ASAYİŞ - 05 Mart 2026 Perşembe 15:39

Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanık hakim karşısında

A
A
A
Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanık hakim karşısında

İstanbul Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve telefonunu isteyen mağduru benzin dökerek, vücudunda 3’üncü derece yanıkların oluşmasına neden olan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halinin devamına karar verilen mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. Olaya ilişkin konuşan mağdurun babası Mehmet Nuri Sanduvaç, "Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor. Mahalleden bir arkadaşım onu görüyor, o haliyle söndürmeye yardımcı oluyor" dedi.

Gaziosmanpaşa’da, 5 Haziran 2025 tarihinde Mert Açıkça (19) isimli şahıs, duyma ve konuşma engeli bulunan Ahmet Sanduvaç’ın (38), telefonunun gasp etti. Olay sonrası Sanduvaç, babasına durumu anlattı. Olayı öğrenen baba Mehmet Nuri Sanduvaç ise polise giderek şikayetçi oldu. Baba Sanduvaç, şikayetinden sonra Açıkça’nın babasına ulaşarak yüz yüze görüşmek istedi. Her iki tarafında babaları, yüz yüze görüştükten sonra sanık Açıkça’nın babası, oğluna ulaşacağını söyledi. 1 gün sonra karakolun önünde bu sefer sanık Mert Açıkça ve taraflar bir araya geldi. Tarafların konuşması sırasında, sanık olayı inkar etti.

Benzini mağdurun üzerine döktü

Gaziosmanpaşa’da bulunan Kazım Karabekir Metro istasyonunda, 9 Haziran 2025 günü akşam 19.00 sıralarında, Mert Açıkça ile Ahmet Sanduvaç tekrar karşılaştı. Sanduvaç, şahsı gördüğü sırada telefonunu istedi. Bunun üzerine sanık Açıkça, mağduru metruk bir binaya götürdü. Şahıs önce, motosikletinden çektiği öğrenilen benzini mağdurun üzerine döktü ardından ise ateşle Sanduvaç’ı yaktı. Alevler içinde kalan genç yerde çırpındı. Ateşin sönmesinin ardından ise olay yerinden kaçarak evine gidip, durumu ailesine bildirdi. Durumu öğrenen aile, çocuğunu hastaneye götürdü ve Sanduvaç tedavi altına alındı. Olay sonrası karakola giden aile sanıktan şikayetçi oldu. Şahıs, olaydan yaklaşık 1 ay sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanık hakim karşısında

ATK raporu ortaya çıktı

Yaşanan olay sonrası Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan rapora ulaşıldı. Raporda, Ahmet Sanduvaç’ın gaspa ve darba uğradığı, Sanduvaç’ın ön gövde, boyun ve çene altında 2’inci ve 3’üncü derece yanık olduğu ve bu yanıkların hayatı tehlikeye sokacak durumda olduğu aktarıldı. Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek durumda olduğunun belirtildiği raporda, Sanduvaç’ın vücudunda meydana gelen yaralanma sonucunda organlarının zarar görüp görmediğine ilişkin de kurul raporu alınması gerektiği vurgulandı.

Dosya asliye cezadan, ağır ceza mahkemesine gönderildi

Şikayet üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuya ilişkin soruşturma başlatıldı. Delillerin toplanmasının ardından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. İddianame ilk olarak Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi ve kabul edildi. Burada görülen ilk duruşmada mahkeme, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak işlenen suçun ‘öldürmeye teşebbüs’ olduğunu, bu nedenle dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Sanığın yargılanmasına ağır ceza mahkemesinde başlandı

Gaziosmanpaşa 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada, tutuklu sanık Mert Açıkça, mağdur Ahmet Sanduvaç, müşteki Mehmet Nuri Sanduvaç ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Mağduru öldürme kastı ile hareket etmedim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Beyanda bulunan mağdur ve müştekiler, şikayetlerinin devam ettiğini ve sanığın cezalandırılmasını talep etti. Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanık hakim karşısında

"Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor"

Duruşma sonrası açıklama yapan baba Mehmet Nuri Sanduvaç, "Mahallenin bir genci tarafından telefonu gasp ediliyor ve bu gaspın sonucunda biz karakola başvurumuzu yaptık. Bu ilerleyen süre içerisinde bayramdan 4-5 gün sonra da, çocuğu feci ve öldürmeye teşebbüsten yaktılar. Adalet bekliyoruz, kendisi ağır bir yara aldı. 2 hafta boyunca hastanenin yoğun bakım ünitesinde kaldı. Ağır ilaçlar aldı. Depresyonlar geçirdi. Bunu canice yapan kişinin bir bedeli olması lazım. Telefon olayından 4-5 gün sonra gerçekleşti. Bu süre zarfında telefonunu sürekli istiyor. 1-2 defa da zaten görüşmüşler. Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor. Mahalleden bir arkadaşım onu görüyor, o haliyle söndürmeye yardımcı oluyor. Çocuk daha sonra geçmiş olsuna geldi ve bana, ‘ben olmasaydım, bu çocuk hayatta olmazdı’ diyor. Kendisine de çok teşekkür ediyoruz, yakın zamanda bir ifadesi olacak" şeklinde konuştu.

İddianameden:

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ahmet Sanduvaç ‘mağdur’, Mehmet Nuri Sanduvaç ‘müşteki’, Mert Açıkça ise ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, müştekinin olay nedeniyle şikayetçi olduğu, şüphelinin savunmasında yüklenen suçu inkar ettiği, şüphelinin, mağduru canavarca hisle ve silahtan sayılan benzin ve ateşle yakarak hayatını tehlikeye soktuğu, mağdurun yüzünün sürekli değişikliğe, duyularının ve organlarının işlevini sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı vurgulandı. İddianamede, sanığın üzerine atılı ağırlaşmış suçu işlediği, şüphelinin eyleminin müşteki ve tanık anlatımları, tedavi evrakı, hekim raporları, kolluk tutanakları ve dosya kapsamından sabit olduğu, üzerine atılı suçtan hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, Adli muayene raporunda, mağdurun yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi hususunda kişinin on sekiz ay sonra muayene edildiği de aktarıldı.

12 yıla kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, sanık Mert Açıkça hakkında ‘canavarca hisle silahla kasten yaralama’ ve ‘yaşamı tehlikeye sokacak şekilde ağır yaralama’ suçlarından 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Gamze Şenyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da tropikal meyve üreticilerine Global GAP ve iyi tarım eğitimi Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üreticilerinin ürünlerini daha iyi pazarlayabilmesi ve uluslararası standartlara uygun üretim yapabilmesi amacıyla önemli bir eğitim programı başlatılıyor. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği öncülüğünde, üreticilere yönelik Global GAP ve iyi tarım uygulamaları programı uygulanacak. Program kapsamında ilk etapta 25 üreticiye eğitim verilecek ve yaklaşık 3-4 ay sürecek eğitimlerin ardından üreticilere sertifikaları teslim edilecek. Eğitim programıyla birlikte üreticilerin bilinçli üretim yapmasının sağlanması ve pestisit ve kalıntı gibi konuların da önüne geçilmesi planlanıyor. Program kapsamında ziraat mühendisleri ve ilçe tarım müdürlüğü yetkilileri bahçelerden numune alarak analizler yapacak. Bireysel olarak yapılan "ürünümde pestisit yok" gibi açıklamaların çoğu zaman sözde kaldığını dile getiren Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, birlik çatısı altında yürütülecek bu çalışmanın üretimde standart ve güvenilirlik sağlayacağını ifade etti. Tropikal meyve üretiminin Türkiye’de son 20 yılda hızla yayıldığını belirten Hüddoğlu, "Bu ürünler ülkemizde yeni yeni tanınmaya başladı. Üreticiler bugüne kadar büyük ölçüde bireysel çabalarla bir noktaya geldi. Ancak artık birlik olarak hem iç pazarda hem de uluslararası pazarda daha güçlü bir şekilde yer almak istiyoruz" diye konuştu. Programın ilerleyen aşamalarında yeşil dönüşüm, dijital tarım ve dijital pazarlama konularında da çalışmalar yapılacağını belirten Hüddoğlu, bu adımların üreticilere hem güvenilirlik hem de ekonomik kazanç sağlayacağını sözlerine ekledi. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Alanya Temsilcisi Oğuzhan Ataman, "Dünya Bankası tarafından Sanayi Teknoloji Bakanlığı’na verilen kredi kapsamında Sol Green programı ilan edildi ve uygulanmaya başladı. Bu program kapsamında ajanslari belli bir fon belli bir hibe verilmesi için kredi ve tutar aktarıldı. Bu tutarı biz bölgedeki mikro işletmelere kooperatiflere üretici birliklerine destek olması açısından ilk aşamalı yeşil ekonomiyi kapsayıcı geçiş programı kapsamında dağıtmaya başladık. Bölgemizden toplam 12 tane projemiz destek aldı. Alanya’da da iki proje destek aldı bir tanesi tropikal meyve üreticileri birliğimizin yapacağı faaliyetler projenin özellikle üzerinde durduğu yeşil ekonomi daha iyi tarım uygulamaları ve bu döngüsel ekonomi kavramları için bir dayanak teşkil ediyor. Biz bu aşamada projenin uygun görüldüğünü ve devamında da uygulanması safhasında da destek olacağımızı belirtmek isteriz" ifadelerini kullandı.
Sakarya IBAN kiralayanlar 10 yıla kadar hapisle yargılanabilir Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, "Kolay para vaadiyle hesaplarını kullandıranlar, zincirin sonunda görünen kişi oldukları için dolandırıcıyla aynı cezai sorumluluğu taşır" dedi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen "Dijital Çağda Hukuki Haklar ve Riskler" konulu söyleşiye katılarak bilişim suçları ve dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı kritik uyarılarda bulundu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarında ciddi bir artış yaşandığını belirten Başsavcı Uğurlu, dijital ortamda hiçbir izin tamamen kaybolmayacağını vurgulayarak, vatandaşların özellikle kişisel verilerin korunması ve sosyal medya paylaşımları konusunda hukuki sorumluluk taşıdıklarını ifade etti. "4 ile 10 yıl arası hapisle yargılanabilir" Dolandırıcıların kendi adlarına kayıtlı hesap veya hat kullanmadığını, bunun yerine özellikle öğrencileri ve iyi niyetli vatandaşları hedef aldığını kaydeden Başsavcı Uğurlu, "Kolay para vaadiyle hesaplarını kullandıranlar, zincirin sonunda görünen kişi oldukları için dolandırıcıyla aynı cezai sorumluluğu taşır. Türk Ceza Kanunu’na göre bu suç 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörür ve mağdur sayısınca ayrı ayrı ceza verilebilir. Tanımadığınız kişilere hesap kiralamak, kısa vadeli kazanç uğruna telafisi ağır sonuçlar doğurabilir" dedi. "Yapay zeka ve Deepfake manipülasyonuna dikkat" Yapay zeka teknolojilerinin "Deepfake" gibi yöntemlerle yeni suç mecraları oluşturduğuna dikkat çeken Uğurlu, ünlü isimlerin ses ve görüntülerinin taklit edilerek vatandaşların yatırım tuzaklarına çekildiğini söyledi. Dijital dünyada her içeriğin teknik olarak üretilebilir olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayan Uğurlu, eleştirel düşünce ve temkinli yaklaşımın kişisel güvenlik için şart olduğunu, ayrıca "hesabım çalındı" şeklindeki savunmaların teknik incelemeler karşısında her zaman yeterli görülmediğini de sözlerine ekledi.
Diyarbakır ‘’Terörsüz Türkiye hedefi istikrarlı bir şekilde devletimizin yarınlarını inşa etmektedir’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, terörsüz Türkiye hedefinin istikrarlı bir şekilde devletin yarınlarını inşa ettiğini söyledi. Başkan Gündüz, Türkiye’nin huzuru, güvenliği ve birlik içinde yarınlara yürümesi adına yürütülen "terörsüz Türkiye" hedefinin, yalnızca güvenlik politikalarının değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendirilmesinin de bir gereği olduğunu söyledi. Başkan Gündüz, ‘’Bu süreç, hepimiz için tarihi bir süreç ve aynı zamanda tarihî bir sorumluluktur. Ülkemizin en büyük gücü farklılıklarına rağmen aynı vatan, aynı bayrak etrafında birleşebilen millet iradesidir. Bu nedenle bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey aramızdaki kardeşliği daha da güçlendirmek, gönüller arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve milli dayanışmayı büyütmektir. Unutmamalıyız ki güçlü bir Türkiye’nin temeli iç kalenin sağlam olmasıdır. İç kaleyi tahkim etmek toplumsal birliğimizi korumak, gönüllerdeki kardeşliği büyütmek ve ortak değerler etrafında kenetlenmekle mümkündür. Bu noktada vatanseverlik, hepimizin ortak paydasıdır. Kimliğimiz, görüşümüz ya da düşüncemiz ne olursa olsun; bu topraklara olan bağlılığımız, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası konusunda aynı noktada buluşabiliyoruz. Terörün tamamen sona erdiği, güvenin ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye için atılan her adım, milletimizin ortak geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu nedenle toplumsal birliğimizi güçlendiren, kardeşliği büyüten ve milli dayanışmayı artıran her çabayı desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün bize düşen görev ayrışmaları değil birliği, öfkeyi değil kardeşliği, çatışmayı değil dayanışmayı büyütmektir. Çünkü biliyoruz ki gönüllerde kurulan kardeşlik köprüleri, bu milletin en sağlam kalesidir. Terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda birlik ve beraberliğimizi koruyarak geleceğe yürümek hepimizin ortak görevidir’’ dedi.