ASAYİŞ - 18 Ağustos 2025 Pazartesi 17:10

İzmir’de jandarma, uyuşturucu tacirlerine nefes aldırmadı: 87 şüpheli yakalandı

A
A
A
İzmir’de jandarma, uyuşturucu tacirlerine nefes aldırmadı: 87 şüpheli yakalandı

İzmir İl Jandarma Komutanlığı’nın 1,5 ayda gerçekleştirdiği operasyonlarda 114 kilo esrar, 60 bini aşkın sentetik hap ve binlerce kök kenevir ele geçirildi. Operasyonlarda 87 şüpheliye işlem yapılırken, 38’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.


İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör ve organize suç örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması, uyuşturucu ticareti ve kullanımının engellenmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordine ve talimatları doğrultusunda geniş kapsamlı operasyonlar düzenledi. 1 Temmuz - 15 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen operasyonlarda; 114,5 kilogram kubar esrar, 60 bin 81 adet sentetik ecza hap, 6 bin 359 kök kenevir bitkisi, 122 gram metamfetamin ve 92 gram bonzai ele geçirildi.


Operasyonlar kapsamında 87 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem yapıldı. Şüphelilerden 38’i tutuklanırken, diğerleri hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.



İzmir’de jandarma, uyuşturucu tacirlerine nefes aldırmadı: 87 şüpheli yakalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da ’Huzur’ uygulaması: İl Emniyet Müdürü Karan sahaya inerek denetimlere katıldı Elazığ’da polis ekiplerince kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’ operasyonu gerçekleştirilirken İl Emniyet Müdürü Aydın Karan sahaya inerek denetimleri yerinde takip etti. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’’ operasyonu gerçekleştirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç unsurlarının tespit edilmesi ve aranan şahısların yakalanması amacıyla düzenlenen uygulamaya birçok polis birimi katıldı. Kentin farklı noktalarında oluşturulan kontrol noktalarında araçlar tek tek durdurularak denetlendi. Sürücü ve yolcuların GBT kontrolleri yapılırken, araçlarda da detaylı aramalar gerçekleştirildi. Kent merkezi başta olmak üzere çeşitli mahallelerde sürdürülen denetimlerde yüzlerce araç ve şahıs sorgulandı. Şüpheli görülen kişilerin üzerinde de inceleme yapıldı. Operasyon kapsamında eğlence mekanlarında da denetimler gerçekleştirildi. Polis ekipleri tarafından işletmelerde kimlik kontrolleri yapılırken, mekanların ruhsat, kapanış saati ve genel güvenlik kurallarına uygunluğu denetlendi. Kente yeni atanan İl Emniyet Müdürü Aydın Karan da uygulamalara katılarak çalışmaları yerinde takip etti. Kentin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmaların kararlılıkla, aralıksız devam edeceği aktarıldı.
Kayseri AKİB Genel Başkanı Hızar ve yönetiminden gurbetçilere güçlü çağrı: "Bu yaz rotamız Türkiye olsun" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar ve yönetimi, yaz sezonu öncesinde Avrupa’da yaşayan milyonlarca gurbetçiye anlam yüklü ve güçlü bir çağrıda bulundu. Vatan sevgisi, milli aidiyet ve ekonomik dayanışma vurgusunun ön plana çıktığı açıklamada, gurbetçilere tatil rotalarını Türkiye’ye çevirmeleri çağrısı yapıldı. AKİB Genel Başkanı Ali Hızar yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sadece bir tatil destinasyonu değil; gurbetçiler için bir yuva, bir kök ve ortak bir değer olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizler nerede yaşarsak yaşayalım, kalbimiz her zaman Türkiye için atıyor. Türkiye’ye yapılan her ziyaret; hasret gidermenin ötesinde, vatanımıza sahip çıkmanın, kültürümüzü yaşatmanın ve milletçe kenetlenmenin en güçlü göstergesidir." Hızar, Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye ekonomisine sunduğu katkının her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirterek, özellikle yaz döneminde gerçekleşen ziyaretlerin turizmden esnafa, yerel işletmelerden üreticiye kadar birçok sektöre büyük canlılık kazandırdığını ifade ederek, "Gurbetçilerimizin ülkemize getirdiği ekonomik katkı, sadece rakamlardan ibaret değildir. Bu destek aynı zamanda milli dayanışmanın, birlik ruhunun ve vatan sevgisinin en somut yansımasıdır. Türkiye’ye sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır" dedi. AKİB yönetimi tarafından yapılan açıklamada özellikle Avrupa’da doğup büyüyen genç nesillere dikkat çekilerek, Türkiye ile bağların korunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Yaz tatillerinin gençler açısından kültürel değerleri tanıma, aile bağlarını güçlendirme ve milli kimliği yaşatma açısından büyük fırsat olduğu ifade edildi. Ali Hızar açıklamasında şu sözlerle gurbetçilere seslendi: "Bu yaz da rotamızı Türkiye’ye çevirelim. Memleketimizin havasını soluyalım, bayrağımızın gölgesinde sevdiklerimizle buluşalım. Çünkü Türkiye bizim ortak yuvamız, ortak sevdamızdır. Gelin bu yaz izin rotamız Türkiye olsun. Bu sadece bir tatil tercihi değil; vatana bağlılığın, aidiyetin ve milli duruşun güçlü bir ifadesidir." AKİB yönetimi, Avrupa’daki tüm Türk vatandaşlarını birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeye davet ederek, Türkiye’ye sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. ‘Birlikte güçlüyüz, birlikte Türkiye’yiz’ mesajı veren AKİB yönetimi, bu yaz milyonlarca gurbetçinin rotasını yeniden anavatanına çevirmesini temenni etti.
Zonguldak Hemşirelik Haftası Sempozyumu gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) sağlık alanının en kutsal mesleklerinden biri olan hemşireliğin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen "Hemşirelik Haftası Sempozyumu" başladı. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış töreni daha sonra protokol konuşmalarıyla devam etti. Meltem Kürtüncü: "Hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir" Programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meltem Kürtüncü, hemşirelik mesleğinin vicdan, merhamet ve insan sevgisiyle icra edilen kutsal bir meslek olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "İnsan hayatının en zor anlarında umut olan hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir. Sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan hemşirelerimiz, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Üniversitemizde hemşirelik eğitiminin daha güçlü bir noktaya taşınması adına sunduğu kıymetli desteklerden dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi sunuyor, tüm sağlık camiasının Hemşirelik Haftası’nı tebrik ediyorum." Arife Ayaz: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir" Prof. Dr. Kürtüncü’nün ardından kürsüye gelen Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz ise hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir. Bir hastanın acısını paylaşabilmek, en zor anında yanında olabilmek ve ona umut verebilmek büyük bir adanmışlık gerektirir. Sağlık sistemimizin kahramanlarından hemşirelerimiz, insan hayatına dokunan önemli bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Bu vesileyle böylesine anlamlı bir programı düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Sibel Koçak’tan Rektör Özölçer’e teşekkür Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak ise hemşirelik eğitiminin toplum sağlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek konuşmasında şu sözleri dile getirdi: "Sağlık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, güçlü bir akademik vizyon ile mümkündür. Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Hemşirelik Bölümümüz son yıllarda akademik ve fiziki alanlarda, sosyal ve toplumsal farkındalığı ele alan çalışmalarda önemli gelişimler göstermektedir. Üniversitemizde hemşirelik mesleğine ve sağlık eğitimine verdiği kıymetli destekler ile Üniversitemizin sağlık alanında her geçen gün daha güçlü bir noktaya ulaşmasına sunduğu katkılardan dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi arz ediyorum." Rektör Özölçer: "Sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileri" Prof. Dr. Koçak’ın ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Hemşirelik Haftası’nın anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının toplum için taşıdığı değere vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Hemşirelik Haftası vesilesiyle başta Üniversitemiz Hastanesinde görev yapan kıymetli hemşirelerimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın neresinde olursa olsun insan sağlığı için gece gündüz demeden fedakârca çalışan tüm hemşirelerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum. İnsanlığa şifa olmak için çıktıkları bu kutlu yolda; merhameti bilgiyle, sabrı vicdanla ve emeği insan sevgisiyle birleştiren sağlık çalışanlarımızın Hemşirelik Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Geçtiğimiz ay Hemşirelik Bölümümüzde öğrenim gören 180 öğrencimize üniformalarını giydirdik. O gün öğrencilerimizin meslek hayatına hazırlandıkları ilk adımlarına hep birlikte şahitlik ettik. Hz. Mevlânâ’nın ifade ettiği gibi: ‘Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın olur, sevgiden dertler şifa bulur.’ Şüphesiz sağlık hizmetlerinin temelinde sevgi, merhamet ve insanı yaşatma iradesi vardır. Nitekim bizler de bu inancın ışığında yarın Üniversite Hastanemizde uzmanlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan hemşirelerimize teşekkür belgelerini takdim edeceğiz. Aynı zamanda yirmi yıl boyunca büyük bir fedakârlıkla görev yapan kıymetli hemşirelerimize plaketlerini sunacağız. Şimdiden kendilerini yürekten tebrik ediyor; meslek hayatlarında sağlık, huzur ve kolaylıklar diliyorum. Hemşirelerimizin her biri; sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileridir. Onların üstün gayreti insanlığa adanmış büyük bir hizmettir. İşte bu hizmet onuruna düzenlenen sempozyum vesilesiyle bugün burada alanında deneyimli akademisyenlerimiz, ilmi edinmenin heyecanı taşıyan öğrencilerimiz ve sağlık alanına gönül vermiş kıymetli çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni ufuklara kapı aralamak için bir araya geldik. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen, programa ülkemizin farklı kuruluşlarından katılım sağlayarak bu bilimsel zemini zenginleştiren tüm ilim insanlarına, değerli araştırmacılara ve kıymetli misafirlerimize yürekten teşekkür ediyor; sempozyumun hayırlı olmasını temenni ediyorum." Konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi Yapılan konuşmaların ardından sempozyumun açılış töreni; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından sempozyumda konuşmacı olarak yer alan akademisyenlere teşekkür belgesi ve çiçek takdim edilmesiyle devam etti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Hemşirelik Haftası etkinlikleri hafta boyunca çeşitli programlarla devam edecek.
Sinop Ateşte tavlanan emek: 45 yıldır kalaycılığı yaşatıyor Sinop’un Erfelek ilçesinde, teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutan mesleklerden kalaycılığı sürdüren 74 yaşındaki Şaban Özen, yarım asra yaklaşan emeğiyle bakır kaplara yeniden hayat veriyor. Yıllardır örs başında çalışan Özen, bakır kapları ateşte tavlayıp meşe kömürüyle parlatıyor, ardından kalaylayarak müşterilerine teslim ediyor. İlçede 45 yıldır kalaycılık yapan Şaban Özen, çocuk yaşlarda başladığı mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü söyledi. Geçmişte hemen her evde bakır kap bulunduğunu anlatan Özen, teknolojinin gelişmesi ve çelik ürünlerin yaygınlaşmasıyla mesleğin eski yoğunluğunu kaybettiğini ifade etti. Kalaycılığın sabır ve ustalık isteyen bir iş olduğunu belirten Özen, bakır kapların önce ateşte tavlandığını, ardından özel işlemlerden geçirilerek temizlendiğini anlattı. Kapların son aşamada meşe kömürü kullanılarak parlatıldığını dile getiren Özen, yapılan işlemlerin tamamen el emeğine dayandığını söyledi. Yıllardır aynı dükkânda çalıştığını ifade eden Özen, "Eskiden işlerimiz çok yoğundu. Sabah başlayıp geceye kadar çalışırdık. Şimdi meslek unutulmaya yüz tuttu ama yine de bakır kullanan vatandaşlarımız geliyor. Biz de elimizden geldiğince bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Mesleğin gençler tarafından tercih edilmemesinden yakınan Özen, çırak yetişmediğini belirterek, "Bu işi öğrenmek isteyen pek kalmadı. Oysa kalaycılık hem sanat hem de kültürdür. Bizden sonra devam ettiren olur mu bilmiyorum" diye konuştu. Özen, özellikle köylerden ve çevre ilçelerden vatandaşların eski bakır kazan, tencere ve sinilerini tamir ve kalay yaptırmak için getirdiğini, bazı müşterilerin ise yıllardır aynı kapları kullanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
İstanbul Ülker’den Türk basketboluna güçlü destek Uzun yıllardır Türk sporunun yanında yer alan Ülker, Türk basketbolunun gelişimine yönelik Türkiye Basketbol Federasyonu’yla kapsamlı bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, Milli Takımlara ve basketbolun altyapısına destek vermek amacıyla Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile önemli bir iş birliği yaptı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirilen imza törenine Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ve milli sporcular Ömer Faruk Yurtseven, Erkan Yılmaz, Meltem Avcı Yılmaz, Darius Karutasu, Ayşe Melek Demirer ile Ülker Basketbol Gençler Ligi dörtlü finalinde mücadele edecek takımların kaptanları katıldı. Milli Takımların 3 yıl boyunca resmi sponsorluğunun yanı sıra Türk basketbolunun altyapısının güçlenmesine ve genç sporcuların gelişim yolculuğuna katkı sunmayı amaçlayan anlaşma kapsamında Basketbol Gençler Ligi, bu süre boyunca Ülker Basketbol Gençler Ligi olarak anılacak. Ülker, Türk basketbolunun yeni yıldızlarını çıkması için önemli platformlardan biri olan Basketbol Gençler Ligi’ne adını vererek, Türk basketboluna kalıcı değer katmayı hedefliyor. Ayrıca Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’ndeki üç ayrı basketbol altyapı salonu, 3 yıl boyunca Ülker Altyapı Salonları olarak adlandırılacak. Salonlar Ülker Halley Salonu, Ülker Go Ahead Salonu ve Ülker Çizi Salonu isimlerini taşıyacak. Özgür Kölükfakı: "Türk basketbolunun geleceğine yatırım yapıyoruz" Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, farklı branşlarda spora destek verdiklerini ifade ederek, "Biz mutlu ederek mutlu olmaya inanıyoruz. O sebeple de ’Mutlu Et, Mutlu Ol’ felsefemizle uzun yıllardır futbol ve basketbol başta olmak üzere Türk sporuna değer katmaya devam ediyoruz. Basketbol, ülkemizde çok geniş kitlelere ulaşan ve gençlerin ilgi gösterdiği bir spor dalı. Ülkerspor döneminden bu yana basketbolun bizim için özel bir yeri var. Bugün, Kadın ve Erkek Basketbol Milli Takımlarımızın yanında olmaktan ne kadar mutluysak, desteğimizi Türk basketbolunun altyapısına da odaklamaktan aynı ölçüde mutluluk duyuyoruz. Bu sıradan bir iş birliği değil, Türk basketbolunun geleceğine, çocuklarımıza ve gençlerimize yaptığımız güçlü bir yatırımın göstergesi. Basketbol Gençler Ligi’ne Ülker adını vermemizin, altyapı salonlarına markalarımızın isimlerini koymamızın, Türk basketbolunun geleceğine güç ve kalıcı değer katacağına yürekten inanıyoruz" dedi. Hidayet Türkoğlu: "Bu iş birliği hem bugüne hem de yarınlara yapılan güçlü bir yatırımdır" Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ise yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Ülker ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında, Milli Takımlarımızın resmi sponsorluğu, Basketbol Gençler Ligi’nin ve Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde yer alan altyapı salonlarımızın isim sponsorluğu hayata geçiriliyor. Bu anlaşma sayesinde Ülker, bir yandan ay-yıldızlı formamıza güç verirken, diğer yandan Türk basketbolunun geleceğini temsil eden genç sporcularımıza ve altyapı organizasyonlarımıza çok değerli bir katkı sunuyor. Başka bir ifadeyle, bu iş birliği hem bugüne hem de yarınlara yapılan güçlü bir yatırımdır. Ülker’in Türk basketbolunun hafızasında, bir marka olmanın çok ötesinde, unutulmaz ve özel bir yeri vardır. Yıllar boyunca basketbolumuza yapılan yatırımlar, sporcularımıza sağlanan katkılar ve basketbola duyulan aidiyet, Ülker’i Türk basketbolunun en önemli ve en güvenilir paydaşlarından biri haline getirmiştir. Ülker’in Milli Takımlarımızın resmi sponsorları arasında yer alması, bu güçlü birlikteliğin anlamlı göstergelerinden biridir. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi, yalnızca maçların oynandığı bir tesis değil; genç sporcularımızın yetiştiği, geliştiği, öğrendiği ve hayallerini gerçeğe dönüştürmek için çalıştığı yaşayan bir basketbol ekosistemidir. Bu kapsamda merkezimizde yer alan altyapı salonlarımızın ’Ülker Altyapı Salonları’ adıyla anılacak olması, genç sporcularımıza verilen değerin çok somut ve anlamlı bir göstergesidir. Bunun yanında, Basketbol Gençler Ligi, genç sporcularımızın rekabet etmeleri, gelişmeleri ve kendilerini göstermeleri açısından çok önemli bir platformdur. Ülker’in Basketbol Gençler Ligi’nin 3 yıllık isim sponsoru olması bizim için son derece kıymetlidir."
İstanbul Yemeksepeti, Türkiye’nin çeyrek asırlık sofra hafızasına ışık tutuyor Yemeksepeti, 25’inci yılını kutlarken 1,7 milyar adetin üzerindeki sipariş arşivinden çıkardığı verileri kamuoyuyla paylaştı. 2001’deki faks döneminden bugünkü yapay zekâ yatırımlarına uzanan dönüşümün yanı sıra, 703 gün üst üste sipariş veren kullanıcıdan 400 ürünlük dev sepete kadar pek çok dikkat çekici veri de paylaşıldı. Online yemek siparişi markası Yemeksepeti, 25’inci kuruluş yıl dönümünde İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında çeyrek asırlık sipariş verilerini kamuoyuyla paylaştı. 2001’de dial-up modemler ve faks cihazlarıyla başlayan operasyonun bugün geldiği noktayı ele alan toplantıda, Türkiye’nin değişen tüketim alışkanlıklarına dair veriler açıklandı. Ocak 2001’de tek bir şehirde bir avuç restoranla yola çıkan platform, bugün 81 ilin tamamında 135 binden fazla iş ortağıyla geniş bir ekosistemin merkezinde yer alıyor. Geride kalan 25 yılda platform, 37,6 milyon kullanıcıya hizmet vererek geniş bir dijital arşiv oluşturdu. Faks cihazlarından yapay zekâya Platformun hikâyesi, internetin Türkiye’de henüz yaygın olmadığı bir dönemde, siparişlerin restoranlara faksla iletildiği bir altyapıyla başladı. 2014 yılında siparişlerin yüzde 64’ü web üzerinden gelirken, bugün her 10 siparişten 9’u mobil uygulama üzerinden veriliyor. Platform, 2019’da Yemeksepeti Market ve 2021’de Yemeksepeti Mahalle açılımlarıyla Türkiye’de "hızlı ticaret" kategorisine öncülük etmeye başladı. Bugün Ardahan’ın bir ilçesindeki tek bir bakkal dahi platformun altyapısıyla dijital dünyaya entegre olmuş durumda. 25 yılda öne çıkan tercihler ve rekorlar Basın toplantısında paylaşılan veriler, Türkiye’nin son 25 yıldaki damak tercihlerini ve sıra dışı kullanıcı alışkanlıklarını da ortaya koydu. Çeyrek asırda toplam 141 milyon adetle listenin zirvesine yerleşen lahmacunu, 69 milyon adetle ayran ve 51 milyon adetle kola takip etti. Platform tarihine geçen en büyük sipariş ise içinde 200 lahmacun ve 100 çorbanın yer aldığı, toplam 400 ürünlük devasa bir sepet oldu. Kullanıcı alışkanlıklarında sadakat ve keşif de ön plana çıktı; bir kullanıcı 703 gün boyunca hiç ara vermeden her gün sipariş vererek en uzun seri rekorunu kırarken, bir başka lezzet tutkunu ise sadece bir yıl içinde tam 418 farklı restoranı deneyimledi. Hızlı ticaret tarafında ise tonajlar dikkat çekici seviyelere ulaştı; Yemeksepeti Market ve Mahalle üzerinden bugüne kadar bin 361 ton muz ve bin 285 ton salatalık sofralara ulaştırılırken, sabah saatlerinde 2,7 milyon simit, gece yarısından sonra ise 642 bin litre kola siparişi verildi. Şehirlerin lezzet imzaları Platform verileri, sipariş tercihlerinde belirgin şehir farklılıkları olduğunu gösteriyor. İzmir’de boyoz, Konya’da etli ekmek, Gaziantep’te ise tavuk döner dürüm kendi kategorilerinde birinci sıraya yerleşti. 25 yıllık arşiv, yerel mutfak tercihlerinin dijital sipariş kanallarında da güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koyuyor. En popüler sipariş notları Kullanıcıların restoranlara bıraktığı sipariş notları, 25 yıl içinde tekrar eden kalıplar oluşturdu. "Turşu olmasın", "sıcak gelsin" ve "bol soslu olsun lütfen" cümleleri, platform tarihinde en çok tekrarlanan ve zamanla kültleşen sipariş notları arasında yer aldı. Bu notlar, kullanıcıların sipariş ederken neyi öncelediğine dair somut bir veri seti sunuyor. Ayrıca kullanıcılar, kuryelerin emeğine online bahşiş sistemi üzerinden tam 17,3 milyon kez teşekkür ederek bu dijital bağı güçlendirdi. Efsane restoranlar Platformun 25 yıllık geçmişinde sisteme erken katılıp bugüne kadar aktif kalan iş ortakları dikkat çekiyor. 2001-2005 yılları arasında sisteme dahil olan ve bugün hâlâ aktif olarak hizmet veren 24 "efsane restoran" bulunuyor. Bu restoranların 17’si İstanbul’da, 4’ü ise Sivas’ta bulunuyor. Sivas, İstanbul dışında listede en çok restoranla temsil edilen şehir konumunda. Sisteme ilk beş yılda kayıt olan ve bugün hâlâ platformu aktif olarak kullanan kullanıcı sayısı ise 21 bin 723 olarak öne çıktı. "Odağımız yapay zekâ yatırımları" Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, toplantıda yaptığı konuşmada markanın 25 yıllık birikimini ve gelecek planlarını şu sözlerle paylaştı: "Yemeksepeti, 25 yıl önce küçük bir ekiple, küçük bir apartman dairesinde yola çıktı. O dönemde hedefimiz, Türkiye’de yeni yeni şekillenen online ticaret içinde yemek siparişi kategorisini oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktayı düşününce, 1,7 milyarın üzerindeki sipariş verisinin sadece bizim için değil Türkiye’nin tüketim alışkanlıklarını anlamak açısından da kıymetli olduğunu görüyoruz. 81 ilin tamamında, Ardahan’daki bir bakkaldan İstanbul’daki büyük restoran zincirine kadar 135 bin iş ortağıyla çalışmak, gerçekten geniş bir ekosistem anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde odağımız, kullanıcılarımızın ve iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıracak yapay zekâ yatırımları olacak. Sesli komut, görsel arama ve kişiselleştirilmiş öneri sistemleri üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, kullanıcının ihtiyaç duyduğu anda doğru çözümü hızla sunabilen bir platform olmak. Platformumuzun önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin günlük sipariş alışkanlıklarının merkezinde kalmasını istiyoruz."