ASAYİŞ - 11 Aralık 2025 Perşembe 20:48

İntihar sanılan olayda ‘miras’ cinayeti çıktı: Anne, baba ve ağabeyini öldürüp intihar süsü verdi

A
A
A

İzmir’in Torbalı ilçesinde anne, baba ve çocuğun hayatını kaybettiği, ilk etapta cinayet ve intihar olarak değerlendirilen olayın arkasından ’miras’ cinayeti çıktı. Polis ekiplerinin dikkati sayesinde aydınlatılan olayda, ailesini katledip intihar süsü veren şahıs tutuklandı.

Olay, 24 Ekim tarihinde Torbalı ilçesi Muratbey Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir ikamette silah sesleri duyulduğu ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler korkunç manzarayla karşılaştı. Evde yapılan incelemede Sadi Avcı (67) ve eşi Hatice Avcı’nın (54) farklı odalarda başlarından vurularak hayatını kaybettiği, ailenin büyük oğlu Mehmet Avcı’nın (33) ise salon kısmında ölü bulunduğu belirlendi. İlk incelemelerde, Mehmet Avcı’nın anne ve babasını öldürdükten sonra aynı silahla intihar ettiği şüphesi üzerinde duruldu. Olay yerine intikal eden Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, intihar ettiği değerlendirilen Mehmet Avcı’nın cansız bedeninin duruş şekli ve suç aleti tabancanın konumundan şüphelendi. Durumun cinayet olabileceği ihtimali üzerine İl Emniyet Müdürü’nün talimatıyla Cinayet Büro Amirliği ve Suç Analiz Büro Amirliği dedektiflerinden oluşan özel bir ekip kuruldu.

1200 saatlik kamera görüntüsü incelendi

Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada; İstihbarat Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme, İzmir Kriminal Bölge Müdürlüğü ve Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ortak çalışma yürüttü. 4 gün süren kesintisiz çalışmada, ailenin küçük oğlu M.A. (31) mercek altına alındı. Ekipler, ilçe genelinde ve İzmir merkezde bulunan 20’ye yakın Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve 60 güvenlik kamerasından elde edilen bin 200 saati aşkın görüntüyü saniye saniye inceledi.

Cinayeti "ses" araması ele verdi

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüpheli M.A.’nın olay günü İzmir merkezden Torbalı’ya geldiği, cinayet öncesinde farklı iş yerlerinden pamuk, kolonya ve eldiven temin ettiği tespit edildi. İzmir Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin dijital materyaller üzerinde yaptığı incelemede ise kan donduran bir detay ortaya çıktı. Şüphelinin, olay öncesinde video paylaşım sitesi üzerinden "tabanca ses desibel seviyeleri" hakkında aramalar yaptığı, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planladığı belirlendi.

Önce anneyi, sonra babayı, en son abiyi öldürmüş

Soruşturmayı derinleştiren ekip, M.A.’nın eve gelerek önce evde yalnız olan annesini, ardından eve çağırdığı babasını ve son olarak eve gelen abisini öldürdüğünü tespit etti. Şüphelinin, cinayetlerin ardından abisinin bulunduğu odayı düzenleyerek olaya "cinnet ve intihar" süsü verdiği, tabancadaki parmak izlerini sildiği ve dikkat çekmemek için olay yerinden ayrıldığı anlaşıldı.

Miras için ailesini katletmiş

Gözaltına alınan M.A.’nın, maddi sıkıntılar yaşadığı ve mirasa tek başına sahip olmak amacıyla cinayetleri işlediği belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili gözaltına alınan şüphelilerden S.A. (31) emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılırken, T.B. (28) ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Abdurrahman Derici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.