SAĞLIK - 01 Mayıs 2026 Cuma 10:29

İnsülin direnci tartı ile ölçülemez

A
A
A
İnsülin direnci tartı ile ölçülemez

En temel tanımıyla vücuttaki şeker (glukoz) trafiğini yöneten insülin hormonu, kandaki şeker seviyesini düzenlemeye ve vücudun ihtiyacı olan enerjiyi almasına yardımcı olur. Ancak bazı kişilerde bu durum olması gerektiği gibi işlemeyebiliyor. Bu noktada da insülin direnci denilen tıbbi bir tablo oluşuyor. Genellikle kilolu bireylerde görüldüğü düşünülen söz konusu tabloya ilişkin Medicana Sağlık Gurubu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, zayıf kişilerde de insülin direnci görülebileceğine dikkat çekti.


Hücrelerin insülin sinyaline gereken yanıtı vermemesi sonucu kan şekerinin yükselmesiyle oluşan tablo insülin direnci olarak adlandırılıyor. Bu tablonun oluşmasında çeşitli nedenler olabileceği gibi genetik faktörlerin de olabildiğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, insülin direncinin neden olduğu hastalıklara dikkat çekti. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Her ne kadar insülin direnci çoğunlukla fazla kilo ile ilişkilendirilse de, normal kilolu hatta zayıf bireylerde de ortaya çıkabilir. Bunun nedeni sadece kilo değil; genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve özellikle karın bölgesinde (visseral) yağlanma gibi faktörlerdir" diyerek uyardı.



İnsülin direnci metabolik bir bozukluktur


İnsülin direnci, hücrelerin insüline verdiği yanıtın azalması sonucu ortaya çıkan metabolik bir bozukluk olduğunu aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Bu durumda insülin, kandaki glukozu hücre içine taşımakta yetersiz kalır. Özellikle kas ve yağ dokusunda insülinin etkisinin azalması, hücre içine glukoz alımını düşürür. Bunun sonucunda hücreler enerji üretimi için gerekli glukozu yeterince kullanamazken, glukoz kanda birikerek kan şekeri düzeyinin yükselmesine neden olabilir. Bu durum, hücre içi düzeyde göreceli bir enerji eksikliği ile birlikte sistemik hiperglisemiye yol açabilir" dedi. İnsülin direnci sonucu karaciğer yağlanması, hızlı ya da aşırı kilo alma ve bel çevresinde kalınlaşma gibi sorunlarla karşılaşılabileceğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Ayrıca sık tatlı yeme isteği ve karbonhidrat tüketimi sonrası ortaya çıkan uyku hali ve yorgunluk da önemli belirtiler arasındadır. Bu bulguların birlikte görülmesi, insülin direnci açısından değerlendirme yapılmasını gerektirebilir" sözlerini kaydetti.



Zayıf kişilerde de insülin direnci görülebilir


Sadece kilosu olan kişilerin karşılaştığı bir sorun olarak görülen insülin direncinin zayıf kişilerde de görülebildiğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Her ne kadar insülin direnci çoğunlukla fazla kilo ile ilişkilendirilse de, normal kilolu hatta zayıf bireylerde de ortaya çıkabilir. Bunun nedeni sadece kilo değil; genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve özellikle karın bölgesinde (visseral) yağlanma gibi faktörlerdir. Bu kişiler dışarıdan zayıf görünse bile, metabolik olarak risk taşıyabilir. Bu nedenle sadece kiloya bakarak değerlendirme yapmak yeterli değildir; gerekli durumlarda kan testleriyle insülin direnci araştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Öte yandan insülin direncinin neden olabileceği hastalıkları sıralayan Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "İnsülin direnci, karaciğerin normalden fazla yağ (VLDL kolesterol) üretmesine yol açar. Bu durum hem karaciğer yağlanmasına (MASH) hem de kanda LDL (kötü kolesterol) seviyesinin artmasına neden olabilir. Kandaki LDL’nin yükselmesi ise damar duvarlarında plak oluşumunu hızlandırabilir. Bu plaklar zamanla damarların daralmasına yol açarak ateroskleroz gelişimini tetikleyebilir ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) riskini artırabilir" açıklamasını yaptı.



Günlük kalori alımını azaltın


İnsülin direncine karşı günlük kalori (kcal) alımını 300- 500 kcal azaltmanı faydalı olabileceğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Günlük kalori alımını azaltmak, uzun vadede kilo kontrolünü sağlayarak insülin direncini düşürebilir. Kilo kaybı, trigliserid düzeylerinde yüzde 20-30 oranında azalma ve HDL-kolesterolde artış sağlayabilir. Özellikle kilolu veya obez bireylerde vücut ağırlığında yüzde 5 civarında bir azalma bile insülin direncini azaltmak için yeterli olabiliyor. Bu nedenle diyabet riski taşıyanlara kilo verme önerilir. Sağlıklı beslenme, haftada 25-30 kilometre yürüyüş veya eşdeğeri aerobik hareketler; aşikar diyabeti olanlarda ise farmokolojik tedaviler, insulin direncini geri döndürebilir" dedi. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, insülin direnci tanısının nasıl konulduğuna ilişkin de bilgi vererek, şu sözleri kaydetti:


"İnsülin direncinin değerlendirilmesinde en sık açlık kan şekeri ve açlık insülin düzeyi ölçülür; gerekli durumlarda şeker yükleme testi (OGTT) yapılır. Ayrıca HbA1c (son 3 aylık ortalama kan şekeri) ile kolesterol ve trigliserid gibi kan yağları da tabloyu desteklemek amacıyla incelenir. Sonuç olarak tanı; laboratuvar testleri ile birlikte hastanın kilo durumu, bel çevresi ve klinik belirtileri birlikte değerlendirilerek konur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTB’de ortak akıl buluşması: 12 meslek komitesi aynı masada Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB), kurumun karar alma mekanizmalarına yön veren 12 meslek komitesi ve bu komitelere mensup üyelerin katılımıyla "Ortak Komite ve Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı" gerçekleştirildi. GTB Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya; GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile meslek komitelerinin başkan ve üyelerinin yanı sıra disiplin kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, meslek komitelerinin borsanın karar alma süreçlerinde belirleyici bir rol üstlendiğini vurguladı. Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nı yalnızca bir tescil platformu olarak görmediklerini belirterek, "Borsamızı; sektörün yönünü belirleyen, sorunlara çözüm üreten ve geleceği inşa eden bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Bu yapının en güçlü dayanağı ise üretimin ve ticaretin tam merkezinde yer alan meslek komitelerimizdir" dedi. Meslek komitelerinin sahadan gelen bilgi ve tecrübeyi doğrudan karar mekanizmalarına taşıdığını ifade eden Tiryakioğlu, "Meslek komiteleri bizim için bir danışma organı değil; karar süreçlerimizin pusulasıdır. Doğru adımı atmamızı sağlayan ve kurumsal vizyonumuzu sahadaki gerçeklikle buluşturan temel güçtür" ifadelerini kullandı. Borsanın hayata kazandırdığı yatırımların arkasında bu ortak aklın bulunduğunu dile getiren Tiryakioğlu, Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Et Borsası ve Et Hali ile Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi gibi projelerin doğrudan sektörün ihtiyaçlarından doğduğunu ve stratejik bir bakış açısıyla hayata geçirildiğini belirtti. Coğrafi işaretli ürünler alanında elde edilen başarıya da değinen Tiryakioğlu, "Gaziantep’in bugün coğrafi işaretli ürünler konusunda Türkiye’nin lider şehri haline gelmesinde bu ortak iradenin büyük payı vardır. Borsa olarak 24 ürüne coğrafi işaret tescili kazandırdık. Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesi ile Avrupa Birliği tescili alarak bu toprakların değerini uluslararası ölçekte kayıt altına aldık" şeklinde konuştu. Günümüzde rekabetin yapısının değiştiğine dikkat çeken Tiryakioğlu, üretim kadar organizasyon gücünün de önem kazandığını belirterek, farklı sektörlerin aynı masa etrafında buluştuğu bu tür toplantıların, ortak sorunlara birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Akıncı ayrıca, meslek komitelerinin borsanın karar alma süreçlerindeki rolüne de değinerek, komitelerin sahadan gelen talep ve önerileri doğrudan yönetime aktaran en önemli yapı taşları olduğunu söyledi. Meslek komitelerinin sektörlerin ihtiyaçlarını doğru şekilde ortaya koyduğunu aktaran Akıncı, bu katkının borsanın yürüttüğü projelerin şekillenmesinde belirleyici olduğunu kaydetti. Akıncı, komitelerden gelen geri bildirimlerin, hem mevcut çalışmaların geliştirilmesinde hem de yeni projelerin planlanmasında önemli bir referans oluşturduğunu dile getirdi. Başkanların konuşmalarının ardından, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram tarafından borsanın faaliyetleri, yürütülen projeler ve yeni dönem hedeflerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; kurumsal kapasiteyi artırmaya yönelik çalışmalar, devam eden yatırımlar ve sektörel gelişim alanları detaylı şekilde paylaşıldı. Ortak komites toplantısı Toplantının devamında söz alan meslek komiteleri temsilcileri, yıl içerisinde yürüttükleri faaliyetleri değerlendirirken, sektörlerine ilişkin talep, beklenti ve proje önerilerini dile getirdi. Tarımsal üretimden ticarete, maliyet unsurlarından piyasa düzenine kadar geniş bir yelpazede ele alınan konular, bütüncül bir bakış açısıyla istişare edildi. Toplantının sonunda ise yıl boyunca yürüttükleri çalışmalar, göstermiş oldukları yüksek performans ve borsaya sağladıkları katkılar dolayısıyla bazı meslek komitelerine başarı plaketi takdim edildi. Bu kapsamda, GTB 1 No’lu Meslek Komitesi (Fındık, Antepfıstığı, Yerfıstığı ve Ceviz Toptan Ticareti), 4 No’lu Meslek Komitesi (Canlı Hayvanların Toptan Ticareti), 9 No’lu Meslek Komitesi (Tahılların Öğütülmesi ve Un İmalatı) ile 11 No’lu Meslek Komitesi (Tahıl Toptan Ticareti, Buğday, Arpa, Çavdar, Yulaf, Mısır, Çeltik) başkan ve üyelerine plaketleri, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ile GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı tarafından takdim edildi.