ASAYİŞ - 06 Mart 2026 Cuma 11:32

İzmir’de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti

A
A
A
İzmir’de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti

İzmir’de bir özel okulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencisinin diğer öğrencilere akran zorbalığı yaptığı iddiaları üzerine okul yönetimi inceleme başlattı. Yapılan incelemeler ve velilerin şikayetleri doğrultusunda okula çağrılan öğrenci velisinin, okul müdürünün odasında saldırgan tavırlar sergilediği ileri sürüldü.


Olay, 10 Şubat tarihinde meydana geldi. Y.A. (13) isimli öğrencinin arkadaşlarına yönelik "Seni babama öldürtürüm" gibi ifadeler içeren mesajlar ve mektuplar gönderdiği tespit edildi. Aynı öğrencinin kendi aralarında oluşturdukları WhatsApp gruplarında da küfür ve hakaret içeren sözler kullandığı, yine arkadaşlarına yönelik tehdit mesajları kullandığı da belirlendi. Bunların üzerine diğer velilerin ve öğrencilerin şikayet dilekçeleri de okul yönetimini harekete geçirtti. Olayla ilgili inceleme başlatan yönetim, Y.A.’nın annesi S.A. ve babası V.A.’yı görüşme yapmak için okula davet etti.



Okulda arbede yaşandı


Okul yönetimi ile 12 Şubat’ta gerçekleştirilen görüşme sırasında, öğrenci velisinin saldırgan tavırlar sergilediği iddia edildi. Okul müdürünün odasındaki kitapları yerlere saçan ve masayı dağıtan velinin, görevlilere yönelik ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu belirtildi. Ayrıca velinin, öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit içerikli ses kayıtları ve yazışmalar paylaştığı öne sürüldü.



Akran zorbalığı şikayetleri üzerine süreç başlatıldı


Okul Müdürü Burcu Söğütcüpınar, 10 Şubat tarihinde okullarında bazı öğrencilerin akran zorbalığına maruz kaldığına dair ciddi şikayetler aldıklarını belirterek, öğrenci WhatsApp grupları üzerinden tehdit içerikli mesajlar paylaşıldığını ve "Seni babama öldürtürüm" ifadelerinin yer aldığı yazılı tehdit mektuplarının ortaya çıktığını söyledi. Bu gelişmeler üzerine okul yönetiminin hemen harekete geçtiğini ifade eden Söğütcüpınar, diğer velilerin de çocuklarının güvenliği konusundaki endişelerini dile getiren toplu dilekçeler verdiğini ve okul-aile iş birliğini sağlamak amacıyla söz konusu öğrencinin velilerini okula davet ettiklerini belirtti.



Görüşme şiddet olayına dönüştü


12 Şubat’ta gerçekleştirilen görüşmenin ne yazık ki bir şiddet olayına dönüştüğünü dile getiren Söğütcüpınar, öğrencinin durumunu görüşmek üzere davet edilen velinin okul yöneticisinin odasında kitapları yerlere saçtığını, masayı dağıttığını ve saldırgan tavırlar sergilediğini aktardı. Olay sırasında şahıslara yönelik ağır hakaret ve tehditlerin savrulduğunu vurgulayan Söğütcüpınar, yaşanan bu durumun okulun huzur ve güvenliğini doğrudan hedef aldığını ifade etti.



"Okullar polemik merkezi değil"


Eğitimcilerin özellikle bir velinin doğrudan öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit ve hakaretlerde bulunmasını en büyük sorun olarak değerlendirdiğini belirten Söğütcüpınar, "Amacımız suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmak ve bu tür üzücü olayların önüne geçmektir" dedi. Son dönemde medyada yer alan, bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi gibi acı haberlerin tekrar etmesini istemediklerini belirten Söğütcüpınar, "Okullar polemik merkezleri değil, çocukların geleceğinin inşa edildiği alanlardır" ifadelerini kullandı.



Hukuki süreç başlatıldı


Yaşanan olayların ardından okul yönetimi olarak adli makamlar, sosyal hizmetler ve ilgili tüm mercilere gerekli başvuruları yaptıklarını ve durumu yargıya taşıdıklarını söyleyen Söğütcüpınar, diğer öğrencilerin ve velilerin güvenlik kaygısı duymaması gerektiğini vurguladı. Okulun güvenliğini korumak için tüm sorumluluğu aldıklarını ve hukuki süreci titizlikle takip ettiklerini belirten Söğütcüpınar, velilere de "Gönlünüz rahat olsun" mesajı verdiklerini söyledi.



Disiplin cezası aldı, başka bir okula nakledildi


Öte yandan, yaşanan olayların ardından okul yönetimi tarafından disiplin kuruluna sevk edilen öğrencinin, ailesi ile yapılan görüşmede başka bir okula nakledilmesi istendi. Öğrencinin kaydı ailesi tarafından başka bir okula alındı.



İzmir’de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Gençlik ve Spor Bakanı Bak: "12 milyona yakın gencimize yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik" dedi. Osmaniye Valiliğini ve belediyeyi ziyaret eden Bakan Bak, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ve Belediye Başkanı İbrahim Çenet ile bir araya gelerek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Osmaniye AK Parti İl binasında açıklama yapan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bizim açımızdan Türkiye’nin dört bir yanı önemli. Spor tesisleri önemli ama bizim Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak birinci önceliğimiz özellikle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan, dijital bağımlılıktan, uyuşturucudan, içki ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve bunda da sporu etkin bir şekilde kullanmak. Sporun birleştirici gücünü, sporun etkili gücünü ortaya koymak.Malumunuz milli takımlarımızın geçtiğimiz yıldaki başarıları var. Basketbol milli takımımızın Avrupa Şampiyonası’nda final oynaması var. Voleybol milli takımımızın Dünya Şampiyonası’nda final oynaması ve gümüş madalya kazanması var. Futbol milli takımımızın Dünya Kupası elemelerinde gösterdiği başarı var. Önümüzde Mart ayında, 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. İnşallah onu da yenip ardından Slovakya ve Kosova galibiyetleriyle Dünya Kupası’na gitmeye hazırız. Basketbolda da Dünya Kupası, Katar 2027 için önemli bir süreç var. Basketbolda ekol olan Sırbistan’ı hem Sırbistan’da hem de Türkiye’de yenmek önemliydi. Yeni bir jenerasyon ortaya çıktı. 12 Dev Adam ortaya çıktı" diye konuştu. "Türkiye’de 12 milyon kişiye yüzme öğretildi" "Gençlerimizi sporla geleceğe hazırlıyoruz" diyen Bakan Bak, "Bütün kitlelerin spor yapmasını istiyoruz. Gençlerimizin havuzlara, spor tesislerine gelmesini istiyoruz. O yüzden ’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik. Bu çok çok önemli. Osmaniye’de de böyle bir talep başkanlarımızdan ve milletvekillerimizden geldi. Bunu da inşallah yerini tespit ederek Osmaniye’ye kazandıracağız" dedi.
Eskişehir AK Parti MKYK Üyesi Dağ: "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır" dedi. Eskişehir’de Dede Korkut Parkı İftar Çadırı’nda AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın katılımıyla program gerçekleştirildi. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, saat 19.01’de dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "ABD ile İsrail, bölgeyi ateş çemberine döndürme gayretiyle çaba sarf ediyor" İftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "Değerli dostlar, her Ramazan-ı Şerif’te yine biz kürsüye çıktığımızda ne yazık ki tekrar eden bir meseleyi konuşur durumda oluruz. Her Ramazan-ı Şerif’te mutlaka haydut devlet İsrail, onun soykırımcı Hitler Başbakanı Netanyahu mutlaka Müslümanların bu huzurunu bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. Her Ramazan-ı Şerif’te Gazzelilerle ilgili gündemimiz olur ve Gazze’yi konuşmak durumunda kalırız. ABD ile İsrail, bölgemizde İran’a saldırdı. İran’a saldırmakla kalmadığı gibi, bölgeyi ateş çemberine döndürme niyetiyle hem ülkemize hem de Körfez ülkelerini savaşın içine çekmek gayretiyle çaba sarf ediyor. Biz oyunun farkındayız. Türkiye’yi çok nitelikli, kaliteli, ne yaptığını bilen, tecrübeli kadrolar yönetiyor" ifadelerini kullandı. "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda izlediği dış politikaya da dikkat çeken Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı’nda durduğumuz yer itibarıyla milletimiz bundan bedel ödemediyse; yıllarca yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaşta nerede durmamız gerektiğini bildik, onunla ilgili hareket ettik. En zor zamanda bile vazgeçmedik, geri adım atmadık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Yıllar geçti, 13-14 yıl sonra Suriye’de devrim oldu ve ABD Başkanı da Suriye’deki devrimi bize bağladıysa, biz ne yaptığımızı biliyorduk. Şimdi ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. İsrail’in derdinin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için bu ülke, bu coğrafyada istikrar adası olmuştur, yine istikrar adası olmaya devam edecektir. Biz milletimize bu savaşlardan dolayı bir bedel bugüne kadar ödetmedik, bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu konuda tecrübemiz en üst noktada bulunmaktadır ama herkes şunu gayet iyi bilsin: ABD ve İsrail, Beyrut’a ve İran’a saldırırken bir okulda 185 çocuğu katlettiler. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır."
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar’dan Türk gazetecileri gözaltına alan İsrail’e tepki AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "Basın mensuplarımızın sırf Türk oldukları için ayrımcılığa maruz kalması; İsrail’in, sergilediği vahşet karşısında Türkiye’nin tavizsiz duruşuna duyduğu tahammülsüzlüğün ilanıdır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İsrail, hakikati karartmak için bu kez de A Haber ekibini hedef aldı. Bölgedeki gelişmeleri takip eden Emine Kavasoğlu ve Niyazi Kurt kardeşlerimin hukuksuzca alıkonulması açık bir yıldırma operasyonudur. Basın mensuplarımızın sırf Türk oldukları için ayrımcılığa maruz kalması; İsrail’in, sergilediği vahşet karşısında Türkiye’nin tavizsiz duruşuna duyduğu tahammülsüzlüğün ilanıdır. Başta Türk basını olmak üzere, ilkeli medya gerçeği dünyaya duyurmaya devam edecek; keyfi gözaltılar basın özgürlüğünü engelleyemeyecek. Her türlü baskıya rağmen doğrunun sesi olan gazetecilerimize teşekkür ediyor; Emine Kavasoğlu, Niyazi Kurt ve A Haber ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "İsrail güçleri tarafından A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ile kameraman Niyazi Kurt’un sahada yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmaları ve gazetecilere yönelen keyfî müdahaleleri şiddetle kınıyor, A Haber ailesine ve sahada görev yapan tüm basın mensuplarına desteğimizi iletiyoruz" dedi.
Ankara Yargıtay Başkanı Kerkez: "Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, "Yargıtay’ımızın bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm başkanlarımızı, üyelerimizi, tetkik hâkimlerimizi, savcılarımızı ve personelimizi minnet ve şükranla anıyor; görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren tüm mensuplarımıza başarılar diliyorum. Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" dedi. Yargıtay Başkanı Kerkez, Yargıtay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümü için mesaj yayımladı. Kerkez mesajında, "Köklü bir geçmişe ve güçlü bir kurumsal geleneğe sahip olan Yargıtay’ımızın kuruluşunun 158. yıl dönümünü gurur ve onurla idrak ediyoruz. Hukuk devletinin en önemli teminatlarından biri olan Yargıtay, adaletin tecellisi, hukukun üstünlüğünün korunması ve içtihat birliğinin sağlanması görevini büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmektedir. Asırlara yayılan bu köklü birikim, milletimizin adalet duygusunu güçlendiren en önemli dayanaklardan biri olmuştur. Yargıtay, geçmişten aldığı tecrübe ve birikimi günümüzün ihtiyaçlarıyla harmanlayarak hukuk düzenimizin gelişimine katkı sunmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Yargıtay’ın adaletin gecikmeden devam etmesi için çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Kerkez, "Bağımsız ve tarafsız yargının en güçlü teminatlarından biri olan Yargıtay’ımız, adaletin gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecellisi için özveriyle çalışmayı sürdürecektir. Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle; Yargıtay’ımızın bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm başkanlarımızı, üyelerimizi, tetkik hakimlerimizi, savcılarımızı ve personelimizi minnet ve şükranla anıyor; görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren tüm mensuplarımıza başarılar diliyorum. Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" dedi.