EKONOMİ - 06 Ekim 2025 Pazartesi 10:34

İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İzmir’de

A
A
A
İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İzmir’de

Dijital ve yeşil dönüşümün ülke genelindeki OSB’lere yayılmasını desteklemek üzere İş Bankası ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu iş birliği ile başlatılan "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları"nın üçüncüsü İzmir’de gerçekleştirildi.


Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirerek sürdürülebilirliği merkeze alan üretim modellerine geçiş yapabilmesi, işletmeler kadar ülke ekonomisinin uzun vadeli kalkınması ve rekabet gücünün korunması açısından da önem taşıyor.


İş Bankası bu yaklaşımla geçtiğimiz yıl Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bir protokol imzalayarak "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları"nı başlattı. Konya ve Gaziantep’in ardından bu defa İzmir’de KOBİ’ler dijital ve yeşil dönüşüm gündemiyle bir araya geldi.



"Bankamızın 2. yüzyılında kuruluş amacımızı ‘sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin güçlenerek devamının sağlanması’ olarak geleceğe taşıyoruz."


İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, açılışta yaptığı konuşmada, İzmir’in yaklaşık 24 milyar dolara varan ihracatı ve güçlü lojistik ağıyla Türkiye’nin üretim ve ticaret merkezi olduğunu, kurulu rüzgar enerjisi gücünün yüzde 20’sinin İzmir’de bulunduğunu belirterek İzmir’in üretimin dönüşümünde stratejik bir öneme sahip olduğuna vurgu yaptı.


İş Bankası’nın kuruluş amaçları arasında "sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin kurulması"nın da yer aldığına işaret eden Özge Küllah Kurtuluş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bankamızın 2. yüzyılında bu amacı ‘sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin güçlenerek devamının sağlanması’ olarak geleceğe taşıyoruz. Bu yaklaşımla ‘OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nı gerçekleştiriyor, ‘100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu’ gibi sanayimize güç katacak projeleri hayata geçiriyoruz. Geçen yıl başlattığımız, farklı sektörlerden 100 KOBİ’nin dönüşüm yolculuğunda yanında olduğumuz projeyi okyanusa atılan ilk taş olarak görüyor, takip edildiğinde hızlı bir dönüşüme katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. 100 KOBİ, çarpan etkisiyle binlere milyonlara dönüşebilir. Çünkü ihtiyacımız olan tam da bu hız. Bizden sonra finans sektöründeki birçok oyuncunun ‘Biz de varız’ demesinden; sonuçta kazananın KOBİ’ler ve OSB’deki sanayicilerimiz olmasından büyük mutluluk duyuyoruz."


Bu proje ile uluslararası geçerliliği olan bir rapor oluşturarak Türk sanayisine armağan etmek üzere çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Kurtuluş, "Projemizde yer alan 100 KOBİ’nin kârlılıklarında yüzde 10-15 aralığında bir artış olduğunu mutlulukla gözlemledik. Ama bundan da önemlisi, bu KOBİ’lerimiz mevcut sektörlerinde öncü kabul ediliyor ve takip ediliyorlar. Çarpan etkisiyle bu dönüşüm daha da büyüyor. Bu projemizin ardından, OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin dönüşümleri için OSBÜK’le güçlerimizi birleştirdik ve geçtiğimiz yıl haziran ayında bir protokol imzaladık. Protokol kapsamında OSB’lerde faaliyet gösteren sanayicilerin ikiz dönüşüm yatırımları için oluşturduğumuz finansman paketi ile yaklaşık 2.500 KOBİ’ye ulaşıp yaklaşık 35 milyar TL finansman sağladık" dedi.



"İkiz Dönüşüm Buluşmaları, OSB’lerimize rehber oluyor"


OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Ünlütürk ise konuşmasında, OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nın organize sanayi bölgelerine önemli bilgiler kazandıran ve sanayi sektörüne dönüşüm noktasında rehber bir program olduğunu söyledi. Organize sanayi bölgelerinin Türkiye’nin sanayi üretiminin yüzde 45’ini gerçekleştirdiğini belirten Ünlütürk, güçlü ve dinamik yapısı ile organize sanayi bölgelerinin ülke sanayisine kritik katkılar vermeye devam edeceğinin altını çizdi.


Ünlütürk, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK)’nun OSB’lerin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesine ve İkiz Dönüşüm alanındaki çalışmalarına da destek olduğunu kaydetti. Organize sanayi bölgelerinin hem yeşil hem de dijital dönüşüme öncülük edecek çalışmalara imza attığını vurgulayan Ünlütürk, "OSB’lerimiz, yenilenebilir enerji yatırımlarından atık su geri kazanım tesislerine, yeşil altyapı yatırımlarından karbon ayak izi takiplerine, Yeşil OSB sertifikasından Sıfır Atık Uygulamalarına kadar çevreci üretime önemli yatırımlar yapıyor. Güvenlikten enerji yönetimine, verimlilik takiplerinden AR-GE ve Tasarım Merkezlerine, akıllı aydınlatmalardan makine parklarına kadar uçtan uca dijitalleşen OSB’lerimiz, Cumhuriyetin ilk yüzyılında olduğu gibi ikinci yüzyılında da ülkemizi geleceğe taşımaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Sabri Ünlütürk ayrıca, programın İzmir’de düzenlenmesinden ve programa ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını da sözlerine ekledi.



Panel oturumları


Açılış konuşmalarının ardından dijital ve yeşil dönüşümün birlikte ele alındığı "Dönüşüm Zamanı: Yeşil ve Dijital Gelecek" panelinde İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, KOSGEB Başkan Yardımcısı Melih Gökgöz ve ChefSeasons CEO’su Burak Hucuptan KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerindeki kazanımları, karşılaştıkları zorluklar, finansman kaynakları ve regülasyonlara uyum gibi başlıklarda değerlendirmelerini paylaştı. Etkinlik, Serdar Kuzuloğlu’nun ikiz dönüşüme dair ilham verici konuşmasıyla sona erdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kamera şüphelinin fotoğrafını çekti: Arılığa giren şahıs, kameraya zarar verdi Mersin’in Erdemli ilçesinde arılığa giren kapüşonlu bir şahıs güneş enerjili güvenlik kamerasını kırarak devre dışı bıraktı. O anlar kurulu kamera sistemince kayıt altına alınırken olayın hırsızlık girişimi olabileceğini belirten arıların sahibi Ebubekir Sadak, "Kamerayı profesyonelce kırıp devre dışı bırakıyor. Amacı arıları çalmak mı yoksa çevreye zarar vermek mi bilemiyoruz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Erdemli ilçesi Tabiye Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bölgede arıcılıkla uğraşan Ebubekir Sadak, geçtiğimiz pazar günü arılığında talihsiz bir olay yaşadı. Güvenlik önlemi amacıyla kovanları gören noktaya takılan güvenlik kamerası bir şahıs tarafından tahrip edildi. Kamera devre dışı kalmadan hemen önce ise şahsın fotoğrafını kayda aldı. Olaydan 2 gün sonra durumu fark eden Sadak, emniyet güçlerine haber verdi. "Profesyonelce kamerayı devre dışı bıraktı" Yaşanan süreci anlatan arıcı Ebubekir Sadak, "Geçtiğimiz pazar günü başımızdan talihsiz bir olay geçti. Muhtemelen hırsızlık girişimi olacaktı. Güneş enerjisiyle çalışan ve bize anında bildirim gönderen bir kamera taktırdık. Şüpheli şahıs görüntülerde mevcut, kapüşonlu ve sırt çantalı. Arka taraftan kendini göstermeden gelip kamerayı profesyonelce kırarak devre dışı bırakıyor" ifadelerini kullandı. Daha önce bölgede benzer hırsızlık ve zarar verme olaylarının yaşandığını dile getiren Sadak, "Arka tarafta komşuların bahçe dinamoları var. Daha önce o dinamoların kabloları çalınmıştı. Şahıs onlara zarar vermek için mi geldi yoksa akşamına gelip arıları mı çalacaktı bilemiyoruz. Şu an için arılarımızda bir eksiklik yok ama kameramıza zarar vermiş durumda" ifadelerini kullandı. Arıcı, meslektaşları ve bahçe sahiplerini uyardı Bölgedeki diğer arıcıları ve komşularını dikkatli olmaya çağıran Sadak, "Daha önce komşumuzun arılarını zehirlediler, hırsızlık olayları yaşadık. Biz tedbirimizi alıp kamera taktırdık ancak o gün yağmur ve yoğunluk nedeniyle anlık takip edemedik. Çevremizdeki insanların bu tür olaylarla karşılaşmaması için önlemlerini almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Şahsın görüntülerinin emniyet mensuplarıyla paylaşıldığı ve olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.
Gümüşhane Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.