baba Aykut Ger, "Kızım Özde bizlere hiç unutamayacağımız anlar yaşattı. Bu süreçte, son 1,5 yıldır Özde ciddi bir şekilde LGS’ye odaklandı ve tempolu bir şekilde çalıştı. Biz de ona uygun bir ortam sağlamaya çalıştık. Ebeveyn olarak ona güvendik, mümkün olduğunca işlerini kolaylaştırmaya çalıştık. Özde zaten çok bilinçli bir çocuktu. Sürekli sorulara odaklandı ve derslerine düzenli bir şekilde çalıştı. Sonuç olarak da bize büyük bir mutluluk yaşattı. Tercih dönemi de bu süreçle birlikte başladı. Biz ebeveynleri olarak bu dönemde de Özde’ye büyük destek vereceğiz. Girebileceği tüm okulları gezdirme planımız var. Yani okulları gezecek, görecek, ona en uygun olanı seçecek. Bu nedenle planımızı buna göre yaptık. Bir-iki hafta boyunca Özde’yle bol bol vakit geçirip, mümkün olduğu kadar çok sayıda okulu gezmeyi planlıyoruz" diye ekledi.



"Taksici esnafımızın gururu oldu"


LGS birincisi Özde ve babası Aykut Ger’i makamında ağırlayan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, başarılı öğrenciyi plaketle onurlandırarak kendisine akıllı saat hediye etti.


Özde’nin LGS’deki başarısı hakkında konuşan Erkan Özkan, "Geçtiğimiz günlerde Türkiye genelinde LGS şampiyonları açıklandı. Bu yıl 719 gencimiz, bütün soruları doğru cevaplayarak birinci oldu. Bu birincilerden biri de, onurla ve gururla söylüyorum ki, Denetim Kurulu üyemiz Aykut Ger kardeşimizin kızı Özde’dir. Bu durumdan dolayı çok mutluyuz ve gururluyuz. Camiamızdan böyle başarılı bir kızımızın çıkması hem İzmir’imizin gururu oldu hem de taksici esnafımızın, odamızın üyelerinin gururu oldu. Bu tür güzel örnekler, arkadan gelen yeni nesillere örnek birer uygulama ve davranış oluyor. Aynı zamanda çocuklarımızın motivasyonunu artırıyor. Dolayısıyla bu başarıdan büyük bir kıvanç duyuyoruz. Özde kızımızı yürekten tebrik ediyor ve kutluyoruz. Dershanedeki ve okuldaki başarılarına da bizzat şahit oluyorduk. Görüyoruz ki, bu dershane ve okul başarıları bir tesadüf değil; bu sonuç, uzun bir emeğin ve gayretin neticesidir. Kendisini tekrar tebrik ediyor, Allah’tan yolunun ve bahtının açık olmasını diliyorum" sözlerini kullandı.



İzmirli Özde, LGS’de Türkiye birincisi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.