SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 10:51

İyot eksikliği, zekâ geriliğinin en önemli nedeni

A
A
A
İyot eksikliği, zekâ geriliğinin en önemli nedeni

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Serra Alpözen Yağcı, dünyada önlenebilir zekâ geriliğinin en önemli nedeninin iyot eksikliği olduğunu belirterek, bu eksikliğin daha ciddi durumlarında doğumsal anomaliler, düşük ve ölü doğum gibi sonuçların bile görülebileceğini ifade etti.


Tiroid hormonlarının temel yapı taşı olan iyot, anne karnından yaşlılığa kadar metabolizmanın ve bilişsel fonksiyonların ustası olarak nitelendiriliyor. SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Serra Alpözen Yağcı, iyotun hayat boyu süren kritik işlevlerine, iyot eksikliğinin potansiyel tehlikelerine ve toplumdaki yaygın yanlış inanışlara yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Alpözen Yağcı, iyotun sağlıklı büyüme ve gelişim süreci için anne karnından itibaren elzem olduğunu vurgularken, mineralin özellikle beyin üzerindeki hayati etkilerine dikkat çekti.



Zekâ geriliğinin en önemli nedeni


Dr. Alpözen Yağcı’nın en önemli uyarısı, iyot eksikliğinin bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisi oldu. Alpözen Yağcı, "Hamilelik döneminde yaşanan iyot eksikliği, bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyerek zekâ seviyesinde geriliğe ve yenidoğan hipotiroidisine (tiroidin az çalışması) yol açabiliyor. Dünyada önlenebilir zekâ geriliğinin en önemli nedeni iyot eksikli. Bu eksikliğin daha ciddi durumlarında doğumsal anomaliler, düşük ve ölü doğum gibi sonuçlar bile görülebilir. İyot eksikliği yetişkin sağlığını da derinden etkiliyor; guatr (tiroid bezinin büyümesi) ve tiroid değerlerinde bozulmaya neden oluyor. Bu bozulmalar hem tiroidin yavaş çalıştığı hipotiroidi hem de hızlı çalıştığı hipertiroidi şeklinde ortaya çıkabiliyor. Hipotiroidide kronik yorgunluk, metabolizmanın yavaşlaması ve kilo alımı görülürken, hipertiroidi ise çarpıntı, terleme, kilo kaybı ve metabolizmanın hızlanması gibi şikayetlere yol açabiliyor." dedi.



Yanlış tuz inançlarına dikkat


Türkiye’nin iyotlu tuz kullanımıyla önemli bir mesafe kat ettiğini söyleyen Dr. Alpözen Yağcı, yine de bazı grupların hala risk altında olduğunu vurguluyor. Özellikle et, süt, yumurta gibi temel iyot kaynaklarını tüketmeyen vegan ve vejetaryenlerin, iyot eksikliği açısından sık gözlendiğini ve bu durumun tiroid sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti. Dr. Yağcı, "Bu kişilerin takviye alımını desteklemesi gerekebilir. İyotlu tuz sağlıksızdır veya deniz/kaya tuzu yeterli iyot sağlar gibi inanışlar bilimsel dayanaktan yoksundur. Hekim tavsiyesi olmadığı sürece iyotsuz tuz tüketilmemelidir. Halkın doğru bilgi için bilimsel verilere güvenen hekimlere danışması önemlidir. Ayrıca iyotlu tuzun faydasını korumak için yemek piştikten sonra eklenmesi ve serin, kuru yerlerde saklanması gerekir." diye konuştu.



Takviye kullanımı ve beslenme önerileri


Dr. Serra Alpözen Yağcı, iyot takviyeleri konusunda da ciddi bir uyarıda bulunarak, yüksek dozda iyot içeren damlaların hekim reçetesi olmadan kullanılmasının ciddi sağlık sonuçlarına yol açabileceğini belirtti. İyodun tıpkı yetersiz alımı gibi, yüksek dozlarda alımının da tiroid fonksiyon testlerinde bozulmaya neden olacağının altını çizdi. Hamile olmayan yetişkinler için günlük 150 mcg iyot alımının hedeflenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Alpözen Yağcı, iyotun en iyi kaynaklarını deniz ürünleri/kabuklu deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta olarak sıraladı. Tiroid sağlığı için dengeli beslenme kapsamında haftada 1-2 kez balık, günde 1-2 porsiyon süt/yoğurt ve haftada birkaç porsiyon peynir tüketilmesini önerdi. Guatrojenik olarak bilinen şalgam ve lahanagiller gibi yiyeceklerin tüketiminin ise minimuma indirilmesi gerektiğini ekledi. Son olarak, gebelikte ve emzirme döneminde artan iyot ihtiyacına dikkat çeken Dr. Yağcı, hem ulusal hem de uluslararası rehberlerin ortak önerisini hatırlatarak, "Anne adayları ve emziren anneler, günlük beslenmelerine ek olarak 150 mcg iyot desteği mutlaka almalıdır." dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankaralı besici kurbanlık hayvanlarına saz çalıp, türkü söylüyor Ankara’nın Çubuk ilçesinde besicilik yapan Batuhan Koyuncu, kurbanlık büyükbaş hayvanlarına saz çalıp türkü söylüyor. Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle kurban pazarlarında hareketlilik başladı. Tahtayazı Mahallesi’ndeki çiftliğinde yaklaşık 220 büyükbaş hayvana bakan Batuhan Koyuncu, kurbanlık büyükbaş hayvanlarına saz çalıp türkü söylüyor. Bu durumun hayvanların yağ oranını düşürdüğünü iddia eden Koyuncu, müşterilerinden de olumlu geri dönüşler aldığını söyledi. "Hayvanlarımın çoğu beni dikkatle dinliyor" Çocukluğundan beri bağlama çaldığını aktaran Koyuncu, "Küçüklüğümden beri Neşet Ertaş hayranıyım. Bir gün saz çalarken, hayvanlarıma da saz çalayım bakalım nasıl olacak diye merak ettim. Ahıra girdim birkaç parça çaldım. Bazı hayvanlarımın beni dinlediğine şahit oldum. Burada yaklaşık 200-220 tane kurbanlık hayvanımız var. Türkü söylediğimde hayvanlarımın çoğu beni dikkatle dinliyor, diğerleri de pek umursamıyor. Herhalde diğerleri benim çaldığım havaları beğenmiyor" dedi. "Saz çaldığım zaman bütün hayvanlarımın yağları komple eriyor" Saz çalıp türkü söylemesi sayesinde hayvanlarının yağ oranının düştüğünü ve müşterilerinden olumlu geri dönüşler aldığını belirten Koyuncu, "Müşterilerimiz kurbanlıklarında yağ olmamasını istiyor. Ben saz çaldığım zaman bütün hayvanlarımın yağları komple eriyor. Bazı müşterilerimiz saz çalmama gülerken, bazıları ise ’İyi yapıyorsun, bu yoldan devam et’ diyor. Aynı zamanda hayvanlarımızı ahırda serbest bırakıyoruz. Bu da hayvanlarımızın yağ oranını büyük derecede düşürüyor. Hayvan bağlı olsa bir sene boyunca olduğu yerde yatıyor. Bu da hayvana genellikle yağ yaptırıyor. Bütün müşterilerimizi çiftliğimize bekliyoruz. Şimdiden bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramı mübarek olsun. Allah kestiğimiz bütün kurbanlıkları kabul etsin" diye konuştu.
İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan isimler belli oldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler belli oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (iBB)’ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmış, yürütülen soruşturmada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti. Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Gözaltına alınan isimler belli oldu Öte yandan, düzenlenen operasyonda gözaltına alınan isimler belli oldu. İsimler arasında, Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Eski Genel Müdür Yardımcısı Muammer Ali Özdil, Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcıları Aytekin Karaaslan ile Metin Aras yer alıyor. İBB’ye yönelik yürütülen ’yolsuzluk’ davasının soruşturma aşamasında tutuklanan ve yapılan inceleme sonrası tahliye edilen Ağaç A.Ş. Satınalma Şefi Fatih Yağcı’da gözaltına alınan isimler arasında yer alıyor. Yurt dışında olduğu belirlenen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan ismin ise Karadeniz Limited Şirket Ortağı Zafer Durmuş Özgen olduğu öğrenildi.
Eskişehir Kapıyı kırıp 86 yaşındaki adamı önce merdivenden attı, sonra darp etti Eskişehir’de iddiaya göre genç komşusu tarafından evinin kapısı kırıldıktan sonra merdivenden atılıp darp edilen 86 yaşındaki adamın yüzünde morluklar, kaburgasında ise kırıklar oluştu. Tepebaşı ilçesi Fevziçakmak Mahallesi Hazine Sokak üzerinde ikamet eden akciğer rahatsızlığı olan ve oksijen tüpü ile nefes alabilen 86 yaşındaki İbrahim Akça, geçtiğimiz günlerde evinde istirahat ettiği sırada iddiaya göre saldırıya uğradı. Komşusu olan şahıs 20 yaşındaki M.D., iddiaya göre eve girip İbrahim Akça’ya saldırdı. Yatağından çıkan yaşlı adamı merdivenlerden atan genç şahıs, Akça’nın kafasına vurdu. Yine iddiaya göre yerdeki kütükle yaşlı adamın kafasına vuracağı sırada arkadaşları tarafından durdurulan gencin elinden kurtulan İbrahim Akça, esnaftan yardım istedi. Yaşlı adamın kaburgası kırıldı Kaburgası kırılan, kafasından ve gözünde morluklar olan İbrahim Akça, olay yerine gelen ambulans ile Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Ellerine dikiş atılan Akça, darp raporu aldı. Akça ve ailesi şahıstan şikâyetçi olsa da iddialarına göre olay karışan genç işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şahıstan şikâyetçi olan aile ise adli sürecin peşini bırakmayacaklarını ifade etti. İddiaya göre aynı şahıs yaşlı adamı daha önce de darp etti fakat aile özür dilediği için davacı olmaktan vazgeçti. "Bu çocuğu nasıl serbest bırakıyorlar?" İbrahim Akça’nın damadı Zafer Ersoy, "Babamın yan komşusu var. Bu çocuk uyuşturucu bağımlısı. İçtiği zaman ne yaptığını bilmiyor. Bu çocuğun infazı var, hakkında bir sürü şikayet var. Dosyaları var bir sürü. Annem alışveriş yapmaya gidiyor, babam evde tek başına. Burada alkol alıyorlar, alkol aldıktan sonra geliyor kapıya tekmeyi vuruyor. Babam içeride yatıyor, ‘Ne oldu’ diye kapıya çıkıyor. Merdivenler var, merdivenlerden tutuyor aşağıya atıyor. Kaburgası kırık, iki elinde dikiş, kafasında, gözünde morluklar, şişlikler var. Buradaki komşular, esnaf Allah razı olsun hastaneyi, polisi arıyorlar. Ambulans geliyor, babamı hastaneye götürüyor. Darp raporu falan alıyorlar. Bu şahsiyeti de alıp karakola götürüyorlar. Karakolda ifade alıyorlar, biz hastaneden çıkmadan önce bırakıyorlar. Bu nasıl bir adalet, nasıl bir sistem ben anlamadım. Şimdi ben buna bir tokat vursam beni alır içeriye atarlar. Bu çocuğun infazı var, bir sürü dosyası var, hakkında şikayet var. Bu çocuğu nasıl serbest bırakıyorlar? 86 yaşında, zaten hasta bir adam, bir ayağı çukurda. Bu adama sen nasıl vuruyorsun" diyerek duruma tepki gösterdi. "Merdivenlerden tutuyor çekiyor, kafasına vuruyor" Buna benzer bir olayın daha önce de olduğundan bahseden Ersoy, "Bunlar üç arkadaş burada içiyorlar. Merdivenlerden tutuyor çekiyor, kafasına falan vuruyor, Şurada kütüğü kafasına vuracak, yanındaki arkadaşları tutuyor, bırakmıyor. Direkt öldürmeye teşebbüs. Haneye tecavüz var, darp var. Adam 86 yaşında, adamı ne hale getirmiş. Ama ne hikmetse karakolda serbest kalıyor. Adalet istiyoruz biz. Daha önce de oldu, geldi kapı camlarını kırmış. Ondan sonra annesi falan devreye girdi, ‘Hadi komşudur’ dedik, şikayetçi olmadık. Camları falan taktırdılar. Özür diledi, elini öptü, söz verdi bir daha yapmayacağım dedi. Ama bu adam içtiği zaman madde de kullanıyor, kimseyi tanımıyor. Bu tehlikeli birisi. Şimdi bu iki tane yaşlı burada yalnız. Bir gün sonra eve girip ikisini öldürmeyeceğinin garantisi var mı? Ben başka yerde yaşıyorum, şimdi bana haber verip ben buraya gelene kadar ne yapabilirim? Nefesi zor alıp veriyor, havayla yaşıyor bu adam" dedi. "Bana dayak attı, kafama, gözüme vurdu" Olay anını anlatan İbrahim Akça ise şöyle konuştu; "Kapıya bir vurdu açıldı. Beni merdivenden çıkacak oldum, çıkamadım eve. Beni yakamdan tuttu, getirdi şurada yere yatırdı. Bana dayak attı, kafama, gözüme vurdu. Kaburgalarım kırık, komşu esnafa gittim durumu anlattım. Ambulansa telefon etti, beni hastaneye götürdüler. Orada parmağıma dikiş yaptılar birkaç tane film çektiler."
Erzurum Erzurum’un ilk kadın futbol takımı, ilk profesyonel maçına çıkıyor Erzurum’da 2025 yılında kurulan ilk kadın futbol takımı Erzurum Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü (EÜGSK), Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kadınlar 3. Ligi’nde ilk profesyonel maçına çıkmaya hazırlanıyor. Kurulduğu ilk sezonda TFF U17 Kızlar Gelişim Ligi 30. Grup’u şampiyon tamamlayan EÜGSK, bölge finallerinde elenmesine rağmen ortaya koyduğu performansla dikkat çekmişti. Başarılarının ardından profesyonel lig için çalışmalarını sürdüren Erzurum temsilcisi, Kadınlar 3. Ligi’nde mücadele edecek. EÜGSK, ligin ilk haftasında yarın saat 12.00’de Şenol Birol Futbol Sahası’nda Rize Yeşil Çay Spor’a konuk olacak. İki devre halinde oynanacak ligde Erzurum temsilcisi; Ardahan Kura Gençlik ve Spor, Rize Yeşil Çay Spor, Trabzon 1923 Spor Kulübü ve Trabzon Kardelen Spor ile karşı karşıya gelecek. Mavi-beyazlı ekip, önce grup liderliğini ardından ise Kadınlar 2. Ligi’ne yükselmeyi hedefliyor. Dila Saygılı: "Takım olarak güzel işler başaracağımıza inanıyoruz" Takım futbolcularından Dila Saygılı, ilk profesyonel maç öncesinde büyük heyecan yaşadıklarını belirterek, "Erzurum Üniversitesi Gençler Kadın Spor Takımı’nda oynuyorum. Daha önce Erzincan’da futbol oynuyordum. Kendi şehrimde kadın futbol takımı olmadığı için sürekli Erzincan’a gidip gelmek zorunda kalıyordum. Bu süreç benim için gerçekten çok zordu. Daha sonra Erzurum’da takım kurulunca çok mutlu oldum. Hocalarımız bize büyük destek veriyor. Kendi şehrimizi temsil ettiğimiz için ayrıca gururluyuz. U17’de bölge şampiyonu olduk. Şimdi ise Kadınlar 3. Ligi’nde ilk maçımıza çıkacağız. Takım olarak güzel işler başaracağımıza inanıyoruz. Antrenmanlarımız yoğun geçiyor. Erzurum’un soğuk havasında çalışmak kolay değil ama buna rağmen çok iyi hazırlanıyoruz. Benim hedefim daha iyi seviyelere gelmek, kendimi geliştirmek ve daha büyük takımlarda forma giymek. Hem takım olarak hem bireysel anlamda sürekli ilerlemek istiyoruz" dedi. Rabia Demirtaş: "Takımıma ve hocalarıma güveniyorum" Takım kaptanı Rabia Demirtaş da Erzurum’da kadın futbol takımının kurulmasının önemli bir adım olduğunu ifade ederek, "Bu yıl Erzurum’da kadın futbol takımının kurulması bizim adımıza çok önemli oldu. Takımı zorlu şartlarda kurduk ama çok emek verdik. Cumartesi günü sezonun ilk maçına çıkacağız. Güzel bir sezon geçirmek istiyoruz. Takımıma ve hocalarıma güveniyorum. Futbola başlamak benim için kolay olmadı. Özellikle ailelerin ‘Kadın futbol mu oynar?’ düşüncesini kırmak gerekiyordu. Biz aslında bunun için mücadele ettik. Şimdi kadın futboluna bakış açısının değişmeye başladığını görüyoruz. İnsanlar artık daha fazla destek oluyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" diye konuştu. Metin Yıldırım: "Hedefimiz kadın futbolunun Erzurum’da daha da yaygınlaşması" Kulüp antrenörü Metin Yıldırım ise kadın futbolunu Erzurum’da daha yaygın hale getirmek istediklerini dile getirerek, "Öncelikle U17 takımıyla başladık. Orada elde ettiğimiz başarıların ardından neden bir kadın takımı kurulmasın diye düşündük ve 3. Lig seviyesinde takım kurduk. Cumartesi günü ilk maçımıza çıkacağız. Rizespor deplasmanında mücadele edeceğiz. U17’de aldığımız başarıları burada da sürdürmek istiyoruz. Takımımız yeni kurulmasına rağmen oyuncularımızın özverisi gerçekten çok büyük. Soğuk hava şartlarına rağmen antrenmanlara yoğun katılım oluyor. Her çalışmamız yaklaşık 25-30 kişiyle geçiyor. Bu da kadın futboluna olan ilgiyi gösteriyor. Erzurum’da yıllardır ‘Kadın futbol mu oynar?’ şeklinde bir algı vardı. Biz bu algının artık kırıldığını düşünüyoruz. Aileler çocuklarını antrenmanlara getirmeye başladı. Küçük yaş gruplarında da ilgi artıyor. Bizim en büyük hedefimiz kadın futbolunun Erzurum’da daha da yaygınlaşması. Şu an şehrin tek kadın futbol takımıyız ama ilerleyen süreçte daha fazla takımın kurulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.